Hakaret suçu ve cezası, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat edilmesi ya da sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldırılması suretiyle işlenen bir suçtur (TCK m.125). Suçun temel hâlinin cezası üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası olup, kamu görevlisine görevinden dolayı işlenmesi gibi hâllerde cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz. Halk arasında “sövme”, “küfür etme”, “aşağılama” veya “iftira atma” şeklinde adlandırılsa da hukuken iftira ile hakaret birbirinden farklı suçlardır. Hakaret suçu katalog suçlardan olmadığından ve öngörülen ceza miktarı düşük olduğundan uygulamada tutuklama tedbirine hemen hiç başvurulmaz; ancak şüphelinin kaçma şüphesi bulunması gibi istisnai hâllerde adli kontrol kararı verilebilir. Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hakaret dışındaki tüm hâllerde suçun soruşturulması ve kovuşturulması mağdurun şikayetine bağlıdır.
NOT: Bir kelimenin yargıtay kararlarına göre hakaret oluşturup oluşturmadığını sorgulamak için https://hakaretmi.com isimli sitemize göz atabilirsiniz.
Kısa Cevap
Hakaret suçu TCK 125. maddede düzenlenmiştir; temel hâlinin cezası üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Suç kamu görevlisine görevinden dolayı, kişinin dini veya siyasi inançlarından dolayı ya da kutsal değerlerden bahisle işlenirse ceza bir yıldan az olamaz; alenen işlenmesi hâlinde ceza altıda bir oranında artırılır. Gıyapta hakaretin cezalandırılması için fiilin en az üç kişiyle ihtilat edilerek işlenmesi gerekir. Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret hariç, suç şikayete tabidir ve şikayet süresi fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçmemek üzere altı aydır. Suç uzlaştırma kapsamındadır ve haksız fiile tepki ile karşılıklı hakaret hâllerinde ceza indirilebilir veya hiç verilmeyebilir.
Kanun Metni
Kaynak: mevzuat.gov.trBir cümleye tıklayın, ilgili açıklamaya gidin.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.
(3) Hakaret suçunun;
- Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı,
- Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı,
- Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle,
İşlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.
(4) Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır.
Kanun Gerekçesi
Gerekçe için tıklayınız
Madde metninde hakaret suçu tanımlanmıştır. Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukukî değer, kişilerin şeref, haysiyet ve namusu, toplum içindeki itibarı, diğer fertler nezdindeki saygınlığıdır.
Bu düzenlemede 765 sayılı Türk Ceza Kanununda benimsenen hakaret ve sövme suçu ayırımı kaldırılmıştır.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, kişiye somut bir fiil veya olgu isnat edilmelidir. Örneğin, kamu görevlisinin bir kişiden bir iş karşılığında belli bir miktar rüşvet aldığı yönünde isnatta bulunulması durumunda hakaret söz konusudur. Kişiye isnat olunan somut fiilin gerçek olup olmamasının, hakaret suçunun oluşması bakımından bir önemi yoktur. Ancak, iddia olunan hususun gerçek olduğunun ispat edildiği durumlarda, fail cezalandırılmayacaktır.
Keza, kişiye herhangi bir olayla irtibatlandırmadan, soyut olarak yakıştırmalarda bulunulması hâlinde de, hakaret suçu oluşur. Kötü bir niteliği veya huyu ifade eden sözler, somut bir fiil veya olguyla irtibatlandırılmadıkları hâlde, yine de hakaret suçunu oluştururlar. Örneğin, bir kimseye “serseri”, “alçak”, “hayvan” denmesi hâlinde, somut fiil isnadı söz konusu değildir. Aynı şekilde kişiye soyut olarak “hırsız”, “rüşvetçi”, “sahtekâr”, “fahişe” gibi yakıştırmalarda bulunulması hâlinde de hakaret suçu oluşmaktadır. Kişinin bedenî arızasını ifade etmekle veya kişiye bir hastalık izafe etmekle de hakaret suçu işlenmiş olur. Örneğin, kişiye “kör”, “şaşı”, “topal”, “kambur”, “kel” vs. demekle; kişiye “psikopat”, “frengili” veya “AİDS’li” demekle, hakaret suçu işlenmiş olur.
Dikkat: edilmelidir ki; davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleştirilmesi gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amacına yönelik olarak belli bir siyasî kanaatin isnat edilmesi hâlinde de hakaret suçu oluşur. Örneğin, bir kişiye “faşist”, “komünist” veya “mürteci” demekle, hakaret suçu işlenmiş olur. Bir kişiye izafeten söylenen sözün veya bulunulan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, toplumda hâkim olan telâkkileri, örf ve âdetleri göz önünde bulundurmak gerekir.
Hakaret suçu, kişi muhatap alınarak işlenebilir. Bu durumda huzurda hakaret söz konusudur.
Hakaret suçu, kişinin gıyabında da işlenebilir. Kişiye hazır bulunmadığı bir ortamda veya doğrudan muttali olamayacağı bir surette hakaret edilmesi durumunda, gıyapta hakaret söz konusudur. Ancak, gıyapta hakaretin cezalandırılabilmesi için, fiilin mağdurun gıyabında ve fakat en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir. Bu kişilerin toplu veya dağınık olmalarının suçun oluşumu üzerinde bir etkisi yoktur. Bir veya iki kişiyle ihtilat ederek de mağdura hakaret edilebilir. Bu gibi durumlarda da esasında bir haksızlık gerçekleşmektedir. Ancak, izlenen suç siyaseti gereğince, gıyapta hakaretin cezalandırılabilmesi için, mağdurun gıyabında en az üç kişiyle ihtilat edilerek, yani en az üç kişi muhatap alınarak hakaretin yapılması şart olarak aranmıştır.
Maddenin ikinci fıkrasında, hakaretin mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir mesajla yapılması hâlinde, birinci fıkra hükmüne istinaden cezaya hükmedileceği kabul edilmiştir. Buna göre, kişiyi muhatap alan mektup, telgraf, telefon ve benzeri araçlarla yapılan hakaret de, huzurda hakaret olarak cezalandırılmalıdır.
Maddenin üçüncü fıkrasında, hakaret suçunun kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmesi, bu suçun bir nitelikli hâli olarak kabul edilmiştir. Keza, hakaret suçunun dinî, siyasî, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı ya da kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle işlenmesi hâlinde, verilecek cezanın bir yıldan az olamayacağı hüküm altına alınmıştır.
Maddenin dördüncü fıkrası hakaret suçunun alenen işlenmesi, bu suçun bir nitelikli şekli olarak kabul edilmiştir. Aleniyet için aranan temel ölçüt, fiilin, gerçekleştiği koşullar itibarıyla belirli olmayan ve birden fazla kişiler tarafından algılanabilir olmasıdır.
Keza, aleniyetin basın ve yayın yoluyla gerçekleşmesi durumunda artırma oranı ayrıca düzenlenmektedir.
Maddenin son fıkrasında, kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde, suçun kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılacağı hüküm altına alınmıştır.
Suçun Hukuki Künyesi
- Kanun Maddesi: Hakaret suçu, 5237 sayılı TCK’nın “Şerefe Karşı Suçlar” bölümünde yer alan 125. maddede düzenlenmiştir.
- Şikayet: Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hâli hariç, suçun soruşturulması ve kovuşturulması mağdurun şikayetine bağlıdır.
- Zamanaşımı: Dava zamanaşımı süresi 8 yıldır.
- Tutuklama ve Adli Kontrol: Suç katalog suçlardan olmadığından tutuklama uygulamada neredeyse hiç görülmez; istisnai hâllerde adli kontrol tedbiri uygulanabilir.
- Uzlaşma: Şikayete tabi olan hâlleri uzlaştırma kapsamındadır; kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret uzlaştırmaya tabi değildir.
- Etkin Pişmanlık: Suç için özel bir etkin pişmanlık hükmü öngörülmemiştir.
- İndirim: TCK m.129 uyarınca haksız fiile tepki ve karşılıklı hakaret hâllerinde üçte birine kadar indirim ya da ceza verilmemesi mümkündür.
- Memuriyete Etkisi: Kasten işlenen bir suç olduğundan bir yıl veya daha fazla süreli hapis cezasına mahkumiyet hâlinde memuriyete engel oluşturur; adli para cezası veya HAGB kararı kural olarak engel teşkil etmez.
- Görevli Mahkeme: Görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir.
Suçun Şartları ve Unsurları Nelerdir?
Hakaret suçunun oluşabilmesi için öncelikle failin, mağdurun onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte bir davranışta bulunması gerekir. Bu davranış iki şekilde gerçekleşebilir: mağdura somut bir fiil veya olgu isnat edilmesi ya da doğrudan sövülmesi. Somut fiil isnadında failin, mağduru belirli bir olayla ilişkilendirmesi aranır; örneğin bir kişiye belli bir tarihte belli bir kişiden rüşvet aldığının söylenmesi bu kapsamdadır.
Sövme hâlinde ise somut bir olguya bağlanmayan, kişinin niteliklerine yönelik aşağılayıcı sözler söz konusudur. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre bir sözün hakaret oluşturup oluşturmadığı belirlenirken toplumda hâkim olan değer yargıları, örf ve âdetler ile sözün söylendiği ortamın koşulları birlikte değerlendirilir. Ağır eleştiri, kaba söz veya nezaketsizlik niteliğindeki ifadeler, mağdurun toplumdaki saygınlığını zedeleyecek ağırlığa ulaşmadıkça hakaret suçunu oluşturmaz.
Suçun oluşumu için ayrıca mağdurun belirli veya belirlenebilir olması gerekir. TCK 126 uyarınca mağdurun ismi açıkça belirtilmemiş veya isnat üstü kapalı geçiştirilmiş olsa bile, niteliğinde ve mağdurun şahsına yönelik bulunduğunda duraksanmayacak bir durum varsa hem isim belirtilmiş hem de hakaret açıklanmış sayılır. Gıyapta işlenen hakaretlerde ise fiilin en az üç kişiyle ihtilat edilerek işlenmesi, suçun kurucu unsuru niteliğindedir.
Dikkat: İddia ve savunma dokunulmazlığı ile isnadın ispatı, hakaret suçunda ceza sorumluluğunu ortadan kaldırabilir. Yargı mercileri veya idari makamlar nezdinde yapılan başvuru, iddia ve savunmalar kapsamında gerçek ve somut vakıalara dayanan, uyuşmazlıkla bağlantılı isnatlarda bulunulması hâlinde ceza verilmez.
Fail ve Mağdur
Hakaret suçu özgü suç değildir; fail herkes olabilir. Failin kamu görevlisi olması suçun oluşumunu etkilemez, ancak zor kullanma yetkisine sahip kamu görevlisinin görevi sırasında hakaret etmesi hâlinde görevi kötüye kullanma veya eziyet gibi başka suçların gündeme gelip gelmediği ayrıca değerlendirilir.
Suçun mağduru yaşayan gerçek bir kişidir. Tüzel kişilere karşı hakaret suçu oluşmaz; ancak tüzel kişiyi temsil eden gerçek kişilere yönelen ifadeler suç oluşturabilir. Ölmüş bir kişinin hatırasına yönelen hakaretler ise TCK 125 kapsamında değil, kişinin hatırasına hakaret suçunu düzenleyen TCK 130 kapsamında değerlendirilir. Kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan tüm üyelere karşı işlenmiş sayılır.
Suçun Hukuki Konusu
Suçla korunan hukuki değer, kişinin onur, şeref ve saygınlığıdır. Bu kavram hem kişinin kendi değeri hakkındaki duygusunu yani manevi bütünlüğünü hem de diğer bireyler nezdindeki itibarını, toplum içindeki saygınlığını kapsar. Kanun koyucu bu suçu düzenlerken kişilik hakkını ceza hukuku yoluyla koruma altına almıştır.
Bununla birlikte hakaret suçu, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan ifade özgürlüğü ile yakından ilişkilidir. Kamuoyunu ilgilendiren konularda, özellikle siyasetçiler ve kamu görevlileri yönünden eleştiri sınırlarının daha geniş olduğu kabul edilir. Haber verme sınırlarını aşmayan ve eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz.
Manevi Unsur
Hakaret suçu yalnızca kasten işlenebilir; taksirle işlenmesi mümkün değildir. Failin, kullandığı söz veya davranışın mağdurun onur, şeref ve saygınlığını rencide edici nitelikte olduğunu bilmesi ve bu sonucu istemesi gerekir. Suçun oluşumu için failde ayrıca özel bir saik veya amaç aranmaz.
Kastın varlığı değerlendirilirken sözün söylendiği bağlam, tarafların ilişkisi ve olayın gelişimi bir bütün olarak incelenir. Şaka amacıyla, samimi bir ortamda ve mağdurun da katıldığı bir konuşma sırasında sarf edilen sözlerde hakaret kastının bulunmadığı sonucuna varılabilir. Gıyapta hakarette ise failin, sözlerinin en az üç kişi tarafından duyulduğunu bilmesi ve bunu istemesi gerekir.
Suçun Cezası Nedir?
- Temel Halin Cezası: Üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası (TCK 125/1).
- Sesli, Yazılı veya Görüntülü İletiyle İşlenmesi: Mağduru muhatap alan mesaj, telefon, e-posta veya sosyal medya iletisiyle işlenmesi hâlinde de üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası (TCK 125/2).
- Kamu Görevlisine Görevinden Dolayı İşlenmesi: Cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz (TCK 125/3-a).
- İnanç ve Düşünce Açıklamasından Dolayı İşlenmesi: Dini, siyasi, sosyal veya felsefi inanç ve kanaatini açıklamasından, değiştirmesinden ya da dininin gereklerini yerine getirmesinden dolayı işlenmesi hâlinde ceza bir yıldan az olamaz (TCK 125/3-b).
- Kutsal Değerlerden Bahisle İşlenmesi: Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle işlenmesi hâlinde ceza bir yıldan az olamaz (TCK 125/3-c).
- Aleniyet: Hakaretin alenen işlenmesi hâlinde ceza altıda bir oranında artırılır (TCK 125/4).
- Kurul Hâlinde Çalışan Kamu Görevlilerine Hakaret: Suç kurulu oluşturan her üyeye karşı işlenmiş sayılır ve zincirleme suç hükümleri uygulanarak ceza dörtte birden dörtte üçüne kadar artırılır (TCK 125/5).
- İndirim Halleri: Haksız fiile tepki olarak veya karşılıklı işlenmesi hâlinde ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi ceza vermekten de vazgeçilebilir (TCK 129).
Temel Halinin Cezası (125/1)
Hakaret suçunun temel hâlinin cezası üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Kanun koyucu burada seçimlik ceza sistemini benimsemiş, hâkime somut olayın özelliğine göre hapis cezası ya da doğrudan adli para cezası verme yetkisi tanımıştır. Uygulamada, sabıkasız failler bakımından çoğunlukla doğrudan adli para cezasına hükmedilmektedir.
Mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenen hakaret de aynı ceza ile karşılanır. Bu nedenle telefonla, kısa mesajla, e-posta ile ya da sosyal medya üzerinden doğrudan mağdura gönderilen mesajlarla işlenen hakaret, huzurda hakaret gibi cezalandırılır.
Nitelikli Haller (125/3, 125/4, 125/5)
Kanun, üçüncü fıkrada cezanın alt sınırını yükselten üç nitelikli hâl öngörmüştür. Hakaretin kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmesi, kişinin dini, siyasi, sosyal veya felsefi inanç ve kanaatlerini açıklaması, değiştirmesi, yayması ya da dininin emir ve yasaklarına uygun davranması nedeniyle işlenmesi veya kişinin mensup olduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle işlenmesi hâllerinde ceza bir yıldan az olamaz. Kamu görevlisine yönelen hakaretin bu kapsamda değerlendirilebilmesi için hakaretin görevle bağlantılı olması şarttır; kişisel husumetten kaynaklanan hakaret bu nitelikli hâli oluşturmaz.
Dördüncü fıkraya göre hakaretin alenen işlenmesi hâlinde ceza altıda bir oranında artırılır. Aleniyetin varlığı için fiilin, gerçekleştiği koşullar itibarıyla belirli olmayan ve birden fazla kişi tarafından algılanabilir olması yeterlidir; fiilin fiilen kaç kişi tarafından duyulduğunun ispatı gerekmez. Sosyal medyada herkese açık paylaşımlarla işlenen hakaretler bu kapsamda değerlendirilir.
Beşinci fıkra ise kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesini düzenler. Bu hâlde suç, kurulu oluşturan üyelerin her birine karşı işlenmiş sayılır; ancak faile her üye için ayrı ayrı ceza verilmez, zincirleme suç hükümleri uygulanarak tek ceza belirlenip artırım yapılır.
İndirim Halleri (129)
TCK 129 uyarınca hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi hâlinde verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi ceza vermekten de tamamen vazgeçilebilir. Bu düzenleme, kişinin kendisine yönelen haksız bir davranış karşısında duyduğu öfke ile hareket etmesini dikkate alan bir cezasızlık veya indirim nedenidir.
Hakaretin kasten yaralama suçuna tepki olarak işlenmesi hâlinde ise kanun hâkime takdir yetkisi tanımamış, doğrudan ceza verilmeyeceğini hükme bağlamıştır. Karşılıklı hakaret hâlinde de olayın niteliğine göre tarafların her ikisi veya biri hakkında verilecek ceza üçte birine kadar indirilebilir ya da hiç ceza verilmeyebilir. Bunların yanında failin geçmişi ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları gözetilerek TCK 62 uyarınca altıda bire kadar takdiri indirim uygulanabilir.
Somut olayınızı birlikte değerlendirelim
Ceza hesabı; nitelikli hâller, artırım ve indirim nedenleriyle dosyadan dosyaya değişir.
Suçun Özel Görünüş Biçimleri
Teşebbüs
Hakaret suçu kural olarak sırf hareket suçu niteliğinde olduğundan, sözlü olarak işlendiğinde teşebbüs mümkün değildir; hakaret içeren söz muhatabı tarafından algılandığı anda suç tamamlanır. Ancak icra hareketlerinin bölünebildiği hâllerde teşebbüs gündeme gelebilir.
Bu bakımdan hakaret içeren bir mektubun postaya verilmesine rağmen mağdura ulaşmadan ele geçirilmesi, teşebbüsün tipik örneğidir. Aynı şekilde gıyapta hakarette, failin en az üç kişiyle ihtilat etme iradesiyle hareket etmesine rağmen sözlerinin yalnızca bir veya iki kişi tarafından duyulması hâlinde de teşebbüs hükümleri tartışılabilir.
İştirak
Hakaret suçuna iştirak bakımından genel hükümler uygulanır. Birden fazla kişinin birlikte, aynı mağdura yönelik hakaret içeren sözler sarf etmesi hâlinde her biri müşterek fail olarak sorumlu tutulur.
Bir kişiyi başkasına hakaret etmeye ikna eden kişi azmettiren sıfatıyla, hakaret içeren yazının hazırlanmasına veya dağıtılmasına katkı sunan kişi ise yardım eden sıfatıyla cezalandırılır. Sosyal medyada başkasının hakaret içeren paylaşımını yeniden paylaşan kişinin durumu ise somut olayın özelliklerine göre ayrı bir hakaret suçu mu yoksa iştirak mi olduğu yönünden değerlendirilir.
İçtima (Zincirleme Suç ve Diğer Halleri)
Aynı kişiye karşı, bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla hakaret edilmesi hâlinde TCK 43 uyarınca zincirleme suç hükümleri uygulanır; faile tek ceza verilir ancak bu ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Aynı anda ve tek bir fiille birden fazla kişiye hakaret edilmesi hâlinde de zincirleme suç hükümleri uygulanır.
Buna karşılık farklı zamanlarda farklı kişilere yönelen hakaretler ayrı ayrı suç oluşturur ve gerçek içtima kuralları uygulanır. Kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine hakaret hâlinde ise kanun özel bir düzenleme getirmiş ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanacağını açıkça belirtmiştir. Hakaretle birlikte tehdit veya kasten yaralama gibi başka suçların da işlenmesi durumunda her suçtan ayrı ceza verilir.
Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
Adli Para Cezasına Çevirme
Hakaret suçunda kanun zaten hapis cezası ile adli para cezasını seçimlik olarak öngördüğünden, mahkeme doğrudan adli para cezasına hükmedebilir. Ancak TCK 50/2 uyarınca seçimlik ceza öngörülen hâllerde hapis cezasına hükmedilmişse, bu ceza artık ayrıca adli para cezasına çevrilemez.
Nitelikli hâller bakımından ise durum farklıdır; bu hâllerde seçimlik ceza değil doğrudan hapis cezası öngörülmüştür. Sonuç cezanın bir yıl veya altında kalması hâlinde kısa süreli hapis cezası niteliğinde olacağından TCK 50 uyarınca adli para cezasına ya da diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi mümkündür.
Erteleme
Hükmedilen hapis cezasının iki yıl veya daha az olması hâlinde TCK 51 uyarınca cezanın ertelenmesine karar verilebilir. Hakaret suçunda öngörülen ceza miktarları dikkate alındığında erteleme kurumu bu suç bakımından uygulanabilir niteliktedir.
Erteleme kararı verilebilmesi için failin daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olması ve yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla yeniden suç işlemeyeceği konusunda mahkemede kanaat oluşması gerekir. Erteleme hâlinde hükümlü hakkında bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere denetim süresi belirlenir.
HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması)
Hakaret suçu, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun en sık uygulandığı suçlardan biridir. Hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, mahkemece yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varılması ve varsa mağdurun zararının giderilmesi hâlinde HAGB kararı verilebilir.
Dikkat: HAGB kararı verilebilmesi için sanığın bu kurumun uygulanmasını kabul etmesi gerekir. HAGB kararı verilmesi hâlinde sanık beş yıl denetim süresine tabi tutulur; bu süre içinde kasıtlı bir suç işlenmezse dava düşer ve karar adli sicilde görünmez.
Suçun Soruşturma ve Kovuşturma Aşamaları
Kamu görevlisine görevinden dolayı işlenen hakaret dışındaki hâllerde soruşturma, mağdurun Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluğa yaptığı şikayetle başlar. Soruşturma aşamasında tanık beyanları alınır, hakaret içeren mesaj, ses kaydı, ekran görüntüsü veya kamera kaydı gibi deliller toplanır ve şüphelinin ifadesine başvurulur. Sosyal medya üzerinden işlenen hakaretlerde hesabın kime ait olduğunun ve paylaşımın kim tarafından yapıldığının tespiti için IP sorgusu yapılabilir.
Hakaret suçu uzlaştırma kapsamında bulunduğundan, şikayete tabi hâllerde dosya iddianame düzenlenmeden önce uzlaştırma bürosuna gönderilir. Uzlaşma sağlanırsa kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir. Uzlaşma sağlanamazsa ve yeterli şüphe bulunuyorsa iddianame düzenlenerek asliye ceza mahkemesinde kovuşturma aşamasına geçilir; kovuşturma aşamasında da uzlaştırma yeniden denenebilir.
Suçta Gözaltı ve Tutukluluk Halleri
Hakaret suçu CMK 100/3’te sayılan katalog suçlar arasında yer almaz. Ayrıca suçun temel hâlinde adli para cezası seçimlik ceza olarak öngörüldüğünden, CMK 100/4 uyarınca sadece adli para cezasını gerektiren veya hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez kuralı da gündeme gelir.
Bu nedenle hakaret suçunda tutuklama uygulamada neredeyse hiç görülmez. Şüpheli, ifadesinin alınması amacıyla kısa süreli olarak yakalanabilir; kaçma şüphesi veya delilleri karartma tehlikesi bulunan istisnai durumlarda ise yurt dışına çıkış yasağı gibi adli kontrol tedbirlerine hükmedilmesi mümkündür.
Uzlaşma, Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Etkin Pişmanlık ve Görevli Mahkeme
Uzlaşma Mümkün mü?
Hakaret suçunun şikayete tabi olan hâlleri, CMK 253 uyarınca uzlaştırma kapsamındadır ve soruşturma aşamasında dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi zorunludur. Ancak kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hakaret şikayete tabi olmadığından uzlaştırma hükümleri uygulanmaz. Uzlaşmanın sağlanması hâlinde fail hakkında kovuşturmaya yer olmadığına ya da davanın düşmesine karar verilir.
Şikayet Süresi Ne Kadardır?
Kamu görevlisine görevinden dolayı işlenen hakaret hariç, suçun soruşturulması ve kovuşturulması mağdurun şikayetine bağlıdır. Şikayet süresi, mağdurun fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden itibaren altı aydır. Ancak yapılan yasa değişikliği ile hakaret suçu bakımından özel bir üst sınır getirilmiş olup, şikayet süresi her ne suretle olursa olsun fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez.
Dava Zamanaşımı Süresi
Hakaret suçunda öngörülen cezanın üst sınırı dikkate alındığında TCK 66/1-e uyarınca dava zamanaşımı süresi 8 yıldır. Bu süre içinde dava açılmaz veya açılan dava sonuçlandırılmazsa kamu davası düşer. Zamanaşımını kesen işlemlerin varlığı hâlinde süre yeniden işlemeye başlar; ancak toplam süre kanuni sürenin yarısından fazla uzayamaz.
Etkin Pişmanlık Hükümleri
Hakaret suçu için TCK’da özel bir etkin pişmanlık hükmü öngörülmemiştir. Bununla birlikte TCK 129’da düzenlenen haksız fiile tepki ve karşılıklı hakaret hâlleri, cezada indirim yapılmasını veya hiç ceza verilmemesini sağlayan özel düzenlemelerdir. Ayrıca failin mağdurdan özür dilemesi ve pişmanlığını göstermesi, uzlaştırma sürecinin olumlu sonuçlanmasını sağlayabileceği gibi takdiri indirim uygulanmasında da dikkate alınır.
Görevli Mahkeme Hangisidir?
Hakaret suçunda öngörülen ceza miktarları gözetildiğinde görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Yetkili mahkeme kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesidir; internet üzerinden işlenen hakaretlerde ise içeriğin yüklendiği yer veya mağdurun yerleşim yeri mahkemesi de yetkili kabul edilebilmektedir.
Sık Sorulan Sorular
Hakaret suçunun cezası kaç yıldır?
Hakaret suçunun temel hâlinin cezası üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Suç kamu görevlisine görevinden dolayı, kişinin inanç ve düşüncelerini açıklamasından dolayı ya da kutsal değerlerden bahisle işlenirse cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz; alenen işlenmesi hâlinde ise ceza ayrıca altıda bir oranında artırılır.
Hangi sözler hakaret suçunu oluşturur?
Kişiye somut bir olayla bağlantılı olarak hırsızlık, rüşvet veya sahtekârlık gibi bir fiil isnat edilmesi ya da onu küçük düşürmeye yönelik aşağılayıcı sıfatlar kullanılması hakaret suçunu oluşturur. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre kaba söz, nezaketsizlik veya ağır eleştiri niteliğindeki ifadeler, mağdurun toplumdaki saygınlığını zedeleyecek ağırlığa ulaşmadıkça hakaret sayılmaz.
Sosyal medyada hakaret suç mudur?
Evet, sosyal medya üzerinden yapılan hakaret de suçtur. Mağduru muhatap alan özel mesaj yoluyla işlenmesi hâlinde TCK 125/2 uyarınca temel ceza uygulanır; herkese açık paylaşımla işlenmesi hâlinde ise aleniyet unsuru gerçekleşeceğinden ceza altıda bir oranında artırılır. Ekran görüntüsü, bağlantı adresi ve tarih bilgileri delil olarak sunulmalıdır.
Hakaret suçunda şikayet süresi ne kadardır?
Şikayet süresi, mağdurun fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği tarihten itibaren altı aydır. Ancak hakaret suçu bakımından getirilen özel düzenleme uyarınca bu süre, her ne suretle olursa olsun fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez. Süre geçtikten sonra yapılan şikayet üzerine kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir.
Karşılıklı hakaret hâlinde ceza verilir mi?
Karşılıklı hakaret hâlinde mahkeme, olayın niteliğine göre tarafların her ikisi veya yalnızca biri hakkında verilecek cezayı üçte birine kadar indirebileceği gibi ceza vermekten tamamen de vazgeçebilir. Uygulamada karşılıklı hakaretlerde çoğunlukla ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği görülmektedir; ancak bu bir zorunluluk değil, hâkimin takdirine bırakılmış bir yetkidir.
Hakaret suçundan hapis yatılır mı?
Uygulamada hakaret suçundan doğrudan cezaevine girilmesi çok istisnai bir durumdur. Sabıkasız failler hakkında genellikle adli para cezasına hükmedilmekte ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya erteleme kararı verilmektedir. Tekerrür hâli bulunan, birden fazla nitelikli hâlin gerçekleştiği veya sanığın HAGB’yi kabul etmediği dosyalarda ise infaz gündeme gelebilir.