TCK 134 Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu ve Cezası

KANUN MADDELERI134TCK 134 Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu v…

TCK 134 Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu ve Cezası

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu, Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal etmek, bir kimsenin başkalarının bilmesini istemediği, kamuya kapalı yaşam alanına izinsiz girilerek ya da bu alandaki görüntü, ses ve bilgilerin öğrenilmesi, kaydedilmesi veya yayılması suretiyle işlenen bir suçtur (TCK m.134). Suçun temel halinin cezası bir yıldan üç yıla kadar hapis olup, gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi halinde ceza bir kat artırılır; özel hayata ilişkin görüntü veya seslerin ifşa edilmesi halinde ise iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Halk arasında “gizli çekim yapmak”, “gizlice kamera yerleştirmek”, “mahremiyet ihlali” veya “özel görüntü yayma” olarak adlandırılmaktadır. Suç, CMK m.100/3’te sayılan katalog suçlardan olmadığından tutuklama ancak genel şartların varlığı ve kaçma ya da delil karartma şüphesi halinde gündeme gelir; uygulamada çoğunlukla adli kontrol tedbirleriyle yetinilmektedir. Özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun soruşturulması ve kovuşturulması mağdurun şikayetine bağlıdır.

Kısa Cevap

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu TCK 134. maddede düzenlenmiştir. Temel halinin cezası bir yıldan üç yıla kadar hapis, ihlalin görüntü veya ses kaydı alınarak gerçekleştirilmesi halinde iki yıldan altı yıla kadar hapistir. Özel hayata ilişkin görüntü veya seslerin hukuka aykırı olarak ifşa edilmesinin cezası ise iki yıldan beş yıla kadar hapistir. Suç, kamu görevlisi tarafından görevinin verdiği yetki kötüye kullanılarak veya belli bir mesleğin sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenirse ceza yarı oranında artırılır. Suç şikayete tabidir, uzlaştırma kapsamındadır ve şikayet süresi altı aydır.

Kanun Metni

Kaynak: mevzuat.gov.tr

Bir cümleye tıklayın, ilgili açıklamaya gidin.

(1) Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır.

(2) Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur.

Kanun Gerekçesi

Gerekçe için tıklayınız

Maddenin birinci fıkrası metninde, özel hayatın gizliliğinin ihlâli suç olarak tanımlanmaktadır. Böylece, gizli yaşam alanına girerek veya başka suretle başkaları tarafından görülmesi mümkün olmayan bir özel yaşam olayının saptanması ve kaydedilmesi cezalandırılmaktadır.

İkinci fıkrada, böylece elde edilen saptama ve kayıtlardan herhangi bir suretle yarar sağlanması veya bunların başkalarına verilmesi veya diğer kimselerin bilgi edinmelerinin temini veya basın ve yayın yoluyla açıklanması suçun ağırlaşmış şeklini oluşturmaktadır.

Maddenin ikinci fıkrasında, kişinin özel hayatına ilişkin görüntü veya seslerin hukuka aykırı olarak ifşa edilmesi, ayrı bir suç olarak tanımlanmıştır. Bu görüntü veya sesler örneğin soruşturma kapsamında hukuka uygun bir şekilde kayda alınmış olabileceği gibi, birinci fıkrada tanımlanan suçun işlenmesi suretiyle elde edilmiş olabilir. İkinci fıkrada tanımlanan suç, elde edilmiş olan bu ses veya görüntü kayıtlarının ifşasıyla, yayılmasıyla, yani yetkisiz kişilerce öğrenilmesinin sağlanmasıyla oluşur. Bu ifşanın hukuka aykırı olması gerekir. Bu bakımdan özel hayata ilişkin kayıtların, savcılık veya mahkemeye verilmesi, duruşmada gösterilmesi ve dinlenmesi hâlinde, söz konusu suç oluşmayacaktır. İfşanın, basın ve yayın yoluyla yapılması, söz konusu suçun nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir.

Suçun Hukuki Künyesi

  • Kanun Maddesi: Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, 5237 sayılı TCK’nın “Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar” bölümünde yer alan 134. maddede düzenlenmiştir.
  • Şikayet: Suçun soruşturulması ve kovuşturulması mağdurun şikayetine bağlıdır.
  • Zamanaşımı: Dava zamanaşımı süresi 8 yıldır.
  • Tutuklama ve Adli Kontrol: Katalog suçlardan olmadığından tutuklama ancak genel şartların varlığı halinde mümkündür, uygulamada çoğunlukla adli kontrol tedbirlerine başvurulur.
  • Uzlaşma: Suç, uzlaştırma kapsamındaki suçlardandır.
  • Etkin Pişmanlık: Bu suç bakımından özel bir etkin pişmanlık hükmü öngörülmemiştir.
  • İndirim: TCK m.62 uyarınca altıda bire kadar takdiri indirim uygulanabilir.
  • Memuriyete Etkisi: Kasten işlenen bu suçtan bir yıldan fazla hapis cezası alınması halinde 657 sayılı Kanun m.48 uyarınca memuriyete engel oluşur.
  • Görevli Mahkeme: Görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir.

Suçun Şartları ve Unsurları Nelerdir?

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun oluşabilmesi için öncelikle ihlal edilen alanın kişinin özel hayat alanı olması gerekir. Özel hayat, kişinin yalnızca kendisinin veya yakın çevresinin bilmesini istediği, kamuya kapalı yaşam alanıdır. Bu alan, kişinin evinin içi, sağlık durumu, cinsel yaşamı, aile ilişkileri, dini ve siyasi tercihleri, mali durumu ve mesleki sırları gibi geniş bir yelpazeyi kapsar.

İkinci şart, ihlalin hukuka aykırı olmasıdır. Kişinin kendi rızasıyla paylaştığı, kamuya açık şekilde sergilediği veya bir hakkın kullanılması ya da kanunun verdiği yetkinin icrası kapsamında öğrenilen bilgiler bakımından suç oluşmaz. Örneğin mahkeme kararına dayalı olarak yapılan teknik takip veya kişinin kendi sosyal medya hesabından herkese açık şekilde paylaştığı görüntüler bu kapsamdadır.

Üçüncü şart, ihlal fiilinin gerçekleştirilmesidir. Birinci fıkra bakımından bu fiil, kişinin özel yaşam alanına girilmesi, gözetlenmesi, dinlenmesi veya bu alandaki bir olayın saptanması şeklinde ortaya çıkar. İkinci fıkra bakımından ise fiil, önceden elde edilmiş bulunan özel hayata ilişkin görüntü veya seslerin üçüncü kişilerin bilgisine sunulmasıdır.

Dikkat: Uygulamada en sık karşılaşılan hata, kişinin kendisinin taraf olduğu bir görüşmeyi kaydetmesinin her halükarda suç sayıldığının zannedilmesidir. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre, bir daha elde edilme imkanı bulunmayan delilin kaybolmasını önlemek amacıyla ve ani gelişen bir olayda yapılan kayıt hukuka uygun kabul edilebilmektedir; ancak planlı biçimde ve sistematik olarak yapılan kayıtlar bu korumadan yararlanamaz.

Fail ve Mağdur

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu özgü suç değildir; suçun faili herkes olabilir. Bununla birlikte TCK m.137 uyarınca suçun kamu görevlisi tarafından ve görevinin verdiği yetki kötüye kullanılarak ya da belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenmesi, cezanın yarı oranında artırılmasını gerektiren faile ilişkin nitelikli haldir. Doktor, avukat, otel görevlisi, teknik servis çalışanı veya bilgisayar tamircisi gibi mesleği gereği kişilerin özel alanına erişebilen kimselerin fiilleri bu kapsamda değerlendirilir.

Suçun mağduru, özel hayatının gizliliği ihlal edilen gerçek kişidir. Tüzel kişilerin bu suçun mağduru olması mümkün değildir; zira özel hayat kavramı yalnızca gerçek kişilere özgüdür. Ölmüş kişiler bakımından da bu suç oluşmaz, ancak somut olayın niteliğine göre kişinin hatırasına hakaret suçu gündeme gelebilir.

Suçun Hukuki Konusu

Suçla korunan hukuki değer, Anayasa’nın 20. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 8. maddesinde güvence altına alınan özel hayatın gizliliği hakkıdır. Kanun koyucu bu düzenlemeyle kişinin başkalarının müdahalesinden uzak, kendi yaşamını serbestçe şekillendirebileceği bir alana sahip olmasını korumayı amaçlamıştır.

Suçun maddi konusu, birinci fıkra bakımından kişinin özel yaşam alanı ve bu alanda gerçekleşen olaylardır. İkinci fıkra bakımından ise maddi konu, kişinin özel hayatına ilişkin görüntü veya ses kayıtlarıdır.

Manevi Unsur

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu yalnızca kasten işlenebilir; taksirle işlenmesi mümkün değildir. Fail, ihlal ettiği alanın başkasının özel hayat alanı olduğunu ve fiilinin hukuka aykırı bulunduğunu bilmeli, bunu bilerek ve isteyerek hareket etmelidir.

Suçun oluşumu için failin belirli bir saik veya amaçla hareket etmesi aranmaz. Merak, kıskançlık, intikam veya ticari çıkar gibi saikler suçun oluşumunu etkilemez; ancak temel cezanın belirlenmesinde failin güttüğü amaç ve saik mahkemece göz önünde bulundurulur.

Suçun Cezası Nedir?

  • Temel Halin Cezası: Özel hayatın gizliliğini ihlal eden kimse bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır (TCK 134/1).
  • Kayıt Alınarak İhlal: Gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi halinde ceza bir kat artırılır, yani iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilir (TCK 134/1).
  • İfşa Suçunun Cezası: Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır (TCK 134/2).
  • Basın ve Yayın Yoluyla Yayımlama: İfşa edilen verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur (TCK 134/2).
  • Kamu Görevlisi veya Meslek Kolaylığı: Suçun kamu görevlisi tarafından görevinin verdiği yetki kötüye kullanılarak veya belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenmesi halinde ceza yarı oranında artırılır (TCK 137).
  • İndirim Halleri: Failin geçmişi, pişmanlığı ve yargılama sürecindeki davranışları gözetilerek altıda bire kadar takdiri indirim uygulanabilir (TCK 62).
  • Teşebbüs Halinde Ceza: İcra hareketlerine başlanıp neticenin gerçekleşmemesi halinde meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir (TCK 35).

Temel Halinin Cezası (134/1)

Suçun temel hali, kişinin özel yaşam alanına girilmesi veya bu alandaki bir olayın öğrenilmesi suretiyle gizliliğin ihlal edilmesidir. Bu halde faile bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir. Komşusunun evini pencereden gözetlemek, kapı deliğinden izlemek veya bir kişinin özel görüşmesine gizlice kulak vermek bu kapsamdaki fiillerdendir.

Kanun koyucu, ihlalin kayıt alınarak gerçekleştirilmesini daha ağır bir haksızlık olarak değerlendirmiş ve bu halde cezanın bir kat artırılmasını öngörmüştür. Buna göre gizli kamera yerleştirmek, cep telefonuyla gizlice video çekmek veya ses kaydı almak suretiyle işlenen fiillerde ceza iki yıldan altı yıla kadar hapis olarak belirlenir. Kaydın sonradan silinmiş olması suçun oluşumunu etkilemez.

Nitelikli Haller (134/2)

Maddenin ikinci fıkrasında düzenlenen ifşa fiili, esasen bağımsız bir suç tipi niteliğindedir ve cezası iki yıldan beş yıla kadar hapistir. Bu suçun oluşumu için görüntü veya seslerin nasıl elde edildiği önem taşımaz; fail bunları hukuka uygun yolla ya da birinci fıkradaki suçu işleyerek elde etmiş olabilir. Önemli olan, elde edilmiş bulunan bu kayıtların yetkisiz kişilerin bilgisine sunulmasıdır.

İfşanın basın ve yayın yoluyla yapılması da aynı ceza aralığında yaptırıma bağlanmıştır. Günümüzde bu fiil çoğunlukla sosyal medya platformlarında paylaşım yapılması, mesajlaşma gruplarına gönderilmesi veya internet sitelerinde yayınlanması şeklinde ortaya çıkmaktadır.

TCK m.137 uyarınca suçun kamu görevlisi tarafından görevinin verdiği yetki kötüye kullanılarak ya da belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenmesi, hem birinci hem de ikinci fıkra bakımından cezanın yarı oranında artırılmasını gerektirir. Ayrıca TCK m.140 uyarınca suçun işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

İndirim Halleri

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu bakımından kanunda özel bir indirim sebebi öngörülmemiştir. Bununla birlikte failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları ile cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gözetilerek altıda bire kadar takdiri indirim uygulanabilir.

Fiilin haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi halinde haksız tahrik hükümleri gündeme gelebilir ve verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir. Ayrıca suçun teşebbüs aşamasında kalması ya da faile yardım eden sıfatıyla iştirak edilmiş olması da cezada indirim yapılmasını gerektirir.

Somut olayınızı birlikte değerlendirelim

Ceza hesabı; nitelikli hâller, artırım ve indirim nedenleriyle dosyadan dosyaya değişir.

Avukata Danışın

Suçun Özel Görünüş Biçimleri

Teşebbüs

Birinci fıkradaki suç, özel yaşam alanına ilişkin bilginin öğrenilmesi veya kaydedilmesiyle tamamlanır. İcra hareketlerine başlanmasına rağmen failin elinde olmayan nedenlerle bilgiyi öğrenememesi veya kaydı gerçekleştirememesi halinde teşebbüs hükümleri uygulanır. Örneğin mağdurun evine gizli kamera yerleştirmeye çalışırken yakalanan failin fiili teşebbüs aşamasında kalmıştır.

İkinci fıkradaki ifşa suçu ise görüntü veya seslerin üçüncü kişilerin bilgisine ulaşmasıyla tamamlanır. Failin görüntüleri yayınlamak üzere internet sitesine yüklerken teknik bir arıza nedeniyle paylaşımın gerçekleşmemesi halinde teşebbüsten söz edilir. Bu halde meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.

İştirak

Suça iştirak bakımından genel hükümler uygulanır; müşterek faillik, azmettirme ve yardım etme mümkündür. Gizli kamerayı birlikte yerleştiren ve görüntüleri birlikte izleyen kişiler müşterek fail olarak sorumlu tutulur.

Kişiye özel hayata ilişkin görüntüleri elde etmesi için talimat veren kimse azmettiren, kamera temin eden veya teknik destek sağlayan kimse ise yardım eden sıfatıyla sorumlu olur. Yardım eden hakkında verilecek cezanın yarısı indirilir. TCK m.137’de düzenlenen kamu görevlisi olma veya meslek kolaylığından yararlanma nitelikli hali kişisel nitelikte olduğundan, bu sıfatı taşımayan suç ortakları bakımından ceza artırımı uygulanmaz.

İçtima (Zincirleme Suç ve Diğer Halleri)

Failin aynı suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı birden fazla kez özel hayatın gizliliğini ihlal etmesi halinde zincirleme suç hükümleri uygulanır; tek cezaya hükmedilir ancak bu ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Örneğin aylarca süren sistematik gözetleme faaliyeti bu kapsamda değerlendirilir.

Aynı fiille birden fazla kişinin özel hayatının gizliliği ihlal edilmişse yine zincirleme suç hükümleri uygulanır. Kişinin önce özel hayata ilişkin görüntüleri kaydetmesi, ardından bunları ifşa etmesi halinde ise birinci ve ikinci fıkralardaki suçlar ayrı ayrı oluşur ve gerçek içtima kuralları uyarınca iki suçtan da ceza verilir.

Suçun işlenmesi sırasında konut dokunulmazlığının ihlal edilmiş olması halinde ayrıca TCK m.116 uyarınca ceza verilir. Elde edilen görüntülerin kişiden menfaat sağlamak amacıyla kullanılması halinde ise şantaj suçu gündeme gelir ve failin bu suçtan da cezalandırılması gerekir.

Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Adli Para Cezasına Çevirme

Hapis cezasının adli para cezasına çevrilebilmesi için hükmedilen cezanın kısa süreli, yani bir yıl veya daha az olması gerekir. Suçun temel halinde alt sınır bir yıl olduğundan, takdiri indirim uygulanarak belirlenen cezanın bir yılın altına inmesi halinde adli para cezasına çevrilmesi mümkündür.

Buna karşılık kayıt alınarak işlenen ihlal ile ifşa suçunda cezanın alt sınırı iki yıl olduğundan, bu hallerde verilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi kural olarak söz konusu olmaz.

Erteleme

Hapis cezasının ertelenmesi, iki yıl veya daha az süreli hapis cezaları bakımından mümkündür. Failin daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olması ve mahkemede yeniden suç işlemeyeceği yönünde bir kanaat oluşması şarttır.

Bu koşulların sağlanması halinde hem temel halden hem de indirim uygulanarak iki yıl sınırının altına inen ifşa suçundan verilen cezalar ertelenebilir. Erteleme kararı verilmesi halinde bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere denetim süresi belirlenir.

HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması)

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi için hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmaması ve mağdurun uğradığı zararın giderilmesi gerekir.

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun temel halinde bu koşulların sağlanması halinde HAGB kararı verilebilir. Denetim süresi beş yıl olup, bu süre içinde kasıtlı bir suç işlenmemesi ve yükümlülüklere uyulması halinde dava düşer.

Suçun Soruşturma ve Kovuşturma Aşamaları

Suç şikayete tabi olduğundan soruşturma, mağdurun Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk birimlerine şikayette bulunmasıyla başlar. Soruşturma aşamasında dijital delillerin korunması büyük önem taşıdığından, şikayet dilekçesine ekran görüntüleri, bağlantı adresleri ve varsa tanık bilgileri eklenmelidir.

Cumhuriyet savcısı gerekli gördüğünde arama ve elkoyma kararı alarak şüphelinin bilgisayar, cep telefonu ve harici bellek gibi dijital materyallerine el konulmasını ve bunlar üzerinde inceleme yapılmasını talep eder. Bu incelemeler bilirkişi marifetiyle gerçekleştirilir ve elde edilen imaj kayıtları dosyaya konulur.

Soruşturma sonunda yeterli şüpheye ulaşılırsa iddianame düzenlenir ve asliye ceza mahkemesinde kovuşturma aşamasına geçilir. Suç uzlaştırma kapsamında olduğundan, iddianame düzenlenmeden önce dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi zorunludur.

Suçta Gözaltı ve Tutukluluk Halleri

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu CMK m.100/3’te sayılan katalog suçlar arasında yer almadığından, tutuklama kararı verilebilmesi için kuvvetli suç şüphesinin yanında kaçma şüphesi veya delilleri karartma şüphesinin somut olgularla ortaya konulması gerekir.

Şüpheli, suçüstü hali veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde kolluk tarafından yakalanabilir ve Cumhuriyet savcısının emriyle gözaltına alınabilir. Uygulamada bu suç bakımından tutuklama tedbirine nadiren başvurulmakta, bunun yerine yurt dışına çıkış yasağı, adli makamlara başvuru yükümlülüğü veya mağdura yaklaşmama gibi adli kontrol tedbirlerine hükmedilmektedir.

Uzlaşma, Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Etkin Pişmanlık ve Görevli Mahkeme

Uzlaşma Mümkün mü?

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olduğundan CMK m.253 uyarınca uzlaştırma kapsamındaki suçlardandır. Bu nedenle iddianame düzenlenmeden önce dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve taraflara uzlaşma teklifinde bulunulması zorunludur.

Tarafların uzlaşması ve edimin yerine getirilmesi halinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilir. Uzlaşma kovuşturma aşamasında gerçekleşirse davanın düşmesine hükmolunur.

Şikayet Süresi Ne Kadardır?

Şikayet süresi altı aydır. Bu süre, mağdurun fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden itibaren işlemeye başlar. Örneğin görüntülerin sosyal medyada yayınlandığını sonradan öğrenen mağdur bakımından süre, öğrenme tarihinden itibaren hesaplanır.

Altı aylık süre içinde şikayette bulunulmaması halinde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. Şikayetten vazgeçilmesi halinde de dava düşer; ancak bu süre her halükarda dava zamanaşımı süresini aşamaz.

Dava Zamanaşımı Süresi

Suçun temel hali ile nitelikli halleri bakımından öngörülen hapis cezasının üst sınırları dikkate alındığında dava zamanaşımı süresi 8 yıldır. Bu süre, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, teşebbüs halinde kalan suçlarda son hareketin yapıldığı günden itibaren işlemeye başlar.

Şüphelinin savcı huzurunda ifadesinin alınması, tutuklama kararı verilmesi veya iddianame düzenlenmesi gibi işlemler zamanaşımını keser. Kesilme halinde zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlar, ancak toplam süre kanuni sürenin yarısından fazla uzayamaz.

Etkin Pişmanlık Hükümleri

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu bakımından kanunda özel bir etkin pişmanlık hükmü öngörülmemiştir. Bu nedenle failin görüntüleri silmesi, yayından kaldırması veya mağdurdan özür dilemesi tek başına cezasızlık sonucu doğurmaz.

Bununla birlikte failin bu yöndeki davranışları, pişmanlığını gösteren somut hareketler olarak değerlendirilir ve takdiri indirim uygulanmasına dayanak oluşturabilir. Ayrıca suç uzlaştırma kapsamında olduğundan, failin zararı gidermesi ve mağdurla anlaşması halinde dava düşer.

Görevli Mahkeme Hangisidir?

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçunda öngörülen ceza miktarları gözetildiğinde görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Yetkili mahkeme kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesidir; internet üzerinden işlenen ifşa fiillerinde mağdurun yerleşim yeri mahkemesi de yetkili kabul edilebilmektedir.

Sık Sorulan Sorular

Birinin izinsiz fotoğrafını veya videosunu çekmek suç mu?

Kişinin özel yaşam alanına ilişkin görüntüsünün rızası dışında kaydedilmesi TCK 134/1 uyarınca suçtur ve cezası iki yıldan altı yıla kadar hapistir. Ancak kamuya açık bir alanda, herkesin görebileceği bir durumda çekilen ve kişinin mahremiyetine ilişkin olmayan görüntüler bakımından bu suç oluşmayabilir; her olayın kendi koşullarına göre değerlendirilmesi gerekir.

Eşimin telefonunu izinsiz karıştırmak suç mudur?

Evlilik birliği, eşlerin birbirinin özel hayat alanına sınırsız müdahale hakkı vermez. Eşin telefonundaki mesajları, fotoğrafları ve görüşme kayıtlarını rızası olmadan incelemek özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturabilir. Elde edilen içeriklerin başkalarına gösterilmesi veya paylaşılması halinde ayrıca ifşa suçu gündeme gelir.

Özel görüntüleri sosyal medyada paylaşmanın cezası nedir?

Kişinin özel hayatına ilişkin görüntü veya seslerin hukuka aykırı olarak ifşa edilmesinin cezası TCK 134/2 uyarınca iki yıldan beş yıla kadar hapistir. Paylaşımın basın ve yayın yoluyla ya da sosyal medya üzerinden yapılması halinde de aynı ceza uygulanır. Ayrıca içeriğin erişime engellenmesi için mahkemeden karar talep edilebilir.

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan tutuklanır mı?

Bu suç katalog suçlardan olmadığından tutuklama otomatik olarak gündeme gelmez. Tutuklama kararı verilebilmesi için kuvvetli suç şüphesinin yanında kaçma veya delil karartma şüphesinin somut olgularla ortaya konulması gerekir. Uygulamada çoğunlukla adli kontrol tedbirleriyle yetinilmektedir.

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçunda şikayetten vazgeçilirse ne olur?

Suç şikayete tabi olduğundan, soruşturma aşamasında şikayetten vazgeçilmesi halinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilir. Kovuşturma aşamasında vazgeçilmesi halinde ise davanın düşmesine hükmolunur. Ancak hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz.

Gizli kamera yerleştirmenin cezası ne kadardır?

Bir kişinin özel yaşam alanına gizli kamera yerleştirmek, gizliliğin görüntü kaydı alınması suretiyle ihlali kapsamında değerlendirilir ve ceza bir kat artırılarak iki yıldan altı yıla kadar hapis olarak uygulanır. Kameranın konuta yerleştirilmiş olması halinde ayrıca konut dokunulmazlığını ihlal suçundan da ceza verilir.

Kaynaklar: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (mevzuat.gov.tr), 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu. Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Av. Yakup Yıkılmaz
Av. Yakup Yıkılmaz Kurucu Avukat İnceleyen: Av. Umur Yıldırım, Kurucu Avukat
Profili görüntüleyin
Benzer

Makaleler

Yeni madde açıklamalarından ve mevzuat güncellemelerinden ilk siz haberdar olun.