Nitelikli hırsızlık suçu, TCK’nın 141. maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunun, kanunda tek tek sayılan ağırlaştırıcı durumlardan biri eşliğinde işlenmesi hâlidir ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde düzenlenmiştir. Suçun cezası, hangi bende girdiğine göre üç yıldan yedi yıla, beş yıldan on yıla veya beş yıldan on iki yıla kadar hapis şeklinde değişmektedir. Halk arasında “evden hırsızlık”, “araçtan hırsızlık”, “kapkaç”, “yankesicilik”, “kablo hırsızlığı” veya “elektrik hırsızlığı” gibi adlarla anılan fiillerin büyük kısmı hukuken bu madde kapsamındadır. Nitelikli hırsızlığın konut, işyeri veya eklentilerinde işlenmesi hâli CMK m.100/3’te sayılan katalog suçlardan olduğundan uygulamada tutuklama tedbirine sıkça başvurulmaktadır. Suç şikayete tabi olmayıp Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen soruşturulur.
Kısa Cevap
Nitelikli hırsızlık suçu TCK 142. maddede düzenlenmiştir. Kamu kurumundaki veya ibadethanedeki eşyanın, açıkta bırakılmış malın çalınmasında ceza üç yıldan yedi yıla kadar hapistir. Kilitli yerden, bina veya eklentisinden, kapkaç ve yankesicilik yoluyla, bilişim sistemi kullanılarak ya da hayvan hakkında işlenen hırsızlıkta ceza beş yıldan on yıla kadar hapse çıkar. Sıvı veya gaz hâlindeki enerji hırsızlığında ceza beş yıldan on iki yıla kadardır. Suç gece işlenirse ceza yarı oranında artırılır; şikayete tabi değildir, uzlaştırma kapsamına girmez ve etkin pişmanlık hükümleri uygulanabilir.
Kanun Metni
Kaynak: mevzuat.gov.trBir cümleye tıklayın, ilgili açıklamaya gidin.
- Kime ait olursa olsun kamu kurum ve kuruluşlarında veya ibadete ayrılmış yerlerde bulunan ya da kamu yararına veya hizmetine tahsis edilen eşya hakkında,
- (Mülga: 18/6/2014-6545/62 md.)
- Halkın yararlanmasına sunulmuş ulaşım aracı içinde veya bunların belli varış veya kalkış yerlerinde bulunan eşya hakkında,
- Bir afet veya genel bir felaketin meydana getirebileceği zararları önlemek veya hafifletmek maksadıyla hazırlanan eşya hakkında,
- Adet veya tahsis veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında,
- (Mülga: 2/7/2012-6352/82 md.)
İşlenmesi hâlinde, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
- Kişinin malını koruyamayacak durumda olmasından veya ölmesinden yararlanarak,
- Elde veya üstte taşınan eşyayı çekip almak suretiyle ya da özel beceriyle,
- Doğal bir afetin veya sosyal olayların meydana getirdiği korku veya kargaşadan yararlanarak,
- Haksız yere elde bulundurulan veya taklit anahtarla ya da diğer bir aletle kilit açmak veya kilitlenmesini engellemek suretiyle,
- Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle,
- Tanınmamak için tedbir alarak veya yetkisi olmadığı halde resmi sıfat takınarak,
- Büyük veya küçük baş hayvan hakkında,
- Herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle ya da bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında,
İşlenmesi hâlinde, beş yıldan on yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Suçun, bu fıkranın (b) bendinde belirtilen surette, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olan kimseye karşı işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri oranına kadar artırılır.
(3) Suçun, sıvı veya gaz hâlindeki enerji hakkında ve bunların nakline, işlenmesine veya depolanmasına ait tesislerde işlenmesi halinde, beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Bu fiilin bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, ceza yarı oranında artırılır ve onbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
(4) Hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlâli veya mala zarar verme suçunun işlenmesi halinde, bu suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için şikâyet aranmaz.
(5) Hırsızlık suçunun işlenmesi sonucunda haberleşme, enerji ya da demiryolu veya havayolu ulaşımı alanında kamu hizmetinin geçici de olsa aksaması hâlinde, yukarıdaki fıkralar hükümlerine göre verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılır.
Kanun Gerekçesi
Gerekçe için tıklayınız
Maddede, hırsızlık suçunun nitelikli şekilleri tanımlanmıştır. Bu nitelikli unsurlar, üç fıkra hâlinde tasnif edilmiştir.
Birinci fıkranın (a) bendine göre; hırsızlık suçunun, kime ait olursa olsun, kamu kurum ve kuruluşlarında veya ibadete ayrılmış yerlerde bulunan ya da kamu yararına veya hizmetine tahsis edilen eşya hakkında işlenmesi, suçun temel şekline nazaran daha ağır ceza ile cezalandırılmayı gerektirmektedir.
Eşyanın kurum ve kuruluş veya ibadet yerine ait bulunması veya buralarda özel muhafaza altına alınmış olması koşulu aranmamış, görevlilerin veya ibadet edenlerin özel eşyası hakkında suçun işlenmesi hâlinde de bu nitelikli unsurun oluşacağı kabul edilmiştir.
Fıkranın (b) bendinde, hırsızlık suçunun herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle ya da bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında işlenmesi, suçun diğer bir nitelikli şekli olarak tanımlanmıştır.
Bina veya etrafı çevrili eklentilerinde yapılan hırsızlığın cezası artırılırken bu gibi yerlere giriş şekline önem verilmemiştir. Tarlada tarım araçlarının korunması için yapılan kulübelerde işlenen hırsızlığın da madde hükmüne girmesi sağlanmıştır. Ancak bina tanımına girmeyen bir yerde, örneğin otomobilde bulunan eşya hakkında muhafaza altına alınma koşulu aranmış; böylece kapıları kilitli olmayan veya camları kapatılmamış bir otomobildeki eşyanın çalınması hâlinde nitelikli hırsızlık kabul edilmemiştir.
Fıkranın (c) bendi ile halkın yararlanmasına sunulmuş ulaşım araçlarında ve bunların belli kalkış ve varış yerlerinde yani istasyonlarda bulunan eşya korunmaktadır. Bu gibi eşyanın yolcu veya araç personeline ait bulunması, keza yolcu veya personelin beraberinde bulunması gerekli değildir. Kargo ile nakledilen veya araçtan indirilen yahut yüklenmek üzere hazırlanan eşya da bu kapsama alınmıştır. Eşyanın muhafaza altına alınmış olması koşulu aranmamıştır. Aracın türü önemli değilse de, umuma tahsis edilmiş olması zorunludur. Bir vasıtanın umuma tahsis edildiği, bir bedel karşılığında herkes tarafından kullanılabilir olması ile değil, belirli bir yöne giden yolcuları ve eşyayı nakletmesiyle anlaşılır.
Fıkranın (d) bendinde, hırsızlık suçunun bir afet veya genel bir felâketin meydana getirebileceği zararları önlemek veya hafifletmek maksadıyla hazırlanan eşya hakkında işlenmesi, bir nitelikli unsur olarak belirlenmiştir. Deprem, sel, su baskını, yangın ve savaş gibi afet veya genel felâketin sebebiyet verebileceği zararları önlemek, bu afet veya felaketlere maruz kalan insanların ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla hazırlanmış olan eşya, bu bent kapsamına giren hırsızlık suçunun konusunu oluşturmaktadır. Eşyanın bulunduğu yer önemli değildir; bunların bina içerisinde veya açıkta depolanmış olması mümkündür. Bunun gibi, eşyanın afet ve felâket bölgesine gittikten sonra ve henüz afetten zarar görenlere dağıtılmadan önce çalınması hâlinde de bent uygulanacaktır.
Fıkranın (e) bendinde, âdet veya tahsis ve kullanım gereği açığa bırakılmış olan eşya hakkında hırsızlık suçunun işlenmesi, bir nitelikli unsur olarak kabul edilmiştir. Tarlalarda bırakılan tarım araçları, inşaat yerine yığılan malzeme, bu kapsama giren eşyaya örnek olarak gösterilebilir. Bunların çalınmalarında kolaylık bulunması, bu nitelikli hâlin kabulünde etken olmuştur.
Fıkranın (f) bendine göre, hırsızlık suçunun elektrik enerjisi hakkında işlenmesi, bir nitelikli hâli oluşturmaktadır. Suçun temadi hâlinde işlenmesi, bu nitelikli hâlin kabulünde etkili olmuştur.
Maddenin ikinci fıkrasında, hırsızlık suçunun birinci fıkraya nazaran daha ağır cezayı gerektiren nitelikli şekilleri düzenlenmiştir.
İkinci fıkranın (a) bendine göre, hırsızlık suçunun kişinin malını koruyamayacak durumda olmasından veya ölmesinden yararlanılarak işlenmesi, suçun temel şekline nazaran daha ağır ceza ile cezalandırılmasını gerektirmektedir. Mağdurun trafik kazası geçirmiş olması, aklî veya bedensel bir hastalık veya sakatlıkla malul olması, malını koruyamayacak durumda olmasının örneklerini oluşturmaktadır. Hatta, bir yakınının ölüm haberini almış olmaktan doğan büyük bir üzüntünün neden olduğu bir panik hâlinin de aynı durumu doğurmuş bulunması olanaklıdır.
Kişinin örneğin geçirmiş bulunduğu kaza sonucunda ölmüş olmasından yararlanılarak üzerindeki veya yanındaki eşya hakkında hırsızlık suçunun işlenmiş olması da bu bent kapsamında mütalâa edilmiştir.
Bu bent hükmünün uygulanabilmesi için, kişinin malını koruyamayacak duruma fail tarafından getirilmemiş olması gerekir. Aksi takdirde, duruma göre, yağma suçunun veya bir başka suçu işlemek amacıyla kasten öldürme suçunun oluştuğunu kabul etmek gerekir.
Fıkranın (b) bendinde, hırsızlığın elde veya üstte taşınan eşyayı çekip almak suretiyle ya da özel bir beceriyle işlenmesi hâli öngörülmüştür. Yankesicilik veya kişisel çeviklik ile işlenen hırsızlık hâlleri bendin kapsamına girdiği gibi, bir hayvanı alıştırmak suretiyle ve ondan yararlanılarak işlenen fiiller hakkında da bendin uygulanması sağlanmıştır. Bunun gibi, yoldan giden bir kimsenin çantasını kapıp kaçmak suretiyle işlenen hırsızlık da bu bent kapsamında mütalâa edilmiştir. Ancak, bu son hâlde, direncini kırma amacıyla kişiye karşı cebir kullanılmamalıdır. Aksi takdirde, yağma suçu oluşur.
Fıkranın (c) bendinde hırsızlık suçunun doğal bir afetin veya sosyal olayların meydana getirdiği korku veya kargaşadan yararlanarak işlenmesi, bir nitelikli unsur olarak belirlenmiştir. Kişinin içinde bulunduğu bazı durumlar, eşyası üzerindeki koruma ve gözetimini zayıflatabilir ve hatta ortadan kaldırabilir. Bu durumdan yararlanarak hırsızlık suçu kolaylıkla işlenebilir.
Fıkranın (d) bendinde, hırsızlık suçunun haksız yere elde bulundurulan veya taklit anahtarla ya da diğer bir aletle kilit açmak suretiyle işlenmesi, bir nitelikli hâl olarak kabul edilmiştir. Bu nitelikli hâl için önemli olan, hırsızlık suçunun kilit açmak suretiyle işlenmesidir. Kilit, haksız yere elde bulundurulan veya taklit anahtarla ya da diğer bir aletle açılmış olabilir. Anahtar, hırsızlık veya yağma suretiyle de elde edilmiş olabilir. Bu durumda iki suçun oluştuğunu kabul etmek gerekir. Kilidin, hırsızlığı işlemek veya çalınmış malı başka yere nakletmek amacı ile açılmış olması gerekir. Kilidin muhkem olması şart değildir. Anahtar veya diğer aletlerin, vasıtasız olarak açılması mümkün olmayan bir kilidi açmak için kullanılması lazımdır. Kilidi kırmadan açmaya yarayan her türlü araç, alet sayılır. Sahibinin kilidin üzerinde unuttuğu anahtar çevrilerek kilidin açılması suretiyle hırsızlığın işlenmesi ve çalınacak şeyin herhangi bir aletle yerinden sökülmesi hâllerinde bu bent uygulanmayacaktır.
Fıkranın (e) bendine göre; hırsızlık suçunun bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle işlenmesi, daha ağır ceza ile cezalandırılmayı gerektiren bir nitelikli unsur oluşturmaktadır.
Fıkranın (f) bendinde bir nitelikli hâl olarak hırsızlık suçunun tanınmamak için tedbir alarak veya yetkisi olmadığı hâlde resmî sıfat takınarak işlenmesi öngörülmüştür. Kişi, kendisini tanınmayacak hâle getirmekle, yakalanmasını önlemek ve böylece cezasız kalmasını sağlamak amacı gütmektedir. Keza, kişinin kamu görevlisi sıfatını takınması suretiyle hırsızlık suçu işlemesi hâlinde, bu sıfatın verdiği kolaylıktan yararlanması söz konusudur.
Fıkranın (g) bendine göre; hırsızlık suçunun barınak yerlerinde, sürüde veya açık yerlerde bulunan büyük veya küçükbaş hayvan hakkında işlenmesi, daha ağır ceza ile cezalandırılmayı gerektiren bir nitelikli unsur oluşturmaktadır.
Maddenin üçüncü fıkrasında, hırsızlık suçunun sıvı veya gaz hâlindeki enerji hakkında ve bunların nakline, işlenmesine veya depolanmasına ait tesislerde işlenmesi, suçun temel şekline göre daha ağır cezayı gerektiren hâl olarak tanımlanmıştır. Ancak, hırsızlık suçunun bu nitelikli şeklinin bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, hapis cezasının yanı sıra adlî para cezası öngörülmüştür. Çünkü, bu durumda hırsızlık suçunun işlenmesi suretiyle uğranılan zararın veya elde edilen yararın miktarını tam olarak belirlemek her zaman mümkün olamamaktadır.
Suçun Hukuki Künyesi
- Kanun Maddesi: Nitelikli hırsızlık suçu, 5237 sayılı TCK’nın “Malvarlığına Karşı Suçlar” bölümünde yer alan 142. maddede düzenlenmiştir.
- Şikayet: Suç şikayete tabi olmayıp Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen soruşturulur.
- Zamanaşımı: Dava zamanaşımı süresi 15 yıldır.
- Tutuklama ve Adli Kontrol: Suçun konut, işyeri ve eklentilerinde işlenmesi hâli CMK m.100/3 kapsamındaki katalog suçlardan olduğundan tutuklama nedeni var sayılabilir; diğer hâllerde adli kontrol tedbirleri de uygulanabilir.
- Uzlaşma: Suç, uzlaştırma kapsamında değildir.
- Etkin Pişmanlık: TCK m.168 uyarınca zararın giderilmesi hâlinde cezada üçte ikiye kadar indirim mümkündür.
- İndirim: Malın değerinin azlığı (TCK m.145), kullanma hırsızlığı (TCK m.146), zorunluluk hâli (TCK m.147) ve takdiri indirim uygulanabilir.
- Memuriyete Etkisi: Hırsızlık, 657 sayılı Kanun m.48’de sayılan yüz kızartıcı suçlardan olduğundan mahkumiyet memuriyete engel olur ve mevcut memuriyeti sona erdirir.
- Görevli Mahkeme: Görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir.
Suçun Şartları ve Unsurları Nelerdir?
Nitelikli hırsızlık, bağımsız bir suç tipi olmayıp TCK 141’de tanımlanan hırsızlığın ağırlaştırılmış görünümüdür. Bu nedenle öncelikle temel suçun bütün unsurlarının gerçekleşmesi gerekir. Buna göre malın taşınır nitelikte ve başkasına ait olması, zilyedin rızasının bulunmaması, malın bulunduğu yerden alınması ve failin kendisine veya başkasına yarar sağlama maksadıyla hareket etmesi zorunludur.
Bu dört şart gerçekleştikten sonra, fiilin 142. maddede sayılan bentlerden en az birinin kapsamına girmesi hâlinde nitelikli hırsızlık söz konusu olur. Nitelikli hâller sınırlı sayıda olup kıyas yoluyla genişletilemez; kanunda sayılmayan bir ağırlaştırıcı durum, cezanın artırılması sonucunu doğurmaz.
Uygulamada en çok tartışılan konu, malın bulunduğu yerin “bina veya eklentisi” sayılıp sayılmadığıdır. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre, insanların girip çıkabildiği, dört tarafı kapalı ve üstü örtülü yapılar bina kabul edilirken; otomobil bina sayılmaz, ancak kilitli otomobilden yapılan hırsızlık ikinci fıkranın kilit açma bendine girer. Bahçe duvarı ile çevrili avlu ise binanın eklentisi olarak değerlendirilir.
Fail ve Mağdur
Nitelikli hırsızlık özgü suç değildir; suçun faili herkes olabilir. Ancak bazı bentler failin belirli bir özelliğine veya davranışına bağlanmıştır; örneğin tanınmamak için tedbir alma ya da yetkisi olmadığı hâlde resmi sıfat takınma hâlinde ceza ikinci fıkraya göre belirlenir. Malın maliki, kendi malı üzerinde bu suçu işleyemez; ancak paydaş olunan mal bakımından TCK 144 uygulanır.
Suçun mağduru, malın zilyedi ve malikidir. Malın kime ait olduğu birinci fıkranın (a) bendi bakımından önemsizdir; kamu kurumunda veya ibadethanede bulunan eşya, bir görevliye ya da ibadet edene ait olsa dahi nitelikli hâl oluşur. İkinci fıkranın (b) bendinde ise mağdurun beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olması cezayı ayrıca üçte bire kadar artıran bir sebeptir.
Suçun Hukuki Konusu
Suçla korunan hukuki değer, mülkiyet hakkı ve zilyetliktir. Suçun maddi konusu, ekonomik değer taşıyan taşınır maldır; TCK 141/2 uyarınca ekonomik değeri bulunan her türlü enerji de taşınır mal sayılır. Bu nedenle elektrik, doğalgaz ve su gibi enerji ve kaynak hırsızlıkları da bu madde kapsamında değerlendirilir.
Üçüncü fıkra bakımından suçun konusu özellikle sıvı veya gaz hâlindeki enerji ile bunların nakline, işlenmesine veya depolanmasına ait tesislerdir. Petrol boru hatlarından yapılan hırsızlıklar ile doğalgaz hatlarına yapılan müdahaleler bu fıkranın tipik uygulama alanıdır.
Manevi Unsur
Nitelikli hırsızlık yalnızca kasten işlenebilen bir suçtur; taksirle işlenmesi mümkün değildir. Failin genel kastının yanında, kendisine veya başkasına yarar sağlama saikiyle hareket etmesi de aranır. Ayrıca failin, fiilini nitelikli hâle sokan olguyu da bilmesi gerekir; örneğin malın kamu kurumuna ait olduğunu ya da girdiği yerin konut olduğunu bilmeyen failin bu bentlerden sorumlu tutulması mümkün değildir.
Dikkat: Failin malı geçici süreyle kullanıp iade etmek amacıyla alması hâlinde kullanma hırsızlığı gündeme gelir ve TCK 146 uyarınca ceza yarı oranına kadar indirilir; ancak malın suç işlemek için kullanılmış olması hâlinde bu indirim uygulanmaz.
Suçun Cezası Nedir?
- Temel Halin Cezası (Birinci Fıkra): Kamu kurumunda, ibadethanede, ulaşım aracında bulunan ya da afet için hazırlanan veya açıkta bırakılmış eşya hakkında işlenmesi hâlinde üç yıldan yedi yıla kadar hapis (TCK 142/1).
- Ağırlaştırılmış Nitelikli Hal (İkinci Fıkra): Kilit açarak, bina veya eklentisinden, kapkaç veya yankesicilik yoluyla, bilişim sistemi kullanılarak, hayvan hakkında ya da malını koruyamayacak durumdaki kişiye karşı işlenmesi hâlinde beş yıldan on yıla kadar hapis (TCK 142/2).
- Savunmasız Kişiye Karşı Kapkaç: Elde veya üstte taşınan eşyanın, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak kişiden çekilip alınması hâlinde ceza üçte biri oranına kadar artırılır (TCK 142/2 son cümle).
- Enerji Hırsızlığı (Üçüncü Fıkra): Sıvı veya gaz hâlindeki enerji hakkında veya bunların nakil, işleme ya da depolama tesislerinde işlenmesi hâlinde beş yıldan on iki yıla kadar hapis (TCK 142/3).
- Örgüt Faaliyeti Kapsamında Enerji Hırsızlığı: Üçüncü fıkradaki fiilin bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında artırılır ve on bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur (TCK 142/3).
- Kamu Hizmetinin Aksaması: Hırsızlık sonucunda haberleşme, enerji, demiryolu veya havayolu ulaşımı alanında kamu hizmetinin geçici de olsa aksaması hâlinde ceza yarısından iki katına kadar artırılır (TCK 142/5).
- Gece Vakti İşlenmesi: Suçun gece vakti işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır (TCK 143).
- İndirim Halleri: Malın değerinin azlığı (TCK 145), kullanma hırsızlığı (TCK 146), zorunluluk hâli (TCK 147) ve etkin pişmanlık (TCK 168) uygulanabilir.
- Teşebbüs Halinde Ceza: Meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir (TCK 35).
Temel Halinin Cezası (142/1)
Maddenin birinci fıkrasında sayılan hâllerde ceza üç yıldan yedi yıla kadar hapis olarak belirlenmiştir. Bu fıkra, malın bulunduğu yerin kamusal niteliği veya eşyanın toplumsal bir amaca tahsis edilmiş olması nedeniyle korunmasındaki üstün yararı esas alır. Cami, kilise, havra gibi ibadete ayrılmış yerlerdeki eşya ile hastane, okul ve adliye gibi kamu kurumlarındaki mallar bu kapsamdadır.
Halkın yararlanmasına sunulmuş otobüs, tren, vapur gibi ulaşım araçlarında veya bunların durak ve terminallerinde bulunan eşyanın çalınması da bu fıkra kapsamındadır. Aynı şekilde tarlada bırakılan tarım aletleri veya şantiyeye yığılmış inşaat malzemesi gibi kullanımı gereği açıkta bırakılan eşya hakkında işlenen hırsızlık da aynı ceza dilimine tabidir.
Nitelikli Haller (142/2)
İkinci fıkra, hırsızlığın en sık karşılaşılan ve en ağır cezalandırılan görünümlerini içerir; ceza beş yıldan on yıla kadar hapistir. Bu fıkranın en yaygın uygulaması, kilitlenmek suretiyle veya bina ya da eklentisi içinde muhafaza altına alınmış eşyanın çalınmasıdır; konuttan ve işyerinden yapılan hırsızlıklar bu bent kapsamında değerlendirilir. Kilidin taklit anahtarla, maymuncukla veya başka bir aletle açılması ya da kilitlenmesinin engellenmesi de ayrı bir bent olarak düzenlenmiştir.
Halk arasında kapkaç olarak bilinen, elde veya üstte taşınan eşyanın çekilip alınması ile yankesicilik biçimindeki özel becerili hırsızlıklar da bu fıkradadır. Ancak kapkaçta mağdurun direncini kırmaya yönelik cebir kullanılırsa fiil hırsızlık olmaktan çıkar ve yağma suçuna dönüşür. Bilişim sistemleri kullanılarak yapılan hırsızlıklar, tanınmamak için maske takarak veya sahte polis kimliğiyle işlenen fiiller ile büyük ve küçükbaş hayvan hırsızlıkları da aynı ceza dilimine tabidir.
Dikkat: Kilitli olmayan, camı açık bırakılmış bir otomobilden yapılan hırsızlıkta kilit açma unsuru bulunmadığından ve otomobil bina sayılmadığından fiil kural olarak TCK 141 kapsamında basit hırsızlık olarak değerlendirilir.
İndirim Halleri
Hırsızlık suçuna ilişkin genel indirim hükümleri nitelikli hırsızlıkta da uygulanır. TCK 145 uyarınca çalınan malın değerinin az olması hâlinde hâkim cezada indirim yapabileceği gibi, suçun işleniş şekli ve özelliklerini de gözeterek ceza vermekten büsbütün vazgeçebilir. Bu hüküm, özellikle küçük değerli eşyanın çalındığı olaylarda ağır ceza dilimlerinin hakkaniyete aykırı sonuç doğurmasını engellemek amacıyla öngörülmüştür.
Malın geçici bir süre kullanılıp zilyedine iade edilmek üzere alınması hâlinde, şikayet üzerine verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir; ancak malın suç işlemek için kullanılması hâlinde bu indirim yapılmaz. Ağır ve acil bir ihtiyacın karşılanması amacıyla işlenen hırsızlıkta ise zorunluluk hâli gündeme gelir ve cezada indirim yapılabileceği gibi ceza vermekten de vazgeçilebilir. Ayrıca failin geçmişi ve yargılama sürecindeki pişmanlığı gözetilerek altıda bire kadar takdiri indirim uygulanması mümkündür.
Somut olayınızı birlikte değerlendirelim
Ceza hesabı; nitelikli hâller, artırım ve indirim nedenleriyle dosyadan dosyaya değişir.
Suçun Özel Görünüş Biçimleri
Teşebbüs
Nitelikli hırsızlık, malın zilyedin egemenlik alanından çıkarılıp failin hâkimiyetine geçtiği anda tamamlanır. Failin malı alıp bulunduğu yerden uzaklaşamadan yakalanması hâlinde suç teşebbüs aşamasında kalmış sayılır ve meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre cezada dörtte birden dörtte üçüne kadar indirim yapılır.
Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre, failin konuta girmesine rağmen henüz herhangi bir eşyayı almadan yakalanması hâlinde hırsızlığa teşebbüs söz konusudur; bu durumda ayrıca konut dokunulmazlığını ihlal suçundan da sorumluluk doğar. Failin kendi iradesiyle icra hareketlerinden vazgeçmesi hâlinde ise gönüllü vazgeçme hükümleri uygulanır ve fail yalnızca o ana kadar tamamlanmış olan fiilden sorumlu tutulur.
İştirak
Suça iştirak bakımından genel hükümler geçerlidir; müşterek faillik, azmettirme ve yardım etme mümkündür. Hırsızlık eylemi sırasında dışarıda gözcülük yapan kişi, fiilin işlenişi üzerinde ortak hâkimiyet kurduğundan kural olarak müşterek fail sayılır. Buna karşılık suçun işlenmesinden önce yalnızca yol gösteren veya araç temin eden kişi yardım eden sıfatıyla sorumlu tutulur ve cezası yarı oranında indirilir.
Failin nitelikli hâli bilmemesi durumunda bağlılık kuralı çerçevesinde her fail kendi kusuruna göre sorumlu olur. Suçtan sonra çalınan malı satın alan veya kabul eden kişi ise hırsızlığa iştirak etmemişse, TCK 165 kapsamında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan ayrıca cezalandırılır.
İçtima (Zincirleme Suç ve Diğer Halleri)
Aynı suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı kişiye karşı birden fazla hırsızlık yapılması hâlinde zincirleme suç hükümleri uygulanır ve tek ceza verilerek dörtte birden dörtte üçüne kadar artırım yapılır. Buna karşılık aynı gece farklı kişilere ait birden fazla evden veya araçtan hırsızlık yapılması hâlinde her mağdur bakımından ayrı suç oluşur ve gerçek içtima kuralları uygulanır.
Hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlali veya mala zarar verme suçlarının işlenmesi hâlinde, dördüncü fıkra uyarınca bu suçlar için şikayet aranmaz ve failin ayrıca bu suçlardan da cezalandırılması gerekir. Aynı fiille birden fazla bendin ihlal edilmesi durumunda ise tek bir nitelikli hırsızlık suçu oluşur; ancak bu husus temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinde dikkate alınır.
Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
Adli Para Cezasına Çevirme
Hapis cezasının adli para cezasına çevrilebilmesi için cezanın kısa süreli, yani bir yıl veya daha az olması gerekir. Nitelikli hırsızlıkta cezanın alt sınırı üç yıl olduğundan bu suçtan verilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi kural olarak mümkün değildir. Ancak malın değerinin azlığı, teşebbüs ve etkin pişmanlık gibi indirimlerin birlikte uygulanmasıyla sonuç cezanın bir yılın altına inmesi hâlinde çevirme gündeme gelebilir.
Erteleme
Hapis cezasının ertelenmesi, iki yıl veya daha az süreli hapis cezaları bakımından mümkündür; fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş kişiler bakımından bu sınır üç yıldır. Nitelikli hırsızlıkta temel ceza bu sınırların üzerinde olduğundan erteleme ancak indirim hükümlerinin uygulanmasıyla sonuç cezanın belirtilen eşiklerin altına inmesi hâlinde söz konusu olabilir.
HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması)
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, 7 Ağustos 2025 tarihi itibarıyla yürürlükten kaldırılmış olup bu tarihten sonra verilen hükümlerde uygulanamaz. Bu tarihten önce verilmiş ve denetim süresi devam eden kararlar bakımından ise mevcut hukuki durum korunmaktadır. Dolayısıyla nitelikli hırsızlık suçundan yargılanan kişilerin lehe hüküm bakımından mağduriyetin giderilmesi ve etkin pişmanlık yollarına odaklanması daha isabetli olacaktır.
Suçun Soruşturma ve Kovuşturma Aşamaları
Nitelikli hırsızlık şikayete tabi olmadığından soruşturma, ihbar veya kolluğun doğrudan öğrenmesiyle Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen başlatılır. Soruşturma aşamasında olay yeri incelemesi yapılır; parmak izi, ayakkabı izi, DNA örneği ve güvenlik kamerası kayıtları toplanır. Çalınan eşyanın izinin sürülmesi amacıyla ikinci el alım satım yerlerinde araştırma yapılması ve iletişimin tespiti tedbirine başvurulması da mümkündür.
Soruşturma sonunda yeterli şüpheye ulaşılırsa iddianame düzenlenir ve asliye ceza mahkemesinde kovuşturma aşamasına geçilir. Kovuşturmada mağdur ve tanık beyanları alınır, teşhis işlemi yapılır ve çalınan malın değerinin belirlenmesi için gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılır. Malın değerinin tespiti, TCK 145 kapsamındaki indirim bakımından belirleyici olduğundan bu husus titizlikle araştırılır.
Suçta Gözaltı ve Tutukluluk Halleri
Suçüstü hâlinde veya gecikmesinde sakınca bulunan durumlarda şüpheli kolluk tarafından yakalanabilir ve Cumhuriyet savcısının emriyle gözaltına alınabilir. Gözaltı süresi kural olarak yirmi dört saati aşamaz; toplu işlenen suçlarda bu süre savcının yazılı emriyle üç güne kadar uzatılabilir.
Nitelikli hırsızlığın konut, işyeri ve bunların eklentilerinde işlenmesi hâli CMK m.100/3’te sayılan katalog suçlar arasında yer aldığından, kuvvetli suç şüphesinin varlığı hâlinde tutuklama nedeni var sayılabilir. Diğer bentler bakımından ise kaçma şüphesi veya delilleri karartma tehlikesi somut olarak ortaya konulmalıdır. Tutuklama yerine adli kontrol tedbirlerine, örneğin yurt dışı çıkış yasağı, imza yükümlülüğü veya elektronik kelepçe uygulamasına karar verilmesi de mümkündür.
Uzlaşma, Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Etkin Pişmanlık ve Görevli Mahkeme
Uzlaşma Mümkün mü?
Nitelikli hırsızlık suçu, CMK 253’te sayılan uzlaştırma kapsamındaki suçlar arasında yer almamaktadır. Bu nedenle taraflar arasında anlaşma sağlansa dahi uzlaştırma yoluyla dosyanın kapatılması mümkün değildir. Ancak mağdurun zararının giderilmesi, etkin pişmanlık hükümleri uyarınca ciddi bir ceza indirimi sağlar.
Şikayet Süresi Ne Kadardır?
Suç şikayete tabi olmadığından herhangi bir şikayet süresi bulunmamaktadır; fiil, dava zamanaşımı süresi içinde her zaman soruşturulabilir. Mağdurun şikayetinden vazgeçmesi davanın düşmesi sonucunu doğurmaz, yalnızca etkin pişmanlığın değerlendirilmesinde ve zararın giderilip giderilmediğinin tespitinde önem taşır.
Dava Zamanaşımı Süresi
Nitelikli hırsızlık suçunda öngörülen hapis cezasının üst sınırları dikkate alındığında dava zamanaşımı süresi 15 yıldır. Bu süre, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, teşebbüs hâlinde kalan suçlarda son hareketin yapıldığı günden, zincirleme suçlarda ise son suçun işlendiği günden itibaren işlemeye başlar. Zamanaşımını kesen işlemlerin bulunması hâlinde süre yeniden işlemeye başlar; ancak toplam süre kanuni sürenin yarısından fazla uzayamaz.
Etkin Pişmanlık Hükümleri
TCK 168 uyarınca fail, azmettiren veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen iade veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi hâlinde cezada önemli indirim yapılır. Bu giderim, kovuşturma başlamadan önce yani iddianamenin kabulünden önce gerçekleşirse verilecek cezanın üçte ikisine kadarı, kovuşturma başladıktan sonra ancak hüküm verilmeden önce gerçekleşirse yarısına kadarı indirilir.
Zararın kısmen giderilmesi hâlinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için ayrıca mağdurun rızası aranır. Çalınan malın olduğu gibi iade edilmesi en güvenli yol olmakla birlikte, malın satılmış veya tüketilmiş olması hâlinde değerinin nakden ödenmesi de kabul edilmektedir.
Görevli Mahkeme Hangisidir?
TCK 142 kapsamındaki suçlarda öngörülen ceza miktarları gözetildiğinde görevlimahkeme asliye ceza mahkemesidir. Suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde dahi görev asliye ceza mahkemesinde kalmakla birlikte, örgüt kurma veya örgüte üye olma suçlarından ayrıca yürütülen dosyalar bakımından ağır ceza mahkemesi görevlidir. Yetkili mahkeme ise kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesidir.
Sık Sorulan Sorular
Nitelikli hırsızlık suçunun cezası kaç yıldır?
Nitelikli hırsızlığın cezası, fiilin hangi bende girdiğine göre değişir. Kamu kurumundan, ibadethaneden, ulaşım aracından veya açıkta bırakılmış eşyanın çalınmasında ceza üç yıldan yedi yıla kadar hapistir. Kilit açarak, bina veya eklentisinden, kapkaç ya da yankesicilik yoluyla, bilişim sistemi kullanılarak işlenmesi hâlinde ceza beş yıldan on yıla kadar hapse çıkar. Sıvı veya gaz hâlindeki enerji hırsızlığında ise ceza beş yıldan on iki yıla kadardır.
Evden hırsızlık kaç yıl ceza alır?
Konuttan yapılan hırsızlık, bina veya eklentisi içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında işlenmiş sayıldığından TCK 142/2 kapsamına girer ve ceza beş yıldan on yıla kadar hapistir. Kapı kilidinin maymuncukla veya başka bir aletle açılması hâlinde de aynı fıkra uygulanır. Fiilin gece vakti işlenmesi hâlinde ceza ayrıca yarı oranında artırılır ve ayrıca konut dokunulmazlığını ihlal suçundan da sorumluluk doğar.
Elektrik ve doğalgaz hırsızlığının cezası nedir?
Elektrik, ekonomik değeri olan bir enerji olduğundan hırsızlık suçunun konusunu oluşturur. Doğalgaz gibi gaz hâlindeki enerji ile bunların nakil, işleme veya depolama tesislerinde işlenen hırsızlıkta ceza beş yıldan on iki yıla kadar hapistir. Bu fiilin bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında artırılır ve on bin güne kadar adli para cezasına da hükmolunur.
Çalınan malı geri verirsem ceza alır mıyım?
Malın geri verilmesi davayı düşürmez ancak cezada önemli indirim sağlar. Zararın kovuşturma başlamadan önce tamamen giderilmesi hâlinde cezanın üçte ikisine kadarı, kovuşturma başladıktan sonra hüküm verilmeden önce giderilmesi hâlinde ise yarısına kadarı indirilir. Zararın kısmen giderilmesi hâlinde bu indirimden yararlanabilmek için mağdurun rızası aranır.
Nitelikli hırsızlıktan tutuklanır mı?
Suçun konut, işyeri veya bunların eklentilerinde işlenmesi hâli CMK m.100/3’te sayılan katalog suçlar arasındadır; bu nedenle kuvvetli suç şüphesinin varlığı hâlinde tutuklama nedeni var sayılabilir. Diğer bentler bakımından tutuklama için kaçma şüphesi veya delilleri karartma tehlikesinin somut olarak ortaya konulması gerekir. Delil durumu ve failin kişisel koşullarına göre imza yükümlülüğü ya da elektronik kelepçe gibi adli kontrol tedbirleriyle yetinilmesi de mümkündür.
Nitelikli hırsızlık suçu memuriyete engel olur mu?
Hırsızlık, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesinde sayılan yüz kızartıcı suçlardandır. Bu nedenle nitelikli hırsızlıktan kesinleşmiş bir mahkumiyet, cezanın miktarına ve ertelenmiş olup olmadığına bakılmaksızın memuriyete engel oluşturur ve hâlihazırda devam eden memuriyetin sona ermesi sonucunu doğurur.