Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu, kişinin kendi kullanımı amacıyla uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi ya da bulundurması yahut doğrudan uyuşturucu madde kullanması hâlinde oluşan bir suçtur ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesinde düzenlenmiştir. Suçun cezası iki yıldan beş yıla kadar hapistir; ancak kanun koyucu, bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada kural olarak beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmesini öngörmüştür. Halk arasında “uyuşturucu kullanmak”, “esrar içmek”, “madde kullanımı” veya “kullanıcılık” olarak adlandırılan bu suç, ticaret suçundan tamamen farklı bir hukuki rejime tabidir. Suç, CMK m.100/3’te sayılan katalog suçlar arasında yer almadığından ve öngörülen ceza miktarı düşük olduğundan uygulamada tutuklama tedbirine kural olarak başvurulmaz, genellikle adli kontrol yeterli görülür. Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu şikayete tabi olmayıp Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen soruşturulur.
Kısa Cevap
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu TCK 191. maddede düzenlenmiştir ve cezası iki yıldan beş yıla kadar hapistir. Ancak bu suçta soruşturma aşamasında şüpheli hakkında beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir ve en az bir yıl denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Kişi bu süre içinde yükümlülüklerine uyar ve tekrar uyuşturucu kullanmazsa hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilir, yani hiç ceza almaz. Yükümlülükler ihlal edilirse kamu davası açılır. Suç şikayete bağlı değildir, uzlaştırma kapsamında değildir ve kural olarak tutuklama uygulanmaz.
Kanun Metni
Kaynak: mevzuat.gov.trBir cümleye tıklayın, ilgili açıklamaya gidin.
(2) Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır. Erteleme kararı kolluk birimlerine de bildirilir.
(3) Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi üzerine veya resen Cumhuriyet savcısının kararı ile altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir. Cumhuriyet savcısı, erteleme süresi zarfında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığını tespit etmek için yılda en az iki defa şüphelinin ilgili kuruma sevkine karar verir.
(4) Kişinin, erteleme süresi zarfında;
- Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi,
- Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması,
- Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması,
hâlinde, hakkında kamu davası açılır.
(5) Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.
(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.
(7) Şüpheli erteleme süresi zarfında dördüncü fıkrada belirtilen yükümlülüklere aykırı davranmadığı ve yasakları ihlal etmediği takdirde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.
(8) Bu Kanunun;
- 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti,
- 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma,
suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.
(9) Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır.
Kanun Gerekçesi
Gerekçe için tıklayınız
Madde metninde, izlenen suç politikası gereği olarak, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak değil, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak fiilleri suç olarak tanımlanmıştır. Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, aslında tedavi ve terapiye ihtiyaç duyan bir kişidir. Bu nedenle, maddenin ikinci fıkrasında, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişinin, tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulması gerektiği kabul edilmiştir.
Üçüncü fıkrada, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi hakkında uygulanacak tedavi ve denetimli serbesti tedbirine ilişkin düzenleme yapılmıştır. Bu düzenleme yeterli açıklıkta yapıldığı için, ayrıca izaha gerek görülmemiştir. Dördüncü fıkrada, bu denetimli serbestlik tedbirinin süresi belirlenmiştir.
Maddenin beşinci fıkrasına göre; uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi hakkında, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak dolayısıyla değil ve fakat, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak dolayısıyla cezaya hükmedilecektir. Ancak, bu nedenle hükmolunan cezanın infazına sınırlama getirilmiştir. Buna göre, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişinin tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması hâlinde, hükmolunan ceza infaz edilmez. Buna karşılık, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmayan kişi ile ilgili olarak hükmolunan ceza infaz edilecektir. Etkin pişmanlıktan yararlanan kullanıcı hakkında belli koşulların varlığı hâlinde cezaya hükmedilmeyecektir. Ancak, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine aykırı davranan kişi hakkında, etkin pişmanlıktan yararlanmış olsa bile, davaya devam olunarak cezaya hükmedilecek ve bu ceza infaz edilecektir.
Suçun Hukuki Künyesi
- Kanun Maddesi: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu, 5237 sayılı TCK’nın “Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar” bölümünde yer alan 191. maddede düzenlenmiştir.
- Şikayet: Suç şikayete tabi olmayıp Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen soruşturulur.
- Zamanaşımı: Dava zamanaşımı süresi 8 yıldır.
- Tutuklama ve Adli Kontrol: Suç katalog suçlardan olmadığından kural olarak tutuklama uygulanmaz; uygulamada denetimli serbestlik ve adli kontrol tedbirleri tercih edilir.
- Uzlaşma: Suç, uzlaştırma kapsamında değildir.
- Etkin Pişmanlık: TCK m.192/2 ve m.192/4 uyarınca cezasızlık, m.192/3 uyarınca dörtte birden yarıya kadar indirim mümkündür.
- İndirim: Etkin pişmanlık indirimi ile TCK m.62 uyarınca takdiri indirim uygulanabilir.
- Memuriyete Etkisi: Kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve kovuşturmaya yer olmadığı kararı hâlinde mahkumiyet doğmadığından memuriyete engel oluşmaz; mahkumiyet hâlinde ise 657 sayılı Kanun m.48 kapsamında memuriyete engel teşkil eder.
- Görevli Mahkeme: Görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir.
Suçun Şartları ve Unsurları Nelerdir?
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunun oluşabilmesi için üç temel şartın bir arada gerçekleşmesi gerekir. Birincisi, fiilin konusunu oluşturan maddenin uyuşturucu veya uyarıcı madde niteliğinde olmasıdır; bu husus kriminal polis laboratuvarı raporu ile tespit edilir. İkincisi, kanunda sayılan satın alma, kabul etme, bulundurma veya kullanma hareketlerinden en az birinin gerçekleştirilmesidir. Üçüncüsü ise failin bu maddeyi kendi kişisel kullanımı amacıyla elinde bulundurmasıdır.
Bu suçu TCK 188’de düzenlenen uyuşturucu ticareti suçundan ayıran temel ölçüt, failin maddeyi hangi amaçla bulundurduğudur. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre bu ayrım yapılırken; ele geçirilen maddenin miktarının kişisel yıllık kullanım ihtiyacını aşıp aşmadığı, maddenin tek parça hâlinde mi yoksa satışa hazır küçük paketler hâlinde mi bulunduğu, hassas terazi veya ambalaj malzemesi ele geçirilip geçirilmediği, failin madde kullanıcısı olduğunu gösteren tıbbi bulguların varlığı ve alıcı beyanlarının bulunup bulunmadığı bir bütün hâlinde değerlendirilir.
Dikkat: Kişinin kan ve idrar tahlilinde uyuşturucu madde çıkması tek başına bu suçun oluşması için yeterlidir; maddenin fiilen ele geçirilmiş olması aranmaz. Zira kanun, doğrudan uyuşturucu madde kullanma fiilini de seçimlik hareket olarak saymıştır.
Fail ve Mağdur
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu özgü suç değildir; suçun faili herkes olabilir. Failin madde bağımlısı olması veya ilk kez kullanıyor olması suçun oluşmasını etkilemez, ancak bağımlılık durumu denetimli serbestlik süresince uygulanacak tedavi tedbirinin belirlenmesinde dikkate alınır. Fiili işleyen kişinin çocuk olması hâlinde çocuklara özgü yargılama ve infaz rejimi devreye girer.
Suç, kamunun sağlığına karşı suçlar arasında düzenlendiğinden belirli bir gerçek kişi mağduru bulunmamaktadır; suçun mağduru toplumu oluşturan herkestir. Bu nedenle suç şikayete tabi değildir ve uzlaştırma prosedürü uygulanamaz. Kanun koyucu bu suçta faili aynı zamanda tedaviye muhtaç bir kişi olarak görmüş ve cezalandırmadan ziyade topluma yeniden kazandırmayı amaçlamıştır.
Suçun Hukuki Konusu
Suçla korunan hukuki değer kamu sağlığıdır; kanun koyucu, uyuşturucu madde kullanımının yaygınlaşmasını engelleyerek toplumun beden ve ruh sağlığını korumayı amaçlamıştır. Suçun maddi konusu uyuşturucu veya uyarıcı maddelerdir. Kanun metninde hangi maddelerin uyuşturucu sayılacağı tek tek sayılmamış, bu husus bilirkişi incelemesi ve ilgili mevzuata bırakılmıştır.
Manevi Unsur
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu yalnızca kasten işlenebilir; taksirle işlenmesi mümkün değildir. Fail, elinde bulundurduğu maddenin uyuşturucu veya uyarıcı madde olduğunu bilmeli ve bu maddeyi bilerek ve isteyerek satın almalı, kabul etmeli, bulundurmalı veya kullanmalıdır. Failde ayrıca maddeyi kendi kişisel kullanımı amacıyla elinde tutma saikinin bulunması gerekir; ticari amaç bulunması hâlinde fiil bu madde kapsamından çıkarak TCK 188 kapsamına girer.
Suçun Cezası Nedir?
- Temel Halinin Cezası: İki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıdır (TCK 191/1).
- Kamu Davasının Ertelenmesi: Soruşturmada şüpheli hakkında beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir ve en az bir yıl denetimli serbestlik uygulanır (TCK 191/2 ve 191/3).
- Nitelikli Hali: Fiilin okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane sınırlarına iki yüz metreden yakın umumi yerlerde işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında artırılır (TCK 191/10).
- Erteleme İhlali: Denetim süresinde yükümlülüklere aykırı davranan veya tekrar madde kullanan kişi hakkında kamu davası açılır ve mahkumiyet hâlinde ceza infaz edilir (TCK 191/4).
- Etkin Pişmanlık: Soruşturma başlamadan önce maddeyi kimden temin ettiğini bildiren veya tedavi talebiyle başvuran kişi hakkında cezaya hükmolunmaz (TCK 192/2 ve 192/4).
- İndirim Halleri: Suç haber alındıktan sonra faillerin yakalanmasına yardım eden kişinin cezası dörtte birden yarıya kadar indirilir (TCK 192/3).
Temel Halinin Cezası (191/1)
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bununla birlikte bu ceza, ancak kamu davasının açılmasının ertelenmesi kurumunun işlememesi veya ihlal edilmesi hâlinde fiilen gündeme gelir. Uygulamada ilk kez bu suçu işleyen kişi hakkında doğrudan mahkumiyet hükmü kurulmaz, önce erteleme kararı verilir.
Erteleme ihlal edilip kamu davası açıldığında mahkeme, failin geçmişi, madde miktarı ve yargılama sürecindeki tutumunu gözeterek alt sınır olan iki yıl üzerinden ceza belirlemektedir. Takdiri indirim uygulanması hâlinde sonuç ceza 1 yıl 8 aya kadar inebilmektedir.
Nitelikli Haller (191/10)
Kanun, bu suç bakımından tek bir nitelikli hâl öngörmüştür. Buna göre satın alma, kabul etme, bulundurma veya kullanma fiillerinin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların çevre duvarı, tel örgü veya benzeri işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafedeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Bu nitelikli hâlin uygulanabilmesi için fiilin belirtilen tesislere iki yüz metreden yakın mesafede işlendiğinin kroki ve keşif tutanağı ile somut olarak tespit edilmesi gerekir. Ayrıca fiilin işlendiği yerin umuma açık nitelikte bulunması aranır; kişinin kendi konutunda madde kullanması bu kapsamda değerlendirilmez.
İndirim Halleri
Bu suçta en önemli indirim mekanizması etkin pişmanlık hükümleridir. Kullanmak için uyuşturucu madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce bu maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettiğini merciine bildirerek suçluların yakalanmasını sağlarsa hakkında cezaya hükmolunmaz. Suç haber alındıktan sonra gönüllü olarak suçun ortaya çıkmasına yardım eden kişinin cezası ise dörtte birden yarıya kadar indirilir.
Bunun yanında failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki pişmanlığını gösteren davranışları ve cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri gözetilerek TCK 62 uyarınca cezada altıda bire kadar takdiri indirim uygulanması mümkündür.
Somut olayınızı birlikte değerlendirelim
Ceza hesabı; nitelikli hâller, artırım ve indirim nedenleriyle dosyadan dosyaya değişir.
Suçun Özel Görünüş Biçimleri
Teşebbüs
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu, seçimlik hareketlerin gerçekleşmesiyle birlikte tamamlanan bir tehlike suçudur; bu nedenle teşebbüs hükümlerinin uygulanma alanı oldukça dardır. Maddenin satın alınması, kabul edilmesi veya zilyetliğe geçirilmesi ile suç tamamlanmış olur. Bununla birlikte kişinin uyuşturucu madde temin etmek üzere anlaşma yapıp parayı ödemesine rağmen madde teslim edilmeden yakalanması hâlinde teşebbüs hükümleri gündeme gelebilir.
İştirak
Suça iştirak bakımından genel hükümler uygulanır. Birden fazla kişinin ortak kullanım amacıyla uyuşturucu madde temin edip birlikte bulundurması hâlinde her biri müşterek fail olarak sorumlu tutulur. Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus, kişilerden birinin diğerine madde vermesi hâlinde bu fiilin artık kullanmak için bulundurma değil, TCK 188/3 kapsamında “başkasına verme” olarak nitelendirilebileceğidir. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre, birlikte kullanmak amacıyla ortaklaşa temin edilen ve paylaşılan maddede ticari saik bulunmadığından fiil kullanma suçu kapsamında değerlendirilmektedir.
İçtima (Zincirleme Suç ve Diğer Halleri)
Bu suç seçimlik hareketli olduğundan, aynı uyuşturucu madde üzerinde satın alma, bulundurma ve kullanma hareketlerinin birlikte gerçekleştirilmesi tek bir suç oluşturur ve fail yalnızca bir kez cezalandırılır. Kanun, erteleme süresi içinde tekrar madde kullanılmasını özel bir içtima kuralına bağlamıştır. TCK 191/5 uyarınca erteleme süresi zarfında kişinin tekrar uyuşturucu madde satın alması, kabul etmesi, bulundurması veya kullanması ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz, yalnızca ihlal nedeni sayılarak mevcut dosyada kamu davası açılmasını gerektirir. Bu düzenleme, kullanıcı hakkında birden fazla dava açılmasının önüne geçmektedir.
Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
Adli Para Cezasına Çevirme
Hapis cezasının adli para cezasına çevrilebilmesi için hükmolunan cezanın kısa süreli, yani bir yıl veya altında olması gerekir. Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunda cezanın alt sınırı iki yıl olduğundan ve takdiri indirim uygulansa dahi sonuç ceza genellikle bir yılın üzerinde kaldığından, adli para cezasına çevirme kural olarak mümkün değildir.
Erteleme
Hapis cezasının ertelenmesi, iki yıl veya daha az süreli hapis cezaları bakımından mümkündür. Bu suçta alt sınırdan ceza verilip takdiri indirim uygulandığında sonuç ceza iki yılın altına inebileceğinden, failin daha önce kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olması ve mahkemede tekrar suç işlemeyeceği kanaatinin oluşması hâlinde cezanın ertelenmesi mümkündür.
HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması)
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, iki yıl veya daha az süreli hapis cezalarında uygulanabilir. Bu suçta kanun koyucu ayrıca özel bir düzenleme getirmiştir. TCK 191/8 uyarınca, TCK 188 veya TCK 190 kapsamında açılan bir davanın kovuşturma evresinde fiilin münhasıran kullanma suçu kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi zorunludur.
Dikkat: Bu suçta asıl uygulanan kurum HAGB değil, soruşturma aşamasındaki kamu davasının açılmasının ertelenmesidir. Erteleme kararı verilmişse dosya kovuşturma aşamasına hiç geçmez ve şartlar sağlanırsa kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir.
Suçun Soruşturma ve Kovuşturma Aşamaları
Suç şikayete bağlı olmadığından soruşturma Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen başlatılır. Kolluk tarafından yakalanan kişiden kan ve idrar örneği alınarak uyuşturucu madde kullanıp kullanmadığı tespit edilir; ele geçirilen madde varsa kriminal laboratuvara gönderilir. Cumhuriyet savcısı, fiilin kullanma amacıyla işlendiğini tespit ettiğinde şüpheli hakkında beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verir ve şüpheliyi yükümlülükler ile ihlal hâlinde doğacak sonuçlar konusunda uyarır.
Erteleme kararının ardından denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından en az bir yıl süreyle denetim uygulanır; bu süre en fazla iki yıl daha uzatılabilir. Savcı, denetim süresi boyunca yılda en az iki kez şüphelinin madde kullanıp kullanmadığının tespiti için ilgili kuruma sevkine karar verir. Şüpheli yükümlülüklere uyarsa hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilir; ihlal hâlinde kamu davası açılarak asliye ceza mahkemesinde yargılama yapılır.
Suçta Gözaltı ve Tutukluluk Halleri
Uyuşturucu madde ile yakalanan kişi kolluk tarafından yakalanarak Cumhuriyet savcısının talimatıyla gözaltına alınabilir. Ancak bu suç, CMK m.100/3’te sayılan katalog suçlar arasında yer almamaktadır ve öngörülen ceza miktarı düşüktür. Bu nedenle uygulamada kural olarak tutuklama tedbirine başvurulmaz; şüpheli genellikle ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılır ve hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.
Kaçma şüphesi veya delilleri karartma ihtimalinin somut olarak bulunduğu istisnai hâllerde adli kontrol tedbirlerine hükmedilebilir. Bu kapsamda yurt dışına çıkış yasağı, belirli aralıklarla karakola imza atma veya tedavi kurumuna başvurma yükümlülüğü getirilebilir.
Uzlaşma, Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Etkin Pişmanlık ve Görevli Mahkeme
Uzlaşma Mümkün mü?
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunun mağduru toplum olduğundan ve suç şikayete tabi bulunmadığından uzlaştırma kapsamında değildir. Uzlaştırma yerine kanun koyucu, bu suça özgü bir alternatif çözüm yolu olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik kurumunu öngörmüştür.
Şikayet Süresi Ne Kadardır?
Suç şikayete tabi olmadığından herhangi bir şikayet süresi bulunmamaktadır. Suç, dava zamanaşımı süresi içinde her zaman resen soruşturulabilir; ihbardan vazgeçilmesi soruşturmanın sona ermesi sonucunu doğurmaz.
Dava Zamanaşımı Süresi
TCK 191 kapsamındaki suçta hapis cezasının üst sınırı beş yıl olduğundan dava zamanaşımı süresi 8 yıldır. Zamanaşımını kesen işlemlerin bulunması hâlinde bu süre kanunda belirlenen sürenin yarısına kadar uzayabilir.
Etkin Pişmanlık Hükümleri
Kullanmak için uyuşturucu madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce bu maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettiğini merciine haber vererek suçluların yakalanmasını veya maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırırsa hakkında cezaya hükmolunmaz. Ayrıca uyuşturucu madde kullanan kişi, hakkında soruşturma başlatılmadan önce resmi makamlara veya sağlık kuruluşlarına başvurarak tedavi ettirilmesini isterse yine cezaya hükmolunmaz; bu durumda kamu görevlileri ile sağlık mesleği mensuplarının suçu bildirme yükümlülüğü de doğmaz.
Görevli Mahkeme Hangisidir?
TCK 191 kapsamındaki suçta öngörülen ceza miktarı gözetildiğinde görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesidir; failin çocuk olması hâlinde çocuk mahkemeleri görevlidir.
Sık Sorulan Sorular
Uyuşturucu kullanmanın cezası kaç yıldır?
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almanın, kabul etmenin, bulundurmanın veya doğrudan kullanmanın cezası iki yıldan beş yıla kadar hapistir. Ancak bu ceza doğrudan uygulanmaz; savcılık önce beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verir ve denetimli serbestlik uygulanır. Yükümlülüklere uyulursa hiç ceza verilmez.
İlk kez uyuşturucu kullanmaktan yakalanan ne olur?
İlk kez yakalanan kişi hakkında kural olarak kamu davası açılmaz; Cumhuriyet savcısı beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verir ve en az bir yıl denetimli serbestlik tedbiri uygular. Kişi bu süre boyunca imza yükümlülüğüne uyar, tedaviyi aksatmaz ve tekrar madde kullanmazsa hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilir.
Denetimli serbestlik süresinde tekrar uyuşturucu kullanılırsa ne olur?
Erteleme süresi içinde tekrar uyuşturucu madde satın alınması, kabul edilmesi, bulundurulması veya kullanılması ihlal sayılır ve kişi hakkında kamu davası açılır. Bu yeni fiil ayrı bir soruşturma konusu yapılmaz, mevcut dosyada ihlal nedeni olarak değerlendirilir. Ayrıca bu davadan sonra tekrar aynı suçun işlenmesi hâlinde bir daha erteleme kararı verilemez.
Uyuşturucu kullanmaktan tutuklanır mı?
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu katalog suçlardan değildir ve cezası düşüktür; bu nedenle uygulamada kural olarak tutuklama uygulanmaz. Kişi genellikle ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılır ve hakkında denetimli serbestlik ile adli kontrol tedbirleri uygulanır.
Uyuşturucu kullanmak memuriyete engel olur mu?
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve ardından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi hâlinde ortada bir mahkumiyet bulunmadığından memuriyete engel bir durum oluşmaz. Ancak erteleme ihlal edilip yargılama sonucunda mahkumiyet hükmü kurulursa, 657 sayılı Kanun’un 48. maddesindeki şartlar sağlanamayacağından memuriyete engel teşkil eder.
Kan tahlilinde uyuşturucu çıkması suç oluşturur mu?
Evet, kanun doğrudan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma fiilini de suç olarak saymıştır. Bu nedenle kişinin üzerinde madde ele geçirilmese bile kan veya idrar tahlilinde uyuşturucu madde tespit edilmesi suçun oluşması için yeterlidir ve hakkında TCK 191 kapsamında işlem yapılır.