İftira Suçu İstinaf Dilekçesi Örneği, iftira suçundan mahkum olan bir kişinin kararı bir üst mahkemeye taşımak için kullanacağı dilekçedir. İstinaf, kararı veren asliye ceza mahkemesinin üstündeki Bölge Adliye Mahkemesinin dosyayı baştan incelemesi anlamına gelir. Avukatınız yoksa bu dilekçeyi kendiniz yazıp verebilirsiniz, bunun için avukat tutma zorunluluğunuz bulunmuyor.
İstinaf Dilekçesi Nasıl Yazılır?
İstinaf dilekçesinde önce hangi mahkemenin hangi tarihli ve numaralı kararına itiraz ettiğinizi net biçimde yazmanız gerekir. Ardından kararın neresini yanlış bulduğunuzu madde madde açıklamalısınız; sadece “kararı kabul etmiyorum” demek yeterli olmaz, hangi delilin değerlendirilmediğini, hangi tanığın dinlenmediğini veya cezanın neden fazla olduğunu somut olarak belirtmelisiniz. İftira suçunda en çok üzerinde durulması gereken nokta, şikayetinizi gerçek dışı olduğunu bile bile yapmadığınız, yani kötü niyetinizin bulunmadığıdır. Dilekçenin sonunda ne istediğinizi açıkça yazmalısınız: beraatinizi mi, cezanın indirilmesini mi yoksa dosyanın yeniden görülmesini mi talep ediyorsunuz.
İstinaf başvurusu için kanunda kesin bir süre vardır ve bu süre çok önemlidir. Gerekçeli kararın tarafınıza tebliğinden itibaren iki hafta içinde başvurmanız gerekmektedir. Bu süreyi kaçırırsanız karar kesinleşir ve artık itiraz edemezsiniz. Dilekçenizi, kararı veren asliye ceza mahkemesinin kalemine iki nüsha halinde elden verip bir nüshasına kayıt aldırmanız en güvenli yoldur; cezaevindeyseniz kurum idaresine vermeniz de yeterlidir. Dilekçe Bölge Adliye Mahkemesine hitaben yazılır ama kararı veren mahkemeye teslim edilir, mahkeme dosyayı üst mahkemeye kendisi gönderir.
Dilekçe Örneği
[İLGİLİ] BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ İLGİLİ CEZA DAİRESİNE
Sunulmak Üzere
[İLGİLİ] ASLİYE CEZA MAHKEMESİ HAKİMLİĞİNE
DOSYA NO: [Esas No]
KARAR NO: [Karar No]
KARAR TARİHİ: [Kararın Verildiği Tarih]
TEBLİĞ TARİHİ: [Kararın Size Tebliğ Edildiği Tarih]
SANIK: [Ad Soyad] (T.C. No: [T.C. Kimlik No])
ADRES: [Açık Adres]
SUÇ: İftira (TCK m.267)
KONU: Hakkımda verilen mahkumiyet kararına karşı istinaf başvurumun sunulmasıdır.
AÇIKLAMALAR
- Yukarıda bilgilerini yazdığım dosyada, [Tarih] tarihinde hakkımda iftira suçundan [Ceza miktarı] hapis cezası verilmiştir. Bu kararı kabul etmiyorum ve süresi içinde istinaf yoluna başvuruyorum.
- Her şeyden önce belirtmek isterim ki ben o şikayeti kötü niyetle yapmadım. [Şüpheli olarak gösterilen kişinin adı] hakkındaki şikayetimi, gerçekten mağdur olduğuma inandığım için yaptım. Mahkeme kararında sanki ben olmayan bir olayı uydurmuşum gibi bir sonuca varılmış, oysa ben yaşadığımı düşündüğüm olayı anlattım.
- İftira suçunun oluşması için, kişinin suçlamanın gerçek dışı olduğunu bile bile şikayette bulunması gerekir. Yani sadece şikayetin sonuçsuz kalması yetmez, o şikayeti yalan olduğunu bilerek yapmış olmam lazım. Mahkeme kararında benim böyle bir kötü niyetimin (kastımın) hangi somut delille ispatlandığı hiçbir şekilde açıklanmamıştır.
- Şikayetimi yaparken elimde şu bilgiler vardı: [Şikayet anında elinizde bulunan bilgi, belge, mesaj, gözlem ya da duyumlarınızı tek tek sayın]. Bu bilgiler beni, bana karşı bir suç işlendiği kanaatine götürdü. Bir şikayetin sonunda delil yetersizliğinden kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi, o şikayetin baştan uydurma olduğunu göstermez.
- Yargılama sırasında lehime olan deliller toplanmamıştır. [Dinlenmeyen tanıklarınızın adlarını, incelenmeyen belgeleri, getirtilmeyen kayıtları burada yazın]. Bu deliller toplanmış olsaydı olayı iyi niyetle bildirdiğim ortaya çıkacaktı. Mahkeme bu taleplerimi karşılamadan hüküm kurmuştur.
- Ayrıca şikayetimi desteklemek için hiçbir sahte belge düzenlemedim, hiçbir delil uydurmadım, olay yerine hiçbir şey yerleştirmedim. Sadece bildiklerimi anlattım. Bu durum bile tek başına, iftira atma niyetim olmadığını göstermeye yeter.
- [Varsa şu bilgileri ekleyin: Karşı tarafla aramda daha önceden bir husumet, alacak verecek meselesi veya kavga bulunmadığını; şikayetimden sonra olayı yaymaya, sosyal medyada paylaşmaya veya kimseye anlatmaya çalışmadığımı belirtmek isterim. Bunlar da kötü niyetimin olmadığını gösterir.]
- Mahkeme kararında ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılmıştır ancak bunun gerekçesi yeterince açıklanmamıştır. Benim daha önce hiçbir suçtan sabıkam yoktur, yargılama boyunca tüm duruşmalara katıldım ve mahkemeyi hiç meşgul etmedim. Bu durumların lehime değerlendirilmesi gerekirdi.
- Mahkemeniz beraatime karar vermezse; hakkımda takdiri indirim uygulanmasını, cezamın ertelenmesini veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep ediyorum. Bu konulardaki taleplerim de ilk derece mahkemesince yeterli gerekçe gösterilmeden reddedilmiştir.
- Anayasamız herkese, haksızlığa uğradığını düşündüğünde devlete başvurma hakkı tanımıştır. Ben de bu hakkımı kullandım. Şikayetim istediğim gibi sonuçlanmadı diye ceza almam, bundan sonra kimsenin şikayet hakkını rahatça kullanamaması sonucunu doğuracaktır.
DELİLLER
[Şikayete konu soruşturma dosyası], dava dosyasının tamamı, tanıklarım [Tanık adları ve adresleri], [varsa mesaj kayıtları, fotoğraf, rapor, dekont gibi belgeler] ve toplanacak diğer her türlü yasal delil.
HUKUKİ NEDENLER
TCK m.267, TCK m.62, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun istinafa ilişkin hükümleri ve ilgili diğer mevzuat.
SONUÇ VE İSTEM
Yukarıda açıkladığım nedenlerle; hakkımda verilen mahkumiyet kararının KALDIRILMASINA, iftira suçunun oluşması için gereken kötü niyet bende bulunmadığından BERAATİME karar verilmesini; mahkemeniz aksi kanaatte ise duruşma açılarak eksik kalan delillerin toplanmasına, en azından lehime olan tüm indirim hükümleri ile erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesini saygılarımla arz ederim.
Sanık
[Ad Soyad]
(İmza)
Dikkat: Bu dilekçe genel bir örnektir ve kendi dosyanıza uyarlamadan olduğu gibi kullanılmamalıdır. Köşeli parantez içindeki yerleri kendi dosya bilgilerinizle doldurmadan sunmanız işinize yaramaz. Özellikle yedi günlük istinaf süresini kaçırmamaya dikkat edin; ayrıca mağdurun tutuklandığı ya da mahkum olduğu, cezanın çok yükseldiği dosyalarda mutlaka bir avukata danışmanız, maddi durumunuz uygun değilse baronun adli yardım servisine başvurmanız yararınıza olacaktır.