Nitelikli Dolandırıcılık Suçu İstinaf Dilekçesi Örneği, nitelikli dolandırıcılık suçundan hakkınızda mahkumiyet kararı verilmişse, bu karara itiraz ederek Bölge Adliye Mahkemesinde yeniden incelenmesini sağlamak için hazırlanmıştır. Avukatınız olmasa da istinaf dilekçesini kendiniz yazıp imzalayarak verebilirsiniz. Dilekçeyi, kararı veren mahkemeye teslim edersiniz; o mahkeme dosyayı Bölge Adliye Mahkemesine gönderir.
İstinaf Dilekçesi Nasıl Yazılır?
İstinaf dilekçesinde önce kararı veren mahkemenin adı, dosya esas ve karar numarası, adınız soyadınız ve T.C. kimlik numaranız yazılmalıdır. Ardından hangi karara itiraz ettiğinizi ve kararın size hangi tarihte tebliğ edildiğini ya da hangi tarihte yüzünüze karşı açıklandığını belirtmelisiniz. Dilekçenin en önemli kısmı, kararın neresinin hatalı olduğunu tek tek anlatan gerekçeler bölümüdür; burada eksik araştırılan noktaları, dinlenmeyen tanıkları, getirtilmeyen belgeleri, yanlış uygulanan nitelikli hâli ve uygulanmayan indirim maddelerini somut biçimde yazmalısınız.
İstinaf başvurusu için süre çok önemlidir. Gerekçeli kararın tarafınıza tebliğ edildiği günden itibaren iki hafta içinde dilekçenizi vermeniz gerekir. Bu süreyi kaçırırsanız karar kesinleşir ve itiraz hakkınız düşer. Dilekçeyi kararı veren mahkemenin kalemine iki nüsha olarak elden verebilir, birine alındı kaşesi vurdurabilirsiniz; tutukluysanız bulunduğunuz ceza infaz kurumu idaresine teslim etmeniz de aynı sonucu doğurur. Duruşmada sözlü olarak “istinafa gidiyorum” dediyseniz bile, gerekçelerinizi yazılı olarak sunmanız savunmanız açısından çok daha yararlıdır.
Dilekçe Örneği
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ İLGİLİ CEZA DAİRESİNE
Sunulmak Üzere
… AĞIR CEZA MAHKEMESİ SAYIN BAŞKANLIĞINA
DOSYA NO: [Esas No] Esas, [Karar No] Karar
SANIK: [Ad Soyad] (T.C. No: [T.C. Kimlik No])
ADRES: [Açık Adres]
SUÇ: Nitelikli Dolandırıcılık (TCK m.158)
KARAR TARİHİ: [Karar Tarihi]
TEBLİĞ TARİHİ: [Kararın Size Tebliğ Edildiği Tarih]
KONU: Hakkımda verilen mahkumiyet kararına karşı istinaf başvurumun ve gerekçelerimin sunulmasıdır.
AÇIKLAMALAR
- Yukarıda numarası yazılı dosyada, nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğim kabul edilerek hakkımda mahkumiyet kararı verilmiştir. Bu kararı kabul etmiyorum ve süresi içinde istinaf yoluna başvuruyorum.
- Öncelikle belirtmek isterim ki ben kimseyi kandırmadım. Müşteki ile aramda gerçek bir [ticari ilişki / borç ilişkisi / iş anlaşması] vardı. Mahkeme, taraflar arasındaki bu ilişkiyi hiç değerlendirmeden, ödenmeyen bir borcu doğrudan dolandırıcılık saymıştır. Oysa her ödenmeyen borç suç oluşturmaz.
- Dolandırıcılık suçunun oluşması için hile, yani karşı tarafı kandıracak nitelikte yoğun ve aldatıcı davranışlar bulunması gerekir. Dosyada benim sahte belge düzenlediğime, kimliğimi gizlediğime veya kendimi başka biri gibi tanıttığıma dair tek bir somut delil yoktur. Mahkeme, hilenin hangi davranışımla gerçekleştiğini kararında açıkça göstermemiştir.
- Hakkımda uygulanan nitelikli hâlin şartları oluşmamıştır. [Kendi durumunuza uyanı yazın. Örneğin: “Kendimi kamu görevlisi veya banka çalışanı olarak tanıttığım iddiası hiçbir delille desteklenmemiştir.” veya “Bilişim sisteminin araç olarak kullanıldığı kabul edilmiştir; oysa yapılan banka havalesi, taraflar arasındaki olağan ödeme yöntemidir, bir aldatma aracı değildir.” veya “Kamu kurumunun zarara uğradığına dair dosyada resmi bir belge bulunmamaktadır.”] Nitelikli hâl yanlış uygulandığı için cezam gereğinden ağır belirlenmiştir.
- Savunmamda dinlenmesini istediğim tanıklar dinlenmemiştir. [Tanık Ad Soyad] isimli tanık, olayın gerçek gelişimini ve müşteki ile aramdaki ilişkiyi bilmektedir. Bu tanığın dinlenmemesi savunma hakkımı kısıtlamıştır.
- Talep ettiğim belgeler dosyaya getirtilmemiştir. Özellikle [banka hesap hareketleri / aramızdaki sözleşme / mesaj ve arama kayıtları / iş yeri kayıtları] getirtilmiş olsaydı, paranın gizli yollarla değil, kendi adıma kayıtlı hesaba açıkça gönderildiği ve ortada bir kandırma değil, ticari bir ilişki bulunduğu anlaşılacaktı. Eksik araştırma ile hüküm kurulmuştur.
- Mahkeme temel cezayı belirlerken alt sınırdan uzaklaşmış, ancak neden alt sınırdan uzaklaştığını somut gerekçelerle açıklamamıştır. Sabıkasız oluşum, sabit ikametgahımın ve düzenli işimin bulunması ile yargılama boyunca duruşmalara katılıp mahkemeye saygılı davranmam gözetilmemiştir.
- Lehime olan indirim hükümleri uygulanmamıştır. [Durumunuza uyanı yazın. Örneğin: “Müştekinin zararını gidermek için ödeme yaptım ve bu ödemeye ilişkin dekontlar dosyadadır; buna rağmen TCK 168 uyarınca etkin pişmanlık indirimi uygulanmamıştır.” veya “Olay taraflar arasındaki gerçek bir alacak ilişkisinden doğduğu hâlde TCK 159 hükmü değerlendirilmemiştir.”] Ayrıca TCK 62 uyarınca takdiri indirim de uygulanmamıştır.
- Ben bugüne kadar hiçbir suçtan ceza almadım, sabıka kaydım yoktur. Ailem geçimini benden sağlamaktadır. Verilen ceza hem hukuka hem de somut olayın gerçeğine uygun değildir.
DELİLLER
Yerel mahkeme dosyasının tamamı, duruşma tutanakları, taraflar arasındaki sözleşme ve yazışmalar, banka hesap hareketleri ve dekontlar, telefon mesaj ve arama kayıtları, ödeme yapıldığına dair belgeler, dinlenmesini talep ettiğim tanıklar ([Ad Soyad ve adresleri]), adli sicil kaydım ve sunulacak diğer her türlü yasal delil.
HUKUKİ NEDENLER
TCK m.157, m.158, m.159, m.62, m.168 ile Ceza Muhakemesi Kanunu’nun istinaf hükümleri ve ilgili diğer mevzuat.
SONUÇ VE İSTEM
Yukarıda açıkladığım nedenlerle; hakkımda verilen mahkumiyet kararının KALDIRILMASINA, dosyanın yeniden incelenerek BERAATİME, aksi kanaate varılması hâlinde eksik araştırma nedeniyle kararın bozularak dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesine, en azından nitelikli hâlin yanlış uygulandığı ve lehime olan indirim hükümlerinin uygulanmadığı gözetilerek cezamın indirilmesine, istinaf incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına karar verilmesini saygılarımla arz ederim. [Tarih]
Sanık
[Ad Soyad]
(İmza)
Dikkat: Yukarıdaki metin genel bir örnektir; köşeli parantez içindeki bölümleri kendi dosyanızdaki bilgilerle doldurmadan ve kararın gerekçesini okuyup ona göre uyarlamadan olduğu gibi kullanmayınız. İstinaf süresi 7 gündür ve bu sürenin kaçırılması kararın kesinleşmesine yol açacağından, ceza miktarının ağırlığı da gözetilerek bir avukattan hukuki destek almanız yararınıza olacaktır.