TCK 204 Resmi Belgede Sahtecilik Suçu ve Cezası

KANUN MADDELERİ204TCK 204 Resmi Belgede Sahtecilik Suçu ve Ceza…

TCK 204 Resmi Belgede Sahtecilik Suçu ve Cezası

Resmi belgede sahtecilik suçu, bir resmi belgenin sahte olarak düzenlenmesi, gerçek bir resmi belgenin başkalarını aldatacak şekilde değiştirilmesi veya sahte resmi belgenin kullanılması suretiyle işlenen bir suçtur ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204. maddesinde düzenlenmiştir. Suçun cezası, fiili işleyen kişinin sıfatına göre değişmekte olup sivil kişiler bakımından iki yıldan beş yıla kadar, kamu görevlileri bakımından üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasıdır. Halk arasında “evrakta sahtecilik”, “sahte imza atmak”, “resmi evrak düzenlemek” veya “sahte belge kullanmak” olarak adlandırılmaktadır. Suçun kamu görevlisi tarafından işlenmiş hali CMK m.100/3’te sayılan katalog suçlar arasında yer aldığından tutuklama tedbirine başvurulması mümkündür. Resmi belgede sahtecilik suçu şikayete tabi olmayıp Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen soruşturulur.

Kısa Cevap

Resmi belgede sahtecilik suçu TCK 204. maddede düzenlenmiştir; sahte resmi belge düzenlemenin, gerçek belgeyi aldatıcı şekilde değiştirmenin veya sahte resmi belgeyi kullanmanın cezası iki yıldan beş yıla kadar hapistir. Suç, görevi gereği belge düzenlemeye yetkili kamu görevlisi tarafından işlenirse ceza üç yıldan sekiz yıla kadar hapse çıkar. Belgenin, sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belge niteliğinde olması halinde ceza yarı oranında artırılır. Suç şikayete bağlı değildir, uzlaştırma kapsamında değildir ve etkin pişmanlık hükümleri uygulanmaz. Dava zamanaşımı süresi temel halde 15 yıldır.

Kanun Metni

Kaynak: mevzuat.gov.tr

Bir cümleye tıklayın, ilgili açıklamaya gidin.

(1) Bir resmi belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir resmi belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmi belgeyi kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmi bir belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren, gerçeğe aykırı olarak belge düzenleyen veya sahte resmi belgeyi kullanan kamu görevlisi üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(3) Resmi belgenin, kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belge niteliğinde olması halinde, verilecek ceza yarısı oranında artırılır.

Kanun Gerekçesi

Gerekçe için tıklayınız

Maddede, resmî belgede sahtecilik suçu tanımlanmaktadır.

Suçun konusu resmî belgedir.

Belge, eski dilimizdeki “evrak” kelimesi karşılığında kullanılmakta olup, yazılı kâğıt anlamına gelmektedir. Bu bakımdan, yazılı kâğıt niteliğinde olmayan şey, ispat kuvveti ne olursa olsun, belge niteliği taşımamaktadır.

Kâğıt üzerindeki yazının, anlaşılabilir bir içeriğe sahip olması ve ayrıca, bir irade beyanını ihtiva etmesi gerekir.

Bu yazının belli bir kişiye veya kişilere izafe edilebilir olması gerekir. Ancak, bu kişilerin gerçekten mevcut kişiler olması gerekmez. Bu itibarla, gerçek veya hayalî belli bir kişiye izafe edilemeyen yazılı kâğıt, belge niteliği taşımaz. Kâğıt üzerindeki yazının belli bir kişiye izafe edilebilmesi için, bu kişinin ad ve soyadının kâğıda eksiksiz bir şekilde yazılması ve kağıdın bu kişi tarafından imzalanmış olması şart değildir.

Ancak, bazı belgeler (örneğin poliçe gibi kambiyo senetleri) açısından, belge üzerinde kişinin kendi el yazısı ile imzasının atılmış olması gerekir. Zira, imza, ilgili kambiyo senedinin zorunlu şekil şartını (kurucu bir unsurunu) oluşturmaktadır.

Bir kişinin, düzenlediği belgeye başkasının adını yazması ve belgeyi imzalaması durumunda da bir belge vardır; ancak, bu belge sahtedir. Belge altında adı yazılan ve adına imza konulan kişi, gerçek veya hayali bir kişi olabilir. Bunun, belgenin varlığına bir etkisi bulunmamaktadır.

Bir belgeden söz edebilmek için, kâğıt üzerindeki yazının içeriğinin hukukî bir kıymet taşıması, hukukî bir hüküm ifade eylemesi, hukukî bir sonuç doğurmaya elverişli olması gerekir.

Resmî belge, bir kamu görevlisi tarafından görevi gereği olarak düzenlenen yazıyı ifade etmektedir. Bu itibarla, düzenlenen belge ile kamu görevlisinin ifa ettiği görev arasında bir irtibatın bulunması gerekir. Bu itibarla, bir kamu kurumu ile akdedilen sözleşme dolayısıyla özel hukuk hükümlerinin uygulama kabiliyetinin olması hâlinde dahi, resmî belge vardır. Çünkü sözleşme, kamu kurumu adına kamu görevlisi tarafından imzalanmaktadır.

Ayrıca belirtilmelidir ki, her ne kadar, belgeden söz edilen durumlarda yazılı bir kâğıdın varlığı gerekli ise de; bazı durumlarda belgenin varlığını kabul için, yazının kağıt üzerinde bulunması gerekmez. Bir metal levha üzerine yazı yazılması hâlinde de belgenin varlığını kabul etmek gerekir. Bu itibarla, araç plakaları da resmî belge olarak kabul edilmek gerekir.

Söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suç olarak tanımlanmıştır.

Birinci seçimlik hareket, resmî belgeyi sahte olarak düzenlemektir. Bu seçimlik hareketle, resmî belge esasında mevcut olmadığı hâlde, mevcutmuş gibi sahte olarak üretilmektedir.

Sahtelikten söz edebilmek için, düzenlenen belgenin gerçek bir belge olduğu konusunda kişiyi yanıltıcı nitelikte olması gerekir. Başka bir deyişle, sahteliğin beş duyuyla anlaşılabilir olmaması gerekir. Özel bir incelemeye tâbi tutulmadıkça gerçek olmadığı anlaşılamayan belge, sahte belge olarak kabul edilmesi gerekir.

İkinci seçimlik hareket, gerçek bir resmî belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştirmektir. Bu seçimlik hareketle, esasında mevcut olan resmî belge üzerinde silmek veya ilaveler yapmak suretiyle değişiklik yapılmaktadır. Mevcut olan resmî belge üzerinde sahtecilikten söz edebilmek için, yapılan değişikliğin aldatıcı nitelikte olması gerekir. Aksi takdirde, resmi belgeyi bozmak suçu oluşur.

Birinci ve ikinci seçimlik hareketle bağlantılı olarak belirtilmek gerekir ki; sahteciliğin, belgenin üzerindeki bilgilerin bir kısmına veya tamamına ilişkin olmasının, suçun oluşması açısından bir önemi bulunmamaktadır.

Üçüncü seçimlik hareket ise, sahte resmî belgeyi kullanmaktır. Kullanılan sahte belgenin kişinin kendisi veya başkası tarafından düzenlenmiş olmasının bir önemi yoktur.

Maddenin ikinci fıkrasında, resmî belgede sahtecilik suçunun kamu görevlisi tarafından işlenmesi ayrı bir suç olarak tanımlanmaktadır. Birinci fıkrada tanımlanan suçtan farklı olarak, bu suçun kamu görevlisi tarafından işlenmesinin yanı sıra, suçun konusunu oluşturan belgenin kamu görevlisinin görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmî bir belge olması gerekir. Bu bakımdan, resmî belgede sahteciliğin kamu görevlisi tarafından yapılmasına rağmen, düzenlenen sahte resmî belgenin kamu görevlisinin görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu bir belge olmaması hâlinde, bu fıkra hükmü uygulanamaz.

Söz konusu suçu oluşturan hareketler, birinci fıkrada tanımlanan suçu oluşturan seçimlik hareketlerden ibarettir. Ancak, bu bağlamda özellikle belirtilmelidir ki, kamu görevlisinin gerçeğe aykırı olarak bir olayı kendi huzurunda gerçekleşmiş gibi, bir beyanı kendi huzurunda yapılmış gibi göstererek belge düzenlemesi hâlinde, bu fıkra hükmünde tanımlanan suç oluşur.

Maddenin üçüncü fıkrasında, resmî belgede sahtecilik suçunun konu bakımından nitelikli unsuru belirlenmiştir. Buna göre, suçun konusunu oluşturan resmî belgenin, kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belge niteliğinde olması hâlinde, cezanın belirlenen oranda artırılması gerekir. Bu hüküm, belgelerde sahtecilik suçları ile delil teorisi arasındaki ilişki göz önüne alınarak, daha üstün ispat gücüne sahip belgeyi daha fazla korumak ihtiyacını karşılamaktadır. Ancak değişik yorumlara son vermek maksadıyla bir belgenin böyle bir güce sahip olup olmadığının saptanması için kanunlarda bu hususu belirten bir hüküm bulunması gerekli sayılmıştır.

Suçun Hukuki Künyesi

  • Kanun Maddesi: Resmi belgede sahtecilik suçu, 5237 sayılı TCK’nın “Kamu Güvenine Karşı Suçlar” bölümünde yer alan 204. maddede düzenlenmiştir.
  • Şikayet: Suç şikayete tabi olmayıp Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen soruşturulur.
  • Zamanaşımı: Dava zamanaşımı süresi temel halde 15 yıldır.
  • Tutuklama ve Adli Kontrol: Kamu görevlisi tarafından işlenen hali katalog suçlardan olduğundan tutuklama nedeni var sayılabilir; sivil failler bakımından da koşulları varsa tutuklama ve adli kontrol tedbirleri uygulanabilir.
  • Uzlaşma: Suç, uzlaştırma kapsamında değildir.
  • Etkin Pişmanlık: Bu suç bakımından kanunda özel bir etkin pişmanlık hükmü öngörülmemiştir.
  • İndirim: TCK m.211 uyarınca alacağın ispatı veya gerçek durumun belgelenmesi amacıyla işlenmesi halinde yarı oranında indirim ve TCK m.62 uyarınca takdiri indirim uygulanabilir.
  • Memuriyete Etkisi: Mahkumiyet, 657 sayılı Kanun m.48’de sayılan şartlar sağlanamayacağından memuriyete engel olur; mevcut memuriyeti sona erdirir.
  • Görevli Mahkeme: Görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir; ancak nitelikli hallerin birleşmesiyle üst sınır on yılı aştığında ağır ceza mahkemesi görevlidir.

Suçun Şartları ve Unsurları Nelerdir?

Resmi belgede sahtecilik suçunun oluşabilmesi için birden fazla şartın bir arada gerçekleşmesi gerekir. Birincisi, fiilin konusunu oluşturan şeyin hukuken resmi belge niteliği taşımasıdır; bir kamu görevlisinin görevi gereği düzenlediği, hukuki sonuç doğurmaya elverişli ve belli bir kişiye izafe edilebilen yazılı kağıt resmi belgedir. İkincisi, kanunda sayılan seçimlik hareketlerden en az birinin gerçekleştirilmesidir. Üçüncüsü ise sahteciliğin aldatıcılık niteliği taşımasıdır.

Aldatma yeteneği, uygulamada suçun oluşup oluşmadığını belirleyen en kritik ölçüttür. Belge üzerindeki sahtelik ilk bakışta, herhangi bir teknik incelemeye gerek kalmaksızın ve gözle görülebiliyorsa, ortada aldatma kabiliyeti bulunmadığından bu suç oluşmaz. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre aldatıcılık, mahkemece belgenin denetime imkan verecek biçimde incelenip duruşma tutanağına yansıtılması suretiyle belirlenir ve tarafların kabulüne bağlı bir husus değildir.

Suçun oluşması için belgeden bir menfaat elde edilmiş olması veya belgenin herhangi bir kişiye zarar vermesi şart değildir. Kanun koyucu kamu güvenini korumayı amaçladığından, sahte belgenin düzenlenmesi veya kullanılmasıyla suç tamamlanır. Dikkat: Sahte belgeyi bizzat düzenlemeyen fakat başkasının düzenlediği sahte resmi belgeyi bilerek kullanan kişi de aynı maddeden ve aynı ceza ile sorumlu tutulur.

Fail ve Mağdur

Maddenin birinci fıkrasındaki suç, özgü suç değildir; suçun faili herkes olabilir. Ancak ikinci fıkradaki nitelikli hal bakımından fail, yalnızca görevi gereği o belgeyi düzenlemeye yetkili kamu görevlisi olabilir. Bir kamu görevlisi, kendi görev alanına girmeyen ve düzenlemeye yetkili olmadığı bir belgede sahtecilik yaparsa ikinci fıkra değil, birinci fıkra uygulanır.

Suçun mağduru, kamu güvenine karşı işlenen bir suç olması nedeniyle öncelikle toplumu oluşturan herkestir. Bununla birlikte sahtecilik fiilinden doğrudan zarar gören gerçek veya tüzel kişiler suçtan zarar gören sıfatıyla davaya katılabilir ve haklarını arayabilir.

Suçun Hukuki Konusu

Suçla korunan hukuki değer kamu güvenidir; belgelere duyulan toplumsal güvenin ve belgelerin ispat gücünün korunması amaçlanmıştır. Suçun maddi konusu ise resmi belgedir. Kanun koyucu ayrıca TCK 210. maddede emre veya hamile yazılı kambiyo senedi, emtiayı temsil eden belge, hisse senedi, tahvil ve vasiyetnameyi de resmi belge hükmünde saymış olduğundan bu belgelerdeki sahtecilikte de bu madde hükümleri uygulanır.

Manevi Unsur

Resmi belgede sahtecilik suçu yalnızca kasten işlenebilir; taksirle işlenmesi mümkün değildir. Fail, düzenlediği veya kullandığı belgenin resmi belge niteliğinde olduğunu ve sahte olduğunu bilerek ve isteyerek hareket etmelidir. Sahte belgeyi kullanma hareketi bakımından failin belgenin sahteliğini bilmesi zorunludur; sahteliği bilmeden kullanan kişide kast bulunmadığından suç oluşmaz.

Kanun, bu suç bakımından failde kastın ötesinde özel bir amaç aramamaktadır. Failin menfaat sağlama saikiyle hareket etmemiş olması suçun oluşumunu engellemez; ancak sahteciliğin bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı veya gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla yapılmış olması, cezada indirim nedeni olarak değerlendirilir.

Suçun Cezası Nedir?

  • Temel Halin Cezası: Sahte resmi belge düzenleyen, gerçek belgeyi aldatıcı biçimde değiştiren veya sahte resmi belgeyi kullanan kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası (TCK 204/1).
  • Kamu Görevlisi Tarafından İşlenmesi: Görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu belgede sahtecilik yapan veya gerçeğe aykırı belge düzenleyen kamu görevlisi hakkında üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası (TCK 204/2).
  • Sahteliği Sabit Oluncaya Kadar Geçerli Belge: Suçun konusu bu nitelikte bir belge ise verilecek ceza yarı oranında artırılır; kamu görevlisi bakımından ceza dört yıl altı aydan on iki yıla kadar hapse ulaşabilir (TCK 204/3).
  • Kamu Görevine Ait Araç ve Gereçle İşlenmesi: Görevi gereği elinde bulundurduğu araç ve gereçleri kullanan kamu görevlisinin cezası üçte bir oranında artırılır (TCK 266).
  • İndirim Halleri: Alacağın ispatı veya gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla işlenmesi halinde ceza yarı oranında indirilir (TCK 211); ayrıca TCK 62 uyarınca altıda bire kadar takdiri indirim uygulanabilir.
  • Teşebbüs Halinde Ceza: Suça teşebbüs edilmesi halinde meydana gelen tehlikenin ağırlığına göre cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir (TCK 35).

Temel Halinin Cezası (204/1)

Suçun temel halinde, bir resmi belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir resmi belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmi belgeyi kullanan kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Madde, seçimlik hareketli olarak düzenlendiğinden bu üç hareketten herhangi birinin gerçekleştirilmesi suçun oluşması için yeterlidir. Kanunda adli para cezası öngörülmemiş, yaptırım yalnızca hapis cezası olarak belirlenmiştir.

Uygulamada sabıkasız bir fail hakkında, nitelikli hal bulunmayan tek bir sahtecilik eyleminde çoğunlukla alt sınırdan hareket edilir. Takdiri indirim uygulandığında sonuç ceza bir yıl sekiz aya kadar inebilir; ancak belgenin niteliği, sahteciliğin boyutu ve doğurduğu zarar temel cezanın alt sınırdan uzaklaşmasına yol açabilir.

Nitelikli Haller (204/2, 204/3)

Maddenin ikinci fıkrasında faile ilişkin nitelikli hal düzenlenmiştir. Görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmi belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir belgeyi aldatıcı şekilde değiştiren, gerçeğe aykırı olarak belge düzenleyen veya sahte resmi belgeyi kullanan kamu görevlisi üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kamu görevlisinin bir olayı kendi huzurunda gerçekleşmiş gibi göstererek belge düzenlemesi de bu fıkra kapsamındadır.

Üçüncü fıkrada ise konuya ilişkin nitelikli hal yer alır. Suçun konusunu oluşturan resmi belgenin, kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belge niteliğinde bulunması halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır. Bu nitelikteki belgeler daha üstün ispat gücüne sahip olduğundan kanun koyucu bunları daha ağır korumuştur; bir belgenin bu güce sahip olup olmadığı, kanunlarda bu hususu belirten açık bir hükmün bulunup bulunmadığına bakılarak saptanır.

İndirim Halleri (204/1)

Kanun koyucu, TCK 211. maddede belgede sahtecilik suçları bakımından genel bir indirim nedeni öngörmüştür. Buna göre sahtecilik suçu, bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı veya gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla işlenmişse verilecek ceza yarısı oranında indirilir. Bu hükmün uygulanabilmesi için failin gerçekten mevcut olan bir alacağı veya durumu kanıtlamak amacıyla hareket ettiğinin dosya kapsamıyla ortaya konulması gerekir.

Bunun yanında failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları gözetilerek TCK 62 uyarınca cezada altıda bire kadar takdiri indirim uygulanabilir. Ayrıca yaş küçüklüğü ve akıl hastalığı gibi genel indirim sebepleri de somut olayda varsa uygulama alanı bulur.

Somut olayınızı birlikte değerlendirelim

Ceza hesabı; nitelikli hâller, artırım ve indirim nedenleriyle dosyadan dosyaya değişir.

Avukata Danışın

Suçun Özel Görünüş Biçimleri

Teşebbüs

Resmi belgede sahtecilik suçu, belgenin düzenlenmesiyle veya kullanılmasıyla tamamlanan bir tehlike suçudur. Sahte belgenin düzenlenmesi hareketinin bölünebildiği hallerde teşebbüs mümkündür; örneğin failin sahte belgeyi hazırlarken tamamlayamadan yakalanması bu kapsamdadır. Kullanma hareketi bakımından ise belgenin ilgili makama sunulmak üzere ibraz edilmesiyle suç tamamlanır.

Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre, tamamlanmış sahte bir belgenin failin üzerinde ele geçirilmesi ancak henüz kullanılmamış olması halinde suçun tamamlandığı kabul edilir; zira düzenleme hareketi başlı başına suçu oluşturmaktadır. Teşebbüs halinde meydana gelen tehlikenin ağırlığına göre cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.

İştirak

Suça iştirak bakımından genel hükümler uygulanır; müşterek faillik, azmettirme ve yardım etme mümkündür. Belgeyi fiilen düzenleyen kişi ile bu belgeyi kullanan kişi farklıysa, aralarında birlikte suç işleme kararı ve fiil üzerinde ortak hakimiyet bulunması halinde her ikisi de müşterek fail olarak sorumlu tutulur.

Maddenin ikinci fıkrasındaki nitelikli hal özgü suç niteliği taşıdığından, kamu görevlisi olmayan kişiler bu fıkranın faili olamaz. TCK 40. maddedeki bağlılık kuralı gereği, kamu görevlisinin işlediği bu suça iştirak eden sivil kişiler ancak azmettiren veya yardım eden sıfatıyla sorumlu tutulur.

İçtima (Zincirleme Suç ve Diğer Halleri)

Failin aynı suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla resmi belgede sahtecilik yapması halinde zincirleme suç hükümleri uygulanır; tek cezaya hükmedilir ve bu ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Buna karşılık aynı anda tek bir belgede birden fazla seçimlik hareketin gerçekleştirilmesi, örneğin belgenin hem düzenlenip hem kullanılması tek suç oluşturur.

TCK 212. maddede özel bir içtima kuralı düzenlenmiştir. Buna göre sahte resmi belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur. Bu nedenle sahte belge kullanılarak dolandırıcılık yapılmışsa fail hem dolandırıcılık hem de resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılır; fikri içtima hükümleri uygulanmaz.

Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Adli Para Cezasına Çevirme

Hapis cezasının adli para cezasına çevrilebilmesi için cezanın kısa süreli, yani bir yıl veya daha az olması gerekir. Resmi belgede sahtecilik suçunun temel halinde alt sınır iki yıl olduğundan hükmedilen ceza kural olarak adli para cezasına çevrilemez. Ancak somut olayda takdiri indirim, yaş küçüklüğü veya TCK 211 kapsamındaki indirim nedenlerinin uygulanmasıyla sonuç ceza bir yıl veya altına inerse çevirme mümkün hale gelir.

Erteleme

Hapis cezasının ertelenmesi, iki yıl veya daha az süreli hapis cezaları bakımından mümkündür. Temel halde alt sınırdan ceza verilip takdiri indirim uygulandığında sonuç cezanın iki yılın altına inmesi mümkün olduğundan erteleme kararı verilebilir. Erteleme için ayrıca failin daha önce kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olması ve mahkemede tekrar suç işlemeyeceği yönünde kanaat oluşması gerekir.

HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması)

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi için hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması gerekir. Resmi belgede sahtecilik suçunun temel halinde indirim nedenleriyle bu sınırın altına inilebildiğinden HAGB kararı verilmesi mümkündür. Kamu görevlisi tarafından işlenen nitelikli halde ise alt sınır üç yıl olduğundan HAGB uygulaması istisnai kalır.

Dikkat: HAGB kararının verilebilmesi için sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum edilmemiş olması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın giderilmesi de aranır.

Suçun Soruşturma ve Kovuşturma Aşamaları

Suç şikayete bağlı olmadığından soruşturma, ihbar veya şikayet üzerine ya da resen Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılır. Soruşturma aşamasında suça konu belgenin aslı temin edilir, arama ve elkoyma tedbirlerine başvurulabilir ve belge üzerinde imza ile yazı incelemesi yaptırılmak üzere bilirkişi görevlendirilir. Şüpheli ve tanık ifadeleri alınarak belgenin nasıl düzenlendiği ve kim tarafından kullanıldığı ortaya konulmaya çalışılır.

Soruşturma sonunda yeterli şüpheye ulaşılırsa iddianame düzenlenir ve kovuşturma aşamasına geçilir. Kovuşturmada mahkeme, belgenin aldatma yeteneği bulunup bulunmadığını bizzat inceleyerek gözlemini duruşma tutanağına geçirmek ve gerekiyorsa Adli Tıp Kurumu veya kriminal laboratuvarlardan rapor almak zorundadır. Aldatma yeteneği bulunmadığı sonucuna varılırsa beraat kararı verilir.

Suçta Gözaltı ve Tutukluluk Halleri

Suç şüphesi altındaki kişi, Cumhuriyet savcısının kararıyla gözaltına alınabilir. Suçun kamu görevlisi tarafından işlenmiş hali CMK m.100/3’te sayılan katalog suçlar arasında yer aldığından, kuvvetli şüphenin varlığı halinde tutuklama nedeni var sayılabilir. Sivil failler bakımından ise kaçma şüphesi veya delilleri karartma tehlikesi gibi genel tutuklama nedenlerinin somut olarak ortaya konulması gerekir.

Uygulamada, örgütlü olmayan ve tek bir belgeye ilişkin sahtecilik olaylarında tutuklama yerine adli kontrol tedbirlerine hükmedilmesi daha yaygındır. Yurt dışına çıkış yasağı, imza yükümlülüğü ve konutu terk etmeme bu tedbirlerin başlıcalarıdır.

Uzlaşma, Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Etkin Pişmanlık ve Görevli Mahkeme

Uzlaşma Mümkün mü?

Resmi belgede sahtecilik suçu, kamu güvenine karşı işlenen ve şikayete tabi bulunmayan bir suç olduğundan CMK 253. madde kapsamında uzlaştırma hükümleri uygulanmaz. Tarafların anlaşması davanın düşmesi sonucunu doğurmaz; ancak zararın giderilmesi HAGB ve takdiri indirim bakımından lehe değerlendirilebilir.

Şikayet Süresi Ne Kadardır?

Suç şikayete tabi olmadığından herhangi bir şikayet süresi söz konusu değildir; fiil, dava zamanaşımı süresi içinde her zaman ihbar edilebilir ve resen soruşturulur. Suçtan zarar görenin şikayetinden vazgeçmesi kamu davasının düşmesi sonucunu doğurmaz.

Dava Zamanaşımı Süresi

Suçun temel halinde hapis cezasının üst sınırı beş yıl olduğundan dava zamanaşımı süresi 15 yıldır. Kamu görevlisi tarafından işlenen halde üst sınır sekiz yıl olduğundan bu halde de zamanaşımı süresi 15 yıldır. Zamanaşımını kesen işlemlerin bulunması halinde süre yeniden işlemeye başlar ve kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzayabilir.

Etkin Pişmanlık Hükümleri

Kanun koyucu, resmi belgede sahtecilik suçu bakımından özel bir etkin pişmanlık hükmü öngörmemiştir. Bu nedenle failin sahte belgeyi kendiliğinden yetkili makamlara teslim etmesi veya sahteciliği itiraf etmesi tek başına cezasızlık sonucu doğurmaz. Ancak bu davranışlar, failin yargılama sürecindeki pişmanlığını gösterdiği ölçüde TCK 62 kapsamında takdiri indirim nedeni olarak değerlendirilebilir.

Görevli Mahkeme Hangisidir?

Suçun temel hali ile kamu görevlisi tarafından işlenen halinde öngörülen ceza üst sınırı on yılın altında kaldığından görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Ancak üçüncü fıkradaki nitelikli halin kamu görevlisi tarafından işlenen halle birleşmesi durumunda ceza üst sınırı on iki yıla ulaştığından ağır ceza mahkemesi görevli hale gelir. Yetkili mahkeme kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesidir.

Sık Sorulan Sorular

Resmi belgede sahtecilik suçunun cezası kaç yıldır?

Sahte resmi belge düzenlemenin, gerçek belgeyi aldatıcı şekilde değiştirmenin veya sahte resmi belgeyi kullanmanın cezası iki yıldan beş yıla kadar hapistir. Suç, görevi gereği düzenlemeye yetkili kamu görevlisi tarafından işlenirse ceza üç yıldan sekiz yıla kadar hapse çıkar. Belgenin sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belge niteliğinde olması halinde bu cezalar yarı oranında artırılır.

Sahte imza atmak resmi belgede sahtecilik sayılır mı?

Başkasının imzasını taklit ederek resmi bir belge düzenlemek, bu suçun tipik işleniş biçimlerinden biridir. Ancak suçun oluşması için taklit imzanın aldatma yeteneği taşıması, yani ilk bakışta sahte olduğu anlaşılmayacak nitelikte bulunması gerekir. İmza özel bir belgeye atılmışsa TCK 204 değil, özel belgede sahtecilik hükümleri uygulanır.

Hangi belgeler resmi belge sayılır?

Bir kamu görevlisinin görevi gereği düzenlediği ve hukuki sonuç doğurmaya elverişli olan her yazılı kağıt resmi belgedir. Nüfus cüzdanı, ehliyet, pasaport, mahkeme kararı, tapu senedi, araç plakası, diploma ve noter işlemleri bu kapsamdadır. Ayrıca kambiyo senetleri, hisse senedi, tahvil ve vasiyetname TCK 210 uyarınca resmi belge hükmünde kabul edilir.

Resmi belgede sahtecilikten HAGB veya erteleme alınabilir mi?

Temel halde alt sınırdan hareketle takdiri indirim uygulandığında sonuç ceza iki yılın altına inebildiğinden hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme kararı verilmesi mümkündür. Bunun için sanığın daha önce kasıtlı suçtan mahkum edilmemiş olması ve zararın giderilmiş bulunması aranır. Kamu görevlisi tarafından işlenen halde alt sınır üç yıl olduğundan bu imkanlar istisnai kalır.

Sahte belgeyi ben düzenlemedim, sadece kullandım; yine de ceza alır mıyım?

Evet. Kanun, sahte resmi belgeyi kullanmayı da düzenlemekle aynı ceza yaptırımına bağlamıştır; belgenin kim tarafından düzenlendiğinin önemi yoktur. Ancak sorumluluk için failin belgenin sahte olduğunu bilerek kullanması gerekir; sahteliği bilmeden kullanan kişide kast bulunmadığından suç oluşmaz.

Resmi belgede sahtecilik memuriyete engel olur mu?

Evet. Bu suç, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m.48’de sayılan ve mahkumiyeti memuriyete engel oluşturan suçlar arasındadır. Kesinleşmiş mahkumiyet, memuriyete girişi engellediği gibi mevcut memuriyetin de sona ermesine yol açar. HAGB kararı verilmesi halinde hüküm açıklanmadığından bu sonuç doğmaz.

Kaynaklar: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (mevzuat.gov.tr), 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu. Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Av. Yakup Yıkılmaz
Av. Yakup Yıkılmaz Kurucu Avukat İnceleyen: Av. Umur Yıldırım, Kurucu Avukat
Profili görüntüleyin
Benzer

Makaleler

Yeni madde açıklamalarından ve mevzuat güncellemelerinden ilk siz haberdar olun.