Israrlı takip suçu ve cezası, bir kimsenin ısrarlı biçimde fiziken takip edilmesi ya da haberleşme araçları, bilişim sistemleri veya üçüncü kişiler kullanılarak sürekli temas kurulmaya çalışılması suretiyle mağdurda ciddi bir huzursuzluk oluşmasına veya kendisinin ya da yakınlarından birinin güvenliğinden endişe duymasına neden olunmasıyla oluşan bir suçtur (TCK m.123/A). Suçun temel halinin cezası altı aydan iki yıla kadar hapistir; suçun çocuğa ya da ayrılık kararı verilen veya boşanılan eşe karşı işlenmesi gibi nitelikli hallerde ceza bir yıldan üç yıla kadar hapse yükselir. Uygulamada ve halk arasında bu suç “ısrarlı takip”, “stalking”, “takip ve rahatsız etme” ya da “peşini bırakmama” olarak adlandırılmaktadır. Suç, CMK m.100/3’te sayılan katalog suçlardan olmadığından tutuklama ancak genel tutuklama nedenlerinin varlığı halinde gündeme gelir; uygulamada daha çok adli kontrol ve 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruyucu tedbirlere başvurulur. Israrlı takip suçunun soruşturulması ve kovuşturulması mağdurun şikayetine bağlıdır.
Kısa Cevap
Israrlı takip suçu TCK 123/A maddesinde düzenlenmiştir; bir kişiyi ısrarla fiziken takip etmenin veya telefon, mesaj, sosyal medya ya da üçüncü kişiler aracılığıyla sürekli temas kurmaya çalışmanın cezası altı aydan iki yıla kadar hapistir. Suçun çocuğa ya da ayrılık kararı verilen veya boşanılan eşe karşı işlenmesi, mağdurun okulunu, işini veya konutunu değiştirmek zorunda kalması ya da failin hakkında uzaklaştırma kararı bulunması hallerinde ceza bir yıldan üç yıla kadar hapistir. Suç şikayete tabidir, şikayet süresi altı aydır ve uzlaştırma kapsamına girmez. Şartları varsa hükmedilen cezanın adli para cezasına çevrilmesi, ertelenmesi veya HAGB kararı verilmesi mümkündür.
Kanun Metni
Kaynak: mevzuat.gov.tr(1) Israrlı bir şekilde; fıziken takip etmek ya da haberleşme ve iletişim araçlarını, bilişim sistemlerini veya üçüncü kişileri kullanarak temas kurmaya çalışmak suretiyle bir kimse üzerinde ciddi bir huzursuzluk oluşmasına ya da kendisinin veya yakınlarından birinin güvenliğinden endişe duymasına neden olan faile altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Suçun;
- Çocuğa ya da ayrılık kararı verilen veya boşandığı eşe karşı işlenmesi,
- Mağdurun okulunu, iş yerini, konutunu değiştirmesine ya da okulunu veya işini bırakmasına neden olması,
- Hakkında uzaklaştırma ya da konuta, okula veya iş yerine yaklaşmama tedbirine karar verilen fail tarafından işlenmesi,
hâlinde faile bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
(3) Bu maddede düzenlenen suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır.
Kanun Gerekçesi
Gerekçe için tıklayınız
Israrlı takip suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununa 12/5/2022 tarihli ve 7406 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle eklenmiş yeni bir suç tipidir. Sana sunulan TCK madde gerekçeleri kaynağında bu maddeye ilişkin ayrı bir gerekçe metni bulunmadığından, aşağıda düzenlemenin dayandığı temel düşünce özetlenmiştir.
Bu suç tipiyle korunmak istenen hukuki değer, kişinin hürriyeti ile huzur ve sükun içinde yaşama hakkıdır. Uygulamada, tek başına ele alındığında tehdit, hakaret veya kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarının unsurlarını taşımayan; ancak süreklilik ve ısrar özelliği nedeniyle mağdurun günlük yaşamını, hareket serbestisini ve güvenlik duygusunu ağır biçimde zedeleyen davranışlarla karşılaşılmaktadır. Kişinin sürekli izlenmesi, evinin veya iş yerinin önünde beklenmesi, defalarca aranması, mesaj gönderilmesi ya da sosyal medya hesapları üzerinden takip edilmesi gibi fiiller, ayrı ayrı değerlendirildiğinde çoğu zaman cezasız kalmaktaydı.
Düzenlemeyle, bu tür davranışların bütünü tek bir suç tipi altında toplanmış ve mağdurun ciddi bir huzursuzluk duyması ya da kendisinin veya yakınlarının güvenliğinden endişe etmesi sonucunu doğuran ısrarlı davranışlar bağımsız biçimde yaptırıma bağlanmıştır. Özellikle kadına yönelik şiddetin önlenmesi, ayrılık veya boşanma sonrası devam eden taciz nitelikli davranışların engellenmesi ve daha ağır suçlara zemin hazırlayan takip eylemlerinin erken aşamada durdurulması amaçlanmıştır. Bu nedenle çocuğa, ayrılık kararı verilen veya boşanılan eşe karşı işlenmesi ile hakkında uzaklaştırma tedbiri bulunan kişi tarafından işlenmesi, cezayı ağırlaştıran haller olarak öngörülmüştür.
Suçun Hukuki Künyesi
- Kanun Maddesi: Israrlı takip suçu, 5237 sayılı TCK’nın “Hürriyete Karşı Suçlar” bölümünde yer alan 123/A maddesinde düzenlenmiştir.
- Şikayet: Suçun soruşturulması ve kovuşturulması hem temel hali hem de nitelikli halleri bakımından mağdurun şikayetine bağlıdır.
- Zamanaşımı: Dava zamanaşımı süresi 8 yıldır.
- Tutuklama ve Adli Kontrol: Suç katalog suçlardan olmadığından tutuklama ancak genel tutuklama nedenlerinin varlığı halinde mümkündür; uygulamada daha çok adli kontrol tedbirlerine başvurulur.
- Uzlaşma: Şikayete tabi olmasına rağmen suç, CMK m.253/3 uyarınca cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ve şiddet içeren nitelikteki bu tür fiiller yönünden uzlaştırma kapsamına alınmamıştır.
- Etkin Pişmanlık: Bu suç bakımından kanunda özel bir etkin pişmanlık hükmü öngörülmemiştir.
- İndirim: Haksız tahrik, yaş küçüklüğü ve TCK m.62 uyarınca takdiri indirim hükümleri uygulanabilir.
- Memuriyete Etkisi: Kasten işlenen bu suçtan bir yıldan fazla hapis cezasına mahkumiyet halinde 657 sayılı Kanun m.48 uyarınca memuriyete engel oluşur; HAGB kararı verilirse hukuki sonuç doğmaz.
- Görevli Mahkeme: Görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir.
Suçun Şartları ve Unsurları Nelerdir?
Israrlı takip suçunun oluşabilmesi için üç temel şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir. Birinci şart, kanunda sayılan hareketlerden birinin yapılmasıdır; bunlar fiziken takip etmek ya da haberleşme ve iletişim araçları, bilişim sistemleri veya üçüncü kişiler kullanılarak temas kurmaya çalışmaktır. İkinci şart, bu davranışların ısrarlı biçimde, yani tekrarlanarak ve süreklilik gösterecek şekilde gerçekleştirilmesidir. Üçüncü şart ise, bu ısrarlı davranışların mağdurda ciddi bir huzursuzluk oluşturması ya da mağdurun kendisinin veya yakınlarından birinin güvenliğinden endişe duymasına yol açmasıdır.
Israr unsuru, bu suçun ayırt edici özelliğidir. Tek bir arama, tek bir mesaj ya da yolda bir kez karşılaşma bu suçu oluşturmaz. Failin davranışlarının belirli bir zaman dilimi içinde tekrarlanması ve mağdurun açık ya da örtülü ret iradesine rağmen sürdürülmesi gerekir. Uygulamada telefon kayıtları, mesaj dökümleri, sosyal medya yazışmaları, güvenlik kamerası görüntüleri ve tanık beyanları ısrar unsurunun tespitinde temel delilleri oluşturur.
Netice unsuru bakımından ise, mağdurun sübjektif algısı tek başına yeterli değildir; ortalama bir insanın aynı koşullarda ciddi huzursuzluk duyacağı ya da güvenlik endişesi yaşayacağı bir durumun bulunması aranır. Bu değerlendirme yapılırken failin ve mağdurun ilişkisi, davranışların sıklığı, yoğunluğu, saati ve gerçekleştiği yer birlikte gözetilir.
Fail ve Mağdur
Israrlı takip suçu özgü suç değildir; suçun faili herkes olabilir. Failin mağdurla önceden bir yakınlığının, duygusal ilişkisinin ya da evlilik bağının bulunması şart değildir. Bununla birlikte failin hakkında uzaklaştırma ya da konuta, okula veya iş yerine yaklaşmama tedbiri bulunan kişi olması, cezanın artırılmasını gerektiren faile ilişkin nitelikli haldir.
Suçun mağduru da herkes olabilir. Mağdurun çocuk olması ya da failin ayrılık kararı verilen veya boşandığı eşi olması, cezayı ağırlaştıran hallerdendir. Ayrıca kanun metninde mağdurun yakınlarının güvenliğinden endişe duyması da netice olarak kabul edildiğinden, davranışların doğrudan mağdurun kendisine değil, eşine, çocuğuna veya yakın akrabasına yönelmesi de suçun oluşumuna elverişlidir.
Suçun Hukuki Konusu
Suçla korunan hukuki değer, kişinin hürriyetidir. Kanun koyucu bu suçu hürriyete karşı suçlar bölümünde düzenleyerek, kişinin serbestçe hareket etme, dilediği yere gitme, dilediği kişiyle iletişim kurma ve günlük yaşamını korku duymadan sürdürme hakkını korumayı amaçlamıştır. Bunun yanında kişinin huzur ve sükunu ile özel hayatının gizliliği de dolaylı olarak korunan değerler arasındadır.
Suçun maddi konusu doğrudan bir eşya değil, mağdurun kendisidir. Israrlı davranışların hedefi mağdurun psikolojik bütünlüğü ve hareket serbestisi olduğundan, bu suç bir zarar suçu olarak değil, mağdurda belirli bir netice yaratılmasını arayan netice suçu olarak nitelendirilir.
Manevi Unsur
Israrlı takip suçu yalnızca kasten işlenebilir; taksirle işlenmesi mümkün değildir. Fail, mağduru takip ettiğini veya temas kurmaya çalıştığını bilmeli ve bu davranışları isteyerek sürdürmelidir. Failin ayrıca mağduru korkutmak gibi özel bir saikle hareket etmesi aranmaz; ısrarlı davranışların mağdurda huzursuzluk veya güvenlik endişesi yaratacağını öngörmesi yeterlidir.
Failin duygusal bağ kurma, barışma veya ilişkiyi sürdürme amacı taşıması, kastı ortadan kaldırmaz. Mağdurun açıkça reddetmesine ya da iletişimi kesmesine rağmen davranışların sürdürülmesi, kastın varlığını ortaya koyan en güçlü göstergedir. Olası kastla da bu suçun işlenmesi mümkündür.
Suçun Cezası Nedir?
- Temel Halin Cezası: Israrla fiziken takip etmek ya da iletişim araçları, bilişim sistemleri veya üçüncü kişiler aracılığıyla temas kurmaya çalışmak suretiyle mağdurda ciddi huzursuzluk veya güvenlik endişesi yaratmanın cezası altı aydan iki yıla kadar hapistir (TCK 123/A-1).
- Çocuğa veya Ayrılık Kararı Verilen ya da Boşanılan Eşe Karşı İşlenmesi: Bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir (TCK 123/A-2-a).
- Mağdurun Okulunu, İş Yerini veya Konutunu Değiştirmesine ya da Okulunu veya İşini Bırakmasına Neden Olması: Bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir (TCK 123/A-2-b).
- Hakkında Uzaklaştırma veya Yaklaşmama Tedbiri Bulunan Fail Tarafından İşlenmesi: Bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir (TCK 123/A-2-c).
- Teşebbüs Halinde Ceza: Suça teşebbüs mümkün olan sınırlı hallerde meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığına göre ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar indirilir (TCK 35).
- İndirim Halleri: Haksız tahrik halinde ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar, takdiri indirim halinde ise altıda bire kadar indirilebilir (TCK 29, TCK 62).
Temel Halinin Cezası (123/A-1)
Suçun temel halinde faile altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir. Cezanın alt ve üst sınırları arasında somut cezanın belirlenmesinde; takibin süresi, davranışların sıklığı ve yoğunluğu, mağdurun günlük yaşamının ne ölçüde etkilendiği ve failin kastının ağırlığı gözetilir. Yalnızca birkaç gün süren ve sınırlı sayıda temas girişimi içeren fiillerde alt sınıra yakın ceza belirlenirken, aylarca süren ve mağduru sürekli tedirgin eden davranışlarda üst sınıra yaklaşılır.
Bu fıkrada adli para cezası seçimlik yaptırım olarak öngörülmemiştir; kanun doğrudan hapis cezası öngörmüştür. Ancak hükmedilen hapis cezasının bir yıl veya altında olması halinde, TCK m.50 uyarınca cezanın adli para cezasına çevrilmesi mümkündür.
Nitelikli Haller (123/A-2)
Kanun, cezanın bir yıldan üç yıla kadar hapse yükseltilmesini gerektiren üç nitelikli hal öngörmüştür. Birincisi, suçun çocuğa ya da ayrılık kararı verilen veya boşanılan eşe karşı işlenmesidir; burada mağdurun korunmaya daha muhtaç olması ve ayrılık sonrası şiddet riskinin yüksekliği esas alınmıştır. Fiilin işlendiği tarihte on sekiz yaşını doldurmamış olan herkes çocuk sayılır.
İkinci nitelikli hal, ısrarlı takip nedeniyle mağdurun okulunu, iş yerini veya konutunu değiştirmek zorunda kalması ya da okulunu veya işini bırakmasıdır. Bu halde suçun mağdurun yaşamı üzerindeki somut ve ağır etkisi cezayı artırmaktadır. Üçüncü nitelikli hal ise, hakkında uzaklaştırma ya da konuta, okula veya iş yerine yaklaşmama tedbirine karar verilmiş olan failin bu tedbire rağmen fiili işlemesidir; bu durumda failin yargı kararına açıkça meydan okuması ağırlaştırıcı sebep sayılmıştır.
Dikkat: Nitelikli haller de temel hal gibi şikayete tabidir. Mağdurun şikayetten vazgeçmesi halinde nitelikli hallerde de dava düşer; bu nedenle şikayet ve vazgeçme iradesinin bilinçli biçimde kullanılması büyük önem taşır.
İndirim Halleri
Kanunda bu suça özgü bir indirim hükmü öngörülmemiştir; bu nedenle genel hükümler uygulanır. Failin, mağdurun kendisine yönelik haksız bir fiilinin yarattığı hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında hareket ettiğinin belirlenmesi halinde TCK m.29 uyarınca cezada dörtte birden dörtte üçe kadar indirim yapılabilir.
Ayrıca failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları gözetilerek TCK m.62 uyarınca cezada altıda bire kadar takdiri indirim uygulanabilir. Failin fiili işlediği sırada on iki ile on sekiz yaş arasında olması halinde yaş küçüklüğü hükümleri gereğince cezada önemli oranda indirim yapılır.
Somut olayınızı birlikte değerlendirelim
Ceza hesabı; nitelikli hâller, artırım ve indirim nedenleriyle dosyadan dosyaya değişir.
Suçun Özel Görünüş Biçimleri
Teşebbüs
Israrlı takip suçu, hem ısrar unsurunu hem de mağdurda belirli bir netice doğmasını arayan bir suçtur. Bu nedenle suçun tamamlanması için davranışların tekrarlanmış olması ve mağdurda ciddi huzursuzluk ya da güvenlik endişesi doğmuş olması gerekir. Failin birkaç kez temas kurmaya çalışmasına rağmen mağdur üzerinde bu neticenin oluşmadığı hallerde suç tamamlanmış sayılmaz.
Bu yapısı nedeniyle suça teşebbüs uygulamada oldukça sınırlı biçimde gündeme gelir. Failin elverişli hareketlerle icraya başlamasına rağmen elinde olmayan nedenlerle netice gerçekleşmezse teşebbüs hükümleri uygulanır ve meydana gelen tehlikenin ağırlığına göre cezada indirim yapılır.
İştirak
Suça iştirak bakımından genel hükümler geçerlidir; müşterek faillik, azmettirme ve yardım etme mümkündür. Kanun metninde açıkça “üçüncü kişileri kullanarak temas kurmaya çalışmak” ifadesine yer verildiğinden, failin arkadaşları veya yakınları aracılığıyla mağdura ulaşmaya çalışması failin kendi fiili sayılır.
Bununla birlikte, üçüncü kişinin failin amacını bilerek ve isteyerek mağdura mesaj iletmesi, onu takip etmesi ya da bilgi toplaması halinde bu kişi de suça iştirakten sorumlu tutulur. Bu kişinin yalnızca haber iletmekten ibaret sınırlı katkısı bulunuyorsa yardım eden sıfatıyla, takip eylemine fiilen katılıyorsa müşterek fail olarak cezalandırılması gündeme gelir.
İçtima (Zincirleme Suç ve Diğer Halleri)
Israrlı takip suçu, yapısı gereği birden fazla hareketin tekrarlanmasıyla oluşan bir suçtur. Aynı mağdura karşı gerçekleştirilen çok sayıda takip ve temas girişimi tek bir ısrarlı takip suçunu oluşturur; her arama veya mesaj için ayrı ceza verilmez. Bu nedenle kural olarak zincirleme suç hükümleri uygulanmaz.
Ancak takip sürecinde tehdit, hakaret, şantaj, konut dokunulmazlığının ihlali veya özel hayatın gizliliğini ihlal gibi ayrı suçların unsurları da gerçekleşmişse, bu suçlardan ayrıca ceza verilir. Aynı fiille birden fazla suçun oluşması halinde ise TCK m.44 uyarınca fikri içtima hükümleri gözetilerek en ağır cezayı gerektiren suçtan hüküm kurulur.
Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
Adli Para Cezasına Çevirme
Hapis cezasının adli para cezasına çevrilebilmesi için hükmedilen cezanın bir yıl veya daha az süreli, yani kısa süreli hapis cezası olması gerekir. Israrlı takip suçunun temel halinde alt sınır altı ay olduğundan, koşulları varsa hükmedilen cezanın adli para cezasına çevrilmesi mümkündür.
Nitelikli hallerde alt sınır bir yıl olduğundan, alt sınırdan ceza verilmesi ve indirim uygulanması halinde de para cezasına çevirme gündeme gelebilir. Mahkeme bu kararı verirken failin kişiliğini, sosyal ve ekonomik durumunu, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığı ve suçun işlenmesindeki özellikleri gözetir.
Erteleme
Hapis cezasının ertelenmesi, iki yıl veya daha az süreli hapis cezaları bakımından mümkündür. Israrlı takip suçunda hem temel hal hem de nitelikli haller bakımından hükmedilen cezanın bu sınırın altında kalması sıklıkla söz konusu olduğundan erteleme kararı verilebilir.
Erteleme için failin daha önce kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olması ve mahkemede tekrar suç işlemeyeceği yönünde kanaat oluşması gerekir. Bu suçta mağdurun güvenliği ön planda olduğundan, mahkeme denetim süresi içinde failin belirli yerlere yaklaşmaması gibi yükümlülükler öngörebilir.
HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması)
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezalarında uygulanabilir. Israrlı takip suçunda hükmedilen ceza bu sınırın altında kalabildiğinden HAGB kararı verilmesi hukuken mümkündür.
HAGB için sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, mahkemece yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varılması ve varsa mağdurun zararının giderilmesi aranır. Dikkat: HAGB kararı beş yıllık denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmesi halinde ortadan kalkar ve hüküm açıklanır; bu suçta failin denetim süresi içinde takibe devam etmesi doğrudan bu sonucu doğurur.
Suçun Soruşturma ve Kovuşturma Aşamaları
Soruşturma, mağdurun kolluğa veya Cumhuriyet Başsavcılığına yaptığı şikayetle başlar. Şikayet dilekçesinde takibin ne zaman başladığı, hangi biçimde sürdürüldüğü ve mağdurun yaşamını nasıl etkilediği somut olaylarla açıklanmalıdır. Cumhuriyet savcısı; telefon kayıtları, mesaj ve sosyal medya dökümleri, güvenlik kamerası görüntüleri, tanık beyanları ve varsa daha önce verilmiş koruma kararlarını toplayarak delilleri değerlendirir.
Soruşturma sonunda yeterli şüpheye ulaşılırsa iddianame düzenlenir ve kamu davası açılır. Kovuşturma aşamasında mağdurun ve tanıkların beyanları alınır, dijital deliller incelenir ve gerekirse bilirkişi raporu alınır. Israrlı takip mağdurları, yargılama sürecinde 6284 sayılı Kanun kapsamında aile mahkemesinden koruyucu ve önleyici tedbir talep etme hakkına da sahiptir.
Suçta Gözaltı ve Tutukluluk Halleri
Israrlı takip suçu CMK m.100/3’te sayılan katalog suçlar arasında yer almamaktadır. Bu nedenle tutuklama kararı ancak kuvvetli suç şüphesinin yanında kaçma şüphesi ya da delilleri karartma tehlikesi gibi genel tutuklama nedenlerinin somut olarak bulunması halinde verilebilir.
Şüpheli hakkında suçüstü hali veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde yakalama ve gözaltı işlemi uygulanabilir. Uygulamada bu suçta daha çok mağdura yaklaşmama, konut ve iş yerinden uzak durma, iletişim kurmama gibi adli kontrol tedbirlerine hükmedilmekte; ayrıca 6284 sayılı Kanun uyarınca uzaklaştırma ve elektronik kelepçe gibi koruyucu tedbirler uygulanabilmektedir.
Uzlaşma, Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Etkin Pişmanlık ve Görevli Mahkeme
Uzlaşma Mümkün mü?
Israrlı takip suçu şikayete tabi olmakla birlikte uzlaştırma kapsamına alınmamıştır. Kanun koyucu, mağdurun korunması ve failin mağdur üzerindeki baskısının uzlaşma görüşmeleri yoluyla sürdürülmesinin önlenmesi amacıyla bu suçu uzlaştırma dışında bırakmıştır. Bu nedenle soruşturma ve kovuşturma aşamasında taraflara uzlaşma teklifi yapılmaz.
Şikayet Süresi Ne Kadardır?
Suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olduğundan mağdurun, fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde şikayette bulunması gerekir. Bu süre içinde şikayet edilmezse soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. Israrlı takip süreklilik gösteren bir suç olduğundan, uygulamada altı aylık sürenin son takip eyleminin gerçekleştiği tarihten itibaren başladığı kabul edilir. Şikayetten vazgeçilmesi halinde dava düşer.
Dava Zamanaşımı Süresi
Suçun hem temel hali hem de nitelikli halleri bakımından öngörülen hapis cezasının üst sınırı beş yılı geçmediğinden dava zamanaşımı süresi 8 yıldır. Şikayet süresi bu süreyi aşamaz; yani altı aylık şikayet süresi geçtikten sonra zamanaşımı süresi dolmamış olsa bile şikayete tabi bu suçta soruşturma yapılamaz. Zamanaşımını kesen işlemlerin varlığı halinde süre yeniden işlemeye başlar.
Etkin Pişmanlık Hükümleri
Israrlı takip suçu bakımından kanunda özel bir etkin pişmanlık düzenlemesi bulunmamaktadır. Bu nedenle failin takibi kendiliğinden sona erdirmesi veya pişmanlık göstermesi, cezasızlık sonucu doğurmaz. Ancak failin bu yöndeki davranışları, TCK m.62 uyarınca takdiri indirim nedeni olarak değerlendirilebilir; ayrıca suç şikayete tabi olduğundan mağdurun şikayetten vazgeçmesi davanın düşmesini sağlar.
Görevli Mahkeme Hangisidir?
Israrlı takip suçunda öngörülen ceza miktarları gözetildiğinde görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Failin çocuk olması halinde çocuk mahkemesi görevlidir. Yetkili mahkeme kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesi olup, iletişim araçlarıyla işlenen fiillerde mağdurun bulunduğu yer de suçun işlendiği yer olarak kabul edilebilir.
Sık Sorulan Sorular
Israrlı takip suçunun cezası kaç yıldır?
Israrlı takip suçunun temel halinin cezası altı aydan iki yıla kadar hapistir. Suçun çocuğa ya da ayrılık kararı verilen veya boşanılan eşe karşı işlenmesi, mağdurun okulunu, işini veya konutunu değiştirmesine yol açması ya da hakkında uzaklaştırma kararı bulunan kişi tarafından işlenmesi hallerinde ceza bir yıldan üç yıla kadar hapse yükselir.
Israrla mesaj atmak ve aramak suç mudur?
Mağdurun açık ret iradesine rağmen sürekli mesaj gönderilmesi, defalarca aranması veya sosyal medya üzerinden temas kurulmaya çalışılması TCK 123/A kapsamında ısrarlı takip suçunu oluşturabilir. Bunun için davranışların tekrarlanması ve mağdurda ciddi bir huzursuzluk ya da güvenlik endişesi yaratması gerekir; tek bir arama veya mesaj bu suçu oluşturmaz.
Israrlı takip suçunda şikayetten vazgeçilirse ne olur?
Suçun soruşturulması ve kovuşturulması hem temel hali hem de nitelikli halleri bakımından şikayete bağlı olduğundan, mağdurun şikayetten vazgeçmesi halinde soruşturma aşamasında kovuşturmaya yer olmadığına, kovuşturma aşamasında ise davanın düşmesine karar verilir. Hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz.
Israrlı takipten tutuklanır mı?
Israrlı takip katalog suçlardan olmadığından tutuklama otomatik olarak gündeme gelmez; ancak kuvvetli suç şüphesinin yanında kaçma veya delilleri karartma şüphesi varsa tutuklama kararı verilebilir. Uygulamada daha çok mağdura yaklaşmama ve iletişim kurmama gibi adli kontrol tedbirleri ile 6284 sayılı Kanun kapsamındaki uzaklaştırma kararlarına başvurulmaktadır.
Israrlı takip suçunda HAGB veya erteleme mümkün müdür?
Hükmedilen cezanın iki yıl veya altında kalması halinde hem hükmün açıklanmasının geri bırakılması hem de cezanın ertelenmesi hukuken mümkündür. Bunun için sanığın sabıka durumu, yargılama sürecindeki tutumu ve yeniden suç işlemeyeceği yönünde mahkemede kanaat oluşması gibi kanuni şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir.