Yağma suçu ve cezası, bir kimseyi kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek yahut doğrudan cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakmak suretiyle işlenir (TCK m.148). Halk arasında “gasp” veya “soygun” olarak bilinen bu suçun temel şeklinin cezası altı yıldan on yıla kadar hapistir; nitelikli hâllerde ceza on yıldan on beş yıla kadar hapse yükselir. Yağma, CMK m.100/3’te sayılan katalog suçlardan olduğundan kuvvetli suç şüphesinin bulunması hâlinde tutuklama tedbirine sıkça başvurulmaktadır. Suç, şikayete tabi olmayıp Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen soruşturulur ve mağdurun şikayetten vazgeçmesi davayı düşürmez. Failin mağdurun iradesini cebir veya tehditle kırarak malvarlığına yönelmesi, yağmayı hırsızlıktan ayıran temel özelliktir.
Kısa Cevap
Yağma suçu TCK 148. maddede düzenlenmiştir; temel hâlinin cezası altı yıldan on yıla kadar hapistir. Suçun silahla, birden fazla kişiyle birlikte, konut veya işyerinde, gece vaktinde ya da kendini savunamayacak durumdaki kişiye karşı işlenmesi hâlinde ceza on yıldan on beş yıla kadar hapse çıkar. Yağma şikayete bağlı değildir, uzlaştırma kapsamında yer almaz ve katalog suç olduğundan tutuklama tedbiri yaygın biçimde uygulanır. Hükmedilen ceza adli para cezasına çevrilemez, ertelenemez ve HAGB kararı verilemez. Etkin pişmanlıkla iade veya tazmin hâlinde cezada indirim, malın değerinin azlığı hâlinde ise üçte birden yarıya kadar indirim mümkündür.
Kanun Metni
Kaynak: mevzuat.gov.trBir cümleye tıklayın, ilgili açıklamaya gidin.
(2) Cebir veya tehdit kullanılarak mağdurun, kendisini veya başkasını borç altına sokabilecek bir senedi veya var olan bir senedin hükümsüz kaldığını açıklayan bir vesikayı vermeye, böyle bir senedin alınmasına karşı koymamaya, ilerde böyle bir senet haline getirilebilecek bir kağıdı imzalamaya veya var olan bir senedi imha etmeye veya imhasına karşı koymamaya mecbur edilmesi halinde de aynı ceza verilir.
(3) Mağdurun, herhangi bir vasıta ile kendisini bilmeyecek ve savunamayacak hale getirilmesi de, yağma suçunda cebir sayılır.
Kanun Gerekçesi
Gerekçe için tıklayınız
Madde metninde yağma suçunun temel şekli tanımlanmıştır. Hırsızlık suçunda olduğu gibi, yağma suçunda da, taşınır malın alınmasıyla ilgili olarak zilyedinin rızasının bulunmaması gerekir. Ancak, hırsızlık suçundan farklı olarak, bu suçun oluşabilmesi için, mağdurun rızasının, cebir veya tehdit kullanılarak ortadan kaldırılması gerekir. Yağma suçu açısından tehdidin, kişiyi, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle yapılması gerekir. Yağma suçu, cebir kullanılarak da işlenebilir. Ancak bu cebrin, neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama boyutuna ulaşmaması gerekir.
Yağma suçunun tamamlanabilmesi için, kullanılan cebir veya tehdidin etkisiyle mağdur malı teslim etmeli veya malın alınmasına karşı koymamalıdır. Bu bakımdan, kullanılan cebir veya tehdidin, kişiyi malı teslim etmeye veya alınmasına ses çıkarmamaya yöneltmeye elverişli olması gerekir. Bu nitelikte olmayan bir cebir veya tehdit, sırf mağdurun normalden fazla ürkek olması nedeniyle, malı teslim etmeye veya alınmasına yöneltmişse, yağma suçundan söz edilemez ve fiilin hırsızlık olarak nitelendirilmesi gerekir.
Malın teslim edilmesi veya alınması, suçun konusunu oluşturan mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesini, mağdurun bu eşya üzerinde zilyetlikten doğan tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hâle gelmesini ifade eder.
Mal, zilyedin tasarruf olanağı ortadan kalktığı anda alınmış olacağından, bu ana kadar yapılan cebir veya tehdit, hırsızlığı yağmaya dönüştürür.
Mal alındıktan yani hırsızlık suçu tamamlandıktan sonra, bunu geri almak isteyen kişiye karşı cebir veya tehdide başvurulması hâlinde, artık yağma suçundan söz edilemez. Hırsızlık suçuna konu malın geri alınmasını önlemek amacına yönelik olarak kullanılan cebir veya tehdit ayrı suçların oluşmasına neden olur. Bu durumda, gerçek içtima hükümlerinin uygulanması gerekir.
Maddenin ikinci fıkrasında senedin yağması düzenlenmiştir. Cebir veya tehdit kullanılarak bir kimsenin, kendisini veya başkasını borç altına sokabilecek bir senedi veya var olan bir senedin hükümsüz kaldığını açıklayan bir vesikayı vermeye, böyle bir senedin alınmasına karşı koymamaya, ilerde böyle bir senet hâline getirilebilecek bir kâğıdı imzalamaya veya var olan bir senedi imha etmeye veya imhasına karşı koymamaya mecbur edilmesi de yağma sayılmıştır. Senedin bunu imzalayan için “borç doğurucu” olması gerekir. Bu borç para borcu olabileceği gibi, bir işi yapmaya veya yapmamaya, bir taşınmazını hibe etmeye, kira ile oturulan bir binayı boşaltmaya, var olan bir borca kefil olmaya da ilişkin olabilir. Bir alacağı tahsil etmemeye, herhangi bir davayı açmamaya, vasiyetnamesini değiştirmemeye yönelik bir vaadi içeren yazılı beyanlar da “borç doğurucu” senet sayılırlar. Şu hâlde mağduru iktisaden değerlendirmeye elverişli olan bir hakkını kullanmamasına yol açan her türlü belge, borç doğurucu senet tanımına girer.
Maddenin son fıkrasında, mağdurun herhangi bir vasıta ile kendini bilmeyecek ve savunamayacak hâle getirilmesinin, örneğin uyku ilacı ile uyutulmasının, yağmada cebir sayılacağı açıklanmıştır.
Suçun Hukuki Künyesi
- Kanun Maddesi: Yağma suçu, 5237 sayılı TCK’nın “Malvarlığına Karşı Suçlar” bölümünde yer alan 148. maddede düzenlenmiştir.
- Şikayet: Suç şikayete tabi olmayıp Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen soruşturulur.
- Zamanaşımı: Dava zamanaşımı süresi 15 yıldır.
- Tutuklama ve Adli Kontrol: CMK m.100/3’te sayılan katalog suçlardan olduğundan kuvvetli suç şüphesi hâlinde tutuklama nedeni var sayılabilir; koşullarına göre adli kontrol tedbirlerine de hükmedilebilir.
- Uzlaşma: Suç, uzlaştırma kapsamında değildir.
- Etkin Pişmanlık: TCK m.168 uyarınca iade veya tazmin hâlinde cezada üçte bire kadar indirim yapılabilir.
- İndirim: Malın değerinin azlığı hâlinde TCK m.150/2 uyarınca üçte birden yarıya kadar, ayrıca TCK m.62 uyarınca takdiri indirim uygulanabilir.
- Memuriyete Etkisi: Yağma, 657 sayılı Kanun m.48’de sayılan yüz kızartıcı suçlardan olduğundan mahkumiyet memuriyete engel olur ve mevcut memuriyeti sona erdirir.
- Görevli Mahkeme: Görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir.
Suçun Şartları ve Unsurları Nelerdir?
Yağma suçunun oluşabilmesi için üç temel şartın bir arada gerçekleşmesi gerekir. Birincisi, failin mağdura karşı cebir kullanması veya kanunda tanımlanan nitelikte bir tehditte bulunmasıdır. İkincisi, bu cebir veya tehdidin etkisiyle mağdurun malı teslim etmesi ya da malın alınmasına karşı koymamasıdır. Üçüncüsü ise fiilin başkasına ait bir taşınır mal üzerinde gerçekleşmesi ve failin yarar sağlama amacıyla hareket etmesidir.
Tehdidin konusu kanunda sınırlı biçimde sayılmıştır; mağdurun veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarar tehdidi aranır. Bu kapsamın dışında kalan, örneğin sırrı açıklama tehdidiyle çıkar sağlanması hâlinde yağma değil şantaj suçu gündeme gelir. Kullanılan cebrin veya tehdidin mağdurun direncini kıracak nitelikte olması gerekir; bu niteliği taşımayan bir davranış nedeniyle mağdur mala el konulmasına ses çıkarmamışsa fiil hırsızlık olarak nitelendirilir.
Dikkat: Malın alınması tamamlandıktan yani hırsızlık suçu bittikten sonra malı geri almak isteyen kişiye karşı cebir veya tehdit kullanılması, fiili yağmaya dönüştürmez. Bu durumda hırsızlık suçunun yanı sıra kasten yaralama veya tehdit suçundan ayrıca sorumluluk doğar.
Fail ve Mağdur
Yağma özgü suç niteliğinde değildir; suçun faili herkes olabilir. Malın maliki olan kişi de, mal üzerinde meşru zilyetliği bulunan bir başkasına karşı cebir veya tehdit kullanarak malı alırsa fail konumuna girebilir. Failin mağdurla arasındaki akrabalık ilişkisi, hırsızlıktan farklı olarak yağma bakımından şahsi cezasızlık sebebi oluşturmaz; TCK 167. madde yağma ve nitelikli yağmayı kapsam dışında bırakmıştır.
Suçun mağduru, cebir veya tehdide maruz kalan ve malın zilyedi konumundaki kişidir. Cebir veya tehdide maruz kalan kişi ile malın maliki farklı kişiler olabilir; örneğin bir işyerinde çalışan kasiyere silah doğrultularak işletme kasasındaki paranın alınması hâlinde hem çalışan hem de işletme sahibi suçtan zarar gören konumundadır. Mağdurun uyku ilacı verilerek ya da başka bir araçla kendini bilmeyecek ve savunamayacak hâle getirilmesi de kanun gereği cebir sayıldığından, bu durumdaki kişiler de suçun mağduru olabilir.
Suçun Hukuki Konusu
Yağma suçu ile korunan hukuki değer karma niteliktedir; hem kişilerin malvarlığı hem de vücut bütünlüğü, hareket serbestisi ve irade özgürlüğü korunmaktadır. Suçun malvarlığına karşı suçlar arasında düzenlenmesi, esas ağırlığın mülkiyet hakkının korunmasında olduğunu gösterir. Suçun maddi konusu, başkasına ait taşınır mal ile ikinci fıkra bakımından borç doğurucu senet veya senet niteliğine dönüşebilecek belgelerdir.
Manevi Unsur
Yağma yalnızca kasten işlenebilen bir suçtur; taksirle işlenmesi mümkün değildir. Fail, kullandığı cebir veya tehdidin mağdurun iradesini baskı altına aldığını bilerek ve isteyerek hareket etmeli, bu yolla malı ele geçirmeyi amaçlamalıdır. Failde ayrıca kendisine veya başkasına yarar sağlama saiki bulunmalıdır; bu saik yoksa fiil duruma göre mala zarar verme, kasten yaralama veya tehdit suçunu oluşturur.
Suçun Cezası Nedir?
- Temel Halin Cezası: Cebir veya tehditle malı teslime ya da alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakma hâlinde altı yıldan on yıla kadar hapis cezası (TCK 148/1).
- Senedin Yağması: Cebir veya tehditle borç doğurucu senedi verme, imzalama veya imha etmeye zorlama hâlinde altı yıldan on yıla kadar hapis cezası (TCK 148/2).
- Nitelikli Haller: Silahla, kendini tanınmayacak hâle koyarak, birden fazla kişiyle, yol keserek ya da konut veya işyerinde, savunamayacak durumdaki kişiye karşı, örgüt gücünden yararlanarak, örgüte yarar sağlamak amacıyla veya gece vakti işlenmesi hâlinde on yıldan on beş yıla kadar hapis cezası (TCK 149/1).
- Ağır Yaralama ile Birleşme: Yağma sırasında kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâllerinin gerçekleşmesi durumunda ayrıca kasten yaralama suçundan da ceza verilir (TCK 149/2).
- Değer Azlığı İndirimi: Yağmaya konu malın değerinin az olması hâlinde ceza üçte birden yarıya kadar indirilebilir (TCK 150/2).
- Alacağı Tahsil Amacı: Hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla cebir veya tehdit kullanılması hâlinde yağmadan değil, yalnızca tehdit veya kasten yaralama suçundan ceza verilir (TCK 150/1).
- Etkin Pişmanlık: İade veya tazmin kovuşturma başlamadan önce gerçekleşirse ceza yarısına kadar, hükümden önce gerçekleşirse üçte birine kadar indirilir (TCK 168/3).
- Teşebbüs: Suçun teşebbüs aşamasında kalması hâlinde meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar indirilir (TCK 35).
Temel Halinin Cezası (148/1)
Yağma suçunun temel hâlinin cezası altı yıldan on yıla kadar hapistir. Hâkim, temel cezayı belirlerken suçun işleniş biçimini, kullanılan cebir veya tehdidin yoğunluğunu, meydana gelen zararın ağırlığını ve failin kusurunun derecesini dikkate alır. Cebir veya tehditle mağdurun senet vermeye, senedi imzalamaya ya da mevcut senedi imha etmeye zorlanması da aynı ceza ile yaptırıma bağlanmıştır.
Uygulamada tek kişinin, silah kullanmaksızın ve gündüz vakti gerçekleştirdiği basit bir kapkaç niteliğindeki yağmada temel ceza çoğunlukla alt sınıra yakın belirlenir. Buna karşılık cebrin yoğunluğu arttıkça ve mağdurun uğradığı korku ile zarar büyüdükçe temel ceza üst sınıra doğru yükselir.
Nitelikli Haller (149/1)
Kanun koyucu, yağmanın cezasının artırılmasını gerektiren hâlleri TCK 149. maddede saymış ve bu hâllerde cezanın on yıldan on beş yıla kadar hapis olacağını hükme bağlamıştır. Suçun silahla işlenmesi, failin kendini tanınmayacak bir hâle koyması, birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi, yol kesmek suretiyle ya da konutta, işyerinde veya bunların eklentilerinde gerçekleştirilmesi bu kapsamdadır. Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı işlenmesi, var olan veya var sayılan suç örgütlerinin korkutucu gücünden yararlanılması, suç örgütüne yarar sağlamak amacıyla ya da gece vaktinde işlenmesi de nitelikli hâl oluşturur.
Silah kavramı geniş yorumlanır; ateşli silahların yanında saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli her türlü kesici ve delici alet de bu kapsamda değerlendirilir. Birden fazla kişi bakımından aranan ölçüt müşterek faillik ilişkisidir; suça yalnızca azmettiren veya yardım eden sıfatıyla katılan kişilerin varlığı bu nitelikli hâli oluşturmaz.
Yağma sırasında kullanılan cebrin kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâllerine yol açması durumunda, yağmanın yanında ayrıca kasten yaralama suçundan da ceza verilir. Bu durumda cezalar birleşerek uygulanır ve sonuç ceza önemli ölçüde artar.
İndirim Halleri
Yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin az olması hâlinde verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilebilir. Bu indirimin uygulanıp uygulanmayacağı hâkimin takdirindedir; malın ekonomik değeri, mağdurun sosyal ve ekonomik durumu ile olayın özellikleri birlikte değerlendirilir. Kişinin hukuki bir ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla cebir veya tehdit kullanması hâlinde ise yağma hükümleri uygulanmaz, yalnızca tehdit veya kasten yaralama suçundan sorumluluk doğar.
Etkin pişmanlık hükümleri de önemli bir indirim imkânı sağlar. Bunun yanında sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri ve yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık gözetilerek altıda bire kadar takdiri indirim uygulanması mümkündür.
Somut olayınızı birlikte değerlendirelim
Ceza hesabı; nitelikli hâller, artırım ve indirim nedenleriyle dosyadan dosyaya değişir.
Suçun Özel Görünüş Biçimleri
Teşebbüs
Yağma neticeli bir suç olduğundan teşebbüse elverişlidir. Failin cebir veya tehdide başvurmasına rağmen mağdurun direnmesi, üçüncü kişilerin müdahalesi ya da kolluğun olay yerine gelmesi gibi elinde olmayan nedenlerle malı ele geçirememesi hâlinde suç teşebbüs aşamasında kalır. Bu durumda meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre cezada dörtte birinden dörtte üçüne kadar indirim yapılır.
Suç, mağdurun mal üzerindeki tasarruf imkânının ortadan kalktığı anda tamamlanır; failin malı güvenli bir yere götürmesi aranmaz. Bu nedenle malı alıp olay yerinden uzaklaşırken yakalanan fail bakımından kural olarak tamamlanmış yağma söz konusudur.
İştirak
Yağma suçuna iştirak bakımından genel hükümler uygulanır; müşterek faillik, azmettirme ve yardım etme mümkündür. Mağdura karşı cebir kullanan ile malı alan kişi arasındaki iş bölümünde her iki fail de suçun icra hareketlerini birlikte gerçekleştirdiğinden müşterek fail olarak sorumlu tutulur. Olay yerinde gözcülük yapan veya kaçış aracını kullanan kişinin katkısının suçun icrası üzerinde ortak hâkimiyet kurup kurmadığına göre faillik veya yardım eden sıfatı belirlenir.
Suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi ayrıca nitelikli hâl oluşturduğundan, müşterek faillik ilişkisinin bulunduğu olaylarda ceza doğrudan on yıldan on beş yıla kadar hapis üzerinden belirlenir.
İçtima (Zincirleme Suç ve Diğer Halleri)
Yağma, TCK 43/3 uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı suçlar arasında sayılmıştır. Bu nedenle failin aynı suç işleme kararıyla değişik zamanlarda aynı kişiye karşı birden fazla yağma eylemi gerçekleştirmesi hâlinde her eylem ayrı suç oluşturur ve gerçek içtima kuralları uygulanır. Aynı olayda birden fazla kişiye karşı yağma yapılması hâlinde de mağdur sayısınca suç oluşur.
Yağma sırasında kullanılan cebrin kasten yaralamanın temel şeklini oluşturması hâlinde ayrıca ceza verilmez; zira cebir yağmanın unsurudur. Ancak yaralama neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâle ulaşırsa ya da fiil sırasında konut dokunulmazlığının ihlali gibi bağımsız bir suç işlenirse, bu suçlardan ayrıca cezaya hükmedilir.
Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
Adli Para Cezasına Çevirme
Hapis cezasının adli para cezasına çevrilebilmesi için hükmolunan cezanın bir yıl veya altında, yani kısa süreli olması gerekir. Yağma suçunda hapis cezasının alt sınırı altı yıl olduğundan, indirim nedenleri uygulansa dahi sonuç cezanın bu eşiğe inmesi mümkün değildir ve ceza adli para cezasına çevrilemez.
Erteleme
Hapis cezasının ertelenmesi ancak iki yıl veya daha az süreli cezalar bakımından mümkündür. Yağma suçunda öngörülen ceza miktarları bu sınırın çok üzerinde olduğundan hükmedilen cezanın ertelenmesi kural olarak söz konusu değildir. Yalnızca değer azlığı, etkin pişmanlık ve takdiri indirimin birlikte uygulandığı çok istisnai teşebbüs hâllerinde sonuç cezanın düşmesi teorik olarak tartışılabilir.
HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması)
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi için hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması gerekir. Yağma suçunda alt sınır altı yıl olduğundan HAGB kararı verilmesi kural olarak mümkün değildir. Ayrıca 2024 yılında yapılan düzenlemeyle HAGB kurumunun uygulama alanı da önemli ölçüde değişmiştir.
Suçun Soruşturma ve Kovuşturma Aşamaları
Yağma şikayete bağlı olmadığından soruşturma, olayın kolluğa veya Cumhuriyet Başsavcılığına intikal etmesiyle resen başlatılır. Soruşturma aşamasında olay yeri incelemesi yapılır, güvenlik kamerası kayıtları toplanır, mağdur ve tanık beyanları alınır, gerektiğinde teşhis işlemi gerçekleştirilir ve yakalanan şüphelinin üzerinde arama ile elkoyma tedbirlerine başvurulur.
Soruşturma sonunda yeterli şüpheye ulaşılırsa iddianame düzenlenir ve dosya ağır ceza mahkemesine gönderilir. Kovuşturma aşamasında mağdur ve tanıklar yeniden dinlenir, kamera kayıtları izlenir ve varsa adli tıp raporları değerlendirilerek hüküm kurulur. Mağdur, kovuşturma aşamasında davaya katılan sıfatıyla katılabilir ve maddi ile manevi zararının tazminini ayrıca hukuk mahkemesinde talep edebilir.
Suçta Gözaltı ve Tutukluluk Halleri
Yağma suçu bakımından yakalanan şüpheli, Cumhuriyet savcısının emriyle gözaltına alınabilir; gözaltı süresi kural olarak yirmi dört saat, toplu işlenen suçlarda uzatmalarla dört güne kadardır. Suç, CMK m.100/3’te sayılan katalog suçlardandır ve kuvvetli suç şüphesinin bulunması hâlinde tutuklama nedeni var sayılabilir.
Uygulamada özellikle silahla, geceleyin veya birden fazla kişiyle işlenen yağmalarda tutuklama tedbirine sıkça başvurulmaktadır. Bununla birlikte delillerin toplanmış olması, failin sabıkasız ve sabit ikametgâh sahibi bulunması gibi hâllerde imzaya gitme veya yurt dışı çıkış yasağı gibi adli kontrol tedbirleriyle yetinilmesi de mümkündür.
Uzlaşma, Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Etkin Pişmanlık ve Görevli Mahkeme
Uzlaşma Mümkün mü?
Yağma suçu uzlaştırma kapsamına giren suçlardan değildir. Suç şikayete tabi olmadığı gibi, CMK 253. maddede uzlaştırma kapsamına alınan katalog içinde de yer almadığından taraflar anlaşsa bile dosya uzlaştırma bürosuna gönderilmez ve kamu davası devam eder.
Şikayet Süresi Ne Kadardır?
Yağma resen soruşturulan bir suç olduğundan herhangi bir şikayet süresi öngörülmemiştir. Mağdur, dava zamanaşımı süresi içinde her zaman ihbar veya şikayette bulunabilir; şikayetten vazgeçmesi ise davanın düşmesi sonucunu doğurmaz, yalnızca cezanın belirlenmesinde takdiri bir unsur olarak değerlendirilebilir.
Dava Zamanaşımı Süresi
Yağma suçunun temel hâlinde öngörülen hapis cezasının üst sınırı on yıl olduğundan dava zamanaşımı süresi 15 yıldır. Nitelikli yağmada üst sınır on beş yıl olmakla birlikte zamanaşımı süresi yine 15 yıl olarak uygulanır. Soruşturma ve kovuşturma işlemleriyle zamanaşımının kesilmesi hâlinde bu süre kanunda belirlenen sürenin yarısına kadar uzayabilir.
Etkin Pişmanlık Hükümleri
Yağma suçunda etkin pişmanlık TCK 168. maddede düzenlenmiştir. Suç tamamlandıktan sonra fakat kovuşturma başlamadan önce failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen iade veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi hâlinde verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir.
Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ancak hüküm verilmeden önce gösterilmesi hâlinde ise ceza üçte birine kadar indirilir. Zararın kısmen giderilmesi durumunda etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için mağdurun rızası aranır.
Görevli Mahkeme Hangisidir?
Yağma suçunda öngörülen ceza miktarları gözetildiğinde görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesidir; failin mala el koyma anındaki yer esas alınır.
Sık Sorulan Sorular
Yağma suçunun cezası kaç yıldır?
Yağma suçunun temel hâlinin cezası altı yıldan on yıla kadar hapistir. Suçun silahla, birden fazla kişiyle birlikte, konut veya işyerinde, gece vaktinde ya da kendisini savunamayacak durumdaki bir kişiye karşı işlenmesi hâlinde ceza on yıldan on beş yıla kadar hapse yükselir.
Gasp ile hırsızlık arasındaki fark nedir?
Her iki suçta da başkasına ait taşınır mal alınır; ancak hırsızlıkta mağdurun rızası hiç aranmadan mal gizlice ele geçirilir, yağmada ise mağdurun iradesi cebir veya tehditle kırılarak mal teslim ettirilir. Malın alınması tamamlandıktan sonra malı geri almak isteyen kişiye karşı cebir kullanılması fiili yağmaya dönüştürmez; bu hâlde hırsızlığın yanında ayrıca tehdit veya kasten yaralama suçu oluşur.
Yağma suçunda tutuklama yapılır mı?
Yağma, CMK m.100/3’te sayılan katalog suçlardandır; kuvvetli suç şüphesinin bulunması hâlinde tutuklama nedeni var sayılabilir ve uygulamada özellikle silahlı ya da toplu işlenen olaylarda tutuklama tedbirine sıkça başvurulur. Delil durumu ve failin kişisel koşullarına göre adli kontrol tedbirleriyle yetinilmesi de mümkündür.
Yağma suçunda şikayetten vazgeçme davayı düşürür mü?
Hayır. Yağma şikayete tabi olmayan bir suç olduğundan mağdurun şikayetinden vazgeçmesi kamu davasını düşürmez ve soruşturma ile kovuşturma resen devam eder. Vazgeçme ancak zararın giderilmesiyle birlikte etkin pişmanlık kapsamında değerlendirilebilir.
Yağma suçundan ceza alan kişi kaç yıl cezaevinde yatar?
Yağma suçunda koşullu salıverilme oranı yarıdır ve denetimli serbestlik süresi kural olarak bir yıldır. Örneğin altı yıl hapis cezası alan hükümlü üç yıllık infaz süresi üzerinden değerlendirilir ve şartların oluşması hâlinde iki yılını ceza infaz kurumunda geçirebilir; kesin hesap, infaz hakimliğince dosya üzerinden yapılır.