TCK 272 Yalan Tanıklık Suçu ve Cezası

KANUN MADDELERİ272TCK 272 Yalan Tanıklık Suçu ve Cezası

TCK 272 Yalan Tanıklık Suçu ve Cezası

Yalan tanıklık suçu, bir soruşturma ya da yargılama kapsamında tanık dinlemeye yetkili kişi, kurul veya mahkeme önünde gerçeğe aykırı tanıklık yapılmasıyla işlenen ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 272. maddesinde düzenlenen bir suçtur. Temel hâlde dört aydan bir yıla kadar, mahkeme huzurunda ya da yeminli tanıklıkta bir yıldan üç yıla kadar hapis öngörülür; aleyhine tanıklık yapılan kişi müebbet hapse mahkûm olmuşsa ceza yirmi yıldan otuz yıla kadar çıkar. Uygulamada “yalan şahitlik”, “yalancı şahitlik” ve “gerçeğe aykırı tanıklık” gibi adlarla anılmaktadır. Suç CMK 100/3’teki katalogda yer almaz. Şikâyete bağlı değildir; Cumhuriyet başsavcılığı resen soruşturur.

Kısa Cevap

TCK 272’ye göre tanık sıfatıyla dinlenen kişi bildiğini gerçeğe aykırı anlatır ya da bilerek saklarsa suç, beyan tamamlandığında oluşur; aleyhine tanıklık yapılan kişinin zarar görmesi temel hâl için şart değildir. Ceza soruşturma aşamasındaki yeminsiz beyanda dört ay ile bir yıl, mahkeme huzurunda ya da yeminli beyanda bir ile üç yıl, üç yıldan fazla hapis gerektiren bir suçun dosyasında iki ile dört yıl hapistir; tanıklık sonucunda koruma tedbiri, gözaltı, tutuklama ya da mahkûmiyet doğmuşsa ceza fıkralara göre ağırlaşır. Suç şikâyete bağlı değildir ve uzlaştırma kapsamında bulunmaz. Gerçeğin hükümden önce söylenmesi TCK 274 uyarınca cezasızlık ya da indirim sağlar. Temel hâlde tutuklama yasağı uygulanır; sonuç ceza bir yılı aşmazsa adli para cezasına çevirme, iki yılı aşmazsa erteleme ve HAGB gündeme gelir.

Kanun Metni

Kaynak: mevzuat.gov.tr

Bir cümleye tıklayın, ilgili açıklamaya gidin.

(1) Hukuka aykırı bir fiil nedeniyle başlatılan bir soruşturma kapsamında tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimseye, dört aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.

(2) Mahkeme huzurunda ya da yemin ettirerek tanık dinlemeye kanunen yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.

(3) Üç yıldan fazla hapis cezasını gerektiren bir suçun soruşturma veya kovuşturması kapsamında yalan tanıklık yapan kişi hakkında iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(4) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kişi ile ilgili olarak gözaltına alma ve tutuklama dışında başka bir koruma tedbiri uygulanmışsa, yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olması koşuluyla, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.

(5) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kişinin gözaltına alınması veya tutuklanması halinde; yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olması koşuluyla; yalan tanıklık yapan kişi, ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin hükümlere göre dolaylı fail olarak sorumlu tutulur.

(6) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kimsenin ağırlaştırılmış müebbet hapis veya müebbet hapis cezasına mahkûmiyeti halinde, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis cezasına; (…) hükmolunur.

(7) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kimsenin mahkûm olduğu hapis cezasının infazına başlanmış ise, altıncı fıkraya göre verilecek ceza yarısı kadar artırılır.

(8) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kişi hakkında hapis cezası dışında adlî veya idari bir yaptırım uygulanmışsa; yalan tanıklıkta bulunan kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Kanun Gerekçesi

Gerekçe için tıklayınız

Madde metninde yalan tanıklık suçu tanımlanmıştır.

Birinci fıkraya göre, hukuka aykırı bir fiil nedeniyle başlatılan bir soruşturma kapsamında tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapılması, bu suçun temel şeklini oluşturmaktadır. Suçun temel şekli açısından tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurulun yemin verdirmeye yetkisinin olmaması gerekir. İkinci fıkraya göre ise, yalan tanıklık suçunun mahkeme huzurunda ya da yemin ettirerek tanık dinlemeye kanunen yetkili kişi veya kurul önünde işlenmesi, daha ağır ceza ile cezalandırılmayı gerektirmektedir.

Suçun maddî unsuru yalan söylemek veya tanıklığın konusunu oluşturan hususlar hakkındaki bilgiyi, bilerek, kısmen veya tamamen saklamaktır. Yalan söylemek deyimi, tabiî olarak gerçeği inkar etmeyi de kapsamaktadır. Tanık, tanıklığının konusunu oluşturan hususlar hakkındaki bilgisini veya gördüğünü tam olarak açıklamakla yükümlüdür.

Üçüncü fıkraya göre; kanuni tanımında üst sınırı üç yıldan fazla hapis cezasını gerektiren bir suçun soruşturma veya kovuşturması kapsamında yalan tanıklık yapılması, suçun temel şekline nazaran daha ağır ceza ile cezalandırılmayı gerektirmektedir.

Maddenin dört ila sekizinci fıkralarında yalan tanıklık sonucu meydana gelen neticelere göre fail hakkındaki cezanın ne surette tertip edileceği gösterilmektedir.

Suçun Hukuki Künyesi

Künye BaşlığıAçıklama
Kanun MaddesiYalan tanıklık, 5237 sayılı TCK’nın İkinci Kitabında “Millete ve Devlete Karşı Suçlar ve Son Hükümler” kısmının “Adliyeye Karşı Suçlar” bölümünde, 272. maddede düzenlenmiştir. Özel indirim hâlleri 273, etkin pişmanlık 274. maddededir.
ŞikayetŞikâyete bağlı değildir; Cumhuriyet başsavcılığı resen soruşturur. Aleyhine tanıklık yapılan kişinin vazgeçmesi soruşturmayı ya da davayı sona erdirmez.
Zamanaşımı272/1-3: sekiz yıl · 272/3 ile 272/4 birlikte ve 272/8: on beş yıl · 272/6-7: yirmi yıl (TCK 66/1; nitelikli hâller 66/3 gereği hesaba katılır).
Tutuklama ve Adli KontrolKatalog suç değildir. 272/1’de (272/4 artırımıyla da) üst sınır iki yılı geçmediğinden tutuklama yasaktır (CMK 100/4) · 272/2-3 ve diğer fıkralarda CMK 100/1-2 şartlarıyla tutuklama mümkündür. Adli kontrol her fıkrada uygulanabilir.
UzlaşmaCMK 253/1 listesinde yer almadığından ve şikâyete bağlı olmadığından uzlaştırma yoktur; üst sınırlar altı ayı aştığından önödeme (TCK 75) de uygulanmaz.
Etkin PişmanlıkVardır (TCK 274): aleyhe hak kısıtlayıcı karardan ya da hükümden önce gerçeğin söylenmesi cezasızlık, sonraki aşamalarda indirim sağlar.
İndirimTCK 273: tanığın kendisini ya da yakınlarını kovuşturmaya uğratabilecek hususta yalan söylemesi veya çekinme hakkı hatırlatılmadan tanıklık yapması hâlinde indirim ya da ceza vermekten vazgeçme; hukuk uyuşmazlıklarında uygulanmaz (273/2).
Memuriyete EtkisiKasıtlı bir suç olduğundan bir yıl veya daha fazla hapis cezasına mahkûmiyet, 657 sayılı Kanun m.48/A-5 uyarınca memuriyete engeldir; suç bu maddede ayrıca sayılan suçlar arasında yer almaz.
Görevli Mahkeme272/1-5 ve 272/8: asliye ceza · 272/6-7: ağır ceza · suça sürüklenen çocukta çocuk mahkemesi ya da çocuk ağır ceza mahkemesi.

Suçun Şartları ve Unsurları Nelerdir?

Yalan tanıklık suçu, tanık sıfatıyla dinlenen kişinin tanıklığının konusu olan olaylar hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunmasıyla oluşur. Hareket iki biçimde gerçekleşebilir: yaşanmamış bir olayı yaşanmış gibi anlatmak ya da yaşanan olayı inkâr etmek veya bilinen bir hususu kısmen ya da tamamen saklamak. Resmî gerekçe, tanığın tanıklığının konusunu oluşturan hususlar hakkındaki bilgisini ve gördüğünü tam olarak açıklamakla yükümlü olduğunu vurgular; bu nedenle bildiği hâlde “hatırlamıyorum” diyerek önemli bir olguyu gizlemek de suçun hareketi olabilir.

Beyanın tanık dinlemeye yetkili bir merci önünde yapılması gerekir. Birinci fıkra, hukuka aykırı bir fiil nedeniyle başlatılan soruşturma kapsamında yemin verdirme yetkisi bulunmayan kişi veya kurul önündeki tanıklığı, örneğin kolluk birimine verilen tanık ifadesini kapsar. İkinci fıkra ise mahkeme huzurundaki tanıklığı ve yemin ettirerek tanık dinlemeye kanunen yetkili kişi veya kurul önündeki tanıklığı daha ağır cezalandırır; ceza mahkemesinin yanında hukuk, iş ve idare mahkemesinde verilen tanıklık da mahkeme huzurundadır. Soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı da tanığa yemin verdirebildiğinden (CMK 54/2) savcılıkta yeminli verilen beyan bu fıkraya girer.

Suç bir sırf hareket suçudur; beyanın dosyanın sonucunu etkilemesi, hâkimin ona itibar etmesi ya da birinin zarar görmesi temel hâl için aranmaz. Ancak gerçeğe aykırılığın, yani tanığın anlattığı olgunun gerçekte farklı olduğunun dosyadaki somut delillerle kesin olarak ortaya konması gerekir. Aynı kişinin farklı aşamalardaki çelişkili beyanlarında hangisinin gerçeğe aykırı olduğu belirlenmeden mahkûmiyet kurulamaz. Tanığın kişisel kanaati, tahmini ya da olayı yorumlaması gerçeğe aykırı olgu bildirimi sayılmaz; yanılma, unutma ve algı hatası da bu suçu oluşturmaz.

Fail ve Mağdur

Yalan tanıklık özgü bir suçtur; fail yalnız tanık sıfatıyla dinlenen kişi olabilir. Şüpheli ve sanığın kendi savunması tanıklık değildir; gerçeğe aykırı savunma bu suçu oluşturmaz. Bilirkişinin gerçeğe aykırı mütalaası ve tercümanın gerçeğe aykırı çevirisi TCK 276’da, hukuk davasında tarafın yalan yere yemini TCK 275’te ayrı suç olarak düzenlenmiştir. Mağdurun tanık olarak dinlenmesi hâlinde yemin hariç tanıklık hükümleri uygulanır (CMK 236/1); kendi şikâyetiyle başlattığı dosyada bir kimseye işlemediğini bildiği bir fiili isnat eden mağdurun durumu ise çoğu olayda iftira suçu yönünden değerlendirilir.

Suçun mağduru öncelikle toplumdur; korunan değer adliyenin doğru karar verebilmesidir. Aleyhine tanıklık yapılan kişi de suçtan doğrudan zarar görebilir ve dördüncü ile sekizinci fıkralar arasındaki ağırlaştırıcı hâller tam da bu kişinin uğradığı sonuçlara bağlanmıştır.

Suçun Hukuki Konusu

Korunan hukuki değer, adliyenin işleyişi ve yargılamanın maddi gerçeğe ulaşabilmesidir. Tanık beyanı ceza ve hukuk yargılamasının en yaygın delillerinden biri olduğundan, gerçeğe aykırı tanıklık hem masum bir kişinin cezalandırılmasına hem de suçlunun kurtulmasına yol açabilir. Beyanın sanık lehine ya da aleyhine olması suçun oluşumunu etkilemez.

Manevi Unsur

Suç yalnız kastla işlenir; tanık, anlattığı olgunun gerçeğe aykırı olduğunu bilerek beyanda bulunmalıdır. Taksirli hâli kanunda öngörülmediğinden TCK 22/1 gereği dikkatsizlikle verilen yanlış beyan cezalandırılmaz. Özel bir amaç ya da saik aranmaz; beyanın akrabalık, korku ya da çıkar nedeniyle verilmesi kastı ortadan kaldırmaz, yalnız TCK 273’teki indirim yönünden önem taşıyabilir.

Dikkat: Ağırlaştırıcı fıkralardaki gözaltı, tutuklama ya da mahkûmiyet gibi sonuçlar için failin bu sonuçları ayrıca istemesi gerekmez; ancak TCK 23 gereği en azından taksirle öngörülebilir olmaları aranır. Dördüncü ve beşinci fıkralar, aleyhine tanıklık yapılan kişinin beraat etmesi ya da hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi şartına bağlıdır.

Suçun Cezası Nedir?

TCK 272’de cezayı beyanın verildiği merci, dosyadaki suçun ağırlığı ve tanıklığın aleyhine tanıklık yapılan kişide doğurduğu sonuç belirler. Aşağıdaki tablo her hâlin cezasını, görevli mahkemesini ve şikâyet durumunu gösterir.

Hâl (fıkra)CezaGörevli MahkemeŞikâyet / Uzlaşma
Soruşturmada yeminsiz tanıklık (272/1)Dört aydan bir yıla kadar hapisAsliye cezaŞikâyet aranmaz / uzlaşma yok
Mahkeme huzurunda ya da yeminli tanıklık (272/2)Bir yıldan üç yıla kadar hapisAsliye cezaŞikâyet aranmaz / uzlaşma yok
Üç yıldan fazla hapis gerektiren suçun dosyasında (272/3)İki yıldan dört yıla kadar hapisAsliye cezaŞikâyet aranmaz / uzlaşma yok
Gözaltı ve tutuklama dışında koruma tedbiri uygulanması (272/4)Önceki fıkraların cezası yarı oranında artırılırAsliye cezaŞikâyet aranmaz / uzlaşma yok
Gözaltı veya tutuklama (272/5)Yalan tanıklık cezasına ek olarak TCK 109’a göre dolaylı faillikten cezaAsliye ceza (109’un nitelikli hâlleriyle üst sınır on yılı aşarsa ağır ceza)Şikâyet aranmaz / uzlaşma yok
Ağırlaştırılmış müebbet ya da müebbet hapse mahkûmiyet (272/6)Yirmi yıldan otuz yıla kadar hapisAğır cezaŞikâyet aranmaz / uzlaşma yok
Mahkûmiyetin infazına başlanması (272/7)Altıncı fıkra cezası yarısı kadar artırılırAğır cezaŞikâyet aranmaz / uzlaşma yok
Hapis dışında adli veya idari yaptırım uygulanması (272/8)Üç yıldan yedi yıla kadar hapisAsliye cezaŞikâyet aranmaz / uzlaşma yok
Kendisini veya yakınını koruma, çekinme hakkının hatırlatılmaması (273/1)İndirim yapılabilir ya da ceza vermekten vazgeçilebilirİlgili fıkranın mahkemesiŞikâyet aranmaz / uzlaşma yok
Gerçeğin söylenmesi (274/1-3)Aşamaya göre cezaya hükmolunmaz ya da indirim yapılırİlgili fıkranın mahkemesiŞikâyet aranmaz / uzlaşma yok

Temel Halinin Cezası (272/1)

Temel hâlin cezası dört aydan bir yıla kadar hapistir; adli para cezası seçimlik olarak öngörülmemiştir. Bu fıkra, hukuka aykırı bir fiil nedeniyle başlatılan soruşturmada yemin verdirme yetkisi bulunmayan merci önündeki tanıklığı kapsar; kollukta alınan tanık ifadesi tipik örnektir. Hâkim temel cezayı TCK 61/1’deki ölçütlere, özellikle yalanın dosyadaki önemine ve doğurduğu tehlikeye göre belirler. Kasten işlenen suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak TCK 53’teki hak yoksunlukları da uygulanır.

Nitelikli Haller (272/2-8)

İkinci fıkra, mahkeme huzurunda ya da yemin ettirerek tanık dinlemeye kanunen yetkili kişi veya kurul önündeki tanıklık için bir yıldan üç yıla kadar hapis öngörür. Üçüncü fıkra ise dosyanın konusu olan suça bakar: kanuni tanımında üst sınırı üç yıldan fazla hapis gerektiren bir suçun soruşturma veya kovuşturmasında yapılan yalan tanıklık iki yıldan dört yıla kadar hapisle cezalandırılır. Hukuk davasındaki tanıklık bir suçun soruşturma veya kovuşturması olmadığından üçüncü fıkra orada uygulanmaz.

Dördüncü fıkra, aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında gözaltı ve tutuklama dışında bir koruma tedbiri uygulanmışsa, örneğin el koyma, arama ya da adli kontrol kararı verilmişse cezayı yarı oranında artırır. Beşinci fıkra, kişinin gözaltına alınması ya da tutuklanması hâlinde failin ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dolaylı fail olarak sorumlu olacağını düzenler. Bu iki fıkra, kişinin yüklenen fiili işlemediği için beraat etmesi ya da hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi şartına bağlıdır; delil yetersizliğine dayanan kararlarda bu şartın gerçekleşip gerçekleşmediği somut gerekçeye göre tartışılır.

Altıncı fıkra, aleyhine tanıklık yapılan kimsenin ağırlaştırılmış müebbet ya da müebbet hapis cezasına mahkûm olması hâlinde yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis öngörür; mahkûm olunan cezanın infazına başlanmışsa bu ceza yarısı kadar artırılır (272/7). Sekizinci fıkra ise kişi hakkında hapis dışında adli ya da idari bir yaptırım uygulanmışsa, örneğin adli para cezasına mahkûm edilmişse, üç yıldan yedi yıla kadar hapis öngörür.

İndirim Halleri

TCK 273/1, iki özel durumda hâkime indirim yapma ya da ceza vermekten vazgeçme imkânı tanır: tanığın kendisinin, üstsoyunun, altsoyunun, eşinin veya kardeşinin soruşturma ve kovuşturmaya uğramasına neden olabilecek bir hususta yalan söylemesi ve tanıklıktan çekinme hakkı olduğu hâlde bu hak kendisine hatırlatılmadan gerçeğe aykırı tanıklık yapması. Çekinme hakkı CMK 45’te, kendini suçlandırıcı sorulara cevap vermeme hakkı CMK 48’de düzenlenmiş olup her iki hakkın da tanığa önceden bildirilmesi gerekir. Bu hüküm özel hukuk uyuşmazlıklarındaki yalan tanıklıkta uygulanmaz (273/2). Bunlar dışında haksız tahrik (TCK 29), yaş küçüklüğü (TCK 31) ve takdiri indirim (TCK 62, altıda bire kadar) genel hükümlere göre uygulanır.

Somut olayınızı birlikte değerlendirelim

Ceza hesabı; nitelikli hâller, artırım ve indirim nedenleriyle dosyadan dosyaya değişir.

Avukata Danışın

Suçun Özel Görünüş Biçimleri

Teşebbüs

Suç, tanığın beyanı tamamlanıp dinlenmesi sona erdiğinde tamamlanır. Tanık dinlenmesi sürerken gerçeğe aykırı sözünü kendiliğinden düzelten kişi bakımından henüz tamamlanmış bir yalan beyan yoktur; bu nedenle beyanın bütünü esas alınır. Sırf hareket suçu niteliği ve beyanın tek bir anda tamamlanması nedeniyle teşebbüse (TCK 35) elverişli bir aşama uygulamada pek bulunmaz.

İştirak

Özgü suç olduğu için asli fail yalnız tanık olabilir; tanık sıfatı taşımayan kişiler azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulur (TCK 40/2). Tanığı para, baskı ya da ikna yoluyla gerçeğe aykırı beyana yönelten kişi TCK 38/1 gereği işlenen suçun cezasıyla cezalandırılır. Azmettirme için tanığın gerçekten gerçeğe aykırı beyanda bulunması gerekir; ikna girişimi sonuçsuz kalırsa azmettirmeden söz edilemez (TCK 40/3). Bu durumda TCK 277’deki yargı görevini yapanı etkileme ya da tehdit gibi suçlar ayrıca değerlendirilir.

İçtima (Zincirleme Suç ve Diğer Halleri)

Aynı tanıklık sırasında birden fazla gerçeğe aykırı açıklama yapılması tek suçtur. Aynı dosyada soruşturma ve kovuşturma aşamalarında, aynı suç işleme kararıyla tekrarlanan yalan beyanlarda zincirleme suç (TCK 43/1) değerlendirilebilir; TCK 43/1 mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da uygulanır. TCK 43/3’teki yasak yalnız kasten öldürme, kasten yaralama, işkence ve yağma için geçerli olduğundan bu suçta zincirleme suç hükümleri uygulanabilir.

Yalan tanıklık ile iftira (TCK 267) arasındaki ayrım hareketin biçimindedir: iftira, yetkili makama ihbar ya da şikâyette bulunarak soruşturma başlatılmasını sağlamaktır; yalan tanıklık ise başlamış bir soruşturma ya da yargılamada tanık sıfatıyla gerçeğe aykırı beyandır. Gözaltı ya da tutuklama sonucu doğduğunda TCK 109’dan ayrıca sorumluluk kanun gereğidir (272/5).

Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Adli Para Cezasına Çevirme

TCK 50/1 ve 49/2’ye göre bir yıl veya daha az süreli hapis cezası adli para cezasına ya da diğer seçenek yaptırımlara çevrilebilir. 272/1’de temel cezanın üst sınırı bir yıl olduğundan, dördüncü fıkra artırımı uygulanmadıkça hükmolunan ceza bu sınır içinde kalır. 272/2’de ceza alt sınırdan belirlendiğinde ya da indirimlerle bir yılı aşmadığında çevirme mümkündür. 272/3 ve sonraki fıkralarda alt sınır bir yılı aştığından çevirme ancak TCK 273 veya 274 indirimleriyle sonuç ceza bir yılın altına düşerse gündeme gelir.

Erteleme

TCK 51/1’e göre iki yıl veya daha az hapis cezası ertelenebilir; fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış ya da altmış beş yaşını bitirmiş kişilerde bu sınır üç yıldır. 272/1’de ve çoğu 272/2 dosyasında hükmolunan ceza bu sınır içindedir; 272/3’te alt sınır iki yıl olduğundan erteleme ancak ceza alt sınırdan belirlenir ya da indirim uygulanırsa mümkündür. Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapse mahkûm edilmemiş olması ve yeniden suç işlemeyeceği kanaatinin oluşması gerekir; denetim süresi bir yıldan üç yıla kadardır.

HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması)

CMK 231/5’e göre hükmolunan ceza iki yıl veya daha az hapis ise HAGB kararı verilebilir. 272/1 ve 272/2’de bu sınır çoğu dosyada aşılmaz; 272/3’te ceza alt sınırdan ya da indirimle iki yılı geçmeyecek şekilde belirlenirse HAGB mümkündür. Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmaması, yeniden suç işlemeyeceği kanaati ve varsa zararın giderilmesi aranır (CMK 231/6); denetim süresi beş yıldır ve karara karşı istinaf yoluna gidilir (CMK 231/8, 231/12). HAGB, 7589 sayılı Kanunla aynı içerikle yeniden düzenlenmiş olup bugün de uygulanmaktadır.

Suçun Soruşturma ve Kovuşturma Aşamaları

Soruşturma çoğunlukla tanığın dinlendiği mahkemenin ya da savcılığın suç duyurusu üzerine, bazen de aleyhine tanıklık yapılan kişinin ihbarıyla resen başlatılır. Tipik deliller asıl dosyadaki ifade ve duruşma tutanakları, tanığın olay yerinde bulunmadığını ya da anlattığı olayın farklı geliştiğini gösteren kamera kayıtları, HTS ve baz istasyonu kayıtları, diğer tanıkların beyanları, yazışmalar ve asıl dosyada verilen hükümdür. Yalan beyanın tanığa çekinme hakkı hatırlatılarak ve yemin verdirilerek mi alındığı tutanaktan tespit edilir; bu bilgi hem fıkrayı hem de TCK 273’ün uygulanıp uygulanmayacağını belirler.

İddianame kural olarak asliye ceza mahkemesine, altıncı ve yedinci fıkralarda ağır ceza mahkemesine verilir. Kovuşturmada en çok tartışılan mesele, beyanın gerçeğe aykırı olduğunun kesin delille ispatıdır: asıl mahkemenin bir tanığın anlatımına itibar etmemesi ya da beyanlar arasında çelişki bulunması, tek başına yalanın ispatı sayılmaz. Mahkeme, tanığın anlattığı olgunun gerçekte nasıl gerçekleştiğini bağımsız delillerle belirlemek, çelişkili beyanlarda hangisinin gerçeğe aykırı olduğunu göstermek ve asıl dosyanın akıbetini araştırmak zorundadır.

Hükme karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinafa başvurulabilir (CMK 273/1). Bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı temyiz yolu 272/1’de üst sınır iki yılı geçmediğinden kural olarak kapalıdır (CMK 286/2-d); 272/2 ve 272/3’te beş yıl veya daha az hapse ilişkin istinafın esastan reddi temyiz edilemez (286/2-a), altıncı fıkra gibi ağır hâllerde ise iki hafta içinde temyize gidilebilir (CMK 291/1). Yalan tanıklık suçu için hazırlanmış savunma dilekçesi örneği, istinaf dilekçesi örneği ve temyiz dilekçesi örneği sitemizde yer alır.

Suçta Gözaltı ve Tutukluluk Halleri

CMK 91/1’e göre gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkime gönderilme için zorunlu süre hariç yirmi dört saattir; bu yol süresi on iki saati geçemez. Bu dosyalarda deliller büyük ölçüde asıl dosyadaki tutanaklardan oluştuğundan şüpheli çoğu zaman gözaltına alınmadan ifadeye çağrılır.

Suç CMK 100/3’teki katalogda yer almaz; tutuklama için kuvvetli suç şüphesinin yanında kaçma ya da delil karartma şüphesini gösteren somut olgular aranır. 272/1’de üst sınır bir yıl olduğundan, dördüncü fıkra artırımıyla da iki yılı geçmediğinden CMK 100/4 gereği tutuklama kararı verilemez. Diğer fıkralarda tutuklama hukuken mümkündür; azami tutukluluk süresi asliye ceza işlerinde soruşturmada altı ay, kovuşturmada bir yıl ve zorunlu hâllerde altı ay uzatmadır (CMK 102/1, 102/4). Altıncı ve yedinci fıkralarda ağır ceza işi olduğundan süre iki yıl olup uzatmalarla en çok beş yıla çıkabilir (CMK 102/2). Adli kontrol (CMK 109), özellikle aleyhine tanıklık yapılan kişiyle temas yasağı biçiminde, tutuklamaya göre daha sık başvurulan tedbirdir.

Uzlaşma, Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Etkin Pişmanlık ve Görevli Mahkeme

Uzlaşma Mümkün mü?

Uzlaştırma mümkün değildir. TCK 272, CMK 253/1-b’deki listede sayılmamıştır ve şikâyete bağlı olmadığından 253/1-a kapsamına da girmez. Suça sürüklenen çocuklar için 253/1-c’deki genişletilmiş uzlaştırma, mağdurun gerçek kişi ya da özel hukuk tüzel kişisi olmasını şart koşar; korunan değer adliyenin işleyişi olduğundan bu şart kural olarak gerçekleşmez. Önödeme (TCK 75) yalnız üst sınırı altı ayı aşmayan hapis cezalarında uygulandığından bu suçta önödeme de yoktur.

Şikayet Süresi Ne Kadardır?

Şikâyet süresi yoktur. Suç resen soruşturulur ve TCK 73’teki altı aylık süre uygulanmaz. Aleyhine tanıklık yapılan kişinin savcılığa başvurusu hukuken ihbar niteliğindedir; başvurunun geri alınması soruşturmayı sona erdirmez.

Dava Zamanaşımı Süresi

Dava zamanaşımı 272/1, 272/2 ve 272/3’te sekiz yıldır (TCK 66/1-e). Dördüncü fıkra artırımı üçüncü fıkrayla birleştiğinde üst sınır beş yılı aştığından süre on beş yıla çıkar (66/1-d); sekizinci fıkrada da on beş yıldır. Altıncı ve yedinci fıkralarda ceza yirmi yıldan aşağı olmayan hapis olduğundan süre yirmi yıldır (66/1-c). Kesen işlemler varsa süre en fazla yarısı kadar uzar (TCK 67/4).

Etkin Pişmanlık Hükümleri

TCK 274 yalan tanıklığa özgü etkin pişmanlık düzenler ve indirimi gerçeğin söylendiği aşamaya bağlar. Aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında hak kısıtlaması ya da yoksunluğu sonuçlayacak bir karar verilmeden veya hükümden önce gerçek söylenirse cezaya hükmolunmaz (274/1). Böyle bir karar verildikten sonra ama hükümden önce söylenirse ceza üçte ikiden yarıya kadar (274/2), mahkûmiyet kararı kesinleşmeden önce söylenirse yarıdan üçte bire kadar (274/3) indirilebilir.

Görevli Mahkeme Hangisidir?

5235 sayılı Kanunun 12. maddesine göre ağır ceza mahkemesi on yıldan fazla hapis gerektiren suçlara ve maddede sayılan belirli suçlara bakar; TCK 272 bu sayımda yer almaz. Bu nedenle 272/1-5 ve 272/8’de asliye ceza mahkemesi, üst sınırı on yılı aşan 272/6 ve 272/7’de ağır ceza mahkemesi görevlidir. Suça sürüklenen çocuklar çocuk mahkemesinde ya da çocuk ağır ceza mahkemesinde yargılanır. Hükme karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulur (CMK 273/1).

Yargıtay Kararları

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 22.02.2024 tarihli, 2023/3260 E., 2024/1659 K.

Etkin pişmanlık için şüpheli olarak anlattıklarından sonra tanık sıfatıyla kısmen farklı beyanda bulunan sanığın mahkûmiyeti bozuldu. Daire, tanık sıfatı şartı gerçekleşmediğini, eylemin iftira da sayılamayacağını belirtti.

… sanığın etkin pişmanlık beyanlarını şüpheli/sanık sıfatıyla verdiği, dolayısıyla dava konusu olayda yalan tanıklık suçunun sübutu açısından zorunlu olan tanık sıfatıyla beyanda bulunma şartının gerçekleşmediği …

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 28.05.2025 tarihli, 2024/25459 E., 2025/4324 K.

Hukuk davasındaki tanıklar hakkında eksik soruşturmayla verilen kovuşturmama kararına itirazı reddeden sulh ceza hâkimliği kararı kanun yararına bozuldu. Daire, unutkanlık ya da yanlış izlenimden doğan uyumsuz beyanın suç olmadığını belirtti.

… Tanığın, beyanda bulunduğu maddi olguları bilerek ve isteyerek değiştirmesi, çarpıtması, olduğundan farklı göstermesi, gizlemesi bu suçu oluşturmaktadır. …

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 27.10.2025 tarihli, 2025/1948 E., 2025/8072 K.

Tanıklık yapılan dosya denetime elverişli biçimde getirtilmeden zamanaşımı gerekçesiyle verilen kovuşturmama kararına itirazı reddeden sulh ceza hâkimliği kararı kanun yararına bozuldu. Süre, eylemin 272’nin hangi fıkrasına girdiğine göre hesaplanır.

… şüphelinin eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 272. maddesinin hangi fıkrasına uyduğunun tespiti ile zamanaşımı hususunun değerlendirilmesi …

Sık Sorulan Sorular

Yalan tanıklık suçunun cezası kaç yıl?

Soruşturmada yeminsiz verilen beyanda dört ay ile bir yıl, mahkeme huzurunda ya da yeminli beyanda bir ile üç yıl hapis öngörülür. Dosyadaki suç üç yıldan fazla hapis gerektiriyorsa ceza iki ile dört yıldır. Tanıklık sonucunda kişi müebbet hapse mahkûm olmuşsa ceza yirmi ile otuz yıla, hapis dışında bir yaptırım uygulanmışsa üç ile yedi yıla çıkar.

Yalan tanıklıkta uzlaşma var mı?

Hayır. Yalan tanıklık CMK 253’teki uzlaştırma listesinde yer almaz ve şikâyete bağlı değildir. Aleyhine tanıklık yapılan kişinin şikâyetten vazgeçmesi de davayı düşürmez.

Yalan söyleyen tanık sonradan gerçeği söylerse ceza alır mı?

TCK 274’e göre aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında hak kısıtlayıcı bir karar verilmeden ya da hükümden önce gerçeği söyleyen tanığa ceza verilmez. Hak kısıtlayıcı karardan sonra ama hükümden önce ya da mahkûmiyet kesinleşmeden önce gerçeğin söylenmesi ise yalnız cezada indirim sağlar.

Hukuk davasında yalan tanıklık suç mu?

Evet. Hukuk, iş ya da idare mahkemesinde verilen tanıklık da mahkeme huzurunda yapıldığından TCK 272/2 kapsamındadır ve bir yıldan üç yıla kadar hapis gerektirir. Bu dosyalarda TCK 273/1’deki indirim uygulanmaz. Hukuk davasında tarafın yalan yere yemin etmesi ise ayrı bir suçtur (TCK 275).

Yalan tanıklıktan tutuklanır mı?

Soruşturmadaki yeminsiz beyanda üst sınır bir yıl olduğundan tutuklama yasaktır. Mahkeme huzurundaki ya da daha ağır hâllerde tutuklama hukuken mümkündür, ancak suç katalogda olmadığından kaçma veya delil karartma şüphesini gösteren somut olgular gerekir. Uygulamada çoğu dosyada adli kontrol tercih edilir.

Sanık kendi davasında yalan söylerse yalan tanıklık olur mu?

Hayır. Yalan tanıklık yalnız tanık sıfatıyla dinlenen kişi tarafından işlenebilir; şüpheli ve sanığın savunması tanıklık değildir. Sanık başka birine işlemediği bir fiili isnat ederse ise iftira suçu ayrıca değerlendirilebilir.

Kaynaklar: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (mevzuat.gov.tr), 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu. Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Av. Umur Yıldırım
Av. Umur Yıldırım Kurucu Avukat Ankara 1 Nolu Barosu — Sicil No: 30381 — Kaydı doğrula
Profili görüntüleyin
Benzer

Makaleler

Yeni madde açıklamalarından ve mevzuat güncellemelerinden ilk siz haberdar olun.