Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu ve cezası, bir kimsenin hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak özgürlüğünden yoksun bırakılması suretiyle işlenen ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu‘nun 109. maddesinde düzenlenen bir suçtur. Suçun temel şeklinin cezası bir yıldan beş yıla kadar hapis olup, fiilin cebir, tehdit veya hile kullanılarak işlenmesi hâlinde ceza iki yıldan yedi yıla kadar hapse çıkar. Halk arasında bu suç “adam kaçırma”, “alıkoyma”, “rehin alma” veya “hürriyeti tahdit” olarak adlandırılmaktadır. Nitelikli hâllerinde öngörülen ceza miktarları ve delil karartma ihtimali nedeniyle uygulamada tutuklama tedbirine sıkça başvurulmaktadır. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu şikayete tabi olmayıp Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen soruşturulur.
Kısa Cevap
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu TCK 109. maddede düzenlenmiştir; temel hâlinin cezası bir yıldan beş yıla kadar hapis, cebir, tehdit veya hile kullanılması hâlinde iki yıldan yedi yıla kadar hapistir. Suçun silahla, birden fazla kişiyle birlikte, kamu görevi nedeniyle, nüfuz kötüye kullanılarak, üstsoy, altsoy, eş veya boşanılan eşe karşı ya da çocuğa karşı işlenmesi hâlinde ceza bir kat artırılır; cinsel amaçla işlenmesi hâlinde ise yarı oranında artırılır. Suç şikayete bağlı değildir ve uzlaştırma kapsamında değildir. Mağdurun kendiliğinden ve zarar görmeden serbest bırakılması hâlinde etkin pişmanlık uygulanır.
Kanun Metni
Kaynak: mevzuat.gov.trBir cümleye tıklayın, ilgili açıklamaya gidin.
(2) Kişi, fiili işlemek için veya işlediği sırada cebir, tehdit veya hile kullanırsa, iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
- Silahla,
- Birden fazla kişi tarafından birlikte,
- Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
- Kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
- Üstsoy, altsoy veya eşe ya da boşandığı eşe karşı,
- Çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
İşlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza bir kat artırılır.
(4) Bu suçun mağdurun ekonomik bakımdan önemli bir kaybına neden olması halinde, ayrıca bin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
(5) Suçun cinsel amaçla işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar yarı oranında artırılır.
(6) Bu suçun işlenmesi amacıyla veya sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
Kanun Gerekçesi
Gerekçe için tıklayınız
Madde metninde kişi hürriyetinden yoksun kılma suçu tanımlanmıştır.
Bu suç ile korunan hukukî değer, kişilerin kendi arzusu ve iradesi çerçevesinde hareket edebilme hürriyetidir. Kişiler, bir yerde kalma ve bir yere gitme konusunda tercihte bulunma serbestisine sahiptirler. Söz konusu suç işlenmekle kişinin bir yerde kalma ve bir yere gitme hürriyeti ihlâl edilmiş olmaktadır.
Söz konusu suç, bir kimsenin hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakılmasıyla oluşmaktadır. Örneğin kişinin bir yere kapatılması, bir yerde tutulması veya bir yere götürülmesi veya bir yere gitmekten men olunması fiilleri, bu tanıma göre ceza yaptırımını gerektirmektedir.
Maddede geçen hukuka aykırı olarak ibaresi, hukukun izin vermediği hâlleri ifade eder. Örneğin bir suça ilişkin soruşturma kapsamında suç şüphesi altında bulunan kişinin ceza muhakemesi hukukunun gereklerine uygun olarak tutulması, gözaltına alınması veya tutuklanması hâllerinde, fiil hukuka uygundur ve bu suç oluşmaz.
Maddenin ikinci fıkrasında kişi hürriyetinden yoksun kılma suçunun cebir, tehdit veya hile kullanılarak işlenmesi, bu suç açısından daha ağır cezayı gerektiren bir nitelikli hâl olarak belirlenmiştir. Suçun temel şekli açısından cebir, tehdit veya hile kullanılmasına gerek yoktur. Örneğin kişi içeride uyumakta iken kapının kilitlenmesi hâlinde, söz konusu suçun temel şekli gerçekleşmiş olmaktadır.
Maddenin üçüncü fıkrasında, bu suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâlleri sayılmıştır. Bu nitelikli hâllerden bir kısmı, suçun işleniş tarzına ilişkindir. Söz konusu suçun işlenmesi bakımından, silahlı olunması veya kamu görevinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılması, bir kolaylık sağlamaktadır.
Kişi hürriyetinden yoksun kılma suçu, kişinin yerine getirdiği kamu görevi dolayısıyla işlenmiş olabilir. Suçun bu seçimlik nitelikli unsuru için, failin saiki önem taşımaktadır. Suçun işlendiği sırada kişi kamu görevlisi sıfatını taşımayabilir, örneğin emekliye ayrılmış olabilir. Keza, suç, kamu görevlisinin yakınına karşı da işlenebilir. Bir hâkimin verdiği karara tepki olarak oğlunun kaçırılması bu hâle örnek olarak gösterilebilir.
Suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi de bu fıkra kapsamında bir seçimlik nitelikli unsur olarak kabul edilmiştir. Suçun icra hareketlerinin birden fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirilmesi gerekir. Yani suçun işlenişi açısından müşterek faillik durumunun varlığı hâlinde, bu nitelikli unsur oluşur. Ancak, suçun icra hareketlerinin bir kişi tarafından gerçekleştirilmesine karşılık, diğer suç ortaklarının azmettiren veya yardım eden olması hâlinde, bu fıkraya göre ceza artırılamaz.
Suçun üstsoy, altsoy veya eşe karşı, çocuğa karşı ya da beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı işlenmesi de, üçüncü fıkra hükmüne istinaden cezanın artırılmasını gerektiren mağdurun şahsı itibarıyla seçimlik nitelikli unsurlar olarak kabul edilmiştir.
Maddenin dördüncü fıkrasına göre; bu suçun mağdurun ekonomik bakımdan önemli bir kaybına neden olması hâlinde, ayrıca bin güne kadar adlî para cezasına hükmedilecektir. Dikkat edilmelidir ki, bu durumda, suçun netice nedeniyle bir ağırlaşmış hâli söz konusudur. Bu nedenle failde bu neticeye yönelik kastın bulunması gerekmez. Bu hükmün uygulanabilmesi için, mağdurun ekonomik kaybının önemli miktarda olması gerekir.
Beşinci fıkra hükmüne göre, suçun cinsel amaçla işlenmesi, söz konusu suç açısından failin güttüğü amaç itibarıyla ayrı bir nitelikli unsur oluşturmaktadır. Bu nitelikli unsurun gerçekleşmesi hâlinde verilecek cezanın ayrıca artırıma tabi tutulması gerekmektedir.
Altıncı fıkraya göre, kişi hürriyetinden yoksun kılma suçunun işlenmesi amacıyla veya sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâllerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır. Bu itibarla, kasten yaralama suçunun temel şeklinin gerçekleşmesi hâlinde, maddenin ikinci fıkrasına istinaden cezaya hükmedilmelidir.
Suçun Hukuki Künyesi
- Kanun Maddesi: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu, 5237 sayılı TCK’nın “Hürriyete Karşı Suçlar” bölümünde yer alan 109. maddede düzenlenmiştir.
- Şikayet: Suç şikayete tabi olmayıp Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen soruşturulur.
- Zamanaşımı: Suçun temel hâlinde dava zamanaşımı süresi 8 yıl, nitelikli hâllerinde ise 15 yıldır.
- Tutuklama ve Adli Kontrol: Nitelikli hâllerde öngörülen ceza miktarları nedeniyle tutuklama tedbirine sıkça başvurulur; şartlarına göre adli kontrol tedbirleri de uygulanabilir.
- Uzlaşma: Suç, uzlaştırma kapsamında değildir.
- Etkin Pişmanlık: TCK m.110 uyarınca mağdurun kendiliğinden ve zarar görmeksizin serbest bırakılması hâlinde cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.
- İndirim: TCK m.110 kapsamındaki etkin pişmanlık indirimi ile TCK m.62 uyarınca takdiri indirim uygulanabilir.
- Memuriyete Etkisi: Kasten işlenen bu suçtan bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkumiyet, 657 sayılı Kanun m.48 uyarınca memuriyete engel olur.
- Görevli Mahkeme: Görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir; ancak nitelikli hâllerin birlikte gerçekleşmesiyle üst sınırın on yılı aşması hâlinde ağır ceza mahkemesi görevlidir.
Suçun Şartları ve Unsurları Nelerdir?
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun oluşabilmesi için öncelikle mağdurun bir yere gitmek veya bir yerde kalmak özgürlüğünün fiilen ortadan kaldırılması gerekir. Bu kısıtlamanın belirli bir süre devam etmesi aranır; anlık ve göz ardı edilebilir nitelikteki engellemeler suçun oluşumu için yeterli değildir. Ancak kanun koyucu asgari bir süre öngörmediğinden, sürenin yeterliliği somut olayın koşullarına göre hakim tarafından takdir edilir.
İkinci temel şart, özgürlüğü kısıtlayan davranışın hukuka aykırı olmasıdır. Ceza muhakemesi hükümlerine uygun olarak gerçekleştirilen yakalama, gözaltına alma ve tutuklama işlemleri ile velayet hakkına dayalı disiplin yetkisinin makul sınırlar içinde kullanılması hukuka uygundur ve bu suçu oluşturmaz. Aynı şekilde meşru savunma ve zorunluluk hâli gibi hukuka uygunluk nedenlerinin varlığında da suç oluşmaz.
Suçun temel hâlinin oluşması için cebir, tehdit veya hile kullanılması şart değildir; nitekim uyuyan bir kişinin bulunduğu odanın kapısının kilitlenmesi hâlinde de suç tamamlanır. Cebir, tehdit veya hile kullanılması, cezayı artıran ayrı bir nitelikli hâl olarak ikinci fıkrada düzenlenmiştir.
Dikkat: Mağdurun hukuken geçerli rızasının bulunduğu hâllerde suç oluşmaz; ancak rızanın fiil devam ederken geri alınmasına rağmen kısıtlamanın sürdürülmesi hâlinde suç o andan itibaren işlenmeye başlar.
Fail ve Mağdur
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu özgü suç değildir; failin belirli bir sıfat taşıması aranmaz ve suç herkes tarafından işlenebilir. Bununla birlikte failin kamu görevlisi olması ve kamu görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanması, cezanın bir kat artırılmasını gerektiren nitelikli hâl oluşturur. Failin mağdurun üstsoyu, altsoyu, eşi veya boşandığı eş olması da aynı şekilde cezayı artırır.
Suçun mağduru, hareket edebilme yeteneğine sahip her gerçek kişidir. Mağdurun hareket özgürlüğünün kısıtlandığının bilincinde olması aranmaz; nitekim uyuyan, bilinci kapalı veya küçük yaştaki kişiler de bu suçun mağduru olabilir. Mağdurun çocuk olması ya da beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumda bulunması, cezayı bir kat artıran nitelikli hâldir.
Suçun Hukuki Konusu
Suçla korunan hukuki değer, kişinin dilediği yere gitme ve dilediği yerde kalma konusundaki serbest hareket edebilme özgürlüğüdür. Anayasa’da güvence altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ceza hukuku alanındaki karşılığını bu düzenleme oluşturur. Suçun maddi konusu ise hareket özgürlüğü kısıtlanan gerçek kişinin bizzat kendisidir.
Manevi Unsur
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yalnızca kasten işlenebilir; taksirle işlenmesi mümkün değildir. Failin, mağdurun hareket özgürlüğünü hukuka aykırı biçimde kısıtladığını bilmesi ve bu neticeyi istemesi gerekir. Suç, olası kastla da işlenebilir; failin neticenin gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen fiili işlemesi hâlinde TCK 21/2 uyarınca cezada indirim yapılır.
Kural olarak suçun oluşması için failin belirli bir saikle hareket etmesi aranmaz. Ancak fiilin cinsel amaçla işlenmesi hâlinde beşinci fıkra uyarınca ceza yarı oranında artırılacağından, bu özel saikin varlığı somut delillerle ortaya konulmalıdır.
Suçun Cezası Nedir?
- Temel Halin Cezası: Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir (TCK 109/1).
- Cebir, Tehdit veya Hile Kullanılması: Fiilin işlenmesi için veya işlendiği sırada cebir, tehdit ya da hile kullanılması hâlinde iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur (TCK 109/2).
- Nitelikli Haller: Suçun silahla, birden fazla kişiyle birlikte, kamu görevi nedeniyle, nüfuz kötüye kullanılarak, üstsoy, altsoy, eş veya boşanılan eşe karşı ya da çocuğa veya kendini savunamayacak durumdaki kişiye karşı işlenmesi hâlinde ceza bir kat artırılır (TCK 109/3).
- Ekonomik Kayba Neden Olma: Suçun mağdurun ekonomik bakımdan önemli bir kaybına neden olması hâlinde hapis cezasına ek olarak bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur (TCK 109/4).
- Cinsel Amaçla İşlenmesi: Suçun cinsel amaçla işlenmesi hâlinde yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar yarı oranında artırılır (TCK 109/5).
- İndirim Halleri: Mağdurun soruşturma başlamadan önce kendiliğinden ve zarar görmeksizin güvenli bir yerde serbest bırakılması hâlinde cezanın üçte ikisine kadarı indirilir (TCK 110); ayrıca TCK 62 uyarınca takdiri indirim uygulanabilir.
- Teşebbüs Halinde Ceza: Suç teşebbüs aşamasında kalırsa meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir (TCK 35).
Temel Halinin Cezası (109/1)
Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir. Bu ceza, herhangi bir cebir, tehdit veya hile kullanılmaksızın gerçekleştirilen kısıtlamalar bakımından geçerlidir. Hakim, temel cezayı belirlerken fiilin işleniş biçimini, özgürlük kısıtlamasının süresini, mağdurun uğradığı zararın ağırlığını ve failin kusurunun yoğunluğunu TCK 61 çerçevesinde değerlendirir.
Uygulamada özgürlük kısıtlamasının kısa sürmesi ve mağdurun herhangi bir fiziksel zarar görmemesi, temel cezanın alt sınıra yakın belirlenmesinde etkili olmaktadır. Buna karşılık kısıtlamanın günlerce sürmesi veya mağdurun ağır psikolojik etkiler yaşaması cezanın üst sınıra yaklaştırılmasını gerektirir.
Nitelikli Haller (109/3)
Kanun koyucu, suçun işleniş biçimi ile fail ve mağdurun sıfatına bağlı olarak cezanın bir kat artırılmasını gerektiren altı ayrı nitelikli hâl öngörmüştür. Suçun silahla veya birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi, mağdurun direncini kırdığı ve fiilin icrasını kolaylaştırdığı için ağırlaştırıcı sebep sayılmıştır. Birden fazla kişiyle birlikte işleme hâlinin uygulanabilmesi için faillerin müşterek fail konumunda bulunması gerekir; azmettiren veya yardım eden sıfatıyla katılım bu artırımı gerektirmez.
Suçun mağdurun yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle veya failin kamu görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanması suretiyle işlenmesi de cezayı bir kat artırır. Aynı şekilde fiilin üstsoy, altsoy, eş veya boşanılan eşe karşı ya da çocuğa veya beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumdaki kişiye karşı işlenmesi hâlinde de artırım uygulanır.
Dikkat: Suçun cinsel amaçla işlenmesi hâlinde beşinci fıkra uyarınca ceza ayrıca yarı oranında artırılır; bu artırım üçüncü fıkradaki bir kat artırımdan sonra hesaplanır ve sonuç ceza oldukça yüksek miktarlara ulaşabilir.
İndirim Halleri (109/1)
Bu suç bakımından en önemli indirim nedeni TCK 110’da düzenlenen etkin pişmanlıktır. Failin, soruşturma başlamadan önce mağdurun şahsına zarar vermeksizin ve kendiliğinden onu güvenli bir yerde serbest bırakması hâlinde cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. Bu indirim oranı oldukça yüksek olduğundan, uygulamada sonuç ceza önemli ölçüde azalabilmektedir.
Bunun yanında failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları gözetilerek TCK 62 uyarınca cezanın altıda birine kadarı indirilebilir. Haksız tahrik hâlinin varlığında TCK 29 uyarınca cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir; fiilin yaş küçüklüğü döneminde işlenmesi hâlinde ise TCK 31 hükümleri uygulanır.
Somut olayınızı birlikte değerlendirelim
Ceza hesabı; nitelikli hâller, artırım ve indirim nedenleriyle dosyadan dosyaya değişir.
Suçun Özel Görünüş Biçimleri
Teşebbüs
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu, icra hareketleri kısımlara bölünebilen bir suç olduğundan teşebbüse elverişlidir. Failin mağduru zorla araca bindirmeye çalıştığı sırada çevredekilerin müdahalesiyle engellenmesi veya mağdurun kaçarak kurtulması hâllerinde teşebbüs söz konusu olur. Bu durumda TCK 35 uyarınca meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.
Suç, mağdurun hareket özgürlüğünün fiilen kısıtlandığı anda tamamlanır. Bununla birlikte kişiyi hürriyetinden yoksun kılma mütemadi bir suç olduğundan, temadi mağdurun serbest kalmasıyla veya failin yakalanmasıyla sona erer.
İştirak
Suça iştirak bakımından genel hükümler uygulanır; müşterek faillik, azmettirme ve yardım etme mümkündür. Mağduru fiilen alıkoyan kişilerin yanı sıra, alıkonulacağı yeri temin eden, mağdurun taşınmasını sağlayan veya nöbet tutan kişiler de fiil üzerindeki hâkimiyetlerinin derecesine göre müşterek fail ya da yardım eden olarak sorumlu tutulur.
Suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi, üçüncü fıkra uyarınca cezayı bir kat artıran nitelikli hâldir. Ancak bu artırımın uygulanabilmesi için icra hareketlerinin en az iki kişi tarafından müştereken gerçekleştirilmesi gerekir; salt azmettiren veya yardım eden bulunması bu nitelikli hâli oluşturmaz.
İçtima (Zincirleme Suç ve Diğer Halleri)
Aynı suç işleme kararı kapsamında aynı kişiye karşı değişik zamanlarda birden fazla kez hürriyetten yoksun kılma fiilinin işlenmesi hâlinde TCK 43 uyarınca zincirleme suç hükümleri uygulanır ve tek cezaya hükmedilip dörtte birden dörtte üçüne kadar artırım yapılır. Aynı fiille birden fazla kişinin hürriyetinden yoksun bırakılması hâlinde de zincirleme suç hükümleri uygulanır.
Suçun işlenmesi amacıyla veya sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâllerinin gerçekleşmesi durumunda, altıncı fıkra uyarınca ayrıca kasten yaralama suçundan da ceza verilir. Buna karşılık mağdurun direncini kırmak için kullanılan ve basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüdeki cebir, ikinci fıkra kapsamında değerlendirilir ve ayrıca yaralamadan ceza verilmez.
Uygulamada sıkça karşılaşılan bir diğer durum, hürriyetten yoksun kılmanın yağma, cinsel saldırı veya kasten öldürme gibi başka bir suçun işlenmesi amacıyla gerçekleştirilmesidir. Bu hâllerde hürriyetten yoksun kılma bağımsız bir suç olarak varlığını sürdürdüğünden gerçek içtima kuralları uyarınca her iki suçtan ayrı ayrı ceza verilir.
Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
Adli Para Cezasına Çevirme
Hapis cezasının adli para cezasına çevrilebilmesi için hükmolunan cezanın bir yıl veya daha az süreli, yani kısa süreli hapis cezası olması gerekir. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun temel hâlinde alt sınır bir yıl olduğundan, alt sınırdan ceza verilip takdiri indirim uygulanmadığı takdirde çevirme mümkündür. Ancak takdiri indirim uygulanarak cezanın bir yılın altına inmesi hâlinde çevirme imkânı doğar.
Buna karşılık ikinci fıkra kapsamındaki cebir, tehdit veya hile hâlinde ya da üçüncü fıkradaki nitelikli hâllerin varlığında sonuç ceza bu eşiğin çok üzerinde kalacağından adli para cezasına çevirme mümkün olmaz.
Erteleme
Hükmedilen hapis cezasının ertelenebilmesi için cezanın iki yıl veya daha az süreli olması, failin daha önce kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olması ve mahkemede tekrar suç işlemeyeceği yönünde kanaat oluşması gerekir. Suçun temel hâlinde alt sınırdan verilen cezalar bakımından erteleme uygulanabilir.
Nitelikli hâllerin gerçekleşmesi hâlinde sonuç ceza iki yılı aşacağından erteleme kural olarak mümkün olmaz. Etkin pişmanlık indiriminin uygulandığı durumlarda ise sonuç cezanın iki yılın altına inmesi ve dolayısıyla ertelemenin gündeme gelmesi ihtimal dahilindedir.
HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması)
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi için hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması ve suçun işlenmesiyle mağdurun uğradığı zararın giderilmesi gerekir. Suçun temel hâlinde bu koşulların sağlanması hâlinde HAGB kararı verilebilir.
Dikkat: Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı sonrası HAGB kurumunun uygulanabilirliği bakımından geçiş hükümleri önem taşımaktadır; somut dosyada bu kurumdan yararlanılıp yararlanılamayacağı suç tarihi ve yürürlükteki mevzuat birlikte değerlendirilerek belirlenmelidir.
Suçun Soruşturma ve Kovuşturma Aşamaları
Suç şikayete bağlı olmadığından soruşturma, ihbar veya herhangi bir şekilde suçun öğrenilmesi üzerine Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen başlatılır. Soruşturma kapsamında mağdurun ve tanıkların ifadeleri alınır, olay yeri incelemesi yapılır, güvenlik kamerası kayıtları ile baz istasyonu ve HTS kayıtları temin edilir. Mağdurun alıkonulduğu yerde arama ve elkoyma tedbirlerine başvurulması sık rastlanan bir uygulamadır.
Soruşturma sonunda yeterli şüpheye ulaşılması hâlinde iddianame düzenlenerek kamu davası açılır ve kovuşturma aşamasına geçilir. Kovuşturmada mağdur, suçtan zarar gören sıfatıyla davaya katılma talebinde bulunabilir ve katılan olarak yargılamaya iştirak edebilir.
Suçta Gözaltı ve Tutukluluk Halleri
Suçun işlendiğine dair somut delillere dayanan kuvvetli şüphenin bulunması hâlinde şüpheli, Cumhuriyet savcısının emriyle gözaltına alınabilir. Gözaltı süresi kural olarak yirmi dört saat olup, toplu işlenen suçlarda bu süre üçer günü geçmemek üzere uzatılabilir.
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu CMK 100/3’te sayılan katalog suçlar arasında yer almamakla birlikte, nitelikli hâllerde öngörülen ceza miktarları ile kaçma ve delil karartma şüphesi gözetilerek tutuklama tedbirine sıkça başvurulur. Özellikle mağdurun hâlâ alıkonulduğu veya failin mağdur üzerinde baskı kurma ihtimalinin bulunduğu durumlarda tutuklama kararı verilmesi olağandır. Temel hâlde ve delillerin toplanmış olduğu dosyalarda ise adli kontrol tedbirleriyle yetinilmesi mümkündür.
Uzlaşma, Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Etkin Pişmanlık ve Görevli Mahkeme
Uzlaşma Mümkün mü?
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu, CMK 253. maddede sayılan uzlaştırma kapsamındaki suçlar arasında yer almadığından uzlaştırma prosedürü uygulanmaz. Taraflar arasında anlaşma sağlanmış olması davanın düşmesi sonucunu doğurmaz; bu husus ancak takdiri indirim değerlendirmesinde göz önünde bulundurulabilir.
Şikayet Süresi Ne Kadardır?
Suç şikayete tabi olmadığından herhangi bir şikayet süresi öngörülmemiştir; fiil, dava zamanaşımı süresi içinde her zaman ihbar edilebilir ve resen soruşturulur. Mağdurun şikayetinden vazgeçmesi kamu davasının düşmesi sonucunu doğurmaz.
Dava Zamanaşımı Süresi
Suçun temel hâlinde üst sınır beş yıl olduğundan TCK 66/1-e uyarınca dava zamanaşımı süresi 8 yıldır. İkinci fıkra ve nitelikli hâllerde üst sınır beş yılı aştığından zamanaşımı süresi 15 yıl olarak uygulanır. Suç mütemadi nitelikte olduğundan zamanaşımı, kesintinin gerçekleştiği yani mağdurun serbest kaldığı günden itibaren işlemeye başlar.
Etkin Pişmanlık Hükümleri
TCK 110. madde bu suça özgü bir etkin pişmanlık düzenlemesi içermektedir. Buna göre suçu işleyen kişi, bu suç nedeniyle soruşturmaya başlanmadan önce mağdurun şahsına zararı dokunmaksızın onu kendiliğinden güvenli bir yerde serbest bırakırsa cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.
Bu indirimden yararlanabilmek için üç koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekir: serbest bırakmanın soruşturma başlamadan önce olması, mağdurun şahsına herhangi bir zarar verilmemiş bulunması ve serbest bırakmanın failin kendi iradesiyle güvenli bir yerde gerçekleştirilmesi. Mağdurun kaçarak kurtulması veya güvenlik güçlerince kurtarılması hâlinde etkin pişmanlık hükmü uygulanmaz.
Görevli Mahkeme Hangisidir?
Suçun temel hâli ile ikinci fıkra kapsamındaki hâllerde görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Nitelikli hâllerin birlikte gerçekleşmesi sonucu kanunda öngörülen cezanın üst sınırının on yılı aşması durumunda ise ağır ceza mahkemesi görevli olur. Yetkili mahkeme kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesidir; mütemadi suç niteliği gereği temadinin sona erdiği yer mahkemesi de yetkilidir.
Sık Sorulan Sorular
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun cezası kaç yıldır?
Suçun temel hâlinin cezası bir yıldan beş yıla kadar hapistir. Fiilin cebir, tehdit veya hile kullanılarak işlenmesi hâlinde ceza iki yıldan yedi yıla kadar hapse çıkar. Silahla, birden fazla kişiyle, çocuğa veya eşe karşı işlenmesi gibi nitelikli hâllerde bu cezalar bir kat artırılır; cinsel amaçla işlenmesi hâlinde ise ayrıca yarı oranında artırım yapılır.
Adam kaçırma ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma aynı suç mudur?
Halk arasında “adam kaçırma” olarak bilinen fiil, hukuki karşılığını TCK 109. maddedeki kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda bulur. Kişinin zorla bir araca bindirilerek başka bir yere götürülmesi, bu suçun cebir veya tehdit kullanılarak işlenen nitelikli şeklini oluşturur ve iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasını gerektirir.
Birini eve kilitlemek suç mudur?
Bir kimsenin rızası dışında bulunduğu yerde kilit altında tutulması, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturur. Bu suçun oluşması için cebir veya tehdit kullanılması şart değildir; kişi uyurken kapının kilitlenmesi hâlinde bile suç tamamlanır. Fiilin eşe veya boşanılan eşe karşı işlenmesi hâlinde ceza bir kat artırılır.
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda mağduru serbest bırakırsam ceza alır mıyım?
Soruşturma başlamadan önce, mağdurun şahsına zarar vermeksizin ve kendi iradenizle onu güvenli bir yerde serbest bırakmanız hâlinde TCK 110 uyarınca cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. Ancak bu tam bir cezasızlık hâli değildir; suç oluşmuş sayıldığından indirilmiş ceza üzerinden mahkumiyet kararı verilir.
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda tutuklanır mı?
Suç katalog suçlar arasında yer almasa da, nitelikli hâllerde öngörülen ceza miktarları ile kaçma ve delil karartma şüphesi gözetilerek uygulamada tutuklama kararı sıkça verilmektedir. Özellikle mağdurun hâlâ alıkonulduğu veya üzerinde baskı kurulma ihtimalinin bulunduğu dosyalarda tutuklama olağandır; temel hâlde ise adli kontrol tedbirleriyle yetinilebilir.
Bu suçtan mahkum olmak memuriyete engel midir?
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesi uyarınca kasten işlenen bir suçtan bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkum olanlar memur olamaz. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma kasten işlenen bir suç olduğundan, bir yıl ve üzerinde hükmedilen mahkumiyet memuriyete engel teşkil eder ve mevcut memuriyeti sona erdirir.