Kasten yaralama suçu ve cezası, bir kimsenin vücuduna acı verilmesi ya da sağlığının veya algılama yeteneğinin bozulmasına neden olunması suretiyle işlenen ve kişilerin vücut dokunulmazlığını koruyan bir suçtur (TCK m.86). Suçun temel hâlinin cezası bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis olup, yaralamanın etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif kalması hâlinde altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur. Halk arasında “darp”, “adam dövme”, “bıçaklama” veya “müessir fiil” olarak adlandırılan bu suç, uygulamada en sık karşılaşılan suç tiplerinden biridir. Basit hâlinde kural olarak tutuklama tedbirine başvurulmaz; ancak silahla, canavarca hisle veya neticesi sebebiyle ağırlaşmış biçimde işlendiğinde tutuklama gündeme gelebilir. Kasten yaralamanın basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek hâli şikayete tabi iken, temel hâli ve nitelikli hâlleri şikayet aranmaksızın resen soruşturulur.
Kısa Cevap
Kasten yaralama suçu TCK 86. maddede düzenlenmiştir. Suçun temel hâlinin cezası bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapistir. Yaralama basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek kadar hafifse ceza altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adli para cezası olup soruşturma şikayete bağlıdır. Suçun üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı, silahla, kamu görevi nedeniyle ya da canavarca hisle işlenmesi hâlinde şikayet aranmaz ve ceza yarı oranında, canavarca histe bir kat artırılır. Uzlaştırma yalnızca basit ve temel hâllerde mümkündür.
Kanun Metni
Kaynak: mevzuat.gov.trBir cümleye tıklayın, ilgili açıklamaya gidin.
(2) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz.
- Üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı,
- Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
- Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
- Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
- Silahla,
- Canavarca hisle,
İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında, (f) bendi bakımından ise bir kat artırılır.
Kanun Gerekçesi
Gerekçe için tıklayınız
Maddenin birinci fıkrasında kasten yaralama suçunun temel şekli tanımlanmıştır.
Madde metninde yapılan değişiklikle, Hükûmet Tasarısında benimsenen ve “müessir fiil” karşılığı olan “etkili eylem” ifadesi terkedilerek, genel olarak yaralama kavramı benimsenmiştir. Bu nedenle, kişinin vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan her davranış, yaralama olarak kabul edilmiştir.
İkinci fıkrada ise, kasten yaralama suçunun nitelikli şekilleri gösterilmiştir. Söz konusu suçun seçimlik olarak belirlenen bu nitelikli şekilleri, bentler hâlinde sıralanmıştır.
Fıkranın (a) bendinde, kasten yaralama suçunun üstsoy veya altsoydan birine ya da eş veya kardeşe karşı işlenmesi, bu suçun bir nitelikli hâli olarak kabul edilmiştir. Bu kavramlar hakkında açıklama için, kasten öldürme suçunun nitelikli hâllerine ilişkin hükmün gerekçesine bakılmalıdır.
(b) bendine göre, kasten yaralamanın beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı işlenmesi, suçun temel şekline göre daha ağır ceza ile cezalandırılmayı gerektirmektedir. Bu hususa ilişkin açıklama için, kasten öldürme suçunun nitelikli hâllerine ilişkin hükmün gerekçesine bakılmalıdır.
Fıkranın (c) bendinde, suçun kişinin yerine getirdiği kamu görevi dolayısıyla işlenmesi, bir nitelikli hâl olarak öngörülmüştür. Bu hususa ilişkin açıklama için, kasten öldürme suçunun nitelikli hâllerine ilişkin hükmün gerekçesine bakılmalıdır.
Kasten yaralama suçu, kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle de işlenebilir. Fıkranın (d) bendinde, bu durum, söz konusu suçun bir nitelikli hâli olarak kabul edilmiştir. Bunun için kamu görevlisinin zor kullanma yetkisine sahip bulunması gerekmemektedir. Burada önemli olan, kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuzun kötüye kullanılması suretiyle, kasten yaralama suçunun işlenmesidir. Örneğin bir hâkim veya savcının sanık veya tanığa karşı kasten yaralama suçunu işlemesi hâlinde, bu nitelikli hâlin gerçekleştiğini kabul etmek gerekir. Buna karşılık, zor kullanma yetkisine sahip kamu görevlisi tarafından kasten yaralama suçunun işlenmesi hâli, kanunda ayrı bir suç olarak tanımlanmıştır.
Fıkranın (e) bendinde, kasten yaralama suçunun silâhla işlenmesi, bir nitelikli hâl olarak kabul edilmiştir. Silâh deyimi için, “Tanımlar” başlıklı madde hükmüne bakılmalıdır.
Suçun Hukuki Künyesi
- Kanun Maddesi: Kasten yaralama suçu, 5237 sayılı TCK’nın “Vücut Dokunulmazlığına Karşı Suçlar” bölümünde yer alan 86. maddede düzenlenmiştir.
- Şikayet: Basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek yaralamada suç şikayete tabidir; temel hâlinde ve üçüncü fıkradaki nitelikli hâllerde şikayet aranmaksızın resen soruşturulur.
- Zamanaşımı: Basit ve temel hâllerde dava zamanaşımı süresi 8 yıl, nitelikli hâllerde ceza üst sınırı beş yılı aştığından 15 yıldır.
- Tutuklama ve Adli Kontrol: Basit hâlinde kural olarak adli kontrol tedbirleri uygulanır; silahla veya nitelikli hâlde işlenmesinde tutuklama tedbirine başvurulabilir.
- Uzlaşma: Suçun birinci ve ikinci fıkradaki hâlleri uzlaştırma kapsamındadır; üçüncü fıkradaki nitelikli hâller uzlaştırmaya tabi değildir.
- Etkin Pişmanlık: Kasten yaralama suçu için özel bir etkin pişmanlık hükmü öngörülmemiştir.
- İndirim: Haksız tahrik (TCK 29), meşru savunmada sınırın aşılması (TCK 27) ve takdiri indirim (TCK 62) uygulanabilir.
- Memuriyete Etkisi: Kasten işlenen bir suçtan bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkumiyet hâlinde 657 sayılı Kanun m.48 uyarınca memuriyete engel olur.
- Görevli Mahkeme: Görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir.
Suçun Şartları ve Unsurları Nelerdir?
Kasten yaralama suçunun oluşabilmesi için üç temel şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir. Birincisi, fiilin bir başkasının bedeni üzerinde gerçekleştirilmesidir; kişinin kendi vücuduna zarar vermesi bu suçu oluşturmaz. İkincisi, kanunda sayılan üç neticeden en az birinin meydana gelmesidir: mağdurun vücuduna acı verilmesi, sağlığının bozulması veya algılama yeteneğinin bozulması. Üçüncüsü ise failin bu neticeyi bilerek ve isteyerek gerçekleştirmesi, yani kasten hareket etmesidir.
Suçun hareket unsuru serbesttir; yaralama fiili yumruk, tekme, itme gibi doğrudan bedensel temasla işlenebileceği gibi, bir alet kullanılarak, kimyasal madde dökülerek ya da mağdura ilaç içirilerek de gerçekleştirilebilir. Vücuda temas edilmeksizin, mağdurun korkutularak düşmesine ve yaralanmasına sebep olunması da bu kapsamdadır. Ayrıca fiil sadece fiziksel değil, ruhsal sağlığın bozulmasına yol açacak biçimde de işlenebilir.
Uygulamada en kritik ayrım, yaralamanın etkisinin basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olup olmadığıdır. Bu tespit, Adli Tıp Kurumu veya adli tabip tarafından düzenlenen rapor esas alınarak yapılır. Rapor “basit tıbbi müdahale ile giderilebilir” ise ikinci fıkra, “giderilemez” ise birinci fıkra uygulanır ve suç şikayete tabi olmaktan çıkar.
Fail ve Mağdur
Kasten yaralama suçu özgü suç değildir; fail herkes olabilir. Bununla birlikte failin kamu görevlisi olması ve sahip bulunduğu nüfuzu kötüye kullanarak fiili işlemesi, cezanın yarı oranında artırılmasını gerektiren nitelikli hâl oluşturur. Failin mağdurun üstsoyu, altsoyu, eşi, boşandığı eşi veya kardeşi olması da aynı şekilde cezayı artıran bir sebeptir.
Suçun mağduru yaşayan her gerçek kişidir. Anne karnındaki cenin bu suçun mağduru olamaz; gebe kadına yönelik yaralamanın çocuğun düşmesine veya erken doğmasına yol açması hâli neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama kapsamında değerlendirilir. Mağdurun beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunması ise cezayı artıran nitelikli hâldir. Ayrıca yaralamanın kadına karşı işlenmesi hâlinde ikinci fıkradaki cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz.
Suçun Hukuki Konusu
Suçla korunan hukuki değer kişinin vücut dokunulmazlığı ve beden bütünlüğüdür. Kanun koyucu, bireyin fiziksel bütünlüğünün yanı sıra ruh sağlığını ve algılama yeteneğini de koruma altına almıştır. Suçun maddi konusu, üzerinde fiilin gerçekleştirildiği yaşayan insan bedenidir.
Dikkat: Mağdurun rızası bu suçta kural olarak hukuka uygunluk sebebi sayılmaz; zira vücut bütünlüğü kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hak değildir. Ancak tıbbi müdahaleler, sportif faaliyetler ve hakkın kullanılması gibi hâllerde fiil hukuka uygun kabul edilir.
Manevi Unsur
Kasten yaralama suçu yalnızca kasten işlenebilir; fiilin taksirle işlenmesi hâlinde TCK 89 kapsamında taksirle yaralama suçu gündeme gelir. Fail, hareketinin mağdurun vücuduna acı vereceğini ya da sağlığını bozacağını bilmeli ve bu neticeyi istemelidir. Suç, doğrudan kastla işlenebileceği gibi olası kastla da işlenebilir.
Uygulamada en çok tartışılan husus, failin kastının yaralamaya mı yoksa öldürmeye mi yönelik olduğudur. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre bu ayrım yapılırken; kullanılan aletin öldürücü niteliği, darbelerin sayısı ve şiddeti, vurulan bölgelerin hayati önem taşıyıp taşımadığı, olay öncesi husumetin varlığı ve failin fiile devam etme imkânı olduğu hâlde kendiliğinden vazgeçip vazgeçmediği bir bütün hâlinde değerlendirilir.
Suçun Cezası Nedir?
- Temel Halin Cezası: Bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası (TCK 86/1).
- Basit Tıbbi Müdahaleyle Giderilebilen Yaralama: Şikayet üzerine altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adli para cezası (TCK 86/2).
- Kadına Karşı Basit Yaralama: Alt sınır dokuz aydan az olamaz (TCK 86/2).
- Akrabaya, Savunmasız Kişiye, Kamu Görevi Nedeniyle, Nüfuz Kötüye Kullanılarak veya Silahla İşlenmesi: Şikayet aranmaksızın ceza yarı oranında artırılır (TCK 86/3-a,b,c,d,e).
- Canavarca Hisle İşlenmesi: Şikayet aranmaksızın ceza bir kat artırılır (TCK 86/3-f).
- İndirim Halleri: Haksız tahrikte dörtte birden dörtte üçüne kadar, takdiri indirimde altıda bire kadar indirim yapılabilir (TCK 29, TCK 62).
- Teşebbüs Halinde Ceza: Meydana gelen tehlikenin ağırlığına göre cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir (TCK 35).
Temel Halinin Cezası (86/1)
Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu hüküm, yaralamanın etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek düzeyde olduğu hâllerde uygulanır ve suç şikayete tabi değildir.
İkinci fıkrada düzenlenen daha az cezayı gerektiren hâlde ise, yaralamanın kişi üzerindeki etkisi basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif kalmışsa mağdurun şikayeti üzerine altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur. Bu fiilin kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz.
Nitelikli Haller (86/3)
Kanun koyucu, üçüncü fıkrada cezanın artırılmasını gerektiren altı nitelikli hâl saymıştır. Suçun üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı, kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle, kamu görevlisinin nüfuzu kötüye kullanılmak suretiyle ya da silahla işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında artırılır.
Canavarca hisle işlenmesi hâlinde ise artırım oranı bir kat olarak belirlenmiştir. Canavarca his, failin acıma duygusundan yoksun biçimde, vahşi ve olağandışı bir yöntemle hareket etmesini ifade eder. Bu nitelikli hâllerin tamamında soruşturma ve kovuşturma şikayete bağlı değildir; mağdurun şikayetinden vazgeçmesi davanın düşmesi sonucunu doğurmaz.
Dikkat: TCK 6. maddedeki tanım gereği silah kavramı yalnızca ateşli silahları kapsamaz; bıçak, sopa, taş, cam şişe gibi saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli her türlü nesne bu kapsamda değerlendirilebilir.
İndirim Halleri
Kasten yaralama suçu bakımından en sık uygulanan indirim sebebi haksız tahriktir. Failin, mağdurun haksız bir fiilinin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında hareket etmesi hâlinde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.
Meşru savunmada sınırın kast olmaksızın aşılması hâlinde de cezada indirim yapılır; sınırın aşılması mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan kaynaklanmışsa faile hiç ceza verilmez. Ayrıca sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri ve yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık gözetilerek altıda bire kadar takdiri indirim uygulanabilir.
Somut olayınızı birlikte değerlendirelim
Ceza hesabı; nitelikli hâller, artırım ve indirim nedenleriyle dosyadan dosyaya değişir.
Suçun Özel Görünüş Biçimleri
Teşebbüs
Kasten yaralama neticeli bir suç olduğundan teşebbüse elverişlidir. Failin elverişli hareketlerle icraya başlaması ancak elinde olmayan nedenlerle mağdurun vücuduna acı verememesi veya sağlığını bozamaması hâlinde teşebbüs söz konusu olur. Örneğin failin mağdura fırlattığı taşın isabet etmemesi teşebbüs hâlidir.
Teşebbüs hâlinde fail, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilerek cezalandırılır. Failin icra hareketlerinden gönüllü olarak vazgeçmesi hâlinde ise teşebbüsten dolayı ceza verilmez; o ana kadarki hareketler bağımsız bir suç oluşturuyorsa yalnızca o suçtan sorumlu tutulur.
İştirak
Suça iştirak bakımından genel hükümler uygulanır; müşterek faillik, azmettirme ve yardım etme mümkündür. Birden fazla kişinin mağdura birlikte saldırması hâlinde her biri müşterek fail olarak sorumlu tutulur.
Uygulamada sıkça karşılaşılan sorun, toplu kavgalarda hangi darbenin hangi failden geldiğinin belirlenememesidir. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre, failler arasında birlikte suç işleme kararı ve fiil üzerinde ortak hâkimiyet bulunuyorsa, neticenin hangi failin hareketinden kaynaklandığı ayrıca aranmaksızın hepsi müşterek fail olarak cezalandırılır.
İçtima (Zincirleme Suç ve Diğer Halleri)
TCK 43/3 hükmü gereği kasten yaralama suçunda zincirleme suç hükümleri uygulanmaz. Bu nedenle failin aynı mağdura karşı değişik zamanlarda birden fazla yaralama fiili gerçekleştirmesi hâlinde her fiil ayrı suç oluşturur ve gerçek içtima kuralları uyarınca ayrı ayrı cezaya hükmedilir.
Aynı olayda birden fazla kişinin yaralanması hâlinde de mağdur sayısınca suç oluşur. Bunun yanında yaralamanın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, yağma veya görevi yaptırmamak için direnme gibi suçların işlenmesi sırasında gerçekleşmesi hâlinde, ilgili maddelerdeki özel içtima kuralları uygulanır ve fail ayrıca kasten yaralamadan sorumlu tutulur.
Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
Adli Para Cezasına Çevirme
Hapis cezasının adli para cezasına çevrilebilmesi için cezanın kısa süreli, yani bir yıl veya altında olması gerekir. Basit tıbbi müdahaleyle giderilebilen yaralamada zaten adli para cezası seçimlik olarak öngörülmüş olup, hâkim hapis cezasına hükmetmişse bu ceza artık adli para cezasına çevrilemez.
Temel hâlin alt sınırı bir yıl altı ay olduğundan, indirim sebepleri uygulanmadıkça bu fıkradan verilen cezanın paraya çevrilmesi mümkün değildir. Ancak haksız tahrik veya takdiri indirim uygulanarak ceza bir yılın altına indiğinde adli para cezasına çevirme gündeme gelebilir.
Erteleme
İki yıl veya daha az süreli hapis cezaları ertelenebilir. Kasten yaralamanın basit ve temel hâlinde hükmedilen ceza çoğu zaman bu sınırın altında kaldığından erteleme uygulanabilir.
Erteleme kararı verilebilmesi için sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olması ve mahkemede tekrar suç işlemeyeceği yönünde kanaat oluşması gerekir. Erteleme hâlinde bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere denetim süresi belirlenir.
HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması)
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması hâlinde verilebilir. Kasten yaralama suçunun basit ve temel hâllerinde bu kurum sıkça uygulanmaktadır.
HAGB için sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış olması, mahkemece yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varılması, mağdurun uğradığı zararın giderilmesi ve sanığın bu karara rıza göstermesi gerekir. Nitelikli hâllerde de ceza miktarı iki yılın altında kalıyorsa HAGB verilmesi hukuken mümkündür.
Suçun Soruşturma ve Kovuşturma Aşamaları
Soruşturma, basit tıbbi müdahaleyle giderilebilen yaralamada mağdurun şikayeti üzerine, diğer hâllerde ise kolluğun veya Cumhuriyet savcılığının olaydan haberdar olmasıyla resen başlar. Soruşturmanın en kritik aşaması, mağdurun adli tabibe veya hastaneye sevk edilerek adli rapor alınmasıdır; bu rapor hem uygulanacak fıkrayı hem de suçun şikayete tabi olup olmadığını belirler.
Cumhuriyet savcısı, tanık beyanları, güvenlik kamerası kayıtları ve olay yeri tespit tutanaklarını toplar. Yeterli şüphe oluşması hâlinde iddianame düzenlenerek asliye ceza mahkemesinde kovuşturma aşamasına geçilir. Uzlaştırma kapsamındaki hâllerde dosya iddianame düzenlenmeden önce uzlaştırma bürosuna gönderilir.
Suçta Gözaltı ve Tutukluluk Halleri
Suçüstü hâlinde veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde şüpheli kolluk tarafından yakalanabilir ve Cumhuriyet savcısının emriyle gözaltına alınabilir. Basit yaralamalarda genellikle ifade alınarak serbest bırakılma yoluna gidilir.
Kasten yaralamanın basit hâli CMK 100/3’teki katalog suçlar arasında sayılmamıştır; ancak silahla işlenen kasten yaralama katalog kapsamındadır. Bu nedenle silahla veya neticesi sebebiyle ağırlaşmış biçimde işlenen yaralamalarda tutuklama tedbirine başvurulması mümkündür. Diğer hâllerde adli kontrol, konut terk etmeme veya mağdura yaklaşmama tedbirleri tercih edilir.
Uzlaşma, Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Etkin Pişmanlık ve Görevli Mahkeme
Uzlaşma Mümkün mü?
Kasten yaralama suçunun birinci fıkradaki temel hâli ile ikinci fıkradaki basit hâli uzlaştırma kapsamındadır. Bu hâllerde soruşturma veya kovuşturma başlatılmadan önce dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir ve taraflar arasında anlaşma sağlanırsa kovuşturmaya yer olmadığına veya davanın düşmesine karar verilir.
Buna karşılık üçüncü fıkrada düzenlenen nitelikli hâller uzlaştırma kapsamı dışındadır. Silahla, akrabaya karşı veya canavarca hisle işlenen yaralamalarda uzlaştırma yoluna gidilemez.
Şikayet Süresi Ne Kadardır?
Basit tıbbi müdahaleyle giderilebilen yaralamada mağdur, fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde şikayette bulunmalıdır. Bu süre içinde şikayet edilmezse soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.
Temel hâlde ve üçüncü fıkradaki nitelikli hâllerde ise şikayet aranmaz; bu nedenle herhangi bir şikayet süresi söz konusu değildir ve şikayetten vazgeçme davayı düşürmez.
Dava Zamanaşımı Süresi
Kasten yaralamanın basit ve temel hâllerinde ceza üst sınırı beş yılı aşmadığından dava zamanaşımı süresi 8 yıldır. Üçüncü fıkradaki nitelikli hâllerde artırım sonucu ceza üst sınırı beş yılı aştığından zamanaşımı süresi 15 yıla çıkar.
Zamanaşımı, suçun işlendiği günden itibaren işlemeye başlar. Şüphelinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya iddianame düzenlenmesi gibi işlemler zamanaşımını keser ve süre yeniden işlemeye başlar.
Etkin Pişmanlık Hükümleri
Kasten yaralama suçu bakımından kanunda özel bir etkin pişmanlık hükmü öngörülmemiştir. Bu nedenle failin mağdurun zararını gidermesi tek başına cezada indirim sebebi oluşturmaz.
Bununla birlikte failin pişmanlık göstererek mağdurun tedavi masraflarını karşılaması ve zararı gidermesi, takdiri indirim uygulanmasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında ve erteleme kararı verilmesinde mahkemece lehe değerlendirilir.
Görevli Mahkeme Hangisidir?
Kasten yaralama suçunda öngörülen ceza miktarları gözetildiğinde görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Failin fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış olması hâlinde çocuk mahkemesi görevlidir.
Yetkili mahkeme kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesidir. Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamanın ölümle sonuçlanması hâlinde ise görevli mahkeme ağır ceza mahkemesi olur.
Sık Sorulan Sorular
Kasten yaralama suçunun cezası kaç yıldır?
Kasten yaralamanın temel hâlinin cezası bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapistir. Yaralama basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek kadar hafifse ceza altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adli para cezasıdır. Suçun silahla, akrabaya karşı veya kamu görevi nedeniyle işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında, canavarca hisle işlenmesinde ise bir kat artırılır.
Basit yaralama ile kasten yaralama arasındaki fark nedir?
Aradaki fark, yaralamanın mağdur üzerindeki etkisinin ağırlığından kaynaklanır. Adli rapor “basit tıbbi müdahale ile giderilebilir” ise TCK 86/2 uygulanır, ceza daha hafiftir ve suç şikayete tabidir. Rapor “giderilemez” ise TCK 86/1 uygulanır, ceza artar ve suç resen soruşturulur.
Kasten yaralama suçunda şikayetten vazgeçilirse dava düşer mi?
Yalnızca basit tıbbi müdahaleyle giderilebilen yaralamada şikayetten vazgeçme davanın düşmesini sağlar. Temel hâlde ve üçüncü fıkradaki nitelikli hâllerde suç şikayete tabi olmadığından, vazgeçme davayı düşürmez; ancak uzlaştırma kapsamındaki hâllerde uzlaşma sağlanırsa dava düşer.
Kasten yaralamada tutuklama olur mu?
Basit ve temel hâlde kural olarak tutuklama yerine adli kontrol tedbirlerine başvurulur. Ancak silahla işlenen kasten yaralama CMK 100/3’teki katalog suçlar arasında yer aldığından, bu hâlde kuvvetli suç şüphesinin varlığı tutuklama nedeni sayılabilir.
Bıçakla yaralama suçunun cezası ne kadardır?
Bıçak, TCK 6. maddedeki tanım gereği silah sayıldığından fiil TCK 86/3-e kapsamında değerlendirilir ve ceza yarı oranında artırılır. Yaralama basit tıbbi müdahaleyle giderilemiyorsa temel ceza bir yıl altı ay ile üç yıl arasında belirlenip yarı oranında artırılır; ayrıca kemik kırığı veya hayati tehlike gibi ağır netice doğmuşsa TCK 87 uygulanarak ceza önemli ölçüde yükselir.