TCK 103 Çocukların Cinsel İstismarı Suçu ve Cezası

KANUN MADDELERİ103TCK 103 Çocukların Cinsel İstismarı Suçu ve C…

TCK 103 Çocukların Cinsel İstismarı Suçu ve Cezası

Çocukların Cinsel İstismarı Suçu ve Cezası, on beş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış ile diğer çocuklara karşı cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilen cinsel davranışları kapsayan bir suçtur (TCK m.103). Suçun cezası; istismarın basit hâlinde sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis, sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis, vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle işlenmesi hâlinde ise on altı yıldan az olmamak üzere hapis cezasıdır. Halk arasında “çocuğa cinsel taciz”, “çocuk istismarı” veya “çocuğa tecavüz” olarak adlandırılan bu suç, toplumda en ağır tepki gören fiillerin başında gelmektedir. Suç, CMK m.100/3’te sayılan katalog suçlardan olduğundan kuvvetli suç şüphesinin varlığı hâlinde tutuklama tedbirine yaygın biçimde başvurulur. Çocukların cinsel istismarı suçu kural olarak şikayete tabi olmayıp Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen soruşturulur; yalnızca sarkıntılık düzeyinde kalmış suçun failinin de çocuk olması hâlinde soruşturma ve kovuşturma şikayete bağlıdır.

Kısa Cevap

Çocukların cinsel istismarı suçu TCK 103. maddede düzenlenmiştir; cinsel istismarın cezası sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis, sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis, vücuda organ veya sair cisim sokulması hâlinde ise on altı yıldan az olmamak üzere hapistir. Mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması hâlinde alt sınırlar sırasıyla on yıl, beş yıl ve on sekiz yıla yükselir. Suç kural olarak şikayete tabi değildir, uzlaştırma kapsamında değildir ve katalog suç olduğundan tutuklama yaygın biçimde uygulanır. Hükmedilen cezalar adli para cezasına çevrilemez; erteleme ve HAGB kural olarak mümkün değildir.

Kanun Metni

Kaynak: mevzuat.gov.tr

Bir cümleye tıklayın, ilgili açıklamaya gidin.

(1) Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel istismarın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması hâlinde verilecek ceza, istismar durumunda on yıldan, sarkıntılık durumunda beş yıldan az olamaz. Sarkıntılık düzeyinde kalmış suçun failinin çocuk olması hâlinde soruşturma ve kovuşturma yapılması mağdurun, velisinin veya vasisinin şikâyetine bağlıdır. Cinsel istismar deyiminden;

  1. On beş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış,
  2. Diğer çocuklara karşı sadece cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilen cinsel davranışlar,

anlaşılır.

(2) Cinsel istismarın vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, on altı yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur. Mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması hâlinde verilecek ceza on sekiz yıldan az olamaz.

(3) Suçun;

  1. Birden fazla kişi tarafından birlikte,
  2. İnsanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,
  3. Üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan bir kişiye karşı ya da üvey baba, üvey ana, üvey kardeş veya evlat edinen tarafından,
  4. Vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti veren ya da koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından,
  5. Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,

işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.

(4) Cinsel istismarın, birinci fıkranın (a) bendindeki çocuklara karşı cebir veya tehditle ya da (b) bendindeki çocuklara karşı silah kullanmak suretiyle gerçekleştirilmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.

(5) Cinsel istismar için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır neticelerine neden olması hâlinde, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.

(6) Suç sonucu mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü hâlinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.

Kanun Gerekçesi

Gerekçe için tıklayınız

Madde metninde çocukların cinsel istismarı fiilleri suç olarak tanımlanmıştır. Erişkin kişilere karşı işlenen fiiller açısından cinsel saldırı ifadesi kullanılmasına rağmen, çocuklar açısından cinsel istismar ifadesi kullanılmıştır. Erişkin kişilere karşı gerçekleştirilen cinsel davranışların kişinin rızasına aykırı olması gerekir. Aksi takdirde, yani kişinin rızasının bulunması hâlinde, ceza hukuku sorumluluğunu gerektiren davranışlardan söz edilemez. Erişkin kişilere karşı gerçekleştirilen cinsel davranışlar açısından rızanın varlığı, ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmaktadır. Buna karşılık, on beş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı gerçekleştirilen cinsel davranışlar açısından, rızanın varlığı ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmamaktadır. Başka bir deyişle, kendisine karşı gerçekleştirilen cinsel davranışlar açısından bu çocuğun rıza açıklamasında bulunması, fiili suç olmaktan çıkarmayacak ve kişinin ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmayacaktır. Bu bakımdan, on beş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte maruz kaldığı fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan kişilere karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış, cinsel istismar olarak kabul edilmiştir.

On beş yaşını tamamlamış ve maruz kaldığı fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmiş olan çocuklara karşı gerçekleştirilen cinsel davranışların cinsel istismar olarak nitelendirilebilmesi için, bunların cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilmesi gerekir. Bu nitelendirme, cinsel saldırı ve cinsel istismar fiilleri açısından ortaya konan ayırım ölçütüne aykırı olmakla birlikte; suçun mağdurunun çocuk olması ve bu fiiller karşısında direncinin zayıflığı göz önünde bulundurularak, söz konusu fiillerin de bu madde kapsamında suç olarak tanımlanması yoluna gidilmiştir. Fıkranın (b) bendinde söz konusu edilen cinsel istismar bakımından, çocuğun iradesinin ortadan kaldırılmış olması değil, “iradeyi etkileyen neden” ifadesi kullanılmıştır.

Maddenin birinci fıkrasında, cinsel istismar suçunun temel şekli açısından ceza yaptırımı belirlenmiştir. İkinci fıkrada ise, bu suçun işleniş tarzı itibarıyla nitelikli hâli tanımlanmıştır. Buna göre, cinsel istismarın vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi, suçun temel şekline nazaran daha ağır ceza ile cezalandırılmayı gerektirmektedir. Suçun bu nitelikli hâline ilişkin açıklama için, cinsel saldırı suçunun gerekçesine bakılmalıdır.

Üçüncü fıkraya göre; cinsel istismarın çocukla aralarında belli akrabalık ilişkisi bulunan kişiler tarafından, çocuğun vasisi, eğiticisi, öğreticisi, bakıcısı, çocuğa sağlık hizmeti veren, çocuğa karşı koruma ve gözetim yükümlülüğü altında bulunan diğer bir kişi tarafından veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle gerçekleştirilmesi, daha ağır ceza ile cezalandırılmayı gerektirmektedir.

Dördüncü fıkrada, cinsel istismarın, on beş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte maruz kaldığı fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan kişilere karşı cebir veya tehdit kullanmak suretiyle gerçekleştirilmesi, cezanın artırılmasını gerektiren bir nitelikli hâl olarak kabul edilmiştir. Ancak, bunun için, uygulanan cebrin en fazla kasten yaralama suçunun temel şeklini oluşturacak boyutta olması gerekir. Bu bakımdan, beşinci fıkraya göre, cinsel istismar için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır neticelerine neden olması hâlinde, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanacaktır.

Altı ve yedinci fıkralarda söz konusu suçun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâlleri düzenlenmiştir. Bu itibarla, söz konusu suçun işlenmesi suretiyle mağdurun beden veya ruh sağlığının bozulmasına neden olunması, daha ağır ceza ile cezalandırılmayı gerektirmektedir. Keza, söz konusu suçun işlenmesi sonucunda mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü hâlinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunacaktır. Ancak, bu durumlarda, netice sebebiyle ağırlaşmış suçlar dolayısıyla sorumluluk için aranan koşulların gerçekleşmesi gerekir.

Suçun Hukuki Künyesi

  • Kanun Maddesi: Çocukların cinsel istismarı suçu, 5237 sayılı TCK’nın “Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar” bölümünde yer alan 103. maddede düzenlenmiştir.
  • Şikayet: Suç kural olarak şikayete tabi değildir ve resen soruşturulur; yalnızca sarkıntılık düzeyinde kalmış suçun failinin de çocuk olması hâlinde soruşturma ve kovuşturma şikayete bağlıdır.
  • Zamanaşımı: Suçun temel hâlinde dava zamanaşımı süresi 15 yıl, nitelikli hâllerinde 20 yıl, ağırlaştırılmış müebbet hapsi gerektiren neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâlinde ise 30 yıldır.
  • Tutuklama ve Adli Kontrol: CMK m.100/3’te sayılan katalog suçlardan olduğundan kuvvetli suç şüphesi hâlinde tutuklama nedeni var sayılabilir; koşulları oluştuğunda adli kontrol tedbirleri de uygulanabilir.
  • Uzlaşma: Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlardan olduğundan uzlaştırma kapsamında değildir.
  • Etkin Pişmanlık: Bu suç bakımından kanunda özel bir etkin pişmanlık hükmü öngörülmemiştir.
  • İndirim: Yaş küçüklüğü, akıl hastalığı ve teşebbüs gibi genel hükümler ile TCK m.62 uyarınca takdiri indirim uygulanabilir.
  • Memuriyete Etkisi: Mahkumiyet, 657 sayılı Kanun m.48’deki şartlar sağlanamayacağından memuriyete engel olur ve mevcut memuriyeti sona erdirir.
  • Görevli Mahkeme: Görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir.

Suçun Şartları ve Unsurları Nelerdir?

Çocukların cinsel istismarı suçunun oluşabilmesi için öncelikle mağdurun on sekiz yaşını doldurmamış bir çocuk olması gerekir. İkinci olarak fail tarafından mağdurun vücudu üzerinde cinsel arzuları tatmine yönelik bir davranış gerçekleştirilmelidir. Üçüncü şart, mağdurun yaş grubuna göre değişen özel koşulun bulunmasıdır; on beş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş çocuklarda rıza hiçbir şekilde fiili hukuka uygun hâle getirmez.

Buna karşılık on beş yaşını tamamlamış ve algılama yeteneği gelişmiş çocuklar bakımından suçun oluşması, fiilin cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilmesine bağlıdır. Bu yaş grubundaki çocukla cebir, tehdit ve hile olmaksızın cinsel ilişkide bulunulması hâlinde ise TCK 103 değil, reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu düzenleyen TCK 104 uygulama alanı bulur.

Uygulamada en çok tartışılan husus, gerçekleştirilen fiilin sarkıntılık düzeyinde mi kaldığı yoksa tam anlamıyla cinsel istismar mı sayılacağıdır. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre; ani, kesintili ve süreklilik göstermeyen dokunmalar sarkıntılık olarak nitelendirilirken, yoğun ve süreklilik arz eden, mağdurun vücut dokunulmazlığını daha ağır biçimde ihlal eden davranışlar cinsel istismarın temel hâlini oluşturur.

Fail ve Mağdur

Çocukların cinsel istismarı suçu özgü suç değildir; failin kadın veya erkek olması ile mağdurla aynı cinsiyetten olup olmaması önem taşımaz. Bununla birlikte failin çocukla üçüncü derece dahil kan veya kayın hısmı olması, üvey baba, üvey ana, üvey kardeş veya evlat edinen sıfatını taşıması ya da vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti veren kişi olması cezayı yarı oranında artıran nitelikli hâldir. Failin de çocuk olması hâlinde yaş küçüklüğüne ilişkin genel hükümler uygulanır ve fiilin sarkıntılık düzeyinde kalması durumunda soruşturma şikayete bağlanır.

Suçun mağduru yalnızca on sekiz yaşını doldurmamış çocuklardır. Kanun, mağdurun yaşına göre kademeli bir koruma öngörmüş; on iki yaşını tamamlamamış çocuklar bakımından cezanın alt sınırlarını yükselterek en küçük yaş grubuna özel bir güvence getirmiştir. Mağdurun on beş yaşını tamamlamış olmakla birlikte algılama yeteneğinin gelişip gelişmediği, somut olayda alınacak uzman raporlarıyla değerlendirilir.

Suçun Hukuki Konusu

Suçla korunan hukuki değer çocuğun cinsel dokunulmazlığıdır. Kanun koyucu bu düzenlemeyle, henüz cinsel yönden özgür irade oluşturma olgunluğuna erişmemiş çocukların bedensel ve ruhsal bütünlüğünü, sağlıklı bir birey olarak gelişme hakkını korumayı amaçlamıştır. Suçun maddi konusu ise çocuğun vücududur.

Manevi Unsur

Çocukların cinsel istismarı suçu yalnızca kasten işlenebilir; taksirle işlenmesi mümkün değildir. Fail, mağdurun çocuk olduğunu bilmeli ve cinsel nitelikteki davranışı bilerek ve isteyerek gerçekleştirmelidir. Failin mağdurun yaşı konusunda kaçınılmaz bir hataya düşmesi hâlinde TCK 30 kapsamındaki hata hükümleri gündeme gelir ve bu husus somut olayın koşullarına göre titizlikle değerlendirilir.

Suçun Cezası Nedir?

  • Temel Halinin Cezası: Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır (TCK 103/1).
  • Sarkıntılık Düzeyinde Kalması: Cinsel istismarın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur (TCK 103/1).
  • Mağdurun On İki Yaşını Tamamlamamış Olması: Verilecek ceza istismar durumunda on yıldan, sarkıntılık durumunda beş yıldan az olamaz (TCK 103/1).
  • Organ veya Cisim Sokulması: Cinsel istismarın vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi hâlinde on altı yıldan aşağı olmamak üzere, mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması hâlinde ise on sekiz yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur (TCK 103/2).
  • Faile ve Ortama İlişkin Nitelikli Haller: Suçun birden fazla kişi tarafından birlikte, toplu yaşam ortamlarının sağladığı kolaylıktan yararlanılarak, belirli hısımlar veya bakım ve gözetim yükümlüsü kişilerce ya da kamu görevi veya hizmet ilişkisinin nüfuzu kötüye kullanılarak işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında artırılır (TCK 103/3).
  • Cebir, Tehdit veya Silah Kullanılması: On beş yaşını tamamlamamış çocuklara karşı cebir veya tehditle, diğer çocuklara karşı silah kullanmak suretiyle işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında artırılır (TCK 103/4).
  • Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Hâl: Suç sonucu mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü hâlinde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur (TCK 103/6).
  • İndirim Halleri: Teşebbüs, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı gibi genel hükümler ile TCK m.62 uyarınca takdiri indirim uygulanabilir.

Temel Halinin Cezası (103/1)

Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi hakkında sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Fiilin sarkıntılık düzeyinde kalması, yani ani ve kesintili dokunmalarla sınırlı olması hâlinde ceza üç yıldan sekiz yıla kadar hapis olarak belirlenmiştir. Mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması hâlinde ise verilecek ceza istismar durumunda on yıldan, sarkıntılık durumunda beş yıldan az olamaz.

Kanun koyucu, sarkıntılık düzeyinde kalmış suçun failinin de çocuk olması hâlinde soruşturma ve kovuşturmayı mağdurun, velisinin veya vasisinin şikayetine bağlamıştır. Bu düzenleme, akran ilişkileri bakımından ölçülü bir yaklaşım benimsenmesini sağlamaktadır.

Nitelikli Haller (103/2)

Cinsel istismarın vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi, suçun en ağır nitelikli hâlini oluşturur ve bu durumda on altı yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur. Mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması hâlinde bu ceza on sekiz yıldan az olamaz.

Suçun birden fazla kişi tarafından birlikte, insanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle, üçüncü derece dahil kan veya kayın hısımları ile üvey baba, üvey ana, üvey kardeş veya evlat edinen tarafından, vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti veren ya da koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişilerce yahut kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılarak işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında artırılır. Ayrıca on beş yaşını tamamlamamış çocuklara karşı cebir veya tehditle, diğer çocuklara karşı silah kullanmak suretiyle işlenmesi de cezayı yarı oranında artıran ayrı bir nitelikli hâldir.

Dikkat: Cinsel istismar için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır neticelerine neden olması hâlinde, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır ve fail iki ayrı suçtan cezalandırılır.

İndirim Halleri

Bu suç bakımından kanunda özel bir etkin pişmanlık veya cezayı azaltan özel bir hüküm öngörülmemiştir. Bununla birlikte failin fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış olması hâlinde yaş küçüklüğüne, akıl hastalığı bulunması hâlinde ise TCK 32 hükümlerine göre cezada indirim yapılır. Suçun teşebbüs aşamasında kalması da meydana gelen tehlikenin ağırlığına göre cezada indirim sebebidir.

Ayrıca sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları gözetilerek TCK 62 uyarınca altıda bire kadar takdiri indirim uygulanabilir. Ancak Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre, mahkemeyi etkilemeye yönelik şekli tutum ve davranışlar takdiri indirim nedeni olarak kabul edilmez.

Somut olayınızı birlikte değerlendirelim

Ceza hesabı; nitelikli hâller, artırım ve indirim nedenleriyle dosyadan dosyaya değişir.

Avukata Danışın

Suçun Özel Görünüş Biçimleri

Teşebbüs

Çocukların cinsel istismarı suçu, icra hareketleri kısımlara bölünebilen bir suç olduğundan teşebbüse elverişlidir. Failin cinsel amaçla mağdurun vücuduna yönelmesi ancak elinde olmayan nedenlerle fiili tamamlayamaması hâlinde teşebbüs hükümleri uygulanır ve meydana gelen tehlikenin ağırlığına göre cezada dörtte birden dörtte üçüne kadar indirim yapılır.

Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre, organ veya cisim sokulması suretiyle istismar fiiline teşebbüs edilmiş ancak bu netice gerçekleşmemişse ve gerçekleşen fiil basit istismar veya sarkıntılık boyutunda kalmışsa, failin daha ağır suça teşebbüsten mi yoksa tamamlanmış hafif suçtan mı sorumlu tutulacağı kastın yönü ve somut deliller esas alınarak belirlenir.

İştirak

Suça iştirak bakımından genel hükümler uygulanır; müşterek faillik, azmettirme ve yardım etme mümkündür. Ancak kanun koyucu, suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesini cezayı yarı oranında artıran nitelikli hâl olarak düzenlemiştir. Bu nitelikli hâlin uygulanabilmesi için suçun icra hareketlerinin en az iki kişi tarafından müşterek fail sıfatıyla gerçekleştirilmesi gerekir.

Suçun işlenişine yalnızca azmettiren veya yardım eden sıfatıyla katılan kişiler bakımından bu nitelikli hâl uygulanmaz; bu kişiler kendi iştirak statülerine göre sorumlu tutulur. Mağduru olay yerine götüren veya failin fiili gerçekleştirmesini kolaylaştıracak şekilde gözcülük yapan kişilerin sorumluluğu, katkılarının niteliğine göre belirlenir.

İçtima (Zincirleme Suç ve Diğer Halleri)

Aynı çocuğa karşı aynı suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla istismar fiilinin gerçekleştirilmesi hâlinde zincirleme suç hükümleri uygulanır; faile tek ceza verilir ancak bu ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Birden fazla çocuğa karşı işlenen fiiller ise her mağdur bakımından ayrı suç oluşturur ve gerçek içtima kuralları uygulanır.

Suçun işlenmesi sırasında mağdurun hürriyetinden yoksun bırakılması hâlinde ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da cezaya hükmedilir. Aynı şekilde cinsel istismar için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır neticelerine yol açması hâlinde, fail hem istismar hem de kasten yaralama suçundan ayrı ayrı sorumlu tutulur.

Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Adli Para Cezasına Çevirme

Hapis cezasının adli para cezasına çevrilebilmesi için cezanın kısa süreli, yani bir yıl veya altında olması gerekir. Çocukların cinsel istismarı suçunda hapis cezasının alt sınırı sarkıntılık hâlinde dahi üç yıl olduğundan, bu suçtan verilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi mümkün değildir.

Erteleme

Hapis cezasının ertelenmesi ancak iki yıl veya daha az süreli hapis cezaları bakımından mümkündür. Çocukların cinsel istismarı suçunda öngörülen ceza alt sınırları bu eşiğin üzerinde olduğundan hükmedilen ceza kural olarak ertelenemez. Failin çocuk olması hâlinde yaş indirimi sonucu ceza bu sınırın altına inerse erteleme gündeme gelebilir.

HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması)

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi için hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması gerekir. Çocukların cinsel istismarı suçunda öngörülen ceza miktarları bu eşiğin üzerinde bulunduğundan HAGB kararı verilmesi kural olarak mümkün değildir.

Suçun Soruşturma ve Kovuşturma Aşamaları

Suç kural olarak şikayete bağlı olmadığından soruşturma, olayın öğrenilmesiyle birlikte Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen başlatılır. Soruşturmada çocuğun beyanının alınması, adli tıp muayenesi, olay yeri incelemesi, dijital materyal incelemesi ve tanık dinlenmesi gibi işlemler yürütülür. Çocuk mağdurun beyanı, mümkün olduğunca tek seferde ve uzman eşliğinde çocuk izlem merkezlerinde alınır.

Soruşturma sonunda yeterli şüpheye ulaşılırsa iddianame düzenlenir ve dosya ağır ceza mahkemesine gönderilir. Kovuşturma aşamasında mağdur çocuğun tekrar tekrar dinlenmesinden kaçınılır; duruşmalar kural olarak kapalı yapılır ve hüküm de kapalı oturumda açıklanabilir. Mağdur çocuk için baro tarafından zorunlu vekil görevlendirilir.

Suçta Gözaltı ve Tutukluluk Halleri

Şüpheli, kolluk tarafından yakalanmasının ardından Cumhuriyet savcısının kararıyla gözaltına alınabilir. Çocukların cinsel istismarı suçu, CMK m.100/3’te sayılan katalog suçlardan olduğundan kuvvetli suç şüphesinin varlığı hâlinde tutuklama nedeni var sayılabilir ve uygulamada tutuklama tedbirine yaygın biçimde başvurulur.

Bununla birlikte tutuklama zorunlu değildir; delil durumu, işin önemi ve verilmesi beklenen ceza gözetilerek adli kontrol tedbirlerine hükmedilmesi de mümkündür. Özellikle failin çocuk olduğu ve fiilin sarkıntılık düzeyinde kaldığı olaylarda adli kontrol uygulaması daha sık gündeme gelir.

Uzlaşma, Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Etkin Pişmanlık ve Görevli Mahkeme

Uzlaşma Mümkün mü?

Çocukların cinsel istismarı suçu, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan olduğundan CMK m.253 uyarınca uzlaştırma kapsamı dışında bırakılmıştır. Sarkıntılık düzeyinde kalmış ve failin de çocuk olduğu, dolayısıyla şikayete tabi olan hâllerde dahi uzlaştırma yoluna gidilemez.

Şikayet Süresi Ne Kadardır?

Suç kural olarak şikayete tabi olmadığından herhangi bir şikayet süresi söz konusu değildir; suç, dava zamanaşımı süresi içinde her zaman resen soruşturulabilir. Yalnızca sarkıntılık düzeyinde kalmış suçun failinin de çocuk olması hâlinde mağdurun, velisinin veya vasisinin fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde şikayette bulunması gerekir.

Dava Zamanaşımı Süresi

Suçun temel hâlinde dava zamanaşımı süresi 15 yıl, cezanın üst sınırının yirmi yılı aştığı nitelikli hâllerde 20 yıldır. Suç sonucu mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü hâlinde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası öngörüldüğünden zamanaşımı süresi 30 yıla çıkar. Çocuklara karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından işlenen suçlarda zamanaşımı, çocuğun on sekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye başlar.

Etkin Pişmanlık Hükümleri

Çocukların cinsel istismarı suçu bakımından kanunda özel bir etkin pişmanlık hükmü öngörülmemiştir. Failin pişmanlık göstermesi, mağdurun zararını gidermeye çalışması veya mağdurla anlaşması cezayı ortadan kaldırmaz; bu hususlar yalnızca TCK 62 kapsamında takdiri indirim değerlendirmesinde göz önünde bulundurulabilir.

Görevli Mahkeme Hangisidir?

TCK 103 kapsamındaki suçlarda öngörülen ceza miktarları gözetildiğinde görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir. Failin çocuk olması hâlinde çocuk ağır ceza mahkemesi görevlidir. Yetkili mahkeme ise kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesidir.

Sık Sorulan Sorular

Çocukların cinsel istismarı suçunun cezası kaç yıldır?

Cinsel istismarın basit hâlinin cezası sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis, sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapistir. Fiilin vücuda organ veya sair cisim sokulması suretiyle işlenmesi hâlinde ceza on altı yıldan az olamaz; mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması hâlinde bu alt sınır on sekiz yıla çıkar.

Sarkıntılık ile cinsel istismar arasındaki fark nedir?

Sarkıntılık, ani, kesintili ve süreklilik göstermeyen dokunmalarla sınırlı kalan davranışları ifade eder ve daha düşük ceza öngörülmüştür. Cinsel istismarın temel hâli ise yoğun, süreklilik arz eden ve mağdurun vücut dokunulmazlığını daha ağır ihlal eden davranışları kapsar. Ayrım, fiilin süresi, yoğunluğu ve gerçekleşme biçimi bir bütün hâlinde değerlendirilerek yapılır.

15 yaşından büyük çocukla rızayla ilişki suç mudur?

On beş yaşını tamamlamış ve fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmiş bir çocukla cebir, tehdit ve hile olmaksızın cinsel ilişkide bulunulması TCK 103 kapsamında değil, reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu düzenleyen TCK 104 kapsamında değerlendirilir. Bu suçun cezası iki yıldan beş yıla kadar hapis olup soruşturulması kural olarak şikayete bağlıdır.

Çocuğa cinsel istismar suçundan tutuklanır mı?

Bu suç katalog suçlardan olduğundan kuvvetli suç şüphesinin bulunması hâlinde tutuklama nedeni var sayılabilir ve uygulamada tutuklama tedbirine yaygın biçimde başvurulur. Delil durumu, failin kişisel koşulları ve fiilin sarkıntılık düzeyinde kalıp kalmadığına göre adli kontrol tedbirleriyle yetinilmesi de mümkündür.

Çocuğun cinsel istismarı suçunda şikayetten vazgeçilirse dava düşer mi?

Suç kural olarak şikayete tabi olmadığından şikayetten vazgeçme davanın düşmesi sonucunu doğurmaz; yargılama kamu adına devam eder. Yalnızca sarkıntılık düzeyinde kalmış ve failin de çocuk olduğu hâllerde suç şikayete bağlı olduğundan, bu durumda şikayetten vazgeçme davanın düşmesine yol açar.

Kaynaklar: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (mevzuat.gov.tr), 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu. Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Av. Yakup Yıkılmaz
Av. Yakup Yıkılmaz Kurucu Avukat İnceleyen: Av. Umur Yıldırım, Kurucu Avukat
Profili görüntüleyin
Benzer

Makaleler

Yeni madde açıklamalarından ve mevzuat güncellemelerinden ilk siz haberdar olun.