Kişisel verilerin kaydedilmesi suçu, belirli veya belirlenebilir bir gerçek kişiye ilişkin bilgilerin hukuka aykırı olarak kayda alınmasıyla oluşan ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 135. maddesinde düzenlenen bir suçtur. Temel hâlin cezası bir yıldan üç yıla kadar hapistir; kaydedilen veri kişinin siyasi, felsefi veya dini görüşlerine, ırki kökenine ya da hukuka aykırı olarak ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamına, sağlık durumuna veya sendikal bağlantılarına ilişkinse ceza yarı oranında artırılarak bir yıl altı aydan dört yıl altı aya kadar hapis olur. Uygulamada “izinsiz fotoğraf veya video kaydı tutma”, “fişleme”, “kimlik bilgilerini izinsiz kaydetme” ya da “KVKK suçu” gibi adlarla anılmaktadır. Suç CMK 100/3’teki katalogda yer almaz. Şikâyete bağlı değildir ve Cumhuriyet başsavcılığınca resen soruşturulur.
Kısa Cevap
TCK 135’teki kişisel verilerin kaydedilmesi suçu, bir gerçek kişiye ait ad, kimlik numarası, adres, telefon, fotoğraf, ses veya sağlık bilgisi gibi verilerin kişinin rızası ya da kanuni bir dayanak olmadan kayda alınmasıyla tamamlanır. Ceza 135/1’de bir yıldan üç yıla kadar hapistir; 135/2’deki özel nitelikli verilerde yarı oranında, kamu görevlisi ya da meslek kolaylığıyla işlenirse TCK 137 uyarınca ayrıca yarı oranında artar. TCK 139’daki açık istisna nedeniyle suç şikâyete bağlı değildir, yetişkin failde uzlaştırma yoktur. Tutuklama hukuken mümkündür ama suç katalogda değildir. Bütün hâllerde asliye ceza mahkemesi görevlidir; hükmolunan ceza iki yıl veya altındaysa erteleme ve HAGB, bir yıl veya altındaysa adli para cezasına çevirme şartlarıyla gündeme gelir.
Kanun Metni
Kaynak: mevzuat.gov.trBir cümleye tıklayın, ilgili açıklamaya gidin.
(2) Kişisel verinin, kişilerin siyasi, felsefi veya dini görüşlerine, ırki kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin olması durumunda birinci fıkra uyarınca verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Kanun Gerekçesi
Gerekçe için tıklayınız
Çağımızda kişilerle ilgili kayıtların bilgisayar ortamlarına geçirilip muhafaza edilmesi uygulamasına bazı kurum ve kuruluşlar tarafından başvurulmaktadır; hastanelerde hastalara, sigorta şirketlerinde sigortalılara,
bankaların ve kredili alış veriş yapılan mağazaların müşterilerine ilişkin kayıtlar, böylece tutulmaktadır. Bu bilgilerin amaçları dışında kullanılmasından veya herhangi bir şekilde üçüncü şahısların eline geçerek hukuka aykırı olarak yararlanılmasından dolayı hakkında bilgi toplanan kişiler büyük zararlara uğrayabilmektedirler. Bu bakımdan, kişilerle ilgili bilgilerin hukuka aykırı olarak kayda alınması suç olarak tanımlanmıştır.
Suçun konusu, kişisel verilerdir. Gerçek kişiyle ilgili her türlü bilgi, kişisel veri olarak kabul edilmelidir.
Söz konusu suç tanımında kişisel verilerin bilgisayar ortamında veya kağıt üzerinde kayda alınması arasında bir ayırım gözetilmemiştir. Bu bakımdan, söz konusu suç tanımı ile, Avrupa Konseyi bünyesinde hazırlanan Türkiye’nin de 28 Ocak 1981 tarihinde imzalamakla taraf olduğu “Kişisel Nitelikteki Verilerin Otomatik İşleme Tâbi Tutulması Karşısında Şahısların Korunmasına Dair Sözleşme”nin ilgili hükümlerine geçerlilik tanınmıştır.
Bu suçun oluşabilmesi için, kişisel verilerin hukuka aykırı bir şekilde kayda alınması gerekir. Kişinin rızası ile, kendisiyle ilgili bilgilerin kayda alınmasının suç oluşturmayacağı muhakkaktır. Belirli nitelikteki kişisel verilerin kayda alınması kanun hükmünün gereği olarak yapılmaktadır. Bu bakımdan, çeşitli kamu kurumlarında verilen kamu hizmetinin gereği olarak kişilerle ilgili bazı bilgiler ilgili kanun hükümlerine istinaden kayda alınmaktadırlar. Bu durumlarda, söz konusu suç oluşmayacaktır.
Maddenin ikinci fıkrasında, kişilerin siyasî, felsefî veya dinî görüşlerine, ırkî kökenlerine, ahlâkî eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin bilgileri kayda almak, suç olarak tanımlanmıştır. Ancak, bunlardan kişilerin ahlâkî eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin bilgilerin kayda alınmasına kanunlarda özellikle suçlulukla mücadele bağlamında, suç ve suçluların ortaya çıkarılmasını sağlamak amacıyla belli ölçüde izin verilebilir. Bu durumlarda söz konusu suç oluşmayacaktır.
Suçun Hukuki Künyesi
| Künye Başlığı | Açıklama |
|---|---|
| Kanun Maddesi | 5237 sayılı TCK’nın İkinci Kitabında “Kişilere Karşı Suçlar” kısmının “Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar” bölümünde, 135. maddede düzenlenmiştir; 6698 sayılı KVKK m.17/1 de kişisel verilere ilişkin suçlarda bu maddeye yollama yapar. |
| Şikayet | Şikâyete bağlı değildir (TCK 139 “kişisel verilerin kaydedilmesi”ni istisna sayar); resen soruşturulur, mağdurun vazgeçmesi davayı düşürmez. |
| Zamanaşımı | 135/1 ve 135/2 (137 artırımı tek başına dahil): sekiz yıl (TCK 66/1-e) · 135/2 ile 137 birlikte: on beş yıl (TCK 66/1-d). Kesen işlemlerle süre en çok yarısı kadar uzar (TCK 67/4). |
| Tutuklama ve Adli Kontrol | Üst sınır iki yılı aştığından tutuklama yasağı (CMK 100/4) yoktur; suç CMK 100/3 kataloğunda değildir, tutuklama nedeni somut olgularla gösterilmelidir. Adli kontrol uygulanabilir. |
| Uzlaşma | CMK 253/1-b listesinde yer almaz ve şikâyete bağlı değildir; yetişkin failde uzlaştırma yoktur. Suça sürüklenen çocukta yalnız 135/1’de, mağdur gerçek kişiyse CMK 253/1-c ile uzlaştırma yapılır. |
| Etkin Pişmanlık | Kanunda bu suça özgü etkin pişmanlık hükmü bulunmamaktadır. |
| İndirim | Maddeye özgü indirim yoktur; takdiri indirim (TCK 62) ve yaş küçüklüğü indirimi (TCK 31) uygulanır. |
| Memuriyete Etkisi | 657 sayılı Kanun m.48/A-5 uyarınca kasten işlenen suçtan bir yıl veya daha fazla hapis cezasına mahkûmiyet memuriyete engeldir; bu suç maddede ayrıca sayılan suçlardan değildir. |
| Görevli Mahkeme | 135/1-2 (137 artırımı dahil): asliye ceza mahkemesi · suça sürüklenen çocukta çocuk mahkemesi. |
Suçun Şartları ve Unsurları Nelerdir?
TCK 135/1’e göre suçun iki şartı vardır: ortada bir kişisel veri bulunmalı ve bu veri hukuka aykırı olarak kaydedilmelidir. Kişisel veri, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun 3. maddesine göre kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgidir; resmî gerekçe de gerçek kişiyle ilgili her bilginin kişisel veri sayılması gerektiğini belirtir. Ad soyad, T.C. kimlik numarası, adres, telefon numarası, plaka, fotoğraf, ses kaydı, konum bilgisi, banka hesap bilgisi ve sağlık raporu bu kapsamdadır. Bilgi tek başına kimliği göstermese de başka verilerle birleştirildiğinde kişiyi belirlenebilir kılıyorsa yeterlidir.
Suçun tek hareketi kaydetmektir: verinin herhangi bir ortamda kalıcı ya da sonradan erişilebilir biçimde tespit edilmesi. Gerekçeye göre kaydın bilgisayar ortamında ya da kâğıt üzerinde yapılması arasında fark yoktur. Kişilere ait fotoğraf veya videoların izinsiz biçimde toplanıp arşivlenmesi (belirli bir kişiye odaklanılarak çekilen tek kare fotoğrafı Yargıtay TCK 134/1 kapsamında görmüştür), müşteri ya da çalışanlara ait bilgilerin yetkisiz bir listeye geçirilmesi, kimlik kartının fotokopisinin ya da fotoğrafının amacı dışında alınıp saklanması ve bir kişinin konum bilgisinin takip cihazıyla kayda geçirilmesi tipik örneklerdir. Kaydedilen verinin başkasına verilmesi, yayılması ya da başkasının elindeki verinin ele geçirilmesi ise bu suçu değil, TCK 136’daki verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturur.
Kaydın hukuka aykırı olması suçun unsurudur. Gerekçe, kişinin rızasıyla kendisine ilişkin bilgilerin kaydedilmesini ve kamu hizmetinin gereği olarak kanun hükmüne dayanılarak yapılan kayıtları suç saymaz. KVKK m.5/2 de açık rıza aranmayan hâlleri sayar: kanunlarda açıkça öngörülme, sözleşmenin kurulması veya ifasıyla doğrudan ilgili olma, veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğü, ilgili kişinin veriyi kendisinin alenileştirmesi, bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için zorunluluk ve meşru menfaat. Bu şartlardan biri gerçekleşmişse kayıt hukuka uygundur ve suç oluşmaz. Hukuka uygunluk şartları aşılarak, örneğin amaç dışında ve ölçüsüz biçimde yapılan kayıt ise suç kapsamına girebilir.
Fail ve Mağdur
Fail herkes olabilir; suç özgü suç değildir. Komşusu ya da eski eşi hakkındaki bilgi ve fotoğrafları sistemli biçimde toplayıp saklayan kişi de, müşteri bilgilerini izinsiz kaydeden bir şirket çalışanı da fail olabilir. Suçun kamu görevlisi tarafından görevin verdiği yetki kötüye kullanılarak ya da belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenmesi, örneğin bir hastane çalışanının hastaların bilgilerini kendi cihazına kaydetmesi, TCK 137 uyarınca cezayı yarı oranında artırır. Tüzel kişiler ceza sorumluluğu taşımaz; ancak TCK 140 uyarınca bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
Mağdur, verisi kaydedilen gerçek kişidir. Tüzel kişilere ait ticari bilgiler kişisel veri değildir; şirketin yetkilisine ya da çalışanına ait bilgiler ise kişisel veridir. Birden fazla kişinin verisinin aynı kayıtla tespit edilmesi, örneğin bir listeye çok sayıda kişinin bilgilerinin geçirilmesi, mağdur sayısını artırır ve içtima bakımından önem taşır.
Suçun Hukuki Konusu
Korunan hukuki değer, Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı ve bu çerçevede kişinin kendisine ilişkin bilgiler üzerindeki karar yetkisidir. Gerekçe, kişilere ait bilgilerin amaç dışında kullanılmasının ya da üçüncü kişilerin eline geçmesinin büyük zararlara yol açabileceğini vurgular. Maddi konu, kaydedilen kişisel veridir. 135/2’deki veriler, ayrımcılığa ve ağır mağduriyete yol açabilecek nitelikleri nedeniyle daha ağır korunur.
Manevi Unsur
Suç yalnız kastla işlenir; taksirli hâli düzenlenmediğinden bir güvenlik kamerasının istemeden yoldan geçenleri kaydetmesi ya da dikkatsizlikle bir dosyanın saklanması bu suçu oluşturmaz (TCK 22/1). Fail, kaydettiği bilginin bir gerçek kişiye ait olduğunu ve kayıt için rıza ya da hukuki bir dayanak bulunmadığını bilmelidir. Olası kast (sonucu öngörüp kabullenme) yeterlidir (TCK 21/2). Kanunda özel bir amaç aranmaz; verinin sonradan kullanılmamış olması suçu ortadan kaldırmaz.
Dikkat: Kişinin kendisine yönelik bir suçu ispat etmek amacıyla delil toplaması, örneğin tehdit eden ya da taciz eden kişinin görüntüsünü veya mesajını kaydetmesi, hakkın korunması için zorunluluk (KVKK m.5/2-e) ve hak arama hürriyeti çerçevesinde değerlendirilir. Kaydın amacı, kapsamı ve kiminle paylaşıldığı somut olayda belirleyicidir; delil amacını aşan ve kişiyi sürekli izlemeye dönüşen kayıtlar korunmaz.
Suçun Cezası Nedir?
TCK 135/1’de kişisel verileri hukuka aykırı olarak kaydeden kişiye bir yıldan üç yıla kadar hapis verilir; 135/2’deki verilerde ceza yarı oranında artırılarak bir yıl altı aydan dört yıl altı aya çıkar.
| Hâl (fıkra) | Ceza | Görevli Mahkeme | Şikâyet / Uzlaşma |
|---|---|---|---|
| Kişisel verileri hukuka aykırı olarak kaydetme (TCK 135/1) | Bir yıldan üç yıla kadar hapis | Asliye ceza | Şikâyet yok / uzlaşma yok |
| Siyasi, felsefi, dini görüş, ırki köken; hukuka aykırı olarak ahlaki eğilim, cinsel yaşam, sağlık, sendikal bağlantı verisi (TCK 135/2) | 135/1 cezası yarı oranında artırılır: bir yıl altı aydan dört yıl altı aya kadar hapis | Asliye ceza | Şikâyet yok / uzlaşma yok |
| Kamu görevlisi tarafından ya da meslek ve sanat kolaylığıyla (TCK 137/1) | İlgili fıkranın cezası ayrıca yarı oranında artırılır | Asliye ceza | Şikâyet yok / uzlaşma yok |
| Teşebbüs (TCK 35/2) | İlgili fıkranın cezası dörtte birden dörtte üçe kadar indirilir | Asliye ceza | Şikâyet yok / uzlaşma yok |
| Suça sürüklenen çocuk (TCK 31; CMK 253/1-c) | Yaşa göre yarı veya üçte bir indirim | Çocuk mahkemesi | Yalnız 135/1’de uzlaştırma şartlarıyla mümkün |
Temel Halinin Cezası (135/1)
Temel hâlde kişisel verileri hukuka aykırı olarak kaydeden kişiye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir. Maddede seçimlik adli para cezası yoktur; hâkim yalnız hapis cezasına hükmeder. Temel ceza TCK 61/1’deki ölçütlere, özellikle kaydedilen verinin niteliğine ve miktarına, kaydın süresine, kayıt yönteminin gizliliğine ve mağdurun uğradığı zarara göre alt ve üst sınır arasında belirlenir.
Nitelikli Haller (135/2, 137)
İkinci fıkra, kaydedilen kişisel verinin belirli bir niteliği taşımasını ağırlaştırıcı neden sayar. Kişinin siyasi, felsefi veya dini görüşlerine ya da ırki kökenine ilişkin verilerde artırım doğrudan uygulanır. Ahlaki eğilimlere, cinsel yaşama, sağlık durumuna veya sendikal bağlantılara ilişkin verilerde ise kanun ayrıca “hukuka aykırı olarak” ibaresini kullanır; gerekçeye göre bu bilgilerin kaydına kanunlarda, özellikle suçlulukla mücadele bağlamında, belli ölçüde izin verilebilir. Hastanede tutulan hasta dosyası hukuka uygundur; aynı bilgilerin bir çalışan tarafından kendi telefonuna kaydedilmesi ise 135/2’yi oluşturabilir.
KVKK m.6/1’deki özel nitelikli kişisel veri listesi daha geniştir ve kılık kıyafet, dernek veya vakıf üyeliği, ceza mahkûmiyeti, biyometrik ve genetik verileri de kapsar. Ancak ceza hukukunda kıyas yasağı gereği 135/2’deki artırım yalnız maddede sayılan verilerde uygulanır; listede olmayan özel nitelikli verilerin kaydı 135/1 kapsamında kalır. TCK 137/1, suçun kamu görevlisi tarafından görevinin verdiği yetki kötüye kullanılarak ya da meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenmesinde cezayı ayrıca yarı oranında artırır.
İndirim Halleri
Maddede bu suça özgü bir indirim hâli öngörülmemiştir. Altıda bire kadar takdiri indirim TCK 62’ye göre yapılabilir; kaydedilen verilerin kendiliğinden silinmesi, kayıt cihazının teslim edilmesi ve mağdurun zararının giderilmesi bu değerlendirmede dikkate alınır. Fiili on iki ile on beş yaş arasında işleyen ceza sorumluluğu bulunan çocukta ceza yarı, on beş ile on sekiz yaş arasında üçte bir oranında indirilir (TCK 31/2-3). Her iki fıkrada da üst sınır iki yılı aştığından basit yargılama usulü (CMK 251/1) uygulanmaz.
Somut olayınızı birlikte değerlendirelim
Ceza hesabı; nitelikli hâller, artırım ve indirim nedenleriyle dosyadan dosyaya değişir.
Suçun Özel Görünüş Biçimleri
Teşebbüs
Suç, verinin kaydedildiği anda tamamlanır; zarar doğması ya da verinin kullanılması gerekmez. Kayıt hareketi bölünebildiğinden teşebbüs (TCK 35) mümkündür. Bir kişiyi gizlice kaydetmek üzere kamerayı çalıştıran ama kayıt oluşmadan fark edilen fail ya da sisteme kopyalama komutu verip işlem tamamlanmadan engellenen çalışan teşebbüsten sorumlu tutulabilir.
İştirak
Kayıt planını birlikte yapan ve yürüten kişiler müşterek fail (TCK 37/1) sayılır. Bir çalışanı müşteri listesini kopyalamaya ikna eden kişi azmettiren (TCK 38), bilerek gizli kamera ya da takip cihazı temin eden kişi yardım eden (TCK 39) olarak sorumludur. Şirket içinde kişisel veri kaydına talimat veren yöneticinin sorumluluğu, talimatın içeriği ve kayda katkısına göre belirlenir.
İçtima (Zincirleme Suç ve Diğer Halleri)
Aynı suç işleme kararıyla aynı kişinin verilerinin farklı zamanlarda kaydedilmesi TCK 43/1 uyarınca zincirleme suç oluşturur ve tek ceza dörtte birden dörtte üçe kadar artırılır; TCK 43/3’teki istisnalar bu suçu kapsamaz. Tek bir fiille birden fazla kişinin verilerinin kaydedilmesinde TCK 43/2 uygulanır. Verinin önce kaydedilip sonra başkasına verilmesi ya da yayılması hâlinde kaydetme TCK 135’i, verme veya yayma ise TCK 136’yı oluşturur; iki fiil ayrı hareketler olduğundan her biri ayrı değerlendirilir.
Komşu suçlarla sınır önemlidir. Kişinin özel hayatına ilişkin görüntü veya seslerin kayda alınması TCK 134’teki özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun nitelikli hâlini, aleni olmayan konuşmaların ses alma cihazıyla kaydedilmesi TCK 133’ü, kişiler arasındaki haberleşme içeriklerinin kaydı ise TCK 132’deki haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunu gündeme getirir. Aynı kayıt hem özel hayata ilişkin hem de kişisel veri niteliğindeyse fikri içtima (TCK 44) uyarınca en ağır cezayı gerektiren suçtan hüküm kurulur. Kayıt bir bilişim sistemine izinsiz girilerek yapılmışsa TCK 243’teki bilişim sistemine girme suçu ayrıca değerlendirilir.
Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
Adli Para Cezasına Çevirme
TCK 49/2’ye göre bir yıl veya daha az hapis kısa süreli hapistir ve TCK 50/1 uyarınca adli para cezasına ya da diğer seçenek yaptırımlara çevrilebilir. 135/1’de alt sınır bir yıl olduğundan, ceza alt sınırdan verildiğinde ya da indirimle bir yıl veya altına indiğinde çevirme mümkündür. 135/2’de alt sınır bir yıl altı ay olduğundan yalnız TCK 62 indirimi yetmez; çevirme ancak teşebbüs veya yaş küçüklüğü gibi indirimlerle ceza bir yıl veya altına indiğinde gündeme gelir.
Erteleme
TCK 51/1’e göre iki yıl veya daha az hapis cezası ertelenebilir; fiili on sekiz yaşından küçükken ya da altmış beş yaşını bitirmişken işleyen için sınır üç yıldır. 135/1’de ve alt sınıra yakın belirlenen 135/2 cezasında erteleme, kişinin daha önce kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapse mahkûm olmaması ve yeniden suç işlemeyeceği kanaatinin oluşması şartıyla mümkündür. 135/2 ile 137 birlikte uygulandığında alt sınır iki yıl üç aya çıkar; erteleme ancak TCK 62 gibi bir indirimle ceza iki yıl veya altına inerse yapılabilir.
HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması)
CMK 231/5’e göre hükmolunan ceza iki yıl veya daha az hapis ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmaması, yeniden suç işlemeyeceği kanaatinin oluşması ve suçla doğan zararın tamamen giderilmesi gerekir (CMK 231/6). Kaydedilen verilerin silinmesi ve bunun teknik olarak belgelenmesi, bu suçta zararın giderilmesi tartışmasının merkezindedir. Denetim süresi beş yıldır, karara karşı istinaf yoluna gidilir (CMK 231/8, 231/12). HAGB, 7589 sayılı Kanunla aynı içerikle yeniden düzenlenmiş olup bugün de uygulanmaktadır.
Suçun Soruşturma ve Kovuşturma Aşamaları
TCK 139’a göre suç resen soruşturulduğundan soruşturma mağdurun şikâyetiyle olduğu kadar herhangi bir ihbarla da başlayabilir. Tipik deliller kaydın bulunduğu telefon, bilgisayar, harici bellek veya kamera kayıt cihazı, sistem log kayıtları, tanık beyanları ve kaydın içeriğini tespit eden bilirkişi raporudur. Şüphelinin cihazlarında arama, kopyalama ve inceleme CMK 134’e göre hâkim kararıyla, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde savcı kararıyla yapılır; savcı kararı yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur. Yeterli şüphe varsa iddianame asliye ceza mahkemesine verilir.
Kovuşturmada en çok tartışılan konu kaydın hukuka aykırı olup olmadığıdır: mağdurun rızası, KVKK m.5/2’deki işleme şartları, sözleşme ilişkisi ya da hukuki yükümlülük bulunup bulunmadığı tek tek incelenir. İkinci tartışma fiilin niteliğidir: verinin kaydedilmesi mi, yoksa başkasına verilmesi veya ele geçirilmesi mi söz konusudur. Veri sorumlusu hakkında KVKK m.18’e göre ayrıca idari para cezası verilebilmesi ceza davasını etkilemez; iki yaptırım ayrı yollarla yürür.
Hükme karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinafa başvurulabilir (CMK 273/1). Bölge adliye mahkemesinin beş yıl veya daha az hapse ilişkin istinafı esastan reddeden ya da bu cezayı artırmayan kararları temyiz edilemez (CMK 286/2-a, b); beraat kararına karşı istinafın esastan reddi de temyize kapalıdır (CMK 286/2-g) ve suç CMK 286/3’teki istisnalar arasında yer almaz. Temyiz yolu açık olan kararlarda süre de tebliğden itibaren iki haftadır (CMK 291/1). Kişisel verilerin kaydedilmesi suçu için hazırlanmış savunma dilekçesi örneği, istinaf dilekçesi örneği ve temyiz dilekçesi örneği sitemizde yer alır.
Suçta Gözaltı ve Tutukluluk Halleri
CMK 91/1’e göre gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkime gönderilme için zorunlu süre hariç yirmi dört saattir; bu yol süresi on iki saati geçemez. Toplu olarak işlenen suçlarda Cumhuriyet savcısı süreyi her defasında bir günü geçmemek üzere üç güne kadar uzatabilir (CMK 91/3). Bu suçta gözaltı seyrektir; şüpheli çoğunlukla ifadeye çağrılır ve kaydın bulunduğu cihaza el konulur.
Her iki fıkrada da hapis cezasının üst sınırı iki yılı aştığından CMK 100/4’teki tutuklama yasağı uygulanmaz ve tutuklama hukuken mümkündür. Suç CMK 100/3’teki katalogda yer almadığından kaçma şüphesi ya da delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme şüphesi somut olgularla gösterilmelidir; kayıtların silinmesi ya da başka bir ortama taşınması ihtimali bu suçta sık ileri sürülen gerekçedir. Asliye ceza mahkemesinin görevine giren bu suçta azami tutukluluk soruşturmada altı ay (CMK 102/4), kovuşturmada bir yıl olup zorunlu hâllerde altı ay uzatılabilir (CMK 102/1). Yurt dışına çıkış yasağı gibi adli kontrol yükümlülüklerine (CMK 109/3) hâkim karar verir.
Uzlaşma, Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Etkin Pişmanlık ve Görevli Mahkeme
Uzlaşma Mümkün mü?
Yetişkin failde uzlaştırma mümkün değildir: TCK 135, CMK 253/1-b’deki listede sayılmamıştır ve TCK 139’daki istisna nedeniyle şikâyete bağlı olmadığından 253/1-a kapsamına da girmez. Bu, aynı bölümdeki haberleşmenin gizliliğini ihlal ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından önemli bir farktır. Suça sürüklenen çocukta CMK 253/1-c, üst sınırı üç yılı geçmeyen suçlarda uzlaştırmaya izin verir; bu sınıra yalnız 135/1 girer. Hapis cezasının üst sınırı altı ayı aştığından önödeme (TCK 75) uygulanmaz.
Şikayet Süresi Ne Kadardır?
Şikâyet süresi yoktur. TCK 139, bu bölümdeki suçları kural olarak şikâyete bağlarken kişisel verilerin kaydedilmesini açıkça istisna tuttuğundan TCK 73/1’deki altı aylık süre uygulanmaz. Mağdurun şikâyetini geri alması ya da sanıkla anlaşması soruşturmayı veya davayı sona erdirmez; bu durum yalnız ceza belirlenirken ve HAGB şartları bakımından dikkate alınır.
Dava Zamanaşımı Süresi
135/1’de üst sınır üç, 135/2’de dört yıl altı ay olduğundan dava zamanaşımı sekiz yıldır (TCK 66/1-e); 135/1’deki fiil TCK 137 kapsamında işlenmişse de üst sınır beş yılı geçmediğinden süre değişmez. Zamanaşımı hesabında nitelikli hâller dikkate alındığından (TCK 66/3), 135/2 ile 137 birlikte uygulandığında üst sınır beş yılı aşar ve süre on beş yıldır (TCK 66/1-d). Kesen işlemler varsa süre en çok yarısı kadar uzar (TCK 67/4).
Etkin Pişmanlık Hükümleri
Kanunda bu suça özgü etkin pişmanlık hükmü bulunmamaktadır. Kaydedilen verilerin silinmesi, kayıt cihazının teslim edilmesi ya da mağdurdan özür dilenmesi cezayı ortadan kaldırmaz; bu davranışlar takdiri indirim (TCK 62) ve HAGB’deki zararın giderilmesi şartı bakımından değerlendirilir. Kanunların belirlediği süreler geçtiği hâlde verileri yok etmeyen yükümlüler ise TCK 138’e göre ayrıca sorumludur (KVKK m.17/2).
Görevli Mahkeme Hangisidir?
5235 sayılı Kanunun 12. maddesi ağır ceza mahkemesini on yıldan fazla hapis gerektiren suçlar ile maddede sayılan suçlarda görevli kılar; TCK 135 bu listede yer almaz ve 135/2 ile 137 birlikte uygulansa bile üst sınır on yılı aşmaz. Bu nedenle kişisel verilerin kaydedilmesi suçu bütün hâllerde asliye ceza mahkemesinde görülür. Fail çocuksa dava çocuk mahkemesinde görülür. Mahkûmiyet hâlinde koşullu salıverilme oranı, özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar için öngörülen üçte ikidir (5275 sayılı Kanun m.107/2-f).
Yargıtay Kararları
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 16.02.2026 tarihli, 2023/4490 E., 2026/1451 K.
Sanık, aralarında dava bulunan kişinin annesi ve kardeşinin, adliye avlusunda duruşma saatini beklerken cep telefonu kamerasını onlara odaklayarak tek kare fotoğrafını çekmiştir. Bölge adliye mahkemesi eylemi kişisel verilerin kaydedilmesi saymış; 12. Ceza Dairesi ise kişiye odaklanarak rızası dışında görüntü kaydetmenin TCK 134/1 ikinci cümledeki görüntü kaydı suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturduğunu, 135/1’den hüküm kurulmasının suç vasfında yanılgı olduğunu belirterek kararı bozmuştur. Okura sonucu: izinsiz fotoğraf dosyalarında suç vasfı 135 ile 134 arasında ayrıca tartışılmalıdır; 134 şikâyete bağlı, 135 değildir.
… tek kare fotoğrafını cep telefonu kamerasını odaklamak suretiyle çeken sanığın sübut bulan eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 134/1-2. cümle, 43/2-1. maddesinde düzenlenen görüntü veya seslerin kaydedilmesi suretiyle özel hayatın gizliğini ihlal suçunu oluşturduğu …
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 30.09.2025 tarihli, 2023/6309 E., 2025/6853 K.
Site yönetiminde başkan yardımcısı olan sanık, muhtarlığa ve jandarmaya bildirilmek üzere site sakinlerinin kimlik numarası, ad-soyad ve telefon bilgilerini görevliye kâğıda yazdırmış; ilk derece mahkemesi teslim edilmeyen bilgileri hukuka aykırı kayıt sayarak mahkûmiyet kurmuştur. Bölge adliye mahkemesi, bilgilerin resmî makamlara iletilmek için toplandığını, suç kastının bulunmadığını ve verilerin başka amaçla kullanıldığına dair iddia olmadığını belirterek beraat vermiş; 12. Ceza Dairesi fiilin kanunda suç olarak tanımlanmadığını kabul ederek beraati onamıştır. Okura sonucu: veriyi hukuki bir amaçla, o amaç sınırında toplayan kişi bakımından kast ve hukuka aykırılık ayrıca aranır.
… sanığa yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğunun belirlendiği …
Sık Sorulan Sorular
Kişisel verilerin kaydedilmesi suçunun cezası kaç yıl?
Temel hâlde bir yıldan üç yıla kadar hapistir. Kaydedilen veri siyasi, felsefi, dini görüş, ırki köken, cinsel yaşam, sağlık veya sendikal bağlantı gibi verilerse ceza yarı oranında artarak bir yıl altı aydan dört yıl altı aya çıkar. Kamu görevlisi ya da meslek kolaylığıyla işlenirse ayrıca yarı oranında artırılır.
Birinin izinsiz fotoğrafını çekmek suç mu?
Belirli bir kişiye odaklanılarak rızası dışında çekilen fotoğraf, Yargıtay’a göre kural olarak özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu (TCK 134/1) oluşturur; bu suç şikâyete bağlıdır. TCK 135/1, kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesini, örneğin kişilere ait bilgi ve görüntülerin düzenli biçimde toplanıp saklanmasını kapsar. Fotoğrafın paylaşılması ise TCK 136’daki yayma suçunu oluşturabilir.
Kişisel verilerin kaydedilmesi suçu şikâyete bağlı mı?
Hayır. TCK 139 bu suçu şikâyet şartının dışında tutar; suç resen soruşturulur ve mağdurun vazgeçmesi davayı düşürmez. Yetişkin failde uzlaştırma da yoktur.
KVKK ihlali her zaman suç mudur?
Hayır. KVKK’ya aykırı her veri işleme suç değildir; aydınlatma veya veri güvenliği yükümlülüğüne aykırılık gibi hâller KVKK m.18’deki idari para cezasının konusudur. Ceza sorumluluğu için verinin hukuka aykırı olarak kaydedilmesi ve failin kastı gerekir.
Kendimi korumak için tehdit mesajını kaydetmek suç mu?
Kendinize yönelik bir suçu ispat etmek için mesajı veya görüntüyü saklamak, hakkın korunması için zorunluluk kapsamında değerlendirilir ve kural olarak hukuka aykırı sayılmaz. Kaydın delil amacını aşması ya da üçüncü kişilerle paylaşılması ayrıca incelenir.
TCK 135 davasına hangi mahkeme bakar?
Bütün hâllerde asliye ceza mahkemesi bakar; fail çocuksa çocuk mahkemesi görevlidir. İlk derece hükmüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinafa gidilir.