TCK 79 Göçmen Kaçakçılığı Suçu ve Cezası

KANUN MADDELERI79TCK 79 Göçmen Kaçakçılığı Suçu ve Cezası

TCK 79 Göçmen Kaçakçılığı Suçu ve Cezası

Göçmen kaçakçılığı suçu, doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddi menfaat elde etmek maksadıyla, yasal olmayan yollardan bir yabancının ülkeye sokulması, ülkede kalmasına imkân sağlanması ya da bir Türk vatandaşının veya yabancının yurt dışına çıkmasına imkân sağlanması suretiyle işlenen bir suçtur (TCK m.79). Suçun cezası beş yıldan sekiz yıla kadar hapis ve bin günden on bin güne kadar adli para cezası olup, suç teşebbüs aşamasında kalsa dahi tamamlanmış gibi cezalandırılır. Uygulamada ve halk arasında “insan kaçakçılığı”, “kaçak göçmen taşıma” veya “organizatörlük” olarak adlandırılmakta, botla veya tırla yapılan geçişler nedeniyle sıkça gündeme gelmektedir. Suç, CMK m.100/3’te sayılan katalog suçlardan olduğundan kuvvetli suç şüphesinin varlığı hâlinde tutuklama tedbirine yaygın biçimde başvurulur. Göçmen kaçakçılığı suçu şikayete tabi olmayıp Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen soruşturulur.

Kısa Cevap

Göçmen kaçakçılığı suçu TCK 79. maddede düzenlenmiştir; maddi menfaat elde etmek amacıyla yabancıyı yasa dışı yoldan ülkeye sokmanın, ülkede kalmasını sağlamanın veya kişilerin yurt dışına çıkmasına imkân sağlamanın cezası beş yıldan sekiz yıla kadar hapis ve bin günden on bin güne kadar adli para cezasıdır. Suç teşebbüs aşamasında kalsa bile tamamlanmış gibi cezalandırılır. Göçmenlerin hayatının tehlikeye sokulması veya onur kırıcı muameleye maruz bırakılması hâlinde ceza yarısından üçte ikisine kadar, birden fazla kişiyle işlenmesi hâlinde yarısına kadar, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde yarısından bir katına kadar artırılır. Suç şikayete bağlı değildir, uzlaştırma kapsamında değildir ve görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir.

Kanun Metni

Kaynak: mevzuat.gov.tr

Bir cümleye tıklayın, ilgili açıklamaya gidin.

(1) Doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddi menfaat elde etmek maksadıyla, yasal olmayan yollardan;

  1. Bir yabancıyı ülkeye sokan veya ülkede kalmasına imkan sağlayan,
  2. Türk vatandaşı veya yabancının yurt dışına çıkmasına imkan sağlayan,

Kişi, beş yıldan sekiz yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Suç, teşebbüs aşamasında kalmış olsa dahi, tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur.

(2) Suçun, mağdurların;

  1. Hayatı bakımından bir tehlike oluşturması,
  2. Onur kırıcı bir muameleye maruz bırakılarak işlenmesi,

hâlinde, verilecek ceza yarısından üçte ikisine kadar artırılır.

(3) Bu suçun; birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde verilecek ceza yarısına kadar, bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde verilecek ceza yarısından bir katına kadar artırılır.

(4) Bu suçun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

Kanun Gerekçesi

Gerekçe için tıklayınız

Maddeye, Türkiye tarafından da onaylanan “Sınıraşan Örgütlü Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi” ve “Sınıraşan Örgütlü Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesine Ek Kara, Deniz ve Hava Yoluyla Göçmen Kaçakçılığına Karşı Protokol” hükümlerinin gereğini yerine getirmek üzere Tasarıda yer verilmiştir.

Maddî menfaat sağlamak üzere, genellikle suç örgütleri marifetiyle göçmenler başka ülkelere kaçırılmakta, yasal olmayan yollarla ülkeye sokulmakta ve bu örgütlerin eline düşen çaresiz insanlar, büyük ve bazen yaşam ve beden bütünlükleri bakımından onarılamayan zararlara uğrayabilmektedirler.

Maddenin birinci fıkrası göçmen kaçakçılığı suçunu oluşturan seçimlik hareketler tanımlamaktadır. Tanıma göre, doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddî menfaat elde etmek maksadıyla, yasal olmayan yollarla bir yabancıyı ülkeye sokmak veya ülkede kalmasına imkân sağlamak ya da Türk vatandaşı veya yabancının ülke dışına çıkmasına imkân sağlamak, seçimlik hareketli suç olarak tanımlanmıştır.

Bu itibarla, yasal olarak yurda girmiş olmakla beraber, Türkiye’de sürekli olarak oturmalarına yetkili mercilerce karar verilmemiş yabancıların ülkede kalmalarına imkân sağlamak da, bu suçu oluşturacaktır.

Suçun manevî unsuru, fiilin “doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddî bir yarar elde etmek maksadıyla” işlenmesidir. Suçun oluşması için, bu maksadın varlığı gerekli ve yeterlidir; ancak menfaatin elde edilmiş olması gerekmez. Bu unsur, suçu örneğin terör maksadıyla bazı kişileri ülkeye sokmak fiillerinden ayırmak olanağını vermektedir. Kaldı ki, bu suçta asıl mağdurlar, çaresizlik ve yoksullukları nedeniyle kendilerine bir ekmek kapısı açmak için çırpınan insanlardır.

İkinci fıkrada, göçmen kaçakçılığı suçunun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, verilecek cezaların yarı oranında artırılması öngörülmüştür.

Maddenin son fıkrasında, bu suçun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, tüzel kişi hakkında da bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunacağı öngörülmüştür.

Suçun Hukuki Künyesi

  • Kanun Maddesi: Göçmen kaçakçılığı suçu, 5237 sayılı TCK’nın “Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti” bölümünde yer alan 79. maddede düzenlenmiştir.
  • Şikayet: Suç şikayete tabi olmayıp Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen soruşturulur.
  • Zamanaşımı: Dava zamanaşımı süresi 15 yıldır.
  • Tutuklama ve Adli Kontrol: CMK m.100/3’te sayılan katalog suçlardan olduğundan kuvvetli suç şüphesi hâlinde tutuklama nedeni var sayılabilir; şartlarına göre adli kontrol tedbirleri de uygulanabilir.
  • Uzlaşma: Suç, uzlaştırma kapsamında değildir.
  • Etkin Pişmanlık: Bu suç bakımından özel bir etkin pişmanlık hükmü öngörülmemiştir.
  • İndirim: TCK m.62 uyarınca takdiri indirim uygulanabilir; suçun teşebbüs aşamasında kalması indirim sebebi sayılmaz.
  • Memuriyete Etkisi: Mahkumiyet, 657 sayılı Kanun m.48’deki şartlar sağlanamayacağından memuriyete engel olur; mevcut memuriyeti sona erdirir.
  • Görevli Mahkeme: Görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir.

Suçun Şartları ve Unsurları Nelerdir?

Göçmen kaçakçılığı suçunun oluşabilmesi için üç temel şartın bir arada bulunması gerekir. Birincisi, failin doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddi menfaat elde etmek maksadıyla hareket etmesidir; bu maksat suçun kurucu unsuru olup, insani saiklerle veya karşılıksız yapılan yardımlar bu suçu oluşturmaz. İkincisi, fiilin yasal olmayan yollardan gerçekleştirilmesidir; pasaport, vize ve ikamet izni gibi mevzuatın öngördüğü usullere uygun geçişler suç teşkil etmez. Üçüncüsü ise kanunda sayılan seçimlik hareketlerden birinin işlenmesidir.

Seçimlik hareketler; bir yabancıyı ülkeye sokmak, bir yabancının ülkede kalmasına imkân sağlamak ve Türk vatandaşı ya da yabancının yurt dışına çıkmasına imkân sağlamaktır. Uygulamada kaçak yollarla sınırdan geçirme, tekne veya botla deniz yoluyla taşıma, tır dorsesinde veya araç bagajında saklayarak nakletme, sahte belge temin ederek geçişi kolaylaştırma ve kaçak göçmenleri barındırma fiilleri bu kapsamda değerlendirilir.

Dikkat: Yasal yoldan ülkeye girmiş olmakla birlikte oturma izni bulunmayan yabancıların menfaat karşılığı barındırılması da “ülkede kalmasına imkân sağlama” hareketi kapsamında suç oluşturur; sırf sınırdan geçirme fiili aranmaz.

Fail ve Mağdur

Göçmen kaçakçılığı özgü suç değildir; suçun faili herkes olabilir. Fail Türk vatandaşı olabileceği gibi yabancı da olabilir. Uygulamada organizatör, nakliyeci, sürücü, kaptan, sahte belge temin eden aracı ve barındırıcı konumundaki kişiler fail sıfatıyla yargılanmaktadır. Suçun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde tüzel kişi hakkında güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

Suçun asıl mağduru, çaresizliği ve yoksulluğu nedeniyle kendisini kaçakçıların eline bırakan göçmenlerdir. Kanun koyucu göçmeni cezalandırılan değil korunan taraf olarak görmüş, bu nedenle taşınan göçmen bu suçun faili sayılmamıştır. Ayrıca göçmenlerin hayatının tehlikeye sokulması veya onur kırıcı muameleye maruz bırakılması cezayı ağırlaştıran hâl olarak düzenlenmiştir.

Suçun Hukuki Konusu

Suçla korunan hukuki değer çok yönlüdür. Bir yandan devletin sınır güvenliği, göç düzeni ve ülkeye giriş çıkışları denetleme yetkisi korunmakta, diğer yandan çaresizliği istismar edilen göçmenlerin hayatı, beden bütünlüğü ve insan onuru güvence altına alınmaktadır. Bu yönüyle suç, uluslararası sözleşmelerden doğan yükümlülüklerin iç hukuka yansıması niteliğindedir.

Manevi Unsur

Göçmen kaçakçılığı yalnızca kasten işlenebilen bir suçtur; taksirle işlenmesi mümkün değildir. Failin, kastının yanında doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddi menfaat elde etme maksadıyla hareket etmesi zorunludur. Bu maksadın varlığı suçun oluşması için yeterli olup, menfaatin fiilen elde edilmiş olması aranmaz; para alınmamış olsa bile alınacağı yönünde anlaşma bulunması suçun oluşumuna engel değildir.

Suçun Cezası Nedir?

  • Temel Halin Cezası: Beş yıldan sekiz yıla kadar hapis ve bin günden on bin güne kadar adli para cezası (TCK 79/1).
  • Teşebbüs Halinde Ceza: Suç teşebbüs aşamasında kalsa dahi tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur, indirim yapılmaz (TCK 79/1).
  • Göçmenin Hayatının Tehlikeye Sokulması: Verilecek ceza yarısından üçte ikisine kadar artırılır (TCK 79/2-a).
  • Onur Kırıcı Muamele ile İşlenmesi: Verilecek ceza yarısından üçte ikisine kadar artırılır (TCK 79/2-b).
  • Birden Fazla Kişiyle Birlikte İşlenmesi: Verilecek ceza yarısına kadar artırılır (TCK 79/3).
  • Örgüt Faaliyeti Çerçevesinde İşlenmesi: Verilecek ceza yarısından bir katına kadar artırılır (TCK 79/3).
  • Tüzel Kişi Faaliyeti Kapsamında İşlenmesi: Tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur (TCK 79/4).
  • İndirim Halleri: TCK 62 uyarınca takdiri indirim nedenleriyle cezanın altıda birine kadarı indirilebilir.

Temel Halinin Cezası (79/1)

Suçun temel hâlinin cezası beş yıldan sekiz yıla kadar hapis ve bin günden on bin güne kadar adli para cezasıdır. Hâkim, temel cezayı belirlerken taşınan göçmen sayısını, kullanılan aracı, geçişin gerçekleştirildiği güzergâhın tehlikeliliğini ve failin fiildeki rolünü gözetir. Hapis cezası ile adli para cezası birlikte hükmolunur; birinin diğerinin yerine geçmesi mümkün değildir.

Bu fıkranın en dikkat çekici yönü, suçun teşebbüs aşamasında kalması hâlinde dahi tamamlanmış gibi cezaya hükmolunmasıdır. Bu düzenleme nedeniyle sınırı geçemeden, botla açılamadan veya araçta yakalanan faillere teşebbüs indirimi uygulanmaz.

Nitelikli Haller (79/2)

Suçun göçmenlerin hayatı bakımından tehlike oluşturacak şekilde işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarısından üçte ikisine kadar artırılır. Denize elverişli olmayan botlarla açık denize çıkılması, tır dorsesinde havasız ve kilitli ortamda taşınma, aşırı kalabalık araçlarla nakil bu kapsamda değerlendirilir. Göçmenlerin onur kırıcı muameleye maruz bırakılarak taşınması da aynı oranda artırım sebebidir.

Üçüncü fıkrada iştirak ve örgütlülük ayrı ayrı düzenlenmiştir. Suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde ceza yarısına kadar, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ise yarısından bir katına kadar artırılır. Örgüt hâlinde işlenmişse fail ayrıca örgüt suçundan da sorumlu tutulur.

İndirim Halleri

Göçmen kaçakçılığı suçu bakımından kanunda özel bir etkin pişmanlık veya cezayı azaltan hâl öngörülmemiştir. Bu nedenle indirim, kural olarak yalnızca genel hükümler üzerinden gündeme gelir. Failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki pişmanlığını gösteren davranışları gözetilerek TCK 62 uyarınca cezanın altıda birine kadarı indirilebilir.

Failin fiili işlediği sırada on beş ila on sekiz yaş grubunda bulunması, akıl hastalığı nedeniyle davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış olması gibi hâllerde de cezada kanuni indirimler uygulanır. Buna karşılık suçun teşebbüs aşamasında kalması, kanunun açık hükmü gereği indirim sebebi sayılmaz.

Somut olayınızı birlikte değerlendirelim

Ceza hesabı; nitelikli hâller, artırım ve indirim nedenleriyle dosyadan dosyaya değişir.

Avukata Danışın

Suçun Özel Görünüş Biçimleri

Teşebbüs

Kanun koyucu, göçmen kaçakçılığı suçunda teşebbüs bakımından genel hükümlerden ayrılan özel bir düzenleme getirmiştir. Birinci fıkranın son cümlesine göre suç teşebbüs aşamasında kalmış olsa dahi tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur. Bu nedenle göçmenler henüz sınırdan geçirilemeden, bot karaya yanaşamadan veya araç yolda durdurularak yakalandığında dahi faile teşebbüs indirimi uygulanmaz.

Bu düzenlemenin gerekçesi, suçun sınıraşan niteliği ve göçmenlerin maruz kaldığı ağır risklerdir. Uygulamada icra hareketlerine başlanıp başlanmadığı, yani hazırlık hareketiyle icra hareketi arasındaki sınır belirlenirken göçmenlerin araca bindirilmesi, sevk noktasına götürülmesi veya sınır hattına yaklaştırılması gibi somut olgular esas alınır.

İştirak

Suça iştirak bakımından genel hükümler uygulanır; müşterek faillik, azmettirme ve yardım etme mümkündür. Organizasyonu kuran ve yöneten kişi, göçmenleri toplayan aracı, taşımayı fiilen gerçekleştiren sürücü veya kaptan ile barınma sağlayan kişi arasındaki iş bölümü, her failin sorumluluk statüsünün belirlenmesinde titizlikle değerlendirilir. Suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi ayrıca artırım sebebidir.

Suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ceza artırılmakla birlikte, failler ayrıca suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme veya örgüte üye olma suçundan da cezalandırılır. Zira örgüt suçu, işlenen amaç suçtan bağımsız bir suç niteliğindedir.

İçtima (Zincirleme Suç ve Diğer Halleri)

Suç seçimlik hareketli olduğundan aynı organizasyon kapsamında hem ülkeye sokma hem barındırma fiillerinin gerçekleştirilmesi tek bir suç oluşturur. Aynı sevkiyatta birden fazla göçmenin taşınması hâlinde de tek fiille birden fazla kişiye karşı suç işlendiğinden zincirleme suç hükümleri gündeme gelir ve tek cezaya hükmedilip artırım yapılır.

Failin aynı suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla sevkiyat gerçekleştirmesi hâlinde de zincirleme suç hükümleri uygulanır. Buna karşılık göçmenlerin zorla çalıştırılmak, fuhuş yaptırılmak veya organları alınmak amacıyla taşınması hâlinde artık göçmen kaçakçılığı değil, daha ağır cezayı gerektiren insan ticareti suçu oluşur.

Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Adli Para Cezasına Çevirme

Hapis cezasının adli para cezasına çevrilebilmesi için cezanın kısa süreli, yani bir yıl veya altında olması gerekir. Göçmen kaçakçılığı suçunda hapis cezasının alt sınırı beş yıl olduğundan hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi mümkün değildir. Kanunda ayrıca hapis cezasının yanında zorunlu olarak adli para cezasına da hükmedilmesi öngörülmüştür.

Erteleme

Hapis cezasının ertelenmesi ancak iki yıl veya daha az süreli hapis cezaları bakımından mümkündür. Göçmen kaçakçılığı suçunda takdiri indirim uygulansa dahi sonuç cezanın iki yılın altına inmesi kural olarak söz konusu olmadığından hükmedilen hapis cezası ertelenemez.

HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması)

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi için hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması gerekir. Göçmen kaçakçılığı suçunda öngörülen ceza alt sınırı bu eşiğin çok üzerinde olduğundan HAGB kararı verilmesi mümkün değildir.

Suçun Soruşturma ve Kovuşturma Aşamaları

Suç şikayete bağlı olmadığından soruşturma Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen başlatılır. Soruşturma çoğunlukla sınır birimleri, sahil güvenlik, jandarma ve göç idaresi kayıtlarından gelen ihbar veya yakalama tutanaklarıyla harekete geçer. Araç ve tekne aramaları, elkoyma, HTS kayıtlarının incelenmesi, para transferlerinin takibi ve göçmen beyanlarının alınması başlıca soruşturma işlemleridir.

Göçmenlerin beyanları delil değeri bakımından büyük önem taşır; kimin ne kadar para aldığı, organizasyonun nasıl kurulduğu ve hangi failin hangi aşamada rol üstlendiği bu beyanlarla ortaya konur. Soruşturma sonunda yeterli şüphe oluşursa iddianame düzenlenir ve asliye ceza mahkemesinde kovuşturma aşamasına geçilir.

Suçta Gözaltı ve Tutukluluk Halleri

Yakalanan şüpheli, Cumhuriyet savcısının kararıyla gözaltına alınabilir; toplu işlenen suçlarda gözaltı süresi kanuni sınırlar içinde uzatılabilir. Göçmen kaçakçılığı katalog suçlar arasında sayıldığından, suçun işlendiğine dair kuvvetli şüphenin varlığı hâlinde tutuklama nedeni var sayılabilir ve uygulamada tutuklama tedbirine yaygın biçimde başvurulur.

Özellikle failin yabancı uyruklu olması, yerleşim yerinin belirsizliği veya kaçma şüphesinin somut olgularla desteklenmesi tutuklama kararlarının başlıca gerekçelerindendir. Buna karşılık organizasyondaki rolü sınırlı olan, sabit ikametgâhı bulunan ve delilleri karartma ihtimali zayıf olan şüpheliler bakımından yurt dışı çıkış yasağı, imza yükümlülüğü veya elektronik kelepçe gibi adli kontrol tedbirleriyle yetinilmesi de mümkündür.

Uzlaşma, Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Etkin Pişmanlık ve Görevli Mahkeme

Uzlaşma Mümkün mü?

Göçmen kaçakçılığı suçu, kamu düzenini ve sınır güvenliğini ihlal eden, şikayete tabi olmayan bir kamu davası konusu olduğundan uzlaştırma kapsamında değildir. Göçmenlerin faille anlaşması veya şikayetçi olmaması yargılamayı sona erdirmez.

Şikayet Süresi Ne Kadardır?

Suç şikayete tabi olmadığından herhangi bir şikayet süresi söz konusu değildir. Suç, dava zamanaşımı süresi içinde her zaman resen soruşturulabilir; şikayetten vazgeçme davanın düşmesi sonucunu doğurmaz.

Dava Zamanaşımı Süresi

TCK 79 kapsamındaki suçta hapis cezasının üst sınırı dikkate alındığında temel dava zamanaşımı süresi 15 yıldır. Nitelikli hâllerin varlığı hâlinde bu süre suçun ağırlaştırılmış cezası esas alınarak belirlenir; zamanaşımını kesen işlemlerin varlığı hâlinde süre kanuni sınırlar içinde uzayabilir.

Etkin Pişmanlık Hükümleri

Göçmen kaçakçılığı suçu bakımından kanunda özel bir etkin pişmanlık hükmü öngörülmemiştir. Bu nedenle failin organizasyonu deşifre etmesi veya diğer failleri bildirmesi başlı başına cezasızlık ya da kanuni indirim sonucu doğurmaz. Ancak bu tutum, mahkemece takdiri indirim nedeni olarak değerlendirilebilir; suçun örgüt kapsamında işlendiği hâllerde örgüt suçuna ilişkin etkin pişmanlık hükümleri ayrıca uygulanabilir.

Görevli Mahkeme Hangisidir?

TCK 79 kapsamındaki suçta öngörülen ceza miktarı gözetildiğinde görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Yetkili mahkeme kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesi olup, sınır geçişlerinde yakalamanın yapıldığı yer mahkemesi yetkili kabul edilir.

Sık Sorulan Sorular

Göçmen kaçakçılığı suçunun cezası kaç yıldır?

Göçmen kaçakçılığı suçunun temel hâlinin cezası beş yıldan sekiz yıla kadar hapis ve bin günden on bin güne kadar adli para cezasıdır. Göçmenlerin hayatının tehlikeye sokulması veya onur kırıcı muameleye maruz bırakılması hâlinde ceza yarısından üçte ikisine kadar, birden fazla kişiyle işlenmesi hâlinde yarısına kadar, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde yarısından bir katına kadar artırılır.

Kaçak göçmen taşırken yakalanan sürücü ceza alır mı?

Maddi menfaat karşılığı kaçak göçmen taşıyan sürücü, fiili bizzat gerçekleştiren kişi olarak fail sıfatıyla cezalandırılır. Sürücünün organizasyonun sahibi olmaması sorumluluğunu ortadan kaldırmaz; ancak organizasyondaki sınırlı rolü, temel cezanın belirlenmesinde ve takdiri indirim uygulanmasında mahkemece gözetilir.

Göçmenler sınırı geçemeden yakalanırsa ceza verilir mi?

Evet. Kanunun açık hükmüne göre suç teşebbüs aşamasında kalmış olsa dahi tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur. Bu nedenle göçmenler sınırı geçemeden, bot açılamadan veya araç yolda durdurularak yakalandığında da faile teşebbüs indirimi uygulanmaz.

Göçmen kaçakçılığı ile insan ticareti arasındaki fark nedir?

Göçmen kaçakçılığında amaç, maddi menfaat karşılığı kişilerin yasa dışı yollarla sınırdan geçirilmesi veya ülkede kalmasının sağlanmasıdır ve göçmen kural olarak rıza göstermektedir. İnsan ticaretinde ise kişilerin zorla çalıştırılması, fuhuş yaptırılması, esarete tabi kılınması veya organlarının alınması amacı bulunur; bu suç TCK 80’de daha ağır yaptırıma bağlanmıştır.

Göçmen kaçakçılığından tutuklanır mı?

Göçmen kaçakçılığı katalog suçlardandır; kuvvetli suç şüphesinin bulunması hâlinde tutuklama nedeni var sayılabilir ve uygulamada tutuklama tedbirine sıkça başvurulur. Failin sabit ikametgâhının bulunması ve organizasyondaki rolünün sınırlı olması gibi hâllerde adli kontrol tedbirleriyle yetinilmesi de mümkündür.

Taşınan göçmen de suçtan yargılanır mı?

Hayır. Kanun koyucu taşınan göçmeni bu suçun faili değil, korunan taraf olarak kabul etmiştir. Göçmen hakkında bu suçtan ceza soruşturması yürütülmez; ancak yabancılar mevzuatı kapsamında sınır dışı etme gibi idari işlemler uygulanabilir.

Kaynaklar: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (mevzuat.gov.tr), 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu. Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Av. Umur Yıldırım
Av. Umur Yıldırım Kurucu Avukat İnceleyen: Av. Yakup Yıkılmaz, Kurucu Avukat
Profili görüntüleyin
Benzer

Makaleler

Yeni madde açıklamalarından ve mevzuat güncellemelerinden ilk siz haberdar olun.