TCK 241 Tefecilik Suçu ve Cezası

KANUN MADDELERİ241TCK 241 Tefecilik Suçu ve Cezası

TCK 241 Tefecilik Suçu ve Cezası

Tefecilik suçu, kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para verilmesiyle işlenen ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 241. maddesinde düzenlenen bir suçtur. Cezası iki yıldan altı yıla kadar hapis ve beş yüz günden beş bin güne kadar adli para cezasıdır; suç bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenirse ceza bir kat artırılır. Uygulamada “faizle para verme”, “senet kırdırma”, “çek kırdırma” ve kısaca “tefecilik yapmak” gibi adlarla anılmaktadır. Suç CMK 100/3’teki katalogda yer almaz; buna karşılık iletişimin denetlenmesi, teknik araçlarla izleme ve malvarlığına el koyma tedbirlerinin uygulanabildiği suçlar arasındadır. Şikâyete bağlı değildir; Cumhuriyet başsavcılığı resen soruşturur.

Kısa Cevap

TCK 241’e göre tefecilik suçu, kişinin faiz ya da başka bir adla kazanç sağlamak amacıyla bir başkasına ödünç para vermesiyle tamamlanır; kazancın fiilen tahsil edilmesi gerekmez. Ceza 241/1’de iki-altı yıl hapis ve beş yüz-beş bin gün adli para cezası, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlendiğinde (241/2) bunun bir katıdır. Suç şikâyete bağlı değildir, uzlaştırma ve önödeme yoktur, tutuklama mümkündür. 241/1’de dava asliye ceza, 241/2’de ağır ceza mahkemesinde görülür; dava zamanaşımı her iki fıkrada on beş yıldır. Parayı ödünç alan kişi cezalandırılmaz; alt sınırdan verilen cezada erteleme ve HAGB mümkündür, etkin pişmanlık hükmü yoktur.

Kanun Metni

Kaynak: mevzuat.gov.tr

Bir cümleye tıklayın, ilgili açıklamaya gidin.

(1) Kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para veren kişi, iki yıldan altı yıla kadar hapis ve beşyüz günden beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

(2) Suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır.

Kanun Gerekçesi

Gerekçe için tıklayınız

Madde metninde tefecilik fiili suç olarak tanımlanmıştır. Faiz veya başka bir namla da olsa kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para verilmesi, tefecilik suçunu oluşturur. Tefecilik suçu, iktisadi hayatımızda, “senet kırdırma” denen usulle de işlenebilir. Örneğin henüz vadesi gelmemiş bir bononun vadesinden önce başkasına verilerek karşılığında bono üzerinde yazılı meblağdan daha az bir paranın alınması durumunda tefecilik suçu oluşur. Çünkü, bu durumda bononun el değiştirmesi, kişiler arasında doğmuş olan bir alacak borç ilişkisine dayanmamaktadır. İfade yerinde ise, bu durumlarda, birer ödeme aracı olan bononun veya çekin kendisi satılmakta ve satın alınmaktadır.

İzlenen suç politikası gereğince, kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para veren kişi cezalandırılmaktadır. Buna karşılık, ödünç para alan kişi cezalandırılmamaktadır.

Suçun Hukuki Künyesi

Künye BaşlığıAçıklama
Kanun Maddesi5237 sayılı TCK’nın İkinci Kitabında “Topluma Karşı Suçlar” kısmının “Ekonomi, Sanayi ve Ticarete İlişkin Suçlar” bölümünde, 241. maddede düzenlenmiştir.
ŞikayetŞikâyete bağlı değildir; borç alanın şikâyetten vazgeçmesi soruşturmayı veya davayı sona erdirmez.
Zamanaşımı241/1 ve 241/2: on beş yıl (TCK 66/1-d); kesen işlemlerle en fazla yarısı kadar uzar (TCK 67/4).
Tutuklama ve Adli KontrolKatalog suç değildir; tutuklama nedeni somut olgularla gösterilmelidir. Üst sınır iki yılı aştığından tutuklama yasağı (CMK 100/4) uygulanmaz. İletişimin denetlenmesi (CMK 135/8), teknik izleme (CMK 140/1) ve taşınmaz, hak ve alacaklara el koyma (CMK 128/2) mümkündür.
UzlaşmaCMK 253/1-b listesinde yer almaz ve şikâyete bağlı değildir; uzlaştırma ve önödeme yoktur.
Etkin PişmanlıkTefeciliğe özgü etkin pişmanlık hükmü yoktur.
İndirimMaddeye özgü indirim yoktur; teşebbüs (TCK 35), yaş küçüklüğü (TCK 31) ve takdiri indirim (TCK 62) genel hükümlere göre uygulanır.
Memuriyete EtkisiTefecilik 657 sayılı Kanun m.48/A-5’te sayılan suçlar arasında değildir; kasten işlenen bu suçtan bir yıl veya daha fazla hapis cezası Devlet memurluğuna engel olur.
Görevli Mahkeme241/1: asliye ceza · 241/2: ağır ceza (üst sınır on iki yıla çıkar). Suça sürüklenen çocukta çocuk mahkemesi veya çocuk ağır ceza mahkemesi.

Suçun Şartları ve Unsurları Nelerdir?

TCK 241’deki tefecilik suçu için bir kişinin başkasına ödünç para vermesi ve bunu kazanç elde etmek amacıyla yapması yeterlidir. Kazanç faiz adıyla alınabileceği gibi komisyon, masraf, kâr payı ya da senet bedelinin ödünç verilen paradan yüksek yazılması gibi başka adlarla da sağlanabilir. Suç, ödünç verme işlemiyle tamamlanır; kazancın fiilen tahsil edilmesi ya da borçlunun zarara uğraması şart değildir. Kanun metni ödünç vermenin süreklilik taşımasını veya meslek edinilmesini ayrıca bir unsur olarak saymaz.

Resmî gerekçe, suçun “senet kırdırma” denen yolla da işlenebileceğini açıkça belirtir: vadesi gelmemiş bir bononun ya da çekin, üzerindeki tutardan daha az bir para karşılığında el değiştirmesi, ortada gerçek bir alacak-borç ilişkisi bulunmadığından ödeme aracının kendisinin alınıp satılması anlamına gelir ve tefecilik oluşturur. Uygulamada en sık görülen biçimler, aylık yüksek faizle nakit verilmesi, karşılığında ödünç tutarından yüksek bedelli senet veya çek alınması, borç ödenemeyince yeni senetlerle borcun katlanması ve tapu ya da araç devrinin teminat olarak istenmesidir.

Ödünç verme ilişkisinin, gerçek bir ticari işlemin içinde gizlenmesi de sık rastlanan bir durumdur. Ceza Genel Kurulunun incelediği bir dosyada, faizle verilen borçlar gerçekte yapılmamış altın satışları için kesilen faturalarla gizlenmiş, borçlulara bu faturalar imzalatılmış ve senetler icraya konulmuştur (künyesi aşağıda Yargıtay Kararları bölümündedir). Bu tür dosyalarda mahkemenin, ticari görünümün altındaki ödünç ilişkisini banka hareketleri, senet ve çek tarihleri ile ödeme miktarları üzerinden ortaya koyması gerekir.

Fail ve Mağdur

Fail herkes olabilir; tacir, kuyumcu, oto galerici ya da sıradan bir kişi arasında ayrım yoktur. Resmî gerekçede belirtildiği üzere izlenen suç politikası gereği yalnız ödünç para veren cezalandırılır, parayı alan kişi cezalandırılmaz; borç alan ne müşterek fail ne de yardım eden sayılır. Bankalar ve faaliyet izni bulunan finans kuruluşlarının kanuna uygun kredi işlemleri ise kanunun hükmünü yerine getirme kapsamında hukuka uygundur (TCK 24).

Korunan değer ağırlıklı olarak ekonomik düzen olduğundan suçun doğrudan mağduru toplumdur; bununla birlikte uygulamada faizle borç alan ve ağır ödemelere katlanan kişiler davaya katılan sıfatıyla alınmaktadır. Suçtan doğrudan zarar görmeyen kurumlar ise davaya katılamaz; Yargıtay, tefecilik davasında İçişleri Bakanlığının katılma ve temyiz hakkı bulunmadığını belirtmiştir (künyesi aşağıda Yargıtay Kararları bölümündedir).

Suçun Hukuki Konusu

Korunan hukuki değer, kredi ve finans piyasasının denetim altında, kanuni çerçevede işlemesi ve ekonomik açıdan zor durumdaki kişilerin sömürülmesinin önlenmesidir. Maddi konu, kanun metnindeki ifadeyle ödünç verilen paradır. Borçludan alınan senet, çek, tapu ya da araç devri suçun konusu değil, kazancın güvencesi veya tahsil aracıdır; bunlar müsadere ve iade değerlendirmesinde önem taşır.

Manevi Unsur

Suç yalnız doğrudan kastla işlenir ve özel bir amaç gerektirir: fail ödünç parayı kazanç elde etmek amacıyla vermelidir. Yakınına, arkadaşına ya da çalışanına hiçbir karşılık beklemeden verilen borç, sonradan geç ödendiği için borçludan ek bir miktar istense bile bu amacı kendiliğinden göstermez. Taksirle tefecilik mümkün değildir.

Dikkat: Tahsil aşamasında işlenen fiiller ayrıca değerlendirilir. Borçluyu ya da borcu olmayan yakınlarını tehdit ederek para veya senet almak tefecilikle birlikte nitelikli yağma suçunu oluşturabilir; Ceza Genel Kurulunun yukarıda anılan dosyasında, borçlunun babasının geceleyin evinden alınıp “ya oğlun ya malın” denilerek tehdit edilmesi ve kendisinden para ile senet alınması nitelikli yağma olarak kabul edilmiştir. Kişinin hukuki bir ilişkiye dayanan alacağı için tehdit veya cebir kullanması hâlinde ise TCK 150/1 uyarınca yalnız tehdit veya kasten yaralama hükümleri uygulanır; ancak tefecilikten doğan faiz alacağı hukuken korunan bir alacak sayılmadığından, bu alacağın tehdit veya cebirle tahsili Yargıtay uygulamasında yağma olarak değerlendirilebilir.

Suçun Cezası Nedir?

TCK 241’de tefeciliğin cezası iki yıldan altı yıla kadar hapis ve beş yüz günden beş bin güne kadar adli para cezasıdır; tabloda örgüt hâli, teşebbüs ve görevli mahkeme ile şikâyet durumu gösterilmiştir.

Hâl (fıkra)CezaGörevli MahkemeŞikâyet / Uzlaşma
Temel hâl (241/1)İki yıldan altı yıla kadar hapis ve beş yüz günden beş bin güne kadar adli para cezasıAsliye cezaŞikâyet aranmaz / uzlaşma yok
Örgüt faaliyeti çerçevesinde (241/2)241/1’e göre verilecek ceza bir kat artırılırAğır cezaŞikâyet aranmaz / uzlaşma yok
Teşebbüs (TCK 35)Cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilirİlgili fıkraya göreŞikâyet aranmaz / uzlaşma yok
Takdiri indirim (TCK 62)Cezanın altıda birine kadarı indirilirİlgili fıkraya göreŞikâyet aranmaz / uzlaşma yok

Temel Halinin Cezası (241/1)

Temel hâlde hapis ve adli para cezası birlikte verilir; bunlar seçimlik değildir, hâkim ikisine birden hükmetmek zorundadır. Hapis iki yıldan altı yıla kadardır; adli para cezası beş yüz günden beş bin güne kadar gün olarak belirlenir ve bir günün karşılığı, failin ekonomik durumuna göre yüz ile beş yüz Türk lirası arasında takdir edilir (TCK 52/2). Hâkim temel cezayı TCK 61/1’e göre belirlerken faiz oranının yüksekliği, ödünç verilen kişi sayısı, borçlulardan alınan teminatlar ve sağlanan kazancın büyüklüğünü dikkate alır.

Nitelikli Haller (241/2)

Maddedeki tek nitelikli hâl, suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesidir; bu durumda 241/1’e göre verilecek hapis ve adli para cezası bir kat artırılır. Böylece hapis dört yıldan on iki yıla, adli para cezası bin günden on bin güne çıkar. Örgütün varlığı için TCK 220/1’deki şartlar, yani en az üç kişiden oluşan ve yapısı, üye sayısı, araç ve gereci bakımından amaç suçları işlemeye elverişli bir yapı aranır. Örgüt kurma, yönetme veya örgüte üye olma ayrıca suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu kapsamında cezalandırılır.

İndirim Halleri

Tefeciliğe özgü bir indirim hâli öngörülmemiştir. Fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış faile TCK 31 uyarınca indirim yapılır, hâkim TCK 62 uyarınca altıda bire kadar takdiri indirim uygulayabilir. Borçlulara alınan fazla paranın iade edilmesi, senetlerin geri verilmesi ve icra takiplerinden vazgeçilmesi, takdiri indirimin ve HAGB’deki zararın giderilmesi şartının değerlendirilmesinde önem taşır. Haksız tahrik (TCK 29) bu suçun yapısına uymaz.

Somut olayınızı birlikte değerlendirelim

Ceza hesabı; nitelikli hâller, artırım ve indirim nedenleriyle dosyadan dosyaya değişir.

Avukata Danışın

Suçun Özel Görünüş Biçimleri

Teşebbüs

Tefeciliğe teşebbüs TCK 35’e göre mümkündür. Faiz ve senet konusunda anlaşma yapılıp paranın teslimine başlandığı sırada failin elinde olmayan nedenlerle, örneğin kolluğun müdahalesiyle ödünç verme tamamlanamazsa suç teşebbüste kalır. Para teslim edildiği anda ise suç tamamlanır; kazancın sonradan alınamaması teşebbüs indirimi sağlamaz.

İştirak

Ödünç verme işini birlikte yürüten kişiler, örneğin parayı veren ile senetleri düzenleyip borçluyu bulan kişi, işbölümüne göre müşterek fail (TCK 37) ya da yardım eden (TCK 39) olarak sorumlu tutulur. Faizle borç verecek kişiyi borçluyla buluşturan ve bundan pay alan aracı da iştirak hükümlerine göre değerlendirilir. Parayı ödünç alan kişi ise kanun koyucunun açık tercihiyle cezalandırılmaz.

İçtima (Zincirleme Suç ve Diğer Halleri)

Bir suç işleme kararıyla değişik zamanlarda birden fazla ödünç verme işlemi yapılmışsa TCK 43/1 uyarınca tek ceza verilip dörtte birden dörtte üçe kadar artırılır; tefecilik 43/3’teki istisnalar arasında değildir. Ceza Genel Kurulunun incelediği dosyada da birden fazla kişiye verilen faizli borçlar için sanıklar TCK 241/1 ve 43/1 uyarınca cezalandırılmıştır.

Tefecilikten elde edilen kazancın kaynağını gizlemek için çeşitli işlemlere tabi tutulması ayrıca suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçunu oluşturabilir; tefecilik, alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis gerektirdiğinden aklamanın öncül suçu olabilir (TCK 282/1). Tefeciliği gizlemek için gerçek dışı fatura düzenlenmesi vergi suçu yönünden, borcu gerçekte ödenmiş bir senedin takibe konulması ise bedelsiz senedi kullanma suçu yönünden ayrıca değerlendirilir. Tahsil için işlenen tehdit, yağma veya şantaj fiilleri tefecilikle gerçek içtima hâlindedir.

Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Adli Para Cezasına Çevirme

TCK 50/1 ve 49/2’ye göre yalnız bir yıl veya daha az süreli hapis cezası adli para cezasına ya da diğer seçenek yaptırımlara çevrilebilir. 241/1’de alt sınır iki yıl olduğundan, alt sınırdan belirlenip takdiri indirim uygulanan ceza bile bir yıl sekiz ay olur ve çevrilemez; çevirme ancak teşebbüs ya da yaş küçüklüğü gibi ek indirimlerle gündeme gelir. 241/2’de alt sınır dört yıl olduğundan çevirme kural olarak mümkün değildir. Hapis cezası yanında hükmedilen adli para cezası ise zaten ayrıca infaz edilir.

Erteleme

TCK 51/1’e göre iki yıl veya daha az hapis cezası ertelenebilir; fiili on sekiz yaşından küçükken ya da altmış beş yaşını bitirmişken işleyen için sınır üç yıldır. 241/1’de alt sınırdan verilen iki yıllık ceza bu sınırın içinde kalır ve ertelenebilir. Erteleme yalnız hapis cezası için mümkündür; birlikte hükmedilen adli para cezası ertelenmez, ödenir. 241/2’de dört yıllık alt sınır takdiri indirimle üç yıl dört aya indiğinden erteleme ancak ek indirimlerle mümkündür.

HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması)

CMK 231/5’e göre hükmolunan ceza iki yıl veya daha az hapis ya da adli para cezası ise HAGB kararı verilebilir; 241/1’de alt sınırdan kurulan hükümde bu sınıra inilir ve HAGB hapisle birlikte adli para cezasını da kapsar. CMK 231/6-c gereği mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme ya da tazmin yoluyla tamamen giderilmesi şarttır; tefecilikte bu çoğunlukla borçludan fazladan alınan paranın iadesi ve senetlerin geri verilmesi demektir. Denetim süresi beş yıldır ve karara karşı istinaf yoluna gidilir (CMK 231/8, 231/12). HAGB, 7589 sayılı Kanunla aynı içerikle yeniden düzenlenmiş olup bugün de uygulanmaktadır.

Suçun Soruşturma ve Kovuşturma Aşamaları

Tefecilik soruşturması çoğunlukla borçlunun Cumhuriyet başsavcılığına yaptığı başvuru, icra takibine konu senetlerin incelenmesi ya da MASAK ve vergi incelemesi raporları üzerine resen başlar. Tipik deliller borç alanların beyanları, senet ve çeklerin tarih ve tutarları, icra dosyaları, banka hesap hareketleri, tapu ve araç devir kayıtları, ödeme defterleri, mesaj kayıtları ve şirket faturalarıdır. Suç CMK 135/8 ve 140/1’deki katalogda bulunduğundan iletişimin denetlenmesi ve teknik araçlarla izleme kararı alınabilir; CMK 128/2 uyarınca da şüphelinin taşınmazlarına, hesaplarına ve alacaklarına el konulabilir.

241/1’de iddianame asliye ceza, 241/2’de ağır ceza mahkemesine verilir. Kovuşturmada en çok tartışılan konu, ödünç ilişkisinin ve kazanç amacının ispatıdır: sanık çoğunlukla verilen paranın ticari mal satışı, ortaklık payı ya da faizsiz borç olduğunu savunur. Mahkemenin borçluların ödediği toplam tutarı ödünç aldıkları miktarla karşılaştırması, senetlerin hangi tarihte ve hangi tutarla düzenlendiğini belirlemesi ve faturaların gerçek bir ticari işleme dayanıp dayanmadığını araştırması gerekir. Ceza Genel Kurulu, katılan beyanları, sahte fatura tespitleri ve icra takipleri birlikte değerlendirildiğinde ek araştırmanın sonucu değiştirmeyeceğini kabul etmiştir.

Hükme karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinafa, bölge adliye mahkemesi kararına karşı da tebliğden itibaren iki hafta içinde temyize başvurulabilir; ancak beş yıl veya daha az hapis cezası ile adli para cezasına karşı istinafın esastan reddi temyiz edilemez (CMK 286/2-a) ve 241/1’den verilen beraatin istinafta esastan reddi de kesindir (286/2-g). Tefecilik suçu için hazırlanmış savunma dilekçesi örneği, istinaf dilekçesi örneği ve temyiz dilekçesi örneği sitemizde yer alır.

Suçta Gözaltı ve Tutukluluk Halleri

CMK 91/1’e göre gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkime gönderilme için zorunlu süre hariç yirmi dört saattir; bu yol süresi on iki saati geçemez. Toplu olarak işlenen suçlarda, yani üç veya daha fazla kişinin katıldığı tefecilik dosyalarında Cumhuriyet savcısı süreyi her defasında bir günü geçmemek üzere üç gün uzatabilir (CMK 91/3).

Tefecilik CMK 100/3’teki katalogda sayılmadığından tutuklama nedeni var sayılmaz; kaçma şüphesi ya da delilleri karartma, borçluları veya tanıkları etkileme şüphesi somut olgularla gösterilmelidir. Bu suçta borçlulara baskı yapılması ihtimali tutuklama değerlendirmesinde sık kullanılan bir olgudur. Üst sınır iki yılı aştığından tutuklama yasağı (CMK 100/4) uygulanmaz. Azami tutukluluk 241/1’de soruşturmada altı ay (CMK 102/4), kovuşturmada bir yıl olup zorunlu hâlde altı ay uzatılabilir (CMK 102/1); 241/2’de soruşturmada bir yıl, kovuşturmada iki yıl olup uzatmalarla toplam en çok beş yıldır (CMK 102/2). Tutuklama yerine yurt dışına çıkış yasağı ya da borçlularla temas etmeme gibi adli kontrol tedbirlerine (CMK 109/3) hâkim karar verir.

Uzlaşma, Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Etkin Pişmanlık ve Görevli Mahkeme

Uzlaşma Mümkün mü?

Uzlaştırma mümkün değildir. TCK 241, CMK 253/1-b’deki listede yer almaz ve şikâyete bağlı olmadığından 253/1-a kapsamına da girmez; üst sınır üç yılı aştığından çocuklara özgü 253/1-c de uygulanamaz. Önödeme de uygulanmaz (TCK 75/1). Kamu davasının açılmasının ertelenmesi (CMK 171/2) ve seri muhakeme usulü de bu suçta öngörülmemiştir.

Şikayet Süresi Ne Kadardır?

Şikâyet süresi yoktur. Suç resen soruşturulduğundan TCK 73’teki altı aylık süre uygulanmaz; borç alanın borcunu kapatıp şikâyetinden vazgeçmesi soruşturmayı veya davayı sona erdirmez, yalnız cezanın belirlenmesinde ve HAGB şartlarında dikkate alınabilir.

Dava Zamanaşımı Süresi

Dava zamanaşımı 241/1’de on beş yıldır, çünkü üst sınır altı yıl olup beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis kapsamındadır (TCK 66/1-d). 241/2’de üst sınır on iki yıla çıktığından süre yine on beş yıldır. Kesen işlemler varsa süre en fazla yarısı kadar uzar (TCK 67/4). Zincirleme suçta zamanaşımı son suçun işlendiği günden başlar (TCK 66/6); bu nedenle yıllara yayılan ödünç ilişkilerinde son ödünç verme tarihi belirleyicidir.

Etkin Pişmanlık Hükümleri

Tefeciliğe özgü etkin pişmanlık hükmü bulunmamaktadır. Fazladan alınan paranın borçluya iadesi, senetlerin geri verilmesi ya da icra takiplerinin sonlandırılması cezasızlık sağlamaz; TCK 61’de cezanın belirlenmesinde, TCK 62’de takdiri indirimde ve HAGB için CMK 231/6-c’de dikkate alınabilir.

Görevli Mahkeme Hangisidir?

Tefecilik 5235 sayılı Kanunun 12. maddesinde ayrıca sayılmamıştır; görev cezanın üst sınırına göre belirlenir. 241/1’de üst sınır altı yıl olduğundan dava asliye ceza mahkemesinde görülür. 241/2’de ceza bir kat artırıldığında üst sınır on iki yıla çıkar ve on yıldan fazla hapis gerektiren suçlar ağır ceza mahkemesinin görevine girdiğinden dava ağır ceza mahkemesinde görülür. Suça sürüklenen çocuk için çocuk mahkemesi veya çocuk ağır ceza mahkemesi görevlidir. Hükme karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulur (CMK 273/1).

Yargıtay Kararları

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 31.05.2023 tarihli, 2020/422 E., 2023/323 K.

Sanıkların borçlulara senet ve çek kırdırma yoluyla aylık yüzde sekiz ile on arasında faizle borç verdiği, bunu gerçekte yapılmamış altın satışları için kesilen faturalarla gizlediği ve senetleri icraya koyduğu iddia edilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı şirket kayıtları, vergi incelemesi ve tapu kayıtları getirtilmeden eksik araştırmayla karar verildiğini ileri sürmüş; Ceza Genel Kurulu, katılan beyanları, sahte fatura tespitleri ve icra takiplerinin mahkûmiyet için yeterli olduğunu, istenen araştırmaların sonucu değiştirmeyeceğini kabul etmiştir. Aynı kararda, borçlunun kendisine borcu olmayan babasını tehdit ederek para ve senet alan sanığın nitelikli yağma mahkûmiyeti de onaylanmıştır.

… dosya içerisindeki icra dosyalarına ilişkin belgelerden de sanık …’in katılanlar …, … ve … hakkında; sanık …’in de katılan … ve mağdur hakkında icra takibi yaptıklarının görülmesi karşısında; sanıkların yüklenen tefecilik suçunu işlediklerine ilişkin dosya kapsamındaki tespit ve delillerin mahkûmiyet hükümleri kurulması için yeterli olduğunun …

Yargıtay 5. Ceza Dairesi, 08.04.2026 tarihli, 2023/9817 E., 2026/5774 K.

Rüşvet ve tefecilik suçlarından açılan davada bölge adliye mahkemesi tefecilik dahil hükümleri kaldırıp davaların zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar vermiş, kararı katılan sıfatıyla İçişleri Bakanlığı da temyiz etmiştir. Daire, suçtan zarar görmenin doğrudan zararı ifade ettiğini, tefecilik suçundan doğrudan zarar görmeyen İçişleri Bakanlığının davaya katılma ve hükmü temyiz hakkı bulunmadığını belirterek bu temyiz istemini reddetmiştir. Karar, tefecilik davasına kimlerin katılan olarak girebileceği bakımından önemlidir.

… dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle 5271 sayılı Kanun’un 237. maddesine göre sanıklardan …’e isnat edilen tefecilik ve …’e atılı rüşvet verme suçları ile …’ye yüklenen rüşvet verme suçuna aracılık etmeden doğrudan zarar görmeyen İçişleri Bakanlığının bu suçlardan açılan kamu davalarına katılma ve hükümleri temyiz hakkının bulunmadığı …

Sık Sorulan Sorular

Tefecilik suçunun cezası kaç yıl?

TCK 241/1’e göre ceza iki yıldan altı yıla kadar hapis ve beş yüz günden beş bin güne kadar adli para cezasıdır. Suç bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenirse ceza bir kat artırılır; hapis dört yıldan on iki yıla çıkar ve dava ağır ceza mahkemesinde görülür.

Faizle borç para vermek suç mu?

Kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para vermek TCK 241’e göre tefeciliktir; faizin adı ya da senede yansıtılma biçimi önemli değildir. Faaliyet izni bulunan bankaların ve finans kuruluşlarının kanuna uygun kredi işlemleri bu kapsamda değildir. Karşılıksız verilen borç ise kazanç amacı taşımadığından suç oluşturmaz.

Tefeciden borç alan kişi cezalandırılır mı?

Hayır. Resmî gerekçede açıkça belirtildiği üzere yalnız ödünç para veren cezalandırılır, parayı alan kişi cezalandırılmaz. Borç alan kişi soruşturmada genellikle şikâyetçi ve tanık olarak dinlenir, davaya katılan olarak da katılabilir.

Tefecilik suçunda uzlaşma var mı?

Uzlaşma yoktur; suç CMK 253’teki listede yer almaz ve şikâyete bağlı değildir. Önödeme, kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve seri muhakeme usulü de uygulanmaz. Borçluyla yapılan anlaşma ve fazladan alınan paranın iadesi yalnız cezanın belirlenmesinde ve HAGB değerlendirmesinde önem taşır.

Tefeciye verilen senet ödenmek zorunda mı?

Ceza davası senedin geçerliliğini kendiliğinden ortadan kaldırmaz; senet icraya konulmuşsa borçlu icra hukukundaki itiraz ve dava yollarına ayrıca başvurmalıdır. Tefecilikten verilen mahkûmiyet ve dosyadaki ödeme tespitleri bu davalarda önemli delildir. Ceza davasında tazminat istenmediğinden fazladan ödenen paranın geri alınması için de ayrı bir hukuk davası açılır.

Kaynaklar: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (mevzuat.gov.tr), 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu. Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Av. Umur Yıldırım
Av. Umur Yıldırım Kurucu Avukat Ankara 1 Nolu Barosu — Sicil No: 30381 — Kaydı doğrula
Profili görüntüleyin
Benzer

Makaleler

Yeni madde açıklamalarından ve mevzuat güncellemelerinden ilk siz haberdar olun.