Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu, kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla en az üç kişilik, hiyerarşik ve süreklilik taşıyan bir yapı kurmak, bu yapıyı yönetmek ya da ona üye olmakla oluşan ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 220. maddesinde düzenlenen bir suçtur. Örgütü kuran veya yönetene beş yıldan on yıla, üyeye iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir; örgüt silahlıysa bu cezalar yarı oranında artırılır. Uygulamada “suç örgütü kurma”, “çıkar amaçlı suç örgütü” ve “örgüt üyeliği” gibi adlarla anılmaktadır. Kurma ve yönetme hâli CMK 100/3’teki katalog suçlar arasındadır; üyelik, örgüte yardım ve propaganda ise katalog dışında bırakılmıştır. Suç şikâyete bağlı değildir ve Cumhuriyet başsavcılığınca resen soruşturulur.
Kısa Cevap
TCK 220’ye göre suç işlemek amacıyla örgüt kuran veya yöneten kişi beş yıldan on yıla, örgüte üye olan kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası alır. Suç, örgütün amaç suçlarından hiçbiri işlenmemiş olsa bile, üç kişilik hiyerarşik ve sürekli bir yapı kurulduğu anda tamamlanır; örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlardan ayrıca ceza verilir. Örgüt silahlıysa ceza yarı oranında artar, hiyerarşiye girmeden örgüte bilerek yardım eden de üye olarak cezalandırılır. Şikâyet ve uzlaştırma yoktur; kurma ve yönetme katalog suç olduğundan tutuklama nedeni var sayılabilir. Üyelikte hükmolunan ceza iki yılı aşmazsa HAGB veya erteleme şartları aranır, adli para cezasına çevirme ise ancak indirimlerle sonuç ceza bir yıl veya daha aza inerse mümkündür.
Kanun Metni
Kaynak: mevzuat.gov.trBir cümleye tıklayın, ilgili açıklamaya gidin.
(1) Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt kuranlar veya yönetenler, örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması halinde, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak, örgütün varlığı için üye sayısının en az üç kişi olması gerekir.
(3) Örgütün silahlı olması halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarısı oranında artırılır.
(4) Örgütün faaliyeti çerçevesinde suç işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı da cezaya hükmolunur.
(7) Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişi, örgüt üyesi olarak cezalandırılır. Örgüt üyeliğinden dolayı verilecek ceza, yapılan yardımın niteliğine göre üçte birine kadar indirilebilir.
(8) Örgütün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yapan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun basın ve yayın yolu ile işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Kanun Gerekçesi
Gerekçe için tıklayınız
Kanunlarda suç olarak tanımlanan fiillerin işlenmesi amacıyla örgüt kurmak veya yönetmek ile, bu amaçla kurulmuş örgüte üye olmak, işlenmesi amaçlananlardan ayrı suçlar olarak tanımlanmıştır.
Örgüt kurmak, işlenmesi amaçlanan suçlar açısından sadece bir araç niteliğindedir. Suç işlemek için örgüt kurmak, toplum düzenini tehlikeye sokmaktadır. Ayrıca belirtilmelidir ki, suç örgütü, amaçlanan suçları işlemede bir kolaylık sağlamaktadır. Bu nedenlerle, işlenmesi amaçlan suçlar açısından hazırlık hareketi niteliğinde olan bu fiiller, ayrı suçlar olarak tanımlanmıştır.
Bu suç tanımı ile korunan hukukî değer, kamu güvenliği ve barışıdır. Kamu güvenliği ve barışının bozulması ise, bireyin güvenli, barış içinde yaşamak hakkını da zedeleyecektir. Bu nedenle söz konusu düzenlemeyle aynı zamanda bireyin, Anayasada güvence altına alınmış olan hak ve özgürlüklerine yönelik fiillere karşı da korunması amaçlanmaktadır.
Maddenin birinci fıkrasında, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak veya yönetmek suçu tanımlanmıştır. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Bu seçimlik hareketler, suç işlemek için örgüt kurmak veya yönetmektir.
Örgüt, soyut bir birleşme değildir, bünyesinde hiyerarşik bir ilişki hâkimdir. Bu hiyerarşik ilişki, bazı örgüt yapılanmalarında gevşek bir nitelik taşıyabilir. Bu ilişki dolayısıyla örgüt, mensupları üzerinde hâkimiyet tesis eden bir güç kaynağı niteliğini kazanmaktadır.
Örgütün varlığı için suç işlemek amacı etrafındaki fiilî birleşme yeterlidir. Örgüt, niteliği itibarıyla, devamlılık arzeder. Bu itibarla, kişilerin belli bir suçu işlemek için bir araya gelmesi hâlinde, örgüt değil, iştirak ilişkisi mevcuttur. İştirak ilişkisinden bahsedebilmek için, suç ortakları nezdinde suçun, konu veya mağdur bakımından somutlaşması gerekir. Buna karşılık, örgüt yapılanmasında, işlenmesi amaçlanan suçların konu veya mağdur itibarıyla somutlaştırılması zorunlu değildir.
Madde metninde, suç işlemek amacına yönelik örgütün varlığı için asgari üye sayısı belirlenmemiştir.
Suç işlemek için örgüt kurulması bir somut tehlike suçudur. Her ne kadar en az iki kişinin belli amaç etrafında suç işlemek üzere devamlı surette fiilen birleşmesi suretiyle örgüt meydana gelebilirse de; kurulan örgüt, güdülen amaç bakımından somut bir tehlike oluşturmayabilir. Bu nedenle, örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından, amaçlanan suçları işlemeye elverişli olması aranmalıdır. Bu bakımdan, örneğin sadece üç kişinin bir araya gelmesi, devletin ülke bütünlüğünü bozmaya yönelik suçları işleme açısından somut bir tehlike taşımayabilir; buna karşılık, ekonomik çıkar sağlamaya yönelik suçlar açısından elverişli olabilir.
Bu suç, bir amaç suç niteliği taşımaktadır. Bu nedenle, söz konusu suç, ancak doğrudan kastla işlenebilir. Kişiler, suç işlemek amacıyla bir örgütlenme yapısı içinde bulunmalıdırlar. İşlenmesi amaçlanan suçların türü veya niteliği, sadece bu suç için öngörülmüş olan alt ve üst sınırlar arasında somut cezanın belirlenmesinde dikkate alınabilir.
İkinci fıkrada, suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olmak, ayrı bir suç olarak tanımlanmıştır. Örgüte üye olmak, fiilî bir katılmadır. Örgüte üye olmak için örgüt yöneticilerinin rızasının varlığına gerek yoktur. Tek taraflı iradeyle de katılmak mümkündür.
Üçüncü fıkraya göre, örgütün silâhlı olması, bir ve ikinci fıkrada tanımlanan suçların daha ağır ceza ile cezalandırılmasını gerektiren nitelikli unsurunu oluşturmaktadır. Suç örgütünün silâhlı olup olmaması veya sahip olunan silâhların cins, nitelik ve miktarı, somut tehlikenin belirlenmesi veya var olan somut tehlikenin ağırlığı bakımından dikkate alınmalıdır.
Dördüncü fıkraya göre, örgütün faaliyeti çerçevesinde suç işlenmesi hâlinde, ayrıca bu suçlardan dolayı da cezaya hükmolunacaktır. Bir veya ikinci fıkrada tanımlanan suçlardan dolayı cezaya hükmedilebilmesi için, ayrıca örgütün amacı çerçevesinde bir suçun işlenmesi gerekmez. Örgütün faaliyeti çerçevesinde ayrıca suç işlenmesi hâlinde, hem bir veya ikinci fıkrada tanımlanan suçtan hem de amacı oluşturan suçtan dolayı gerçek içtima kurallarına göre cezaya hükmedilmelidir.
Maddenin beşinci fıkrasında, örgüt yöneticilerinin, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan dolayı ayrıca fail olarak cezalandırılması gerektiği kabul edilmiştir. Örgüt yapısı içinde, kendisine suç işlemek gibi örgütün amacına uygun bir görev verilen kişi bu görevini yerine getirmezse, hemen yerine bir diğeri rahatlıkla ikame edilebilmektedir. Bu nedenle, örgütün yöneticisi konumunda olan kişiler, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan dolayı ayrıca fail olarak sorumlu tutulmalıdırlar.
Altıncı fıkraya göre, örgüte hâkim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgüt adına suç işleyen kimsenin örgüt üyesi olarak kabul edilmesi ve bu nedenle de sorumlu tutulması gerekir.
Yedinci fıkrada, örgüte hâkim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişinin, örgüt üyesi kabul edilerek cezalandırılması öngörülmüştür. Bu nedenle, “örgüte yardım ve yataklık” adıyla ayrı bir suç tanımlaması yapılmamıştır. Bu kavram altında söz konusu edilen fiiller, nitelik bakımından örgüte üye olmak dolayısıyla sorumluluğu gerektirmektedir.
Maddenin sekizinci fıkrasında, örgütün veya amacının propagandasının yapılması suç olarak tanımlanmıştır. Bu propagandanın basın ve yayın yolu ile işlenmesi, suçun temel şekline göre daha ağır ceza ile cezalandırılmayı gerektirmektedir.
Suçun Hukuki Künyesi
| Künye Başlığı | Açıklama |
|---|---|
| Kanun Maddesi | 5237 sayılı TCK İkinci Kitap, Üçüncü Kısım (Topluma Karşı Suçlar), Beşinci Bölüm (Kamu Barışına Karşı Suçlar), 220. madde. Ceza aralıkları 7571 sayılı Kanunla 25.12.2025’ten itibaren artırılmıştır; altıncı fıkra Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir. |
| Şikayet | Şikâyete bağlı değildir; Cumhuriyet başsavcılığı resen soruşturur. |
| Zamanaşımı | 220/2, 220/7 ve 220/8: sekiz yıl · 220/1 ve silahlı örgüt hâlleri (220/3): on beş yıl · yöneticiler bakımından 220/5 artırımı: yirmi yıl (TCK 66/1, 66/3). Üyelik kesintisiz suç olduğundan süre kesintinin gerçekleştiği günden işler (TCK 66/6). |
| Tutuklama ve Adli Kontrol | 220/1: katalog suç (CMK 100/3-a-10) · 220/2, 220/7, 220/8: katalog dışı, genel tutuklama şartları aranır. Üst sınırlar iki yılı aştığından tutuklama yasağı (CMK 100/4) uygulanmaz. Adli kontrol mümkündür. |
| Uzlaşma | CMK 253/1 listesinde yer almaz ve şikâyete bağlı değildir; uzlaştırma ve önödeme yoktur. |
| Etkin Pişmanlık | TCK 221: örgütü dağıtan kurucu, gönüllü ayrılan veya yakalanıp bilgi veren üye ve teslim olup bilgi veren kişi cezalandırılmaz; yakalandıktan sonra bilgi verene üçte birden dörtte üçe kadar indirim yapılır. |
| İndirim | Örgüte yardımda ceza yardımın niteliğine göre üçte birine kadar indirilebilir (220/7); yaş küçüklüğü (TCK 31) ve takdiri indirim (TCK 62) genel hükümlere göre uygulanır. |
| Memuriyete Etkisi | Suç 657 sayılı Kanun m.48/A-5’te ayrıca sayılmamıştır; kasten işlenen bu suçtan bir yıl veya daha fazla hapis cezasına mahkûmiyet memuriyete engeldir. |
| Görevli Mahkeme | 220/1, 220/2, 220/7, 220/8: asliye ceza · silahlı örgüt kurma ve yönetme (220/1-3) ile yöneticilere 220/5 artırımı: ağır ceza (üst sınır on yılı aşar, 5235 m.12) · amaç suçlarla birlikte açılan davada yüksek görevli mahkeme (CMK 9). |
Suçun Şartları ve Unsurları Nelerdir?
TCK 220 dört ayrı fiili cezalandırır: suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, böyle bir örgütü yönetmek, örgüte üye olmak ve hiyerarşiye girmeden örgüte bilerek yardım etmek. Örgütün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösteren ya da öven propaganda da sekizinci fıkrada ayrı bir suç olarak düzenlenmiştir. Kanun, amaç suçların henüz işlenmediği aşamadaki birleşmeyi cezalandırır; bu yönüyle suç, hazırlık hareketlerinin bağımsız olarak suç sayıldığı istisnai bir düzenlemedir. Amaç suçlar kanunun suç saydığı her fiil olabilir; uyuşturucu ticareti, yağma, nitelikli dolandırıcılık ve yasa dışı bahis en sık görülenlerdir.
Yargıtay uygulamasında örgütün varlığı için beş şart aranır: en az üç üye, üyeler arasında gevşek de olsa hiyerarşik bir ilişki, suç işleme amacı etrafında fiili bir birleşme, birlikteliğin devamlılık göstermesi ve yapının üye sayısı ile araç gereci bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, belli bir suçu işlemek için bir araya gelmenin örgüt sayılamayacağını açıkça belirtmiştir; böyle bir birliktelik yalnız suça iştiraktir (TCK 37). Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu ile iştirak arasındaki bu ayrım, aynı kişilerin birkaç suçu birlikte işlediği dosyalarda savunmanın merkezini oluşturur.
Kurma, örgütü ilk kez oluşturmak; yönetme, örgütü idare etmek, emir ve talimat vermek, inisiyatif ve karar gücüne sahip olmaktır. Üye ise örgütün amacını benimseyip hiyerarşik yapısına katılan, iradesini örgüt iradesine bırakan ve örgütün varlığına somut bir katkı sağlayan kişidir. Yalnız belirli bir suçu organize etmek, kişiyi örgüt yöneticisi yapmaz. Örgüte yardım eden kişi ise hiyerarşiye dâhil değildir; bilerek ve isteyerek yaptığı katkı nedeniyle üye gibi cezalandırılır, ancak cezası yardımın niteliğine göre üçte birine kadar indirilebilir.
Fail ve Mağdur
Fail herkes olabilir; suç özgü suç değildir. Mağdur belirli bir kişi değil, toplumun bütünüdür. Bu nedenle amaç suçların mağdurları örgüt suçundan doğrudan zarar görmüş sayılmaz; Yargıtay, dolandırıcılık mağdurunun örgüt kurma suçundan açılan davaya katılma ve hükmü temyiz etme yetkisi bulunmadığını kabul etmektedir. On iki yaşını doldurmamış çocukların ceza sorumluluğu yoktur (TCK 31/1).
Suçun Hukuki Konusu
Korunan hukuki değer kamu barışı ve kamu güvenliğidir. Suç, amaç suçlardan hiçbiri işlenmemiş olsa da örgütün kurulmasıyla tamamlanır. Örgütün faaliyeti çerçevesinde başka suçlar işlenirse failler bu suçlardan da ayrıca cezalandırılır (TCK 220/4); örgüt yöneticileri ise örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak sorumludur (TCK 220/5).
Manevi Unsur
Suç yalnız kastla işlenir; taksirli hâli yoktur. Fail, yapının suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgüt olduğunu bilmeli ve onun parçası olmayı ya da ona katkı sağlamayı istemelidir. Ayrıca belirli suçları işleme amacı, yani özel kast aranır. Kişi birlikte hareket ettiği grubun örgüt niteliğini bilmiyorsa TCK 30/1’deki hata hükmü gündeme gelir. Yardımda da bilerek ve isteyerek hareket edildiği somut delillerle gösterilmelidir.
Dikkat: Aynı kişilerin birkaç kez birlikte suç işlemiş olması, aralarında örgüt bulunduğunu kendiliğinden göstermez. Mahkûmiyet için hiyerarşi, süreklilik ve amaç suçlara elverişlilik ayrı ayrı delillerle gösterilmeli; gerekçede yalnız amaç suçların delillerine atıf yapılması yetmez.
Suçun Cezası Nedir?
TCK 220’de ceza fiile göre beş yıldan on yıla ya da iki yıldan beş yıla kadar hapistir; örgütün silahlı olması ve çocukların araç olarak kullanılması cezayı artırır, yardım ve etkin pişmanlık azaltır.
| Hâl (fıkra) | Ceza | Görevli Mahkeme | Şikâyet / Uzlaşma |
|---|---|---|---|
| Örgüt kurma veya yönetme (220/1) | Beş yıldan on yıla kadar hapis | Asliye ceza | Şikâyet aranmaz / uzlaştırma yok |
| Örgüte üye olma (220/2) | İki yıldan beş yıla kadar hapis | Asliye ceza | Şikâyet aranmaz / uzlaştırma yok |
| Silahlı örgüt (220/3) | Yukarıdaki cezalar yarı oranında artırılır | Kurma ve yönetmede ağır ceza; üyelikte asliye ceza | Şikâyet aranmaz / uzlaştırma yok |
| Çocukların araç olarak kullanılması (220/5) | Yöneticilerin cezası yarısından bir katına kadar artırılır | Ağır ceza | Şikâyet aranmaz / uzlaştırma yok |
| Örgüte yardım (220/7) | Üye olarak cezalandırılır; ceza üçte birine kadar indirilebilir | Asliye ceza | Şikâyet aranmaz / uzlaştırma yok |
| Propaganda (220/8) | Bir yıldan üç yıla kadar hapis; basın ve yayın yoluyla yarı oranında artırılır | Asliye ceza | Şikâyet aranmaz / uzlaştırma yok |
| Etkin pişmanlık (221/4) | Teslim olup bilgi verene ceza yok; yakalandıktan sonra bilgi verene üçte birden dörtte üçe kadar indirim | Fıkraya göre | Şikâyet aranmaz / uzlaştırma yok |
Temel Halinin Cezası (220/2)
Uygulamada en sık karşılaşılan hâl üyeliktir ve cezası iki yıldan beş yıla kadar hapistir; adli para cezası öngörülmemiştir. Hâkim temel cezayı TCK 61/1’deki ölçütlere, özellikle örgüt içindeki konuma, faaliyetin süresine ve yoğunluğuna göre belirler. Ceza aralıkları 7571 sayılı Kanunla 25.12.2025’ten itibaren artırılmıştır: öncesinde kurma ve yönetme dört yıldan sekiz yıla, üyelik iki yıldan dört yıla kadar hapisti. Daha önce işlenen suçlarda lehe olan eski hüküm uygulanır (TCK 7/2); üyelik kesintisiz suç olduğundan örgütle bağ bu tarihten sonra da sürmüşse yeni cezalar gündeme gelir. Mahkûmiyette TCK 53’teki hak yoksunlukları ile örgüt mensubu suçluya özgü mükerrir infaz rejimi ve infazdan sonra denetimli serbestlik uygulanır (TCK 58/9).
Nitelikli Haller (220/1, 220/3, 220/5)
Örgütü kurmak veya yönetmek üyelikten ağır cezalandırılır: beş yıldan on yıla kadar hapis. Örgütün silahlı olması hâlinde hem kurma ve yönetme hem üyelik cezası yarı oranında artırılır (220/3); bu artırım da 7571 sayılı Kanunla “dörtte birinden yarısına kadar” yerine sabit orana çevrilmiştir. Silah kavramı TCK 6/1-f’deki geniş tanıma göre belirlenir ve bütün üyelerin silah taşıması gerekmez. Örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda çocukların araç olarak kullanılması hâlinde yöneticilerin cezası yarısından bir katına kadar artırılır (220/5, 7571 ile eklenen cümle).
Altıncı fıkra, örgüt adına suç işleyen kişiyi ayrıca örgüt üyeliğinden cezalandırıyordu. Bu fıkra, 7499 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonra Anayasa Mahkemesinin 5/11/2024 tarihli, E.2024/81, K.2024/189 sayılı kararıyla iptal edilmiş, iptal 9/7/2025’te yürürlüğe girmiştir. Bugün örgüt adına suç işleyen kişinin ayrıca örgüt suçundan cezalandırılabilmesi için üyeliğin ya da yardımın kendi şartlarıyla ispatı gerekir.
İndirim Halleri
Maddeye özgü indirim, örgüte yardım edenin cezasının yardımın niteliğine göre üçte birine kadar indirilebilmesidir (220/7). Yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyetleri hakkında bilgi veren kişinin cezası TCK 221/4 uyarınca üçte birden dörtte üçe kadar indirilir. Fiili işlediği sırada on iki ile on beş yaş arasındaki ceza sorumluluğu bulunan çocukta ceza yarı, on beş ile on sekiz yaş arasında üçte bir oranında indirilir (TCK 31/2-3). Failin geçmişi ve yargılama sürecindeki davranışları gözetilerek altıda bire kadar takdiri indirim yapılabilir (TCK 62).
Somut olayınızı birlikte değerlendirelim
Ceza hesabı; nitelikli hâller, artırım ve indirim nedenleriyle dosyadan dosyaya değişir.
Suçun Özel Görünüş Biçimleri
Teşebbüs
Kurma suçu, yapı amaç suçları işlemeye elverişli hâle geldiğinde tamamlanır; bu noktaya varmadan kalan girişimlerde teşebbüs tartışılabilir, ancak çoğu zaman eylem hazırlık niteliğinde kalır. Üyelik ve yöneticilik, örgütle bağ sürdükçe devam eden kesintisiz suçlardır ve bu yapıları nedeniyle teşebbüse elverişli kabul edilmez.
İştirak
Örgüt suçu yapısı gereği çok failli bir suçtur; kurucu, yönetici ve üyelerin her biri kendi fiilinden sorumludur. Örgüte dışarıdan sağlanan destek TCK 39’daki yardım etme hükmüyle değil, 220/7’deki özel hükümle değerlendirilir. Örgüt yöneticisi, örgüt faaliyeti çerçevesinde başka bir üyenin işlediği suçtan azmettiren olarak değil, TCK 220/5 gereği fail olarak sorumludur; Yargıtay 1. Ceza Dairesi bu nedenle azmettirme hükümlerini uygulayan kararı bozmuştur.
İçtima
Kesintisiz suç olan üyelikte zincirleme suç hükümleri uygulanmaz; örgütle bağ sürdüğü sürece tek suç vardır. Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen amaç suçlar, örneğin uyuşturucu madde ticareti ya da nitelikli yağma, örgüt suçuyla birlikte ayrı ayrı cezalandırılır (TCK 220/4) ve gerçek içtima kuralları uygulanır. Örgütün amacı devletin güvenliğine veya anayasal düzene karşı suçlarsa ve örgüt silahlıysa eylem TCK 220’yi değil, TCK 314 silahlı örgüt suçunu oluşturur.
Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
Adli Para Cezasına Çevirme
TCK 50/1 ve 49/2’ye göre yalnız bir yıl veya daha az süreli hapis cezası adli para cezasına ya da diğer seçenek yaptırımlara çevrilebilir. Üyelikte alt sınır iki yıl, kurma ve yönetmede beş yıl olduğundan çevirme ancak indirimlerle sonuç ceza bir yıl veya altına inerse mümkündür.
Erteleme
TCK 51/1’e göre iki yıl veya daha az hapis cezası ertelenebilir; fiili on sekiz yaşından küçükken ya da altmış beş yaşını bitirmişken işleyen için sınır üç yıldır. Üyelikte (220/2) temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi ve artırım uygulanmaması hâlinde erteleme, kişinin daha önce kasıtlı suçtan üç aydan fazla hapse mahkûm edilmemiş olması ve tekrar suç işlemeyeceği kanaati şartıyla değerlendirilir. Kurma ve yönetmede (220/1) erteleme ancak indirimlerle sınırın altına inilirse gündeme gelir.
HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması)
CMK 231/5’e göre hükmolunan ceza iki yıl veya daha az hapis ise HAGB kararı verilebilir. Üyelik ve yardım hâllerinde bu sınıra temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi ya da indirimlerle ulaşılabilir; sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmaması ve yeniden suç işlemeyeceği kanaatinin oluşması gerekir (CMK 231/6). Denetim süresi beş yıldır ve karara karşı istinaf yoluna gidilir (CMK 231/8, 231/12). HAGB, 7589 sayılı Kanunla aynı içerikle yeniden düzenlenmiş olup bugün de uygulanmaktadır.
Suçun Soruşturma ve Kovuşturma Aşamaları
Soruşturmayı Cumhuriyet başsavcılığı resen yürütür ve bu dosyalar çoğunlukla organize suçlarla mücadele birimlerinin uzun süreli çalışmalarıyla başlar. Tipik deliller; iletişimin tespiti kayıtları, fiziki ve teknik takip tutanakları, HTS kayıtları, MASAK raporları, dijital materyal ile tanık ve etkin pişmanlık beyanlarıdır. İletişimin denetlenmesi (CMK 135/8) ve teknik araçlarla izleme (CMK 140/1) bu suçta yalnız örgütün silahlı olduğu 220/3 hâli için öngörülmüştür; diğer hâllerde bu tedbirler ancak amaç suç katalogdaysa uygulanabilir. TCK 220 soruşturmalarında müdafiin dosyayı inceleme yetkisi hâkim kararıyla kısıtlanabilir (CMK 153/2). Yeterli şüphe varsa iddianame görevli asliye ya da ağır ceza mahkemesine verilir; amaç suçlarla bağlantı varsa dava yüksek görevli mahkemede birleştirilerek açılabilir (CMK 9/1).
Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu kovuşturmalarında en çok tartışılan konu, delillerin örgütün varlığını mı, yoksa yalnız birkaç suça iştiraki mi gösterdiğidir. Ceza Genel Kurulu, mahkûmiyet gerekçesinde hiyerarşik bağın ve devamlılığın somut olgularla açıklanmasını aramış, bu yapıldığında gerekçeyi yeterli saymıştır. Örgüt kurma ve yönetmede alt sınır beş yıl olduğundan silahlı örgüt (220/3) ya da 220/5 artırımıyla alt sınır beş yılı aştığında müdafi görevlendirilmesi zorunlu hâle gelir (CMK 150/3); çocuk sanıkta her durumda zorunludur (CMK 150/2). Hükme karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinafa, bölge adliye mahkemesi kararına karşı da iki hafta içinde temyize başvurulabilir; beş yıl veya daha az hapis cezasına ilişkin istinafın esastan reddi ve bu cezayı artırmayan kararlar temyiz edilemez (CMK 286/2-a, b). Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu için hazırlanmış savunma dilekçesi örneği, istinaf dilekçesi örneği ve temyiz dilekçesi örneği sitemizde yer alır.
Suçta Gözaltı ve Tutukluluk Halleri
CMK 91/1’e göre gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkime gönderilme için zorunlu süre hariç yirmi dört saattir; bu yol süresi on iki saati geçemez. Toplu olarak işlenen suçlarda, yani üç veya daha fazla kişi tarafından işlenen suçlarda (CMK 2/1-k), Cumhuriyet savcısı süreyi her defasında bir günü geçmemek üzere üç gün uzatabilir (CMK 91/3).
Örgüt kurma ve yönetme (220/1) CMK 100/3-a-10’daki katalog suçlardandır; kuvvetli şüphe varsa tutuklama nedeni var sayılabilir. Üyelik, yardım ve propaganda katalog dışında olduğundan bu hâllerde kaçma şüphesi veya delil karartma tehlikesi somut olgularla gösterilmelidir. Azami tutukluluk asliye ceza işlerinde soruşturmada altı ay, kovuşturmada bir yıl artı altı aydır (CMK 102/4, 102/1); ağır ceza işlerinde soruşturmada bir yıl, kovuşturmada iki yıl olup uzatmalarla toplam beş yılı geçemez (CMK 102/2). Toplu olarak işlenen suçlarda soruşturma evresindeki süre bir yıl altı ay olup altı ay daha uzatılabilir (CMK 102/4). Fiili işlediği sırada on beş yaşını doldurmamış çocuklarda bu süreler yarı, on sekiz yaşını doldurmamış çocuklarda dörtte üç oranında uygulanır (CMK 102/5). Tutuklama yerine adli kontrol tedbirlerine hâkim karar verir.
Uzlaşma, Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Etkin Pişmanlık ve Görevli Mahkeme
Uzlaşma Mümkün mü?
Uzlaştırma mümkün değildir. CMK 253/1-b’deki listede TCK 220 sayılmamıştır ve suç şikâyete bağlı olmadığından 253/1-a kapsamına da girmez. Üst sınırları altı ayı aştığından önödeme (TCK 75) de uygulanmaz.
Şikayet Süresi Ne Kadardır?
Şikâyet süresi yoktur. Suç resen soruşturulduğundan TCK 73’teki altı aylık süre uygulanmaz.
Dava Zamanaşımı Süresi
Dava zamanaşımı fıkraya göre değişir. Üst sınırı beş yıl olan üyelik (220/2) ve yardım (220/7) ile üst sınırı üç yıl olan propaganda (220/8) için süre sekiz yıldır (TCK 66/1-e). Üst sınırı on yıl olan kurma ve yönetmede (220/1) süre on beş yıldır (TCK 66/1-d). Örgüt silahlıysa (220/3) üst sınır yarı oranında arttığından üyelikte de süre on beş yıla çıkar; yöneticilere 220/5 artırımı uygulanacaksa üst sınır yirmi yıla ulaştığından süre yirmi yıldır (TCK 66/1-c). Dosyadaki delillere göre nitelikli hâller de hesaba katılır (TCK 66/3). Üyelik ve yöneticilik kesintisiz suç olduğundan süre, kesintinin gerçekleştiği günden itibaren işlemeye başlar (TCK 66/6). Kesen işlemler varsa süre en fazla yarısı kadar uzar (TCK 67/4).
Etkin Pişmanlık Hükümleri
TCK 221’de dört ayrı etkin pişmanlık hâli düzenlenmiştir. Soruşturma başlamadan ve örgütün amacı doğrultusunda suç işlenmeden önce örgütü dağıtan ya da verdiği bilgilerle dağılmasını sağlayan kurucu veya yöneticiye ceza verilmez (221/1). Örgütün faaliyeti çerçevesinde bir suça iştirak etmeden gönüllü olarak örgütten ayrıldığını ilgili makamlara bildiren üyeye (221/2) ve bir suça iştirak etmeden yakalanıp pişmanlıkla örgütün dağılmasını veya mensuplarının yakalanmasını sağlamaya elverişli bilgi veren üyeye (221/3) de ceza verilmez.
TCK 221/4’e göre örgüt kuran, yöneten, üye olan ya da örgüte yardım eden kişi gönüllü olarak teslim olup örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar hakkında bilgi verirse örgüt suçundan cezalandırılmaz; bilgileri yakalandıktan sonra verirse cezası üçte birden dörtte üçe kadar indirilir. Bu hüküm yalnız örgüt suçunu kapsar; işlenen amaç suçlar için o suça özgü etkin pişmanlık hükmü varsa ayrıca uygulanır. Etkin pişmanlıktan yararlanan kişi hakkında bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine hükmolunur ve bu süre üç yıla kadar uzatılabilir (221/5); madde kişi hakkında birden fazla uygulanmaz (221/6).
Görevli Mahkeme Hangisidir?
Görevli mahkeme fıkraya göre değişir. 5235 sayılı Kanunun 12. maddesi on yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlarda ağır ceza mahkemesini görevli kılar; bu nedenle kurma ve yönetme (220/1), üyelik (220/2), yardım (220/7) ve propaganda (220/8) davalarına asliye ceza mahkemesi bakar. Silahlı örgütü kurma ve yönetmede (220/1-3) üst sınır on beş yıla, çocukların araç olarak kullanıldığı hâlde yöneticiler bakımından (220/5) yirmi yıla çıktığından dava ağır ceza mahkemesinde görülür. Uygulamada örgüt davası çoğunlukla amaç suçlarla birlikte açılır; amaç suç ağır ceza mahkemesinin görevindeyse bağlantı nedeniyle bütün dava orada görülür (CMK 9/1). Ceza Genel Kurulunun incelediği dosyada da asliye ceza mahkemesinin örgüt kurma ve üyelik hükümleri, eylemlerin yağma oluşturup oluşturmadığını değerlendirme görevinin ağır ceza mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle bozulmuş ve dava ağır ceza mahkemesinde sonuçlanmıştır. Suça sürüklenen çocuk hakkında dava çocuk mahkemesinde ya da çocuk ağır ceza mahkemesinde görülür. Hükme karşı istinaf süresi, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftadır (CMK 273/1).
Yargıtay Kararları
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 18.06.2025 tarihli, 2022/121 E., 2025/270 K.
Banka şubesi ve tapu idaresinden para çeken kişileri belirleyip diğer sanıklara haber veren sanık örgüt kurmaktan, iki sanık üyelikten mahkûm edilmiş, Özel Daire hükmü onamıştır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, örgütün yapısı ve hiyerarşik bağının tartışılmadığı gerekçesiyle itiraz etmiştir. Ceza Genel Kurulu, yerel mahkemenin sanıklar arasında gevşek de olsa hiyerarşik bir bağ ve devamlılık bulunduğunu somut olgularla açıkladığını belirterek itirazı oy çokluğuyla reddetmiştir. Karar, mahkûmiyet gerekçesinin amaç suçların delillerinden ayrı olarak örgütün unsurlarını göstermesi gerektiğini ortaya koyar.
… sanıklar arasında gevşek de olsa hiyerarşik bir bağ bulunduğunun ve belli bir suçu işlemek veya bir suç işlemek için değil devamlılık oluşturacak şekilde bir araya geldiklerinin …
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 23.09.2025 tarihli, 2024/5564 E., 2025/6324 K.
Çok sayıda öldürme, öldürmeye teşebbüs ve tehdit eylemiyle ilgili dosyada ilk derece mahkemesi sanıkları örgüt kurma, yönetme ve üyelik suçlarından beraat ettirmiştir. Daire, örgütün varlığı için aranan şartları ve yöneticiliğin ölçütlerini açıklamış, liderin talimatlarının sorgulanmadan yerine getirildiği ve önemli kararların toplantılarda alındığı yapıda silahlı suç örgütünün bulunduğunu kabul ederek beraat hükümlerini bozmuştur. Aynı kararda yöneticilerin örgüt faaliyeti çerçevesindeki öldürmeden azmettiren olarak değil, TCK 220/5 gereği fail olarak cezalandırılması gerektiği de belirtilmiştir.
… Bu itibarla belli bir suçu işlemek için bir araya gelme hâlinde bir suç örgütünün varlığından bahsedilemez. …
… Örgüt yönetme, örgütün amaçları doğrultusunda örgütü idare etmeyi, emir ve direktif vermeyi, örgüt içinde inisiyatif ve karar verme gücüne sahip olmayı gerektirir. …
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 25.11.2025 tarihli, 2025/1026 E., 2025/19134 K.
Bozma üzerine yeniden yargılanan sanıklar örgüt kurma suçundan mahkûm edilmiş, müdafi hiyerarşik bağ bulunmadığını ileri sürerek temyiz etmiştir. Daire mahkûmiyeti onamış; mahkemenin TCK 58/9’u uygulamamasını yalnız eleştiri konusu yapmıştır. Gerekçeye göre mükerrirlere özgü infaz rejimi bir ceza değil infaz rejimine ilişkin olduğundan aleyhe değiştirme yasağının kapsamında değildir ve infaz aşamasında resen gözetilebilir.
… 5237 sayılı Kanun’un 58/9. maddesi bir ceza değil, cezaya bağlı olarak uygulanacak infaz rejimi ile ilgili olup …
… bu hususunun infaz aşamasında resen gözetilebileceği …
Sık Sorulan Sorular
Suç örgütü kurmanın cezası kaç yıl?
Örgütü kuran veya yöneten kişiye beş yıldan on yıla, örgüte üye olana iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir. Örgüt silahlıysa bu cezalar yarı oranında artırılır; örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlardan ayrıca ceza verilir.
Örgütün varlığı için kaç kişi gerekir?
Kanun en az üç üye arar. Bunun yanında üyeler arasında gevşek de olsa hiyerarşik bir ilişki, suç işleme amacı etrafında sürekli bir birleşme ve amaç suçları işlemeye elverişli araç gereç bulunmalıdır; yalnız bir suçu işlemek için bir araya gelmek örgüt sayılmaz.
Örgüt üyeliği suçunda tutuklama olur mu?
Kurma ve yönetme katalog suç olduğundan kuvvetli şüphe varsa tutuklama nedeni var sayılabilir. Üyelik ve yardım katalog dışındadır; bu hâllerde kaçma veya delil karartma şüphesi somut olgularla gösterilmeli ve adli kontrolün yetersiz kaldığı açıklanmalıdır.
Örgüt suçunda etkin pişmanlık nasıl uygulanır?
Gönüllü olarak teslim olup örgütün yapısı ve faaliyetleri hakkında bilgi veren kişiye örgüt suçundan ceza verilmez. Bilgiyi yakalandıktan sonra veren kişinin cezası üçte birden dörtte üçe kadar indirilir; etkin pişmanlık amaç suçların cezasını kendiliğinden kaldırmaz.
Suç örgütü davasına hangi mahkeme bakar?
Kurma, yönetme, üyelik ve yardım davalarına kural olarak asliye ceza mahkemesi bakar. Silahlı örgütü kurma ve yönetmede ya da dava ağır cezalık bir amaç suçla birlikte açıldığında ağır ceza mahkemesi görevlidir.