TCK 136 Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme veya Ele Geçirme Suçu ve Cezası

KANUN MADDELERİ136TCK 136 Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak…

TCK 136 Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme veya Ele Geçirme Suçu ve Cezası

Kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçu, bir kişiye ait kimlik, iletişim, sağlık, finans gibi verilerin hukuka aykırı biçimde başkasına verilmesi, yayılması veya ele geçirilmesiyle oluşan ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu‘nun 136. maddesinde düzenlenen bir suçtur. Suçun cezası iki yıldan dört yıla kadar hapistir; verilerin Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca kayda alınan beyan ve görüntüler olması hâlinde bu ceza bir kat artırılır. Halk arasında “kişisel veri ihlali”, “veri sızdırma”, “bilgi satma” veya “veri hırsızlığı” olarak anılmaktadır. Suç, CMK m.100/3’teki katalog suçlar arasında yer almadığından tutuklama ancak genel koşulların varlığında ve ölçülülük denetimiyle mümkündür; uygulamada daha çok adli kontrol tercih edilir. Kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçu, verme ve ele geçirme hâllerinde şikayete tabi olmayıp Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen soruşturulur.

Kısa Cevap

Kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçu TCK 136. maddede düzenlenmiştir; kişisel verileri hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun konusu CMK m.236/5 ve 236/6 uyarınca kayda alınan beyan ve görüntüler ise ceza bir kat artırılır. Fiilin kamu görevlisi tarafından görev yetkisi kötüye kullanılarak veya belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında artırılır. Verme ve ele geçirme hâlleri şikayete bağlı değildir ve uzlaştırma kapsamında değildir; görevli mahkeme kural olarak asliye ceza mahkemesidir.

Kanun Metni

Kaynak: mevzuat.gov.tr

Bir cümleye tıklayın, ilgili açıklamaya gidin.

(1) Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Suçun konusunun, Ceza Muhakemesi Kanununun 236 ncı maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları uyarınca kayda alınan beyan ve görüntüler olması durumunda verilecek ceza bir kat artırılır.

Kanun Gerekçesi

Gerekçe için tıklayınız

Bu madde hükmü ile hukuka uygun olarak kaydedilmiş olsun veya olmasın, kişisel verileri hukuka aykırı olarak başkalarına vermek, yaymak veya ele geçirmek, bağımsız bir suç olarak tanımlanmıştır.

Dikkat: Kanun koyucu bu suçu düzenlerken, TCK 135. maddedeki kişisel verilerin kaydedilmesi suçundan farklı olarak, verinin başlangıçta hukuka uygun kaydedilmiş olmasını bile suçun oluşmasına engel görmemiştir. Yani hukuka uygun elde edilen bir veriyi sonradan hukuka aykırı biçimde paylaşmak da bu suçu oluşturur.

Suçun Hukuki Künyesi

Künye BaşlığıAçıklama
Kanun MaddesiKişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçu, 5237 sayılı TCK’nın “Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar” bölümünde yer alan 136. maddede düzenlenmiştir.
ŞikayetVerme ve ele geçirme hâlleri TCK 139/1 uyarınca şikayete tabi değildir, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen soruşturulur. TCK 139/1’deki istisna “yayma” hareketini saymadığından, verilerin yayılması hâlinde altı aylık şikayet süresinin (TCK 73/1) kaçırılmaması gerekir.
ZamanaşımıTemel hâlde (136/1) dava zamanaşımı süresi 8 yıl; 136/2’de ve TCK 137 artırımıyla üst sınırın beş yılı aştığı hâllerde 15 yıldır.
Tutuklama ve Adli KontrolSuç katalog suçlardan olmadığından tutuklama genel koşullara bağlıdır; uygulamada çoğunlukla adli kontrol tedbirleri tercih edilir.
UzlaşmaSuç, uzlaştırma kapsamında değildir.
Etkin PişmanlıkBu suç bakımından özel bir etkin pişmanlık hükmü öngörülmemiştir.
İndirimTCK m.62 uyarınca takdiri indirim uygulanabilir.
Memuriyete EtkisiKasten işlenen bu suçtan bir yıl veya daha fazla hapis cezasına hükmedilmesi hâlinde 657 sayılı Kanun m.48 uyarınca memuriyete engel oluşur.
Görevli MahkemeGörevli mahkeme kural olarak asliye ceza mahkemesidir; 136/2 ile TCK 137 artırımı birlikte uygulanırsa üst sınır on yılı aştığından ağır ceza mahkemesidir.

Suçun Şartları ve Unsurları Nelerdir?

Suçun oluşabilmesi için öncelikle ortada kişisel veri niteliğinde bir bilginin bulunması gerekir. Kişisel veri, belirli veya belirlenebilir bir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi ifade eder; ad soyad, T.C. kimlik numarası, telefon numarası, adres, banka hesap bilgisi, sağlık raporu, fotoğraf ve konum bilgisi bu kapsamdadır. Verinin kimliği doğrudan gösterir nitelikte olması şart değildir, başka verilerle birleştirildiğinde kişiyi belirlenebilir kılması yeterlidir.

İkinci şart, kanunda sayılan üç seçimlik hareketten en az birinin gerçekleştirilmesidir. Verme, kişisel verinin belirli bir üçüncü kişinin bilgisine sunulmasıdır. Yayma, verinin belirsiz sayıda kişinin erişimine açılmasıdır; sosyal medyada paylaşmak ya da bir gruba göndermek buna örnektir. Ele geçirme ise verinin failin hakimiyet alanına sokulmasıdır; başkasının telefonundan bilgi kopyalamak veya bir veri tabanından liste indirmek bu kapsamda değerlendirilir.

Üçüncü şart, fiilin hukuka aykırı olmasıdır. İlgilinin açık rızasının bulunması, kanunda açıkça öngörülmesi, bir sözleşmenin ifası için zorunlu olması ya da hakkın tesisi ve korunması için veri işlenmesi hâllerinde hukuka aykırılık ortadan kalkar. Uygulamada en sık karşılaşılan savunma da rızanın varlığı iddiasıdır; ancak rızanın kapsamı aşılarak yapılan paylaşım yine suç oluşturur.

Fail ve Mağdur

Suçun faili herkes olabilir; bu bakımdan özgü suç değildir. Ancak fiilin kamu görevlisi tarafından görevinin verdiği yetki kötüye kullanılarak ya da belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenmesi, TCK 137 uyarınca cezanın yarı oranında artırılmasını gerektirir. Nüfus müdürlüğü, hastane, banka veya telekomünikasyon şirketi çalışanlarının erişim yetkilerini kötüye kullanarak veri paylaşması bu nitelikli hâlin tipik örneğidir.

Suçun mağduru, verileri hukuka aykırı biçimde paylaşılan veya ele geçirilen gerçek kişidir. Tüzel kişilere ait bilgiler kişisel veri kapsamında sayılmadığından, şirket bilgilerinin paylaşılması bu suçu değil, koşulları varsa ticari sır niteliğindeki bilgilerin açıklanması suçunu oluşturabilir. Ölen kişinin verileri bakımından ise yakınlarının şikayet hakkı tartışmalıdır, ancak suç resen takip edildiğinden ihbar üzerine soruşturma yürütülebilir.

Suçun Hukuki Konusu

Suçla korunan hukuki değer, Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunmasını isteme hakkıdır. Kişi, kendisine ait bilgilerin kimlerle, hangi amaçla ve ne ölçüde paylaşılacağını belirleme yetkisine sahiptir; bu yetkiye bilgisel kendini belirleme hakkı denir.

Suçun maddi konusu, belirli veya belirlenebilir bir gerçek kişiye ait her türlü kişisel veridir. Verinin dijital ortamda ya da kağıt üzerinde bulunması arasında fark yoktur. İkinci fıkra bakımından ise suçun konusu, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 236. maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları uyarınca kayda alınan beyan ve görüntülerdir.

Manevi Unsur

Kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçu yalnızca kasten işlenebilir; taksirle işlenmesi mümkün değildir. Fail, paylaştığı veya ele geçirdiği bilginin kişisel veri niteliğinde olduğunu ve bu fiilin hukuka aykırılığını bilerek hareket etmelidir.

Suçun oluşması için failin belirli bir saikle, örneğin çıkar sağlama veya mağduru zarara uğratma amacıyla hareket etmesi aranmaz. Bir arkadaşına yardım etmek amacıyla başkasının adres bilgisini paylaşan kişi de, kastı bulunduğu için bu suçtan sorumlu olur. Olası kastla işlenmesi de mümkündür; verinin başkalarının eline geçebileceğini öngörerek yine de paylaşan kişi sorumluluktan kurtulamaz.

Suçun Cezası Nedir?

Hâl (fıkra)CezaGörevli MahkemeŞikâyet / Uzlaşma
Temel hâl: verme, yayma, ele geçirme (TCK 136/1)2 – 4 yıl hapisAsliye cezaVerme ve ele geçirmede şikâyet aranmaz; uzlaştırma yok
Konu CMK 236/5-6 uyarınca kayda alınan beyan ve görüntüler (TCK 136/2)Ceza bir kat artırılır (4 – 8 yıl hapis)Asliye cezaVerme ve ele geçirmede şikâyet aranmaz; uzlaştırma yok
Kamu görevlisi tarafından görev yetkisi kötüye kullanılarak (TCK 137/1-a)Ceza yarı oranında artırılırAsliye ceza; 136/2 ile birlikte üst sınır 12 yıl olduğundan ağır cezaVerme ve ele geçirmede şikâyet aranmaz; uzlaştırma yok
Meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanılarak (TCK 137/1-b)Ceza yarı oranında artırılırAsliye ceza; 136/2 ile birlikte üst sınır 12 yıl olduğundan ağır cezaVerme ve ele geçirmede şikâyet aranmaz; uzlaştırma yok
Tüzel kişiler (TCK 140)Tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirleri——
Teşebbüs ve takdiri indirim (TCK 35, 62)Teşebbüste dörtte birden dörtte üçe kadar, takdiri indirimde altıda bire kadar indirimHâle göreHâle göre

Temel Halinin Cezası (136/1)

Suçun temel hâlinde öngörülen ceza, iki yıldan dört yıla kadar hapistir. Bu suç bakımından seçimlik adli para cezası öngörülmemiştir; hakim yalnızca hapis cezasına hükmedebilir. Ceza belirlenirken paylaşılan verinin niteliği, kaç kişiye ulaştığı, mağdurun uğradığı zararın ağırlığı ve failin kastının yoğunluğu dikkate alınır.

Uygulamada sabıkasız bir fail hakkında, tek bir kişiye ait sınırlı bir verinin paylaşılması gibi hafif nitelikteki olaylarda genellikle alt sınırdan hareket edilir. Takdiri indirim uygulandığında sonuç ceza bir yıl sekiz aya kadar inebilir. Ancak yüzlerce kişinin verisinin bir listede toplanıp satılması gibi ağır olaylarda üst sınıra yaklaşan cezalar verilmektedir.

Nitelikli Haller (136/2)

Maddenin ikinci fıkrasında tek bir nitelikli hâl düzenlenmiştir. Suçun konusunun, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 236. maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları uyarınca kayda alınan beyan ve görüntüler olması hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır. Söz konusu fıkralar, cinsel suç mağdurlarının ve çocukların beyanlarının görüntülü ve sesli olarak kayda alınmasına ilişkindir; bu kayıtların hassasiyeti nedeniyle kanun koyucu ağır bir yaptırım öngörmüştür.

Bunun yanında TCK 137. maddede, bu bölümdeki suçların tamamı için geçerli olan iki genel nitelikli hâl bulunmaktadır. Fiilin kamu görevlisi tarafından ve görevinin verdiği yetki kötüye kullanılarak ya da belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında artırılır.

Dikkat: Nitelikli hâller birlikte gerçekleşebilir. Örneğin bir kamu görevlisinin, cinsel suç mağduru çocuğun CMK uyarınca kayda alınmış beyanını dışarı sızdırması hâlinde hem 136/2 hem de 137. madde uygulanır ve sonuç ceza oldukça yükselir.

İndirim Halleri

TCK 136 bakımından kanunda özel bir indirim sebebi öngörülmemiştir. Bununla birlikte failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları ile cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri gözetilerek TCK 62 uyarınca altıda bire kadar takdiri indirim uygulanabilir.

Failin verileri kendiliğinden silmesi, mağdurdan özür dilemesi ve zararı gidermesi gibi somut davranışlar takdiri indirim değerlendirmesinde lehe kabul edilir. Ancak duruşmada yalnızca mahkemeyi etkilemeye yönelik şekli tutum ve davranışlar takdiri indirim nedeni olarak dikkate alınmaz.

Somut olayınızı birlikte değerlendirelim

Ceza hesabı; nitelikli hâller, artırım ve indirim nedenleriyle dosyadan dosyaya değişir.

Avukata Danışın

Suçun Özel Görünüş Biçimleri

Teşebbüs

Suç, seçimlik hareketli olduğundan teşebbüs bakımından her hareket ayrı değerlendirilir. Verme hareketinde, verinin muhataba ulaşması ile suç tamamlanır; gönderilen elektronik postanın alıcıya ulaşmadan engellenmesi hâlinde teşebbüsten söz edilir. Ele geçirme hareketinde ise verinin failin hakimiyet alanına girmesi anında suç tamamlanmış olur.

Yayma hareketinde suç, verinin belirsiz sayıda kişinin erişimine açılmasıyla tamamlanır. Sosyal medyada paylaşım yapılmak istenirken teknik bir engel nedeniyle içeriğin yüklenememesi hâlinde icra hareketleri elverişli biçimde başladığından teşebbüs hükümleri uygulanır ve ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar indirilir.

İştirak

Suça iştirak bakımından genel hükümler geçerlidir; müşterek faillik, azmettirme ve yardım etme mümkündür. Veri tabanına erişim yetkisi bulunan bir çalışanın verileri çekmesi ve bir başkasının bu verileri satması hâlinde her iki kişi de fiil üzerinde ortak hakimiyet kurduğundan müşterek fail olarak sorumlu tutulur.

Kendisinde erişim yetkisi bulunmayan bir kişinin, yetkili çalışanı veri paylaşmaya ikna etmesi azmettirme oluşturur ve azmettiren işlenen suçun cezasıyla cezalandırılır. Veriye erişim için gerekli şifreyi temin eden veya teknik destek sağlayan kişi ise yardım eden sıfatıyla sorumlu olur ve cezası yarı oranında indirilir.

İçtima (Zincirleme Suç ve Diğer Halleri)

Aynı suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı kişiye ait verilerin birden fazla kez paylaşılması hâlinde zincirleme suç hükümleri uygulanır; tek ceza verilir ancak bu ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Tek bir fiille birden fazla kişinin verilerinin paylaşılması durumunda da aynı kural geçerlidir; örneğin yüzlerce kişinin bilgisini içeren tek bir listenin paylaşılması tek suç sayılıp ceza artırılarak belirlenir.

Kişisel verinin ele geçirilmesi için bir bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girilmişse, TCK 243 ile TCK 136 arasında gerçek içtima uygulanır ve fail her iki suçtan ayrı ayrı cezalandırılır. Paylaşılan verinin içeriği aynı zamanda mağdurun onur ve saygınlığını rencide edici nitelikteyse hakaret suçu, özel hayata ilişkin görüntü veya ses ise özel hayatın gizliliğini ihlal suçu (TCK 134), kişiler arasındaki konuşmaların kaydı ise konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçu (TCK 133) ayrıca gündeme gelebilir; bu durumlarda fikri içtima kuralları gözetilerek değerlendirme yapılır.

Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Adli Para Cezasına Çevirme

Hapis cezasının adli para cezasına çevrilebilmesi için cezanın kısa süreli olması, yani bir yıl veya daha az olması gerekir. TCK 136 kapsamında hapis cezasının alt sınırı iki yıl olduğundan, takdiri indirim uygulansa dahi sonuç cezanın bir yılın altına inmesi kural olarak mümkün değildir.

Bu nedenle uygulamada bu suçtan verilen hapis cezalarının adli para cezasına çevrilmesi neredeyse hiç görülmez. Ancak teşebbüs veya yardım etme gibi cezayı önemli ölçüde indiren hâllerin birlikte gerçekleştiği istisnai durumlarda sonuç cezanın bir yılın altına inmesi ve para cezasına çevrilmesi teorik olarak mümkündür.

Erteleme

Hapis cezasının ertelenebilmesi için hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az olması, failin daha önce kasten işlediği bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olması ve mahkemede tekrar suç işlemeyeceği yönünde kanaat oluşması gerekir.

TCK 136 bakımından alt sınırdan ceza verilip takdiri indirim uygulandığında sonuç ceza bir yıl sekiz ay olabildiğinden, erteleme kararı verilmesi mümkündür. Uygulamada sabıkasız failler bakımından erteleme kararına sıkça rastlanır; ancak nitelikli hâllerin bulunduğu dosyalarda ceza iki yılı aştığından erteleme gündeme gelmez.

HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması)

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması, failin daha önce kasten bir suçtan mahkum olmaması ve mağdurun zararının giderilmesi koşullarına bağlıdır. Bu koşulların gerçekleşmesi hâlinde TCK 136 suçunda HAGB kararı verilebilir.

Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararından sonra HAGB, 7589 sayılı Kanun ile aynı içerikle yeniden düzenlenmiştir ve bugün de uygulanmaktadır. 1/6/2024 ve sonrasında verilen kararlarda sanığın kabulü aranmaz; karara karşı kanun yolu istinaftır (CMK 231/12).

Suçun Soruşturma ve Kovuşturma Aşamaları

Verme ve ele geçirme hâllerinde suç şikayete tabi olmadığından soruşturma, ihbar veya herhangi bir şekilde öğrenilmesi üzerine Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen başlatılır. Soruşturmada dijital delillerin toplanması büyük önem taşır; şüphelinin bilgisayarı, telefonu ve harici bellekleri üzerinde arama ve elkoyma tedbirleri uygulanarak bilirkişi incelemesi yaptırılır.

Veri sızıntısının nereden kaynaklandığının tespiti için kurum içi erişim kayıtları, log kayıtları ve IP adresi bilgileri istenir. Kişisel Verileri Koruma Kurumu’na yapılmış bir başvuru varsa, Kurul kararları ve teknik raporlar da dosyaya kazandırılır.

Soruşturma sonunda yeterli şüphe bulunması hâlinde iddianame düzenlenir ve asliye ceza mahkemesinde kovuşturma başlar. Kovuşturmada mağdurun beyanı, tanık anlatımları ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirilerek, verinin hukuka aykırı biçimde paylaşılıp paylaşılmadığı ve failin kastının bulunup bulunmadığı tespit edilir. Sanık bu aşamada savunma dilekçesi ile rıza, hukuka uygunluk ve kast yokluğu itirazlarını yazılı olarak sunabilir.

Asliye ceza mahkemesinin hükmüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf dilekçesi verilebilir (CMK 273/1); bölge adliye mahkemesinin temyize açık kararlarına karşı da iki hafta içinde temyiz dilekçesi ile Yargıtay’a başvurulur (CMK 291/1).

Suçta Gözaltı ve Tutukluluk Halleri

Suç üstü hâlinde veya gecikmesinde sakınca bulunan durumlarda şüpheli yakalanabilir ve Cumhuriyet savcısının kararıyla gözaltına alınabilir. Gözaltı süresi kural olarak yakalama anından itibaren yirmi dört saati geçemez.

TCK 136, CMK m.100/3’te sayılan katalog suçlar arasında yer almadığından tutuklama nedeni var sayılamaz. Tutuklama kararı verilebilmesi için kuvvetli suç şüphesinin yanında kaçma şüphesi ya da delilleri karartma tehlikesi gibi somut bir tutuklama nedeninin ayrıca ortaya konması gerekir.

Uygulamada bu suç bakımından tutuklama yerine yurt dışına çıkış yasağı, imza atma yükümlülüğü veya bilişim sistemlerinden uzak durma gibi adli kontrol tedbirleri tercih edilmektedir. Özellikle delillerin dijital ortamda toplanmış ve elkoyma işlemi tamamlanmış olması hâlinde delil karartma tehlikesi büyük ölçüde ortadan kalkacağından tutuklama ölçüsüz kabul edilir.

Uzlaşma, Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Etkin Pişmanlık ve Görevli Mahkeme

Uzlaşma Mümkün mü?

Kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçu, CMK 253. maddede sayılan uzlaştırma kapsamındaki suçlar arasında yer almaz. Bu nedenle taraflar anlaşsa dahi dosya uzlaştırma bürosuna gönderilmez ve yargılama devam eder.

Mağdurun zararının giderilmiş olması davayı düşürmez; ancak bu husus temel cezanın belirlenmesinde, takdiri indirim uygulanmasında ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması değerlendirmesinde failin lehine dikkate alınır.

Şikayet Süresi Ne Kadardır?

TCK 139. madde uyarınca, bu bölümdeki suçların soruşturulması ve kovuşturulması kural olarak şikayete bağlı olmakla birlikte, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme bu kuralın açık istisnasıdır; bu hâllerde şikayet süresi söz konusu değildir. İstisna hükmü “yayma” hareketini ayrıca saymadığından, veriler yayılmışsa mağdurun fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde (TCK 73/1) şikayette bulunması güvenli yoldur.

Verme ve ele geçirme hâllerinde mağdurun şikayetçi olmaması veya şikayetinden vazgeçmesi davanın düşmesine yol açmaz. Suç, dava zamanaşımı süresi içinde her zaman resen soruşturulabilir ve kovuşturulabilir.

Dava Zamanaşımı Süresi

TCK 136/1 bakımından hapis cezasının üst sınırı dört yıl olduğundan, TCK 66/1-e uyarınca dava zamanaşımı süresi sekiz yıldır. Bu süre, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden itibaren işlemeye başlar.

Nitelikli hâllerin bulunması durumunda cezanın üst sınırı beş yılı aşacağından zamanaşımı süresi on beş yıla çıkar; zira dava zamanaşımı belirlenirken dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâlleri de gözetilir. Zamanaşımını kesen işlemlerin varlığı hâlinde süre yeniden işlemeye başlar ancak kanuni sürenin en fazla yarısına kadar uzayabilir.

Etkin Pişmanlık Hükümleri

Kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçu bakımından kanunda özel bir etkin pişmanlık hükmü öngörülmemiştir. Bu nedenle failin verileri sonradan silmesi veya mağdurdan özür dilemesi tek başına cezasızlık ya da kanuni indirim sonucu doğurmaz.

Bununla birlikte failin verileri kendiliğinden imha etmesi, yayılmayı durdurmak için somut adımlar atması ve mağdurun zararını gidermesi, TCK 62 kapsamında takdiri indirim nedeni olarak değerlendirilebilir. Ayrıca bu davranışlar hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme kararlarında da failin lehine dikkate alınır.

Görevli Mahkeme Hangisidir?

TCK 136 kapsamındaki suçta öngörülen ceza miktarı gözetildiğinde görevli mahkeme kural olarak asliye ceza mahkemesidir. Ancak 136/2 hâlinde (4–8 yıl) ayrıca TCK 137 artırımı uygulanırsa cezanın üst sınırı on iki yıla çıkar ve on yılı aştığından görevli mahkeme ağır ceza mahkemesi olur (5235 sayılı Kanun m.12).

Yetkili mahkeme, kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesidir. Bilişim sistemleri üzerinden işlenen fiillerde verinin paylaşıldığı yer, failin bulunduğu yer veya sonucun meydana geldiği yer mahkemesi yetkili olabilir; bu durumda yetki uyuşmazlıkları genel hükümlere göre çözülür.

Sık Sorulan Sorular

Kişisel verileri paylaşmanın cezası nedir?

Kişisel verileri hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun konusu CMK uyarınca kayda alınan beyan ve görüntüler ise ceza bir kat artırılarak dört yıldan sekiz yıla kadar hapse çıkar. Fiilin kamu görevlisi veya meslek kolaylığından yararlanan kişilerce işlenmesi hâlinde ceza ayrıca yarı oranında artırılır.

Birinin telefon numarasını izinsiz paylaşmak suç mu?

Telefon numarası, belirli bir gerçek kişiyi tanımlamaya elverişli olduğundan kişisel veri niteliğindedir. Kişinin rızası olmaksızın ve hukuka uygun bir sebep bulunmaksızın numarasının bir başkasına verilmesi veya sosyal medyada paylaşılması TCK 136 kapsamında suç oluşturur. Numaranın daha önce kısmen bilinir olması, failin sorumluluğunu tek başına ortadan kaldırmaz.

Ekran görüntüsü paylaşmak kişisel veri ihlali sayılır mı?

Ekran görüntüsünün içeriği belirli bir kişiye ait kimlik, iletişim, sağlık veya finans bilgisi içeriyorsa ve rıza olmaksızın paylaşılmışsa TCK 136 kapsamında değerlendirilebilir. Görüntü bir yazışmanın içeriğine ilişkinse ayrıca haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu, özel hayata dair bir görüntü ise TCK 134 gündeme gelebilir. Her olayda paylaşılan içeriğin niteliği ayrıca incelenir.

Kişisel veri ihlali suçunda tutuklanır mı?

Bu suç katalog suçlardan olmadığından tutuklama nedeni var sayılamaz. Tutuklama için kuvvetli suç şüphesinin yanında kaçma veya delil karartma tehlikesi gibi somut bir nedenin ortaya konması gerekir. Uygulamada dijital delillere elkonulduktan sonra genellikle adli kontrol tedbirleriyle yetinilir.

Kişisel verilerim izinsiz paylaşıldı, ne yapmalıyım?

Paylaşımın ekran görüntüsünü, tarihini ve bağlantı adresini kaybetmeden kayıt altına alıp en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunabilirsiniz. Verme ve ele geçirme hâllerinde suç resen soruşturulur; paylaşım yayma niteliğindeyse şikayetin altı ay içinde yapılması güvenli yoldur. Ayrıca içeriğin kaldırılması için Kişisel Verileri Koruma Kurumu’na başvurabilir ve maddi manevi zararlarınız için ayrıca hukuk mahkemesinde tazminat davası açabilirsiniz.

Kaynaklar: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (mevzuat.gov.tr), 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu. Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Av. Umur Yıldırım
Av. Umur Yıldırım Kurucu Avukat İnceleyen: Av. Yakup Yıkılmaz, Kurucu Avukat
Profili görüntüleyin
Benzer

Makaleler

Yeni madde açıklamalarından ve mevzuat güncellemelerinden ilk siz haberdar olun.