İmar kirliliğine neden olma suçu, yapı ruhsatı alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapılması ya da yaptırılmasıyla, ruhsatsız şantiyelere elektrik, su veya telefon bağlantısına ve kullanma izni olmayan binalarda sınai faaliyete müsaade edilmesiyle işlenen ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 184. maddesinde düzenlenen bir suçtur. Ruhsatsız bina yapma ve şantiyeye bağlantı izni bir yıldan beş yıla, kullanma izni olmayan binada sınai faaliyete izin ise iki yıldan beş yıla kadar hapis gerektirir. Uygulamada “kaçak yapı”, “kaçak inşaat” ya da “ruhsatsız inşaat davası” olarak anılmaktadır. Suç CMK 100/3’teki katalogda yer almaz. Şikâyete bağlı değildir; belediyenin yapı tatil tutanağı ve suç duyurusu üzerine resen soruşturulur.
Kısa Cevap
TCK 184/1’e göre yapı ruhsatı alınmadan veya ruhsata aykırı bina yapan ya da yaptıran kişi bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası alır. Bu hüküm yalnız belediye sınırları içinde ve özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır (184/4). Bina imar planına ve ruhsata uygun hâle getirilirse dava açılmaz, açılmışsa düşer, verilen ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar (184/5). Suç şikâyete bağlı değildir, uzlaştırma ve önödeme yoktur. Davaya asliye ceza mahkemesi bakar, dava zamanaşımı sekiz yıldır. İki yılı aşmayan cezada erteleme ve HAGB, bir yılı aşmayan cezada adli para cezasına çevirme mümkündür.
Kanun Metni
Kaynak: mevzuat.gov.trBir cümleye tıklayın, ilgili açıklamaya gidin.
(2) Yapı ruhsatiyesi olmadan başlatılan inşaatlar dolayısıyla kurulan şantiyelere elektrik, su veya telefon bağlantısı yapılmasına müsaade eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
(3) Yapı kullanma izni alınmamış binalarda herhangi bir sınai faaliyetin icrasına müsaade eden kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(4) Üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır.
(5) Kişinin, ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi halinde, bir ve ikinci fıkra hükümleri gereğince kamu davası açılmaz, açılmış olan kamu davası düşer, mahkum olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar.
(6) İkinci ve üçüncü fıkra hükümleri, 12 Ekim 2004 tarihinden önce yapılmış yapılarla ilgili olarak uygulanmaz.
Kanun Gerekçesi
Gerekçe için tıklayınız
Madde metninde imar mevzuatında belirlenen usul ve koşullara aykırı olarak inşa faaliyetinde bulunmak, suç olarak tanımlanmıştır.
Birinci fıkradaki suç, yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapmak veya yaptırmakla oluşur. Böylece, sadece binayı inşa eden yüklenici, taşeron, usta veya kalfa değil; inşaatın sahibi de, bu suçtan dolayı fail olarak sorumlu tutulacaktır. Ayrıca, bu tür inşa faaliyetlerine kontrol ve denetim hizmeti veren teknik kişiler de bu suçtan dolayı fail sıfatıyla cezalandırılacaktır.
İkinci fıkrada; yapı ruhsatiyesi olmadan başlatılan inşaatlar dolayısıyla kurulan şantiyelere elektrik, su veya telefon bağlantısı yapılması ya da bu hizmetlerden yararlanılmasına müsaade edilmesi, ayrı bir suç olarak tanımlanmıştır.
Üçüncü fıkrada ise, yapı ruhsatiyesine dayalı olarak yapılmış olsun veya olmasın, yapı kullanma izni alınmamış binalara elektrik, su, telefon veya gaz bağlantısı yapılması veya bu hizmetlerden yararlanılmasına müsaade edilmesi, ayrı bir suç olarak tanımlanmıştır.
Dördüncü fıkraya göre, yapı kullanma izni alınmamış binalarda herhangi bir sınai veya ticari faaliyetin icrasına müsaade edilmesi, ayrı bir suç oluşturmaktadır.
Beşinci fıkrada bu madde hükümlerinin uygulanma alanı ile ilgili sınırlama getirilmiştir. Bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanabilecektir. Örneğin organize sanayi bölgeleri, özel imar rejimine tabi bölge niteliği taşımaktadır. Ancak, sınai ürünlerin üretiminin yapıldığı tesisler açısından bu sınırlama kabul edilmemiştir. Bu bakımdan, köy sınırları içinde inşa edilen, sınai ürünlerin üretiminin yapıldığı tesisler açısından da bu madde hükümleri uygulanabilecektir.
Suçun Hukuki Künyesi
| Künye Başlığı | Açıklama |
|---|---|
| Kanun Maddesi | 5237 sayılı TCK İkinci Kitap, Üçüncü Kısım (“Topluma Karşı Suçlar”), İkinci Bölüm (“Çevreye Karşı Suçlar”), 184. madde. |
| Şikayet | Şikâyete bağlı değildir; resen soruşturulur. Komşunun ya da belediyenin şikâyetten vazgeçmesi davayı düşürmez. |
| Zamanaşımı | 184/1-2-3: sekiz yıl (TCK 66/1-e); kesilme hâlinde en çok on iki yıl (TCK 67/4). |
| Tutuklama ve Adli Kontrol | CMK 100/3 katalogunda yoktur. Üst sınır beş yıl olduğundan tutuklama yasağı (CMK 100/4) uygulanmaz; tutuklama ancak somut kaçma veya delil karartma şüphesiyle mümkündür. |
| Uzlaşma | CMK 253/1 listesinde yoktur; uzlaştırma ve önödeme uygulanmaz (adli süreçteki çocuklar için 253/1-c saklı). |
| Etkin Pişmanlık | 184/1-2: binanın imar planına ve ruhsata uygun hâle getirilmesi → dava açılmaz, düşer, ceza bütün sonuçlarıyla kalkar (184/5) · 184/3: etkin pişmanlık yok. |
| İndirim | Maddeye özgü indirim yoktur. Teşebbüs (TCK 35), yaş küçüklüğü (TCK 31) ve takdiri indirim (TCK 62) genel hükümlere göre uygulanır. |
| Memuriyete Etkisi | Suç 657 sayılı Kanun m.48/A-5’te ayrıca sayılmamıştır; kasten işlenen suçtan bir yıl veya daha fazla hapis cezası memuriyete engeldir. 184/1’in alt sınırı bir yıl olduğundan indirimsiz mahkûmiyet bu sınıra ulaşır; HAGB kararı mahkûmiyet sayılmaz. |
| Görevli Mahkeme | 184/1-2-3: asliye ceza mahkemesi; fail çocuksa çocuk mahkemesi. |
Suçun Şartları ve Unsurları Nelerdir?
İmar kirliliğine neden olma suçu, TCK 184’te üç ayrı seçimlik hâl olarak düzenlenmiştir. Birinci fıkrada fiil, yapı ruhsatı alınmadan ya da alınan ruhsata aykırı olarak bina yapmak veya yaptırmaktır. 3194 sayılı İmar Kanununun 21. maddesine göre kapsamdaki bütün yapılar için belediye veya valilikten yapı ruhsatı alınması zorunludur; ruhsatlı yapıda yapılan değişiklik de yeniden ruhsata bağlıdır. Aynı madde sıva, boya, doğrama, tesisat tamiri ve taşıyıcı unsuru etkilemeyen tadilat gibi işleri ruhsattan muaf tutar. Ruhsata tabi olmayan bir iş yapılmışsa suç oluşmaz.
Kanun “yapı” değil “bina” sözcüğünü kullanır. İmar Kanununun 5. maddesi binayı, kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü, insanların içine girebileceği ve oturma, çalışma, dinlenme gibi amaçlarla ya da hayvan ve eşyanın korunması için kullanılan yapı olarak tanımlar. Bu nedenle bina niteliği taşımayan bahçe duvarı, tel çit veya istinat duvarı gibi imalatlar, idari yaptırım gerektirse bile 184/1’i oluşturmaz. Yargıtay, bina vasfında olmayan, taşıyıcı unsuru etkilemeyen ve kapalı alan kazandırmayan tadilattan dolayı verilen beraati onamıştır; künyesi aşağıda Yargıtay Kararları bölümündedir. Ruhsatlı binada kapalı alan kazandıran kat ilavesi, çatı katının bağımsız bölüme çevrilmesi ya da projeye aykırı çıkma ise ruhsata aykırılık olarak suç kapsamına girer.
İkinci fıkrada, yapı ruhsatı olmadan başlatılan inşaat için kurulan şantiyeye elektrik, su veya telefon bağlantısı yapılmasına müsaade etmek cezalandırılır. Üçüncü fıkrada ise yapı kullanma izni alınmamış bir binada sınai faaliyetin yürütülmesine müsaade etmek suçtur. Dördüncü fıkraya göre birinci ve ikinci fıkra ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır; kanun gerekçesi organize sanayi bölgelerini özel imar rejimine örnek gösterir. Üçüncü fıkra bu sınırlamaya tabi değildir, köy sınırları içindeki sınai tesisler için de uygulanır.
Fail ve Mağdur
Suçu herkes işleyebilir. Kanun gerekçesine göre birinci fıkrada yalnız binayı inşa eden müteahhit, taşeron, usta veya kalfa değil, inşaatın sahibi de “yaptıran” olarak fail sıfatıyla sorumludur; inşaata kontrol ve denetim hizmeti veren teknik kişiler de fail olabilir. Tapuda malik görünmek tek başına yeterli değildir; inşaatı kimin yaptırdığı tanık, sözleşme ve belediye kayıtlarıyla ayrıca gösterilmelidir. Hisseli taşınmazda inşaata katılmayan paydaş sorumlu tutulamaz. İkinci ve üçüncü fıkralarda fail, bağlantıya veya faaliyete müsaade eden kişidir; bu kişi çoğu zaman bağlantıyı onaylayan kurum görevlisi ya da binayı faaliyete açan yetkilidir. Suçun mağduru toplumdur.
Suçun Hukuki Konusu
Korunan hukuki değer, çevre ve sağlıklı kentleşme düzenidir; kanun bu suçu “Çevreye Karşı Suçlar” bölümünde düzenlemiştir. Plansız ve denetimsiz yapılaşmanın can ve mal güvenliğine, altyapıya ve kentin dokusuna verdiği zararın önlenmesi amaçlanır. Birinci fıkrada maddi konu ruhsatsız veya ruhsata aykırı binadır; ikinci fıkrada şantiyeye yapılan bağlantı, üçüncü fıkrada kullanma izni olmayan binadaki sınai faaliyettir.
Manevi Unsur
Suç yalnız kastla işlenir; fail ruhsat olmadığını ya da yapılan işin ruhsata aykırı olduğunu bilerek hareket etmelidir. Olası kast (sonucu öngörüp kabullenme) da yeterlidir; bu hâlde temel ceza TCK 21/2 uyarınca üçte birden yarıya kadar indirilir. Taksirli hâli düzenlenmemiştir. Ruhsat başvurusunun onaylandığı, projenin uygun olduğu ya da yapılan işin ruhsattan muaf olduğu yönündeki kaçınılmaz bir yanılgı kastı kaldırabilir (TCK 30/1); bu durum belediye yazışmalarıyla desteklenmelidir.
Dikkat: Belediyenin 3194 sayılı Kanunun 32. maddesine göre verdiği yıkım kararı ve 42. maddesine göre encümence verilen idari para cezası ceza davasından bağımsızdır. İdari para cezasının ödenmesi ya da yıkım kararına karşı idari yargıda dava açılması ceza davasını sona erdirmez; davayı düşüren yol 184/5’teki uygun hâle getirmedir.
Suçun Cezası Nedir?
TCK 184 fıkraya göre bir yıldan beş yıla ve iki yıldan beş yıla kadar hapis öngörür; aşağıdaki tablo her hâlin cezasını, görevli mahkemesini ve şikâyet ile uzlaşma durumunu gösterir.
| Hâl (fıkra) | Ceza | Görevli Mahkeme | Şikâyet / Uzlaşma |
|---|---|---|---|
| Ruhsatsız veya ruhsata aykırı bina yapma, yaptırma (184/1) | Bir yıldan beş yıla kadar hapis | Asliye ceza | Şikâyet aranmaz / uzlaştırma yok |
| Ruhsatsız şantiyeye elektrik, su, telefon bağlantısına müsaade (184/2) | Bir yıldan beş yıla kadar hapis | Asliye ceza | Şikâyet aranmaz / uzlaştırma yok |
| Kullanma izni olmayan binada sınai faaliyete müsaade (184/3) | İki yıldan beş yıla kadar hapis | Asliye ceza | Şikâyet aranmaz / uzlaştırma yok |
| İmar planına ve ruhsata uygun hâle getirme (184/5) | 184/1-2: dava açılmaz, düşer; ceza bütün sonuçlarıyla kalkar | Davanın görüldüğü mahkeme | Şikâyet aranmaz / uzlaştırma yok |
| Teşebbüs (TCK 35/2) | Cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir | Asliye ceza | Şikâyet aranmaz / uzlaştırma yok |
Temel Halinin Cezası (184/1)
Ruhsatsız veya ruhsata aykırı bina yapan ya da yaptıran kişi bir yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır; adli para cezası seçeneği yoktur. Temel ceza TCK 61/1’deki ölçütlere göre belirlenir: aykırılığın büyüklüğü, kazanılan kapalı alan, kat sayısı, yapının can ve mal güvenliğine etkisi ve imar planındaki kullanım amacına uygunluğu gözetilir. Küçük bir ruhsata aykırılık ile ruhsatsız çok katlı bina aynı ölçüde cezalandırılmaz; alt sınırdan uzaklaşılıyorsa gerekçe gösterilmelidir.
Nitelikli Haller (184/2-3)
İkinci fıkradaki bağlantıya müsaade, birinci fıkra hükmüne göre bir yıldan beş yıla kadar hapisle cezalandırılır. Üçüncü fıkradaki sınai faaliyete müsaade ise iki yıldan beş yıla kadar hapis gerektirir; alt sınırı daha yüksek olan bu hâl, maddenin en ağır cezalı fıkrasıdır. Altıncı fıkraya göre ikinci ve üçüncü fıkralar 12 Ekim 2004 tarihinden önce yapılmış yapılar için uygulanmaz. Maddede ayrıca ağırlaştırıcı bir sebep öngörülmemiştir.
İndirim Halleri
Maddeye özgü indirim yoktur; 184/5 indirim değil, cezayı tamamen ortadan kaldıran bir sebeptir. Fiili on iki ile on sekiz yaş arasında işleyen çocuk hakkında TCK 31’deki indirimler uygulanır. Failin geçmişi, yargılama sürecindeki tutumu, aykırılığı kısmen gidermesi ve cezanın geleceğine etkisi gözetilerek altıda bire kadar takdiri indirim yapılabilir (TCK 62). Haksız tahrik (TCK 29) bu suçun yapısına uygun değildir.
Somut olayınızı birlikte değerlendirelim
Ceza hesabı; nitelikli hâller, artırım ve indirim nedenleriyle dosyadan dosyaya değişir.
Suçun Özel Görünüş Biçimleri
Teşebbüs
Birinci fıkradaki suç, ruhsatsız veya ruhsata aykırı inşaat faaliyetinin bina niteliği kazanacak aşamaya ulaşmasıyla tamamlanır. İnşaata başlanmış ancak yapı bina niteliği kazanmadan belediyece durdurulmuşsa teşebbüs tartışılır ve TCK 35/2 uyarınca ceza dörtte birden dörtte üçe kadar indirilir. Hangi aşamada olunduğu, belediyenin yapı tatil tutanağındaki inşaat durumu ve keşif sonucu alınan bilirkişi raporuyla belirlenir.
İştirak
Yapı sahibi, müteahhit ve fenni mesul birlikte hareket etmişse her biri TCK 37 uyarınca fail olarak sorumludur. Arsa sahibinin yalnız taşınmazın sahibi olması iştirak için yeterli değildir; inşaatı yaptırmaya yönelik kararı ya da katkısı gösterilmelidir. Ruhsatsız yapıyı bilerek finanse eden ya da malzeme sağlayan kişi yardım eden (TCK 39) olarak sorumlu tutulabilir. 184/5’teki uygun hâle getirme, iştirak edenlerin hepsi için sonuç doğurur.
İçtima (Zincirleme Suç ve Diğer Halleri)
Uygulamada suç, inşaat faaliyeti sürdükçe devam eden kesintisiz suç olarak değerlendirilir; aynı binada inşaat boyunca yapılan imalatlar tek suç oluşturur. Bina tamamlandıktan sonra ayrı bir suç işleme kararıyla yeni bir kat ya da ek bina yapılması ise yeni bir suçtur. Farklı zamanlarda aynı suç işleme kararının icrası kapsamında kalan imalatlarda zincirleme suç (TCK 43/1) değerlendirilir ve ceza dörtte birden dörtte üçe kadar artırılır.
Belediyenin yapı tatil tutanağıyla mühürlediği inşaata devam edilmesi ayrıca mühür bozma suçunu oluşturur ve iki suçtan ayrı ayrı ceza verilir. Şantiyeye abonesiz ya da sayaçsız elektrik veya su çeken yapı sahibi hakkında 184/2 değil, karşılıksız yararlanma suçu gündeme gelir. Kaçak yapıyı bildiği hâlde tespit etmeyen ya da tutanak düzenlemeyen belediye görevlisi ise ayrıca görevi kötüye kullanma suçu yönünden değerlendirilir.
Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
Adli Para Cezasına Çevirme
TCK 50/1 ve 49/2’ye göre bir yıl veya daha az süreli hapis cezası adli para cezasına ya da diğer seçenek yaptırımlara çevrilebilir. 184/1 ve 184/2’de alt sınırdan verilen bir yıllık ceza ya da takdiri indirimle bir yılın altına inen ceza çevrilebilir. 184/3’te alt sınır iki yıl olduğundan ceza ancak teşebbüs veya yaş küçüklüğü gibi indirimlerle bir yılın altına inerse çevrilebilir. Kanun bu suçta seçimlik adli para cezası öngörmediğinden doğrudan para cezası verilemez.
Erteleme
TCK 51/1’e göre iki yıl veya daha az hapis cezası ertelenebilir; fiili on sekiz yaşından küçükken ya da altmış beş yaşını bitirmişken işleyen için sınır üç yıldır. 184/1 ve 184/2’de iki yılı aşmayan cezalar, kişinin daha önce kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapse mahkûm edilmemiş olması ve olumlu kanaat şartıyla ertelenebilir. 184/3’te alt sınırdan verilen iki yıllık ceza da erteleme sınırı içindedir. Mahkeme ertelemeyi yapının uygun hâle getirilmesi gibi bir yükümlülüğe bağlayabilir (TCK 51/2).
HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması)
CMK 231/5’e göre hükmolunan ceza iki yıl veya daha az hapis ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olması ve yeniden suç işlemeyeceği kanaati aranır; CMK 231/6-c’deki zararın giderilmesi şartı, somut ve ölçülebilir bir zarar yoksa engel oluşturmaz. Denetim süresi beş yıldır (CMK 231/8), karara karşı istinaf yoluna gidilir (CMK 231/12). HAGB 7589 sayılı Kanunla aynı içerikle yeniden düzenlenmiş olup bugün de uygulanmaktadır.
Suçun Soruşturma ve Kovuşturma Aşamaları
Soruşturma çoğunlukla belediyenin ya da valiliğin 3194 sayılı Kanunun 32. maddesine göre düzenlediği yapı tatil tutanağı ve suç duyurusuyla başlar; komşu ihbarı ve kat malikinin şikâyeti de sık rastlanan başlangıçlardır. Tipik deliller yapı tatil tutanağı ve fotoğraflar, encümen kararı, ruhsat ve onaylı proje, imar durumu belgesi, tapu kaydı, belediye sınırına ilişkin yazı, uydu ve hava fotoğrafları ile keşif sonucu alınan inşaat mühendisi veya şehir plancısı bilirkişi raporudur. Savcılık soruşturmada binanın uygun hâle getirilip getirilmediğini belediyeden sormalıdır; uygun hâle getirme belgelenmişse 184/5 gereği kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir.
İddianame asliye ceza mahkemesine verilir. Kovuşturmada en çok tartışılan konular, yapılan imalatın bina niteliği taşıyıp taşımadığı, aykırılığın ruhsata tabi bir iş olup olmadığı, inşaatı kimin yaptırdığı, taşınmazın belediye sınırları veya özel imar rejimi içinde kalıp kalmadığı ve suç tarihidir. Bu nedenle mahkemenin yerinde keşif yapıp bilirkişi raporu alması ve belediyeden uygun hâle getirme durumunu sorması gerekir. 3194 sayılı Kanunun geçici 16. maddesine göre yapı kayıt belgesi alınmış yapılarda Yargıtay, imalatın belgeden sonra yapılıp yapılmadığının keşifle araştırılmasını istemektedir.
Hükme karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinafa başvurulabilir (CMK 273/1). Ceza beş yıl veya daha az olduğundan bölge adliye mahkemesinin istinafı esastan reddeden kararı (CMK 286/2-a), cezayı artırmayan kararı (286/2-b) ve beraate karşı istinafı esastan reddeden kararı (286/2-g) temyiz edilemez; temyiz, bölge adliye mahkemesinin ilk kez mahkûmiyet kurduğu ya da cezayı artırdığı durumlarda açıktır. İmar kirliliğine neden olma suçu için hazırlanmış savunma dilekçesi örneği, istinaf dilekçesi örneği ve temyiz dilekçesi örneği sitemizde yer alır.
Suçta Gözaltı ve Tutukluluk Halleri
CMK 91/1’e göre gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkime gönderilme için zorunlu süre hariç yirmi dört saattir; bu yol süresi on iki saati geçemez. İmar kirliliğine neden olma suçu nedeniyle yürütülen dosyalarda gözaltı istisnaidir; şüpheliler genellikle tutanak üzerine ifadeye çağrılır.
Suç CMK 100/3’teki katalog suçlardan değildir. Üst sınır beş yıl olduğundan CMK 100/4’teki tutuklama yasağı uygulanmaz; ancak tutuklama için kaçma veya delil karartma şüphesini gösteren somut olgular gerekir ve ölçülülük ilkesi gereği bu suçta tutuklama çok nadirdir. Azami tutukluluk soruşturmada altı ay, kovuşturmada bir yıl olup zorunlu hâllerde altı ay uzatılabilir (CMK 102/1, 102/4). Adli kontrole hâkim karar verir.
Uzlaşma, Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Etkin Pişmanlık ve Görevli Mahkeme
Uzlaşma Mümkün mü?
Uzlaştırma uygulanmaz. TCK 184, CMK 253/1-b’deki listede sayılmamıştır ve şikâyete bağlı olmadığından 253/1-a kapsamına da girmez. Fail adli süreçteki bir çocuksa ve mağdur gerçek kişi ya da özel hukuk tüzel kişisiyse CMK 253/1-c gündeme gelebilir; ancak bu suçun mağduru toplum olduğundan bu ihtimal pratikte sınırlıdır. Önödeme (TCK 75) ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi (CMK 171/2) de üst sınır nedeniyle uygulanmaz.
Şikayet Süresi Ne Kadardır?
Şikâyet süresi yoktur. Suç resen soruşturulduğundan TCK 73’teki altı aylık süre uygulanmaz; komşunun, kat malikinin ya da belediyenin şikâyetten vazgeçmesi davayı sona erdirmez.
Dava Zamanaşımı Süresi
Üç fıkranın da üst sınırı beş yılı geçmediğinden dava zamanaşımı sekiz yıldır (TCK 66/1-e). Kesen işlemler varsa süre en fazla yarısı kadar uzayarak on iki yıla ulaşır (TCK 67/4). Kesintisiz suç kabul edildiğinden süre, inşaat faaliyetinin sona erdiği ya da durdurulduğu günden işlemeye başlar (TCK 66/6). Suç tarihi bu nedenle bilirkişi raporu, uydu görüntüsü ve belediye kayıtlarıyla belirlenmelidir.
Etkin Pişmanlık Hükümleri
TCK 184/5’e göre kişi, ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hâle getirirse birinci ve ikinci fıkra yönünden kamu davası açılmaz, açılmış olan kamu davası düşer, mahkûm olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar. Uygun hâle getirme hükümden sonra da sonuç doğurur. Aykırı kısmın yıkılması ya da sonradan ruhsat alınması bu kapsamda değerlendirilir; uygunluk belediye tutanağı veya yazısıyla ve gerekirse keşifle belgelenmelidir. Üçüncü fıkradaki suç için etkin pişmanlık hükmü bulunmamaktadır.
Görevli Mahkeme Hangisidir?
Davaya asliye ceza mahkemesi bakar. 5235 sayılı Kanunun 12. maddesi ağır ceza mahkemesini on yıldan fazla hapis gerektiren suçlarla ve sayılan suçlarla görevli kılar; TCK 184 bunlar arasında değildir. Fail çocuksa çocuk mahkemesi görevlidir. Hükme karşı istinaf süresi gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftadır (CMK 273/1).
Yargıtay Kararları
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 02.05.2023 tarihli, 2022/15420 E., 2023/17753 K.
Sanık, apartmanın ortak kullanım alanı olan kömürlüğü ruhsat ve eklerine aykırı biçimde işgal edip kiraya verdiği iddiasıyla yargılanmış, yerel mahkeme bozma sonrası yaptığı keşifte alınan bilirkişi raporuna dayanarak beraat kararı vermişti. Daire, yapılan tadilatın bina vasfında olmadığını, taşıyıcı unsuru olumsuz etkilemediğini ve kapalı alan kazanılmadığını esas alarak katılanın temyizini reddetmiş ve beraati onamıştır. Karar, ruhsata aykırılığın her hâlde suç oluşturmadığını, bina niteliği ve kapalı alan ölçütünün belirleyici olduğunu gösterir.
… yapılan tadilat ve inşaat faaliyetinin bina vasfında olmayıp binanın taşıyıcı unsurunu olumsuz etkileyen işlemlerden olmadığı, ortak alana özel kullanım amaçlı tadilat ile el atılmış ise de kapalı alan kazanılmadığının tespit edilmesi …
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 20.02.2024 tarihli, 2024/1119 E., 2024/1974 K.
Dükkânlarda proje dışı eklenti ve ilaveler yapıldığı iddiasıyla başlayan soruşturmada savcılık, belediye tutanaklarına göre aykırılıkların giderildiğini kabul ederek TCK 184/5 gereği kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiş, itiraz da reddedilmişti. Daire, kanun yararına bozma istemini kabul ederek tapu kaydının getirtilmesi ve yerinde uzman bilirkişiyle keşif yapılması gerektiğini, bunlar yapılmadan verilen kararın eksik soruşturmaya dayandığını belirtmiştir. Uygun hâle getirme iddiası bu nedenle keşif ve bilirkişi raporuyla belgelenmelidir.
… suça konu yapıların bulunduğu taşınmazın tapu kaydının getirtilerek şikâyete konu taşınmazın bulunduğu yerde uzman bilirkişi aracılığıyla keşif yapılmak suretiyle bilirkişi raporu aldırılması ve sonucuna göre şüpheliler hakkında karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır …
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 13.02.2024 tarihli, 2023/17037 E., 2024/1602 K.
Apartmanın ortak alanına garaj ve balkon yapıldığı iddiasında savcılık, şüphelilerin yapı kayıt belgesi aldığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar vermişti. Daire, imar kirliliği yönünden kanun yararına bozma istemini kabul etmiş; keşifle imalatların yapı kayıt belgesinden sonra yapılıp yapılmadığının, sonra yapılmışsa bina vasfında olup olmadığının ve taşıyıcı unsuru ya da ruhsat eki projeleri değiştirip değiştirmediğinin araştırılması gerektiğini vurgulamıştır. Aynı kararda tehdit suçuna ilişkin bozma istemi ise reddedilmiştir.
… şikayet konusu yerde keşif yapılıp suça konu yerlerin yapı kayıt belgesi alındıktan sonra yapılıp yapılmadığı hususunun araştırılması, yapı kayıt belgesi alındıktan sonra yapıldığının tespit edilmesi halinde imalatların bina vasfında olup olmadığı, taşıyıcı unsuru etkileyen ve/veya inşaat alanını ve ruhsat eki projelerini değiştiren işlemler olup olmadığının belirlenmesi gerektiği …
Sık Sorulan Sorular
Kaçak yapının cezası kaç yıl?
TCK 184/1’e göre ruhsatsız veya ruhsata aykırı bina yapan ya da yaptıran kişi bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası alır. Kanunda adli para cezası seçeneği yoktur; bir yıl veya daha az ceza verilirse paraya çevrilebilir. İki yılı aşmayan cezada erteleme ve HAGB mümkündür.
Köyde ruhsatsız ev yapmak suç mu?
Birinci fıkra yalnız belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır (TCK 184/4). Bu alanların dışında kalan bir köyde yapılan ruhsatsız konut bu suçu oluşturmaz; ancak büyükşehir belediyesi bulunan illerde eski köyler 6360 sayılı Kanunla mahalleye dönüştüğünden ve büyükşehir belediye sınırı il sınırı olduğundan, bu illerde yapılan ruhsatsız bina belediye sınırları içinde sayılır. Kullanma izni olmayan binada sınai faaliyete müsaade eden kişi ise köyde de cezalandırılır.
Kaçak yapıyı yıkarsam dava düşer mi?
Bina imar planına ve ruhsata uygun hâle getirilirse kamu davası düşer, verilmiş ceza da bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar (TCK 184/5). Ruhsata aykırı kısmın yıkılması bu sonucu doğurabilir. Uygunluğun belediye tutanağıyla belgelenip mahkemeye sunulması gerekir.
İmar kirliliği suçunda uzlaşma var mı?
Hayır, suç CMK 253’teki uzlaştırma listesinde yer almaz ve şikâyete bağlı değildir. Önödeme de uygulanmaz. Davayı sona erdiren yol, binanın imar planına ve ruhsata uygun hâle getirilmesidir.
Belediyenin verdiği idari para cezası ceza davasını etkiler mi?
Hayır, 3194 sayılı Kanunun 42. maddesine göre verilen idari para cezası ceza davasından bağımsızdır. Cezanın ödenmesi ya da iptal davası açılması kamu davasını düşürmez. İki yaptırım birlikte uygulanabilir.