Eziyet suçu, bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştirmekle oluşan ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 96. maddesinde düzenlenen bir suçtur. Temel hâlde iki yıldan beş yıla kadar hapis öngörülür; mağdur kadınsa alt sınır iki yıl altı aydır. Suç çocuğa, kendini savunamayacak kişiye, gebe kadına, üstsoy, altsoy, babalık, analık, eş ya da boşanılan eşe karşı işlenirse ceza üç yıldan sekiz yıla kadar hapistir. Uygulamada “sistematik şiddet”, “aile içi eziyet” ya da “psikolojik işkence” gibi adlarla anılmaktadır. Suç CMK 100/3’teki katalogda yer almaz, şikâyete bağlı değildir ve resen soruşturulur.
Kısa Cevap
TCK 96’ya göre insan onuruyla bağdaşmayan, mağdura bedensel veya ruhsal acı veren ya da onu aşağılayan davranışların belli bir süreç içinde sistematik biçimde uygulanması eziyet suçunu oluşturur. Ceza temel hâlde iki ila beş yıl, nitelikli hâllerde üç ila sekiz yıl hapistir. Suç şikâyete bağlı değildir, uzlaştırma kapsamında yer almaz ve mağdurun vazgeçmesi davayı düşürmez. Katalog suç değildir; ancak üst sınır iki yılı aştığından tutuklama yasağı da uygulanmaz. HAGB ve erteleme sonuç ceza iki yıl veya altına indiğinde, adli para cezasına çevirme ancak bir yıl veya altına indiğinde mümkündür. Her iki fıkrada görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir.
Kanun Metni
Kaynak: mevzuat.gov.trBir cümleye tıklayın, ilgili açıklamaya gidin.
(2) Yukarıdaki fıkra kapsamına giren fiillerin;
- Çocuğa, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye ya da gebe kadına karşı,
- Üstsoy veya altsoya, babalık veya analığa ya da eşe veya boşandığı eşe karşı, İşlenmesi halinde, kişi hakkında üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Kanun Gerekçesi
Gerekçe için tıklayınız
Madde metninde eziyet suçu tanımlanmıştır.
Eziyet olarak, bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışlarda bulunulması gerekir. Aslında bu fiiller de kasten yaralama, hakaret, tehdit, cinsel taciz niteliği taşıyabilirler. Ancak, bu fiiller, ani olarak değil, sistematik bir şekilde ve belli bir süreç içinde işlenmektedirler. Bir süreç içinde süreklilik arzeder bir tarzda işlenen eziyetin özelliği, işkence gibi, kişinin psikolojisi ve ruh sağlığı üzerindeki tahrip edici etkilerinin olmasıdır. Bu etkilerin uzun bir süre ve hatta hayat boyu devam etmesi, eziyetin bu kapsamda işlenen fiillere nazaran daha ağır ceza yaptırımı altına alınmasını gerektirmiştir.
Maddenin ikinci fıkrasında, eziyet suçunun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli unsurları belirlenmiştir. Bu unsurlara ilişkin açıklama için, kasten yaralama suçunun gerekçesine bakılmalıdır.
Suçun Hukuki Künyesi
| Künye Başlığı | Açıklama |
|---|---|
| Kanun Maddesi | 5237 sayılı TCK İkinci Kitap, “Kişilere Karşı Suçlar” kısmının “İşkence ve Eziyet” başlıklı üçüncü bölümünde, 96. maddede düzenlenmiştir. |
| Şikayet | Şikâyete bağlı değildir; mağdurun şikâyetten vazgeçmesi ya da barışma davayı düşürmez. |
| Zamanaşımı | 96/1: sekiz yıl (TCK 66/1-e) · 96/2: on beş yıl (TCK 66/1-d). |
| Tutuklama ve Adli Kontrol | CMK 100/3 katalogunda yoktur; tutuklama için kaçma veya delil karartma şüphesi somut olgularla gösterilmelidir. Üst sınır iki yılı aştığından tutuklama yasağı uygulanmaz. Adli kontrol ve 6284 sayılı Kanundaki koruyucu tedbirler uygulanabilir. |
| Uzlaşma | Yoktur; suç CMK 253/1-b listesinde sayılmamıştır ve şikâyete bağlı değildir. |
| Etkin Pişmanlık | Kanunda bu suça özgü etkin pişmanlık hükmü bulunmamaktadır. |
| İndirim | Maddeye özgü indirim yoktur; haksız tahrik (TCK 29), yaş küçüklüğü (TCK 31) ve takdiri indirim (TCK 62) genel hükümlere göre uygulanır. |
| Memuriyete Etkisi | Kasıtlı suç olduğundan bir yıl veya daha fazla hapis cezasına mahkûmiyet, 657 sayılı Kanun m.48/A-5 uyarınca memuriyete engeldir. |
| Görevli Mahkeme | 96/1 ve 96/2: asliye ceza mahkemesi (üst sınır on yılı geçmez); suça sürüklenen çocukta çocuk mahkemesi. |
Suçun Şartları ve Unsurları Nelerdir?
TCK 96/1, “bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları” gerçekleştirmeyi suç olarak tanımlar ve hareketi sınırlamaz; dövmek, aç bırakmak, uyutmamak, sürekli aşağılamak, kapatmak, soğukta bekletmek ya da başkalarının önünde küçük düşürmek bu davranışlara örnektir. Madde gerekçesi, bu fiillerin tek tek kasten yaralama, hakaret, tehdit veya cinsel taciz niteliği taşıyabileceğini, eziyeti ayıran özelliğin ise ani değil, sistematik biçimde ve belli bir süreç içinde işlenmeleri olduğunu belirtir.
Bu nedenle tek bir tartışmada yaşanan dövme ya da hakaret kural olarak eziyet değil, ilgili suçtur. Suçun oluşması için davranışların insan onuruyla bağdaşmayacak yoğunlukta olması, mağdurda bedensel veya ruhsal acı ya da aşağılanma yaratması ve bir süreklilik göstermesi aranır. Davranışların ne kadar süre ve sıklıkta tekrarlandığı, mağdurun bu süreçten kurtulma imkânı ve ruh sağlığı üzerindeki etkisi somut olayda birlikte değerlendirilir.
Eziyet bir sağlık zararı neticesi aramaz; mağdurun acı çekmesine elverişli davranışların gerçekleştirilmesi yeterlidir. Uygulamada mağdurun ruhsal durumuna ilişkin psikiyatri raporu, sürecin varlığını ve etkisini göstermek için sık başvurulan bir delildir, ancak suçun unsuru değildir.
Fail ve Mağdur
Fail herkes olabilir. Kamu görevlisinin aynı nitelikteki davranışları ise işkence suçunu (TCK 94) oluşturur ve buna iştirak eden diğer kişiler de kamu görevlisi gibi cezalandırılır (TCK 94/4). Eziyet bu yönüyle işkencenin kamu görevlisi dışındaki kişilerce işlenen karşılığıdır. Mağdur her gerçek kişidir; mağdurun kadın olması 96/1’de alt sınırı iki yıl altı aya çıkarır.
96/2-a’da mağdur çocuk, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumdaki kişi ya da gebe kadındır. 96/2-b’de fail ile mağdur arasında üstsoy, altsoy, babalık, analık, eş veya boşanılan eş ilişkisi vardır. Kasten yaralamadaki 86/3-a’dan farklı olarak üvey ana ve üvey baba ilişkisi (babalık, analık) burada açıkça sayılmış, kardeş ise sayılmamıştır. Kardeşe karşı eziyet, mağdur kendini savunamayacak durumda değilse 96/1 kapsamında kalır.
Suçun Hukuki Konusu
Korunan hukuki değer insan onuru ile kişinin bedensel ve ruhsal bütünlüğüdür. Gerekçe, süreç içinde işlenen eziyetin işkence gibi kişinin psikolojisi ve ruh sağlığı üzerinde uzun süren, hatta ömür boyu devam edebilen tahrip edici etkilerine dikkat çeker. Suçun maddi konusu mağdurun bedeni ve ruh varlığıdır.
Manevi Unsur
Suç yalnız kastla işlenir. Fail davranışlarının mağdura acı vereceğini veya onu aşağılayacağını bilmeli ve istemelidir; olası kast (sonucu öngörüp kabullenme) hâlinde TCK 21/2 gereği temel cezada indirim yapılır. Taksirli hâli düzenlenmediğinden TCK 22/1 gereği cezalandırılmaz. Kanun ayrıca özel bir amaç aramaz; “terbiye etmek” ya da “disiplin sağlamak” saiki kastı ortadan kaldırmaz.
Dikkat: Eziyet ile TCK 232’deki kötü muamele suçu en sık karıştırılan iki suçtur. Kötü muamele aynı konutta birlikte yaşanan kişiye karşı insan onuruna yakışmayan davranışları kapsar ve iki aydan bir yıla kadar hapis öngörür; davranışlar sistematik bir acı çektirme sürecine ve eziyet yoğunluğuna ulaşmışsa artık 96 uygulanır. Ayrım, davranışların ağırlığı, süresi ve mağdur üzerindeki etkisine göre yapılır.
Suçun Cezası Nedir?
TCK 96 iki ceza aralığı öngörür: temel hâlde iki ila beş yıl, nitelikli hâlde üç ila sekiz yıl hapis. Aşağıdaki tablo her hâlin cezasını, görevli mahkemesini ve şikâyet ile uzlaşma durumunu gösterir.
| Hâl (fıkra) | Ceza | Görevli Mahkeme | Şikâyet / Uzlaşma |
|---|---|---|---|
| Temel hâl (96/1) | İki yıldan beş yıla kadar hapis | Asliye ceza | Şikâyet aranmaz / uzlaştırma yok |
| Kadına karşı (96/1, ikinci cümle) | Alt sınır iki yıl altı ay, üst sınır beş yıl hapis | Asliye ceza | Şikâyet aranmaz / uzlaştırma yok |
| Çocuk, kendini savunamayan kişi, gebe kadın (96/2-a) | Üç yıldan sekiz yıla kadar hapis | Asliye ceza | Şikâyet aranmaz / uzlaştırma yok |
| Üstsoy, altsoy, babalık, analık, eş, boşanılan eş (96/2-b) | Üç yıldan sekiz yıla kadar hapis | Asliye ceza | Şikâyet aranmaz / uzlaştırma yok |
Temel Halinin Cezası (96/1)
Temel hâlde ceza iki yıldan beş yıla kadar hapistir; adli para cezası seçimlik olarak öngörülmemiştir. Hâkim temel cezayı TCK 61/1’deki ölçütlerle, özellikle davranışların süresi, sıklığı, kullanılan yöntemler ve mağdurda bıraktığı etkiye göre belirler. Mağdur kadınsa ceza iki yıl altı aydan az olamaz.
Nitelikli Haller (96/2)
İkinci fıkra, mağdurun korunmaya muhtaçlığına ya da fail ile mağdur arasındaki aile bağına göre cezayı üç ila sekiz yıla çıkarır. (a) bendi çocuğu, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak kişiyi ve gebe kadını, (b) bendi üstsoy veya altsoyu, babalık veya analığı, eşi ve boşanılan eşi kapsar. Aile içinde süregelen eziyet olaylarının büyük kısmı bu fıkraya girer. Birden fazla bendin birlikte gerçekleşmesi cezayı ikinci kez artırmaz; bu durum temel cezanın belirlenmesinde gözetilebilir. Eziyetten mahkûmiyette süreli hapiste koşullu salıverilme oranı yarı değil üçte ikidir (5275 sayılı Kanun m.107/2-c).
İndirim Halleri
Maddede özel bir indirim sebebi yoktur. Süreç boyunca devam eden davranışlarda haksız tahrik (TCK 29) nadiren kabul görür, çünkü tahrik anlık bir hiddet ya da şiddetli elem hâlini gerektirir. Fail on iki ile on sekiz yaş arasındaysa TCK 31’deki indirimler, ayrıca TCK 62’deki takdiri indirim (altıda bire kadar) uygulanır.
Somut olayınızı birlikte değerlendirelim
Ceza hesabı; nitelikli hâller, artırım ve indirim nedenleriyle dosyadan dosyaya değişir.
Suçun Özel Görünüş Biçimleri
TCK 96 bir süreç içinde gerçekleşen davranışları kapsadığından teşebbüs nadiren, iştirak ve içtima ise sık tartışılır; TCK 43/3 eziyeti zincirleme suç hükmünün dışında tutmaz.
Teşebbüs
Eziyet, davranışların belli bir yoğunluğa ve sürekliliğe ulaşmasıyla tamamlanır. Davranışlar bu yoğunluğa ulaşmadan kesilmişse uygulamada eziyete teşebbüs yerine, gerçekleşen tek tek fiillerin oluşturduğu suçlar (hakaret, tehdit, kasten yaralama) tartışılır. Teşebbüs kuramsal olarak mümkün olsa da süreç niteliği nedeniyle sınırı belirlemek güçtür.
İştirak
Eziyet sürecine birlikte katılan kişilerin her biri müşterek fail olarak sorumludur (TCK 37/1). Aile içi olaylarda bir ebeveynin eziyet uygularken diğerinin buna göz yumması, onun çocuğu koruma yükümlülüğü bulunduğundan ihmali davranışla iştirak ya da yardım yönünden değerlendirilebilir. Yardım edene verilecek ceza yarı oranında indirilir (TCK 39/1). 96/2’deki aile bağı kişisel bir nitelik olduğundan her fail için ayrı belirlenir.
İçtima (Zincirleme Suç ve Diğer Halleri)
TCK 43/3 zincirleme suç hükmünü yalnız kasten öldürme, kasten yaralama, işkence ve yağmada dışlar; eziyet bu listede yoktur. Bununla birlikte süreklilik zaten suçun yapısında bulunduğundan aynı mağdura karşı aynı süreç içindeki davranışlar tek bir suç oluşturur; zincirleme suç ancak birbirinden ayrı ve yeni bir suç kararıyla başlayan süreçlerde gündeme gelebilir. Eziyet davranışları sırasında ayrıca kasten yaralama ya da kişiyi hürriyetinden yoksun kılma gibi bağımsız bir suç meydana gelmişse, bu fiilin eziyetin bir parçası olarak mı değerlendirileceği yoksa ayrıca cezalandırılacağı somut olayda fiilin ağırlığına ve ayrı bir haksızlık oluşturup oluşturmadığına göre belirlenir.
Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
TCK 96’da alt sınır iki yıl ve üzeri olduğundan APC’ye çevirme, erteleme ve HAGB ancak indirimlerden sonra bulunan sonuç cezanın kanuni sınırlara inmesine bağlıdır.
Adli Para Cezasına Çevirme
TCK 50/1’e göre yalnız bir yıl veya daha az süreli hapis cezası adli para cezasına ya da diğer seçenek yaptırımlara çevrilebilir. 96/1’de alt sınırdan verilen iki yıllık ceza takdiri indirimle bile bir yıl sekiz aya iner; çevirme ancak yaş küçüklüğü ya da haksız tahrik gibi ek bir indirimle sonuç ceza bir yılın altına düşerse mümkündür. 96/2’de bu sınıra inmek daha da güçtür.
Erteleme
Erteleme, iki yıl veya daha az hapis cezasında (fiili on sekiz yaşından küçükken ya da altmış beş yaşını bitirmişken işleyende üç yıl) ve TCK 51/1’deki şartlar varsa mümkündür. 96/1’de alt sınırdan belirlenen ceza takdiri indirimle bir yıl sekiz aya indiğinden erteleme değerlendirilebilir. Kadına karşı işlenen hâlde iki yıl altı aylık alt sınır takdiri indirimle iki yıl bir aya iner; erteleme için ek bir indirim gerekir. 96/2’de üç yıllık alt sınır nedeniyle ertelemenin genel sınırına ancak ek indirimlerle ulaşılır.
HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması)
HAGB, sonuç ceza iki yıl veya daha az hapis olduğunda ve CMK 231/6’daki şartlar (kasıtlı suçtan önceki mahkûmiyet olmaması, yeniden suç işlemeyeceği kanaati, zararın giderilmesi) varsa uygulanabilir. 96/1’in erkek mağdura karşı işlenen hâlinde alt sınırdan ceza ve takdiri indirimle bu sınıra inilebilir; kadına karşı hâlde ve 96/2’de ek indirim gerekir. Karar verilirse sanık beş yıl denetim süresine tabi tutulur (CMK 231/8).
Suçun Soruşturma ve Kovuşturma Aşamaları
TCK 96’daki eziyet suçunda soruşturma çoğunlukla mağdurun, bir yakının, okulun ya da hastanenin bildirimiyle başlar ve Cumhuriyet başsavcılığı resen yürütür. Tipik deliller mağdurun ve tanıkların beyanları, geçmişe dönük doktor ve hastane kayıtları, adli raporlar, psikiyatri ve psikoloji raporları, fotoğraflar, telefon ve sosyal medya yazışmaları, ses ve görüntü kayıtları, okul ve sosyal hizmet kayıtları ile önceki şikâyet ve koruma kararlarıdır. Mağdur çocuksa ifade çocuk izlem merkezinde ya da uzman eşliğinde alınır. Mağdur kadınsa CMK 234 gereği baro tarafından avukat görevlendirilmesini isteyebilir; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 6284 sayılı Kanunun 20/2. maddesi uyarınca davaya katılabilir.
Yeterli şüphe varsa iddianame asliye ceza mahkemesine verilir. Kovuşturmada en çok tartışılan konu, davranışların tek tek olaylar mı yoksa sistematik bir süreç mi olduğudur: olayların tarihleri, sıklığı ve aralarındaki bağlantı delillerle ortaya konmalıdır. Aile içi dosyalarda mağdurun yargılama sırasında beyanını değiştirmesi sık görülür; mahkeme bu durumda ilk beyanların hangi koşullarda verildiğini ve diğer delillerle uyumunu tartışır.
Hükme karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinafa, bölge adliye mahkemesi kararına karşı da yine iki hafta içinde, CMK 286/2’deki sınırlar saklı kalmak üzere temyize başvurulabilir; beş yıl veya daha az hapis cezasına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi temyiz edilemez. Eziyet suçu için hazırlanmış savunma dilekçesi örneği, istinaf dilekçesi örneği ve temyiz dilekçesi örneği sitemizde yer alır.
Suçta Gözaltı ve Tutukluluk Halleri
CMK 91/1’e göre gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkime gönderilme için zorunlu süre hariç yirmi dört saattir ve bu yol süresi on iki saati geçemez. Toplu olarak işlenen suçlarda Cumhuriyet savcısı süreyi her defasında bir günü geçmemek üzere üç gün uzatabilir (CMK 91/3). Yakalanan kişinin yakınlarına durum gecikmeksizin bildirilir (CMK 95/1).
TCK 96, CMK 100/3’teki katalog suçlar arasında yer almaz; tutuklama için kuvvetli suç şüphesinin yanında kaçma ya da delil karartma şüphesi, özellikle mağdur ve tanıklar üzerinde baskı kurma ihtimali somut olgularla gösterilmelidir. Üst sınır iki yılı aştığından tutuklama yasağı (CMK 100/4) uygulanmaz. Azami tutukluluk süresi soruşturmada altı ay, kovuşturmada bir yıl olup zorunlu hâllerde altı ay uzatılabilir (CMK 102/1, 102/4). Tutuklama yerine mağdura ve konuta yaklaşmama, konutu terk etmeme ya da silah teslimi gibi adli kontrol tedbirlerine (CMK 109/3) hâkim karar verir. 6284 sayılı Kanundaki koruyucu tedbirlere de hâkim karar verir; kolluk amiri gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde yalnız m.5/1-a ile d arasındaki tedbirleri verebilir ve bu karar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur.
Uzlaşma, Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Etkin Pişmanlık ve Görevli Mahkeme
Uzlaşma Mümkün mü?
Uzlaştırma mümkün değildir. TCK 96, CMK 253/1-b’deki listede sayılmamıştır ve şikâyete bağlı olmadığından 253/1-a kapsamına da girmez. Suça sürüklenen çocuklar için öngörülen üç yıllık üst sınır (253/1-c) da aşıldığından çocuk failde de uzlaştırma yapılmaz. Önödeme (TCK 75) uygulanmaz.
Şikayet Süresi Ne Kadardır?
Şikâyet süresi yoktur. Suç resen soruşturulduğundan TCK 73’teki altı aylık süre işlemez; mağdurun şikâyetten vazgeçmesi, fail ile barışması ya da eşlerin yeniden bir araya gelmesi soruşturmayı veya davayı sona erdirmez.
Dava Zamanaşımı Süresi
Üst sınırı beş yıl olan 96/1’de dava zamanaşımı sekiz yıldır (TCK 66/1-e). Üst sınırı sekiz yıl olan 96/2’de süre on beş yıldır (TCK 66/1-d). Kesen işlemler varsa süre en fazla yarısı kadar uzar (TCK 67/4); fiili on iki ile on sekiz yaş arasında işleyenlerde süreler TCK 66/2’ye göre kısalır.
Etkin Pişmanlık Hükümleri
Kanunda bu suça özgü etkin pişmanlık hükmü bulunmamaktadır. Failin davranışlarına kendiliğinden son vermesi, mağdurun tedavi ya da psikolojik destek giderlerini karşılaması özel bir indirim doğurmaz; bu davranışlar TCK 62 kapsamında takdiri indirim sebebi ve HAGB için zararın giderilmesi şartı yönünden değerlendirilebilir.
Görevli Mahkeme Hangisidir?
5235 sayılı Kanunun 12. maddesi ağır ceza mahkemesini on yıldan fazla hapis gerektiren suçlarda görevli kılar. TCK 96’nın her iki fıkrasında üst sınır on yılı geçmediğinden görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir (5235 m.11). Kamu görevlisinin aynı fiili işkence (TCK 94) sayıldığından ağır ceza mahkemesinde görülür. Fail suça sürüklenen çocuksa çocuk mahkemesi görevlidir. Hükme karşı istinaf süresi gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftadır (CMK 273/1).
Yargıtay Kararları
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 28.04.2025 tarihli, 2024/4264 E., 2025/3322 K.
Sanığın kızını bir gün silahtan sayılan cisimle basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek şekilde darp ettiği olayda ilk derece mahkemesi eziyetten (96/2) mahkûmiyet vermiş, bölge adliye mahkemesi eylemi kasten yaralama saymıştır. Daire, olayın ani gerçekleştiğini ve eziyet için gereken devamlılık ile sistematikliğin bulunmadığını belirterek kasten yaralama nitelendirmesini onamıştır. Aile içinde ani ve tek seferlik bir darp, silahtan sayılan cisimle yapılsa da kural olarak eziyet değil yaralamadır.
… olayın ani bir şekilde gerçekleştiği, suç tarihi itibariyle gerçekleşen yaralama olayında eziyet suçunun oluşması için gerekli olan devamlılık ve sistematiklik unsurunun olmadığı anlaşılmakla eyleme uyan suç vasfının kasten yaralama olarak doğru biçimde belirlendiği …
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 23.02.2026 tarihli, 2024/22727 E., 2026/2497 K.
Sanık eşini sopayla dövüp oturma odasına kilitlemiş, iki gün aç ve susuz bıraktıktan sonra yeniden dövmüş; raporda eski kırık, eski sıyrık ve eski diş izleri de saptanmıştır. Daire, daha önce yalnız kasten yaralamadan kurulan hükmü eziyet gözetilmediği için bozmuş, bozmadan sonra verilen eşe karşı eziyet (96/2-b) ve ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (109) mahkûmiyetlerini, eylemin sistematik ve sürekli olduğu gerekçesiyle onamıştır. Eski ve yeni yaralanmaları gösteren rapor, sürekliliğin ispatında belirleyici olmuştur.
… Dosya kapsamı ve bozma ilamı birlikte değerlendirildiğinde, eylemin sanık tarafından sistematik ve sürekli şekilde gerçekleştirildiği sonucuna varılmıştır. …
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 05.03.2024 tarihli, 2024/1531 E., 2024/2761 K.
Anne ve baba, eve aldıkları üçüncü kişinin çocuklarını sürekli dövüp aç bıraktığını bildikleri hâlde engel olmamış, kolluğa da bildirmemiş; yerel mahkeme onları kötü muameleden (TCK 232/1) cezalandırmıştır. Daire, sistematik ve belli bir süreç içindeki onur kırıcı davranışların eziyet olduğunu, göz yuman ebeveynlerin de bu eyleme müşterek fail olarak katıldığını belirterek her çocuk için ayrı ayrı TCK 37/1 delaletiyle 96/2-a ve b uyarınca ceza verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmü bozmuştur. Kabule göre ikinci bozma sebebi basit yargılama usulünün yeniden değerlendirilmesidir.
… sanıkların ise eziyet niteliğindeki bu eylemleri bilmelerine rağmen … K.’ya engel olmamak, olayı kolluğa bildirmemek ve mağdurların maruz kaldıkları eylemlere göz yummak suretiyle … K.’nın eylemlerini sürdürmesine olanak sağladıkları, bu şekilde … K.’nın eylemlerine müşterek fail sıfatıyla iştirak ettikleri …
Sık Sorulan Sorular
Eziyet suçunun cezası kaç yıl?
TCK 96/1’e göre temel ceza iki yıldan beş yıla kadar hapistir; mağdur kadınsa alt sınır iki yıl altı aydır. Suç çocuğa, kendini savunamayan kişiye, gebe kadına ya da eş, üstsoy, altsoy, babalık veya analığa karşı işlenirse ceza üç yıldan sekiz yıla kadar hapistir.
Eziyet suçunda uzlaşma var mı?
Yoktur. Eziyet CMK 253/1’deki uzlaştırma listesinde yer almaz ve şikâyete bağlı değildir. Mağdurun şikâyetini geri alması da davayı düşürmez; yargılama devam eder.
Eziyet ile kötü muamele arasındaki fark nedir?
Kötü muamele (TCK 232) aynı konutta yaşayan kişiye karşı insan onuruna aykırı davranışları kapsar ve iki ay ile bir yıl arasında hapis öngörür. Eziyet ise mağdura acı çektiren davranışların sistematik bir süreç içinde ve daha ağır yoğunlukta uygulanmasını gerektirir. Davranışların süresi, sıklığı ve mağdur üzerindeki etkisi ayrımı belirler.
Eziyette tutuklama olur mu?
Olabilir. Suç katalogda yer almadığından tutuklama nedeni var sayılmaz; ancak kaçma ya da mağdur üzerinde baskı kurma şüphesi somut olgularla gösterilirse hâkim tutuklamaya karar verebilir. Çoğu dosyada mağdura yaklaşmama ve konuttan uzaklaştırma gibi adli kontrol ya da 6284 tedbirleri uygulanır.
Eşe eziyette HAGB verilir mi?
Eşe karşı eziyet 96/2-b kapsamındadır ve alt sınır üç yıldır. Takdiri indirimle sonuç ceza iki yıl altı aya inebildiğinden HAGB için iki yıllık sınır yalnız yaş küçüklüğü gibi ek bir indirimle yakalanabilir. Bu nedenle eşe eziyet mahkûmiyetlerinde HAGB istisnaidir.