TCK 252 Rüşvet Suçu ve Cezası

KANUN MADDELERİ252TCK 252 Rüşvet Suçu ve Cezası

TCK 252 Rüşvet Suçu ve Cezası

Rüşvet suçu, bir kamu görevlisinin görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapması veya yapmaması karşılığında ona ya da göstereceği bir başkasına menfaat sağlanmasıyla işlenen ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 252. maddesinde düzenlenen bir suçtur. Rüşvet veren de rüşvet alan kamu görevlisi de dört yıldan on iki yıla kadar hapis cezası alır; alan kişi hâkim, savcı, hakem, bilirkişi, noter veya yeminli mali müşavir ise ceza üçte birden yarısına kadar artırılır. Uygulamada ve halk arasında “rüşvet alma”, “rüşvet verme”, “rüşvet teklif etme” ve “rüşvete aracılık” gibi adlarla anılmaktadır. Suç CMK 100/3’teki katalog suçlar arasında yer almaz; buna karşılık iletişimin denetlenmesi ve teknik araçlarla izleme tedbirlerinin uygulanabildiği suçlardandır. Şikâyete bağlı değildir ve Cumhuriyet başsavcılığınca resen soruşturulur.

Kısa Cevap

TCK 252’ye göre rüşvet suçu, menfaatin sağlanmasıyla ya da taraflar menfaat konusunda anlaşmaya vardığı anda tamamlanmış sayılır; menfaatin fiilen ele geçmesi beklenmez. Temel ceza iki taraf için de dört yıldan on iki yıla kadar hapistir; teklif veya talep karşı tarafça kabul edilmezse ceza yarı oranında indirilir. Suç şikâyete bağlı değildir, uzlaştırma kapsamında bulunmaz ve tutuklama mümkündür. Alt sınır dört yıl olduğundan HAGB, erteleme ve adli para cezasına çevirme ancak 252/4, teşebbüs ya da yaş küçüklüğü indirimiyle sonuç ceza ilgili sınırın altına inerse gündeme gelir. Dava ağır ceza mahkemesinde görülür, dava zamanaşımı on beş yıldır ve rüşveti makamlar öğrenmeden haber veren tarafa TCK 254 uyarınca ceza verilmez.

Kanun Metni

Kaynak: mevzuat.gov.tr

Bir cümleye tıklayın, ilgili açıklamaya gidin.

(1) Görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapması veya yapmaması için, doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, bir kamu görevlisine veya göstereceği bir başka kişiye menfaat sağlayan kişi, dört yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapması veya yapmaması için, doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, kendisine veya göstereceği bir başka kişiye menfaat sağlayan kamu görevlisi de birinci fıkrada belirtilen ceza ile cezalandırılır.

(3) Rüşvet konusunda anlaşmaya varılması halinde, suç tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur.

(4) Kamu görevlisinin rüşvet talebinde bulunması ve fakat bunun kişi tarafından kabul edilmemesi ya da kişinin kamu görevlisine menfaat temini konusunda teklif veya vaatte bulunması ve fakat bunun kamu görevlisi tarafından kabul edilmemesi hâllerinde fail hakkında, birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre verilecek ceza yarı oranında indirilir.

(5) Rüşvet teklif veya talebinin karşı tarafa iletilmesi, rüşvet anlaşmasının sağlanması veya rüşvetin temini hususlarında aracılık eden kişi, kamu görevlisi sıfatını taşıyıp taşımadığına bakılmaksızın, müşterek fail olarak cezalandırılır.

(6) Rüşvet ilişkisinde dolaylı olarak kendisine menfaat sağlanan üçüncü kişi veya tüzel kişinin menfaati kabul eden yetkilisi, kamu görevlisi sıfatını taşıyıp taşımadığına bakılmaksızın, müşterek fail olarak cezalandırılır.

(7) Rüşvet alan veya talebinde bulunan ya da bu konuda anlaşmaya varan kişinin; yargı görevi yapan, hakem, bilirkişi, noter veya yeminli mali müşavir olması halinde, verilecek ceza üçte birden yarısına kadar artırılır.

(8) Bu madde hükümleri;

  1. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları,
  2. Kamu kurum veya kuruluşlarının ya da kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının iştirakiyle kurulmuş şirketler,
  3. Kamu kurum veya kuruluşlarının ya da kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının bünyesinde faaliyet icra eden vakıflar,
  4. Kamu yararına çalışan dernekler,
  5. Kooperatifler,
  6. Halka açık anonim şirketler, adına hareket eden kişilere, kamu görevlisi sıfatını taşıyıp taşımadıklarına bakılmaksızın, görevlerinin ifasıyla ilgili bir işin yapılması veya yapılmaması amacıyla doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, menfaat temin, teklif veya vaat edilmesi; bu kişiler tarafından talep veya kabul edilmesi; bunlara aracılık edilmesi; bu ilişki dolayısıyla bir başkasına menfaat temin edilmesi halinde de uygulanır.

(9) Bu madde hükümleri;

  1. Yabancı bir devlette seçilmiş veya atanmış olan kamu görevlilerine,
  2. Uluslararası veya uluslarüstü mahkemelerde ya da yabancı devlet mahkemelerinde görev yapan hâkimlere, jüri üyelerine veya diğer görevlilere,
  3. Uluslararası veya uluslarüstü parlamento üyelerine,
  4. Kamu kurumu ya da kamu işletmeleri de dahil olmak üzere, yabancı bir ülke için kamusal bir faaliyet yürüten kişilere,
  5. Bir hukuki uyuşmazlığın çözümü amacıyla başvurulan tahkim usulü çerçevesinde görevlendirilen vatandaş veya yabancı hakemlere,
  6. Uluslararası bir anlaşmaya dayalı olarak kurulan uluslararası veya uluslarüstüörgütlerin görevlilerine veya temsilcilerine, görevlerinin ifasıyla ilgili bir işin yapılması veya yapılmaması ya da uluslararası ticari işlemler nedeniyle bir işin veya haksız bir yararın elde edilmesi yahut muhafazası amacıyla; doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, menfaat temin, teklif veya vaat edilmesi ya da bunlar tarafından talep veya kabul edilmesi halinde de uygulanır.

(10) Dokuzuncu fıkra kapsamına giren rüşvet suçunun yurt dışında yabancı tarafından işlenmekle birlikte;

  1. Türkiye’nin,
  2. Türkiye’deki bir kamu kurumunun,
  3. Türk kanunlarına göre kurulmuş bir özel hukuk tüzel kişisinin,
  4. Türk vatandaşının, tarafı olduğu bir uyuşmazlık ya da bu kurum veya kişilerle ilgili bir işlemin yapılması veya yapılmaması için işlenmesi halinde, rüşvet veren, teklif veya vaat eden; rüşvet alan, talep eden, teklif veya vaadini kabul eden; bunlara aracılık eden; rüşvet ilişkisi dolayısıyla kendisine menfaat temin edilen kişiler hakkında, Türkiye’de bulundukları takdirde, resen soruşturma ve kovuşturma yapılır.

Kanun Gerekçesi

Gerekçe için tıklayınız

Kamu hizmetlerinin gerek eşitlik gerek liyakatlilik açısından adalet ilkelerine uygun yürütüldüğü, kamu görevlilerinin rüşvet kabul etmez ve “satın alınamaz” oldukları hususunda toplumda hâkim olan güvenin, inancın sarsılmaması gerekir. Rüşvete ilişkin suç tanımı, bu güveni korumayı amaçlamıştır.

İzlenen suç siyaseti gereğince, bir kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması amacıyla kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlaması, rüşvet olarak tanımlanmıştır.

Rüşvet suçunun oluşabilmesi için, kamu görevlisinin elde ettiği menfaatin belli bir amaca yönelik olması gerekir. Başka bir ifadeyle, haksız menfaatin, hukukî olmayan bir işin yapılması ya da yapılmaması amacıyla

temin edilmiş olması gerekir. Buna karşılık, izlenen suç siyaseti gereğince, haklı bir işin gördürülmesi amacıyla kamu görevlisine menfaat temininin, rüşvet suçunu oluşturmayacağı kabul edilmiştir. Çünkü, bu gibi durumlarda, menfaati temin eden kişi, işinin en azından zamanında yapılmayacağı konusunda bir endişeyle hareket etmektedir. Bu nedenle, haklı bir işin gördürülmesi amacına yönelik olarak menfaat sağlanması hâlinde, icbar suretiyle irtikap suçunun oluştuğunu kabul etmek gerekir.

Rüşvet suçu, menfaatin kamu görevlisi tarafından temin edildiği anda tamamlanmış olur. Ancak, izlenen suç siyaseti gereği olarak, rüşvet suçunun kamu görevlisi ile iş sahibi arasında belli bir işin yapılması veya yapılmaması amacına yönelik menfaat teminini öngören bir anlaşmanın yapılması durumunda dahi rüşvet suçu tamamlanmış gibi cezaya hükmedilecektir.

Rüşvet suçu, bir karşılaşma suçudur; bu nedenle, çok failli bir suçtur. Bir tarafta, rüşvet veren; diğer tarafta ise rüşvet alan kamu görevlisi yer almaktadır. Rüşvet veren ve alan, aynı amacın gerçekleşmesini hedeflemektedirler. Bu itibarla, veren ve alan açısından rüşvet suçu tek bir suçtur. Söz konusu suç, menfaatin temin edildiği anda tamamlanmış bulunmaktadır. Menfaat temin edilinceye kadar suça iştirak mümkündür. Bu nedenle, söz konusu suç tanımı kapsamında “rüşvete aracılık eden” kavramına yer verilmemiştir.

Rüşvet suçunun oluşabilmesi için amaçlanan şeyin yapılmasına veya yapılmamasına gerek yoktur.

Rüşvet suçunun oluşabilmesi için, amaçlanan şeyin kamu görevlisinin görevine giren bir iş olması gerekir. Kamu görevlisinin görevine girmeyen bir işin yapılması amacıyla menfaat temini hâlinde, rüşvet suçu oluşmaz.

Rüşvet alan kişinin kamu görevlisi olması gerekir. Maddenin ikinci fıkrasında, bu kişinin yargı görevi yapan, hakem, bilirkişi, noter veya yeminli mali müşavir olması hâlinde, cezanın artırılması öngörülmüştür.

Maddenin dördüncü fıkrasında rüşvet suçunun uygulama alanı, sadece kamu görevlisine rüşvet verilmesiyle sınırlı tutulmayıp, genişletilmiştir. Buna göre, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu kurum veya kuruluşlarının ya da kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının iştirakiyle kurulmuş şirketler, bunların bünyesinde faaliyet icra eden vakıflar, kamu yararına çalışan dernekler, kooperatifler ya da halka açık anonim şirketlerle hukukî ilişki tesisinde veya tesis edilmiş hukukî ilişkinin devamı sürecinde, bu tüzel kişiler adına hareket eden kişilere görevinin gereklerine aykırı olarak yarar sağlanması hâlinde de rüşvet suçuna ilişkin hükümler uygulanır. Fıkra metninde sayılan tüzel kişiler adına hareket eden kişilere, görevlerinin gereklerine aykırı olarak sağlanan yararlar da, rüşvet olarak nitelendirilmiştir.

Maddenin beşinci fıkrası, 17 Aralık 1997 tarihinde, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu otuz ülke tarafından Paris’te imzalanmış ve Ekonomik İşbirliği ve Gelişme Teşkilâtı (OECD) üyesi 10 ülkenin onay belgelerini tevdi etmeleri ile 15 Şubat 1999 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunan “Uluslararası Ticarî İşlemlerde Yabancı Kamu Görevlilerine Verilen Rüşvetin Önlenmesi Sözleşmesi” hükümlerinin uygulanmasına imkân tanınmıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisi, 1.2.2000 tarih ve 4518 sayılı Kanunla söz konusu Sözleşmenin onaylanmasını ülkemiz açısından uygun bulmuştur. Bakanlar Kurulu’nun 9.3.2000 tarih ve 2000/385 sayılı Kararı ile Sözleşme onaylanmıştır.

Beşinci fıkra hükmüyle, rüşvet suçuna yeni bir içerik kazandırılarak, “yabancı kamu görevlisi”ne rüşvet verilmesi ceza yaptırımı altına alınmaya çalışılmıştır. Burada söz konusu olan “yabancı kamu görevlileri”nin “yabancı bir ülkede seçilmiş veya atanmış olan, yasama veya idarî veya adlî bir görevi yürüten kamu kurum veya kuruluşlarının memur veya görevlileri” olması gerekir. Keza, “yabancı bir … ülkede uluslararası nitelikte görevleri yerine getirenler” de “yabancı kamu görevlisi” addedilmişlerdir.

Bu kişilere “uluslararası ticari işlemler nedeniyle, bir işin yapılması veya yapılmaması veya haksız bir menfaatin elde edilmesi veya muhafazası amacıyla” maddî bir menfaat temin edilmiş ve hatta bu yönde vaadde bulunulmuş olması da, rüşvet olarak nitelendirilmiştir.

Bu anlamda rüşvetten söz edebilmek için, “yabancı kamu görevlisi”ne “uluslararası ticari işlemler nedeniyle” maddî menfaat temin veya vaadinde bulunulmalıdır. Keza, “yabancı kamu görevlisi”ne “bir işin yapılması veya yapılmaması veya haksız bir menfaatin elde edilmesi veya muhafazası amacıyla” maddî bir menfaat temin edilmiş ve hatta bu yönde vaadde bulunulmuş olması hâlinde de rüşvet söz konusu olacaktır.

Suçun Hukuki Künyesi

Künye BaşlığıAçıklama
Kanun MaddesiRüşvet, 5237 sayılı TCK’nın İkinci Kitabında “Millete ve Devlete Karşı Suçlar ve Son Hükümler” kısmının “Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar” bölümünde, 252. maddede düzenlenmiştir; bugünkü metin 6352 sayılı Kanunla 5.7.2012’de yürürlüğe girmiştir.
ŞikayetŞikâyete bağlı değildir; Cumhuriyet başsavcılığı resen soruşturur. 3628 sayılı Kanun m.18 uyarınca ihbarlar doğrudan Cumhuriyet başsavcılığına yapılır.
ZamanaşımıBütün fıkralarda on beş yıl (TCK 66/1-d); kesen işlemlerle en fazla yirmi iki yıl altı ay (TCK 67/4).
Tutuklama ve Adli KontrolKatalog suç değildir; tutuklama için kaçma veya delil karartma şüphesi somut olgularla gösterilmelidir. Tutuklama yasağı (CMK 100/4) uygulanmaz. Adli kontrol uygulanabilir.
UzlaşmaCMK 253/1 listesinde yer almadığından ve şikâyete bağlı olmadığından uzlaştırma yoktur; önödeme de uygulanmaz.
Etkin PişmanlıkTCK 254: durum resmî makamlarca öğrenilmeden rüşveti aynen teslim eden ya da yetkili makamlara haber veren hakkında cezaya hükmolunmaz.
İndirimTeklif veya talebin kabul edilmemesi hâlinde yarı oranında indirim (252/4); teşebbüs (TCK 35), yaş küçüklüğü (TCK 31) ve takdiri indirim (TCK 62).
Memuriyete Etkisi657 sayılı Kanun m.48/A-5 uyarınca rüşvet suçundan mahkûmiyet, cezanın süresine bakılmaksızın ve affa uğramış olsa bile Devlet memurluğuna engeldir.
Görevli MahkemeBütün fıkralarda ağır ceza mahkemesi (5235 m.12; temel cezanın üst sınırı on iki yıl). Suça sürüklenen çocukta çocuk ağır ceza mahkemesi.

Suçun Şartları ve Unsurları Nelerdir?

TCK 252’deki rüşvet suçu için bir kamu görevlisinin görevinin ifasıyla ilgili bir işin yapılması veya yapılmaması amacıyla menfaat sağlanması gerekir. Kanun suçu iki yönlü kurar: 252/1 menfaati sağlayan kişiyi (rüşvet veren), 252/2 menfaati kendisine veya göstereceği kişiye sağlayan kamu görevlisini (rüşvet alan) cezalandırır. Menfaat doğrudan verilebileceği gibi aracılar vasıtasıyla da sağlanabilir; para, hediye, borç ödeme, iş verme, indirim ya da cinsel çıkar gibi maddi veya manevi her türlü yarar bu kapsamdadır.

6352 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonra işin “görevin gereklerine aykırı” olması şartı kaldırılmıştır. Kamu görevlisinin zaten yapması gereken bir işi yapması için menfaat sağlanması da bugün rüşvettir; 5.7.2012’den önceki eylemlerde ise bu durum mülga 257/3’teki ayrı suç olarak değerlendirilir. Suçun tamamlanma anı 252/3’te öne çekilmiştir: taraflar rüşvet konusunda anlaşmaya vardığında, menfaat henüz verilmemiş olsa bile suç tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur. Anlaşma için yazılı bir şekil aranmaz; iradelerin buluşması karşılıklı sözlerden, davranışlardan ya da aracı vasıtasıyla da anlaşılabilir.

Teklif veya talep karşı tarafça kabul edilmezse teklif eden ya da talep eden hakkında ceza yarı oranında indirilir (252/4). Yargıtay Ceza Genel Kurulu, karşı tarafı yakalatmak için kabul etmiş gibi davranmayı gerçek bir anlaşma saymaz; bu durumda yakalanan failin eylemi teşebbüste kalır (künyesi aşağıda Yargıtay Kararları bölümündedir).

Fail ve Mağdur

Rüşvet veren herkes olabilir. Rüşvet alan ise kural olarak kamu görevlisidir; TCK 6/1-c’ye göre kamusal faaliyete atama, seçilme ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan herkes kamu görevlisidir. 252/8’e göre meslek kuruluşları, kamu iştirakli şirketler, kamu yararına çalışan dernekler, kooperatifler ve halka açık anonim şirketler adına hareket edenler de kamu görevlisi olmasalar bu madde kapsamında sorumlu olur; 252/9 yabancı kamu görevlilerini ve hakemleri kapsama alır.

Teklif veya talebin karşı tarafa iletilmesine, anlaşmanın sağlanmasına ya da rüşvetin teminine aracılık eden kişi, kamu görevlisi olsun olmasın müşterek fail olarak cezalandırılır (252/5). Rüşvet ilişkisinde dolaylı olarak kendisine menfaat sağlanan üçüncü kişi ya da menfaati kabul eden tüzel kişi yetkilisi de müşterek faildir (252/6). Suçun mağduru doğrudan bir kişi değil, kamu idaresidir; bu nedenle kamu görevlisinin çalıştığı kurum 3628 sayılı Kanun m.18 uyarınca yazılı başvuruyla davaya katılan sıfatını kazanır.

Suçun Hukuki Konusu

Korunan hukuki değer, kamu görevlilerinin “satın alınamayacağına” duyulan toplumsal güvendir; işin hukuka uygun yapılmış olması bu güvenin zedelendiğini değiştirmez. Maddi konu, sağlanan ya da vaat edilen menfaattir ve TCK 54-55 uyarınca müsadere edilir.

Manevi Unsur

Suç yalnız doğrudan kastla işlenir; taraflar menfaatin bir görev işinin karşılığı olduğunu bilmeli ve istemelidir. Taksirle rüşvet olmaz. Görev işiyle bağlantısı olmayan, yakınlık nedeniyle verilen bir hediye tek başına kastı göstermez; menfaat ile görev işi arasındaki karşılık ilişkisi delillerle ortaya konulmalıdır.

Dikkat: Rüşvetin en önemli sınırı icbar suretiyle irtikaptır (TCK 250/1). Kamu görevlisinin haksız tutum ve davranışları karşısında, haklı işinin hiç ya da vaktinde görülmeyeceği endişesiyle kendini mecbur hisseden kişi menfaat sağlarsa icbarın varlığı kabul edilir; bu kişi suçun faili değil mağdurudur ve kamu görevlisi rüşvetten değil irtikaptan sorumlu olur. Kendini kamu görevlisi gibi tanıtıp para alan kişinin durumu ise nitelikli dolandırıcılık suçu ya da TCK 255’teki nüfuz ticareti yönünden değerlendirilir.

Suçun Cezası Nedir?

TCK 252’de rüşvet veren ve rüşvet alan için aynı ceza, dört yıldan on iki yıla kadar hapis öngörülür; tabloda her hâlin cezası, görevli mahkemesi ve şikâyet durumu gösterilmiştir.

Hâl (fıkra)CezaGörevli MahkemeŞikâyet / Uzlaşma
Rüşvet verme (252/1)Dört yıldan on iki yıla kadar hapisAğır cezaŞikâyet aranmaz / uzlaşma yok
Rüşvet alma (252/2)Dört yıldan on iki yıla kadar hapisAğır cezaŞikâyet aranmaz / uzlaşma yok
Rüşvet anlaşması (252/3)Suç tamamlanmış gibi, 252/1-2’deki cezaAğır cezaŞikâyet aranmaz / uzlaşma yok
Kabul edilmeyen teklif veya talep (252/4)252/1-2’ye göre belirlenen ceza yarı oranında indirilirAğır cezaŞikâyet aranmaz / uzlaşma yok
Aracı ve menfaat sağlanan üçüncü kişi (252/5-6)Müşterek fail olarak 252/1-2’deki cezaAğır cezaŞikâyet aranmaz / uzlaşma yok
Alan yargı görevi yapan, hakem, bilirkişi, noter veya YMM (252/7)Ceza üçte birden yarısına kadar artırılırAğır cezaŞikâyet aranmaz / uzlaşma yok
Teşebbüs (TCK 35)Cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilirAğır cezaŞikâyet aranmaz / uzlaşma yok

Temel Halinin Cezası (252/1)

Rüşvet verenin cezası dört yıldan on iki yıla kadar hapistir; 252/2 aynı cezayı rüşvet alan kamu görevlisine uygular. Adli para cezası seçimlik ya da ayrıca öngörülmemiştir. Hâkim temel cezayı TCK 61/1’deki ölçütlere göre belirler; alt sınırdan uzaklaşma somut gerekçe gerektirir. Kamu görevlisi hakkında ayrıca TCK 53/5 uyarınca, cezanın infazından sonra işlemek üzere kamu görevinden yasaklama kararı verilir.

Nitelikli Haller (252/7)

Rüşvet alan, talep eden ya da bu konuda anlaşmaya varan kişi yargı görevi yapan (TCK 6/1-d), hakem, bilirkişi, noter veya yeminli mali müşavir ise ceza üçte birden yarısına kadar artırılır. Maddenin lafzı sıfatı rüşvet alan, talep eden ya da anlaşmaya varan kişide arar; artırımın karşı tarafa da yansıyıp yansımayacağı öğretide tartışmalıdır. 252/8-10 ayrı bir ağırlaştırıcı neden değil, suçun kişi ve yer bakımından uygulama alanını genişleten hükümlerdir.

İndirim Halleri (252/4)

Kamu görevlisinin talebi kişi tarafından ya da kişinin teklif veya vaadi kamu görevlisi tarafından kabul edilmezse, teklif eden veya talep eden hakkında 252/1-2’ye göre verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu hüküm, teklif aşamasında kalan eylemlere teşebbüs hükümleri yerine uygulanan özel bir indirimdir; 6352 sayılı Kanundan önce teşebbüsten hüküm kurulan dosyalarda iki düzenleme karşılaştırılarak lehe olan uygulanır (TCK 7/2). Haksız tahrik (TCK 29) bu suçun yapısı gereği nadiren gündeme gelir. Yaş küçüklüğü (TCK 31) ve altıda bire kadar takdiri indirim (TCK 62) genel hükümlere göre uygulanır.

Somut olayınızı birlikte değerlendirelim

Ceza hesabı; nitelikli hâller, artırım ve indirim nedenleriyle dosyadan dosyaya değişir.

Avukata Danışın

Suçun Özel Görünüş Biçimleri

Teşebbüs

Teşebbüs mümkündür, ancak alanı dardır: anlaşma suçu tamamlar (252/3), reddedilen teklif için 252/4 uygulanır. TCK 35 en çok görünüşteki rıza hâlinde gündeme gelir; kamu görevlisinin teklifi kolluğa bildirip kabul etmiş gibi davrandığı ve teslimde yakalama yapılan olaylarda fail teşebbüsten sorumludur. Teşebbüste ceza, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre dörtte birden dörtte üçe kadar indirilir (TCK 35/2).

İştirak

Rüşvet iki taraflı bir karşılaşma suçudur; veren ve alan her biri kendi fıkrasından sorumludur. Teklifi ileten ya da parayı taşıyan aracı 252/5 gereği yardım eden değil müşterek faildir ve tam cezayla karşılaşır. Aracılık dışındaki katkılarda kamu görevlisi olmayan kişi rüşvet alma suçuna ancak azmettiren veya yardım eden olarak katılabilir (TCK 40/2); 252/8’deki kuruluşlar adına hareket edenler ise doğrudan fail olur. Kamu görevlisinin rüşveti kendi yakınına ödetmesi hâlinde menfaati kabul eden yakın 252/6 kapsamında değerlendirilir.

İçtima (Zincirleme Suç ve Diğer Halleri)

Aynı suç işleme kararıyla, değişik zamanlarda aynı kişiden birden fazla rüşvet alınması zincirleme suç oluşturur ve ceza dörtte birden dörtte üçe kadar artırılır (TCK 43/1); kamu idaresine karşı bir suç olduğundan 43/3’teki istisna kapsamında değildir. Rüşvet karşılığında yapılan iş ayrı bir suç oluşturuyorsa, örneğin ihaleye fesat karıştırma, resmî belgede sahtecilik ya da edimin ifasına fesat karıştırma, bu suçlardan ayrıca hüküm kurulur; rüşvet ile karşılığında yapılan işlem ayrı haksızlıklar olduğundan tek suç sayılmaz.

Rüşvet oluşan hâllerde görevi kötüye kullanma suçu uygulanmaz, çünkü TCK 257 yalnız “kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan hâller dışında” devreye giren tali bir normdur. İrtikap ile rüşvet aynı fiil için birlikte uygulanmaz; eylem icbar veya ikna varsa irtikap, serbest anlaşma varsa rüşvettir. Kamu görevlisi üzerinde nüfuzu olduğunu söyleyerek menfaat alan kişinin eylemi ise TCK 255’teki nüfuz ticaretidir.

Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Adli Para Cezasına Çevirme

TCK 50/1 ve 49/2’ye göre yalnız bir yıl veya daha az süreli hapis cezası adli para cezasına ya da diğer seçenek yaptırımlara çevrilebilir. Temel hâlde alt sınır dört yıl, 252/4’teki indirimli hâlde iki yıl olduğundan çevirme kural olarak mümkün değildir. Teşebbüs indirimi yüksek oranda uygulanırsa sonuç ceza bir yılın altına inebilir ve çevirme hâkimin takdirine göre gündeme gelir.

Erteleme

TCK 51/1’e göre iki yıl veya daha az hapis cezası ertelenebilir; fiili on sekiz yaşından küçükken ya da altmış beş yaşını bitirmişken işleyen için sınır üç yıldır. Yetişkin failde 252/1-2’de alt sınırdan verilen ceza takdiri indirimle bile üç yıl dört ayın altına inmediğinden erteleme verilemez; on beş ile on sekiz yaş arasındaki failde yaş küçüklüğü indirimiyle üç yıllık sınırın altına inilebilir. 252/4’te alt sınırdan belirlenen ceza ise, sanığın daha önce kasıtlı suçtan üç aydan fazla hapse mahkûm olmaması ve olumlu kanaat oluşması şartıyla ertelenebilir.

HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması)

CMK 231/5’e göre hükmolunan ceza iki yıl veya daha az hapis ise HAGB kararı verilebilir. Rüşvetin temel hâlinde bu sınır aşıldığından HAGB uygulanmaz; 252/4 ya da teşebbüs hâlinde sonuç ceza iki yıl veya altında kalırsa, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmaması ve yeniden suç işlemeyeceği kanaatinin oluşması şartıyla mümkündür (CMK 231/6). Denetim süresi beş yıldır ve karara karşı istinaf yoluna gidilir (CMK 231/8, 231/12). HAGB, 7589 sayılı Kanunla aynı içerikle yeniden düzenlenmiş olup bugün de uygulanmaktadır.

Suçun Soruşturma ve Kovuşturma Aşamaları

Soruşturma ihbar, müfettiş raporu ya da başka bir dosyada ortaya çıkan bilgiyle resen başlar. 3628 sayılı Kanun m.17 uyarınca rüşvet sanıkları hakkında 4483 sayılı Kanundaki soruşturma izni aranmaz; bu kural müsteşar, vali ve kaymakamlar için uygulanmaz, özel soruşturma usulüne tabi olanların (ör. hâkim ve savcılar) usulü de saklıdır. Tipik deliller iletişimin dinlenmesi (CMK 135/8), teknik araçlarla izleme (CMK 140/1), banka hareketleri, HTS kayıtları, suçüstü tutanakları ve kurum içi işlem kayıtlarıdır.

İddianame ağır ceza mahkemesine verilir. Kovuşturmada en çok tartışılan konu, anlaşmanın varlığının, zamanının ve biçiminin somut delille gösterilip gösterilmediğidir; suç ortağının kendini kurtarmaya yönelik beyanı ya da duyuma dayalı tanık anlatımı tek başına yetmez. İkinci büyük mesele eylemin nitelendirilmesidir: dinleme kayıtları rüşvet için hukuka uygun delil olabilirken, eylem irtikap olarak nitelendirilirse aynı kayıtlar yasak delil hâline gelir, çünkü irtikap CMK 135 ve 140’taki katalogda yer almaz.

Hükme karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinafa, bölge adliye mahkemesi kararına karşı da tebliğden itibaren iki hafta içinde temyize başvurulabilir; ancak ilk derece mahkemesinin verdiği beş yıl veya daha az hapse karşı istinafın esastan reddi temyiz edilemez (CMK 286/2-a). Rüşvet suçu için hazırlanmış savunma dilekçesi örneği, istinaf dilekçesi örneği ve temyiz dilekçesi örneği sitemizde yer alır.

Suçta Gözaltı ve Tutukluluk Halleri

CMK 91/1’e göre gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkime gönderilme için zorunlu süre hariç yirmi dört saattir; bu yol süresi on iki saati geçemez. Toplu olarak işlenen suçlarda Cumhuriyet savcısı süreyi her defasında bir günü geçmemek üzere üç gün uzatabilir (CMK 91/3).

Rüşvet CMK 100/3’teki katalogda sayılmadığından tutuklama nedeni var sayılmaz; kaçma şüphesi ya da delilleri yok etme, gizleme veya tanıkları etkileme şüphesi somut olgularla gösterilmelidir. Üst sınır iki yılı aştığından tutuklama yasağı (CMK 100/4) uygulanmaz. Dava ağır ceza mahkemesinin görevine girdiğinden azami tutukluluk soruşturmada bir yıl (CMK 102/4), kovuşturmada iki yıl olup uzatmalarla toplam en çok beş yıldır (CMK 102/2). Tutuklama yerine adli kontrol tedbirlerine (CMK 109/3) hâkim karar verir.

Uzlaşma, Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Etkin Pişmanlık ve Görevli Mahkeme

Uzlaşma Mümkün mü?

Uzlaştırma mümkün değildir. TCK 252, CMK 253/1-b’deki listede yer almaz ve şikâyete bağlı olmadığından 253/1-a kapsamına da girmez.

Şikayet Süresi Ne Kadardır?

Şikâyet süresi yoktur. Suç resen soruşturulduğundan TCK 73’teki altı aylık süre uygulanmaz; kurumun ya da ihbarcının vazgeçmesi soruşturmayı veya davayı sona erdirmez.

Dava Zamanaşımı Süresi

Dava zamanaşımı bütün fıkralarda on beş yıldır. 252/1-2’nin üst sınırı on iki yıl, 252/4’te indirimle altı yıl, 252/7’de artırımla on sekiz yıl olup hepsi beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis kapsamında kalır (TCK 66/1-d). Kesen işlemler varsa süre en fazla yarısı kadar uzar (TCK 67/4). Fiili on iki ile on sekiz yaş arasında işleyenler için süreler TCK 66/2’ye göre kısalır.

Etkin Pişmanlık Hükümleri

TCK 254’te rüşvete özgü etkin pişmanlık düzenlenmiştir ve sonucu cezasızlıktır. Rüşvet alan kişi, durum resmî makamlarca öğrenilmeden önce rüşvet konusu şeyi soruşturmaya yetkili makamlara aynen teslim ederse; rüşvet almak için anlaşan kamu görevlisi aynı aşamada durumu yetkili makamlara haber verirse cezaya hükmolunmaz (254/1). Rüşvet veren veya kamu görevlisiyle anlaşan kişi, durum öğrenilmeden pişmanlık duyarak yetkili makamları haberdar ederse yine cezalandırılmaz (254/2); aracılar ve diğer iştirakçiler için 254/3 aynı sonucu öngörür. Yabancı kamu görevlilerine rüşvet veren kişiler bu hükümden yararlanamaz (254/4).

Görevli Mahkeme Hangisidir?

5235 sayılı Kanunun 12. maddesi on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda ağır ceza mahkemesini görevli kılar. Rüşvetin temel cezasının üst sınırı on iki yıl olduğundan dava ağır ceza mahkemesinde görülür; 252/4’teki indirim suçun tanımını değil cezanın belirlenmesini etkiler; teklif aşamasında kalan dosyalar da ağır ceza mahkemesinde görülür. Suça sürüklenen çocuk için çocuk ağır ceza mahkemesi görevlidir. Hükme karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulur (CMK 273/1).

Yargıtay Kararları

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 15.03.2023 tarihli, 2023/81 E., 2023/149 K.

Cumhuriyet savcısı olan sanığın, tutuklu bir şüphelinin müdafiinden yakınlarına ait hesaplara “burs” adı altında para istediği olayda Ceza Genel Kurulu, baskı altında kalmayan avukat mağdur yönünden irtikabın, talebin görev işinin karşılığı olduğu kanıtlanamadığından rüşvetin oluşmadığını oy çokluğuyla kabul etmiş; eylemi disiplin hukukunun konusu saymıştır. Gerekçe, rüşvet anlaşmasının serbest iradeyle kurulması gerektiğini ve görünüşteki rızanın anlaşma sayılmadığını açıklar.

… Rüşvet verme veya alma niyetinde olmayan kişi veya kamu görevlisinin, atlatmak veya yakalatmak ya da suç delillerini ortaya çıkartmak amacıyla kabul etmiş gibi gösterdiği biçimsel rızanın (görünüşteki rıza-dış rıza) özgür iradeye dayalı olmaması nedeniyle, rüşvet anlaşmasının varlığından söz edilemeyeceği cihetle, böyle bir durumda rüşvet alırken veya rüşvet verirken yakalanan failin eyleminin rüşvet suçuna teşebbüs olarak kabulü gerekmektedir. …

Yargıtay 5. Ceza Dairesi, 05.02.2026 tarihli, 2023/6781 E., 2026/1250 K.

Vergi dairesi müdürünün, mali müşavir aracılığıyla vergi incelemesi yapmama karşılığında para aldığı olayda ilk derece mahkemesi eylemi icbar suretiyle irtikap saymıştı. Daire, taraflar arasında serbest iradeyle anlaşma bulunduğunu belirterek eylemin müdür yönünden rüşvet alma, iş insanı yönünden rüşvet verme, mali müşavir yönünden rüşvete aracılık olduğunu kabul etmiş ve hükmü bozmuştur. Kabule göre de, irtikap katalog suç olmadığından iletişimin tespiti ve teknik takip kayıtlarının irtikap yönünden yasak delil olduğunun gözetilmemesini ayrı bir bozma sebebi yapmıştır.

… taraflar arasında serbest irade ile yapılan anlaşmanın vuku bulduğu anda da rüşvet suçunun meydana geleceği …

… iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması ile teknik araçlarla izleme kararları sonucunda elde edilen delillerin yalnızca 5271 sayılı Kanun’da sayılan katalog suçlar kapsamında yer alan suçlar bakımından delil olarak kullanılabileceği …

Yargıtay 5. Ceza Dairesi, 05.06.2023 tarihli, 2021/10737 E., 2023/7065 K.

Bir kurum müdürünün, yükleniciden düşük vasıflı malzemeyi kabul etmesi karşılığında para aldığı iddiasıyla kurulan mahkûmiyetler bozulmuştur. Daire, yüklenicinin beyanlarının kendini kurtarmaya yönelik olduğunu ve anlaşmanın varlığı ile zamanının somut delille ortaya konulamadığını belirterek beraat gerektiğini kabul etmiştir. Kabule göre de, rüşveti makamlar öğrenmeden anlatan yüklenici hakkında TCK 254/2’nin uygulanmamasını hukuka aykırı bulmuştur.

… rüşvet suçu henüz soruşturma makamlarınca öğrenilmeden, anlatımı ile olayın tüm yönleriyle ortaya çıkmasını sağlayan sanık …

… etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması …

Sık Sorulan Sorular

Rüşvet suçunun cezası kaç yıl?

Rüşvet veren ve rüşvet alan kamu görevlisi dört yıldan on iki yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Teklif veya talep karşı tarafça kabul edilmezse ceza yarı oranında indirilir; rüşveti alan hâkim, savcı, hakem, bilirkişi, noter veya yeminli mali müşavir ise ceza üçte birden yarısına kadar artırılır.

Rüşvet teklif etmek suç mu?

Evet. Teklif kabul edilirse anlaşma kurulur ve suç tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur; reddedilirse teklif edenin cezası yarı oranında indirilir.

Rüşvet veren kişi ceza almaz mı?

Rüşvet veren de alanla aynı cezayı alır. Durum öğrenilmeden yetkili makamlara haber veren kişiye ceza verilmez (TCK 254/2); haksız baskı yüzünden haklı işi için ödeme yapmaya mecbur kalan kişi ise irtikabın mağdurudur.

Rüşvet suçunda tutuklama olur mu?

Tutuklama mümkündür, çünkü üst sınır iki yılı aşar. Rüşvet katalog suç olmadığından kaçma veya delil karartma şüphesinin somut olgularla gösterilmesi gerekir.

Rüşvet davasına hangi mahkeme bakar?

Rüşvet davasına ağır ceza mahkemesi bakar. Rüşvet sanıkları hakkında soruşturma izni aranmaz; savcılık doğrudan soruşturur.

Kaynaklar: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (mevzuat.gov.tr), 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu. Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Av. Umur Yıldırım
Av. Umur Yıldırım Kurucu Avukat İnceleyen: Av. Yakup Yıkılmaz, Kurucu Avukat
Profili görüntüleyin
Benzer

Makaleler

Yeni madde açıklamalarından ve mevzuat güncellemelerinden ilk siz haberdar olun.