Müstehcenlik suçu, müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünlerin çocuklara verilmesi, alenen gösterilmesi, belirli koşullar dışında satılması, basın ve yayın yoluyla yayınlanması ile kanunda sayılan özel içerikli ürünlerin üretilmesi, bulundurulması ve yayılması fiillerini yaptırıma bağlayan ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 226. maddesinde düzenlenen bir suçtur. Temel hâlin cezası altı aydan iki yıla kadar hapis ve adli para cezasıdır; en ağır hâllerde beş yıldan on yıla ya da altı yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası öngörülür. Uygulamada “müstehcen yayın”, “müstehcen içerik paylaşma” ve 226/3 bakımından “çocuklara ilişkin müstehcen ürün bulundurma” gibi adlarla anılmaktadır. Suç CMK 100/3’teki katalogda yer almaz. Şikâyete bağlı değildir; Cumhuriyet başsavcılığı resen soruşturur.
Kısa Cevap
TCK 226’daki müstehcenlik suçu, maddenin yedi fıkrasında sayılan seçimlik hareketlerden birinin kasten yapılmasıyla oluşur. Ceza 226/1’de altı ay-iki yıl hapis ve adli para cezası, 226/2’de altı ay-üç yıl, 226/3’ün ilk cümlesinde beş-on yıl, ikinci cümlesinde iki-beş yıl, 226/4’te bir-dört yıl, 226/5’te altı-on yıl hapis ile beş bin güne kadar adli para cezasıdır. Suç şikâyete bağlı değildir ve uzlaştırma kapsamında bulunmaz; bütün fıkralarda dava asliye ceza mahkemesinde görülür. 226/1’de tutuklama yasağı (CMK 100/4) uygulanır, diğer fıkralarda tutuklama hukuken mümkündür. Hükmolunan hapis iki yıl veya altında kalırsa HAGB ve erteleme, bir yıl veya altında kalırsa adli para cezasına çevirme gündeme gelir; bilimsel eserler ve şartlarıyla sanatsal ya da edebi eserler madde kapsamı dışındadır (226/7).
Kanun Metni
Kaynak: mevzuat.gov.trBir cümleye tıklayın, ilgili açıklamaya gidin.
- Bir çocuğa müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünleri veren ya da bunların içeriğini gösteren, okuyan, okutan veya dinleten,
- Bunların içeriklerini çocukların girebileceği veya görebileceği yerlerde ya da alenen gösteren, görülebilecek şekilde sergileyen, okuyan, okutan, söyleyen, söyleten,
- Bu ürünleri, içeriğine vakıf olunabilecek şekilde satışa veya kiraya arz eden,
- Bu ürünleri, bunların satışına mahsus alışveriş yerleri dışında, satışa arz eden, satan veya kiraya veren,
- Bu ürünleri, sair mal veya hizmet satışları yanında veya dolayısıyla bedelsiz olarak veren veya dağıtan,
- Bu ürünlerin reklamını yapan, Kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri basın ve yayın yolu ile yayınlayan veya yayınlanmasına aracılık eden kişi altı aydan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(3) Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünlerin üretiminde çocukları, temsili çocuk görüntülerini veya çocuk gibi görünen kişileri kullanan kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu ürünleri ülkeye sokan, çoğaltan, satışa arz eden, satan, nakleden, depolayan, ihraç eden, bulunduran ya da başkalarının kullanımına sunan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(4) Şiddet kullanılarak, hayvanlarla, ölmüş insan bedeni üzerinde veya doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlara ilişkin yazı, ses veya görüntüleri içeren ürünleri üreten, ülkeye sokan, satışa arz eden, satan, nakleden, depolayan, başkalarının kullanımına sunan veya bulunduran kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(5) Üç ve dördüncü fıkralardaki ürünlerin içeriğini basın ve yayın yolu ile yayınlayan veya yayınlanmasına aracılık eden ya da çocukların görmesini, dinlemesini veya okumasını sağlayan kişi, altı yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(6) Bu suçlardan dolayı, tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
(7) Bu madde hükümleri, bilimsel eserlerle; üçüncü fıkra hariç olmak ve çocuklara ulaşması engellenmek koşuluyla, sanatsal ve edebi değeri olan eserler hakkında uygulanmaz.
Kanun Gerekçesi
Gerekçe için tıklayınız
Madde metninde, müstehcenlik ve çocukların bu tür zararlı yayınlara karşı korunmasına ilişkin hükümler düzenlenmiştir. Normatif (değerlendirilebilir) bir unsur niteliğini taşıyan müstehcenlik kavramının içeriğinin
belirlenmesinde, toplumda egemen olan değer ölçüleri ve yukarıdaki madde gerekçesinde hayasızca hareketler kavramına yönelik olarak yapılan açıklamalar, göz önünde bulundurulmalıdır.
Maddenin birinci fıkrasında müstehcenlikle ilgili çeşitli davranışlar, suç olarak tanımlanmıştır. Fıkranın (a) bendinde, bir çocuğa müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünlerin verilmesi ya da bunların içeriğinin gösterilmesi, okunması, okutulması veya dinletilmesi; (b) bendinde ise, bunların içeriklerini çocukların girebileceği veya görebileceği yerlerde ya da alenen gösterilmesi, görülebilecek şekilde sergilenmesi, okunması, okutulması, söylenmesi veya söyletilmesi, suç olarak tanımlanmıştır.
Fıkranın (c) bendine göre, müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünlerin, içeriğine vakıf olunabilecek şekilde satışa veya kiraya arzedilmesi, suç oluşturmaktadır. (d) bendine göre, bu ürünler, ancak, bunların satışına özgü alışveriş yerlerinde, erişkin kişilere satılabilir veya kiraya verilebilir. Bu itibarla, müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünlerin satışına mahsus alışveriş yerleri dışında, satışa veya kiraya arzedilmesi, satılması veya kiraya verilmesi, suç olarak tanımlanmıştır.
Fıkranın (e) ve (f) bentlerine göre; müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünlerin, sair mal veya hizmet satışları yanında veya dolayısıyla bedelsiz olarak başkalarına verilmesi veya dağıtılması ya da reklamının yapılması, suç oluşturacaktır.
Seçimlik hareketler olan bu fiillerin işlenmesi suretiyle bir kazanç elde edilebileceği için, bu suçun karşılığında hapis cezasının yanı sıra adlî para cezası da öngörülmüştür.
Maddenin ikinci fıkrasında, müstehcen görüntü, yazı veya sözlerin basın ve yayın yolu ile yayınlanması veya yayınlanmasına aracılık edilmesi, ayrı bir suç olarak tanımlanmıştır.
Üçüncü fıkrada, müstehcenliğe karşı çocukları korumaya yönelik iki ayrı suç tanımına yer verilmiştir. Bunlardan birincisi; müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünlerin üretiminde çocukların kullanılması suretiyle oluşmaktadır. İkinci suçu ise, bu ürünlerin ülkeye sokulması, çoğaltılması, satışa arzı, satışı, nakli, depolanması, ihracı, bulundurulması ya da başkalarının kullanımına sunulması fiillerinden birinin işlenmesiyle oluşmaktadır.
Dördüncü fıkraya göre; şiddet kullanılarak, hayvanlarla, ölmüş insan bedeni üzerinde veya doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlara ilişkin yazı, ses veya görüntüleri içeren ürünlerin üretilmesi, ülkeye sokulması, satışa arzı, satışı, nakli, depolanması, başkalarının kullanımına sunulması veya bulundurulması fiilleri suç oluşturmaktadır. Bu hükümle, belirtilen içerikte olan ürünler açısından mutlak bir yasak getirilmiştir.
Maddenin beşinci fıkrasına göre; üç ve dördüncü fıkralardaki suçların konusunu oluşturan ve müstehcenlik bakımından mutlak yasak kapsamına giren ürünlerin içeriğinin basın ve yayın yolu ile yayınlanması, yayınlanmasına aracılık edilmesi ya da çocukların görmesinin, dinlemesinin veya okumasının sağlanması, ayrı bir suç oluşturmaktadır.
Son fıkrada ise, bu madde kapsamında tanımlanan suçlardan dolayı, tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunacağı kabul edilmiştir.
Suçun Hukuki Künyesi
| Künye Başlığı | Açıklama |
|---|---|
| Kanun Maddesi | Müstehcenlik, 5237 sayılı TCK’nın İkinci Kitabında “Topluma Karşı Suçlar” kısmının “Genel Ahlaka Karşı Suçlar” bölümünde, 226. maddede düzenlenmiştir. |
| Şikayet | Şikâyete bağlı değildir; ihbar ya da kolluk tespiti üzerine resen soruşturulur. |
| Zamanaşımı | 226/1, 226/2, 226/3 ikinci cümle ve 226/4: sekiz yıl (TCK 66/1-e) · 226/3 birinci cümle ve 226/5: on beş yıl (TCK 66/1-d); kesen işlemlerle en fazla yarısı kadar uzar (TCK 67/4). |
| Tutuklama ve Adli Kontrol | Katalog suç değildir. 226/1: üst sınır iki yıl olduğundan tutuklama yasağı (CMK 100/4) · 226/2-5: tutuklama nedeni somut olgularla gösterilirse mümkündür. Adli kontrol bütün fıkralarda uygulanabilir. |
| Uzlaşma | Şikâyete bağlı değildir ve CMK 253/1-b listesinde yer almaz; uzlaştırma yoktur. Hapis ile birlikte adli para cezası öngörüldüğünden önödeme (TCK 75) de yoktur. |
| Etkin Pişmanlık | Müstehcenliğe özgü etkin pişmanlık hükmü bulunmamaktadır. |
| İndirim | Maddeye özgü indirim yoktur; teşebbüs (TCK 35), yaş küçüklüğü (TCK 31) ve takdiri indirim (TCK 62) genel hükümlere göre uygulanır. |
| Memuriyete Etkisi | Müstehcenlik 657 sayılı Kanun m.48/A-5’te ayrıca sayılan suçlardan değildir; bu suçtan bir yıl veya daha fazla hapis cezasına mahkûmiyet Devlet memurluğuna engel olur. |
| Görevli Mahkeme | Bütün fıkralar: asliye ceza (üst sınırlar on yılı aşmaz, suç 5235 m.12’de sayılmaz). Suça sürüklenen çocukta çocuk mahkemesi. |
Suçun Şartları ve Unsurları Nelerdir?
TCK 226’daki müstehcenlik suçu için müstehcen nitelikte bir görüntü, yazı veya söz ya da bunları içeren bir ürün bulunmalı ve fail bu ürün üzerinde maddede sayılan hareketlerden birini yapmalıdır. Kanun “müstehcen” kavramını tanımlamaz. Yargıtay bu kavramı, toplumun ortak ar ve haya duygularını, yerleşik edep kurallarını inciten ve genel ahlaka aykırı nitelik taşıyan içerik olarak açıklamaktadır (künyesi aşağıda Yargıtay Kararları bölümündedir). Bir ürünün bu nitelikte olup olmadığı, içeriğin bütünü ve sunuluş biçimi gözetilerek mahkemece belirlenir; gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılır.
Madde, korunan değere yönelik tehlikenin derecesine göre farklı hareketleri ayrı fıkralarda düzenler. 226/1 genel nitelikteki müstehcen ürünlere ilişkindir ve altı bent hâlinde çocuğa verme veya gösterme, çocukların girebileceği yerlerde ya da alenen gösterme, içeriğine vakıf olunabilecek şekilde satışa veya kiraya arz etme, satışa mahsus yerler dışında satma, başka mal veya hizmet satışı yanında bedelsiz dağıtma ve reklam hareketlerini sayar. Bu ürünlerin yetişkinlere, kendi istekleriyle ve kanunun aradığı yer koşullarına uygun biçimde sunulması 226/1 kapsamında suç oluşturmaz. 226/2 ise müstehcen görüntü, yazı veya sözlerin basın ve yayın yoluyla yayınlanmasını ya da yayınlanmasına aracılık edilmesini cezalandırır; TCK 6/1-g’ye göre her türlü yazılı, görsel, işitsel ve elektronik kitle iletişim aracıyla yapılan yayın bu kapsamdadır.
226/3, 226/4 ve 226/5 içerik bakımından daha dar ama yaptırım bakımından daha ağır hâllerdir. 226/3’ün ilk cümlesi, müstehcen ürünlerin üretiminde çocukların, temsili çocuk görüntülerinin veya çocuk gibi görünen kişilerin kullanılmasını; ikinci cümlesi bu ürünleri ülkeye sokma, çoğaltma, satışa arz etme, satma, nakletme, depolama, ihraç etme, bulundurma ya da başkalarının kullanımına sunma hareketlerini düzenler. 226/4, kanunda sayılan özel içerikli cinsel davranışlara ilişkin ürünler bakımından üretme, ülkeye sokma, satışa arz etme, satma, nakletme, depolama, başkalarının kullanımına sunma ve bulundurmayı cezalandırır. 226/5 ise üçüncü ve dördüncü fıkralardaki ürünlerin içeriğinin basın ve yayın yoluyla yayınlanmasını, yayınlanmasına aracılık edilmesini ya da çocukların görmesinin, dinlemesinin veya okumasının sağlanmasını yaptırıma bağlar. Bu fıkralarda ürünün yetişkinlere sunulup sunulmadığı ya da bedel alınıp alınmadığı önem taşımaz; “bulundurma” hareketi de tek başına suçu oluşturur.
Fail ve Mağdur
Suç herkes tarafından işlenebilir; failin belirli bir sıfat taşıması gerekmez. 226/2 ve 226/5’teki “yayınlanmasına aracılık eden” ifadesi, yayını bizzat yapmayan ancak yayın sürecinde rol üstlenen kişileri de doğrudan fail olarak kapsama alır. Tüzel kişiler ceza sorumluluğu taşımaz; ancak 226/6 uyarınca bu suçlardan dolayı tüzel kişiler hakkında TCK 60’taki güvenlik tedbirlerine, yani iznin iptaline ve müsadereye hükmolunur.
Suç genel ahlaka karşı işlendiğinden mağdur, kural olarak toplumdur. 226/1-a ve 226/5’teki çocukların görmesini sağlama hâlinde ürünle karşılaştırılan çocuk, suçtan doğrudan etkilenen kişi konumundadır. Çocuk kavramı TCK 6/1-b’ye göre henüz on sekiz yaşını doldurmamış kişiyi ifade eder; 226/3’te ayrıca temsili çocuk görüntüleri ve çocuk gibi görünen kişiler de kanun metnine dahil edilmiştir.
Suçun Hukuki Konusu
Korunan hukuki değer, toplumun genel ahlakı ve ar duygusudur; çocuklara ilişkin hâllerde buna çocukların bedensel ve ruhsal gelişiminin korunması eklenir. Suçun maddi konusu müstehcen görüntü, yazı veya söz ya da bunları içeren üründür. Suçta kullanılan veya suçtan meydana gelen ürün ve cihazlar hakkında TCK 54 uyarınca müsadere kararı verilir.
Manevi Unsur
Suç yalnız kastla işlenebilir; doğrudan kast yanında olası kast (sonucu öngörüp kabullenme, TCK 21/2) da yeterlidir. Taksirli hâli kanunda düzenlenmemiştir. Fail ürünün içeriğini ve yaptığı hareketin niteliğini bilmeli ve istemelidir. Ürünün içeriğini bilmeyen kişi, TCK 30/1 uyarınca kasten hareket etmiş sayılmaz. Özel bir amaç ya da kazanç saiki aranmaz.
Dikkat: Dijital ortamda bulundurma isnatlarında kastın varlığı en çok tartışılan meseledir. Dosyanın kullanıcı tarafından bilerek indirilip saklanması ile bir programın kendiliğinden oluşturduğu geçici veya önbellek kayıtları aynı değerlendirilemez. Dosyaların hangi tarihte, hangi yolla oluştuğu ve açılıp açılmadığı bilirkişi raporuyla ortaya konulmadan kast kabul edilemez.
Suçun Cezası Nedir?
TCK 226’da müstehcenliğin cezası fıkraya göre altı ay-iki yıldan altı-on yıla kadar hapis ve adli para cezasıdır. Hapis ile adli para cezası seçimlik değil, birlikte hükmedilir.
| Hâl (fıkra) | Ceza | Görevli Mahkeme | Şikâyet / Uzlaşma |
|---|---|---|---|
| Çocuğa verme, alenen gösterme, satış ve reklam hâlleri (226/1-a–f) | 6 ay–2 yıl hapis ve adli para cezası | Asliye ceza | Şikâyet yok / uzlaştırma yok |
| Basın ve yayın yoluyla yayınlama veya aracılık (226/2) | 6 ay–3 yıl hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası | Asliye ceza | Şikâyet yok / uzlaştırma yok |
| Üretimde çocuk, temsili çocuk görüntüsü veya çocuk gibi görünen kişi kullanma (226/3, 1. cümle) | 5–10 yıl hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası | Asliye ceza | Şikâyet yok / uzlaştırma yok |
| 226/3 ürünlerini ülkeye sokma, çoğaltma, satma, nakletme, depolama, bulundurma, kullanıma sunma (226/3, 2. cümle) | 2–5 yıl hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası | Asliye ceza | Şikâyet yok / uzlaştırma yok |
| Kanunda sayılan özel içerikli ürünler (226/4) | 1–4 yıl hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası | Asliye ceza | Şikâyet yok / uzlaştırma yok |
| 3. ve 4. fıkra ürünlerini yayınlama, aracılık, çocukların görmesini sağlama (226/5) | 6–10 yıl hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası | Asliye ceza | Şikâyet yok / uzlaştırma yok |
| Tüzel kişiler (226/6) | Güvenlik tedbiri: izin iptali, müsadere (TCK 60) | Davaya bakan mahkeme | Şikâyet yok |
| Teşebbüs (TCK 35/2) | İlgili fıkranın cezasından dörtte birden dörtte üçe kadar indirim | Fıkraya göre asliye ceza | Şikâyet yok / uzlaştırma yok |
Temel Halinin Cezası (226/1)
226/1’deki altı bentten herhangi birinin gerçekleşmesi hâlinde ceza altı aydan iki yıla kadar hapis ve adli para cezasıdır. Fıkrada adli para cezasının gün sayısı ayrıca gösterilmediğinden TCK 52/1’deki genel sınırlar, yani beş günden yedi yüz otuz güne kadar gün sayısı uygulanır. Aynı ürün üzerinde birden fazla bentteki hareketin yapılması, seçimlik hareketli suç niteliği nedeniyle kural olarak tek suç oluşturur.
Nitelikli Haller (226/2-5)
Maddede klasik anlamda bir ağırlaştırıcı neden listesi yoktur; ikinci ile beşinci fıkralar, hareketin yayılma gücüne ve ürünün içeriğine göre daha ağır cezalar öngören ayrı hâllerdir. 226/2’de basın ve yayın yoluyla yayınlama veya yayınlanmasına aracılık altı aydan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası gerektirir. 226/3’ün ilk cümlesinde üretimde çocukların, temsili çocuk görüntülerinin veya çocuk gibi görünen kişilerin kullanılması beş yıldan on yıla, ikinci cümlesinde bu ürünler üzerindeki diğer hareketler iki yıldan beş yıla kadar hapisle cezalandırılır.
226/4’te kanunda sayılan özel içerikli ürünlerin üretimi ve dolaşımı bir yıldan dört yıla kadar hapis gerektirir. En ağır yaptırım 226/5’tedir: üçüncü ve dördüncü fıkralardaki ürünlerin içeriğinin basın ve yayın yoluyla yayınlanması, yayınlanmasına aracılık edilmesi ya da çocukların bu içeriği görmesinin, dinlemesinin veya okumasının sağlanması altı yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır. 226/5’te alt sınır beş yılı aştığından CMK 150/3 uyarınca zorunlu müdafi atanır.
İndirim Halleri
TCK 226’da maddeye özgü bir indirim hâli yoktur. Fail fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamışsa TCK 31’deki yaş küçüklüğü indirimi uygulanır. Hâkim, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları gibi nedenlerle TCK 62 uyarınca cezayı altıda birine kadar indirebilir. Suçun teşebbüs aşamasında kalması hâlinde TCK 35/2’deki indirim yapılır.
Somut olayınızı birlikte değerlendirelim
Ceza hesabı; nitelikli hâller, artırım ve indirim nedenleriyle dosyadan dosyaya değişir.
Suçun Özel Görünüş Biçimleri
Teşebbüs
Müstehcenliğin çoğu hâli, hareketin yapılmasıyla tamamlanan sırf hareket suçudur; bulundurma, gösterme veya yayınlama gerçekleştiği anda suç tamamlanır. Hareketin kısımlara bölünebildiği hâllerde, örneğin ürünün ülkeye sokulması sırasında gümrükte yakalanma ya da yayının teknik nedenle gerçekleşmemesi gibi durumlarda TCK 35’e göre teşebbüs mümkündür.
İştirak
İştirak, TCK 37-41’deki genel hükümlere tabidir. Ürünü birlikte üreten, satan ya da yayınlayan kişiler müşterek fail olur. Yayına teknik altyapı sağlayan, içeriği dolaşıma sokan veya dağıtımı organize eden kişiler bakımından önce 226/2 ve 226/5’teki “aracılık” hareketi doğrudan faillik olarak değerlendirilir; bu kapsama girmeyen katkılar yardım etme (TCK 39) olarak ele alınır.
İçtima (Zincirleme Suç ve Diğer Halleri)
Aynı suç işleme kararı kapsamında farklı zamanlarda tekrarlanan hareketlerde zincirleme suç hükmü (TCK 43/1) uygulanabilir; kanun, mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu hükmün uygulanacağını açıkça belirtir. Bir fiille hem özel hayatın gizliliğinin ihlali hem 226 kapsamında bir hâl oluşuyorsa TCK 44 uyarınca fikri içtima kuralları işler ve fail daha ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılır. Yargıtay, çocuğa ait müstehcen görüntünün rızası dışında ifşa edildiği bir olayda özel hayatın gizliliğini ihlal suçu ile 226/5’in birlikte oluştuğunu ve daha ağır olan müstehcenlikten hüküm kurulması gerektiğini kabul etmiştir (künyesi aşağıda Yargıtay Kararları bölümündedir).
226/3’ün ilk cümlesindeki üretim sürecinde çocuğa yönelik ayrı bir cinsel istismar fiili bulunuyorsa bu fiil çocukların cinsel istismarı suçu (TCK 103) bakımından ayrıca değerlendirilir. Alenen cinsel ilişki ve teşhircilik ise bir ürün değil doğrudan bedensel davranış olduğundan müstehcenlik değil, TCK 225’teki hayasızca hareketler suçu kapsamındadır.
Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
Adli Para Cezasına Çevirme
TCK 50/1’e göre bir yıl veya daha az süreli hapis cezası (kısa süreli hapis, TCK 49/2) adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilebilir. Hapis ile adli para cezası birlikte öngörüldüğünden TCK 50/2’deki seçimlik ceza yasağı burada söz konusu olmaz. 226/1, 226/2 ve 226/4’te bu sınırın altında ceza mümkündür. 226/3’ün ikinci cümlesinde alt sınır iki yıl olduğundan çevirme ancak indirimlerle ceza bir yıla veya altına inerse gündeme gelir. 226/3’ün ilk cümlesinde ve 226/5’te ceza sınırları nedeniyle çevirme pratikte mümkün değildir.
Erteleme
TCK 51/1’e göre iki yıl veya daha az hapis cezası (fiil sırasında on sekiz yaşından küçük ya da altmış beş yaşından büyük olanlarda üç yıl), failin daha önce kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapis cezası almamış olması ve tekrar suç işlemeyeceği kanaatinin oluşması şartıyla ertelenebilir. 226/1, 226/2, 226/4 ve 226/3’ün ikinci cümlesinde erteleme sınırı içinde ceza verilebilir. 226/3’ün ilk cümlesinde ve 226/5’te alt sınırlar beş ve altı yıl olduğundan, indirimlerden sonra da ceza kural olarak iki yılı aşar ve erteleme uygulanamaz.
HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması)
CMK 231/5’e göre hükmolunan ceza iki yıl veya daha az hapis ya da adli para cezasıysa, 231/6’daki şartlar bulunduğunda hükmün açıklanması geri bırakılabilir; denetim süresi beş yıldır. 1/6/2024 ve sonrasındaki kararlarda sanığın kabulü şartı aranmaz ve HAGB kararına karşı kanun yolu istinaftır. Müstehcenlikte 226/1, 226/2, 226/4 ve 226/3’ün ikinci cümlesi bakımından HAGB, hükmolunan ceza iki yılı aşmadıkça mümkündür. 226/3’ün ilk cümlesinde ve 226/5’te ceza sınırları nedeniyle HAGB kural olarak uygulanamaz.
Suçun Soruşturma ve Kovuşturma Aşamaları
Soruşturma, Cumhuriyet başsavcılığının ihbar, şikâyet veya kolluk tespitiyle haberdar olmasıyla resen başlar. Tipik deliller; el konulan bilgisayar, telefon ve depolama birimleri üzerinde CMK 134 uyarınca yapılan arama ve kopyalama işlemleri, imaj alma tutanakları, bilişim bilirkişi raporu, IP ve abonelik kayıtları, sosyal medya ve yayın platformlarından gelen yazı cevapları ile satış yerlerine ilişkin tutanaklardır. İnternet ortamındaki içerik hakkında 5651 sayılı Kanun m.8 uyarınca soruşturmada hâkim, kovuşturmada mahkeme içeriğin çıkarılmasına veya erişimin engellenmesine karar verebilir. İletişimin dinlenmesi (CMK 135/8) ve teknik araçlarla izleme (CMK 140/1) bu suç için öngörülmemiştir.
Üst sınırı üç yılı aşmayan 226/1 ve 226/2’de Cumhuriyet savcısı CMK 171/2 uyarınca kamu davasının açılmasını beş yıl süreyle erteleyebilir; 226/1’de iddianamenin kabulünden sonra basit yargılama usulü (CMK 251/1) de uygulanabilir. Basılmış eserler veya internet haber siteleri yoluyla işlenen 226/2 fiillerinde 5187 sayılı Basın Kanunu m.26’daki dava açma süreleri bir muhakeme şartıdır: günlük süreli yayınlar ve internet haber sitelerinde dört ay, diğer basılmış eserlerde altı ay. Kovuşturmada en çok tartışılan delil meselesi, el konulan cihazdaki dosyaların kime ait olduğu, nasıl ve ne zaman oluştuğu ve 226/3 bakımından görüntüdeki kişinin kanundaki tanıma girip girmediğidir; bu konularda bilirkişi raporuna itiraz ve ek rapor talebi sık başvurulan yollardır.
Hükme karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinafa (CMK 273/1), bölge adliye mahkemesi kararına karşı da aynı sürede temyize (CMK 291/1) başvurulabilir. Müstehcenlik CMK 286/3’teki istisna listesinde yer almadığından temyizde CMK 286/2’deki sınırlar uygulanır; özellikle 226/1’de üst sınır iki yıl olduğundan bölge adliye mahkemesi kararları kural olarak temyiz edilemez. Müstehcenlik suçu için hazırlanmış savunma dilekçesi örneği, istinaf dilekçesi örneği ve temyiz dilekçesi örneği sitemizde yer alır.
Suçta Gözaltı ve Tutukluluk Halleri
CMK 91/1’e göre gözaltı süresi yakalama anından itibaren yirmi dört saati geçemez; en yakın hâkime gönderilme için zorunlu yol süresi on iki saatten fazla olamaz. Toplu işlenen suçlarda Cumhuriyet savcısı gözaltı süresini her defasında bir günü geçmemek üzere üç güne kadar uzatabilir (CMK 91/3). Müstehcenlik CMK 100/3’teki katalog suçlar arasında yer almadığından tutuklama nedeni, kaçma şüphesi veya delilleri karartma tehlikesi gibi somut olgularla ayrıca gösterilmelidir.
226/1’de hapis cezasının üst sınırı iki yılı aşmadığından CMK 100/4 uyarınca tutuklama kararı verilemez. 226/2, 226/3, 226/4 ve 226/5’te tutuklama hukuken mümkündür; ancak ölçülülük gereği önce CMK 109’daki adli kontrol tedbirleri, örneğin yurt dışına çıkış yasağı veya belirli aralıklarla imza yükümlülüğü değerlendirilir. Bütün fıkralarda dava asliye ceza mahkemesinde görüldüğünden azami tutukluluk süresi soruşturmada altı ay, kovuşturmada bir yıl olup zorunlu hâllerde altı ay uzatılabilir (CMK 102/1).
Uzlaşma, Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Etkin Pişmanlık ve Görevli Mahkeme
Uzlaşma Mümkün mü?
Uzlaştırma yoktur; suç şikâyete bağlı değildir ve CMK 253/1-b’deki listede sayılmaz. Fail çocuksa CMK 253/1-c, mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek ya da özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla üst sınırı üç yılı geçmeyen suçlarda uzlaştırmayı ayrıca öngörür; 226/1 ve 226/2 bakımından bu koşulun somut dosyada bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilir. Hapis ile birlikte adli para cezası öngörülen ve hapsin üst sınırı altı ayı aşan bu suçta önödeme (TCK 75/1) de uygulanmaz.
Şikayet Süresi Ne Kadardır?
Müstehcenlik şikâyete bağlı bir suç olmadığından şikâyet süresi yoktur. Suç, öğrenildiği andan itibaren dava zamanaşımı süresi içinde resen soruşturulur.
Dava Zamanaşımı Süresi
Dava zamanaşımı, TCK 66/1’e göre fıkradaki hapis cezasının üst sınırına bağlıdır. 226/1, 226/2, 226/3’ün ikinci cümlesi ve 226/4’te üst sınır beş yılı geçmediğinden zamanaşımı sekiz yıldır (66/1-e). 226/3’ün ilk cümlesinde ve 226/5’te üst sınır on yıl olduğundan zamanaşımı on beş yıldır (66/1-d). Kesen işlemler, örneğin şüpheli sıfatıyla ifade alınması veya iddianamenin düzenlenmesi, süreyi yeniden başlatır; ancak süre en fazla yarısı kadar uzayabilir (TCK 67/4).
Etkin Pişmanlık Hükümleri
TCK 226’da müstehcenliğe özgü bir etkin pişmanlık hükmü bulunmamaktadır. Failin ürünü kendiliğinden imha etmesi veya yayından kaldırması etkin pişmanlık indirimi doğurmaz. Bu davranışlar ancak TCK 61’deki temel ceza belirlemesinde ve TCK 62’deki takdiri indirimde, fiilden sonraki davranış olarak dikkate alınabilir.
Görevli Mahkeme Hangisidir?
Maddenin bütün fıkralarında görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. 5235 sayılı Kanun m.12, ağır ceza mahkemesine on yıldan fazla hapis gerektiren suçlarla birlikte belirli suçları verir; 226 bu listede yer almaz ve maddedeki en yüksek üst sınır on yıldır. Suça sürüklenen çocuklar bakımından çocuk mahkemesi görevlidir.
Yargıtay Kararları
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 17.04.2019 tarihli, 2018/8158 E., 2019/5167 K.
Dairenin önüne gelen dosyada, çocuğa ait müstehcen nitelikteki bir görüntü, kendisinin rızası dışında sosyal medya hesabı üzerinden yayınlanmış ve ilk derece mahkemesi yalnız özel hayatın gizliliğini ihlalden hüküm kurmuştur. Daire, görüntünün toplumun ortak ar ve haya duygularını inciten nitelikte olduğunu ve fiilin 134/2 ile birlikte 226/5’i de oluşturduğunu belirtmiştir. TCK 44 gereği daha ağır cezayı gerektiren müstehcenlikten hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle hükmü bozmuştur.
… toplumun sahip olduğu ortak ar ve haya duygularını, yerleşik edep kurallarını incitici ve genel ahlâka aykırı nitelikteki resimlerin …
… bir fiili ile birden fazla farklı suçun oluşmasına neden olan suça sürüklenen çocuğun, TCK’nın 44. maddesi gereğince, daha ağır cezayı gerektiren müstehcenlik suçundan cezalandırılması, özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan ise hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken …
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 08.01.2026 tarihli, 2023/9871 E., 2026/873 K.
Sanık hakkında birden fazla suçtan kurulan hükümlere karşı istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, karar temyiz edilmiştir. Daire, müstehcenlikten kurulan hükmün CMK 286/2 kapsamında kesin olduğunu ve suçun 286/3’teki istisna listesinde de bulunmadığını belirterek bu suç yönünden temyiz istemini reddetmiştir. Aynı dosyadaki diğer suçlar yönünden ise gerekçesizlik nedeniyle bozma kararı vermiştir.
… 5271 sayılı Kanun’un 286/2. maddesi kapsamındaki Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararlarının temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ve incelemeye konu suçun aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca …
Sık Sorulan Sorular
Müstehcenlik suçunun cezası kaç yıl?
Ceza fıkraya göre değişir. 226/1’de altı ay-iki yıl hapis ve adli para cezası, 226/2’de altı ay-üç yıl, 226/4’te bir-dört yıl hapis öngörülür. Çocuklara ilişkin 226/3’te üretim hâlinde beş-on yıl, diğer hareketlerde iki-beş yıl; 226/5’te altı-on yıl hapis ile beş bin güne kadar adli para cezası verilir.
Müstehcenlik suçu şikâyete bağlı mı, uzlaşma var mı?
Hayır. Müstehcenlik resen soruşturulan bir suçtur ve şikâyetten vazgeçme davayı düşürmez. CMK 253/1-b listesinde yer almadığı için uzlaştırma yapılmaz; önödeme de uygulanmaz.
Müstehcenlikte tutuklama olur mu?
226/1’de üst sınır iki yıl olduğundan CMK 100/4 gereği tutuklama yasaktır. Diğer fıkralarda tutuklama mümkündür, ancak suç katalogda olmadığı için tutuklama nedeni somut delillerle gösterilmelidir.
Müstehcenlikte HAGB verilir mi?
Hükmolunan ceza iki yıl veya daha az ise ve CMK 231/6’daki şartlar varsa HAGB verilebilir. Bu durum özellikle 226/1, 226/2, 226/4 ve 226/3’ün ikinci cümlesinde gündeme gelir. 226/3’ün ilk cümlesinde ve 226/5’te alt sınırlar nedeniyle HAGB kural olarak mümkün değildir.
Müstehcenlik davasına hangi mahkeme bakar?
Bütün fıkralarda asliye ceza mahkemesi görevlidir; suç 5235 sayılı Kanun m.12’deki ağır ceza listesinde sayılmaz. Fail suça sürüklenen çocuksa dava çocuk mahkemesinde görülür.
Sanatsal veya bilimsel eserler suç oluşturur mu?
TCK 226/7’ye göre madde hükümleri bilimsel eserler hakkında uygulanmaz. Sanatsal ve edebi değeri olan eserler de, çocuklara ulaşması engellenmek koşuluyla kapsam dışındadır. Ancak bu istisna 226/3 bakımından geçerli değildir.