TCK 141 Hırsızlık Suçu ve Cezası

KANUN MADDELERİ141TCK 141 Hırsızlık Suçu ve Cezası

TCK 141 Hırsızlık Suçu ve Cezası

Hırsızlık suçu, zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malın, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alınmasıyla oluşan malvarlığına karşı bir suçtur ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141. maddesinde düzenlenmiştir. Suçun basit halinin cezası bir yıldan üç yıla kadar hapistir; nitelikli hallerin varlığında bu ceza çok daha yüksek oranlara çıkar. Halk arasında “çalmak”, “aşırmak” veya olayın niteliğine göre “kapkaç” ve “yankesicilik” gibi adlarla anılır. Basit hırsızlıkta kural olarak tutuklama yerine adli kontrol tedbirlerine başvurulmakta, ancak kaçma şüphesi veya delil karartma ihtimalinin bulunduğu durumlarda tutuklama kararı da verilebilmektedir. Hırsızlık suçu şikayete tabi olmayıp Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen soruşturulur.

Kısa Cevap

Hırsızlık suçu TCK 141. maddede düzenlenmiştir ve basit halinin cezası bir yıldan üç yıla kadar hapistir. Suçun oluşması için malın taşınır nitelikte, başkasına ait olması, zilyedin rızası bulunmaması ve failin yarar sağlama maksadıyla malı bulunduğu yerden alması gerekir. Suç şikayete bağlı değildir, resen soruşturulur; ancak uzlaştırma kapsamındadır ve uzlaşma sağlanırsa dava düşer. Malın değerinin azlığı halinde cezada indirim yapılabilir veya hiç ceza verilmeyebilir. Basit hırsızlıkta hükmedilen cezanın adli para cezasına çevrilmesi, ertelenmesi veya HAGB kararı verilmesi mümkündür.

Kanun Metni

Kaynak: mevzuat.gov.tr

Bir cümleye tıklayın, ilgili açıklamaya gidin.

(1) Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.

(2) (Mülga: 2/7/2012-6352/105 md.)

Kanun Gerekçesi

Gerekçe için tıklayınız

Madde metninde, hırsızlığın temel şekli tanımlanmıştır. Buna göre, taşınır malın alınmasının suç oluşturabilmesi için, zilyedinin rızasının bulunmaması gerekir. Rızanın geçerli olması için bulunması gereken koşulların varlığı hâlinde zilyedin rızası bir hukuka uygunluk nedeni teşkil edecek ve suç oluşmayacaktır.

Hırsızlık suçunun oluşabilmesi için, failin kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla hareket etmesi yeterli olup, bunun fiilen temini şart değildir. Bu yarar, maddî veya manevî olabilir.

Almak fiilinden maksat, suçun konusunu oluşturan mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesi, mağdurun suç konusu eşya üzerinde zilyetlikten doğan tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hâle gelmesidir. Bu tasarruf olanağı ortadan kaldırılınca suç da tamamlanır.

Maddenin ikinci fıkrasında, ekonomik bir değer taşıyan her türlü enerji, taşınır mal sayılmıştır. Buna göre, elektrik enerjisi, gazlar, tabiî veya sun’i buharlar da hırsızlık suçunun konusunu oluşturabilecektir.

Suçun Hukuki Künyesi

  • Kanun Maddesi: Hırsızlık suçu, 5237 sayılı TCK’nın “Malvarlığına Karşı Suçlar” bölümünde yer alan 141. maddede düzenlenmiştir.
  • Şikayet: Suç şikayete tabi değildir, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen soruşturulur.
  • Zamanaşımı: Dava zamanaşımı süresi 8 yıldır.
  • Tutuklama ve Adli Kontrol: Basit hırsızlık katalog suçlardan olmadığından kural olarak adli kontrol tedbirleri uygulanır; kaçma veya delil karartma şüphesi varsa tutuklama da mümkündür.
  • Uzlaşma: Suç uzlaştırma kapsamındadır; uzlaşma sağlanırsa kamu davası düşer.
  • Etkin Pişmanlık: TCK m.168 uyarınca zararın giderilmesi halinde cezada üçte ikiye kadar indirim mümkündür.
  • İndirim: Malın değerinin azlığı (TCK m.145), kullanma hırsızlığı (TCK m.146), zorunluluk hâli (TCK m.147) ve takdiri indirim uygulanabilir.
  • Memuriyete Etkisi: Hırsızlık, 657 sayılı Kanun m.48’de sayılan yüz kızartıcı suçlardan olduğundan mahkumiyet memuriyete engel olur.
  • Görevli Mahkeme: Görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir.

Suçun Şartları ve Unsurları Nelerdir? (141/1)

Hırsızlık suçunun oluşabilmesi için dört temel şartın bir arada bulunması gerekir. Birincisi, suça konu şeyin taşınabilir nitelikte bir mal olmasıdır; taşınmazlar bu suçun konusunu oluşturmaz, taşınmaza yönelen fiiller hakkı olmayan yere tecavüz suçunu gündeme getirir. İkincisi, malın başkasına ait olmasıdır; sahipsiz mallar ile terkedilmiş eşya bu suçun konusu değildir.

Üçüncü şart, malın zilyedinin rızasının bulunmamasıdır. Zilyet, mal üzerinde fiili hakimiyeti elinde bulunduran kişidir ve mutlaka malik olması gerekmez. Zilyedin geçerli rızasının varlığı halinde fiil hukuka uygun hale gelir ve suç oluşmaz.

Dördüncü şart, malın bulunduğu yerden alınmasıdır. Alma fiili, mal üzerindeki zilyetliğin sona erdirilmesi ve failin malı kendi hakimiyet alanına geçirmesi anlamına gelir. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre mağdurun mal üzerindeki tasarruf imkanının ortadan kalktığı anda suç tamamlanmış sayılır.

Fail ve Mağdur

Hırsızlık suçu özgü suç değildir; suçun faili herkes olabilir. Ancak malın maliki, kendi malı üzerinde bu suçu işleyemez. Paydaş veya elbirliği ile malik olunan mal üzerinde işlenen hırsızlık ise daha az cezayı gerektiren hal olarak düzenlenmiştir ve soruşturması şikayete bağlıdır.

Suçun mağduru, malın zilyedi ve maliki olabilir. Bu iki sıfat aynı kişide birleşebileceği gibi farklı kişilerde de bulunabilir. Örneğin kiralanan bir aracın çalınması halinde hem aracın maliki hem de kiracı sıfatıyla zilyet konumundaki kişi suçtan zarar görmüş sayılır.

Dikkat: Aralarında evlilik, üstsoy altsoy veya aynı konutta yaşayan kardeşlik ilişkisi bulunan kişiler arasında işlenen hırsızlıkta TCK 167 uyarınca şahsi cezasızlık sebebi uygulanır ve faile ceza verilmez.

Suçun Hukuki Konusu

Suçla korunan hukuki değer, kişilerin malvarlığı üzerindeki mülkiyet ve zilyetlik hakkıdır. Suçun maddi konusu ise ekonomik değeri bulunan ve taşınabilir nitelikteki her türlü maldır. Nakit para, ziynet eşyası, elektronik cihaz, motorlu araç ve hayvanlar bu kapsamda değerlendirilir.

Ekonomik bir değer taşıyan her türlü enerji de taşınır mal sayılmaktadır. Bu nedenle elektrik enerjisi, doğal gaz ve su gibi değerlerin hukuka aykırı biçimde alınması da hırsızlık suçunun konusunu oluşturabilir. Ancak abonelik esasına göre yararlanılan elektrik, su ve doğal gazın sayaç müdahalesiyle tüketilmesi hali, TCK 163. maddedeki karşılıksız yararlanma suçu kapsamında değerlendirilir.

Manevi Unsur

Hırsızlık suçu yalnızca kasten işlenebilir; taksirle işlenmesi mümkün değildir. Failin, malın başkasına ait olduğunu ve zilyedin rızasının bulunmadığını bilerek hareket etmesi gerekir. Malın kendisine ait olduğu yönünde hataya düşen kişide kast bulunmadığından suç oluşmaz.

Kanun, genel kastın yanında ayrıca özel bir maksat aramaktadır. Failin, kendisine veya bir başkasına yarar sağlama maksadıyla hareket etmiş olması şarttır. Bu yararın maddi olması zorunlu değildir, manevi nitelikte bir yarar da yeterlidir. Ayrıca failin bu yararı fiilen elde etmiş olması gerekmez, bu maksatla hareket etmesi suçun oluşumu için yeterlidir.

Suçun Cezası Nedir?

  • Temel Halin Cezası: Bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası (TCK 141/1).
  • Nitelikli Hırsızlık: Kamu kurumundaki veya ibadethanedeki eşya, ulaşım aracındaki eşya ile açıkta bırakılmış eşya hakkında işlenmesi halinde üç yıldan yedi yıla kadar hapis (TCK 142/1).
  • Ağır Nitelikli Hırsızlık: Kapkaç, yankesicilik, kilit açmak, bilişim sistemi kullanmak veya bina içinden çalmak suretiyle işlenmesi halinde beş yıldan on yıla kadar hapis (TCK 142/2).
  • Enerji Hırsızlığı: Sıvı veya gaz halindeki enerji hakkında işlenmesi halinde beş yıldan on iki yıla kadar hapis (TCK 142/3).
  • Gece Vakti İşlenmesi: Verilecek ceza yarı oranında artırılır (TCK 143/1).
  • Daha Az Cezayı Gerektiren Haller: Paydaş olunan mal üzerinde veya alacağı tahsil amacıyla işlenmesi halinde iki aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası (TCK 144/1).
  • Kullanma Hırsızlığı: Malın geçici süre kullanılıp iade edilmek üzere alınması halinde ceza yarı oranına kadar indirilir (TCK 146/1).
  • Değerin Azlığı ve Zorunluluk Hali: Cezada indirim yapılabileceği gibi ceza vermekten de vazgeçilebilir (TCK 145 ve TCK 147).
  • Teşebbüs: Meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir (TCK 35/2).

Temel Halinin Cezası (141/1)

Hırsızlık suçunun temel halini işleyen kişi hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Kanun koyucu bu suç için seçimlik adli para cezası öngörmemiş, yalnızca hapis cezasını benimsemiştir. Hakim, temel cezayı belirlerken suçun işleniş biçimini, kullanılan araçları, suçun işlendiği zaman ve yeri, suç konusu malın önem ve değerini ve failin kastının ağırlığını gözetir.

Uygulamada sabıkasız bir fail hakkında basit hırsızlıkta genellikle alt sınırdan hareket edilmekte, takdiri indirim uygulanarak sonuç ceza on ay hapis düzeyine inebilmektedir. Bu miktardaki bir cezanın adli para cezasına çevrilmesi veya ertelenmesi mümkündür.

Nitelikli Haller (141/1)

Hırsızlık suçunun cezayı artıran nitelikli halleri TCK 142. maddede düzenlenmiştir. Suçun kamu kurum ve kuruluşlarında veya ibadete ayrılmış yerlerde bulunan eşya hakkında, halkın yararlandığı ulaşım araçları içinde ya da adet gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında işlenmesi halinde ceza üç yıldan yedi yıla kadar hapse yükselir.

Suçun elde veya üstte taşınan eşyayı çekip almak suretiyle yani kapkaç yoluyla, özel beceriyle yani yankesicilikle, taklit anahtar veya başka bir aletle kilit açarak, bilişim sistemleri kullanılarak ya da bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında işlenmesi halinde ceza beş yıldan on yıla kadar hapistir. Suçun gece vakti işlenmesi ise verilecek cezanın yarı oranında artırılmasını gerektirir.

Dikkat: Hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlali veya mala zarar verme suçunun da işlenmesi halinde, bu suçlardan dolayı soruşturma yapılabilmesi için şikayet aranmaz ve fail ayrıca bu suçlardan da cezalandırılır.

İndirim Halleri

Kanun, hırsızlık suçu bakımından birden fazla indirim sebebi öngörmüştür. Suçun paydaş veya elbirliği ile malik olunan mal üzerinde ya da bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenmesi halinde, şikayet üzerine iki aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur.

Malın değerinin azlığı nedeniyle verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, suçun işleniş şekli ve özellikleri gözetilerek ceza vermekten de vazgeçilebilir. Aynı şekilde suçun ağır ve acil bir ihtiyacı karşılamak için işlenmesi halinde de zorunluluk hali kapsamında cezasızlık yoluna gidilebilir. Malın geçici süreyle kullanılıp iade edilmek üzere alınması durumunda ise şikayet üzerine verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir.

Somut olayınızı birlikte değerlendirelim

Ceza hesabı; nitelikli hâller, artırım ve indirim nedenleriyle dosyadan dosyaya değişir.

Avukata Danışın

Suçun Özel Görünüş Biçimleri

Teşebbüs

Hırsızlık suçu teşebbüse elverişli bir suçtur. Suç, malın failin hakimiyet alanına geçmesi ve mağdurun mal üzerindeki tasarruf imkanının ortadan kalkması anında tamamlanır. Failin malı almak üzere harekete geçmesi ancak elinde olmayan nedenlerle bu neticeyi gerçekleştirememesi halinde teşebbüs hükümleri uygulanır.

Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre mağazadan alınan ürünün ödeme noktası geçilmeden yakalanması, cebe atılan cüzdanın hemen fark edilerek geri alınması veya araca binildiği sırada müdahale edilmesi hallerinde suç teşebbüs aşamasında kalmış sayılır. Bu durumda meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.

İştirak

Hırsızlık suçuna iştirak bakımından genel hükümler uygulanır; müşterek faillik, azmettirme ve yardım etme mümkündür. Malı fiilen alan kişinin yanında, gözcülük yapan veya kaçış aracını kullanan kişi de fiil üzerinde ortak hakimiyet kurduğundan müşterek fail olarak sorumlu tutulur.

Suçun işlenmesinden önce yol göstermek, kullanılan aleti temin etmek veya fiilin işlenmesinden sonra yardımda bulunmayı vaat etmek yardım eden sıfatıyla sorumluluğu gerektirir. Suçun işlenmesinden sonra çalınan malı bilerek satın alan veya kabul eden kişi ise hırsızlığa iştirakten değil, TCK 165. maddedeki suç eşyasının satın alınması suçundan sorumlu olur.

İçtima (Zincirleme Suç ve Diğer Halleri)

Failin aynı suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı kişiye karşı birden fazla hırsızlık eylemi gerçekleştirmesi halinde zincirleme suç hükümleri uygulanır. Bu durumda tek bir cezaya hükmedilir ancak bu ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır.

Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre aynı yerde bulunan farklı kişilere ait malların tek bir hareketle alınması halinde her mağdur bakımından ayrı suç oluşur ve gerçek içtima kuralları uygulanır. Örneğin bir otoparktaki birden fazla araçtan eşya çalınması durumunda mağdur sayısınca hırsızlık suçu meydana gelir.

Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Adli Para Cezasına Çevirme

Hükmedilen hapis cezasının bir yıl veya altında olması halinde bu ceza adli para cezasına çevrilebilir. Hırsızlık suçunun temel halinde alt sınır bir yıl olduğundan ve takdiri indirim uygulanabildiğinden, basit hırsızlıkta hükmedilen cezanın adli para cezasına çevrilmesi mümkündür. Ancak nitelikli hallerde ceza miktarı bu sınırın çok üzerinde kaldığından çevirme imkanı bulunmaz.

Erteleme

İki yıl veya daha az süreli hapis cezaları ertelenebilir. Basit hırsızlıkta hükmedilen ceza bu sınırın altında kalabildiğinden, failin daha önce kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olması ve mahkemede tekrar suç işlemeyeceği kanaatinin oluşması halinde erteleme kararı verilebilir. Mahkeme, ertelemeyi mağdurun zararının giderilmesi koşuluna bağlayabilir.

HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması)

Hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmaması ve suçtan doğan zararın giderilmesi halinde HAGB kararı verilebilir. Basit hırsızlıkta bu şartların sağlanması mümkün olduğundan uygulamada HAGB kararına sıkça rastlanır. Bu halde sanık beş yıllık denetim süresine tabi tutulur ve bu süre içinde yeni bir kasıtlı suç işlemezse hüküm ortadan kaldırılarak dava düşer.

Suçun Soruşturma ve Kovuşturma Aşamaları

Hırsızlık suçu şikayete tabi olmadığından soruşturma, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen başlatılır. Kolluk birimleri olay yerinde parmak izi ve kamera kayıtlarını toplar, tanık beyanlarını alır ve şüpheliyi tespit etmeye çalışır. Şüphelinin ifadesi alınarak dosya savcılığa gönderilir.

Suç uzlaştırma kapsamında olduğundan, kamu davası açılmadan önce dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Taraflar arasında uzlaşma sağlanırsa kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir. Uzlaşma sağlanamaz ve yeterli şüphe bulunursa iddianame düzenlenerek asliye ceza mahkemesinde kovuşturma aşamasına geçilir.

Suçta Gözaltı ve Tutukluluk Halleri

Suçüstü halinde yakalanan şüpheli, Cumhuriyet savcısının talimatıyla gözaltına alınabilir. Basit hırsızlık suçu CMK 100/3’te sayılan katalog suçlar arasında yer almadığından, tutuklama kararı verilebilmesi için kaçma şüphesi veya delilleri karartma ihtimalinin somut olgularla ortaya konulması gerekir.

Uygulamada basit hırsızlıkta genellikle yurt dışına çıkış yasağı, imza atma yükümlülüğü veya konutu terk etmeme gibi adli kontrol tedbirleri tercih edilmektedir. Buna karşılık nitelikli hırsızlık suçlarında, özellikle örgütlü ve süreklilik arz eden eylemlerde tutuklama tedbirine daha sık başvurulmaktadır.

Uzlaşma, Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Etkin Pişmanlık ve Görevli Mahkeme

Uzlaşma Mümkün mü?

Hırsızlık suçu, CMK 253. madde uyarınca uzlaştırma kapsamındaki suçlardandır. Soruşturma veya kovuşturma aşamasında taraflar arasında uzlaşma sağlanması halinde kamu davası düşer ve fail hakkında herhangi bir ceza verilmez. Nitelikli hırsızlık halleri de uzlaştırma kapsamında değerlendirilmektedir.

Şikayet Süresi Ne Kadardır?

Hırsızlık suçunun temel hali ve nitelikli halleri şikayete tabi olmadığından herhangi bir şikayet süresi bulunmaz; suç, dava zamanaşımı süresi içinde her zaman resen soruşturulur. Ancak paydaş olunan mal üzerinde işlenen hırsızlık, alacağın tahsili amacıyla işlenen hırsızlık ve kullanma hırsızlığı şikayete tabidir ve bu hallerde fiil ile failin öğrenilmesinden itibaren altı ay içinde şikayette bulunulması gerekir.

Dava Zamanaşımı Süresi

Hırsızlık suçunun temel halinde hapis cezasının üst sınırı üç yıl olduğundan dava zamanaşımı süresi 8 yıldır. Nitelikli hırsızlık hallerinde ceza üst sınırı yükseldiğinden zamanaşımı süresi on beş yıla çıkabilir. Soruşturma ve kovuşturma işlemleri zamanaşımını keser ve süre yeniden işlemeye başlar.

Etkin Pişmanlık Hükümleri

TCK 168. madde uyarınca fail, azmettiren veya yardım eden, suç tamamlandıktan sonra ancak kovuşturma başlamadan önce bizzat pişmanlık göstererek mağdurun zararını aynen iade veya tazmin yoluyla tamamen giderirse verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ancak hüküm verilmeden önce gösterilmesi halinde ise indirim oranı yarıya kadardır. Zararın kısmen giderilmesi halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için mağdurun rızası aranır.

Görevli Mahkeme Hangisidir?

Hırsızlık suçunda öngörülen ceza miktarları gözetildiğinde hem temel hal hem de nitelikli haller bakımından görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesidir.

Sık Sorulan Sorular

Hırsızlık suçunun cezası kaç yıldır?

Hırsızlık suçunun temel halinin cezası bir yıldan üç yıla kadar hapistir. Suçun kamu kurumundan, ulaşım aracından veya açıkta bırakılmış eşya hakkında işlenmesi halinde ceza üç yıldan yedi yıla, kapkaç, yankesicilik, kilit açma veya bina içinden çalma yoluyla işlenmesi halinde ise beş yıldan on yıla kadar hapse yükselir.

Hırsızlık suçunda şikayetten vazgeçilirse dava düşer mi?

Hırsızlık suçu şikayete tabi olmadığından şikayetten vazgeçme tek başına davayı düşürmez. Ancak suç uzlaştırma kapsamında olduğu için taraflar arasında usulüne uygun bir uzlaşma sağlanırsa kamu davası düşer ve fail hakkında ceza verilmez.

Değeri az olan bir malın çalınması suç mudur?

Değeri az olan malın çalınması da hırsızlık suçunu oluşturur. Ancak TCK 145. madde uyarınca malın değerinin azlığı nedeniyle verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, suçun işleniş şekli ve özellikleri de gözetilerek hiç ceza verilmemesine karar verilebilir.

Hırsızlıktan tutuklanır mı?

Basit hırsızlık katalog suçlar arasında yer almadığından kural olarak tutuklama yerine adli kontrol tedbirlerine başvurulur. Ancak failin kaçma şüphesi bulunması, delilleri karartma ihtimalinin somut olgularla ortaya konulması veya süreklilik arz eden nitelikli eylemlerin varlığı halinde tutuklama kararı verilebilir.

Hırsızlık suçu memuriyete engel olur mu?

Hırsızlık, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesinde sayılan yüz kızartıcı suçlardandır. Bu nedenle affa uğramış olsa bile hırsızlıktan mahkum olan kişi devlet memuru olamaz ve mevcut memuriyeti sona erer. Ancak HAGB kararı verilmesi halinde hüküm açıklanmadığından bu sonuç doğmaz.

Kaynaklar: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (mevzuat.gov.tr), 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu. Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Av. Yakup Yıkılmaz
Av. Yakup Yıkılmaz Kurucu Avukat İnceleyen: Av. Umur Yıldırım, Kurucu Avukat
Profili görüntüleyin
Benzer

Makaleler

Yeni madde açıklamalarından ve mevzuat güncellemelerinden ilk siz haberdar olun.