Tehdit suçu, bir kimsenin kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceğinden ya da malvarlığı bakımından büyük bir zarara uğratılacağından yahut sair bir kötülük yapılacağından bahisle korkutulmasıyla oluşan bir suçtur ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesinde düzenlenmiştir. Suçun cezası, tehdidin yöneldiği değere göre altı aydan iki yıla kadar hapis ya da iki aydan altı aya kadar hapis veya adli para cezası olup, silahla veya birden fazla kişiyle birlikte işlenmesi hâlinde ceza iki yıldan yedi yıla kadar hapse yükselir. Halk arasında “gözdağı verme”, “ölümle tehdit etme”, “korkutma” veya “sen bilirsin demek” gibi ifadelerle anılan bu suç, uygulamada en sık karşılaşılan hürriyete karşı suçlardandır. Tehdidin basit hâlleri bakımından kural olarak adli kontrol tedbirleri yeterli görülmekte, ancak silahla veya suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanılarak işlenen nitelikli hâllerde tutuklama tedbirine başvurulabilmektedir. Hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit resen soruşturulurken, malvarlığına yönelik tehdidin soruşturulması mağdurun şikayetine bağlıdır.
Kısa Cevap
Tehdit suçu TCK 106. maddede düzenlenmiştir. Bir kişinin kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ya da cinsel dokunulmazlığına saldırı yapılacağından bahisle tehdit edilmesinin cezası altı aydan iki yıla kadar hapistir; kadına karşı işlenmesi hâlinde alt sınır dokuz aydan az olamaz. Malvarlığına zarar verme veya sair kötülük tehdidinde ceza iki aydan altı aya kadar hapis veya adli para cezasıdır ve bu hâl şikayete tabidir. Tehdit silahla, kişinin kendisini tanınmayacak hâle koymasıyla, imzasız mektupla, birden fazla kişiyle birlikte veya suç örgütlerinin korkutucu gücünden yararlanılarak işlenirse ceza iki yıldan yedi yıla kadar hapistir. Basit tehdit uzlaştırma kapsamındadır.
Kanun Metni
Kaynak: mevzuat.gov.trBir cümleye tıklayın, ilgili açıklamaya gidin.
- Silahla,
- Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle,
- Birden fazla kişi tarafından birlikte,
- Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak,
İşlenmesi halinde, fail hakkında iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Tehdit amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama veya malvarlığına zarar verme suçunun işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ceza verilir.
Kanun Gerekçesi
Gerekçe için tıklayınız
Maddeyle, “tehdit” bizatihi suç hâline getirilmiş bulunmaktadır. Bilindiği üzere tehdit diğer bazı suçlarda ayrıca unsur olarak öngörülmüştür. Burada tehdidin koruduğu hukukî değer, kişilerin huzur ve sükunudur; böylece kişilerde bir güvensizlik duygusunun meydana gelmesi engellenmektedir. Bu nedenle, söz konusu madde ile insanın kendisine özgü sulh ve sükununa karşı işlenen saldırılar cezalandırılmış olmaktadır. Fakat, tehdidin bu maddeyle korumak istediği esas değer, kişinin karar verme ve hareket etme hürriyetidir.
Tehdit, çoğu zaman başka bir suçun unsurunu oluşturmaktadır. Ancak, bu suç tanımında, tehdidin kendisi bağımsız bir suç olarak tanımlanmıştır. Bu bakımdan tehdit suçu, genel ve tamamlayıcı bir suçtur.
Tehdit hâlinde, gerçekleşmesi failin isteğinin yerine getirilmemesi kaydına bağlı bir tecavüz, kötülük mağdura bildirilmektedir. Tehdidin konusunu, kişinin hayatının veya vücut bütünlüğünün tehlikeye maruz bırakılacağının, suç teşkil eden belli bir fiilin işleneceğinin, genel olarak kuvvet kullanılacağının veya herhangi bir kötülüğün, haksızlığın gerçekleştirileceğinin bildirilmesi oluşturmaktadır.
Tehdidin özelliği, kötülüğün gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinin, tehdit edenin iradesine bağlı olmasıdır. Tehdit konusu kötülüğün gerçekleşip gerçekleşmemesi, gerçekten veya en azından görünüş itibarıyla failin takdirine bağlıdır. Fakat bu, kötülüğün mutlaka tehdit eden tarafından gerçekleştirileceği anlamına gelmez; bir üçüncü kişi vasıtasıyla bu kötülüğün gerçekleştirileceğinin bildirilmesi ile de, tehditte bulunulabilir.
Suçun oluşması bakımından tehdit konusu kötülüğün gerçekleşip gerçekleşmemesi, önemli değildir. Tehdidin objektif olarak ciddî bir mahiyet arz etmesi gerekir. Yani, istenilenin yerine getirilmemesi hâlinde tehdit konusu kötülüğün gerçekleşeceği ihtimali objektif olarak mevcut olmalıdır. Sarfedilen sözler, gerçekleştirilen davranış muhatap alınan kişi üzerinde ciddî bir korku yaratma açısından sonuç almaya elverişli, yeterli ve uygun değilse, tehdidin oluştuğu ileri sürülemez. Failin söz ve davranışlarının muhatabı üzerinde ciddî şekilde korku ve endişe yaratacak uygunluk ve yeterlilik içerip içermediğinin her somut olayda araştırılması gerekir. Objektif olarak ciddî bir mahiyet arz eden tehdidin somut olayda muhatabı üzerinde etkili olması şart değildir. Kişi, fail, objektif olarak ciddî bir mahiyet arz eden söz ve davranışlarla mağduru tehdit etmek istemiş olmasına rağmen; mağdur, bu söz ve davranışları ciddiye almamış olabilir. Bu durumda tehdit yine gerçekleşmiştir. Tehdidin gerçekleşip gerçekleşmemesi, muhatabı üzerinde etkili olup olmamasına bağlı tutulmamalıdır. Failin de kendisinin tehdit konusu tecavüzü gerçekleştirebilecek imkân ve iktidara sahip olduğu kanaatini karşı tarafta uyandırdığını bilmesi gerekir. Mağdurda bu kanaat uyandırıldıktan sonra, failin tehdit konusu tecavüzü gerçekleştirebilecek imkân ve iktidara gerçekte sahip olmamasının bir önemi yoktur. Mağdur tehdit konusu tecavüzün ciddî olduğuna hile kullanılmak suretiyle inandırılmış olabilir. Fakat, batıl inançlara dayanılarak bir kötülüğe maruz bırakılabileceği beyanıyla, bir kimse tehdit edilmiş olmaz.
Tehdit konusu kötülük, mağdura değil de, bir üçüncü şahsa yönelik olabilir. Ancak, bu durumda mağdur ile üçüncü kişi arasında belli bir akrabalık, yakınlık ilişkisi mevcut olmalıdır.
Tehdit hâlinde kişi, tehdit konusu tecavüzün ileride vuku bulacağı beyanıyla korkutularak, belli bir davranışta bulunmaya zorlanmaktadır, mecbur edilmektedir.
Maddenin birinci fıkrasında yapılan tanımda, tehdidin yöneldiği hukukî değere göre bir ayırım yapılmıştır. Buna göre, tehdidin, mağdurun kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle yapılması, söz konusu suçun temel şeklini oluşturmaktadır. Buna karşılık, tehdidin, mağduru malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle yapılması ise, suçun temel şekline göre daha az cezayı gerektirmektedir. Ayrıca, bu suçtan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılması, mağdurun şikâyetine bağlı kılınmıştır.
Maddenin ikinci fıkrasında tehdidin daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâlleri gösterilmiştir. Bu hâller, tehdidin kapsadığı korkutma gücünün ciddîliği ve yoğunluğu hususunda mağdurda ciddî kaygılar meydana getirmeye elverişli durumlardır. Tehdit silâhla icra olunursa bunun ciddîliği hususunda bir korkunun meydana gelmesi çok daha kolay olur. Aynı suretle kendisini tanınmayacak bir hâle getiren kişinin veya birkaç kişinin birlikte olarak tehdit icra etmeleri hâlinde meydana gelen korku çok yoğun olur.
İmzasız bir mektup veya özel işaretler kullanarak bir kişinin tehdit edilmesi hâlinde de meydana gelen korku bakımından bir duraksama meydana gelmez. Söz gelimi bir kimseye gönderilmiş olan imzasız mektup kişinin kendisini savunma olanağını gidereceğinden ağır tehdidi oluşturacaktır. Yine bir kimseye karşı gönderilmiş olan mektuplarda ucundan kan damlayan bıçak resimlerinin yapılması yani böylece özel işaret kullanılması korkuyu yoğunlaştırabilir.
Gizli veya açık, var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları tehdit gücünün de, kişileri paniğe kapılacak surette korkutabilmesi dolayısıyla, suçun nitelikli hâli olarak sayılması uygun görülmüştür.
Maddenin üçüncü fıkrasında, tehdit amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama veya mala zarar verme suçunun işlenmesi hâlinde, ayrıca bu suçlardan dolayı cezaya hükmedileceği belirtilmiştir. Kişi tehdidinin ciddiliğini vurgulamak için, bir başkasını öldürmüş veya yaralamış ya da malına zarar vermiş olabilir. Bu gibi durumlarda gerçek içtima hükümleri uygulanarak ayrıca bu suçlardan dolayı da cezaya hükmedilmelidir.
Suçun Hukuki Künyesi
- Kanun Maddesi: Tehdit suçu, 5237 sayılı TCK’nın “Hürriyete Karşı Suçlar” bölümünde yer alan 106. maddede düzenlenmiştir.
- Şikayet: Hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit ile tüm nitelikli hâller şikayete tabi değildir; malvarlığına zarar verme veya sair kötülük tehdidi ise mağdurun şikayetine bağlıdır.
- Zamanaşımı: Suçun birinci fıkradaki hâllerinde dava zamanaşımı süresi 8 yıl, ikinci fıkradaki nitelikli hâllerde ise 15 yıldır.
- Tutuklama ve Adli Kontrol: Suç, CMK m.100/3’teki katalog suçlar arasında sayılmadığından basit hâlinde genellikle adli kontrole hükmedilir; silahla veya örgüt gücünden yararlanılarak işlenen nitelikli hâllerde tutuklama kararı verilebilir.
- Uzlaşma: Suçun birinci fıkrada düzenlenen basit hâlleri uzlaştırma kapsamındadır; ikinci fıkradaki nitelikli hâller uzlaştırmaya tabi değildir.
- Etkin Pişmanlık: Tehdit suçu bakımından kanunda özel bir etkin pişmanlık hükmü öngörülmemiştir.
- İndirim: Haksız tahrik (TCK m.29), yaş küçüklüğü (TCK m.31) ve takdiri indirim (TCK m.62) hükümleri uygulanabilir.
- Memuriyete Etkisi: Kasten işlenen bir suç olduğundan, bir yıl veya daha fazla süreli hapis cezasına mahkumiyet hâlinde 657 sayılı Kanun m.48 uyarınca memuriyete engel oluşturur.
- Görevli Mahkeme: Görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir.
Suçun Şartları ve Unsurları Nelerdir?
Tehdit suçunun oluşabilmesi için failin, mağdura ileride gerçekleşecek bir kötülüğü bildirmesi ve bu bildirimin objektif olarak ciddi nitelik taşıması gerekir. Tehdidin özelliği, bildirilen kötülüğün gerçekleşip gerçekleşmemesinin en azından görünüş itibarıyla failin iradesine bağlı olmasıdır. Bu nedenle failin kendi iradesi dışında gelişecek doğal bir olaydan söz edilmesi, örneğin “yakında başına bir felaket gelecek” denilmesi tek başına tehdit suçunu oluşturmaz.
Suçun tamamlanması için mağdurun gerçekten korkması veya tehdide boyun eğmesi aranmaz. Söylenen sözlerin ortalama bir insanda ciddi kaygı ve korku yaratmaya elverişli olması yeterlidir. Mağdurun tehdidi ciddiye almamış olması suçun oluşumuna engel değildir; buna karşılık objektif olarak elverişsiz, gülünç veya batıl inançlara dayanan beyanlar suç oluşturmaz.
Tehdidin yöneldiği kötülük mağdurun kendisine ilişkin olabileceği gibi yakınına yönelik de olabilir. Bu hâlde mağdur ile üçüncü kişi arasında belirli bir akrabalık veya yakınlık ilişkisinin bulunması gerekir. Tehdit sözlü olabileceği gibi yazılı, telefonla, mesajla, sosyal medya üzerinden veya el kol hareketi, silah gösterme gibi davranışlarla da gerçekleştirilebilir.
Fail ve Mağdur
Tehdit suçu özgü suç değildir; ceza sorumluluğu bulunan herkes bu suçun faili olabilir. Failin mağdura yönelttiği kötülüğü gerçekleştirebilecek fiili imkana sahip olması şart değildir; önemli olan mağdurda böyle bir kanaat uyandırılmış olmasıdır. Fail, tehdit konusu kötülüğü bizzat kendisinin gerçekleştireceğini söyleyebileceği gibi, bunun bir başkası eliyle yapılacağını da bildirebilir.
Suçun mağduru ancak gerçek kişi olabilir; tüzel kişiler tehdit suçunun mağduru olamaz. Mağdurun tehdidi algılayabilecek durumda olması gerekir, bu nedenle algılama yeteneği bulunmayan kişilere yöneltilen sözler suç oluşturmaz. Kanun koyucu, suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırının dokuz aydan az olamayacağını hükme bağlayarak mağdurun cinsiyetini özel olarak dikkate almıştır.
Suçun Hukuki Konusu
Suçla korunan hukuki değer, kişilerin iç huzuru, sükunu ve güven duygusudur. Kanun gerekçesinde de vurgulandığı üzere asıl korunan esas değer, kişinin karar verme ve hareket etme hürriyetidir. Tehdide maruz kalan kişi korku ve endişe içinde davranışlarını değiştirmek zorunda kaldığından, iradesi serbestçe oluşamaz hâle gelir.
Manevi Unsur
Tehdit suçu yalnızca kasten işlenebilir; taksirle işlenmesi mümkün değildir. Fail, söylediği sözlerin veya gerçekleştirdiği davranışların mağdurda korku ve endişe yaratmaya elverişli olduğunu bilmeli ve bu sonucu istemelidir. Kanun, suçun oluşumu için kastın ötesinde ayrıca özel bir saik aramamıştır; failin tehdidi hangi amaçla yaptığı suçun oluşumunu değil, temel cezanın belirlenmesini etkiler.
Dikkat: Öfke anında sarf edilen sözlerin tehdit sayılıp sayılmayacağı, sözlerin söylendiği ortam, tarafların ilişkisi ve konuşmanın bütünlüğü değerlendirilerek belirlenir. Ciddiyetten uzak, şaka veya öfke boşalması niteliğindeki ifadeler kural olarak suç oluşturmaz.
Suçun Cezası Nedir?
- Temel Halin Cezası: Hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik saldırı tehdidinde altı aydan iki yıla kadar hapis cezasıdır (TCK 106/1).
- Kadına Karşı İşlenmesi: Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz (TCK 106/1).
- Malvarlığına veya Sair Kötülüğe Yönelik Tehdit: Mağdurun şikayeti üzerine iki aydan altı aya kadar hapis veya adli para cezasıdır (TCK 106/1).
- Nitelikli Haller: Silahla, kişinin kendisini tanınmayacak hâle koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle, birden fazla kişiyle birlikte ya da suç örgütlerinin korkutucu gücünden yararlanılarak işlenmesi hâlinde iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasıdır (TCK 106/2).
- Ayrıca Suç İşlenmesi: Tehdit amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama veya malvarlığına zarar verme suçu işlenirse bu suçlardan ayrıca ceza verilir (TCK 106/3).
- İndirim Halleri: Haksız tahrik hâlinde dörtte birden dörtte üçüne kadar, teşebbüs hâlinde dörtte birden dörtte üçüne kadar, takdiri indirimde ise altıda bire kadar indirim uygulanabilir.
Temel Halinin Cezası (106/1)
Kanun koyucu, tehdidin yöneldiği hukuki değere göre iki farklı ceza rejimi öngörmüştür. Mağdurun kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ya da cinsel dokunulmazlığına saldırı gerçekleştirileceğinden bahisle yapılan tehdit, suçun temel hâlini oluşturur ve altı aydan iki yıla kadar hapis cezasını gerektirir. Bu hâl şikayete tabi olmayıp Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen soruşturulur.
Mağdurun malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratılacağından veya sair bir kötülük edileceğinden bahisle yapılan tehditte ise iki aydan altı aya kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur. Bu hâlin soruşturulması ve kovuşturulması mağdurun şikayetine bağlıdır. Kanun, 2022 yılında yapılan değişiklikle suçun kadına karşı işlenmesi durumunda temel cezanın alt sınırını dokuz ay olarak belirlemiştir.
Nitelikli Haller (106/2)
Tehdidin silahla işlenmesi, mağdurdaki korkunun yoğunluğunu artırdığından nitelikli hâl kabul edilmiştir. Burada silah kavramı TCK m.6 uyarınca geniş yorumlanır; ateşli silahlar ve patlayıcı maddelerin yanı sıra bıçak, sopa, taş gibi saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli her türlü alet bu kapsamdadır.
Failin kendisini tanınmayacak hâle koyması, imzasız mektup göndermesi veya özel işaretler kullanması da cezayı ağırlaştırır. Kanun gerekçesinde belirtildiği üzere bu hâlde mağdurun kendisini savunma olanağı ortadan kalktığından korku yoğunlaşır. Aynı şekilde tehdidin birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi ile var olan veya var sayılan suç örgütlerinin korkutucu gücünden yararlanılarak gerçekleştirilmesi de nitelikli hâlleri oluşturur ve ceza iki yıldan yedi yıla kadar hapse çıkar.
İndirim Halleri
Tehdit suçu bakımından kanunda suça özgü bir indirim hükmü bulunmamakla birlikte genel hükümler uygulanır. Mağdurun haksız bir fiilinin yarattığı hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında tehdit edilmesi hâlinde TCK m.29 uyarınca cezada dörtte birden dörtte üçüne kadar indirim yapılır ki uygulamada en sık başvurulan indirim nedeni budur.
Failin fiili işlediği sırada on iki yaşını doldurmuş olup on beş yaşını doldurmamış olması hâlinde cezanın yarısı, on beş yaşını doldurup on sekiz yaşını doldurmamış olması hâlinde üçte biri indirilir. Ayrıca sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları gözetilerek TCK m.62 uyarınca altıda bire kadar takdiri indirim uygulanabilir.
Somut olayınızı birlikte değerlendirelim
Ceza hesabı; nitelikli hâller, artırım ve indirim nedenleriyle dosyadan dosyaya değişir.
Suçun Özel Görünüş Biçimleri
Teşebbüs
Tehdit sırf hareket suçu olduğundan, tehdit içeren sözlerin mağdur tarafından algılanmasıyla birlikte suç tamamlanır ve kural olarak teşebbüs mümkün değildir. Ancak icra hareketlerinin bölünebildiği hâllerde teşebbüs gündeme gelebilir. Örneğin tehdit içeren mektubun postaya verilmesine rağmen mağdura ulaşmadan ele geçirilmesi durumunda fiil teşebbüs aşamasında kalmış sayılır ve TCK m.35 uyarınca cezada dörtte birden dörtte üçüne kadar indirim yapılır.
İştirak
Tehdit suçuna iştirak bakımından genel hükümler uygulanır; müşterek faillik, azmettirme ve yardım etme mümkündür. Ancak kanun koyucu suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesini nitelikli hâl saydığından, iki veya daha fazla kişinin müşterek fail olarak tehdit fiilini gerçekleştirmesi hâlinde ikinci fıkra uygulanır. Buna karşılık suça yalnızca azmettiren veya yardım eden sıfatıyla katılan kişilerin varlığı bu nitelikli hâlin uygulanmasını gerektirmez; bu kişiler genel iştirak kurallarına göre sorumlu tutulur.
İçtima (Zincirleme Suç ve Diğer Halleri)
Aynı suç işleme kararının icrası kapsamında, aynı kişiye karşı değişik zamanlarda birden fazla tehdit fiilinin gerçekleştirilmesi hâlinde TCK m.43 uyarınca zincirleme suç hükümleri uygulanır; faile tek ceza verilir ve bu ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Tek bir fiille birden fazla kişinin tehdit edilmesi hâlinde de aynı hüküm geçerlidir.
Tehdit birçok suçun unsuru veya nitelikli hâli olarak düzenlendiğinden, bileşik suç kurallarına dikkat edilmelidir. Yağma, cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma veya görevi yaptırmamak için direnme suçlarında tehdit unsur olarak yer aldığından ayrıca tehditten ceza verilmez. Buna karşılık üçüncü fıkra uyarınca, tehdidin ciddiyetini göstermek amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama veya mala zarar verme suçu işlenmişse gerçek içtima kuralları gereği bu suçlardan ayrıca cezaya hükmolunur.
Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
Adli Para Cezasına Çevirme
Hükmedilen hapis cezasının bir yıl veya daha az süreli olması hâlinde bu ceza TCK m.50 uyarınca adli para cezasına çevrilebilir. Tehdit suçunun birinci fıkrasında düzenlenen hâllerde ceza miktarı bu sınırın altında kalabildiğinden paraya çevirme sıklıkla uygulanmaktadır. Nitelikli hâllerde ise ceza alt sınırı iki yıl olduğundan, indirim uygulanmadıkça adli para cezasına çevirme mümkün değildir.
Erteleme
İki yıl veya daha az süreli hapis cezaları, failin daha önce kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olması ve yeniden suç işlemeyeceği yönünde mahkemede kanaat oluşması şartıyla TCK m.51 uyarınca ertelenebilir. Tehdit suçunun basit hâllerinde erteleme yaygın olarak uygulanır; nitelikli hâllerde ise verilen ceza iki yılın altına indiği takdirde erteleme mümkün olabilir.
HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması)
Hükmedilen ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası ise, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmaması ve mağdurun zararının giderilmesi gibi şartların varlığı hâlinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uygulamada tehdit suçunda HAGB sıkça verilen kararlardan biridir; ancak Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda 1 Ağustos 2024 tarihinden itibaren HAGB kurumu yürürlükten kalkmış olup, bu tarihten önce işlenen fiiller bakımından lehe kanun değerlendirmesi yapılması gerekir.
Suçun Soruşturma ve Kovuşturma Aşamaları
Hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit ile tüm nitelikli hâllerde soruşturma Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen başlatılır. Malvarlığına veya sair kötülüğe ilişkin tehditte ise soruşturmanın başlaması mağdurun şikayetine bağlıdır. Soruşturma aşamasında mağdur ve tanık beyanları alınır, telefon mesajları, ses kayıtları, sosyal medya yazışmaları ve varsa kamera görüntüleri delil olarak toplanır.
Suçun basit hâlleri uzlaştırma kapsamında olduğundan, iddianame düzenlenmeden önce dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Uzlaşma sağlanamazsa ve yeterli şüphe oluşmuşsa iddianame düzenlenerek asliye ceza mahkemesinde kamu davası açılır. Kovuşturma aşamasında mağdurun şikayetten vazgeçmesi, şikayete tabi hâllerde davanın düşmesi sonucunu doğurur.
Suçta Gözaltı ve Tutukluluk Halleri
Tehdit suçu CMK m.100/3’te sayılan katalog suçlar arasında yer almadığından, tutuklama kararı verilebilmesi için kuvvetli suç şüphesinin yanı sıra kaçma şüphesi veya delilleri karartma tehlikesi gibi somut tutuklama nedenlerinin ayrıca gösterilmesi gerekir. Suçun basit hâllerinde ceza miktarı düşük olduğundan uygulamada genellikle yurt dışına çıkış yasağı, imza yükümlülüğü veya mağdura yaklaşmama gibi adli kontrol tedbirleriyle yetinilir.
Suçüstü hâlinde veya gecikmesinde sakınca bulunan durumlarda şüpheli yakalanarak gözaltına alınabilir. Silahla veya suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanılarak işlenen nitelikli hâllerde, cezanın üst sınırının yedi yıl olması ve mağdurun güvenliğinin tehlikede olması nedeniyle tutuklama tedbirine başvurulması mümkündür. Ayrıca aile içi tehdit olaylarında 6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu ve önleyici tedbir kararları da verilebilir.
Uzlaşma, Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Etkin Pişmanlık ve Görevli Mahkeme
Uzlaşma Mümkün mü?
Tehdit suçunun TCK m.106/1’de düzenlenen basit hâlleri, CMK m.253 uyarınca uzlaştırma kapsamındadır. Bu nedenle soruşturma ve kovuşturma aşamalarında taraflara uzlaşma teklifinde bulunulması zorunludur. Buna karşılık ikinci fıkrada düzenlenen nitelikli hâller uzlaştırmaya tabi değildir.
Şikayet Süresi Ne Kadardır?
Malvarlığına zarar verme veya sair kötülük tehdidinde mağdurun, fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde şikayette bulunması gerekir. Bu süre içinde şikayet edilmezse soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. Hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit ile nitelikli hâllerde ise şikayet aranmadığından herhangi bir süre söz konusu değildir.
Dava Zamanaşımı Süresi
Suçun birinci fıkrada düzenlenen hâllerinde üst sınır iki yıl olduğundan dava zamanaşımı süresi 8 yıldır. İkinci fıkradaki nitelikli hâllerde ise üst sınırın yedi yıl olması nedeniyle zamanaşımı süresi 15 yıla çıkar. Zamanaşımını kesen işlemlerin bulunması hâlinde bu süreler kanunda belirlenen sürenin yarısına kadar uzayabilir.
Etkin Pişmanlık Hükümleri
Tehdit suçu bakımından TCK’da özel bir etkin pişmanlık düzenlemesi bulunmamaktadır. Bu nedenle failin tehdidinden pişman olması, özür dilemesi veya mağdurla barışması tek başına cezada kanuni bir indirim sağlamaz. Ancak bu davranışlar takdiri indirim nedeni olarak değerlendirilebilir; şikayete tabi hâllerde mağdurun şikayetten vazgeçmesi veya uzlaşmanın sağlanması ise davanın düşmesine yol açar.
Görevli Mahkeme Hangisidir?
Tehdit suçunda öngörülen ceza miktarları gözetildiğinde görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesidir; telefon veya internet üzerinden gerçekleştirilen tehditlerde mağdurun tehdidi öğrendiği yer mahkemesi de yetkili kabul edilebilir.
Sık Sorulan Sorular
Tehdit suçunun cezası kaç yıldır?
Hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdidin cezası altı aydan iki yıla kadar hapistir; kadına karşı işlenmesi hâlinde alt sınır dokuz aydan az olamaz. Malvarlığına zarar verme veya sair kötülük tehdidinde ceza iki aydan altı aya kadar hapis veya adli para cezasıdır. Silahla, birden fazla kişiyle veya örgüt gücünden yararlanılarak işlenmesi hâlinde ceza iki yıldan yedi yıla kadar hapse yükselir.
“Seni öldürürüm” demek tehdit suçu oluşturur mu?
Bu ifade, mağdurun hayatına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceğinin bildirilmesi olduğundan kural olarak TCK m.106/1’in birinci cümlesindeki tehdit suçunu oluşturur ve altı aydan iki yıla kadar hapis cezasını gerektirir. Ancak sözün söylendiği ortam, tarafların ilişkisi ve konuşmanın bütünlüğü değerlendirilerek beyanın objektif olarak korku yaratmaya elverişli, ciddi bir tehdit mi yoksa öfke boşalması mı olduğu belirlenir.
Mesajla veya sosyal medyadan yapılan tehdit suç mudur?
Evet, tehdit suçu sözlü olabileceği gibi yazılı olarak da işlenebilir. Kısa mesaj, WhatsApp yazışması, e-posta, sosyal medya yorumu veya mesajı yoluyla gönderilen tehditler de suç oluşturur. Bu tür fiillerde mesaj içerikleri, ekran görüntüleri ve HTS kayıtları önemli delil niteliği taşır; ayrıca failin kimliğini gizleyerek sahte hesap üzerinden tehdit etmesi nitelikli hâl olarak değerlendirilebilir.
Tehdit suçunda tutuklama olur mu?
Tehdit suçu katalog suçlardan olmadığından basit hâllerinde genellikle tutuklama yerine adli kontrol tedbirlerine hükmedilir. Ancak silahla, birden fazla kişiyle veya suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanılarak işlenen nitelikli hâllerde, kaçma şüphesi veya delilleri karartma tehlikesi bulunuyorsa tutuklama kararı verilebilir.
Tehdit suçunda şikayetten vazgeçilirse dava düşer mi?
Malvarlığına zarar verme veya sair kötülük tehdidi şikayete tabi olduğundan, bu hâlde şikayetten vazgeçilirse dava düşer. Hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit ile ikinci fıkradaki nitelikli hâllerde ise şikayet aranmadığından vazgeçme davayı düşürmez; yalnızca uzlaşma sağlanması hâlinde kovuşturmaya yer olmadığına veya davanın düşmesine karar verilir.
Tehdit suçundan hapis yatılır mı?
Suçun basit hâllerinde verilen cezalar genellikle adli para cezasına çevrilebildiği veya ertelenebildiği için fiilen cezaevine girilmesi çoğu zaman söz konusu olmaz. Buna karşılık nitelikli hâllerde iki yıldan yedi yıla kadar hapis öngörüldüğünden, ceza iki yılın üzerinde kaldığı takdirde infaz gündeme gelir ve hükümlü koşullu salıverilme oranına göre ceza infaz kurumunda kalır.