Şantaj suçu ve cezası, kişinin hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından ya da yapmayacağından bahisle bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir davranışta bulunmaya yahut haksız çıkar sağlamaya zorlaması suretiyle işlenen bir hürriyete karşı suçtur (TCK m.107). Suçun cezası bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası olup, kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek hususların açıklanacağı tehdidiyle yarar sağlanmaya çalışılması da aynı yaptırıma bağlanmıştır. Halk arasında “para koparma”, “sırla tehdit etme”, “ifşa etmekle korkutma” veya “görüntüyle tehdit” olarak adlandırılan bu fiiller, günümüzde sıklıkla özel görüntü ve mesajların yayınlanacağı korkutması biçiminde karşımıza çıkmaktadır. Şantaj suçu CMK m.100/3’te sayılan katalog suçlardan olmadığından tutuklama ancak genel şartların gerçekleşmesi hâlinde mümkündür, uygulamada çoğu zaman adli kontrol tedbirleriyle yetinilmektedir. Suç şikayete tabi olmayıp Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen soruşturulur.
Kısa Cevap
Şantaj suçu TCK 107. maddede düzenlenmiştir; cezası bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır. Bir kimseyi hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından bahisle haksız çıkar sağlamaya zorlamak ya da şeref ve saygınlığa zarar verecek hususları açıklama tehdidiyle yarar istemek bu suçu oluşturur. Suç şikayete bağlı değildir, resen soruşturulur ve uzlaştırma kapsamında değildir. Ceza miktarı nedeniyle adli para cezasına çevirme, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartları varsa mümkündür. Görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir.
Kanun Metni
Kaynak: mevzuat.gov.trBir cümleye tıklayın, ilgili açıklamaya gidin.
Kanun Gerekçesi
Gerekçe için tıklayınız
Maddeyle, şantaj fiilleri suç hâline getirilmiş olmaktadır. Şantajda da kişiyi bir şeyi yapmaya veya yapmamaya zorlama söz konusudur. Ancak, bu durumda kişiye bir kötülük yapılacağından, kişinin sahip bulunduğu bir değere saldırıda bulunulacağından bahisle bir zorlama söz konusu değildir. Aksine, kişi, hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle başkasını zorlamaktadır. Örneğin, kişinin suç işlemiş olan bir kimseyi ihbar edeceğinden bahisle, kendisine bir menfaat temin etmeye zorlaması hâlinde, şantaj suçu oluşur. İşlenmiş olan bir suç vakıası karşısında ihbarda bulunmak, kişiler açısından hem bir haktır hem de bir yükümlülüktür. Aynı şekilde, bir gazetecinin, bir siyasî şahsîyeti, kendisine muayyen miktar para verdiği takdirde, hakkında ileri sürülen yolsuzluk iddialarını haber konusu yapmayacağından bahisle, menfaat teminine zorlaması hâlinde şantaj suçu oluşur.
Şantaj yapılmakla, kişi kanuna aykırı bir davranışta bulunmaya zorlanmış olabilir. Örneğin belediyede meclis üyesinin, yaptırmış bulunduğu kaçak inşaatı yıktırması hâlinde belediye meclisinde muhalefetle iş birliği yapacağından bahisle belediye başkanının bu inşaatı yıktırmamaya zorlaması; keza, taahhüt işleriyle uğraşan bir kişinin, belediye başkanını bir yol inşaatına ilişkin ihalenin kendilerine verilmemesi hâlinde hakkında rüşvet suçundan dolayı ihbarda bulunacağından bahisle bu ihaleyi mevzuata aykırı olarak kendisine verdirmeye zorlaması, şantaj suçunu oluşturur.
Şantaj yapılmakla, kişi yükümlü olmadığı bir davranışta bulunmaya zorlanabilir. Örneğin, bir iş adamının, kamuoyunda gündemde olan yolsuzluk olaylarıyla ilgili olarak hazırlanan gazete haberinde adından söz etmeme karşılığında menfaat teminine veya bir kuruluşa bağışta bulunmaya zorlanması hâlinde, şantaj suçu oluşur.
Şantaj suçunun oluşabilmesi için, mağdurun zorlanması yeterlidir. Bu zorlama karşısında, mağdurun isteneni yapması suçun oluşması için gerekli değildir.
Şantaj suçunun arz ettiği özellik, kişinin hak veya yükümlülüklerini kötüye kullanarak haksız bir çıkar sağlamaya çalışması ya da başkasını bir şeyi yapmaya veya yapmamaya mecbur etmesidir.
Suçun Hukuki Künyesi
- Kanun Maddesi: Şantaj suçu, 5237 sayılı TCK’nın “Hürriyete Karşı Suçlar” bölümünde yer alan 107. maddede düzenlenmiştir.
- Şikayet: Suç şikayete tabi değildir, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen soruşturulur.
- Zamanaşımı: Dava zamanaşımı süresi 8 yıldır.
- Tutuklama ve Adli Kontrol: Suç katalog suçlardan olmadığından tutuklama genel şartlara bağlıdır; uygulamada çoğunlukla adli kontrol tedbirlerine hükmedilir.
- Uzlaşma: Şantaj suçu uzlaştırma kapsamında değildir.
- Etkin Pişmanlık: Şantaj suçu bakımından kanunda özel bir etkin pişmanlık hükmü öngörülmemiştir.
- İndirim: Teşebbüs, haksız tahrik ve TCK m.62 uyarınca takdiri indirim hükümleri uygulanabilir.
- Memuriyete Etkisi: Şantaj, 657 sayılı Kanun m.48’de sayılan yüz kızartıcı suçlardan olduğundan mahkumiyet memuriyete engel olur ve mevcut memuriyeti sona erdirir.
- Görevli Mahkeme: Görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir.
Suçun Şartları ve Unsurları Nelerdir?
Şantaj suçunun birinci fıkra kapsamında oluşabilmesi için failin, gerçekten hakkı olan veya hukuken yükümlü bulunduğu bir davranışı yapacağından ya da yapmayacağından söz ederek mağduru zorlaması gerekir. Suçu tehditten ayıran temel özellik budur; şantajda failin bildirdiği davranış kendi başına hukuka uygundur, hukuka aykırılık bu meşru davranışın baskı aracı hâline getirilmesinden doğar. Failin işlenmiş bir suçu ihbar edeceğini söylemesi ya da elindeki belgeyi yetkili mercie sunacağını bildirmesi tek başına hukuka uygundur; bunun karşılığında para veya menfaat istenmesi ise fiili suç hâline getirir.
İkinci fıkrada düzenlenen görünümde ise failin, mağdurun şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususları açıklayacağı veya isnat edeceği tehdidinde bulunması aranır. Burada açıklanacağı söylenen hususun gerçek olup olmaması suçun oluşumunu etkilemez; önemli olan, açıklamanın mağdurun toplum içindeki itibarını zedeleyecek nitelik taşıması ve failin kendisine yahut bir başkasına yarar sağlama maksadıyla hareket etmesidir. Özel görüntülerin, mesajların veya aile sırlarının yayınlanacağı söylenerek para istenmesi bu fıkranın en sık karşılaşılan uygulama biçimidir.
Her iki fıkra bakımından da suçun tamamlanması için mağdurun istenen davranışta bulunması veya menfaatin fiilen elde edilmesi şart değildir. Kanun gerekçesinde de açıkça belirtildiği üzere, mağdurun zorlanması suçun oluşması için yeterlidir. Kullanılan zorlamanın, ortalama bir kişi üzerinde iradeyi etkileyecek ciddiyet ve yoğunlukta olması aranır; ciddiye alınmayacak nitelikteki sözler bu suçu oluşturmaz.
Fail ve Mağdur
Şantaj suçu özgü suç değildir; suçun faili herkes olabilir. Failin gazeteci, kamu görevlisi veya iş insanı olması suçun oluşumunu değiştirmez, ancak somut olayda fiil aynı zamanda irtikap veya rüşvet gibi bir başka suçu oluşturuyorsa o hükümler öncelikle uygulanır. Tüzel kişiler suçun faili olamaz; ancak tüzel kişi yararına haksız menfaat sağlanmışsa TCK m.111 uyarınca tüzel kişiye özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
Suçun mağduru, kendisine yönelik zorlama nedeniyle irade özgürlüğü ihlal edilen gerçek kişidir. Zorlamanın doğrudan mağdura yöneltilmesi şart olmayıp, mağdurun yakınına ilişkin bir hususun açıklanacağı tehdidiyle mağdurun zorlanması hâlinde de suç oluşur. Mağdurun geçmişte hukuka aykırı bir davranışta bulunmuş olması, kendisine karşı işlenen şantaj suçunu ortadan kaldırmaz.
Suçun Hukuki Konusu
Şantaj suçuyla korunan başlıca hukuki değer, kişinin karar verme ve hareket etme özgürlüğüdür. Kişi, baskı altında kalmaksızın iradesini serbestçe oluşturma ve buna uygun davranma hakkına sahiptir; şantajla bu irade zorlanmaktadır. Suç, hürriyete karşı suçlar bölümünde yer alsa da ikinci fıkra bakımından kişinin şeref ve saygınlığı ile özel hayatın gizliliği de dolaylı biçimde korunmaktadır.
Suçun ayrıca malvarlığını koruyan bir yönü de bulunmaktadır. Haksız çıkar sağlamaya zorlama unsuru nedeniyle, fiil çoğu zaman mağdurun mal varlığına yönelik bir tehdidi de içerir. Bu nedenle şantaj, yağma ve dolandırıcılık suçlarıyla sınırının dikkatle çizilmesi gereken bir suç tipidir.
Manevi Unsur
Şantaj suçu yalnızca kasten işlenebilir; taksirle işlenmesi mümkün değildir. Fail, mağdura yönelttiği beyanın onu zorlayıcı nitelikte olduğunu bilmeli ve bu sonucu istemelidir. Birinci fıkra bakımından failin, mağduru kanuna aykırı yahut yükümlü olmadığı bir davranışa ya da haksız çıkar sağlamaya zorladığının bilincinde olması gerekir.
İkinci fıkrada düzenlenen görünüm bakımından ise kastın yanında özel bir maksat aranır; failin kendisine veya bir başkasına yarar sağlamak amacıyla hareket etmesi zorunludur. Bu maksat bulunmaksızın yalnızca mağduru rencide etmek için yapılan açıklama tehdidi şantaj değil, koşulları varsa tehdit veya hakaret suçunu oluşturur. Yararın maddi ya da manevi nitelikte olması arasında fark yoktur.
Suçun Cezası Nedir?
- Temel Halin Cezası: Bir kimseyi hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından bahisle kanuna aykırı ya da yükümlü olmadığı bir davranışa yahut haksız çıkar sağlamaya zorlayan kişiye bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası verilir (TCK 107/1).
- Şeref ve Saygınlığa İlişkin Şantajın Cezası: Kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla, kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek hususların açıklanacağı ya da isnat edileceği tehdidinde bulunan kişiye de bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası verilir (TCK 107/2).
- Tüzel Kişiler Hakkında Uygulanacak Yaptırım: Şantaj suçunun işlenmesi sonucunda yararına haksız menfaat sağlanan özel hukuk tüzel kişileri hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur (TCK 111).
- Teşebbüs Halinde Ceza: Fiilin teşebbüs aşamasında kalması hâlinde meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir (TCK 35).
- İndirim Halleri: Haksız tahrik hâlinde cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir; ayrıca sanığın geçmişi ve pişmanlığı gözetilerek altıda bire kadar takdiri indirim uygulanabilir (TCK 29, TCK 62).
Temel Halinin Cezası (107/1)
Şantaj suçunun birinci fıkrada düzenlenen temel hâlinin cezası bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır. Kanun koyucu hapis cezasının yanında adli para cezasını da zorunlu kılmış, böylece suçun çıkar sağlama amacıyla işlenen niteliğine uygun bir yaptırım öngörmüştür. Mahkeme, fiilin işleniş biçimini, meydana gelen tehlikenin ağırlığını ve failin kastının yoğunluğunu gözeterek alt ve üst sınır arasında temel cezayı belirler.
Adli para cezası, gün sayısının belirlenmesi ve bir günün karşılığı olan miktarın failin ekonomik durumuna göre takdir edilmesi suretiyle hesaplanır. Bu nedenle aynı gün sayısı üzerinden dahi farklı sanıklar hakkında farklı para cezalarına hükmedilmesi mümkündür. Hapis cezası ile adli para cezasına birlikte hükmedilmesi zorunlu olduğundan, mahkemenin yalnızca birine hükmetmesi hukuka aykırılık oluşturur.
Nitelikli Haller (107/2)
TCK 107. maddede, cezanın artırılmasını gerektiren klasik anlamda bir nitelikli hâl düzenlenmemiştir. İkinci fıkra, cezayı artıran bir nitelikli hâl değil, suçun ayrı bir işleniş biçimini tanımlar ve bu görünüm için de birinci fıkradaki cezaya atıf yapar. Dolayısıyla şeref ve saygınlığa ilişkin hususların açıklanacağı tehdidiyle yarar sağlanmaya çalışılması hâlinde de bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur.
Bununla birlikte, şantaj suçunun işlenmesi sırasında başka suçların da işlenmesi hâlinde fail bu suçlardan ayrıca cezalandırılır. Örneğin failin elindeki özel görüntüleri yayınlaması hâlinde özel hayatın gizliliğini ihlal, mağdurun şeref ve saygınlığını rencide edici ifadeler kullanması hâlinde hakaret suçu ayrıca gündeme gelir. Dikkat: Şantaj sırasında mağdura karşı cebir kullanılması ve malın teslimine mecbur bırakılması hâlinde fiil şantaj değil, çok daha ağır cezayı gerektiren yağma suçunu oluşturabilir.
İndirim Halleri
Şantaj suçu bakımından kanunda özel bir indirim sebebi öngörülmemiş olmakla birlikte, genel hükümlerdeki indirim düzenlemeleri bu suç için de uygulanır. Fiilin teşebbüs aşamasında kalması hâlinde meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir. Failin fiili, mağdurun kendisine yönelttiği haksız bir davranışın yarattığı hiddet veya şiddetli elemin etkisiyle işlemesi hâlinde haksız tahrik hükümleri uygulanır.
Bunun yanında failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları gözetilerek takdiri indirim yapılabilir ve ceza altıda birine kadar indirilir. Fiili işlediği sırada on beş yaşını doldurmuş olup on sekiz yaşını doldurmamış sanıklarda cezanın üçte biri, on iki yaşını doldurup on beş yaşını doldurmamış olanlarda ise yarısı indirilir. Suça iştirakte yardım eden konumundaki kişiler bakımından cezanın yarısı indirilir.
Somut olayınızı birlikte değerlendirelim
Ceza hesabı; nitelikli hâller, artırım ve indirim nedenleriyle dosyadan dosyaya değişir.
Suçun Özel Görünüş Biçimleri
Teşebbüs
Şantaj suçu, mağdurun zorlanmasıyla tamamlanan bir tehlike suçudur; menfaatin elde edilmesi veya mağdurun istenen davranışta bulunması suçun tamamlanması için aranmaz. Bu nedenle fail, zorlama içeren beyanını mağdura ulaştırdığı anda suç tamamlanmış olur ve artık teşebbüsten söz edilemez.
Teşebbüs, ancak zorlama beyanının mağdura ulaşmadığı hâllerde gündeme gelir. Örneğin failin, mağduru zorlamak amacıyla yazdığı mektup veya elektronik iletinin mağdura ulaşmadan ele geçirilmesi hâlinde fiil teşebbüs aşamasında kalır. Elverişli hareketlerle icraya başlanmış olması ve neticenin failin elinde olmayan nedenlerle gerçekleşmemesi bu değerlendirmede belirleyicidir.
İştirak
Şantaj suçuna iştirak bakımından genel hükümler uygulanır; müşterek faillik, azmettirme ve yardım etme mümkündür. Zorlama beyanını birlikte kararlaştırıp fiil üzerinde ortak hâkimiyet kuran kişiler müşterek fail olarak sorumlu tutulur; örneğin mağduru arayarak menfaat isteyen kişiyle, görüntüleri temin edip ona veren kişi arasında iş bölümü varsa her ikisi de fail sıfatını taşır.
Buna karşılık suç kararının verilmesine katkısı bulunmayıp yalnızca telefon hattı sağlayan ya da buluşma yeri temin eden kişi yardım eden olarak sorumlu olur ve cezası yarı oranında indirilir. Başkasını şantaj yapmaya azmettiren kişi ise işlenen suçun cezasıyla cezalandırılır.
İçtima (Zincirleme Suç ve Diğer Halleri)
Failin aynı suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı birden fazla kez şantaj fiilini gerçekleştirmesi hâlinde zincirleme suç hükümleri uygulanır. Bu durumda tek bir cezaya hükmedilir ve ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Aynı fiille birden fazla kişiye karşı şantajda bulunulması hâlinde de zincirleme suç hükümleri geçerlidir.
Şantaj suçu sırasında ayrı bir suç daha işlenmişse gerçek içtima kuralları gereği her iki suçtan ayrı ayrı cezaya hükmedilir. Örneğin failin, elindeki özel görüntüleri gerçekten yayınlaması hâlinde şantajın yanında özel hayatın gizliliğini ihlal suçu da oluşur. Dikkat: Failin bir hukuki ilişkiye dayanan gerçek alacağını tahsil amacıyla mağduru zorlaması hâlinde şantaj değil, koşulları varsa tehdit suçu gündeme gelir; bu ayrım cezanın ağırlığı bakımından büyük önem taşır.
Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
Adli Para Cezasına Çevirme
Hapis cezasının adli para cezasına çevrilebilmesi için hükmolunan cezanın bir yıl veya daha az süreli, yani kısa süreli hapis cezası olması gerekir. Şantaj suçunda alt sınır bir yıl olduğundan, alt sınırdan ceza tayin edilip başkaca artırım uygulanmadığı hâllerde bu ceza adli para cezasına çevrilebilir.
Ancak burada önemli bir sınırlama bulunmaktadır. Şantaj suçunda hapis cezasının yanında zorunlu olarak adli para cezasına da hükmedildiğinden, hapis cezasının ayrıca adli para cezasına çevrilmesi uygulamada tartışmalıdır; mahkeme çoğu kez seçenek yaptırımlar arasından başka bir tedbire yönelmektedir. Zincirleme suç veya artırım hükümleri uygulanarak ceza bir yılı aştığında ise çevirme imkânı ortadan kalkar.
Erteleme
Hapis cezasının ertelenebilmesi için hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli olması, failin daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması ve mahkemede yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaat oluşması gerekir. Şantaj suçunda ceza aralığı bir yıl ile üç yıl arasında olduğundan, alt sınıra yakın hükmedilen cezalarda erteleme mümkündür.
Erteleme kararı verilmesi hâlinde hükümlü hakkında bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere denetim süresi belirlenir. Bu süre yükümlülüklere uygun veya iyi hâlli olarak geçirildiği takdirde ceza infaz edilmiş sayılır. Erteleme, mağdurun uğradığı zararın tazmini koşuluna bağlanabilir.
HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması)
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması hâlinde uygulanabilir. Şantaj suçunda özellikle alt sınırdan ceza tayin edilen ve sanığın sabıkasının bulunmadığı dosyalarda bu kurum gündeme gelebilir. Bunun için sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması ve mağdurun uğradığı zararın giderilmesi aranır.
Dikkat: HAGB kararı verilebilmesi için sanığın bu kurumun uygulanmasını kabul etmesi zorunludur; sanığın kabul etmediği hâllerde mahkeme HAGB kararı veremez. Karar verilmesi hâlinde sanık beş yıl denetim süresine tabi tutulur ve bu süre içinde kasten yeni bir suç işlemezse dava düşer.
Suçun Soruşturma ve Kovuşturma Aşamaları
Şantaj suçu şikayete bağlı olmadığından soruşturma, mağdurun ihbarı yahut olayın herhangi bir şekilde öğrenilmesi üzerine Cumhuriyet Başsavcılığınca resen başlatılır. Soruşturma aşamasında mağdurun beyanı alınır, telefon kayıtları, mesajlaşma içerikleri, ses kayıtları ve banka hareketleri toplanır; gerekli görülürse şüphelinin dijital materyallerinde arama ve elkoyma yapılır.
Soruşturma sonunda yeterli şüpheye ulaşılması hâlinde iddianame düzenlenerek asliye ceza mahkemesinde kamu davası açılır. Kovuşturma aşamasında sanık savunması alınır, tanıklar dinlenir ve dijital delillere ilişkin bilirkişi raporları değerlendirilir. Mağdur, davaya katılma talebinde bulunarak katılan sıfatını kazanabilir ve kanun yollarına başvurma hakkını elde eder.
Suçta Gözaltı ve Tutukluluk Halleri
Şantaj suçu CMK m.100/3’te sayılan katalog suçlar arasında yer almadığından, tutuklama ancak kuvvetli suç şüphesinin yanında kaçma şüphesi yahut delilleri karartma tehlikesi gibi genel tutuklama nedenlerinin somut olarak gerçekleşmesi hâlinde mümkündür. Suçun kanunda öngörülen ceza üst sınırı üç yıl olduğundan, uygulamada tutuklama yerine adli kontrol tedbirlerine hükmedilmesi çok daha yaygındır.
Yakalanan şüpheli, Cumhuriyet savcısının kararıyla en fazla yirmi dört saat gözaltında tutulabilir; yol süresi bu süreye dâhil değildir. Adli kontrol kapsamında yurt dışına çıkış yasağı, imza yükümlülüğü, konut terk etmeme ya da mağdura yaklaşmama gibi tedbirlere karar verilebilir. Şantajın süreklilik gösterdiği ve mağdur üzerinde baskının devam ettiği dosyalarda 6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu ve önleyici tedbirler de talep edilebilir.
Uzlaşma, Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Etkin Pişmanlık ve Görevli Mahkeme
Uzlaşma Mümkün mü?
Şantaj suçu, CMK m.253’te sayılan uzlaştırma kapsamındaki suçlar arasında bulunmadığından uzlaştırma prosedürüne tabi değildir. Bu nedenle soruşturma ya da kovuşturma aşamasında dosya uzlaştırma bürosuna gönderilmez, taraflar anlaşsa dahi kamu davası düşmez.
Bununla birlikte failin mağdurun zararını gidermesi ve pişmanlık göstermesi, temel cezanın belirlenmesinde, takdiri indirim uygulanmasında ve erteleme ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarında lehe değerlendirilebilir.
Şikayet Süresi Ne Kadardır?
Şantaj suçu şikayete tabi olmadığından herhangi bir şikayet süresi bulunmamaktadır. Mağdur, olayı dava zamanaşımı süresi içinde her zaman kolluğa veya Cumhuriyet Başsavcılığına bildirebilir.
Mağdurun şikayetinden vazgeçmesi davanın düşmesi sonucunu doğurmaz; yargılamaya kamu adına devam edilir. Vazgeçme yalnızca mağdurun katılan sıfatını kaybetmesine yol açar ve cezanın bireyselleştirilmesinde lehe bir unsur olarak dikkate alınabilir.
Dava Zamanaşımı Süresi
Şantaj suçunda kanunda öngörülen hapis cezasının üst sınırı üç yıl olduğundan dava zamanaşımı süresi 8 yıldır. Bu süre, suçun işlendiği günden itibaren işlemeye başlar; zincirleme suçlarda ise son suçun işlendiği günden itibaren hesaplanır.
Şüphelinin savcı huzurunda ifadesinin alınması, tutuklama kararı verilmesi, iddianame düzenlenmesi veya mahkûmiyet kararı verilmesi hâlinde zamanaşımı kesilir ve süre yeniden işlemeye başlar. Kesilme hâlinde zamanaşımı süresi, kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzayabilir; şantaj suçunda bu üst sınır 12 yıldır.
Etkin Pişmanlık Hükümleri
Şantaj suçu bakımından kanunda özel bir etkin pişmanlık hükmü öngörülmemiştir. Bu nedenle failin, elde ettiği menfaati iade etmesi ya da fiilinden vazgeçtiğini bildirmesi tek başına cezada kanuni bir indirim sağlamaz.
Buna karşılık fail, suçun icra hareketlerinden gönüllü olarak vazgeçer yahut kendi çabalarıyla neticenin gerçekleşmesini önlerse teşebbüsten dolayı cezalandırılmaz; tamamlanan kısım ayrı bir suç oluşturuyorsa yalnızca o suçtan sorumlu tutulur. Fiil tamamlandıktan sonraki pişmanlık ise ancak takdiri indirim kapsamında değerlendirilir.
Görevli Mahkeme Hangisidir?
Şantaj suçunda öngörülen hapis cezasının üst sınırı üç yıl olduğundan görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Suçun ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren başka bir suçla birlikte işlenmesi hâlinde bağlantı nedeniyle dosya ağır ceza mahkemesinde görülebilir.
Yetkili mahkeme kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesidir. Telefon, mesaj veya internet üzerinden gerçekleştirilen şantajlarda, mağdurun zorlama beyanını öğrendiği yer de suçun işlendiği yer sayılabileceğinden mağdurun bulunduğu yer mahkemesinde de dava açılması mümkündür.
Sık Sorulan Sorular
Şantaj suçunun cezası kaç yıldır?
Şantaj suçunun cezası bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır. Hapis cezası ile adli para cezasına birlikte hükmedilmesi zorunludur; mahkeme yalnızca birine hükmedemez. Ceza miktarı, fiilin işleniş biçimi ve failin kastının yoğunluğuna göre alt ve üst sınır arasında belirlenir.
Şantaj ile tehdit suçu arasındaki fark nedir?
Tehditte fail, mağdura hukuka aykırı bir kötülük yapacağını bildirerek onu korkutur; şantajda ise fail, hakkı olan veya yükümlü bulunduğu meşru bir davranışı baskı aracına dönüştürür. Örneğin bir kişiyi döveceğini söylemek tehdit, işlediği suçu ihbar edeceğinden bahisle para istemek şantajdır. Şantajda çoğu zaman menfaat sağlama amacı ön plandadır.
Özel görüntüleri yayınlamakla tehdit edip para istemek hangi suçtur?
Kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki özel görüntü ya da mesajların yayınlanacağı söylenerek yarar istenmesi TCK 107/2 kapsamında şantaj suçunu oluşturur ve bir yıldan üç yıla kadar hapis ile beş bin güne kadar adli para cezası gerektirir. Görüntülerin gerçekten yayınlanması hâlinde ayrıca özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan da cezaya hükmolunur.
Şantaj suçundan tutuklanır mı?
Şantaj katalog suçlardan olmadığından tutuklama otomatik değildir; kaçma şüphesi veya delilleri karartma tehlikesi gibi genel tutuklama nedenlerinin somut olarak bulunması gerekir. Uygulamada çoğunlukla yurt dışı çıkış yasağı, imza yükümlülüğü veya mağdura yaklaşmama gibi adli kontrol tedbirlerine hükmedilmektedir.
Şantaj suçunda şikayetten vazgeçilirse dava düşer mi?
Şantaj suçu şikayete tabi olmadığından şikayetten vazgeçme davanın düşmesine yol açmaz; yargılama kamu adına devam eder. Vazgeçme yalnızca mağdurun katılan sıfatını sona erdirir ve cezanın bireyselleştirilmesinde sanık lehine bir unsur olarak değerlendirilebilir.