Hırsızlık suçu, zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malın, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alınmasıyla oluşan malvarlığına karşı bir suçtur ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141. maddesinde düzenlenmiştir. Suçun basit halinin cezası bir yıldan üç yıla kadar hapistir; nitelikli hallerin varlığında bu ceza çok daha yüksek oranlara çıkar. Halk arasında “çalmak”, “aşırmak” veya olayın niteliğine göre “kapkaç” ve “yankesicilik” gibi adlarla anılır. Basit hırsızlıkta kural olarak tutuklama yerine adli kontrol tedbirlerine başvurulmakta, ancak kaçma şüphesi veya delil karartma ihtimalinin bulunduğu durumlarda tutuklama kararı da verilebilmektedir. Hırsızlık suçu şikayete tabi olmayıp Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen soruşturulur.
Kısa Cevap
Hırsızlık suçu TCK 141. maddede düzenlenmiştir ve basit halinin cezası bir yıldan üç yıla kadar hapistir. Suçun oluşması için malın taşınır nitelikte, başkasına ait olması, zilyedin rızası bulunmaması ve failin yarar sağlama maksadıyla malı bulunduğu yerden alması gerekir. Suç şikayete bağlı değildir, resen soruşturulur; ancak uzlaştırma kapsamındadır ve uzlaşma sağlanırsa dava düşer. Malın değerinin azlığı halinde cezada indirim yapılabilir veya hiç ceza verilmeyebilir. Basit hırsızlıkta hükmedilen cezanın adli para cezasına çevrilmesi, ertelenmesi veya HAGB kararı verilmesi mümkündür.
Kanun Metni
Kaynak: mevzuat.gov.trBir cümleye tıklayın, ilgili açıklamaya gidin.
(2) (Mülga: 2/7/2012-6352/105 md.)
Kanun Gerekçesi
Gerekçe için tıklayınız
Madde metninde, hırsızlığın temel şekli tanımlanmıştır. Buna göre, taşınır malın alınmasının suç oluşturabilmesi için, zilyedinin rızasının bulunmaması gerekir. Rızanın geçerli olması için bulunması gereken koşulların varlığı hâlinde zilyedin rızası bir hukuka uygunluk nedeni teşkil edecek ve suç oluşmayacaktır.
Hırsızlık suçunun oluşabilmesi için, failin kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla hareket etmesi yeterli olup, bunun fiilen temini şart değildir. Bu yarar, maddî veya manevî olabilir.
Almak fiilinden maksat, suçun konusunu oluşturan mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesi, mağdurun suç konusu eşya üzerinde zilyetlikten doğan tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hâle gelmesidir. Bu tasarruf olanağı ortadan kaldırılınca suç da tamamlanır.
Maddenin ikinci fıkrasında, ekonomik bir değer taşıyan her türlü enerji, taşınır mal sayılmıştır. Buna göre, elektrik enerjisi, gazlar, tabiî veya sun’i buharlar da hırsızlık suçunun konusunu oluşturabilecektir.
Suçun Hukuki Künyesi
| Künye Başlığı | Açıklama |
|---|---|
| Kanun Maddesi | Hırsızlık suçu, 5237 sayılı TCK’nın “Malvarlığına Karşı Suçlar” bölümünde yer alan 141. maddede düzenlenmiştir. |
| Şikayet | Suç şikayete tabi değildir, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen soruşturulur. |
| Zamanaşımı | Dava zamanaşımı süresi 8 yıldır. |
| Tutuklama ve Adli Kontrol | Hırsızlık (TCK 141, 142) CMK m.100/3-a-8’de sayılan katalog suçlardandır; kuvvetli suç şüphesi hâlinde tutuklama nedeni var sayılabilir. Uygulamada basit hırsızlıkta çoğunlukla adli kontrol tedbirleriyle yetinilir. |
| Uzlaşma | Basit hırsızlık (TCK 141) uzlaştırma kapsamındadır (CMK m.253/1-b-6); nitelikli hırsızlık (TCK 142) uzlaştırma kapsamında değildir. |
| Etkin Pişmanlık | TCK m.168 uyarınca zararın giderilmesi halinde cezada üçte ikiye kadar indirim mümkündür. |
| İndirim | Malın değerinin azlığı (TCK m.145), kullanma hırsızlığı (TCK m.146), zorunluluk hâli (TCK m.147) ve takdiri indirim uygulanabilir. |
| Memuriyete Etkisi | Hırsızlık, 657 sayılı Kanun m.48’de sayılan yüz kızartıcı suçlardan olduğundan mahkumiyet memuriyete engel olur. |
| Görevli Mahkeme | Basit hırsızlıkta görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir; üst sınırı on yılı aşan enerji hırsızlığında (TCK 142/3) ağır ceza mahkemesi görevlidir (5235 s. Kanun m.12). |
Suçun Şartları ve Unsurları Nelerdir?
Hırsızlık suçunun oluşabilmesi için dört temel şartın bir arada bulunması gerekir. Birincisi, suça konu şeyin taşınabilir nitelikte bir mal olmasıdır; taşınmazlar bu suçun konusunu oluşturmaz, taşınmaza yönelen fiiller hakkı olmayan yere tecavüz suçunu gündeme getirir. İkincisi, malın başkasına ait olmasıdır; sahipsiz mallar ile terkedilmiş eşya bu suçun konusu değildir.
Üçüncü şart, malın zilyedinin rızasının bulunmamasıdır. Zilyet, mal üzerinde fiili hakimiyeti elinde bulunduran kişidir ve mutlaka malik olması gerekmez. Zilyedin geçerli rızasının varlığı halinde fiil hukuka uygun hale gelir ve suç oluşmaz.
Dördüncü şart, malın bulunduğu yerden alınmasıdır. Alma fiili, mal üzerindeki zilyetliğin sona erdirilmesi ve failin malı kendi hakimiyet alanına geçirmesi anlamına gelir. Uygulamada mağdurun mal üzerindeki tasarruf imkanının ortadan kalktığı anda suç tamamlanmış sayılır.
Fail ve Mağdur
Hırsızlık suçu özgü suç değildir; suçun faili herkes olabilir. Ancak malın maliki, kendi malı üzerinde bu suçu işleyemez. Paydaş veya elbirliği ile malik olunan mal üzerinde işlenen hırsızlık ise daha az cezayı gerektiren hal olarak düzenlenmiştir ve soruşturması şikayete bağlıdır.
Suçun mağduru, malın zilyedi ve maliki olabilir. Bu iki sıfat aynı kişide birleşebileceği gibi farklı kişilerde de bulunabilir. Örneğin kiralanan bir aracın çalınması halinde hem aracın maliki hem de kiracı sıfatıyla zilyet konumundaki kişi suçtan zarar görmüş sayılır.
Dikkat: Aralarında evlilik, üstsoy altsoy veya aynı konutta yaşayan kardeşlik ilişkisi bulunan kişiler arasında işlenen hırsızlıkta TCK 167 uyarınca şahsi cezasızlık sebebi uygulanır ve faile ceza verilmez.
Suçun Hukuki Konusu
Suçla korunan hukuki değer, kişilerin malvarlığı üzerindeki mülkiyet ve zilyetlik hakkıdır. Suçun maddi konusu ise ekonomik değeri bulunan ve taşınabilir nitelikteki her türlü maldır. Nakit para, ziynet eşyası, elektronik cihaz, motorlu araç ve hayvanlar bu kapsamda değerlendirilir.
Ekonomik değeri olan her türlü enerjiyi taşınır mal sayan 141/2 hükmü 6352 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmıştır; Kanun Gerekçesi bölümündeki ikinci fıkra açıklaması maddenin bu ilk metnine aittir. Bugün sıvı veya gaz hâlindeki enerji hakkında ve bunların tesislerinde işlenen hırsızlık TCK 142/3’te nitelikli hâl olarak düzenlenmiştir. Abonelik esasına göre yararlanılan elektrik, su ve doğal gazın sayaç müdahalesiyle tüketilmesi hali ise TCK 163/3’teki karşılıksız yararlanma suçu kapsamında değerlendirilir.
Manevi Unsur
Hırsızlık suçu yalnızca kasten işlenebilir; taksirle işlenmesi mümkün değildir. Failin, malın başkasına ait olduğunu ve zilyedin rızasının bulunmadığını bilerek hareket etmesi gerekir. Malın kendisine ait olduğu yönünde hataya düşen kişide kast bulunmadığından suç oluşmaz.
Kanun, genel kastın yanında ayrıca özel bir maksat aramaktadır. Failin, kendisine veya bir başkasına yarar sağlama maksadıyla hareket etmiş olması şarttır. Bu yararın maddi olması zorunlu değildir, manevi nitelikte bir yarar da yeterlidir. Ayrıca failin bu yararı fiilen elde etmiş olması gerekmez, bu maksatla hareket etmesi suçun oluşumu için yeterlidir.
Suçun Cezası Nedir?
| Hâl (fıkra) | Ceza | Görevli Mahkeme | Şikâyet / Uzlaşma |
|---|---|---|---|
| Temel hâl (141/1) | 1 yıldan 3 yıla kadar hapis | Asliye ceza | Şikâyet aranmaz; uzlaştırma var |
| Nitelikli hırsızlık (TCK 142) | 142/1: 3–7 yıl; 142/2 (kapkaç, kilit açma, bina içi vb.): 5–10 yıl; 142/3 enerji: 5–12 yıl hapis | 142/1-2: asliye ceza; 142/3: ağır ceza | Şikâyet aranmaz; uzlaştırma yok |
| Gece vakti (TCK 143/1) | Verilecek ceza yarı oranında artırılır | Hâle göre | Hâle göre |
| Paydaş mal veya alacağı tahsil amacıyla (TCK 144/1) | 2 aydan 1 yıla kadar hapis veya adli para cezası | Asliye ceza | Şikâyete bağlı; uzlaştırma var |
| Kullanma hırsızlığı (TCK 146/1) | Ceza yarı oranına kadar indirilir | Asliye ceza | Şikâyete bağlı; uzlaştırma var |
| Değerin azlığı ve zorunluluk hâli (TCK 145, 147) | İndirim yapılabilir ya da ceza verilmeyebilir | Asliye ceza | — |
| Teşebbüs (TCK 35/2) | Cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir | Hâle göre | — |
Temel Halinin Cezası (141/1)
Hırsızlık suçunun temel halini işleyen kişi hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Kanun koyucu bu suç için seçimlik adli para cezası öngörmemiş, yalnızca hapis cezasını benimsemiştir. Hakim, temel cezayı belirlerken suçun işleniş biçimini, kullanılan araçları, suçun işlendiği zaman ve yeri, suç konusu malın önem ve değerini ve failin kastının ağırlığını gözetir.
Uygulamada sabıkasız bir fail hakkında basit hırsızlıkta genellikle alt sınırdan hareket edilmekte, takdiri indirim uygulanarak sonuç ceza on ay hapis düzeyine inebilmektedir. Bu miktardaki bir cezanın adli para cezasına çevrilmesi veya ertelenmesi mümkündür.
Nitelikli Haller (142, 143)
Hırsızlık suçunun cezayı artıran nitelikli halleri TCK 142. maddede düzenlenmiştir. Suçun kamu kurum ve kuruluşlarında veya ibadete ayrılmış yerlerde bulunan eşya hakkında, halkın yararlandığı ulaşım araçları içinde ya da adet gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında işlenmesi halinde ceza üç yıldan yedi yıla kadar hapse yükselir.
Suçun elde veya üstte taşınan eşyayı çekip almak suretiyle yani kapkaç yoluyla, özel beceriyle yani yankesicilikle, taklit anahtar veya başka bir aletle kilit açarak, bilişim sistemleri kullanılarak ya da bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında işlenmesi halinde ceza beş yıldan on yıla kadar hapistir. Suçun gece vakti işlenmesi ise verilecek cezanın yarı oranında artırılmasını gerektirir.
Dikkat: Hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlali veya mala zarar verme suçunun da işlenmesi halinde, bu suçlardan dolayı soruşturma yapılabilmesi için şikayet aranmaz ve fail ayrıca bu suçlardan da cezalandırılır.
İndirim Halleri
Kanun, hırsızlık suçu bakımından birden fazla indirim sebebi öngörmüştür. Suçun paydaş veya elbirliği ile malik olunan mal üzerinde ya da bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenmesi halinde, şikayet üzerine iki aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur.
Malın değerinin azlığı nedeniyle verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, suçun işleniş şekli ve özellikleri gözetilerek ceza vermekten de vazgeçilebilir. Aynı şekilde suçun ağır ve acil bir ihtiyacı karşılamak için işlenmesi halinde de zorunluluk hali kapsamında cezasızlık yoluna gidilebilir. Malın geçici süreyle kullanılıp iade edilmek üzere alınması durumunda ise şikayet üzerine verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir.
Somut olayınızı birlikte değerlendirelim
Ceza hesabı; nitelikli hâller, artırım ve indirim nedenleriyle dosyadan dosyaya değişir.
Suçun Özel Görünüş Biçimleri
Teşebbüs
Hırsızlık suçu teşebbüse elverişli bir suçtur. Suç, malın failin hakimiyet alanına geçmesi ve mağdurun mal üzerindeki tasarruf imkanının ortadan kalkması anında tamamlanır. Failin malı almak üzere harekete geçmesi ancak elinde olmayan nedenlerle bu neticeyi gerçekleştirememesi halinde teşebbüs hükümleri uygulanır.
Uygulamada mağazadan alınan ürünün ödeme noktası geçilmeden yakalanması, cebe atılan cüzdanın hemen fark edilerek geri alınması veya araca binildiği sırada müdahale edilmesi hallerinde suç teşebbüs aşamasında kalmış sayılır. Bu durumda meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.
İştirak
Hırsızlık suçuna iştirak bakımından genel hükümler uygulanır; müşterek faillik, azmettirme ve yardım etme mümkündür. Malı fiilen alan kişinin yanında, gözcülük yapan veya kaçış aracını kullanan kişi de fiil üzerinde ortak hakimiyet kurduğundan müşterek fail olarak sorumlu tutulur.
Suçun işlenmesinden önce yol göstermek, kullanılan aleti temin etmek veya fiilin işlenmesinden sonra yardımda bulunmayı vaat etmek yardım eden sıfatıyla sorumluluğu gerektirir. Suçun işlenmesinden sonra çalınan malı bilerek satın alan veya kabul eden kişi ise hırsızlığa iştirakten değil, TCK 165. maddedeki suç eşyasının satın alınması suçundan sorumlu olur.
İçtima (Zincirleme Suç ve Diğer Halleri)
Failin aynı suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı kişiye karşı birden fazla hırsızlık eylemi gerçekleştirmesi halinde zincirleme suç hükümleri uygulanır. Bu durumda tek bir cezaya hükmedilir ancak bu ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır.
Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi hâlinde de TCK 43/2 uyarınca zincirleme suç hükümleri uygulanır; hırsızlık, bu hükmün uygulanmayacağı suçlar (TCK 43/3: kasten öldürme, kasten yaralama, işkence ve yağma) arasında sayılmamıştır. Farklı kişilere ait mallara yönelik, ayrı suç işleme kararlarıyla gerçekleştirilen eylemlerde ise her mağdur bakımından ayrı suç oluşur ve gerçek içtima kuralları uygulanır.
Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
Adli Para Cezasına Çevirme
Hükmedilen hapis cezasının bir yıl veya altında olması halinde bu ceza adli para cezasına çevrilebilir. Hırsızlık suçunun temel halinde alt sınır bir yıl olduğundan ve takdiri indirim uygulanabildiğinden, basit hırsızlıkta hükmedilen cezanın adli para cezasına çevrilmesi mümkündür. Ancak nitelikli hallerde ceza miktarı bu sınırın çok üzerinde kaldığından çevirme imkanı bulunmaz.
Erteleme
İki yıl veya daha az süreli hapis cezaları ertelenebilir. Basit hırsızlıkta hükmedilen ceza bu sınırın altında kalabildiğinden, failin daha önce kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olması ve mahkemede tekrar suç işlemeyeceği kanaatinin oluşması halinde erteleme kararı verilebilir. Mahkeme, ertelemeyi mağdurun zararının giderilmesi koşuluna bağlayabilir.
HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması)
Hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmaması ve suçtan doğan zararın giderilmesi halinde HAGB kararı verilebilir. Basit hırsızlıkta bu şartların sağlanması mümkün olduğundan uygulamada HAGB kararına sıkça rastlanır. Bu halde sanık beş yıllık denetim süresine tabi tutulur ve bu süre içinde yeni bir kasıtlı suç işlemezse hüküm ortadan kaldırılarak dava düşer.
Suçun Soruşturma ve Kovuşturma Aşamaları
Hırsızlık suçu şikayete tabi olmadığından soruşturma, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen başlatılır. Kolluk birimleri olay yerinde parmak izi ve kamera kayıtlarını toplar, tanık beyanlarını alır ve şüpheliyi tespit etmeye çalışır. Şüphelinin ifadesi alınarak dosya savcılığa gönderilir.
Basit hırsızlık uzlaştırma kapsamında olduğundan, kamu davası açılmadan önce dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Taraflar arasında uzlaşma sağlanırsa kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir. Uzlaşma sağlanamaz ve yeterli şüphe bulunursa iddianame düzenlenerek asliye ceza mahkemesinde kovuşturma aşamasına geçilir. İfade ve duruşmada sunulacak yazılı savunma için hırsızlık suçu savunma dilekçesi örneği incelenebilir.
Asliye ceza mahkemesinin hükmüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf (CMK 273/1), bölge adliye mahkemesinin kararına karşı ise kesinlik sınırları saklı kalmak üzere yine iki hafta içinde temyiz (CMK 291/1) yoluna başvurulur; bu aşamalar için istinaf dilekçesi örneği ve temyiz dilekçesi örneği hazırlanmıştır.
Suçta Gözaltı ve Tutukluluk Halleri
Suçüstü halinde yakalanan şüpheli, Cumhuriyet savcısının talimatıyla gözaltına alınabilir. Hırsızlık suçu (TCK 141 ve 142) CMK 100/3-a-8’de sayılan katalog suçlardandır; suçun işlendiğine dair kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı hâlinde tutuklama nedeni var sayılabilir. Bununla birlikte tutuklama ölçülülük ilkesine bağlıdır ve hâkim, adli kontrolün yetersiz kalacağını gerekçelendirmelidir.
Uygulamada basit hırsızlıkta genellikle yurt dışına çıkış yasağı, imza atma yükümlülüğü veya konutu terk etmeme gibi adli kontrol tedbirleri tercih edilmektedir. Buna karşılık nitelikli hırsızlık suçlarında, özellikle örgütlü ve süreklilik arz eden eylemlerde tutuklama tedbirine daha sık başvurulmaktadır.
Uzlaşma, Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Etkin Pişmanlık ve Görevli Mahkeme
Uzlaşma Mümkün mü?
Hırsızlık suçu, CMK 253. madde uyarınca uzlaştırma kapsamındaki suçlardandır. Soruşturma aşamasında uzlaşma sağlanırsa kovuşturmaya yer olmadığına, kovuşturma aşamasında sağlanırsa davanın düşmesine karar verilir ve fail hakkında herhangi bir ceza verilmez. CMK 253/1-b-6 yalnız TCK 141’i saydığından nitelikli hırsızlık (TCK 142) uzlaştırma kapsamında değildir.
Şikayet Süresi Ne Kadardır?
Hırsızlık suçunun temel hali ve nitelikli halleri şikayete tabi olmadığından herhangi bir şikayet süresi bulunmaz; suç, dava zamanaşımı süresi içinde her zaman resen soruşturulur. Ancak paydaş olunan mal üzerinde işlenen hırsızlık, alacağın tahsili amacıyla işlenen hırsızlık ve kullanma hırsızlığı şikayete tabidir ve bu hallerde fiil ile failin öğrenilmesinden itibaren altı ay içinde şikayette bulunulması gerekir.
Dava Zamanaşımı Süresi
Hırsızlık suçunun temel halinde hapis cezasının üst sınırı üç yıl olduğundan dava zamanaşımı süresi 8 yıldır. Nitelikli hırsızlık hallerinde ceza üst sınırı yükseldiğinden zamanaşımı süresi on beş yıla çıkabilir. Soruşturma ve kovuşturma işlemleri zamanaşımını keser ve süre yeniden işlemeye başlar.
Etkin Pişmanlık Hükümleri
TCK 168. madde uyarınca fail, azmettiren veya yardım eden, suç tamamlandıktan sonra ancak kovuşturma başlamadan önce bizzat pişmanlık göstererek mağdurun zararını aynen iade veya tazmin yoluyla tamamen giderirse verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ancak hüküm verilmeden önce gösterilmesi halinde ise indirim oranı yarıya kadardır. Zararın kısmen giderilmesi halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için mağdurun rızası aranır.
Görevli Mahkeme Hangisidir?
Hırsızlık suçunun temel hâlinde ve TCK 142/1-2’deki nitelikli hâllerde görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir; üst sınırı on iki yıl olan enerji hırsızlığında (TCK 142/3) ise 5235 sayılı Kanun m.12 uyarınca ağır ceza mahkemesi görevlidir. Yetkili mahkeme ise kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesidir.
Yargıtay Kararları
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 09.06.2026 tarihli, 2024/7612 E., 2026/11163 K.
Katılanın evinde çalışan sanık, seri numaraları önceden kayda geçirilen paraları çantasına koymuş; henüz evin içindeyken yapılan aramada paraların tamamı üzerinde bulunmuştur. Bölge adliye mahkemesi suçu tamamlanmış kabul ederek bina içinde hırsızlıktan (TCK 142/2-h) ceza vermişti. Yargıtay, paralar katılanın tasarruf ve müdahale alanından çıkmadan ele geçirildiği için suçun teşebbüs aşamasında kaldığını belirterek hükmü bozmuştur.
… sanığın halen evin içinde bulunduğu sırada ve suça konu paralar üzerinde ve çantasında eksiksiz şekilde, yapılan aramada ele geçmesi karşısında suça konu paralar katılanın tasarruf ve müdahale alanından çıkmadan yakalanmış olması sebebiyle eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden …
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 14.01.2026 tarihli, 2024/199 E., 2026/28 K.
Mağdur kartını ATM’de unutup hesabı açık bırakarak ayrılmış, hemen ardından cihaza gelen sanık işleme devam ederek 500 TL çekmiştir. Özel Daire eylemi TCK 141/1’deki hırsızlık, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise bilişim sistemi kullanılarak nitelikli hırsızlık (TCK 142/2-e) saymıştı. Ceza Genel Kurulu oy çokluğuyla, başkasına ait banka kartını rızası olmadan kullanarak yarar sağlamanın hırsızlık değil, ona göre özel norm olan TCK 245/1’deki banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunu oluşturduğuna karar vermiştir.
… Kartını cihazda (ATM) unutarak hesabını da açık vaziyette bırakıp bankamatikten ayrılan mağdurun banka kartı üzerindeki fiilî hâkimiyeti/zilyetliği sona ereceğinden, hem bilişim sistemini hem de ele geçirdiği mağdura ait banka kartını rızası olmaksızın kullanarak mağdurun hesabından para çekmek suretiyle kendisine yarar sağlayan sanığın eyleminin; hırsızlık suçuna (TCK madde 142/2-e) nazaran özel norm niteliğinde olan ve TCK’nın 245/1. maddesinde düzenlenen banka kartının kötüye kullanılması suçunu oluşturduğu kabul edilmelidir. …
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 25.02.2026 tarihli, 2023/27716 E., 2026/3715 K.
Sanık, mahallenin su kuyusunun elektrik işini yaptığı hâlde alacağının bir kısmını alamadığını, bu yüzden kuruma ait trafoyu alıp satmaya karar verdiğini savunmuştur. Yargıtay, taraflar arasında hukuki bir ilişki ve sanığın alacağı bulunup bulunmadığı araştırılmadan hırsızlıktan hüküm kurulmasını eksik kovuşturma saymış; eylemin alacak tahsili amacıyla işlenip işlenmediğine göre TCK 144/1-b’deki daha az cezayı gerektiren hâlin değerlendirilmesi gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur.
… sanık ile katılan kurum arasında hukuksal bir ilişkinin bulunup bulunmadığı, varsa bu ilişki nedeniyle sanığın katılan kurumdan alacaklı olup olmadığı ve eylemin bu hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla işlenip işlenmediği araştırılarak sonucuna göre sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 144/1-b maddesinde düzenlenen suçu oluşturup oluşturmadığının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden …
Sık Sorulan Sorular
Hırsızlık suçunun cezası kaç yıldır?
Hırsızlık suçunun temel halinin cezası bir yıldan üç yıla kadar hapistir. Suçun kamu kurumundan, ulaşım aracından veya açıkta bırakılmış eşya hakkında işlenmesi halinde ceza üç yıldan yedi yıla, kapkaç, yankesicilik, kilit açma veya bina içinden çalma yoluyla işlenmesi halinde ise beş yıldan on yıla kadar hapse yükselir.
Hırsızlık suçunda şikayetten vazgeçilirse dava düşer mi?
Hırsızlık suçu şikayete tabi olmadığından şikayetten vazgeçme tek başına davayı düşürmez. Ancak basit hırsızlık uzlaştırma kapsamında olduğu için taraflar arasında usulüne uygun bir uzlaşma sağlanırsa kamu davası düşer ve fail hakkında ceza verilmez.
Değeri az olan bir malın çalınması suç mudur?
Değeri az olan malın çalınması da hırsızlık suçunu oluşturur. Ancak TCK 145. madde uyarınca malın değerinin azlığı nedeniyle verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, suçun işleniş şekli ve özellikleri de gözetilerek hiç ceza verilmemesine karar verilebilir.
Hırsızlıktan tutuklanır mı?
Hırsızlık, CMK 100/3’te sayılan katalog suçlardandır; kuvvetli suç şüphesi hâlinde tutuklama nedeni var sayılabilir. Bununla birlikte basit hırsızlıkta uygulamada çoğunlukla adli kontrol tedbirlerine başvurulur. Ancak failin kaçma şüphesi bulunması, delilleri karartma ihtimalinin somut olgularla ortaya konulması veya süreklilik arz eden nitelikli eylemlerin varlığı halinde tutuklama kararı verilebilir.
Hırsızlık suçu memuriyete engel olur mu?
Hırsızlık, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesinde sayılan yüz kızartıcı suçlardandır. Bu nedenle affa uğramış olsa bile hırsızlıktan mahkum olan kişi devlet memuru olamaz ve mevcut memuriyeti sona erer. Ancak HAGB kararı verilmesi halinde hüküm açıklanmadığından bu sonuç doğmaz.