TCK 232 Kötü Muamele Suçu ve Cezası

KANUN MADDELERİ232TCK 232 Kötü Muamele Suçu ve Cezası

TCK 232 Kötü Muamele Suçu ve Cezası

Kötü muamele suçu, aynı konutta birlikte yaşanan bir kişiye merhamet ve şefkatle bağdaşmayan biçimde davranılmasını ve terbiye hakkından doğan disiplin yetkisinin kötüye kullanılmasını cezalandıran ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 232. maddesinde düzenlenen bir suçtur. Birinci fıkradaki temel hâlin cezası iki aydan bir yıla kadar, ikinci fıkradaki disiplin yetkisinin kötüye kullanılması hâlinin cezası ise bir yıla kadar hapistir. Uygulamada “aile içi kötü muamele”, “ev içi şiddet” ya da ikinci fıkra için “disiplin yetkisinin kötüye kullanılması” adlarıyla anılmaktadır. Suç CMK 100/3’teki katalog suçlar arasında yer almaz. Şikâyete bağlı değildir; Cumhuriyet savcılığı ihbar ya da kolluk tutanağı üzerine resen soruşturma başlatır.

Kısa Cevap

TCK 232/1’e göre aynı konutta birlikte yaşadığı kişilerden birine kötü muamelede bulunan kişi iki aydan bir yıla kadar hapis cezası alır; 232/2’ye göre idaresi altındaki ya da eğitim, bakım ve muhafazasıyla yükümlü olduğu kişi üzerinde disiplin yetkisini kötüye kullanan kişiye bir yıla kadar hapis verilir. Suç, davranış mağdurda kasten yaralama düzeyine varmayan, fakat acıma ve şefkatle bağdaşmayan bir etki doğurduğunda oluşur. Şikâyet aranmaz ve suç uzlaştırma kapsamında değildir; fail çocuksa CMK 253/1-c uyarınca uzlaştırma yapılır. Üst sınır iki yılı geçmediğinden CMK 100/4 gereği tutuklama kararı verilemez. Ceza bir yılı aşamayacağından şartları varsa adli para cezasına çevirme, erteleme ve HAGB mümkündür. Davaya asliye ceza mahkemesi bakar, dava zamanaşımı sekiz yıldır.

Kanun Metni

Kaynak: mevzuat.gov.tr

Bir cümleye tıklayın, ilgili açıklamaya gidin.

(1) Aynı konutta birlikte yaşadığı kişilerden birine karşı kötü muamelede bulunan kimse, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) İdaresi altında bulunan veya büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza etmek veya bir meslek veya sanat öğretmekle yükümlü olduğu kişi üzerinde, sahibi bulunduğu terbiye hakkından doğan disiplin yetkisini kötüye kullanan kişiye, bir yıla kadar hapis cezası verilir.

Kanun Gerekçesi

Gerekçe için tıklayınız

Madde, aynı konutta birlikte yaşayan kişilerden birine kötü muamelede bulunulmasını cezalandırmaktadır.

Ancak, her türlü kötü muamele, suçun oluşmasını olanaklı kılmaz. Kötü muamelenin merhamet, acıma ve şefkatle bağdaşmayacak nitelikte bulunması gereklidir. Ancak, bu muamele biçimi kişide basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçünün ötesinde bir etki meydana getirmiş ise, artık kasten yaralama suçundan dolayı cezaya hükmedilmelidir.

Yarı aç veya susuz bırakma, uyku uyutmamak, zor koşullarda çalışmaya mecbur etmek gibi hareketleri kötü muameleye örnek olarak vermek olanaklıdır.

Maddenin ikinci fıkrasında faille mağdur arasında belirli ilişkiden kaynaklanan disiplin yetkisinin kötüye kullanılması ayrı bir suç olarak tanımlanmıştır.

Dikkat: edilmelidir ki, söz konusu disiplin yetkisinin kötüye kullanılması suretiyle gerçekleştirilen davranışın kişide basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçünün ötesinde bir etki meydana getirmemiş olması gerekir. Aksi takdirde, kasten yaralama suçundan dolayı cezaya hükmedilmelidir. Keza, hakaret oluşturan fiiller, bu disiplin yetkisi kapsamına girmedikleri gibi, kötü muamele suçu olarak değil, hakaret suçundan dolayı cezalandırılmayı gerektirir.

Kişilerin idareleri altında bulunan veya büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza etmek veya bir meslek veya san’atı öğretmekle yükümlü olduğu kimseler üzerinde terbiye etmek, eğitmek görevi dolayısıyla belirli disiplin yetkilerine sahip bulunmaları gerekir; aksi takdirde görev yerine getirilmez.

Disiplin yetkisi eğitim hakkının doğal bir sonucudur ve bu yetki olmadan söz konusu hak kullanılamaz. Disiplin yetkisinin sınırı ise maddede gösterilmiştir. Disiplin yetkisi kişinin bedensel ve ruhsal sağlığının bozulmasına neden olmayacak veya bir tehlikeye maruz kalmasını sonuçlamayacak derecede kullanılabilecektir.

Suçun Hukuki Künyesi

Künye BaşlığıAçıklama
Kanun MaddesiKötü muamele, 5237 sayılı TCK’nın İkinci Kitap Üçüncü Kısmında, “Aile Düzenine Karşı Suçlar” başlıklı Sekizinci Bölümde, 232. maddede düzenlenmiştir.
ŞikayetŞikâyete bağlı değildir; resen soruşturulur. Mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi davayı düşürmez.
Zamanaşımı232/1 ve 232/2: sekiz yıl (TCK 66/1-e); kesilme hâlinde en çok on iki yıl (TCK 67/4). Fail 15-18 yaş arasındaysa üçte iki, 12-15 yaş arasındaysa yarısı uygulanır (TCK 66/2).
Tutuklama ve Adli KontrolCMK 100/3 katalogunda yoktur. Her iki fıkrada üst sınır bir yıl olduğundan CMK 100/4 gereği tutuklama kararı verilemez; adli kontrol (CMK 109) uygulanabilir.
UzlaşmaUzlaştırma kapsamında değildir (CMK 253/1’de sayılmaz, şikâyete bağlı değildir). Fail suça sürüklenen çocuksa üst sınır üç yılı geçmediği için uzlaştırma yapılır (CMK 253/1-c). Önödeme (TCK 75) uygulanmaz.
Etkin PişmanlıkBulunmamaktadır.
İndirimMaddeye özgü indirim yoktur. Haksız tahrik (TCK 29), yaş küçüklüğü (TCK 31) ve altıda bire kadar takdiri indirim (TCK 62) genel hükümlere göre uygulanır.
Memuriyete EtkisiSuç, 657 sayılı Kanun m.48/A-5’te ayrıca sayılan suçlar arasında yer almaz. Kasten işlendiğinden bir yıl veya daha fazla hapis cezasına mahkûmiyet memuriyete engel olur; üst sınır bir yıl olduğundan bu ancak cezanın üst sınırdan verilmesi hâlinde gündeme gelir.
Görevli Mahkeme232/1 ve 232/2: asliye ceza mahkemesi; fail çocuksa çocuk mahkemesi.

Suçun Şartları ve Unsurları Nelerdir?

TCK 232/1’deki kötü muamele suçu için iki şart birlikte aranır: fail ile mağdurun aynı konutta birlikte yaşaması ve failin mağdura kötü muamelede bulunması. Kanun kötü muamelenin ne olduğunu saymamıştır; resmî gerekçeye göre her sert davranış bu suçu oluşturmaz, davranışın merhamet, acıma ve şefkatle bağdaşmayacak nitelikte olması gerekir. Gerekçe örnek olarak kişiyi yarı aç ya da susuz bırakmayı, uyutmamayı ve zor koşullarda çalışmaya zorlamayı gösterir. Uygulamada evden çıkarmama, odaya kapatma, soğukta dışarıda bekletme, temel bakım ihtiyaçlarını karşılamama ve iz bırakmayan itip kakmalar da bu kapsamda tartışılır.

Suçun alt ve üst sınırı ayrıca belirlenmelidir. Gerekçeye göre davranış mağdurda basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçünün ötesinde bir etki doğurmuşsa artık kasten yaralama suçundan ceza verilir. Davranış belli bir süreye yayılan, sistemli ve mağdura acı veren bir hâl almışsa da daha ağır cezayı gerektiren eziyet suçu gündeme gelir. Kötü muamele, bu iki suçun altında kalan ve süreklilik ya da yoğunluk bakımından eziyet düzeyine ulaşmayan davranışları karşılar.

İkinci fıkra ayrı bir suç tipidir. Fail, idaresi altında bulunan ya da büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza etmek veya bir meslek ya da sanat öğretmekle yükümlü olduğu kişi üzerinde terbiye hakkından doğan disiplin yetkisini kötüye kullanır. Burada aynı konutta yaşama şartı aranmaz; anne babanın çocuğa, öğretmenin öğrenciye, ustanın çırağa, yurt veya bakım kurumu görevlisinin bakımındaki kişiye karşı aşırı ceza yöntemleri bu fıkrada değerlendirilir. Gerekçeye göre disiplin yetkisi kişinin bedensel ve ruhsal sağlığını bozmayacak ve onu bir tehlikeye maruz bırakmayacak ölçüde kullanılabilir; bu sınırın aşılması suçu oluşturur.

Fail ve Mağdur

232/1’de fail ve mağdur, aynı konutta birlikte yaşayan kişilerdir. Kanun akrabalık aramaz: eşler, çocuklar, kardeşler, gelin ile kayınvalide, birlikte yaşayan partnerler, ev arkadaşları ve evde yatılı kalan bakıcı da kapsama girer. Belirleyici olan, fiil tarihinde ortak bir yaşamın sürmesidir; ayrı evlerde yaşayan boşanmış eşler ya da arada bir ziyarete gelen akraba bu fıkranın faili veya mağduru olamaz. 232/2’de ise fail özgü bir sıfat taşır: disiplin yetkisine sahip olan kişidir. Mağdur, bu yetkinin altında bulunan çocuk, öğrenci, çırak ya da bakım altındaki kişidir.

Suçun Hukuki Konusu

Kanun suçu aile düzenine karşı suçlar arasında saymıştır; korunan hukuki değer, aile ve ev içi ilişkilerde kişinin insan onuruna uygun muamele görme hakkı ile birlikte yaşamın huzurudur. İkinci fıkrada ayrıca eğitim ve bakım ilişkisinin amacına uygun yürütülmesi korunur. Suçun maddi konusu mağdurun kendisidir.

Manevi Unsur

Suç yalnız kastla işlenir; fail davranışın mağdur üzerindeki etkisini bilerek ve isteyerek hareket eder. Olası kast (sonucu öngörüp kabullenme) mümkündür ve bu hâlde ceza TCK 21/2 uyarınca indirilir. Taksirli hâli düzenlenmediğinden ihmalle bakım eksikliği tek başına bu suçu oluşturmaz (TCK 22/1). 232/2’de failin terbiye amacıyla hareket etmesi kastı ortadan kaldırmaz; disiplin yetkisinin sınırını bilerek aşan kişi suçun manevi unsurunu taşır.

Dikkat: Mağdura yönelen sözler ayrı bir değerlendirme gerektirir. Gerekçeye göre hakaret oluşturan fiiller disiplin yetkisi kapsamına girmez ve kötü muamele olarak değil, hakaret suçu olarak cezalandırılır; korkutma amacı taşıyan sözler de tehdit suçu yönünden ayrıca incelenir.

Suçun Cezası Nedir?

TCK 232/1’in cezası iki aydan bir yıla, 232/2’nin cezası bir aydan (TCK 49/1) bir yıla kadar hapistir; aşağıdaki tablo hâllere göre cezayı, görevli mahkemeyi ve şikâyet ile uzlaşma durumunu gösterir.

Hâl (fıkra)CezaGörevli MahkemeŞikâyet / Uzlaşma
Aynı konutta kötü muamele (232/1)İki aydan bir yıla kadar hapisAsliye cezaŞikâyet aranmaz / uzlaştırma yok
Disiplin yetkisinin kötüye kullanılması (232/2)Bir yıla kadar hapis (alt sınır bir ay, TCK 49/1)Asliye cezaŞikâyet aranmaz / uzlaştırma yok
Teşebbüs (232, 35/2)Ceza dörtte birden dörtte üçe kadar indirilirAsliye cezaŞikâyet aranmaz / uzlaştırma yok
Fail 15-18 yaş arası (232, 31/3)Ceza üçte bir indirilirÇocuk mahkemesiŞikâyet aranmaz / uzlaştırma var (CMK 253/1-c)

Temel Halinin Cezası (232/1)

Aynı konutta yaşayan kişiye kötü muamelenin cezası iki aydan bir yıla kadar hapistir. Maddede seçimlik adli para cezası öngörülmemiştir; hâkim hapis cezasına hükmeder, ancak sonuç ceza bir yılı geçemeyeceğinden TCK 50’deki çevirme imkânı her dosyada değerlendirilir. Temel ceza TCK 61/1’deki ölçütlere, özellikle davranışın süresine, tekrarına, mağdurun yaşına ve sağlık durumuna göre belirlenir; alt sınırdan uzaklaşılırsa gerekçe gösterilmelidir.

Nitelikli Haller

Maddede nitelikli hâl öngörülmemiştir. 232/2 ayrı bir suç tipidir ve cezası temel hâlden ağır değildir; kanun bu fıkrada yalnız “bir yıla kadar” demekle yetinmiş, alt sınır TCK 49/1’deki bir aydır. Mağdurun çocuk, yaşlı ya da hasta olması cezayı kanunen artırmaz; bu durum TCK 61 kapsamında temel cezanın belirlenmesinde gözetilir. Davranış sistemli bir hâl alıp mağdura acı vermeye başlamışsa nitelikli bir kötü muamele değil, eziyet suçu (TCK 96) söz konusu olur; çocuğa, eşe ya da üstsoya karşı eziyet 96/2 uyarınca üç yıldan sekiz yıla kadar hapisle cezalandırılır.

İndirim Halleri

Maddeye özgü bir indirim sebebi yoktur. Fail, mağdurun haksız bir fiilinin doğurduğu hiddet veya şiddetli elem altında hareket etmişse ceza TCK 29 uyarınca dörtte birden dörtte üçe kadar indirilir; ev içi karşılıklı gerginliklerde bu hüküm sık tartışılır. Fiili on beş ile on sekiz yaş arasında işleyen için ceza üçte bir indirilir (TCK 31/3); on iki ile on beş yaş arasında algılama yeteneği bulunan için yarı oranında indirilir (TCK 31/2). Pişmanlık, mağdurla yeniden kurulan sağlıklı ilişki ve yargılamadaki tutum TCK 62 uyarınca altıda bire kadar takdiri indirim sebebi olabilir.

Somut olayınızı birlikte değerlendirelim

Ceza hesabı; nitelikli hâller, artırım ve indirim nedenleriyle dosyadan dosyaya değişir.

Avukata Danışın

Suçun Özel Görünüş Biçimleri

Teşebbüs

Suç, davranışın mağdur üzerinde merhamet ve şefkatle bağdaşmayan etkiyi doğurduğu anda tamamlanır. Hareketlerin bölünebildiği durumlarda teşebbüs teorik olarak mümkündür; örneğin mağdurun soğukta kapı dışında bırakılmak üzereyken komşuların müdahalesiyle kurtarılması TCK 35 kapsamında tartışılabilir. Uygulamada ise teşebbüs nadiren gündeme gelir, çünkü kötü muamele çoğu dosyada tamamlanmış davranışların toplamı olarak ortaya çıkar.

İştirak

Aynı konutta yaşayan birden fazla kişi mağdura birlikte kötü muamele ederse her biri müşterek fail olur (TCK 37). 232/1’de fail sıfatı aynı konutta yaşamaya bağlı olduğundan, evde yaşamayan bir kişi ancak azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilir (TCK 40/2). 232/2’de de disiplin yetkisine sahip olmayan kişi müşterek fail olamaz; yetki sahibini kışkırtan ya da ona yardım eden kişi iştirak hükümlerine göre cezalandırılır.

İçtima (Zincirleme Suç ve Diğer Halleri)

Aynı mağdura karşı bir suç işleme kararının icrası kapsamında farklı zamanlarda tekrarlanan kötü muamelelerde zincirleme suç (TCK 43/1) uygulanabilir; TCK 43/3 yalnız kasten öldürme, kasten yaralama, işkence ve yağmayı dışarıda bıraktığından bu suç istisnaya girmez. Aynı davranışla birden fazla aile bireyine kötü muamele edilirse TCK 43/2 tartışılır. Her iki hâlde tek ceza verilir ve dörtte birden dörtte üçe kadar artırılır.

Komşu suçlarla sınır en sık karşılaşılan sorundur. Aynı fiil hem kötü muameleyi hem de kasten yaralamayı oluşturuyorsa, gerekçede belirtildiği gibi fiil kasten yaralama olarak değerlendirilir; eşe, üstsoya, altsoya veya kardeşe karşı yaralama TCK 86/3-a gereği şikâyet aranmaksızın artırılmış cezayla yargılanır. Ölüm veya yaralama ile korkutma amacı taşıyan sözler için tehdit suçu, onur kırıcı sözler için hakaret suçu ayrıca oluşur ve gerçek içtima kuralları uygulanır. Kişinin evden çıkmasının uzun süre engellenmesi ise kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu (TCK 109) yönünden incelenir.

Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Adli Para Cezasına Çevirme

TCK 50/1 ve 49/2’ye göre bir yıl veya daha az süreli hapis cezası adli para cezasına ya da diğer seçenek yaptırımlara çevrilebilir. Bu suçta her iki fıkranın üst sınırı bir yıl olduğundan, hükmedilen hapis cezası kural olarak çevirmeye elverişlidir; çevirip çevirmemek hâkimin takdirindedir. Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş failin otuz gün veya daha az hapis cezası ile fiili on sekiz yaşından küçükken ya da altmış beş yaşını bitirmişken işleyenin bir yıl veya daha az hapis cezası zorunlu olarak seçenek yaptırıma çevrilir (TCK 50/3).

Erteleme

TCK 51/1’e göre iki yıl veya daha az hapis cezası ertelenebilir; fiili on sekiz yaşından küçükken ya da altmış beş yaşını bitirmişken işleyen için sınır üç yıldır. Bu suçta verilecek ceza bu sınırın altında kalır. Erteleme için kişinin daha önce kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapse mahkûm edilmemiş olması ve tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede olumlu kanaat oluşması gerekir; denetim süresi bir yıldan üç yıla kadardır (TCK 51/3).

HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması)

CMK 231/5’e göre hükmolunan ceza iki yıl veya daha az hapis ya da adli para cezası ise HAGB kararı verilebilir; TCK 232’de ceza bu sınırı aşmaz. Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olması, yeniden suç işlemeyeceği kanaati ve varsa zararın giderilmesi gerekir (CMK 231/6). Denetim süresi beş yıldır (CMK 231/8), karara karşı istinaf yoluna gidilir (CMK 231/12). HAGB 7589 sayılı Kanunla aynı içerikle yeniden düzenlenmiş olup bugün de uygulanmaktadır.

Suçun Soruşturma ve Kovuşturma Aşamaları

Soruşturma çoğunlukla mağdurun ya da komşuların kolluğa başvurması, okul veya hastane bildirimi ya da 6284 sayılı Kanun kapsamında yapılan tedbir başvurusu üzerine başlar. Mağdur 6284 kapsamındaysa hâkim, şiddet uygulayanın müşterek konuttan uzaklaştırılması ve korunan kişiye yaklaşmaması gibi önleyici tedbirlere karar verebilir; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde kolluk amiri yalnız m.5/1’in a, b, c ve d bentlerindeki tedbirleri alabilir ve bunlar 24 saat içinde hâkim onayına bağlıdır. Tipik deliller mağdur ve tanık beyanları, komşu ifadeleri, okul rehberlik raporları, adli tıp muayenesi, sosyal inceleme raporu, ses ve görüntü kayıtları ile mesaj içerikleridir. Suç uzlaştırma ve önödeme kapsamında olmadığından, CMK 171/3’teki şartlar varsa Cumhuriyet savcısı kamu davasının açılmasını beş yıl süreyle erteleyebilir; ancak kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği fiillerde, örneğin okulda öğretmenin disiplin yetkisini aşmasında, bu imkân yoktur (CMK 171/6-b).

Dava açılırsa iddianame asliye ceza mahkemesine verilir. Kovuşturmada en çok tartışılan konu, davranışın kötü muamele mi, eziyet mi, yoksa kasten yaralama mı olduğudur; bu nedenle adli tıp raporundaki bulgular, davranışın süresi ve tekrarı ayrıntılı biçimde incelenir. Mağdur çocuksa ifadesi adli görüşme odasında ve uzman eşliğinde alınır; aile içi gerginliğin bulunduğu dosyalarda tek tanık beyanının diğer delillerle desteklenip desteklenmediği özellikle araştırılır.

Hükme karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinafa başvurulabilir (CMK 273/1). Her iki fıkrada üst sınır iki yılı geçmediğinden bölge adliye mahkemesi kararları CMK 286/2-d gereği kural olarak temyiz edilemez; istisna, bölge adliye mahkemesinin ilk kez kurduğu ve CMK 272/3 kapsamı dışında kalan mahkûmiyet hükümleridir, bu durumda temyiz süresi de tebliğden itibaren iki haftadır (CMK 291/1). Kötü muamele suçu için hazırlanmış savunma dilekçesi örneği, istinaf dilekçesi örneği ve temyiz dilekçesi örneği sitemizde yer alır.

Suçta Gözaltı ve Tutukluluk Halleri

CMK 91/1’e göre gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkime gönderilme için zorunlu süre hariç yirmi dört saattir; bu yol süresi on iki saati geçemez. Toplu olarak işlenen suçlarda Cumhuriyet savcısı süreyi her defasında bir günü geçmemek üzere üç gün uzatabilir (CMK 91/3). Aile içi olaylarda şüpheli çoğunlukla ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılır, aynı gün 6284 kapsamında koruyucu ve önleyici tedbir süreci de işletilir.

TCK 232 CMK 100/3’teki katalog suçlardan değildir. Her iki fıkrada hapis cezasının üst sınırı bir yıl olduğundan CMK 100/4 gereği tutuklama kararı verilemez; bu yasağın istisnası vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenen suçlardır, TCK 232 ise aile düzenine karşı suçlar arasında yer alır. Aynı olayda kasten yaralama gibi tutuklamaya elverişli bir suç da isnat ediliyorsa tutuklama o suç üzerinden değerlendirilir. Adli kontrole hâkim karar verir; konuta yaklaşmama, belirli kişilerle temas etmeme ve düzenli imza verme en sık başvurulan tedbirlerdir (CMK 109/3). 6284 kapsamındaki tedbir kararına aykırılık hâlinde hâkim kararıyla üç günden on güne kadar zorlama hapsi uygulanır (6284 m.13/1).

Uzlaşma, Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Etkin Pişmanlık ve Görevli Mahkeme

Uzlaşma Mümkün mü?

Kural olarak uzlaştırma mümkün değildir. Suç şikâyete bağlı olmadığı ve CMK 253/1-b’deki listede sayılmadığı için uzlaştırma bürosuna gönderilmez; tarafların barışması da kovuşturmayı kendiliğinden sona erdirmez. İstisna, failin suça sürüklenen çocuk olmasıdır: CMK 253/1-c, mağdurun gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla adli süreçteki çocuklar bakımından üst sınırı üç yılı geçmeyen suçları uzlaştırma kapsamına alır. Önödeme (TCK 75) de uygulanmaz, çünkü hapis cezasının üst sınırı altı ayı aşmaktadır.

Şikayet Süresi Ne Kadardır?

Şikâyet süresi yoktur. Suç resen soruşturulduğundan TCK 73’teki altı aylık süre uygulanmaz; mağdurun şikâyetten vazgeçmesi ya da sonradan barışma beyanı soruşturmayı ve davayı sona erdirmez. Bu beyanlar yalnız delil değerlendirmesinde ve cezanın belirlenmesinde dikkate alınabilir.

Dava Zamanaşımı Süresi

232/1 ve 232/2’de hapis cezasının üst sınırı bir yıl olduğundan dava zamanaşımı sekiz yıldır (TCK 66/1-e). Kesen işlemler varsa süre en fazla yarısı kadar uzayarak on iki yıla ulaşır (TCK 67/4). Fiili on beş ile on sekiz yaş arasında işleyen için sürenin üçte ikisi, on iki ile on beş yaş arasında işleyen için yarısı uygulanır (TCK 66/2). Zincirleme suçta zamanaşımı son suçun işlendiği günden başlar. Çocuğa karşı üstsoyu ya da onun üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kişi tarafından işlenen kötü muamelede ise süre, çocuğun on sekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye başlar (TCK 66/6); 232/2 kapsamındaki aile içi dosyalarda bu kural zamanaşımı hesabını doğrudan değiştirir.

Etkin Pişmanlık Hükümleri

Etkin pişmanlık hükmü bulunmamaktadır. Failin davranışından dönmesi, mağdurdan özür dilemesi ya da tedaviye başvurması cezayı kanunen ortadan kaldırmaz; bu tutum TCK 62’deki takdiri indirimde ve erteleme ile HAGB için aranan olumlu kanaatte değerlendirilir.

Görevli Mahkeme Hangisidir?

Davaya her iki fıkrada asliye ceza mahkemesi bakar. 5235 sayılı Kanunun 12. maddesi ağır ceza mahkemesini on yıldan fazla hapis gerektiren suçlarla ve sayılan suçlarla görevli kılar; TCK 232 bunlar arasında değildir. Kötü muamele, kasten öldürmeye teşebbüs gibi ağır ceza mahkemesinin görevine giren bir suçla bağlantılı olarak birlikte dava edilmişse yargılama ağır ceza mahkemesinde yapılabilir; fail çocuksa çocuk mahkemesi görevlidir. 6284 kapsamındaki tedbir kararlarını ise aile mahkemesi hâkimi verir. Hükme karşı istinaf süresi gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftadır (CMK 273/1).

Yargıtay Kararları

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 21.05.2025 tarihli, 2024/98 E., 2025/218 K.

Evden kaçıp jandarmaca geri getirilen 15 yaşındaki kızın, tekrar kaçmasın diye annesi tarafından babanın isteğiyle yatağa bağlandığı olayda yerel mahkeme kişiyi hürriyetinden yoksun kılmadan beraat vermiş, direnmiştir. Ceza Genel Kurulu, velayet hakkı nedeniyle 109. maddedeki suçun oluşmadığını, ancak kaçmayı başka tedbirlerle önlemek mümkünken çocuğu yatağa bağlamanın şefkatle bağdaşmayan ve hukuka uygun sayılamayacak bir davranış olduğunu, bunun 232/1 kapsamında kötü muamele olduğunu kabul etmiştir. Kurul, 232/1 için süreklilik aranmadığını, tek ve ani bir fiille de suçun işlenebileceğini açıkça belirtmiş; dava zamanaşımı dolduğu için de davanın düşmesine karar vermiştir.

… Dolayısıyla bir eylemde kötü muamele kastının şüpheden uzak bir biçimde ortaya konulabildiği durumda süreklilik şart değildir. Somut olayın özelliğine göre merhamet, acıma ve şefkatle bağdaştırılamayacak ani bir fiille de söz konusu suçun işlenmesi mümkündür …

… mağdurun evden kaçmasının başka tedbirler alınarak engellenmesi mümkün iken merhamet, acıma ve şefkat duyguları ile bağdaşmayacak biçimde yatağa bağlamasının hukuka uygun bir eylem olarak değerlendirilemeyeceği, bu nedenle de sanıkların aynı konutta birlikte yaşadıkları mağdurun evden kaçmaması amacıyla gerçekleştirdikleri yatağa bağlama eyleminin TCK’nın 232/1. maddesinde düzenlenen kötü muamele suçunu oluşturduğu kabul edilmelidir. …

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 20.02.2024 tarihli, 2021/4351 E., 2024/1541 K.

İlkokulda kavga eden 7 ve 8 yaşındaki iki öğrenci, müdürün talimatıyla öğretmen tarafından kapısı açık kalorifer dairesine bırakılmış ve barışana kadar orada kalmaları söylenmiş, çocuklar yaklaşık 20 dakika orada kalmıştır. Yerel mahkemenin kişiyi hürriyetinden yoksun kılmadan verdiği mahkûmiyeti Daire, eylemin terbiye hakkından doğan disiplin yetkisinin kötüye kullanılması (232/2) olduğu gerekçesiyle bozmuştur. Daire başkanı değişik gerekçede eylemin 109. maddedeki suç olduğunu, ancak etkin pişmanlığın uygulanması gerektiğini savunmuştur.

… sanıkların eyleminin, 5237 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen idaresi altında bulunan veya büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza etmek veya bir meslek veya sanat öğretmekle yükümlü olduğu kişi üzerinde, sahibi bulunduğu terbiye hakkından doğan disiplin yetkisini kötüye kullanmak suretiyle kötü muamele suçunu oluşturduğu gözetilmeyerek …

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 27.03.2024 tarihli, 2021/25466 E., 2024/4030 K.

Velayeti altındaki küçük oğlunun caddede araç camı silerek para dilenmesini sağlayan sanık, yerel mahkemece 232/2 (disiplin yetkisinin kötüye kullanılması) uyarınca cezalandırılmıştır. Daire, öz çocuğu çocuk yaşta dilendirme eyleminin birlikte yaşanan kişiye karşı kötü muamele (232/1) olduğunu, suç niteliğinde yanılgıya düşüldüğünü belirtmiş; basit yargılama usulünün yeniden değerlendirilmesi gereğiyle birlikte hükmü bozmuştur. Daire ayrıntılı gerekçe yazmamıştır; sonuç olarak çocuğu dilendirme, disiplin yetkisinin kötüye kullanılması (232/2) değil, 232/1’deki kötü muamele sayılmıştır.

… Çocuk yaşta bulunan ve öz çocuğu olan mağdurun cadde üzerine duran araçların camlarını silerek para dilenmesini sağlayan sanığın eyleminin, 5237 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin birinci maddesi kapsamında kötü muamele suçunu oluşturacağı gözetilmeden …

Sık Sorulan Sorular

Kötü muamele suçunun cezası kaç yıl?

TCK 232/1’e göre aynı konutta yaşadığı kişiye kötü muamele eden kişiye iki aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir. Disiplin yetkisini kötüye kullanan kişinin cezası ise 232/2’ye göre bir yıla kadar hapistir. Ceza bir yılı aşamayacağı için şartları varsa paraya çevrilebilir, ertelenebilir ya da HAGB kararı verilebilir.

Kötü muamelede şikâyetten vazgeçilirse dava düşer mi?

Hayır. Suç şikâyete bağlı olmadığından mağdurun şikâyetten vazgeçmesi ya da eşlerin barışması davayı düşürmez. Mahkeme delilleri değerlendirerek karar verir; barışma yalnız cezanın belirlenmesinde ve HAGB gibi kararlarda dikkate alınabilir.

Eşine bağıran ya da evden çıkarmayan kişi hangi suçtan yargılanır?

Davranış merhamet ve şefkatle bağdaşmayacak ağırlıktaysa ve eşler aynı evde yaşıyorsa kötü muamele (TCK 232/1) gündeme gelir. Sözler onur kırıcıysa hakaret, korkutma amacı taşıyorsa tehdit ayrıca değerlendirilir. Kişinin uzun süre evden çıkmasının engellenmesi ise kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturabilir.

Çocuğunu döven anne baba kötü muameleden mi yargılanır?

Terbiye amacıyla da olsa disiplin yetkisini aşan davranış TCK 232/2 kapsamındadır. Ancak davranış çocukta basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçünün ötesinde bir etki bırakmışsa kasten yaralama, sistemli ve acı veren bir hâl almışsa eziyet suçu söz konusu olur. Hangi suçun oluştuğu adli tıp raporu ve olayın süresiyle belirlenir.

Kötü muamele suçunda tutuklama olur mu?

Hayır. Her iki fıkrada hapis cezasının üst sınırı bir yıl olduğundan CMK 100/4 tutuklama kararı verilmesini yasaklar. Bunun yerine hâkim adli kontrol tedbirlerine, aile mahkemesi de 6284 sayılı Kanun kapsamında uzaklaştırma gibi koruyucu ve önleyici tedbirlere karar verebilir.

Kaynaklar: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (mevzuat.gov.tr), 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu. Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Av. Umur Yıldırım
Av. Umur Yıldırım Kurucu Avukat Ankara 1 Nolu Barosu — Sicil No: 30381 — Kaydı doğrula
Profili görüntüleyin
Benzer

Makaleler

Yeni madde açıklamalarından ve mevzuat güncellemelerinden ilk siz haberdar olun.