Bedelsiz senedi kullanma suçu, borcu ödenmiş ya da hiç doğmamış olduğu için bedelsiz kalan bir senedi, bunu bilerek icra takibine koyan, dava konusu yapan veya başka bir yolla hukuki sonuç doğuracak şekilde işleme sokan kişinin cezalandırıldığı ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 156. maddesinde düzenlenen bir suçtur. Kanun bu fiil için altı aydan iki yıla kadar hapis ve bununla birlikte adli para cezası öngörür; maddede ayrıca nitelikli hâl yoktur. Uygulamada ve halk arasında “ödenmiş senedi icraya koyma”, “teminat senedini kötüye kullanma” ya da “bedelsiz senetle icra takibi” gibi adlarla anılmaktadır. Suç CMK 100/3’teki katalog suçlar arasında yer almaz. Soruşturma ve kovuşturma şikâyete bağlıdır; suçtan zarar gören borçlu şikâyet etmezse savcılık resen işlem yapamaz.
Kısa Cevap
TCK 156’ya göre bedelsiz kalmış bir senedi bilerek kullanan kişiye, şikâyet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adli para cezası birlikte verilir. Suç, senedin icra dairesine takip talebiyle verilmesi, mahkemede dava dayanağı yapılması ya da tahsil için başkasına ciro edilmesi gibi hukuki sonuç doğuracak bir kullanma hareketiyle tamamlanır; paranın tahsil edilmesi şart değildir. Şikâyet süresi fiili ve faili öğrenmeden itibaren altı aydır ve suç uzlaştırma kapsamındadır. Üst sınır iki yılı geçmediğinden tutuklama yasağı uygulanır, yalnız adli kontrol gündeme gelebilir. Hapis cezası bir yıl veya altındaysa adli para cezasına çevrilebilir; iki yıl ve altındaki cezalarda erteleme ve HAGB, kanuni şartlarla mümkündür. Görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir.
Kanun Metni
Kaynak: mevzuat.gov.trBir cümleye tıklayın, ilgili açıklamaya gidin.
Kanun Gerekçesi
Gerekçe için tıklayınız
Madde, borçlusunca ödenmiş ve bir suretle elde kalmış senedi, kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi kullanan, örneğin ödenmesi için icraya başvuran veya başkasına devreden kimseyi cezalandırmaktadır.
Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tuttuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiilinin de aynı suçu oluşturacağında kuşku yoktur.
Maddede tanımlanan suçun kovuşturulması zarar görenin şikâyetine bağlı tutulmuştur.
Suçun Hukuki Künyesi
| Künye Başlığı | Açıklama |
|---|---|
| Kanun Maddesi | Bedelsiz senedi kullanma, 5237 sayılı TCK’nın İkinci Kitabında “Kişilere Karşı Suçlar” kısmının “Malvarlığına Karşı Suçlar” bölümünde, 156. maddede düzenlenmiştir. |
| Şikayet | Şikâyete bağlıdır. Suçtan zarar gören, fiili ve faili öğrendiği günden itibaren altı ay içinde şikâyet etmelidir (TCK 73/1); şikâyetten vazgeçme davayı düşürür (TCK 73/4). |
| Zamanaşımı | Üst sınır iki yıl olduğundan dava zamanaşımı sekiz yıldır (TCK 66/1-e). |
| Tutuklama ve Adli Kontrol | Katalog suç değildir. Hapis cezasının üst sınırı iki yılı geçmediğinden tutuklama kararı verilemez (CMK 100/4); adli kontrol uygulanabilir (CMK 109/2). |
| Uzlaşma | Şikâyete bağlı olduğundan uzlaştırma kapsamındadır (CMK 253/1-a). Önödeme uygulanmaz. |
| Etkin Pişmanlık | Kanunda bu suça özgü etkin pişmanlık hükmü bulunmamaktadır; TCK 168 bedelsiz senedi kullanmayı saymaz. |
| İndirim | Yakın akrabanın zararına işlenmesinde ceza verilmez ya da şikâyet üzerine yarı oranında indirim yapılır (TCK 167); teşebbüs (TCK 35), yaş küçüklüğü (TCK 31) ve takdiri indirim (TCK 62) genel hükümlere göre uygulanır. |
| Memuriyete Etkisi | 657 sayılı Kanun m.48/A-5’te adıyla sayılan suçlar arasında yer almaz; kasıtlı bir suç olduğundan bir yıl veya daha fazla hapis cezasına mahkûmiyet memuriyete engeldir. |
| Görevli Mahkeme | Asliye ceza mahkemesi; suça sürüklenen çocukta çocuk mahkemesi. |
Suçun Şartları ve Unsurları Nelerdir?
TCK 156’daki suçun oluşması için üç şart birlikte aranır: ortada geçerli bir senet bulunmalı, bu senet bedelsiz kalmış olmalı ve fail onu bilerek kullanmalıdır. Senet kavramı geniş yorumlanır; bono, çek ve poliçe gibi kambiyo senetlerinin yanında adi borç senedi, kira veya hizmet karşılığını gösteren imzalı belgeler de suçun konusu olabilir. Senedin geçerli bir alacak hakkını gösterir biçimde düzenlenmiş olması gerekir. İmzası taklit edilmiş ya da sonradan rakamı değiştirilmiş bir senet ise bedelsiz senet değil, sahte senettir ve olay özel belgede sahtecilik suçu olarak incelenir.
Bedelsiz kalma, senedin gösterdiği borcun ödenmesi, takas, ibra ya da başka bir sebeple sona ermesi ve senedin buna rağmen alacaklıda kalmasıdır. Uygulamada en sık karşılaşılan iki örnek, borç ödendiği hâlde iade edilmeyen bonolar ile bir işin, kiranın veya kredinin güvencesi olarak verilen teminat senetleridir. Teminat senedi, güvence altına alınan borç hiç doğmamışsa ya da sona ermişse bedelsiz kalmış sayılır. Borcun yalnız bir kısmı ödenmişken senedin tamamı için takip başlatılması da ödenen kısım yönünden bu suçu gündeme getirir.
Kullanma, senedi onun hukuki sonuçlarından yararlanacak şekilde işleme koymaktır. Senedi icra müdürlüğüne vererek kambiyo senetlerine özgü yolla takip başlatmak, alacak davasında delil olarak sunmak, iflas talebine dayanak yapmak veya tahsil için bankaya ya da bir üçüncü kişiye ciro etmek kullanma hareketidir. Senedi yalnız elde tutmak, kasada saklamak ya da borçluya “elimde senedin var” demek kullanma sayılmaz. Suç ayrı bir zarar neticesi aramaz; senet işleme konduğu anda tamamlanır, borçludan para tahsil edilip edilmemesi sonucu değiştirmez.
Fail ve Mağdur
Fail herkes olabilir; çoğu dosyada senedin lehdarı ya da hamili olan alacaklıdır. Senedin bedelsiz kaldığını bilerek kendisine ciro edilmesini kabul eden ve takibe koyan kişi de fail olabilir. Senedi alacaklı adına takibe koyan avukat, bedelsizlikten haberi yoksa sorumlu olmaz; bedelsizliği bilerek işlem yapan avukat ise kastına göre fail ya da yardım eden olarak değerlendirilir.
Mağdur, senette borçlu görünen ve bedelsiz senet nedeniyle malvarlığı tehlikeye giren kişidir; keşideci, düzenleyen, aval veren ya da ciranta olabilir. Suç borçlunun üstsoyu, altsoyu, eşi veya aynı konutta yaşayan kardeşi zararına işlenmişse TCK 167/1 gereği ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz. Ayrılık kararı verilmiş eş, ayrı yaşayan kardeş, aynı konutta yaşayan amca, dayı, hala, teyze ve yeğen zararına işlenmesinde ise ceza yarı oranında indirilir (TCK 167/2).
Suçun Hukuki Konusu
Korunan hukuki değer malvarlığıdır; suç, kanunun “Malvarlığına Karşı Suçlar” bölümünde yer alır. Bedelsiz senet işleme konulduğunda borçlunun hesaplarına haciz konabilir, maaşı kesilebilir, ticari itibarı zarar görebilir. Kanun bu tehlikeyi zarar doğmadan önce cezalandırır. Suçun maddi konusu, bedelsiz kalmış senedin kendisidir.
Manevi Unsur
Suç yalnız kastla işlenebilir; fail senedin bedelsiz kaldığını bilmeli ve buna rağmen kullanmalıdır. Taksirli hâli kanunda düzenlenmediğinden TCK 22/1 gereği dikkatsizlikle takibe koyma cezalandırılmaz. Borcun ödendiğinden habersiz olan mirasçı, alacağı devralan faktoring şirketi ya da senedi iyi niyetle iktisap eden hamil bakımından kast yoktur. Kast için özel bir saik aranmaz; failin borçluyu sıkıştırmak, pazarlık gücü kazanmak ya da başka bir alacağını tahsil etmek amacıyla hareket etmesi sonucu değiştirmez.
Dikkat: Taraflar arasında hesap uyuşmazlığı varsa, yani alacaklı kendini haklı olarak hâlâ alacaklı saymaktaysa bedelsizliği bilerek kullanma kastı tartışmalı hâle gelir. Ödemenin hangi borca mahsup edileceği, faizin ve masrafların kimde kalacağı gibi hesap konuları çoğu dosyada ceza davasından önce hukuk mahkemesinde çözülür ve kast bu sonuca göre değerlendirilir.
Suçun Cezası Nedir?
TCK 156’da tek bir ceza aralığı vardır: altı aydan iki yıla kadar hapis ve adli para cezası birlikte verilir. Aşağıdaki tablo cezayı ve onu etkileyen hâlleri madde ve fıkrasıyla gösterir.
| Hâl (fıkra) | Ceza | Görevli Mahkeme | Şikâyet / Uzlaşma |
|---|---|---|---|
| Temel hâl (TCK 156/1) | Altı aydan iki yıla kadar hapis ve beş günden yedi yüz otuz güne kadar adli para cezası (TCK 52/1) | Asliye ceza | Şikâyete bağlı / uzlaştırma var |
| Teşebbüs (TCK 35/2) | Temel cezadan dörtte birden dörtte üçe kadar indirim | Asliye ceza | Şikâyete bağlı / uzlaştırma var |
| Eş, üstsoy, altsoy zararına (TCK 167/1) | Cezaya hükmolunmaz | Asliye ceza | Şikâyete bağlı |
| Ayrı yaşayan kardeş ve benzeri akraba zararına (TCK 167/2) | Ceza yarı oranında indirilir | Asliye ceza | Şikâyete bağlı / uzlaştırma var |
| Takdiri indirim (TCK 62) | Cezanın altıda birine kadar indirim | Asliye ceza | Şikâyete bağlı / uzlaştırma var |
Temel Halinin Cezası (156/1)
Hâkim hapis cezasını altı ay ile iki yıl arasında, TCK 61/1’deki ölçütlere göre belirler: senedin tutarı, takibin borçluya verdiği zarar, haciz işlemlerinin kapsamı ve failin kusurunun ağırlığı bu ölçütlerin başında gelir. Hapis ve adli para cezası seçimlik değil, birliktedir; yani hâkim ikisini de vermek zorundadır. Adli para cezası gün sayısı olarak beş günden yedi yüz otuz güne kadar belirlenir, bir günü yüz ile beş yüz Türk lirası arasında takdir edilir (TCK 52/2). Mahkûmiyet hâlinde TCK 53’teki hak yoksunlukları kanuni sonuç olarak uygulanır.
Nitelikli Haller
Maddede nitelikli hâl öngörülmemiştir. Senedin yüksek tutarlı olması, birden fazla senedin kullanılması ya da borçlunun hesaplarına haciz konulması cezayı artıran ayrı bir hâl değildir; bunlar hâkimin temel cezayı alt sınırdan yukarı belirlemesinde TCK 61 kapsamında değerlendirilir. Failin yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişi bakımından TCK 169’daki güvenlik tedbirleri yalnız hırsızlık, güveni kötüye kullanma ve dolandırıcılık için öngörüldüğünden bu suçta uygulanmaz.
İndirim Halleri
Bu suça özgü en önemli indirim, malvarlığına karşı suçlarda akrabalık ilişkisi sebebiyle öngörülen TCK 167’dir. Birinci fıkradaki yakın akraba zararına işlenen fiilde şahsi cezasızlık sebebi vardır ve fail hakkında ceza verilmez; ikinci fıkradaki akrabalık ilişkisinde ceza yarı oranında indirilir. Haksız tahrik (TCK 29), borçlunun alacaklıya karşı haksız bir fiilinin bulunduğu istisnai olaylarda tartışılabilir. Fiili işlediği sırada on iki ile on beş yaş arasındaki ceza sorumluluğu bulunan çocukta ceza yarı, on beş ile on sekiz yaş arasında üçte bir oranında indirilir (TCK 31/2-3). Failin geçmişi, senedi takipten çekmesi ya da borçlunun zararını gidermesi gibi davranışlar TCK 62 kapsamında altıda bire kadar takdiri indirim sebebi olabilir.
Somut olayınızı birlikte değerlendirelim
Ceza hesabı; nitelikli hâller, artırım ve indirim nedenleriyle dosyadan dosyaya değişir.
Suçun Özel Görünüş Biçimleri
Teşebbüs
Suç, senet hukuki sonuç doğuracak şekilde işleme konduğu anda tamamlandığından teşebbüs dar bir alanda kalır. Takip talebi icra müdürlüğüne verildiğinde ya da dava dilekçesi senede dayandırılarak mahkemeye sunulduğunda suç tamamlanmış olur; ödeme emrinin borçluya tebliğ edilmesi beklenmez. Teşebbüs, örneğin icra müdürlüğüne verilmek üzere hazırlanan takip talebinin failin elinde olmayan bir sebeple kayda alınmaması gibi istisnai olaylarda düşünülebilir. Senedi takibe koyduktan sonra takipten vazgeçmek gönüllü vazgeçme (TCK 36) değildir, çünkü suç tamamlanmıştır; bu davranış ancak takdiri indirimde dikkate alınır.
İştirak
Suç iştirak hâlinde işlenebilir. Senedin bedelsiz kaldığını bilen alacaklı ile onu takibe koyan ortak, birlikte hareket ediyorlarsa müşterek fail olarak sorumlu tutulur (TCK 37). Bedelsizliği bilen birinin başkasını senedi takibe koymaya yönlendirmesi azmettirme (TCK 38), senedin icra sürecine sokulması için bilerek yardım etmek ise yardım etme (TCK 39) kapsamında değerlendirilir. Bedelsizlikten habersiz bir avukat ya da tahsilat şirketi araç olarak kullanılmışsa bunlar sorumlu olmaz, sorumluluk senedi veren kişide kalır.
İçtima (Zincirleme Suç ve Diğer Halleri)
Aynı borçluya ait birden fazla bedelsiz senedin tek bir takip talebiyle işleme konması tek fiildir. Farklı tarihlerde ayrı takipler başlatılması hâlinde, aynı suç işleme kararının icrası kapsamında kalıyorsa zincirleme suç hükümleri (TCK 43/1) uygulanır; TCK 43/3’teki istisnalar yalnız kasten öldürme, kasten yaralama, işkence ve yağma için öngörüldüğünden bu suçta zincirleme suça engel yoktur. Farklı borçlulara ait senetlerin kullanılmasında her mağdur için ayrı suç oluşur.
TCK 156, bedelsiz senet aracılığıyla haksız tahsil girişimini özel olarak düzenlediğinden, aynı fiil için ayrıca dolandırıcılık suçu uygulanması kural olarak gündeme gelmez; burada özel norm genel normdan önce uygulanır. Kendisine teminat olarak bırakılan senedi, teminat amacı dışında başkasına devreden veya ciro eden kişinin durumu ise güveni kötüye kullanma suçu ile sınırda kalır. Senet sonradan değiştirilmiş ya da tutarı artırılmışsa sahtecilik ile bedelsiz senedi kullanma arasında içtima tartışması yapılır ve dosyadaki eyleme göre çözülür.
Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
Adli Para Cezasına Çevirme
TCK 50/1 ve 49/2’ye göre bir yıl veya daha az süreli hapis cezası adli para cezasına ya da diğer seçenek yaptırımlara çevrilebilir. Bu suçta hapis ile adli para cezası seçimlik değil birlikte öngörüldüğünden TCK 50/2’deki yasak uygulanmaz; hapis cezası bir yıl veya altında belirlenmişse çevrilebilir ve doğrudan verilen adli para cezası ayrıca kalır. Hapis cezası bir yılın üzerinde belirlenirse çevirme yapılamaz. Mağdurun zararını tamamen giderme de TCK 50/1-b’de seçenek yaptırımlar arasında sayılır.
Erteleme
TCK 51/1’e göre iki yıl veya daha az süreli hapis cezası, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapse mahkûm edilmemiş olması ve yeniden suç işlemeyeceği kanaatinin oluşması şartıyla ertelenebilir. Bu suçta hapis cezasının üst sınırı iki yıl olduğundan her mahkûmiyette erteleme şartları tartışılabilir. Erteleme yalnız hapis cezası için geçerlidir; hükümle birlikte verilen adli para cezası ertelenmez. Denetim süresi bir yıldan az, üç yıldan fazla olamaz ve mahkûm olunan ceza süresinden kısa tutulamaz (TCK 51/3).
HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması)
CMK 231/5’e göre hükmolunan ceza iki yıl veya daha az hapis ya da adli para cezası ise HAGB kararı verilebilir. Bu suçta sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olması, yeniden suç işlemeyeceği kanaatinin oluşması ve mağdurun uğradığı zararın tamamen giderilmesi gerekir (CMK 231/6). Bedelsiz senetle yapılan takipte borçludan tahsil edilen paranın iadesi ve takibin sonlandırılması bu son şartın en tipik görünümüdür. Denetim süresi beş yıldır, karara karşı istinaf yoluna gidilir (CMK 231/8, 231/12). HAGB, 7589 sayılı Kanunla aynı içerikle yeniden düzenlenmiş olup bugün de uygulanmaktadır.
Suçun Soruşturma ve Kovuşturma Aşamaları
Soruşturma, borçlunun Cumhuriyet başsavcılığına şikâyetiyle başlar. Şikâyet dilekçesine çoğu zaman ödeme emri, icra takip dosyasının örneği ve borcun ödendiğini gösteren belgeler eklenir. Savcılık senedin aslını icra dosyasından getirtir, banka dekontlarını, havale açıklamalarını, taraflar arasındaki yazışmaları, varsa ibraname ve makbuzları toplar, tanıkları dinler. Tutarlar tartışmalıysa hesap bilirkişisinden rapor alınabilir. Şikâyete bağlı bir suç olduğundan dosya önce uzlaştırma bürosuna gönderilir; uzlaşma sağlanamazsa iddianame asliye ceza mahkemesine verilir.
Kovuşturmada en çok tartışılan konu, bedelsizliğin ve failin bunu bildiğinin ispatıdır. Ödemenin hangi borca yapıldığı belirsizse ya da taraflar arasında birden fazla ticari ilişki varsa mahkeme, borçlunun icra hukuk mahkemesinde ya da genel mahkemede açtığı menfi tespit veya istirdat davasının sonucunu CMK 218/1 uyarınca bekletici sorun yapabilir. Hukuk mahkemesinin borcun bulunmadığını kesin hükme bağlaması ceza davası için güçlü bir delildir, ancak kastın varlığını tek başına ispat etmez.
Hükme karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinafa başvurulabilir; üst sınırı iki yıl olan bu suçta bölge adliye mahkemesi kararları, ilk kez bölge adliye mahkemesince verilen ve CMK 272/3 dışında kalan mahkûmiyetler hariç temyiz edilemez (CMK 286/2-d). Bedelsiz senedi kullanma suçu için hazırlanmış savunma dilekçesi örneği, istinaf dilekçesi örneği ve temyiz dilekçesi örneği sitemizde yer alır.
Suçta Gözaltı ve Tutukluluk Halleri
CMK 91/1’e göre gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkime gönderilme için zorunlu süre hariç yirmi dört saattir; bu yol süresi on iki saati geçemez. Bedelsiz senedi kullanma suçunda şüpheli genellikle davet üzerine ifade verir, gözaltı uygulaması nadirdir. Senet ve takip kayıtları resmi dosyada bulunduğundan delil karartma riski de sınırlıdır.
Hapis cezasının üst sınırı iki yılı geçmediğinden ve suç vücut dokunulmazlığına karşı işlenmediğinden CMK 100/4 gereği tutuklama kararı verilemez. Suç katalog suçlar arasında da yer almaz. Tutuklama yasağının bulunduğu hâllerde de adli kontrol hükümleri uygulanabilir (CMK 109/2); yurt dışına çıkış yasağı ya da belirli aralıklarla imza yükümlülüğü gibi tedbirlere sulh ceza hâkimi ya da mahkeme karar verir, savcı adli kontrol kararı veremez.
Uzlaşma, Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Etkin Pişmanlık ve Görevli Mahkeme
Uzlaşma Mümkün mü?
Uzlaştırma mümkündür. Bedelsiz senedi kullanma şikâyete bağlı bir suç olduğundan CMK 253/1-a kapsamına girer ve dava açılmadan önce dosya uzlaştırmacıya gönderilir. Uzlaşma teklifine yedi gün içinde cevap verilmezse teklif reddedilmiş sayılır (CMK 253/4). Edim derhal yerine getirilirse kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir; ileri tarihli ya da taksitli edimde kamu davasının açılması ertelenir (CMK 253/19). Takipten feragat edilmesi ve tahsil edilen paranın iadesi uzlaşma ediminin tipik içeriğidir. Suç uzlaştırma kapsamında olduğundan önödeme (TCK 75) uygulanmaz.
Şikayet Süresi Ne Kadardır?
Şikâyet süresi, fiili ve faili öğrenmeden itibaren altı aydır (TCK 73/1). Bu suçta borçlu çoğunlukla fiili ödeme emrinin tebliğiyle ya da hesabına konan hacizle öğrenir; süre bu tarihten başlar. Şikâyetten vazgeçme kovuşturmayı düşürür, ancak vazgeçmeyi kabul etmeyen sanık bakımından sonuç doğurmaz (TCK 73/4, 73/6).
Dava Zamanaşımı Süresi
Üst sınırı beş yılı geçmeyen hapis cezası öngörüldüğünden dava zamanaşımı sekiz yıldır (TCK 66/1-e). Süre, suçun tamamlandığı gün, yani senedin işleme konduğu günden işlemeye başlar. Kesen işlemler varsa süre en fazla yarısı kadar uzar (TCK 67/4). Şikâyet süresi ile dava zamanaşımı ayrı kurumlardır; altı aylık şikâyet süresi geçirilmişse zamanaşımı dolmamış olsa bile soruşturma yapılamaz.
Etkin Pişmanlık Hükümleri
Kanunda bedelsiz senedi kullanmaya özgü etkin pişmanlık hükmü bulunmamaktadır. TCK 168, etkin pişmanlığı hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflas ve taksirli iflas suçlarıyla sınırlı tuttuğundan bu suça uygulanmaz. Takibin geri çekilmesi, tahsil edilen paranın iadesi ve borçlunun zararının giderilmesi; uzlaştırmada edim, HAGB’de zararın giderilmesi şartı ve TCK 62 kapsamında takdiri indirim sebebi olarak sonuç doğurur.
Görevli Mahkeme Hangisidir?
5235 sayılı Kanunun 12. maddesi ağır ceza mahkemesini on yıldan fazla hapis gerektiren suçlarla ve sayılan bazı suçlarla görevli kılar. Bedelsiz senedi kullanma bu kapsamda olmadığından görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuk mahkemesi görevlidir. Hükme karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulur (CMK 273/1).
Yargıtay Kararları
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 29.04.2026 tarihli, 2024/1473 E., 2026/4756 K.
Hisse devri karşılığında verilen bononun bedeli ödendiği hâlde takibe konulduğu iddiasıyla bölge adliye mahkemesi sanığı mahkûm etmişti. Yargıtay, senedin hâlâ alacaklının elinde bulunduğunu, senette teminat kaydı olmadığını ve bono bedelinin ödendiğine dair somut ve kesin delil bulunmadığını belirterek mahkûmiyeti beraat yönünden bozdu. Senedin bedelsiz kaldığı, yalnız katılanın beyanıyla değil, ödemeyi açıkça o senede bağlayan delille ispatlanmalıdır.
… Katılan tarafından senedin ödendiği beyanına rağmen senedin sanığın zilyetliğinde bulunması, suça konu senette teminat olarak verildiğine ilişkin herhangi bir ibare bulunmaması, bonoya ilişkin bedelin katılan tarafından ödendiğine ilişkin somut ve kesin delil bulunmaması, müşteri cari kartı isimli belgede de bono ödemesine ait ibare bulunmaması hususları gözetildiğinde, sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür. …
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 26.06.2025 tarihli, 2022/826 E., 2025/7983 K.
Birden fazla sanığın birlikte işlediği kabul edilen bedelsiz senedi kullanma suçunda katılan, istinaf aşamasında sanıklardan biri hakkındaki şikâyetinden vazgeçmişti. Yargıtay, suçun şikâyete bağlı olduğunu, iştirak hâlinde işlenen suçta şikâyetin bölünmezliği gereği vazgeçmenin diğer sanıklara da yansıyacağını ve vazgeçmeden dönülemeyeceğini belirtti; bu nedenle katılma kararı hükümsüz kalan mağdur vekilinin temyiz isteğini reddetti.
… iştirak halinde işlenen suçlarda şikayetin bölünmezliği kuralı gereği, şikayetten vazgeçmenin diğer sanıklara da sirayet edeceği ve şikayetten vazgeçmeden dönülemeyeceği dikkate alındığında, katılma kararının 5271 sayılı Kanunun 243/1. maddesi uyarınca hükümsüz kaldığı …
Sık Sorulan Sorular
Bedelsiz senedi kullanma suçunun cezası kaç yıl?
TCK 156’ya göre ceza altı aydan iki yıla kadar hapis ve buna ek olarak adli para cezasıdır. Hâkim ikisini birlikte vermek zorundadır. Hapis bir yıl veya altındaysa paraya çevrilebilir, iki yıl ve altındaysa erteleme ya da HAGB şartları değerlendirilir.
Ödenmiş senedi icraya koymak suç mu?
Borcun ödendiğini bilerek senedi icra takibine koymak TCK 156’daki suçu oluşturur. Borçlunun şikâyeti gerekir ve suç, takip talebinin icra müdürlüğüne verilmesiyle tamamlanır. Alacaklı ödemeyi başka bir borca saydığını savunuyorsa kastın varlığı hesap ilişkisine göre değerlendirilir.
Teminat senedi icraya konursa ne olur?
Teminat senedi, güvence altına aldığı borç doğmadan ya da sona erdikten sonra takibe konursa bedelsiz kalmış senet sayılır ve bunu bilerek kullanan kişi TCK 156’dan sorumlu olur. Borçlu hem şikâyette bulunabilir hem de icra hukuk mahkemesine itiraz ve menfi tespit yoluna gidebilir.
Bedelsiz senet suçunda şikâyet süresi ne kadar?
Şikâyet süresi altı aydır ve borçlunun fiili ve faili öğrendiği günden, çoğunlukla ödeme emrinin tebliğinden başlar. Süre geçirilirse soruşturma yapılamaz. Dava zamanaşımı ise sekiz yıldır.
Bedelsiz senedi kullanma suçunda uzlaşma var mı?
Suç şikâyete bağlı olduğundan uzlaştırma kapsamındadır. Uzlaşmada takibin geri çekilmesi, tahsil edilen paranın iadesi ya da bir tazminat ödenmesi kararlaştırılabilir. Edim yerine getirilirse dava açılmaz.
Bedelsiz senet suçunda tutuklama olur mu?
Olmaz. Hapis cezasının üst sınırı iki yıl olduğundan CMK 100/4 gereği tutuklama yasağı vardır. Gerekirse yurt dışına çıkış yasağı gibi adli kontrol tedbirleri uygulanabilir.