TCK 179 Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçu ve Cezası

KANUN MADDELERİ179TCK 179 Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Su…

TCK 179 Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçu ve Cezası

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu, kara, deniz, hava veya demiryolu ulaşımının güven içinde akışını sağlamak için konulmuş işaretlerle oynanması, teknik işletim sistemine müdahale edilmesi ya da ulaşım araçlarının kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olabilecek şekilde sevk ve idare edilmesi suretiyle işlenen bir tehlike suçudur (TCK m.179). Suçun cezası, işaretlerle oynama ve teknik sisteme müdahale hâlinde bir yıldan altı yıla kadar hapis, tehlikeli araç kullanma hâlinde dört aydan iki yıla kadar hapis, alkol veya uyuşturucu etkisiyle emniyetli sürüş yapamayacak durumda araç kullanma hâlinde ise altı aydan iki yıla kadar hapistir. Halk arasında suç, “alkollü araç kullanma”, “ehliyetsiz ve tehlikeli araç kullanma” veya “trafik güvenliğini tehlikeye atma” olarak anılmaktadır. Suç, CMK m.100/3’te sayılan katalog suçlardan olmadığından uygulamada tutuklama tedbirine nadiren başvurulur, genellikle adli kontrol veya serbest bırakma yoluna gidilir. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu şikayete tabi olmayıp Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen soruşturulur.

Kısa Cevap

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu TCK 179. maddede düzenlenmiştir. Ulaşım işaretlerini değiştirmenin, kaldırmanın, yola engel koymanın veya teknik işletim sistemine müdahale etmenin cezası bir yıldan altı yıla kadar hapis; aracı tehlikeli biçimde sevk ve idare etmenin cezası dört aydan iki yıla kadar hapis; alkol veya uyuşturucu etkisiyle emniyetli araç kullanamayacak hâlde direksiyona geçmenin cezası ise altı aydan iki yıla kadar hapistir. Suç şikayete bağlı değildir ve uzlaştırma kapsamında değildir. İki yıl ve altındaki cezalarda adli para cezasına çevirme, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması mümkündür. Suç bir somut tehlike suçu olduğundan, ölüm veya yaralanma meydana gelmişse ayrıca taksirle öldürme veya yaralama hükümleri uygulanır.

Kanun Metni

Kaynak: mevzuat.gov.tr

Bir cümleye tıklayın, ilgili açıklamaya gidin.

(1) Kara, deniz, hava veya demiryolu ulaşımının güven içinde akışını sağlamak için konulmuş her türlü işareti değiştirerek, kullanılamaz hale getirerek, konuldukları yerden kaldırarak, yanlış işaretler vererek, geçiş, varış, kalkış veya iniş yolları üzerine bir şey koyarak ya da teknik işletim sistemine müdahale ederek, başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından bir tehlikeye neden olan kişiye bir yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilir.

(2) Kara, deniz, hava veya demiryolu ulaşım araçlarını kişilerin hayat, sağlık veya malvarlığı açısından tehlikeli olabilecek şekilde sevk ve idare eden kişi, dört aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(3) Alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle ya da başka bir nedenle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek halde olmasına rağmen araç kullanan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Kanun Gerekçesi

Gerekçe için tıklayınız

Madde metninde, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu tanımlanmıştır.

Birinci fıkrada tanımlanan suç, kara, deniz, hava veya demiryolu ulaşımının güven içinde akışını sağlamak için konulmuş her türlü işareti değiştirerek, kullanılamaz hâle getirerek, konuldukları yerden kaldırarak, yanlış işaretler vererek, geçiş, varış, kalkış veya iniş yolları üzerine bir şey koyarak ya da teknik işletim sistemine müdahale ederek, başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından bir tehlikeye neden olunması ile oluşur.

İkinci fıkrada ise, kara, deniz, hava veya demiryolu ulaşım araçlarını kişilerin hayat, sağlık veya malvarlığı açısından tehlikeli olabilecek şekilde sevk ve idare edilmesi, ayrı bir suç olarak tanımlanmıştır. Bu suçun oluşabilmesi için, aracın, tehlikeli bir şekilde sevk ve idare edilmesi gerekir. Aracın sevk ve idaresinin salt trafik düzenine aykırılığı bu suçun oluşumuna neden olmayacaktır. Bu suçun oluşabilmesi için, aracın trafik düzenine aykırı olarak ve ayrıca kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı açısından tehlikeli olabilecek şekilde kullanılması gerekir. Bu suç ayrıca, trafik güvenliği için öngörülmüş bakım ve onarımlar yapılmadan aracın trafiğe çıkarılması hâlinde de işlenebilir. Ancak bunun için ayrıca, gerekli bakım ve onarımı yapılmamış aracın trafiğe çıkarılması suretiyle kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı açısından bir tehlikeye neden olunması gerekir. Bu bakımdan söz konusu suç, somut tehlike suçu niteliği taşımaktadır.

Maddenin üçüncü fıkrasında, alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle ya da başka bir nedenle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek hâlde olmasına rağmen araç kullanan kişinin cezalandırılması öngörülmüştür. Bu bakımdan, örneğin, uzun süre araç kullanmak dolayısıyla yorgun ve uykusuz olan kişilerin araç kullanmaya devam etmesi hâlinde de bu suçun oluştuğunu kabul etmek gerekir.

Suçun Hukuki Künyesi

  • Kanun Maddesi: Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu, 5237 sayılı TCK’nın “Genel Tehlike Yaratan Suçlar” bölümünde yer alan 179. maddede düzenlenmiştir.
  • Şikayet: Suç şikayete tabi olmayıp Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen soruşturulur.
  • Zamanaşımı: Birinci fıkra bakımından dava zamanaşımı süresi 15 yıl, ikinci ve üçüncü fıkralar bakımından 8 yıldır.
  • Tutuklama ve Adli Kontrol: Suç katalog suçlardan olmadığından tutuklama nadiren uygulanır; uygulamada genellikle sürücü belgesine el koyma gibi adli kontrol tedbirlerine başvurulur.
  • Uzlaşma: Suç, mağduru toplum olduğundan uzlaştırma kapsamında değildir.
  • Etkin Pişmanlık: TCK 179 için özel bir etkin pişmanlık hükmü öngörülmemiştir.
  • İndirim: TCK 62 uyarınca takdiri indirim uygulanabilir; birinci fıkra bakımından teşebbüs hükümleri de indirim sağlayabilir.
  • Memuriyete Etkisi: Kasten işlenen bu suçtan bir yıl ve üzeri hapis cezasına mahkumiyet, 657 sayılı Kanun m.48 uyarınca memuriyete engel olur; hükmün açıklanmasının geri bırakılması hâlinde bu sonuç doğmaz.
  • Görevli Mahkeme: Görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir.

Suçun Şartları ve Unsurları Nelerdir?

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu, üç ayrı fıkrada üç farklı suç tipi olarak düzenlenmiştir ve her fıkranın kendine özgü şartları bulunur. Birinci fıkra bakımından suçun oluşması için ulaşımın güven içinde akışını sağlayan bir işaretin değiştirilmesi, kullanılamaz hâle getirilmesi, yerinden kaldırılması, yanlış işaret verilmesi, yola bir cisim konulması veya teknik işletim sistemine müdahale edilmesi ve bu fiil sonucunda başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından somut bir tehlikenin doğması gerekir.

İkinci fıkra bakımından aranan şart, aracın kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı açısından tehlikeli olabilecek biçimde sevk ve idare edilmesidir. Kanun gerekçesinde açıkça belirtildiği üzere, aracın sevk ve idaresinin salt trafik düzenine aykırı olması bu suçu oluşturmaz; ayrıca somut bir tehlikenin doğması aranır. Bu nedenle basit bir hız sınırı ihlâli veya park yasağına aykırılık idari yaptırım gerektirirken, meskun mahalde aşırı hızla makas atmak veya frenleri arızalı bir aracı trafiğe çıkarmak bu suçu oluşturur.

Üçüncü fıkra bakımından ise failin alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle ya da başka bir nedenle emniyetli biçimde araç sevk ve idare edemeyecek durumda olmasına rağmen araç kullanması yeterlidir. Uygulamada emniyetli sürüş yeteneğinin yitirildiği sınır, Karayolları Trafik Kanunu’ndaki idari eşikler ile birlikte alınan doktor raporu ve olayın somut koşulları çerçevesinde belirlenir. Kanun gerekçesine göre uzun süre direksiyon başında kalmaktan kaynaklanan aşırı yorgunluk ve uykusuzluk hâli de “başka bir neden” kapsamındadır.

Fail ve Mağdur

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu özgü suç değildir; birinci fıkra bakımından fail herkes olabilir. İkinci ve üçüncü fıkralar bakımından ise fail, ulaşım aracını fiilen sevk ve idare eden kişidir. Failin sürücü belgesine sahip olup olmaması suçun oluşumunu etkilemez; ehliyetsiz kişi de bu suçun faili olabilir ve ehliyetsizlik ayrıca idari yaptırım doğurur.

Suç kamu güvenliğine karşı işlenen bir suç olduğundan belirli bir gerçek kişi mağduru bulunmaz; suçun mağduru toplumu oluşturan herkestir. Tehlikeye maruz kalan belirli kişiler bulunsa dahi bunlar suçun mağduru değil, tehlikenin somutlaştığı kişilerdir. Bu nedenle bir kişinin şikayetten vazgeçmesi veya rıza göstermesi suçun oluşumunu ortadan kaldırmaz.

Suçun Hukuki Konusu

Suçla korunan hukuki değer, kara, deniz, hava ve demiryolu ulaşımının güvenliği ve bu güvenlik aracılığıyla toplumu oluşturan bireylerin hayatı, vücut bütünlüğü ve malvarlığıdır. Kanun koyucu, henüz somut bir zarar doğmadan, yalnızca tehlike aşamasında müdahale ederek olası ölümlü ve yaralamalı kazaların önüne geçmeyi amaçlamıştır.

Suçun maddi konusu birinci fıkra bakımından trafik işaretleri, levhalar, lambalar, şeritler, sinyalizasyon düzenekleri ve ulaşımın teknik işletim sistemleridir. İkinci ve üçüncü fıkralar bakımından ise maddi konu, sevk ve idare edilen kara, deniz, hava veya demiryolu ulaşım aracıdır.

Manevi Unsur

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu her üç fıkrası bakımından da yalnızca kasten işlenebilir; suçun taksirli hâli TCK 180’de ayrıca düzenlenmiştir. Birinci fıkrada fail, işaretle oynadığını veya yola engel koyduğunu bilmeli ve bunu istemelidir. Ortaya çıkan tehlike bakımından olası kastın varlığı da yeterlidir.

Üçüncü fıkrada fail, alkol veya uyuşturucu maddenin etkisi altında bulunduğunu ve bu hâliyle emniyetli sürüş yapamayacağını bilerek direksiyona geçmelidir. Failin iradi olarak aldığı alkolün etkisiyle hareket etmesi, TCK 34/2 uyarınca kusurluluğunu ortadan kaldırmaz.

Suçun Cezası Nedir?

  • Temel Halin Cezası: Ulaşım işaretlerini değiştirme, kaldırma, yanlış işaret verme, yola engel koyma veya teknik işletim sistemine müdahale ederek tehlikeye neden olma hâlinde bir yıldan altı yıla kadar hapis cezası (TCK 179/1).
  • Tehlikeli Araç Kullanma: Kara, deniz, hava veya demiryolu aracını kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı açısından tehlikeli olabilecek şekilde sevk ve idare etme hâlinde dört aydan iki yıla kadar hapis cezası (TCK 179/2).
  • Alkol veya Uyuşturucu Etkisinde Araç Kullanma: Emniyetli biçimde araç sevk ve idare edemeyecek hâlde olmasına rağmen araç kullanma hâlinde altı aydan iki yıla kadar hapis cezası (TCK 179/3).
  • Aşırı Yorgunluk ve Diğer Nedenler: Uykusuzluk, ilaç etkisi veya hastalık gibi başka bir nedenle emniyetli sürüş yapamayacak durumda araç kullanma hâlinde altı aydan iki yıla kadar hapis cezası (TCK 179/3).
  • Teşebbüs Halinde Ceza: Birinci fıkradaki suça teşebbüs mümkün olup TCK 35 uyarınca cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.
  • İndirim Halleri: TCK 62 uyarınca takdiri indirim nedenlerinin varlığı hâlinde ceza altıda birine kadar indirilebilir.

Temel Halinin Cezası (179/1)

Birinci fıkrada düzenlenen suçun cezası bir yıldan altı yıla kadar hapistir. Bu fıkra, ulaşım güvenliğine yönelik doğrudan ve ağır müdahaleleri cezalandırdığından ceza aralığı geniş tutulmuştur. Örneğin bir viraj öncesindeki uyarı levhasının sökülmesi, otoyolda dur işaretinin ters çevrilmesi veya demiryolu makasının kurcalanması bu fıkra kapsamındadır.

Hâkim temel cezayı belirlerken TCK 61 uyarınca fiilin işleniş biçimini, meydana gelen tehlikenin ağırlığını, failin kastının yoğunluğunu ve güttüğü amacı dikkate alır. Kalabalık bir otoyolda yüzlerce aracı etkileyecek bir müdahale ile tenha bir köy yolundaki müdahale arasında ceza bakımından ciddi bir fark oluşur.

Nitelikli Haller (179/2 ve 179/3)

TCK 179 klasik anlamda cezayı artıran nitelikli hâller içermez; ikinci ve üçüncü fıkralar, birinci fıkradan bağımsız ayrı suç tipleri olarak düzenlenmiştir. İkinci fıkra kapsamındaki tehlikeli sevk ve idare hâlinde ceza dört aydan iki yıla kadar hapistir. Aracın frenlerinin arızalı olduğu bilinmesine rağmen trafiğe çıkarılması, aşırı yüklü bir kamyonun eğimli yolda kullanılması veya meskun mahalde tehlikeli manevralarla seyredilmesi bu kapsamda değerlendirilir.

Üçüncü fıkra kapsamındaki alkollü veya uyuşturucu etkisinde araç kullanma hâlinde ceza altı aydan iki yıla kadar hapistir. Uygulamada bu fıkra, TCK 179’un en sık karşılaşılan görünümüdür. Failin daha önce aynı fiilden mahkum olması hâlinde tekerrür hükümleri devreye girer ve infaz rejimi ağırlaşır. Dikkat: Alkollü araç kullanmanın idari para cezası ve ehliyete el koyma yaptırımı ile TCK 179/3 kapsamındaki hapis cezası birbirinden bağımsızdır; idari yaptırıma maruz kalmak ceza soruşturmasını engellemez.

İndirim Halleri

TCK 179 için kanunda özel bir indirim sebebi öngörülmemiştir. Bununla birlikte sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları gözetilerek TCK 62 uyarınca cezanın altıda birine kadar takdiri indirim uygulanabilir.

Birinci fıkradaki suçun teşebbüs aşamasında kalması hâlinde TCK 35 uyarınca meydana gelen tehlikenin ağırlığına göre cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir. Ayrıca fail on beş yaşını doldurmuş çocuk ise TCK 31, akıl hastalığı nedeniyle davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmışsa TCK 32 uyarınca cezada indirim yapılır.

Somut olayınızı birlikte değerlendirelim

Ceza hesabı; nitelikli hâller, artırım ve indirim nedenleriyle dosyadan dosyaya değişir.

Avukata Danışın

Suçun Özel Görünüş Biçimleri

Teşebbüs

Birinci fıkradaki suç bakımından teşebbüs mümkündür. Örneğin fail, trafik levhasını sökmeye başlamış ancak henüz sökemeden yakalanmışsa veya levhayı sökmüş fakat henüz hiçbir araç geçmeden durum fark edilip levha yerine takılmışsa somut tehlike doğmadığı için fiil teşebbüs aşamasında kalır.

İkinci ve üçüncü fıkralardaki suçlar bakımından teşebbüs kural olarak mümkün değildir. Zira bu suçlar, aracın hareket ettirilmesiyle birlikte tamamlanır. Aracın kontağını çeviren ancak henüz hareket ettirmeyen alkollü kişinin fiili, uygulamada çoğunlukla icra hareketlerine başlanmamış hazırlık hareketi olarak nitelendirilir.

İştirak

Suça iştirak bakımından genel hükümler uygulanır. Birinci fıkradaki suç, birden fazla kişinin trafik işaretlerini birlikte sökmesi veya yola engel koyması suretiyle müşterek faillik biçiminde işlenebilir; azmettirme ve yardım etme de mümkündür.

Üçüncü fıkradaki suç bakımından failin bizzat araç kullanması gerektiğinden müşterek faillik ancak birden fazla kişinin dönüşümlü olarak aynı araçta direksiyona geçmesi hâlinde söz konusu olabilir. Alkollü olduğunu bildiği kişiye aracının anahtarını veren veya onu direksiyona geçmeye ikna eden kişi ise duruma göre yardım eden ya da azmettiren sıfatıyla sorumlu tutulabilir.

İçtima (Zincirleme Suç ve Diğer Halleri)

Failin aynı suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla kez trafik güvenliğini tehlikeye sokması hâlinde TCK 43 uyarınca zincirleme suç hükümleri uygulanır ve tek ceza verilerek dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırım yapılır. Buna karşılık farklı günlerde ayrı suç işleme kararlarıyla gerçekleştirilen alkollü araç kullanma fiilleri ayrı ayrı suç oluşturur.

Aynı sürüş sırasında hem alkollü olunması hem de aracın tehlikeli biçimde sevk edilmesi hâlinde uygulamada tek fiil kabul edilerek daha ağır cezayı gerektiren üçüncü fıkradan hüküm kurulur. Tehlikeli sürüş sonucunda bir kişi ölmüş veya yaralanmışsa, TCK 179 tehlike suçu olmaktan çıkıp somut zarar doğduğundan taksirle öldürme veya taksirle yaralama hükümleri uygulanır; ayrıca aracın kullanılamaz hâle getirilmesi veya mala zarar verilmesi hâlinde gerçek içtima kuralları gereği ilgili suçlardan da ayrıca ceza verilir.

Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Adli Para Cezasına Çevirme

Hükmolunan hapis cezasının bir yıl veya daha az olması hâlinde ceza kısa süreli hapis cezası niteliğindedir ve TCK 50 uyarınca adli para cezasına çevrilebilir. İkinci ve üçüncü fıkralardaki suçlarda alt sınırdan ceza verilmesi hâlinde bu imkân sıklıkla gündeme gelir.

Birinci fıkradaki suçun alt sınırı bir yıl olduğundan takdiri indirim uygulanmadıkça çevirme mümkün olmayabilir. Mahkeme, suçlunun kişiliğini, sosyal ve ekonomik durumunu, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığı ve suçun işlenmesindeki özellikleri değerlendirerek karar verir.

Erteleme

TCK 51 uyarınca iki yıl veya daha az süreli hapis cezaları ertelenebilir. TCK 179’un her üç fıkrasında da hükmedilen cezanın iki yılın altında kalması mümkün olduğundan erteleme uygulanabilir.

Erteleme kararı verilebilmesi için failin daha önce kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olması ve mahkemede tekrar suç işlemeyeceği yönünde bir kanaat oluşması gerekir. Erteleme hâlinde bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere denetim süresi belirlenir ve bu süre iyi hâlli geçirilirse ceza infaz edilmiş sayılır.

HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması)

Hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması hâlinde CMK 231 uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uygulamada TCK 179/3 kapsamında ilk kez yargılanan sanıklar hakkında bu kurum sıklıkla uygulanmaktadır.

HAGB için sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmaması, mahkemede yeniden suç işlemeyeceği kanaatinin oluşması, suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın giderilmesi ve sanığın bu kurumun uygulanmasını kabul etmesi gerekir. HAGB kararı verilmesi hâlinde beş yıllık denetim süresi başlar ve bu süre içinde kasıtlı bir suç işlenmezse dava düşer, ayrıca karar adli sicile işlenmediğinden memuriyete engel oluşturmaz.

Suçun Soruşturma ve Kovuşturma Aşamaları

Suç şikayete tabi olmadığından soruşturma Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen başlatılır. Uygulamada soruşturma çoğunlukla trafik ekiplerinin yaptığı kontrol veya bir kaza ihbarı üzerine başlar; alkol ve uyuşturucu tespitinde ölçüm tutanağı, kan veya idrar analizi ile adli tıp raporu temel delilleri oluşturur.

Birinci fıkra kapsamındaki fiillerde kamera kayıtları, olay yeri inceleme raporu, tanık beyanları ve bilirkişi incelemesi belirleyici olur. Soruşturma sonunda yeterli şüpheye ulaşılırsa iddianame düzenlenir ve kovuşturma asliye ceza mahkemesinde yürütülür. Dikkat: Alkol ölçümünden kaçınmak veya kan alınmasına rıza göstermemek, Karayolları Trafik Kanunu uyarınca ayrıca idari yaptırım doğurur ve bu tutum somut olayda aleyhe delil olarak değerlendirilebilir.

Suçta Gözaltı ve Tutukluluk Halleri

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu CMK 100/3’te sayılan katalog suçlardan değildir. Bu nedenle tutuklama, ancak kaçma şüphesi veya delilleri karartma tehlikesi gibi somut nedenlerin varlığı hâlinde ve ölçülülük ilkesi gözetilerek uygulanabilir; pratikte tutuklamaya çok nadir başvurulur.

Alkollü sürüş nedeniyle yakalanan kişi, ölçüm ve ifade işlemleri tamamlanana kadar kısa süreli olarak gözaltına alınabilir. Bu suçlarda genellikle adli kontrol kapsamında sürücü belgesine geçici el konulması, yurt dışına çıkış yasağı veya belirli aralıklarla karakola imza verme yükümlülüğü gibi daha hafif tedbirler tercih edilir.

Uzlaşma, Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Etkin Pişmanlık ve Görevli Mahkeme

Uzlaşma Mümkün mü?

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun mağduru toplum olduğundan ve suç şikayete tabi bulunmadığından CMK 253 kapsamında uzlaştırma hükümleri uygulanmaz. Tehlikeye maruz kalan kişilerin faille anlaşmış olması davanın seyrini değiştirmez.

Şikayet Süresi Ne Kadardır?

Suç resen soruşturulduğundan herhangi bir şikayet süresi bulunmamaktadır. Suçun işlendiği herhangi bir şekilde öğrenildiğinde, dava zamanaşımı süresi dolmadıkça soruşturma her zaman başlatılabilir ve şikayetten vazgeçme davanın düşmesi sonucunu doğurmaz.

Dava Zamanaşımı Süresi

Birinci fıkradaki suçun üst sınırı altı yıl hapis olduğundan TCK 66/1-d uyarınca dava zamanaşımı süresi 15 yıldır. İkinci ve üçüncü fıkralardaki suçların üst sınırı iki yıl hapis olduğundan TCK 66/1-e uyarınca zamanaşımı süresi 8 yıldır. Zamanaşımını kesen işlemlerin varlığı hâlinde bu süreler kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzayabilir.

Etkin Pişmanlık Hükümleri

TCK 179 bakımından kanunda özel bir etkin pişmanlık düzenlemesi öngörülmemiştir. Bununla birlikte failin, sökmüş olduğu trafik işaretini kendiliğinden yerine takması veya yola koyduğu engeli kaldırarak tehlikeyi bertaraf etmesi hâlinde, henüz tehlike doğmamışsa TCK 36 kapsamında gönüllü vazgeçme hükümleri gündeme gelebilir. Zararın giderilmesi ve gösterilen pişmanlık, TCK 62 uyarınca takdiri indirim ile CMK 231 kapsamındaki HAGB değerlendirmesinde failin lehine dikkate alınır.

Görevli Mahkeme Hangisidir?

TCK 179 kapsamındaki suçlarda öngörülen ceza miktarları gözetildiğinde görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise kural olarak suçun işlendiği yer, yani tehlikenin doğduğu yer mahkemesidir.

Sık Sorulan Sorular

Alkollü araç kullanmanın cezası kaç yıldır?

Alkol etkisiyle emniyetli biçimde araç sevk ve idare edemeyecek durumda olmasına rağmen araç kullanan kişi TCK 179/3 uyarınca altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu hapis cezası, Karayolları Trafik Kanunu kapsamında uygulanan idari para cezası ve ehliyete el koyma yaptırımından ayrıdır ve ikisi birlikte uygulanabilir.

Kaç promil alkolde TCK 179 suçu oluşur?

Kanunda kesin bir promil sınırı belirtilmemiş, ölçüt olarak “emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edememe” hâli benimsenmiştir. Uygulamada özel araç sürücüleri için 1,00 promil ve üzeri değerler kural olarak bu suçun oluştuğuna karine sayılmakta, daha düşük değerlerde ise sürücünün somut davranışları, doktor raporu ve olayın koşulları birlikte değerlendirilmektedir.

Alkollü araç kullanmaktan hapis yatılır mı?

İlk kez yargılanan ve hakkında iki yılın altında ceza verilen bir sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme veya adli para cezasına çevirme uygulanabildiğinden fiilen cezaevine girme ihtimali düşüktür. Ancak tekerrür hâlinde veya HAGB koşullarının bulunmadığı durumlarda hapis cezasının infazı gündeme gelir.

Trafik levhasını sökmenin veya yola engel koymanın cezası nedir?

Ulaşımın güven içinde akışını sağlamak için konulmuş bir işareti değiştiren, kullanılamaz hâle getiren, yerinden kaldıran, yanlış işaret veren veya yol üzerine bir cisim koyan kişi, bu fiiliyle başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlike yaratmışsa TCK 179/1 uyarınca bir yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ayrıca levhaya verilen zarar nedeniyle mala zarar verme suçundan da ceza verilebilir.

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu şikayete tabi midir?

Hayır, bu suç şikayete tabi değildir. Suçun mağduru toplum olduğundan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen soruşturulur, uzlaştırma kapsamına girmez ve tehlikeye maruz kalan kişilerin şikayetten vazgeçmesi davayı düşürmez.

Kaynaklar: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (mevzuat.gov.tr), 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu. Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Av. Umur Yıldırım
Av. Umur Yıldırım Kurucu Avukat İnceleyen: Av. Yakup Yıkılmaz, Kurucu Avukat
Profili görüntüleyin
Benzer

Makaleler

Yeni madde açıklamalarından ve mevzuat güncellemelerinden ilk siz haberdar olun.