İrtikap suçu, kamu görevlisinin görevinin sağladığı nüfuzu ya da güveni kötüye kullanarak bir kimseyi kendisine veya başkasına yarar sağlamaya zorlaması, hileyle ikna etmesi ya da kişinin hatasından yararlanmasıyla işlenen ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 250. maddesinde düzenlenen bir suçtur. Cezası icbar hâlinde beş yıldan on yıla, ikna hâlinde üç yıldan beş yıla, hatadan yararlanma hâlinde bir yıldan üç yıla kadar hapistir. Uygulamada “icbar suretiyle irtikap”, “ikna suretiyle irtikap” ve kısaca “memurun zorla para alması” gibi adlarla anılmaktadır. Suç CMK 100/3’teki katalogda yer almaz. Şikâyete bağlı değildir; Cumhuriyet başsavcılığı resen soruşturur.
Kısa Cevap
TCK 250’ye göre irtikap suçu, kamu görevlisinin icbar, ikna ya da hatadan yararlanma yoluyla bir kimseye yarar sağlatması veya bu yolda vaat aldırmasıyla tamamlanır. Ceza 250/1’de beş-on yıl, 250/2’de üç-beş yıl, 250/3’te bir-üç yıl hapistir; menfaatin değeri ve mağdurun ekonomik durumu gözetilerek ceza yarısına kadar indirilebilir (250/4). Suç şikâyete bağlı değildir, uzlaştırma yoktur ve tutuklama mümkündür. 250/1-2’de dava ağır ceza, 250/3’te asliye ceza mahkemesinde görülür; dava zamanaşımı 250/1’de on beş, diğer fıkralarda sekiz yıldır. Parayı ödemeye zorlanan ya da kandırılan kişi suçun faili değil mağdurudur.
Kanun Metni
Kaynak: mevzuat.gov.trBir cümleye tıklayın, ilgili açıklamaya gidin.
(2) Görevinin sağladığı güveni kötüye kullanmak suretiyle gerçekleştirdiği hileli davranışlarla, kendisine veya başkasına yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi ikna eden kamu görevlisi, üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) İkinci fıkrada tanımlanan suçun kişinin hatasından yararlanarak işlenmiş olması halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Kanun Gerekçesi
Gerekçe için tıklayınız
Madde metninde çeşitli şekillerde gerçekleştirilen irtikap fiilleri suç olarak tanımlanmıştır. İrtikabın varlığı için, kamu görevlisinin kişilerden kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekir. Ancak, bu yarar sağlama olgusu çeşitli şekillerde gerçekleşebilir. Madde metninde bu yararlanma olgusunun gerçekleştiriliş şekilleri göz önünde bulundurularak suç tanımlaması yapılmıştır.
Maddenin birinci fıkrasında icbar suretiyle irtikap suçu tanımlanmıştır. İcbar suretiyle irtikâp suçunun oluşabilmesi için; kamu görevlisinin, bir başkasını kendisine veya başkasına yarar sağlamaya veya bu yolda vaatte bulunmaya icbar etmesi gerekir. Bu icbarın, yürütülen görevin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle gerçekleştirilmiş olması gerekir. Ancak, bu icbarın, yağma suçunun oluşumuna neden olan cebir veya tehdit boyutuna varmaması gerekir. Aksi takdirde, gerçekleşen suç, icbar suretiyle irtikâp değil, gasp suçu olur.
İcbar teşkil eden fiillerin etkisinde kalan kişi, hukuka aykırı olduğunu bilmesine rağmen, karşılaşabileceği daha ağır zararların önüne geçebilmek için, bu baskının etkisiyle, kamu görevlisinin şahsına veya gösterdiği üçüncü kişiye bir yarar sağlamaktadır.
Yarar vaadinde bulunulması hâlinde de, kamu görevlisinin tamamlanmış icbar suretiyle irtikap suçundan dolayı sorumlu tutulması gerekmektedir. Bu durumda aslında icbar suretiyle irtikâp suçu henüz tamamlanmamıştır; ancak, izlenen suç politikası gereğince, failin tamamlanmış suçun cezası ile cezalandırılması öngörülmüştür.
Maddenin ikinci fıkrasında ikna suretiyle irtikap suçu tanımlanmıştır. İkna suretiyle irtikâp suçunun oluşabilmesi için; kamu görevlisinin, hileli davranışlarla bir kimseyi kendisine veya başkasına yarar sağlamaya veya bu yolda vaatte bulunmaya ikna etmesi gerekir.
İkna suretiyle irtikâp suçunu oluşturan hileli davranışların da kişinin yerine getirdiği kamu görevinin sağladığı güven kötüye kullanılmak suretiyle gerçekleştirilmesi gerekir.
İkna suretiyle irtikâp suçunu oluşturan hilenin icraî veya ihmali davranışla gerçekleştirilmesi mümkündür. Bu bakımdan, hatadan yararlanmak suretiyle irtikap, ikna suretiyle irtikap suçunun sadece bir işleniş şeklinden ibarettir. Maddenin üçüncü fıkrasına göre, bu durumda ikna suretiyle irtikap suçunun cezasında indirim yapılması gerekmektedir.
Suçun Hukuki Künyesi
| Künye Başlığı | Açıklama |
|---|---|
| Kanun Maddesi | İrtikap, 5237 sayılı TCK’nın İkinci Kitabında “Millete ve Devlete Karşı Suçlar ve Son Hükümler” kısmının “Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar” bölümünde, 250. maddede düzenlenmiştir; 250/4 6352 sayılı Kanunla 5.7.2012’de eklenmiştir. |
| Şikayet | Şikâyete bağlı değildir. 3628 sayılı Kanun m.18 uyarınca ihbar doğrudan Cumhuriyet başsavcılığına yapılır; ilgili kurum yazılı başvuruyla müdahil sıfatını kazanır. |
| Zamanaşımı | 250/1: on beş yıl (TCK 66/1-d) · 250/2 ve 250/3: sekiz yıl (TCK 66/1-e); kesen işlemlerle en fazla yarısı kadar uzar (TCK 67/4). |
| Tutuklama ve Adli Kontrol | Katalog suç değildir; tutuklama nedeni somut olgularla gösterilmelidir. Bütün fıkralarda üst sınır iki yılı aştığından tutuklama yasağı (CMK 100/4) uygulanmaz. Adli kontrol uygulanabilir. |
| Uzlaşma | CMK 253/1-b listesinde yer almaz ve şikâyete bağlı değildir; uzlaştırma ve önödeme yoktur. |
| Etkin Pişmanlık | İrtikaba özgü etkin pişmanlık hükmü yoktur; TCK 248 yalnız zimmet suçu için öngörülmüştür. |
| İndirim | Menfaatin değeri ve mağdurun ekonomik durumuna göre yarısına kadar indirim (250/4); teşebbüs (TCK 35), yaş küçüklüğü (TCK 31) ve takdiri indirim (TCK 62). |
| Memuriyete Etkisi | 657 sayılı Kanun m.48/A-5 uyarınca irtikaptan mahkûmiyet, cezanın süresine bakılmaksızın ve affa uğramış olsa bile Devlet memurluğuna engeldir. |
| Görevli Mahkeme | 250/1-2: ağır ceza (5235 m.12 irtikabı bu fıkralarla açıkça sayar) · 250/3: asliye ceza. Suça sürüklenen çocukta çocuk mahkemesi veya çocuk ağır ceza mahkemesi. |
Suçun Şartları ve Unsurları Nelerdir?
TCK 250’deki irtikap suçu için bir kamu görevlisinin, görevinin sağladığı nüfuz veya güveni kullanarak bir kimseyi kendisine ya da başkasına yarar sağlamaya veya bu yolda vaatte bulunmaya yöneltmesi gerekir. Kanun üç seçimlik yol sayar: icbar (250/1), hileli davranışlarla ikna (250/2) ve kişinin hatasından yararlanma (250/3). Yararın mağdurdan fiilen tahsil edilmesi şart değildir; mağdurun ödeme sözü vermesiyle de suç tamamlanır. Menfaat para olabileceği gibi mal, hizmet, borcun ödenmesi ya da kamu görevlisinin göstereceği bir yakına iş verilmesi gibi her türlü yarardır.
İcbar, kamu görevlisinin baskı kurarak mağdurun iradesini yarar sağlamaya zorlamasıdır. Kanun bu baskıyı ispat bakımından kolaylaştırır: kamu görevlisinin haksız tutum ve davranışları karşısında, haklı işinin gereği gibi, hiç ya da vaktinde görülmeyeceği endişesiyle kendini mecbur hissederek menfaat sağlayan kişi bakımından icbarın varlığı kabul edilir (250/1, ikinci cümle). Yargıtay ise manevi baskının belli bir şiddete ulaşmasını, ciddi olmasını ve mağdurun bundan kolayca kurtulamamasını arar; bu boyuta varmayan talepler irtikap sayılmaz (künyesi aşağıda Yargıtay Kararları bölümündedir).
İkna suretiyle irtikapta baskı yerine hile vardır. Kamu görevlisi görevinin sağladığı güveni kötüye kullanır, örneğin olmayan bir harcın, ücretin ya da cezanın ödenmesi gerektiğini söyleyerek mağdurda yararın haklı olduğu izlenimini uyandırır. 250/3’te ise kamu görevlisi hileyle hata yaratmaz; kişinin kendiliğinden düştüğü bir yanılgıyı, örneğin fazla ödemeyi fark ettiği hâlde sessiz kalarak, kullanır. Üç hâlde de görev ile yarar arasında bağlantı bulunmalıdır; görevle hiç ilgisi olmayan bir aldatma dolandırıcılık hükümlerine gider.
Fail ve Mağdur
İrtikap özgü bir suçtur; fail yalnız kamu görevlisi olabilir. TCK 6/1-c’ye göre kamusal faaliyetin yürütülmesine atama, seçilme ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan herkes kamu görevlisidir; kadrolu memur olmak şart değildir. Yarar, failin kendisine değil başkasına, örneğin bir yakınına ya da bir derneğe sağlatılsa da suç oluşur.
Mağdur, yarar sağlamaya zorlanan, kandırılan ya da hatasından yararlanılan gerçek veya tüzel kişidir. Bu kişi suça katılmış sayılmaz; Yargıtay, ikna suretiyle irtikabın mağduru olan kişinin rüşvet vermekten mahkûmiyetini bozmuştur (künyesi aşağıda Yargıtay Kararları bölümündedir). Kamu idaresinin güvenilirliği de zarar gördüğünden ilgili kurum 3628 sayılı Kanun m.18 uyarınca davaya müdahil olabilir. Kendini kamu görevlisi olarak tanıtıp para alan, gerçekte kamu görevlisi olmayan kişi irtikabın değil nitelikli dolandırıcılık suçunun (TCK 158/1-l) faili olur.
Suçun Hukuki Konusu
Korunan hukuki değer, kamu idaresinin dürüst ve tarafsız işleyişine ve kamu görevlilerine duyulan güvendir; bunun yanında mağdurun malvarlığı ve irade özgürlüğü de korunur. Maddi konu, sağlanan ya da vaat edilen yarardır. Elde edilen para veya mal, TCK 55/1 gereği önce mağdura iade edilir; iade edilemeyen maddi menfaat müsadere edilir.
Manevi Unsur
Suç yalnız doğrudan kastla işlenir. Kamu görevlisi yararın haksız olduğunu ve bunu görevinin sağladığı nüfuz, güven ya da mağdurun hatası sayesinde elde ettiğini bilmeli ve istemelidir. Taksirle irtikap mümkün değildir; mevzuatı yanlış yorumlayarak fazla harç tahsil eden görevlinin durumu, kast ispatlanamazsa ceza hukukunun değil disiplin ve idari sorumluluğun konusudur.
Dikkat: Kamu görevlisinin talebiyle sağlanan menfaatte asıl ayrım rüşvetledir. Taraflar baskı veya hile olmaksızın serbest iradeyle anlaşmışsa, iş haklı da olsa haksız da olsa rüşvet suçu söz konusudur; kamu görevlisinin icbarı ya da hilesi nedeniyle kendini menfaat sağlamaya mecbur hisseden kişi bakımından ise irtikap vardır. Baskı ya da hile irtikap düzeyine varmamışsa eylem görevi kötüye kullanma suçu olarak değerlendirilebilir.
Suçun Cezası Nedir?
TCK 250’de irtikabın cezası icbarda beş-on yıl, iknada üç-beş yıl, hatadan yararlanmada bir-üç yıl hapistir; tabloda her hâlin cezası, görevli mahkemesi ve şikâyet durumu gösterilmiştir.
| Hâl (fıkra) | Ceza | Görevli Mahkeme | Şikâyet / Uzlaşma |
|---|---|---|---|
| İcbar suretiyle irtikap (250/1) | Beş yıldan on yıla kadar hapis | Ağır ceza | Şikâyet aranmaz / uzlaşma yok |
| İkna suretiyle irtikap (250/2) | Üç yıldan beş yıla kadar hapis | Ağır ceza | Şikâyet aranmaz / uzlaşma yok |
| Kişinin hatasından yararlanma (250/3) | Bir yıldan üç yıla kadar hapis | Asliye ceza | Şikâyet aranmaz / uzlaşma yok |
| Menfaatin değeri ve mağdurun ekonomik durumu (250/4) | Önceki fıkralara göre verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir | İlgili fıkraya göre | Şikâyet aranmaz / uzlaşma yok |
| Teşebbüs (TCK 35) | Cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir | İlgili fıkraya göre | Şikâyet aranmaz / uzlaşma yok |
Temel Halinin Cezası (250/1)
İcbar suretiyle irtikabın cezası beş yıldan on yıla kadar hapistir; adli para cezası öngörülmemiştir. Hâkim temel cezayı TCK 61/1’deki ölçütlere göre belirler; baskının yoğunluğu, mağdurun durumu ve elde edilen yararın büyüklüğü alt sınırdan uzaklaşmanın tipik gerekçeleridir. Suç kamu görevinin kötüye kullanılmasıyla işlendiğinden TCK 53/5 uyarınca, cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar kamu görevinden yasaklama kararı da verilir.
Nitelikli Haller (250/2-3)
Maddede cezayı artıran nitelikli hâl öngörülmemiştir. 250/2 ve 250/3, icbar dışında kalan ve daha az cezayı gerektiren iki ayrı işleniş biçimidir: hileyle ikna üç yıldan beş yıla, hatadan yararlanma bir yıldan üç yıla kadar hapis gerektirir. Aynı mağdura karşı bir suç işleme kararıyla tekrarlanan eylemlerde TCK 43/1’deki zincirleme suç artırımı genel hüküm olarak uygulanır.
İndirim Halleri (250/4)
İrtikap edilen menfaatin değeri ve mağdurun ekonomik durumu göz önünde bulundurularak 250/1-3’e göre verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir. İndirim takdiridir, ancak mahkeme bu iki ölçütü araştırıp gerekçede tartışmalıdır; yalnız menfaatin miktarına bakıp mağdurun ekonomik durumunu değerlendirmeyen ret gerekçesi yeterli sayılmaz. Eylem teşebbüste kalsa da 250/4 uygulanabilir. Yaş küçüklüğü (TCK 31) ve altıda bire kadar takdiri indirim (TCK 62) genel hükümlere göre ayrıca uygulanır; haksız tahrik (TCK 29) bu suçun yapısına uymaz.
Somut olayınızı birlikte değerlendirelim
Ceza hesabı; nitelikli hâller, artırım ve indirim nedenleriyle dosyadan dosyaya değişir.
Suçun Özel Görünüş Biçimleri
Teşebbüs
İrtikap suçuna teşebbüs TCK 35’e göre mümkündür. Kamu görevlisi icbar veya ikna hareketlerine başladığı hâlde mağdur ne yarar sağlar ne de vaatte bulunursa suç teşebbüste kalır; tipik örnek, talebi duyan kişinin ödeme yapmadan kolluğa başvurmasıdır. Mağdurun ödeme sözü vermesi ise suçu tamamlar. Teşebbüste ceza, zarar veya tehlikenin ağırlığına göre dörtte birden dörtte üçe kadar indirilir.
İştirak
Özgü suç olduğundan kamu görevlisi olmayan kişi irtikaba ancak azmettiren veya yardım eden olarak katılabilir (TCK 40/2). Kamu görevlisi olan birden fazla kişi birlikte hareket ederse her biri müşterek faildir (TCK 37). TCK 251/1’e göre irtikabın işlenmesine kasten göz yuman denetimle yükümlü kamu görevlisi müşterek fail sayılır; denetim görevini ihmal ederek suça imkân sağlayan görevli ise 251/2 uyarınca üç aydan üç yıla kadar hapisle ayrıca cezalandırılır.
İçtima (Zincirleme Suç ve Diğer Halleri)
Aynı mağdura karşı, bir suç işleme kararıyla değişik zamanlarda birden fazla irtikap işlenirse TCK 43/1 uyarınca tek ceza verilir ve ceza dörtte birden dörtte üçe kadar artırılır; irtikap 43/3’teki istisnalar arasında değildir. Farklı mağdurlara karşı ayrı kararlarla işlenen eylemler ise ayrı suçlar oluşturur. Yarar elde etmek için sahte belge düzenlenmişse resmî belgede sahtecilik ayrıca değerlendirilir.
Rüşvet ile irtikap aynı fiil için birlikte uygulanmaz; serbest iradeye dayalı anlaşma rüşveti, baskı veya hile irtikabı gösterir. Görevi kötüye kullanma (TCK 257) yalnız “kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında” uygulandığından irtikabın oluştuğu yerde devreye girmez; Yargıtay icbar ya da ikna boyutuna varmayan talepleri bu suç kapsamında değerlendirmektedir. İhaleye fesat karıştırma dolayısıyla menfaat temin eden görevlinin ilgili suç hükmüne, örneğin irtikaba göre ayrıca cezalandırılacağını TCK 235/4 açıkça söyler; bu ilişki ihaleye fesat karıştırma suçu sayfasında ele alınmıştır.
Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
Adli Para Cezasına Çevirme
TCK 50/1 ve 49/2’ye göre yalnız bir yıl veya daha az süreli hapis cezası adli para cezasına ya da diğer seçenek yaptırımlara çevrilebilir. 250/1 ve 250/2’de alt sınırlar beş ve üç yıl olduğundan çevirme ancak teşebbüs, 250/4 ve yaş küçüklüğü gibi indirimlerin birlikte uygulanmasıyla gündeme gelir. 250/3’te alt sınırdan belirlenip takdiri indirim uygulanan ceza on ay olduğundan çevirme hâkimin takdirine bağlı olarak mümkündür.
Erteleme
TCK 51/1’e göre iki yıl veya daha az hapis cezası ertelenebilir; fiili on sekiz yaşından küçükken ya da altmış beş yaşını bitirmişken işleyen için sınır üç yıldır. 250/1’de alt sınırdan verilen ceza 250/4’teki yarı indirim ve takdiri indirimle en çok iki yıl bir aya iner; bu ceza yalnız üç yıllık sınırın uygulandığı çocuk ve altmış beş yaş üstü failde ertelenebilir, diğer failler için teşebbüs gibi ek bir indirim gerekir. 250/2’de 250/4 ve TCK 62 birlikte uygulanırsa, 250/3’te ise doğrudan erteleme sınırı içinde kalınabilir; sanığın daha önce kasıtlı suçtan üç aydan fazla hapse mahkûm edilmemiş olması ve olumlu kanaat şartları aranır.
HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması)
CMK 231/5’e göre hükmolunan ceza iki yıl veya daha az hapis ise HAGB kararı verilebilir. 250/1’de bu sınıra ancak teşebbüs indirimiyle inilir; 250/2’de 250/4 ve takdiri indirimle, 250/3’te ise kural olarak inilebilir. CMK 231/6-c gereği mağdurun ya da kamunun uğradığı zararın aynen iade veya tazminle tamamen giderilmesi şarttır; irtikapta bu, alınan paranın mağdura iadesi demektir. Denetim süresi beş yıldır ve karara karşı istinaf yoluna gidilir (CMK 231/8, 231/12). HAGB, 7589 sayılı Kanunla aynı içerikle yeniden düzenlenmiş olup bugün de uygulanmaktadır.
Suçun Soruşturma ve Kovuşturma Aşamaları
İrtikap soruşturması, 3628 sayılı Kanun m.18 uyarınca Cumhuriyet başsavcılığına yapılan ihbar, müfettiş raporu ya da kurum yazısıyla resen başlar. Aynı Kanunun 17. maddesi sayılı uyarınca irtikap sanıkları hakkında 4483 sayılı Kanundaki soruşturma izni aranmaz; bu kural müsteşar, vali ve kaymakamlar için uygulanmaz, özel soruşturma usulüne tabi olanların usulü de saklıdır. Tipik deliller mağdur ve tanık beyanları, işaretli parayla yapılan suçüstü tutanakları, banka hareketleri, HTS kayıtları, kurumdaki işlem ve evrak kayıtlarıdır.
250/1-2’de iddianame ağır ceza, 250/3’te asliye ceza mahkemesine verilir. Kovuşturmada en çok tartışılan konu nitelendirmedir: aynı olay irtikap, rüşvet, görevi kötüye kullanma ya da dolandırıcılık olabilir ve bu tercih hem cezayı hem delilin geçerliliğini değiştirir. İrtikap CMK 135/8 ve 140/1’deki katalogda yer almadığından, yalnız irtikap şüphesiyle iletişimin dinlenmesi veya teknik araçlarla izleme kararı verilemez; başka bir suç için alınmış kayıtlar ise CMK 138/2’deki şartlar dışında irtikabın delili olamaz. Mahkemenin ayrıca failin o işlemi yapma yetkisini ve görevinin kapsamını kurum kayıtlarıyla belirlemesi gerekir.
Hükme karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinafa, bölge adliye mahkemesi kararına karşı da tebliğden itibaren iki hafta içinde temyize başvurulabilir; ancak beş yıl veya daha az hapis cezasına karşı istinafın esastan reddi temyiz edilemez (CMK 286/2-a) ve irtikaptan verilen beraatin istinafta esastan reddi de kesindir (286/2-g). İrtikap suçu için hazırlanmış savunma dilekçesi örneği, istinaf dilekçesi örneği ve temyiz dilekçesi örneği sitemizde yer alır.
Suçta Gözaltı ve Tutukluluk Halleri
CMK 91/1’e göre gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkime gönderilme için zorunlu süre hariç yirmi dört saattir; bu yol süresi on iki saati geçemez. Toplu olarak işlenen suçlarda Cumhuriyet savcısı süreyi her defasında bir günü geçmemek üzere üç gün uzatabilir (CMK 91/3).
İrtikap CMK 100/3’teki katalogda sayılmadığından tutuklama nedeni var sayılmaz; kaçma şüphesi ya da delilleri karartma, mağdur veya tanıkları etkileme şüphesi somut olgularla gösterilmelidir. Bütün fıkralarda üst sınır iki yılı aştığından tutuklama yasağı (CMK 100/4) uygulanmaz. Azami tutukluluk 250/1-2’de soruşturmada bir yıl (CMK 102/4), kovuşturmada iki yıl olup uzatmalarla toplam en çok beş yıldır (CMK 102/2); 250/3’te soruşturmada altı ay, kovuşturmada bir yıl olup zorunlu hâlde altı ay uzatılabilir (CMK 102/1). Tutuklama yerine yurt dışına çıkış yasağı ya da mağdurun haklarını güvenceye bağlama gibi adli kontrol tedbirlerine (CMK 109/3) hâkim karar verir.
Uzlaşma, Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Etkin Pişmanlık ve Görevli Mahkeme
Uzlaşma Mümkün mü?
Uzlaştırma mümkün değildir. TCK 250, CMK 253/1-b’deki listede yer almaz ve şikâyete bağlı olmadığından 253/1-a kapsamına da girmez. 250/3’te fail çocuksa CMK 253/1-c’deki çocuklara özgü uzlaştırma ayrıca değerlendirilir. Önödeme de uygulanmaz, çünkü suç adli para cezası veya üst sınırı altı ayı aşmayan hapis gerektirmez (TCK 75/1).
Şikayet Süresi Ne Kadardır?
Şikâyet süresi yoktur. Suç resen soruşturulduğundan TCK 73’teki altı aylık süre uygulanmaz; mağdurun parayı geri alıp şikâyetinden vazgeçmesi soruşturmayı veya davayı sona erdirmez, yalnız cezanın belirlenmesinde ve HAGB şartlarında dikkate alınır.
Dava Zamanaşımı Süresi
Dava zamanaşımı 250/1’de on beş yıldır, çünkü üst sınır on yıl olup beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis kapsamındadır (TCK 66/1-d). 250/2’de üst sınır beş, 250/3’te üç yıl olduğundan süre sekiz yıldır (TCK 66/1-e). Kesen işlemler varsa süre en fazla yarısı kadar uzar (TCK 67/4). Eylem daha hafif bir suça dönüşürse süre o suçun cezasına göre yeniden hesaplanır; Yargıtay, icbar unsuru oluşmayan bir dosyada eylemi mülga 257/3 kapsamında görüp on iki yıllık uzamış dava zamanaşımı süresi dolduğundan davanın düşmesine karar vermiştir (künyesi aşağıda Yargıtay Kararları bölümündedir).
Etkin Pişmanlık Hükümleri
İrtikaba özgü etkin pişmanlık hükmü bulunmamaktadır. TCK 248’deki etkin pişmanlık yalnız zimmet suçu için öngörülmüştür ve irtikaba uygulanmaz. Alınan paranın soruşturma veya kovuşturma sırasında mağdura iadesi cezasızlık sağlamaz; TCK 61’de cezanın belirlenmesinde, TCK 62’de takdiri indirimde ve HAGB için CMK 231/6-c’de dikkate alınabilir.
Görevli Mahkeme Hangisidir?
5235 sayılı Kanunun 12. maddesi irtikabı “m. 250/1 ve 2” diye açıkça sayarak bu fıkralardaki davaları ağır ceza mahkemesine vermiştir. 250/3’teki hatadan yararlanma hâli listede yer almaz ve üst sınırı üç yıl olduğundan asliye ceza mahkemesinde görülür; 250/4’teki indirim görevli mahkemeyi değiştirmez. Suça sürüklenen çocuk için çocuk mahkemesi veya çocuk ağır ceza mahkemesi görevlidir. Hükme karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulur (CMK 273/1).
Yargıtay Kararları
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, 02.07.2026 tarihli, 2023/11018 E., 2026/7391 K.
İcbar suretiyle irtikap iddiasıyla yargılanan ve rüşvet almaktan mahkûm edilen kamu görevlisi hakkındaki hüküm bozulmuştur. Daire, icbar için manevi baskının belli bir şiddete ulaşması ve mağdurun bundan kolayca kurtulamaması gerektiğini, somut olayda bu boyuta varan bir davranış bulunmadığını belirtmiştir. Eylemi suç tarihindeki mülga 257/3 kapsamında görerek, zamanaşımı dolduğundan davanın düşmesine karar vermiştir.
… icbar suretiyle irtikap suçunda mağdurun iradesini baskı altında tutmaya elverişli olmak koşuluyla, doğrudan doğruya veya dolaylı biçimde yapılan her türlü zorlayıcı hareketin icbar kavramına dahil olduğu, manevi cebirin, belli bir şiddete ulaşması, ciddi olması, mağdurun baskının etkisinden kolaylıkla kurtulma olanağının bulunmaması gerektiği …
… somut olayın oluş şekline göre sanığın öğreti ve uygulamada kabul edildiği üzere Kanunun öngördüğü anlamda icbar boyutuna varan davranışlarının bulunmadığı, bu itibarla irtikap suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı …
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, 13.04.2026 tarihli, 2023/6561 E., 2026/5884 K.
Zabıt kâtibinin, dosyasının kapanacağını söyleyerek sanıktan para aldığı olayda sanık rüşvet vermekten mahkûm edilmişti. Daire, sanığın parayı adli para cezasını ödemek için verdiğini savunduğunu ve aksini gösteren delil bulunmadığını belirterek kâtibin eylemini ikna suretiyle irtikap, sanığı ise bu suçun mağduru saymış ve beraat gerektiği gerekçesiyle hükmü bozmuştur. Ölen kâtip hakkındaki dava ise TCK 64/1 gereği düşmüştür.
… isnat edilen eylemin 5237 sayılı Kanun’un 250/2. maddesi kapsamında kalan ikna suretiyle irtikap suçunu oluşturduğu, sanığın ise bu suçun mağduru olduğu bu itibarla beraatine karar verilmesi gerektiği …
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, 16.10.2024 tarihli, 2021/15382 E., 2024/10513 K.
Bir şirketten 1.500 TL menfaat temin etmeye çalışan kamu görevlisi icbar suretiyle irtikaba teşebbüsten mahkûm edilmiş, mahkeme menfaatin miktarı nedeniyle 250/4’ü uygulamamıştı. Daire, 250/4’ün uygulanması için suçun tamamlanmış olmasının şart olmadığını, menfaatin değeri ile katılan şirketin ekonomik durumu karşısında indirimin uygulanması gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur.
… irtikap edilen menfaatin değeri ve mağdurun ekonomik durumu göz önünde bulundurularak cezada yarı oranına kadar indirim yapılmasının mümkün hale geldiği, bu hükmün uygulanması için eylemin tamamlanmış olması şartının aranmadığı …
Sık Sorulan Sorular
İrtikap suçunun cezası kaç yıl?
İcbar suretiyle irtikabın cezası beş yıldan on yıla, ikna suretiyle irtikabın üç yıldan beş yıla, kişinin hatasından yararlanmanın bir yıldan üç yıla kadar hapistir. Menfaatin değeri ve mağdurun ekonomik durumu gözetilerek ceza yarısına kadar indirilebilir.
İrtikap ile rüşvet arasındaki fark nedir?
Rüşvette taraflar serbest iradeyle anlaşır ve ikisi de cezalandırılır. İrtikapta ise kamu görevlisi baskı, hile ya da hatadan yararlanma yoluyla menfaat sağlar; parayı veren kişi suçun mağdurudur ve cezalandırılmaz.
Memura zorla para veren kişi ceza alır mı?
Haklı işi görülmeyecek endişesiyle kendini mecbur hissederek ödeme yapan kişi irtikabın mağdurudur ve ceza almaz. Kişi baskı altında kalmadan, işi haklı da olsa haksız da olsa, serbest iradeyle anlaşarak menfaat sağlamışsa eylem rüşvete dönüşür (TCK 252).
İrtikap suçunda tutuklama olur mu?
Tutuklama mümkündür, çünkü bütün fıkralarda üst sınır iki yılı aşar. İrtikap katalog suç olmadığından kaçma veya delil karartma şüphesinin somut olgularla gösterilmesi gerekir.
İrtikap davasına hangi mahkeme bakar?
İcbar ve ikna suretiyle irtikap davalarına ağır ceza mahkemesi, kişinin hatasından yararlanma hâline asliye ceza mahkemesi bakar. Soruşturma için 4483 sayılı Kanundaki izin aranmaz.
İrtikap suçunda HAGB verilir mi?
Sonuç ceza iki yıl veya daha az hapis olursa ve alınan menfaat mağdura iade edilerek zarar giderilirse HAGB verilebilir. İcbar hâlinde bu sınıra ancak teşebbüs gibi ek indirimlerle inilebilir.