Özel belgede sahtecilik suçu, resmî nitelik taşımayan bir belgeyi sahte olarak düzenleyip ya da gerçek bir özel belgeyi aldatıcı biçimde değiştirip kullanan veya sahte bir özel belgeyi bilerek kullanan kişinin cezalandırıldığı ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 207. maddesinde düzenlenen bir suçtur. Her iki fıkrada da ceza bir yıldan üç yıla kadar hapistir; maddede ayrıca nitelikli hâl öngörülmemiştir. Uygulamada “özel evrakta sahtecilik”, “imza taklidi” ya da “sahte senet düzenleme” gibi adlarla anılmaktadır. Suç CMK 100/3’teki katalogda yer almaz. Şikâyete bağlı değildir ve Cumhuriyet başsavcılığınca resen soruşturulur.
Kısa Cevap
TCK 207’ye göre özel belgede sahtecilik, sahte düzenlenen ya da aldatıcı biçimde değiştirilen özel belgenin kullanılmasıyla tamamlanır; belge yalnız hazırlanıp hiçbir yere sunulmamışsa suç oluşmaz. Ceza bir yıldan üç yıla kadar hapistir ve sahte belgeyi bilerek kullanan da aynı cezayı alır. Suç şikâyete bağlı değildir, yetişkin failde uzlaştırma ve önödeme kapsamında bulunmaz. Üst sınır iki yılı aştığından tutuklama yasağı uygulanmaz, ancak katalog suç da değildir. Sonuç ceza bir yıl veya altındaysa adli para cezasına çevirme, iki yıl veya altındaysa erteleme ve HAGB şartları oluştuğunda mümkündür. Davaya asliye ceza mahkemesi bakar ve dava zamanaşımı sekiz yıldır.
Kanun Metni
Kaynak: mevzuat.gov.trBir cümleye tıklayın, ilgili açıklamaya gidin.
(2) Bir sahte özel belgeyi bu özelliğini bilerek kullanan kişi de yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
Kanun Gerekçesi
Gerekçe için tıklayınız
Maddede, özel belgede sahtecilik suçu tanımlanmaktadır.
Suçun konusu, özel belgedir.
Söz konusu suçu oluşturan hareketlerden biri, özel belgeyi sahte olarak düzenlemektir. Özel belge esasında mevcut olmadığı hâlde, mevcutmuş gibi sahte olarak üretilmektedir.
Suç, gerçek bir özel belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştirmek suretiyle de işlenebilir. Bu seçimlik hareketle, esasında mevcut olan özel belge üzerinde silmek veya ilaveler yapmak suretiyle değişiklik yapılmaktadır. Mevcut olan özel belge üzerinde sahtecilikten söz edebilmek için, yapılan değişikliğin aldatıcı nitelikte olması gerekir. Aksi takdirde, özel belgeyi bozma suçu oluşur.
Söz konusu suçun tamamlanabilmesi için, bu iki seçimlik hareketten birinin gerçekleşmesinin yanı sıra, düzenlenen sahte belgenin kullanılması gerekir.
Suçun oluşması için, bir unsur olarak kullanmanın gerçekleşmesi gerekir. Kullanmadan maksat, bu sahte belgenin herhangi bir hukukî ilişkide veya herhangi bir hukukî işlem tesisinde dikkate alınmasını sağlamaya çalışmaktır.
Maddenin ikinci fıkrasında, başkaları tarafından sahte olarak düzenlenmiş olan bir özel belgenin kullanılması, suç olarak tanımlanmıştır. Bu suçun oluşabilmesi için, kullanan kişinin, belgenin sahte olduğunu bilmesi gerekir. Yani bu suç, ancak doğrudan kastla işlenebilir.
Suçun Hukuki Künyesi
| Künye Başlığı | Açıklama |
|---|---|
| Kanun Maddesi | 5237 sayılı TCK’nın İkinci Kitabında “Topluma Karşı Suçlar” kısmının “Belgede Sahtecilik Suçları” bölümünde, 207. maddede düzenlenmiştir. |
| Şikayet | Şikâyete bağlı değildir; Cumhuriyet başsavcılığı ihbar veya başka bir yolla öğrendiğinde resen soruşturur, şikâyetten vazgeçme davayı düşürmez. |
| Zamanaşımı | Üst sınır üç yıl olduğundan dava zamanaşımı sekiz yıldır (TCK 66/1-e); kesen işlemlerle en çok on iki yıla uzar (TCK 67/4). |
| Tutuklama ve Adli Kontrol | Katalog suç değildir. Üst sınır iki yılı aştığından CMK 100/4’teki tutuklama yasağı uygulanmaz; tutuklama için kaçma veya delil karartma şüphesi somut olgularla gösterilmelidir. Adli kontrol uygulanabilir. |
| Uzlaşma | CMK 253/1-b listesinde yer almaz ve şikâyete bağlı değildir; yetişkin failde uzlaştırma yoktur. Suça sürüklenen çocukta CMK 253/1-c şartlarıyla uzlaştırma gündeme gelir. Önödeme uygulanmaz. |
| Etkin Pişmanlık | Kanunda bu suça özgü etkin pişmanlık hükmü bulunmamaktadır. |
| İndirim | Alacağın ispatı veya gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla işlenirse ceza yarı oranında indirilir (TCK 211); takdiri indirim (TCK 62) ve yaş küçüklüğü (TCK 31) genel hükümlere göre uygulanır. |
| Memuriyete Etkisi | 657 sayılı Kanun m.48/A-5 sahtecilik suçlarını ayrıca saydığından, cezanın süresine bakılmaksızın bu suçtan mahkûmiyet memuriyete engeldir. |
| Görevli Mahkeme | 207/1-2: asliye ceza mahkemesi · suça sürüklenen çocukta çocuk mahkemesi. |
Suçun Şartları ve Unsurları Nelerdir?
TCK 207/1 iki aşamalı bir suç tanımlar: önce özel belgenin sahte olarak düzenlenmesi ya da gerçek bir özel belgenin başkalarını aldatacak şekilde değiştirilmesi, ardından bu belgenin kullanılması gerekir. Sahte düzenleme, aslında var olmayan bir belgeyi başkası adına üretmek demektir; başkasının imzasını taklit ederek kira sözleşmesi, fatura ya da borç senedi hazırlamak tipik örnektir. Değiştirme ise gerçek bir belgedeki tutarı, tarihi veya bir ibareyi silmek ya da eklemek suretiyle belgeyi farklı bir hukuki anlam taşır hâle getirmektir.
Kullanma unsuru bu suçu resmî belgede sahtecilikten ayıran temel noktadır. TCK 204’teki resmî belgede sahtecilik düzenleme anında tamamlanırken, özel belgede belge bir hukuki ilişkide dikkate alınması amacıyla bir kişiye, kuruma ya da mahkemeye sunulmadıkça suç oluşmaz. Yargıtay, imzası taklit edilen kira sözleşmelerinin henüz ilgili müdürlüğe sunulmadığı bir olayda belgenin kullanılmadığını ve suçun unsurlarının oluşmadığını kabul ederek mahkûmiyeti bozmuştur; künyesi aşağıda Yargıtay Kararları bölümündedir.
Belgenin aldatma yeteneği de aranır. İlk bakışta sahte olduğu anlaşılan, gerçek bir belge görünümü taşımayan ya da hiçbir hukuki sonuç doğurmaya elverişli olmayan yazılar suçun konusu olamaz. İkinci fıkradaki suç ise belgeyi düzenleyenden başka bir kişinin, sahte olduğunu bildiği belgeyi kullanmasıyla oluşur. Belgeyi hem düzenleyip hem kullanan kişi birinci fıkradan tek suçla sorumlu olur.
Fail ve Mağdur
Fail herkes olabilir; suç özgü suç değildir. Kamu görevlisinin görevi dışında düzenlediği özel nitelikteki bir belge de 207 kapsamında kalır. Gerçeğe aykırı belge düzenleyen tabip, eczacı, ebe, hemşire ve diğer sağlık mesleği mensupları için ise TCK 210/2’de ayrı ve daha hafif bir ceza öngörülmüştür; belge haksız menfaat sağlıyor ya da zarar doğuracak nitelik taşıyorsa resmî belgede sahtecilik hükümleri uygulanır.
Suçun mağduru, belgeye duyulan güven zedelenen toplumdur. Bununla birlikte adına sahte belge düzenlenen ya da sahte belge nedeniyle zarar gören kişi suçtan zarar gören sıfatıyla davaya katılabilir. Uygulamada sahte senetle icra takibine maruz kalan borçlu, imzası taklit edilerek abone yapılan kişi ya da sahte faturayla aracı başkasına tescil edilen eski malik bu konumdadır.
Suçun Hukuki Konusu
Korunan hukuki değer, özel belgelerin hukuki ilişkilerde ispat aracı olarak taşıdığı güvendir. Maddi konu ise özel belgedir: resmî belge niteliği taşımayan, düzenleyeni belli olan, bir hakkın doğmasına ya da bir olgunun ispatına yarayan yazılı metin. Kira sözleşmesi, satış sözleşmesi, adi borç senedi, fatura, makbuz, ibraname, iş sözleşmesi ve özel hastane kayıtları bu türdendir. Elektronik ortamda düzenlenen ve düzenleyeni belli olan veriler de belge sayılabilir.
Bazı özel belgeler kanun gereği resmî belge sayılır. TCK 210/1’e göre emre veya hamile yazılı kambiyo senedi, emtiayı temsil eden belge, hisse senedi, tahvil ve vasiyetname üzerinde işlenen sahtecilikte resmî belgede sahtecilik hükümleri uygulanır. Bu nedenle bonoda ya da çekte imza taklidi 207 değil, 204’teki cezayla yargılanır.
Manevi Unsur
Suç yalnız kastla işlenir; taksirli hâli kanunda düzenlenmediğinden TCK 22/1 gereği cezalandırılmaz. Fail belgenin sahte olduğunu bilmeli ve onu hukuki bir sonuç doğurmak üzere kullanmayı istemelidir. İkinci fıkrada belgenin sahteliğini bilmek açıkça aranan bir unsurdur; belgeyi başkasından iyi niyetle alan ve sahteliğinden habersiz kullanan kişi TCK 30/1 gereği kasten hareket etmiş sayılmaz.
Dikkat: Kendi adına düzenlediği belgeye gerçeğe aykırı bilgi yazan kişi, belgeyi başkası adına üretmediği için kural olarak sahtecilik yapmış olmaz; içerik yalanı TCK 207’de seçimlik hareket olarak sayılmamıştır. Bu durumda olay, varsa dolandırıcılık ya da resmî belgenin düzenlenmesinde yalan beyan gibi başka suç tipleri yönünden değerlendirilir.
Suçun Cezası Nedir?
TCK 207’nin her iki fıkrasında ceza bir yıldan üç yıla kadar hapistir; indirim ve özel hükümler aşağıdaki tabloda fıkrasıyla gösterilmiştir.
| Hâl (fıkra) | Ceza | Görevli Mahkeme | Şikâyet / Uzlaşma |
|---|---|---|---|
| Sahte düzenleme veya değiştirme ve kullanma (TCK 207/1) | Bir yıldan üç yıla kadar hapis | Asliye ceza | Şikâyet yok / uzlaşma yok |
| Sahte belgeyi bilerek kullanma (TCK 207/2) | Bir yıldan üç yıla kadar hapis | Asliye ceza | Şikâyet yok / uzlaşma yok |
| Alacağın ispatı veya gerçek durumun belgelenmesi amacı (TCK 211) | Ceza yarı oranında indirilir | Asliye ceza | Şikâyet yok / uzlaşma yok |
| Kambiyo senedi, hisse senedi, tahvil, vasiyetname (TCK 210/1) | Resmî belgede sahtecilik hükümleri (TCK 204) | Asliye ceza (204/2 kamu görevlisinde ağır ceza) | Şikâyet yok / uzlaşma yok |
| Takdiri indirim ve yaş küçüklüğü (TCK 62, 31) | Altıda bire kadar; yaşa göre yarı veya üçte bir indirim | Asliye ceza; çocukta çocuk mahkemesi | Çocuk failde CMK 253/1-c |
Temel Halinin Cezası (207/1)
Temel hâlde ceza bir yıldan üç yıla kadar hapistir; adli para cezası seçimlik olarak öngörülmemiştir. Hâkim temel cezayı TCK 61/1’deki ölçütlere, özellikle belgenin konusuna, sağlanmak istenen menfaatin büyüklüğüne ve sahteliğin işleniş biçimine göre belirler. Alt sınırdan uzaklaşılırsa gerekçe gösterilmesi gerekir. İkinci fıkradaki kullanma suçu da aynı cezayla yaptırıma bağlanmıştır. Kasten işlenen suçtan hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde TCK 53’teki hak yoksunlukları kanuni sonuç olarak uygulanır.
Nitelikli Haller
Maddede ağırlaştırıcı nitelikli hâl öngörülmemiştir. Cezayı fiilen ağırlaştıran durum, belgenin TCK 210/1’de sayılan türlerden olmasıdır: bu hâlde suç resmî belgede sahtecilik hükümlerine tabi olur ve ceza iki yıldan beş yıla kadar hapse çıkar. Sahte banka veya kredi kartı kullanımı ise özel olarak TCK 245’teki kart kötüye kullanma suçunda düzenlendiğinden 207 uygulanmaz. Birden fazla sahte belgenin aynı anda kullanılması da nitelikli hâl değildir; Yargıtay, künyesi aşağıda yer alan 25.01.2024 tarihli kararında bu durumu temel cezanın belirlenmesinde gözetilecek bir olgu saymıştır.
İndirim Halleri (TCK 211)
TCK 211’e göre sahtecilik bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı ya da gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla işlenirse ceza yarı oranında indirilir. Gerçekten borç verdiği hâlde elinde belge bulunmayan alacaklının borçlu adına senet düzenlemesi bu indirimin tipik örneğidir; Yargıtay, alacağın varlığını doğrulayan tanık beyanı bulunan bir olayda 211’in uygulanmamasını bozma sebebi yapmıştır. Fiili işlediği sırada on iki ile on beş yaş arasındaki ceza sorumluluğu bulunan çocukta ceza yarı, on beş ile on sekiz yaş arasında üçte bir oranında indirilir (TCK 31/2-3). Altıda bire kadar takdiri indirim TCK 62’ye göre yapılabilir; haksız tahrik (TCK 29) bu suçun yapısına pek uygun düşmez.
Somut olayınızı birlikte değerlendirelim
Ceza hesabı; nitelikli hâller, artırım ve indirim nedenleriyle dosyadan dosyaya değişir.
Suçun Özel Görünüş Biçimleri
Teşebbüs
Suç kullanma ile tamamlandığından, belgenin düzenlenip henüz kullanılmadığı aşama teşebbüs değil, kural olarak cezasız bir hazırlık hâlidir. Belgenin sunulması için icra hareketlerine başlanıp elde olmayan nedenlerle sunumun gerçekleşmediği istisnai olaylarda teşebbüs (TCK 35) tartışılabilir. Belge muhatabına ulaştığı anda kullanma gerçekleşmiş sayılır; muhatabın belgeye aldanmaması ya da failin bir menfaat elde edememesi suçun tamamlanmasını engellemez.
İştirak
Belgeyi bir kişinin düzenleyip başka birinin kullandığı olaylarda iştirak ilişkisi önem kazanır. Ortak karar doğrultusunda biri imzayı atıp diğeri belgeyi ibraz ediyorsa ikisi de birinci fıkradan müşterek fail sayılır (TCK 37/1). Başkasını sahte belge hazırlamaya yönlendiren kişi azmettiren (TCK 38), belgenin hazırlanmasına teknik katkı sunan ise yardım eden (TCK 39) olarak sorumlu tutulur. Düzenlemeye katılmayan ve sonradan belgenin sahte olduğunu öğrenerek kullanan kişi ikinci fıkradan ayrıca cezalandırılır.
İçtima (Zincirleme Suç ve Diğer Halleri)
Aynı suç işleme kararıyla farklı zamanlarda birden fazla sahte belgenin kullanılması TCK 43/1 uyarınca zincirleme suç oluşturur ve tek ceza dörtte birden dörtte üçe kadar artırılır. Aynı anda kullanılan birden çok belge ise tek suçtur; Yargıtay, aynı tarihli iki sahte faturanın aynı başvuruda sunulduğu olayda zincirleme suç uygulanmasını hukuka aykırı bulmuştur. Aynı belgenin hukuki kesinti olmaksızın süregelen kullanımı da kural olarak tek suç sayılır.
TCK 212, fikri içtima kuralına (TCK 44) istisna getirir: sahte özel belge başka bir suçun işlenmesinde kullanılırsa hem sahtecilikten hem de o suçtan ayrı ayrı ceza verilir. Sahte senetle icra takibi yaparak para tahsil etmek ya da sahte sözleşmeyle bir kuruma başvurup menfaat sağlamak, 207 ile birlikte TCK 157’deki dolandırıcılık suçunu da oluşturabilir. Aldatıcı nitelik taşımayan bir değişiklik ya da gerçek bir belgenin bozulup gizlenmesi ise TCK 208’deki özel belgeyi bozma, yok etme veya gizleme suçu kapsamında kalır.
Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
Adli Para Cezasına Çevirme
TCK 49/2 ve 50/1’e göre bir yıl veya daha az süreli hapis cezası kısa süreli sayılır ve adli para cezasına ya da diğer seçenek yaptırımlara çevrilebilir. Alt sınır bir yıl olduğundan, ceza alt sınırdan belirlendiğinde ya da TCK 62 veya 211 indirimiyle bir yılın altına indiğinde çevirme mümkündür. Hâkim çevirme kararını failin kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu ve yargılamadaki pişmanlığına göre verir; zincirleme suç artırımıyla sonuç ceza bir yılı aşarsa çevirme yapılamaz.
Erteleme
TCK 51/1’e göre iki yıl veya daha az hapis cezası ertelenebilir; fiili on sekiz yaşından küçükken ya da altmış beş yaşını bitirmişken işleyen için sınır üç yıldır. Bu suçta sonuç ceza çoğu dosyada iki yılın altında kaldığından erteleme sık uygulanır. Şartı, kişinin daha önce kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması ve mahkemede yeniden suç işlemeyeceği kanaatinin oluşmasıdır. Denetim süresi bir yıldan üç yıla kadardır ve ceza süresinden az olamaz (TCK 51/3).
HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması)
CMK 231/5’e göre hükmolunan ceza iki yıl veya daha az hapis ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmaması, yeniden suç işlemeyeceği kanaatinin oluşması ve suçtan doğan zararın giderilmesi gerekir (CMK 231/6); sahte belgeyle tahsil edilen paranın iadesi bu yüzden dosyanın seyrini doğrudan etkiler. Denetim süresi beş yıldır, karara karşı istinaf yoluna gidilir (CMK 231/8, 231/12). HAGB kararı mahkûmiyet sayılmadığından memuriyet engeli doğurmaz. HAGB, 7589 sayılı Kanunla aynı içerikle yeniden düzenlenmiş olup bugün de uygulanmaktadır.
Suçun Soruşturma ve Kovuşturma Aşamaları
Soruşturma genellikle belgenin sunulduğu kişinin, kurumun ya da mahkemenin ihbarıyla veya adına belge düzenlenen kişinin başvurusuyla başlar. Belgenin aslı ele geçirilir, şüpheliden ve adına imza atıldığı ileri sürülen kişiden mukayese için imza ve yazı örnekleri alınır. İmza ve yazı incelemesi için Adli Tıp Kurumundan ya da polis kriminal laboratuvarından rapor istenir; belgenin hangi tarihte, hangi kuruma ve kim tarafından sunulduğu da kurum kayıtlarıyla tespit edilir. Yeterli şüphe varsa iddianame asliye ceza mahkemesine verilir.
Kovuşturmada en çok tartışılan iki mesele, imzanın sanığa ait olup olmadığı ve belgenin kim tarafından kullanıldığıdır. Fotokopi belge üzerinde güvenilir imza incelemesi yapılamadığından aslının dosyaya getirilmesi ve dava sonunda delil olarak saklanması gerekir. Kullanma unsurunu gösteren başvuru dilekçesi, icra takip talebi ya da kurum kaydı dosyada yoksa suçun tamamlandığı ispatlanamaz. Belgenin alacağın ispatı için düzenlendiği savunması varsa, alacak ilişkisini doğrulayan tanık ve banka kayıtları da araştırılır.
Hükme karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinafa, bölge adliye mahkemesinin kararına karşı yine tebliğden itibaren iki hafta içinde temyize başvurulabilir (CMK 273/1, 291/1); ancak beş yıl veya daha az hapis cezasına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi ve cezayı artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları CMK 286/2 gereği temyiz edilemez. Bu suç için hazırlanmış savunma dilekçesi örneği, istinaf dilekçesi örneği ve temyiz dilekçesi örneği sitemizde yer alır.
Suçta Gözaltı ve Tutukluluk Halleri
CMK 91/1’e göre gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkime gönderilme için zorunlu süre hariç yirmi dört saattir; bu yol süresi on iki saati geçemez. Toplu olarak işlenen suçlarda Cumhuriyet savcısı süreyi her defasında bir günü geçmemek üzere üç güne kadar uzatabilir (CMK 91/3). Sahte belge düzenleyen bir grubun birlikte yakalandığı dosyalarda bu uzatma gündeme gelebilir.
TCK 207 katalog suç değildir ve üst sınırı üç yıl olduğundan CMK 100/4’teki tutuklama yasağı kapsamına girmez. Tutuklama hukuken mümkün olmakla birlikte kaçma veya delil karartma şüphesinin somut olgularla gösterilmesi gerekir; uygulamada çoğu dosya tutuklama olmaksızın yürür. Asliye ceza mahkemesinin görevine giren bu suçta azami tutukluluk soruşturmada altı ay (CMK 102/4), kovuşturmada bir yıl olup zorunlu hâllerde altı ay uzatılabilir (CMK 102/1). Tutuklama yerine yurt dışına çıkış yasağı veya imza yükümlülüğü gibi adli kontrol tedbirlerine hâkim karar verir.
Uzlaşma, Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Etkin Pişmanlık ve Görevli Mahkeme
Uzlaşma Mümkün mü?
Yetişkin failde uzlaştırma mümkün değildir. TCK 207, CMK 253/1-b’deki listede sayılmamıştır ve şikâyete bağlı olmadığından 253/1-a kapsamına da girmez. Suça sürüklenen çocukta ise üst sınırı üç yılı geçmeyen suçlar için öngörülen CMK 253/1-c uygulanır; suçtan zarar görenin gerçek kişi ya da özel hukuk tüzel kişisi olması şartıyla uzlaştırma yapılır. Üst sınır altı ayı aştığından önödeme (TCK 75) uygulanmaz.
Şikayet Süresi Ne Kadardır?
Şikâyet süresi yoktur. Suç resen soruşturulduğundan TCK 73/1’deki altı aylık süre uygulanmaz. Adına sahte belge düzenlenen kişinin sonradan şikâyetinden vazgeçmesi ya da sanıkla anlaşması soruşturmayı veya davayı sona erdirmez; yalnız TCK 62 kapsamında takdiri indirim değerlendirmesinde dikkate alınabilir.
Dava Zamanaşımı Süresi
Üst sınırı beş yılı geçmeyen hapis gerektirdiğinden özel belgede sahtecilikte dava zamanaşımı sekiz yıldır (TCK 66/1-e). Kesen işlemler varsa süre en fazla yarısı kadar uzar ve on iki yıla çıkar (TCK 67/4). Süre, suçun tamamlandığı an olan belgenin kullanıldığı tarihten başlar; zincirleme suçta son kullanma tarihi esas alınır. Fiili on iki ile on sekiz yaş arasında işleyenler için süre TCK 66/2’ye göre kısalır. TCK 210/1 kapsamındaki belgelerde, 204’e göre belirlenen ceza esas alınarak hesap yapılır.
Etkin Pişmanlık Hükümleri
Kanunda bu suça özgü etkin pişmanlık hükmü bulunmamaktadır. Sahte belgeyle elde edilen menfaatin iadesi ya da zararın giderilmesi özel bir indirim doğurmaz. Bu davranışlar TCK 62 kapsamında takdiri indirim sebebi, CMK 231/6-c’deki zararın giderilmesi şartı ve TCK 50/1-b’deki seçenek yaptırım bakımından önem taşır.
Görevli Mahkeme Hangisidir?
5235 sayılı Kanunun 12. maddesi ağır ceza mahkemesini on yıldan fazla hapis gerektiren suçlar ile maddede sayılan suçlarda görevli kılar; TCK 207 bu listede yer almaz ve üst sınırı üç yıldır. Bu nedenle davaya asliye ceza mahkemesi bakar. Suç TCK 210/1 kapsamındaki bir belgede işlenmişse 204/1’e göre yargılama yine asliye ceza mahkemesinde yapılır; 204/2’deki kamu görevlisinin sahteciliği ise 5235 m.12 gereği ağır ceza mahkemesinin görevindedir. Fail çocuksa dava çocuk mahkemesinde görülür.
Yargıtay Kararları
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 06.06.2024 tarihli, 2022/11384 E., 2024/7893 K.
Sanık, doğrudan gelir desteği alabilmek için ölmüş bir kişi yerine iki arazi kira sözleşmesine imza atmış ve sözleşmeleri imzalaması için köy muhtarına vermiştir. Daire, özel belgede sahteciliğin oluşması için belgenin kullanılması gerektiğini, sözleşmelerin ancak İlçe Tarım Müdürlüğüne sunulmasıyla kullanılmış olacağını belirtmiştir. Muhtara imza için verilmesi kullanma sayılmadığından beraat yerine mahkûmiyet kurulmasını bozma sebebi yapmış; ayrıca ceza hesabındaki sıralama hatasına ve belge asıllarının delil olarak saklanmamasına da işaret etmiştir.
… özel belgede sahtecilik suçunun oluşması için belgenin kullanılmış olması gerektiği, suça konu belge olan arazi kira sözleşmelerinin İlçe Tarım Müdürlüğüne ibraz edilmesi ile kullanılmış olacağı, bu nedenle muhtar …’a imzalaması için verilen arazi kira sözleşmelerinin kullanılmadığı, dolayısıyla suç unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından …
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 25.01.2024 tarihli, 2021/3205 E., 2024/899 K.
Ticari ilişki bulunmadığı hâlde başkalarına ait fatura koçanlarından aynı tarihli iki sahte fatura düzenlenmiş ve araç tescili için trafik tescil şubesine sunulmuştur. İlk derece mahkemesi zincirleme suç hükümlerini uygulamıştı. Daire, faturaların farklı zamanlarda kullanıldığına dair kesin delil bulunmadığından tek suçtan hüküm kurulması gerektiğini, belge sayısının ancak temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınabileceğini belirtmiş; ertelenen uzun süreli hapis cezasında TCK 53 hak yoksunluklarına hükmedilmemesini de ayrı bozma sebebi yapmıştır.
… aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı nazara alındığında; somut olayda, suça konu aynı tarihli faturaların değişik zamanlarda kullanıldığına dair kesin delil bulunmadığı, sanık hakkında tek özel belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması, ancak birden çok sahte belge düzenlenmesi/kullanılması olgusunun 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi uyarınca temel cezanın tayininde dikkate alınabileceği …
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 01.07.2025 tarihli, 2022/11518 E., 2025/8077 K.
Sanık, borç verdiğini ileri sürdüğü kişi adına düzenlenmiş senedi icra takibine koymuş, senetteki borçlu imzasının o kişiye ait olmadığı tespit edilmiştir. İlk derece beraat vermiş, bölge adliye mahkemesi ise TCK 207/1’den mahkûmiyet kurmuştur. Daire, senette şahit olarak imzası bulunan tanığın sanığın borç parayı verdiğini doğrulaması karşısında eylemin TCK 211 kapsamında kaldığını, indirimin uygulanmamasının fazla ceza tayinine yol açtığını kabul ederek hükmü bozmuştur.
… sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nin 211. maddesindeki “bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı veya gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla özel belgede sahtecilik” suçunu oluşturduğu gözetilmeden özel belgede sahtecilikten hüküm kurulup TCK’nın 211. maddesinin uygulanmaması neticesinde sanığa fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur …
Sık Sorulan Sorular
Özel belgede sahtecilik suçunun cezası kaç yıl?
Ceza bir yıldan üç yıla kadar hapistir; sahte belgeyi bilerek kullanan da aynı cezayı alır. Alacağın ispatı ya da gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla işlenirse ceza yarı oranında indirilir (TCK 211).
Sahte belge hazırlayıp kullanmazsam suç olur mu?
Özel belgede suç, belgenin bir kişiye, kuruma ya da mahkemeye sunulmasıyla tamamlanır. Hazırlanıp hiçbir yerde kullanılmayan belge için kural olarak ceza verilmez. Resmî belgede ise düzenleme tek başına yeterlidir.
Senette imza taklidi hangi suçu oluşturur?
Adi borç senedinde imza taklidi TCK 207 kapsamındadır. Bono ve çek gibi emre veya hamile yazılı kambiyo senetlerinde ise TCK 210/1 gereği resmî belgede sahtecilik hükümleri uygulanır ve ceza iki yıldan beş yıla kadar hapse çıkar.
Özel belgede sahtecilik suçunda uzlaşma var mı?
Yetişkin failde uzlaşma yoktur; suç CMK 253’teki listede yer almaz ve şikâyete bağlı değildir. Suça sürüklenen çocukta, suçtan zarar görenin gerçek kişi veya özel hukuk tüzel kişisi olması şartıyla uzlaştırma yapılır.
Sahtecilik mahkûmiyeti memuriyet engeli doğurur mu?
Evet. 657 sayılı Kanunun 48/A-5 maddesi sahtecilik suçlarını ayrıca saydığından, cezanın süresine bakılmaksızın mahkûmiyet memur olmaya engeldir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ise mahkûmiyet sayılmadığından bu sonucu doğurmaz.
Bu davaya hangi mahkeme bakar?
Davaya asliye ceza mahkemesi bakar; fail çocuksa çocuk mahkemesi görevlidir. Hükme karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulur.