TCK 165 Suç Eşyasının Satın Alınması veya Kabul Edilmesi Suçu ve Cezası

KANUN MADDELERİ165TCK 165 Suç Eşyasının Satın Alınması veya Kab…

TCK 165 Suç Eşyasının Satın Alınması veya Kabul Edilmesi Suçu ve Cezası

Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu, bir suçun işlenmesiyle elde edilen eşyayı veya diğer malvarlığı değerini, o suça iştirak etmeksizin satan, devreden, satın alan veya kabul eden kişinin cezalandırıldığı ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 165. maddesinde düzenlenen bir suçtur. Kanun altı aydan üç yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası öngörür; madde tek fıkradan oluştuğu için ayrıca bir nitelikli hâl yoktur. Uygulamada ve halk arasında “çalıntı mal alma”, “çalıntı eşya satın alma” ya da kısaca “suç eşyası” davası olarak anılmaktadır. Suç CMK 100/3’teki katalog suçlar arasında yer almaz. Şikâyete bağlı değildir; Cumhuriyet başsavcılığı resen soruşturur, ancak suç uzlaştırma kapsamındadır.

Kısa Cevap

TCK 165’e göre başka bir suçtan elde edildiğini bildiği eşyayı veya değeri, o suça katılmadan satan, devreden, satın alan ya da kabul eden kişi altı aydan üç yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası alır. Suç, eşyanın el değiştirmesiyle oluşur; failin eşyanın suçtan geldiğini bilmesi ya da en azından bu ihtimali öngörüp kabullenmesi (olası kast) gerekir. Şikâyet aranmaz, fakat CMK 253/1-b-9 gereği önce uzlaştırma yoluna gidilir. Tutuklama yasağı uygulanmaz, ancak suç katalog suç değildir. Sonuç ceza bir yıl veya altındaysa adli para cezasına çevirme, iki yıl veya altındaysa erteleme ya da HAGB şartları varsa mümkündür. Davaya asliye ceza mahkemesi bakar, dava zamanaşımı sekiz yıldır.

Kanun Metni

Kaynak: mevzuat.gov.tr

(1) Bir suçun işlenmesiyle elde edilen eşyayı veya diğer malvarlığı değerini, bu suçun işlenmesine iştirak etmeksizin, satan, devreden, satın alan veya kabul eden kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

Kanun Gerekçesi

Gerekçe için tıklayınız

Suç işlemek, hukuk toplumunda kişiler için bir kazanç kaynağı olamaz. Bu nedenle, suç işlemek suretiyle veya suç işlemek dolayısıyla elde edilen menfaatlerin piyasada tedavüle konulmasının ve suç işlemenin bir menfaat temini açısından cazip bir yol olarak görülmesinin önüne geçilmek istenmiştir. Bu mülahazalarladır ki, bir suçun işlenmesi suretiyle veya bir suçun işlenmesi dolayısıyla elde edilmiş olan bir şeyin satın alınması ve kabul edilmesi suç olarak tanımlanmıştır.

Suçun konusunu, ancak ekonomik değeri olan şeyler oluşturabilir. Bu ekonomik değerlerin, daha önce işlenmiş bir suçtan elde edilmiş olması gerekir. Bu suçun, mutlaka malvarlığına karşı bir suç olması gerekmez. Bu suçtan dolayı daha önce bir mahkûmiyet kararı verilmiş olması gerekmez. Daha önce işlenmiş olan suçtan dolayı failinin kusurlu sayılması veya cezalandırılması gerekmez. Söz konusu suçun cezalandırılabilir olması da gerekli değildir. Bu suç zamanaşımına uğramış da olabilir. Önce işlenmiş olan suç, soruşturması ve kovuşturulması şikâyete bağlı bir suç olabilir. Hatta, bu suçtan dolayı şikâyet yoluna başvurulmamış veya şikâyetten vazgeçilmiş olabilir. Bu suç yabancı bir ülkede dahi işlenmiş olabilir.

Bir suçtan doğrudan veya dolaylı olarak elde edilen her türlü ekonomik değer, yani malvarlığı değerleri, bu suçun konusunu oluşturabilir.

Bu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Buna göre; daha önce işlenmiş olan suçtan elde edilen eşyanın kabul edilmesi veya satın alınması, söz konusu suçu oluşturmaktadır. Kabul olgusunun satın alma dışında başka bir hukukî işlemle, örneğin bağış yoluyla gerçekleşmesi gerekmektedir. Zira, suçtan elde edilen eşyanın satın alınması diğer bir seçimlik hareketi oluşturmaktadır. Bu kabul olgusu, örneğin suçtan elde edilen taşınır veya taşınmaz eşyanın kiraya kabul edilmesi veya suçtan hasıl olan paranın ödünç olarak kabul edilmesi şeklinde de gerçekleşebilir. Diğer seçimlik hareket, suçtan elde edilen eşyanın satın alınmasıdır.

Bu nedenle, söz konusu suç, bir çok failli suç türü olan karşılaşma suçudur. Bir tarafta, suçtan hasıl olan eşyayı bağışlayan, kiraya veren veya ödünç olarak veren ya da satan kişi; diğer tarafta ise, bağış, kiralanan veya ödünç olarak kabul eden ya da satın alan kişi bulunmaktadır.

Eşyayı satan kişi bunun elde edildiği suçu işleyen kişi ise, ayrıca ödünç olarak verme bağışlama ya da satma fiili dolayısıyla cezalandırılmayacaktır. Çok failli suçlarda işlenen suç dolayısıyla faillerden birinin cezalandırılabilip cezalandırılmaması, diğer fail(ler)in cezalandırılması üzerinde bir etki doğurmaz. Kişinin asıl suçun işlenişine iştirak etmiş olması, bu suç açısından sadece bir şahsî cezasızlık sebebi oluşturmaktadır.

Bu suç, doğrudan kastla işlenebileceği gibi, olası kastla da işlenebilir. Bu nedenle, madde metninde “bilerek” ifadesi kullanılmamıştır.

Suçun Hukuki Künyesi

Künye BaşlığıAçıklama
Kanun MaddesiSuç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi, 5237 sayılı TCK’nın İkinci Kitap İkinci Kısmında, “Malvarlığına Karşı Suçlar” başlıklı Onuncu Bölümde, 165. maddede düzenlenmiştir.
ŞikayetŞikâyete bağlı değildir; resen soruşturulur. Eşyanın sahibinin şikâyetten vazgeçmesi davayı düşürmez.
ZamanaşımıSekiz yıl (TCK 66/1-e); kesilme hâlinde en çok on iki yıl (TCK 67/4). Fail 15-18 yaş arasındaysa üçte iki, 12-15 yaş arasındaysa yarısı uygulanır (TCK 66/2).
Tutuklama ve Adli KontrolCMK 100/3 katalogunda yoktur. Üst sınır iki yılı aştığından CMK 100/4’teki tutuklama yasağı uygulanmaz; tutuklama için kaçma veya delil karartma şüphesi somut olgularla gösterilmelidir.
UzlaşmaUzlaştırma kapsamındadır (CMK 253/1-b-9; 7188 sayılı Kanunla 24.10.2019’dan itibaren). Uzlaşma kapsamında olduğundan önödeme (TCK 75) ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi (CMK 171/2) uygulanmaz.
Etkin PişmanlıkBulunmamaktadır. TCK 168 bu suçu saymaz; eşyanın iadesi yalnız TCK 61 ve 62 kapsamında değerlendirilir.
İndirimMaddeye özgü indirim yoktur. Teşebbüs (TCK 35), yaş küçüklüğü (TCK 31) ve altıda bire kadar takdiri indirim (TCK 62) genel hükümlere göre uygulanır.
Memuriyete EtkisiSuç, 657 sayılı Kanun m.48/A-5’te ayrıca sayılan suçlar arasında yer almaz; kasten işlendiğinden bir yıl veya daha fazla hapis cezasına mahkûmiyet memuriyete engel olur.
Görevli MahkemeAsliye ceza mahkemesi; fail çocuksa çocuk mahkemesi.

Suçun Şartları ve Unsurları Nelerdir?

TCK 165’e göre suçun ilk şartı, ortada daha önce işlenmiş bir suç ve o suçtan elde edilmiş bir eşya veya malvarlığı değeri bulunmasıdır. Öncül suçun mutlaka hırsızlık olması gerekmez; yağma, dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma, zimmet ya da kaçakçılık gibi her suç bu kapsama girer. Kanun gerekçesine göre öncül suçtan mahkûmiyet kararı verilmiş olması, öncül suçun failinin cezalandırılabilir olması, hatta şikâyet yoluna gidilmiş olması da şart değildir. Önemli olan eşyanın gerçekten bir suçtan geldiğinin dosyada somut olarak gösterilmesidir; bu nedenle öncül suçun mağduru, eşyanın kimden ve ne zaman çalındığı ya da alındığı, eşyanın teşhisi ve değeri ilk incelenen konulardır.

Madde dört seçimlik hareket sayar: satmak, devretmek, satın almak ve kabul etmek. Satın alma bedel karşılığında, kabul etme ise hediye, rehin, emanet veya borca karşılık alma gibi bedelsiz ya da başka bir hukuki sebeple eşyanın zilyetliğine geçmektir. Satma ve devretme hareketleri ise suç eşyasını başkasına aktaran aracıyı hedefler; çalıntı telefonu öncül suçun failinden alıp ikinci el pazarında satan kişi tipik örnektir. Eşyayı yalnız bulundurmak ya da kullanmak tek başına bu suçu oluşturmaz; ancak bulundurulan eşyanın nasıl edinildiği sorulduğunda verilen cevap çoğu dosyada satın alma veya kabul etme hareketinin delili hâline gelir.

Uygulamada en çok tartışılan nokta, failin eşyanın suçtan geldiğini bilip bilmediğidir. Mahkemeler bunu doğrudan ikrarla değil, çevresel olgularla belirler: eşyanın piyasa değerinin çok altında alınması, satıcının kimliğinin bilinmemesi, fatura veya belge alınmaması, eşyanın gece saatlerinde, ambalajsız ve seri numarası kazınmış hâlde satılması ve alıcının bu alanda ticaret yapan biri olması. İkinci el alım satımı meslek edinen kişiden, satıcının kimliğini tespit etme ve belge alma konusunda daha fazla özen beklenir.

Fail ve Mağdur

Suçu herkes işleyebilir; özgü suç değildir. Kanun, öncül suça iştirak etmiş kişiyi açıkça dışarıda bırakır: kendi çaldığı eşyayı satan hırsız bu maddeden değil, öncül suçtan sorumlu olur ve satış ayrıca cezalandırılmaz. Öncül suç işlenmeden önce failine “getirirsen alırım” diyerek satın almayı vaat eden kişi ise TCK 39/2-a uyarınca öncül suça yardım eden sıfatıyla sorumlu tutulur; bu ayrım cezayı doğrudan etkiler. Mağdur, suç eşyasının sahibi olan ve öncül suçtan zarar gören kişidir; uzlaştırma da bu kişiyle yürütülür.

Suçun Hukuki Konusu

Korunan hukuki değer malvarlığıdır; kanun koyucu suç gelirinin piyasada dolaşıma girmesini ve suç işlemenin kazançlı bir yol olarak görülmesini engellemeyi amaçlar. Suç, eşyanın sahibine dönmesini zorlaştırdığı için mağdurun mülkiyet hakkını ikinci kez zedeler. Maddi konu, suçun işlenmesiyle elde edilen eşya veya diğer malvarlığı değeridir: telefon, araç parçası, bakır kablo, altın, hayvan, ev eşyası gibi taşınırlar ile para ve alacak gibi değerler bu kapsamdadır.

Manevi Unsur

Suç yalnız kastla işlenir; fail, hareket anında eşyanın bir suçtan elde edildiğini bilmeli ya da en azından bu ihtimali öngörmelidir. Madde gerekçesine göre kanun koyucu olası kastı da kapsamak için metinde “bilerek” ifadesini kullanmamıştır. Eşyanın suç eşyası olabileceğini öngörüp buna rağmen satın alan kişide olası kast (sonucu öngörüp kabullenme) bulunur ve temel ceza TCK 21/2 uyarınca üçte birden yarıya kadar indirilir. Taksirli hâli düzenlenmediğinden, eşyanın suç eşyası olduğunu bilmeyen ve bilmesi için makul bir sebep de bulunmayan iyiniyetli alıcı cezalandırılmaz (TCK 22/1). Eşyayı aldıktan sonra suçtan geldiğini öğrenen kişi, öğrendikten sonra yeni bir satma veya devretme hareketi yapmadıkça bu suçu işlemiş olmaz.

Dikkat: Çalıntı eşyayla yakalanan kişi önce hırsızlıktan şüpheli olarak işlem görebilir. Hırsızlığın işlendiğine dair kesin delil yoksa ve kişi eşyayı satın aldığını savunuyorsa mahkemenin, sanığa ek savunma hakkı vererek eylemin bu suçu oluşturup oluşturmadığını tartışması gerekir (CMK 226/1).

Suçun Cezası Nedir?

TCK 165 altı aydan üç yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası öngörür; aşağıdaki tablo hâllere göre cezayı, görevli mahkemeyi ve şikâyet ile uzlaşma durumunu gösterir.

Hâl (fıkra)CezaGörevli MahkemeŞikâyet / Uzlaşma
Temel hâl (165)Altı aydan üç yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezasıAsliye cezaŞikâyet aranmaz / uzlaştırma var
Olası kast (165, 21/2)Temel ceza üçte birden yarıya kadar indirilirAsliye cezaŞikâyet aranmaz / uzlaştırma var
Teşebbüs (165, 35/2)Ceza dörtte birden dörtte üçe kadar indirilirAsliye cezaŞikâyet aranmaz / uzlaştırma var
Fail 15-18 yaş arası (165, 31/3)Ceza üçte bir indirilirÇocuk mahkemesiŞikâyet aranmaz / uzlaştırma var

Temel Halinin Cezası (165)

Maddede hapis ve adli para cezası birlikte öngörülmüştür; hâkim ikisine birden hükmetmek zorundadır. Hapis altı aydan üç yıla kadar, adli para cezası beş günden (TCK 52/1) on bin güne kadar belirlenir ve bir günü 100 ile 500 TL arasında takdir edilir (TCK 52/2). Temel ceza, TCK 61/1’deki ölçütlere, özellikle eşyanın değerine, alım satımın tekrarına ve failin bu işi ticari biçimde yapıp yapmadığına göre belirlenir. Alt sınırdan uzaklaşılırsa gerekçe gösterilmelidir.

Nitelikli Haller

Maddede nitelikli hâl öngörülmemiştir. Öncül suçun yağma veya nitelikli hırsızlık gibi ağır bir suç olması cezayı kanunen artırmaz; bu durum ancak TCK 61 kapsamında temel cezanın belirlenmesinde gözetilebilir. Suç eşyasının alımının bir örgüt faaliyeti çerçevesinde yapılması hâlinde örgüt suçu (TCK 220) ayrıca değerlendirilir.

İndirim Halleri

Maddeye özgü bir indirim sebebi yoktur. Fiili işlediği sırada on beş yaşını doldurmuş ama on sekiz yaşını doldurmamış kişide ceza üçte bir indirilir (TCK 31/3); on iki ile on beş yaş arasında algılama yeteneği varsa ceza yarı oranında indirilir (TCK 31/2). Eşyanın soruşturma başlamadan sahibine iade edilmesi, mağdurun zararının giderilmesi ve yargılamadaki tutum TCK 62 uyarınca altıda bire kadar takdiri indirim sebebi olabilir. Haksız tahrik (TCK 29) bu suçun yapısı gereği uygulanmaz.

Somut olayınızı birlikte değerlendirelim

Ceza hesabı; nitelikli hâller, artırım ve indirim nedenleriyle dosyadan dosyaya değişir.

Avukata Danışın

Suçun Özel Görünüş Biçimleri

Teşebbüs

Suç, satın alma veya kabul etme hâlinde eşyanın zilyetliğinin faile geçmesiyle, satma veya devretme hâlinde eşyanın alıcıya teslimiyle tamamlanır. Hareketler bölünebildiğinden teşebbüs mümkündür: bedeli ödenen ama teslim anında kolluk müdahalesiyle ele geçirilen eşyada TCK 35/2 uyarınca ceza dörtte birden dörtte üçe kadar indirilebilir. Yalnız pazarlık aşamasında kalan görüşmeler ise çoğu zaman hazırlık hareketi sayılır.

İştirak

Suç eşyasının birlikte satın alınması ya da bir kişinin satıcıyı bulup diğerinin parayı ödemesi gibi hâllerde TCK 37-39 hükümleri uygulanır. Her katılanın, eşyanın suçtan geldiğini bildiği ayrı ayrı gösterilmelidir. Kanun öncül suçun iştirakçisini dışarıda bıraktığından, hırsızlığa katılan kişi bu maddeden sorumlu tutulamaz; öncül suç ile bu suç arasındaki sınır, iştirak iradesinin öncül suçtan önce mi sonra mı oluştuğuna göre çizilir.

İçtima (Zincirleme Suç ve Diğer Halleri)

Aynı kişiye ait suç eşyasının bir suç işleme kararının icrası kapsamında farklı zamanlarda satın alınması hâlinde zincirleme suç (TCK 43/1), farklı mağdurlara ait eşyanın tek seferde satın alınması hâlinde TCK 43/2 tartışılır; her iki durumda tek ceza verilip dörtte birden dörtte üçe kadar artırılır.

Komşu suçlarla sınır sık tartışılır. Eşyayı bizzat alan kişi hırsızlık suçundan, öncül suç bina içinden alma gibi nitelikli bir biçimde işlenmişse nitelikli hırsızlık suçundan sorumlu olur. Alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis gerektiren bir suçtan gelen değerin kaynağını gizlemeye yönelik işlemler ise malvarlığı değerlerini aklama suçu kapsamına girer; TCK 282/2, aklama suçunun konusunu oluşturan değeri bilerek satın alan veya kabul eden kişiyi iki yıldan beş yıla kadar hapisle cezalandırarak bu suça göre özel bir düzenleme getirir.

Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Adli Para Cezasına Çevirme

TCK 50/1 ve 49/2’ye göre bir yıl veya daha az süreli hapis cezası adli para cezasına ya da diğer seçenek yaptırımlara çevrilebilir. Alt sınır altı ay olduğundan bu suçta alt sınıra yakın verilen hapis cezaları çevrilebilir; hapis bir yılı aşarsa çevirme mümkün değildir. Maddede hapisle birlikte öngörülen adli para cezası çevirmeden bağımsız olarak ayrıca hükmedilir.

Erteleme

TCK 51/1’e göre iki yıl veya daha az hapis cezası ertelenebilir; fiili on sekiz yaşından küçükken ya da altmış beş yaşını bitirmişken işleyen için sınır üç yıldır. Şartlar, kişinin daha önce kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapse mahkûm edilmemiş olması ve tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede olumlu kanaat oluşmasıdır. Erteleme yalnız hapis cezası için mümkündür; adli para cezası ertelenmez.

HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması)

CMK 231/5’e göre hükmolunan ceza iki yıl veya daha az hapis ya da adli para cezası ise HAGB kararı verilebilir. Bu suçta temel ceza üç yılı geçmediğinden çoğu dosyada HAGB gündeme gelir; CMK 231/6’daki şartlar arasında mağdurun zararının giderilmesi de yer alır, bu nedenle eşyanın iadesi ya da bedelinin ödenmesi önem taşır. Denetim süresi beş yıldır (CMK 231/8), karara karşı istinaf yoluna gidilir (CMK 231/12). HAGB 7589 sayılı Kanunla aynı içerikle yeniden düzenlenmiş olup bugün de uygulanmaktadır.

Suçun Soruşturma ve Kovuşturma Aşamaları

Soruşturma çoğunlukla öncül suç dosyasında başlar: hırsızlık şikâyeti üzerine yapılan aramada, telefonun IMEI kaydının yeni bir hatla kullanıldığının HTS kayıtlarıyla tespit edilmesinde ya da ikinci el satış ilanlarında eşyanın sahibince tanınmasında suç eşyasının izi bulunur. Tipik deliller arama ve el koyma tutanağı, teşhis tutanağı, HTS ve IMEI sorgusu, kamera kayıtları, alım satım defteri, banka hareketleri ve eşyanın değerine ilişkin bilirkişi raporudur. Suç uzlaştırma kapsamında olduğundan Cumhuriyet savcısı dava açmadan önce dosyayı uzlaştırma bürosuna gönderir; uzlaşma sağlanır ve edim hemen yerine getirilirse kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir (CMK 253/19).

Uzlaşma sağlanamazsa iddianame asliye ceza mahkemesine verilir. Kovuşturmada en çok tartışılan konu, sanığın eşyanın suçtan geldiğini bilip bilmediğidir: satıcının kimliği, ödenen bedelin piyasa değeriyle karşılaştırılması ve alımın yapıldığı koşullar tanık ve bilirkişiyle incelenir. Sanık eşyayı kimden aldığını söylüyorsa bu kişinin araştırılması ve dinlenmesi istenmelidir; satıcı bulunamazsa da savunma kendiliğinden çürütülmüş sayılmaz.

Hükme karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinafa (CMK 273/1), bölge adliye mahkemesi kararına karşı da tebliğden itibaren iki hafta içinde temyize (CMK 291/1) başvurulabilir; beş yıl veya daha az hapis cezasına ilişkin istinafın esastan reddi kararları CMK 286/2-a gereği temyiz edilemez. Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu için hazırlanmış savunma dilekçesi örneği, istinaf dilekçesi örneği ve temyiz dilekçesi örneği sitemizde yer alır.

Suçta Gözaltı ve Tutukluluk Halleri

CMK 91/1’e göre gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkime gönderilme için zorunlu süre hariç yirmi dört saattir; bu yol süresi on iki saati geçemez. Toplu olarak işlenen suçlarda Cumhuriyet savcısı süreyi her defasında bir günü geçmemek üzere üç gün uzatabilir (CMK 91/3). Uygulamada şüpheliler çoğu zaman ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakılır.

Suç CMK 100/3’teki katalog suçlardan değildir; tutuklama için kaçma veya delil karartma şüphesini gösteren somut olgular aranır. Üst sınır üç yıl olduğundan CMK 100/4’teki tutuklama yasağı uygulanmaz, ancak cezanın alt sınırı ve uzlaştırma kapsamı birlikte düşünüldüğünde tutuklama orantılılık yönünden istisnai kalır. Azami tutukluluk soruşturmada altı ay, kovuşturmada bir yıl olup zorunlu hâllerde altı ay uzatılabilir (CMK 102/1, 102/4). Adli kontrole hâkim karar verir; düzenli olarak imza verme ve yurt dışına çıkış yasağı en sık başvurulan tedbirlerdir.

Uzlaşma, Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Etkin Pişmanlık ve Görevli Mahkeme

Uzlaşma Mümkün mü?

Uzlaştırma mümkündür. TCK 165, CMK 253/1-b-9’da şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın uzlaştırmaya tabi suçlar arasında sayılmıştır; bu hüküm 7188 sayılı Kanunla 24.10.2019’da yürürlüğe girmiştir. Teklife yedi gün içinde cevap verilmezse teklif reddedilmiş sayılır (CMK 253/4). Edim hemen yerine getirilirse kovuşturmaya yer olmadığı, ileri tarihli ya da taksitli edimde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilir (CMK 253/19). Suç, uzlaştırma kapsamına girmeyen bir suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmişse uzlaştırma uygulanmaz (CMK 253/3).

Şikayet Süresi Ne Kadardır?

Şikâyet süresi yoktur. Suç resen soruşturulduğundan TCK 73’teki altı aylık süre uygulanmaz; eşyanın sahibinin şikâyetten vazgeçmesi ya da şikâyetçi olmaması soruşturmayı sona erdirmez.

Dava Zamanaşımı Süresi

Üst sınırı üç yıl olan bu suçta dava zamanaşımı sekiz yıldır (TCK 66/1-e). Kesen işlemler varsa süre en fazla yarısı kadar uzayarak on iki yıla ulaşır (TCK 67/4). Fiili on beş ile on sekiz yaş arasında işleyen için sürenin üçte ikisi, on iki ile on beş yaş arasında işleyen için yarısı uygulanır (TCK 66/2). Yargıtay, sorgu tarihinden itibaren sekiz yıllık sürenin dolduğu dosyalarda davanın düşürülmesine karar vermektedir.

Etkin Pişmanlık Hükümleri

Etkin pişmanlık hükmü bulunmamaktadır. TCK 168, hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma ve dolandırıcılık gibi suçları sayar; suç eşyasının satın alınması bu listede yer almaz. Eşyanın sahibine iadesi veya zararın giderilmesi uzlaştırmada, HAGB şartlarında ve TCK 62’deki takdiri indirimde sanık lehine değerlendirilir.

Görevli Mahkeme Hangisidir?

Davaya asliye ceza mahkemesi bakar. 5235 sayılı Kanunun 12. maddesi ağır ceza mahkemesini on yıldan fazla hapis gerektiren suçlarla ve sayılan suçlarla görevli kılar; TCK 165 bunlar arasında değildir. Öncül suçla birlikte ağır ceza mahkemesinde açılan davalarda bağlantı nedeniyle yargılama orada yapılabilir; fail çocuksa çocuk mahkemesi görevlidir. Hükme karşı istinaf süresi gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftadır (CMK 273/1).

Yargıtay Kararları

Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 03.06.2026 tarihli, 2024/4719 E., 2026/10257 K.

İkinci el telefon alım satımı yapan sanık, evden çalınan bir telefonu satın alıp başkasına satmış, bölge adliye mahkemesi bilme unsurunun ispatlanamadığı gerekçesiyle beraat kararı vermişti. Daire, sanığın telefonu kimden aldığını söylememesini ve satıcının kimlik bilgilerini dahi almamasını birlikte değerlendirerek sanığın telefonun suç eşyası olduğunu öngörebilecek konumda bulunduğunu kabul etmiş ve beraat kararını bozmuştur. Karar, alım satımı meslek edinen kişiden beklenen özenin bilme unsurunun değerlendirilmesinde belirleyici olduğunu gösterir.

… ikinci el cep telefonu alım satım işiyle uğraşan sanığın, cep telefonunu kimden satın aldığı hususunda herhangi bir beyanda bulunmaması, şahsın kimlik fotokopisi veya kimlik bilgilerini dahi almaması hususları göz önüne alındığında, sanığın savunmasının kendisini suçtan kurtarmaya yönelik olduğu ve sanığın satın aldığı cep telefonunun suç eşyası olduğunu öngörebilecek konumda bulunduğu anlaşıldığından …

Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 07.12.2023 tarihli, 2021/11391 E., 2023/8537 K.

Çalınan telefonu aynı gün kullanırken tespit edilen sanık, telefonu seyyar satıcıdan satın aldığını savunmuş ve hırsızlık suçundan beraat etmişti. Daire, hükmü iki sebeple bozmuştur: sanığın suç yerinde olup olmadığının baz istasyonu kayıtlarıyla araştırılmaması ve sanığa ek savunma hakkı verilerek eylemin TCK 165’teki suçu oluşturup oluşturmadığının tartışılmaması. Karar, hırsızlık sabit olmasa da satın alma savunmasının ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyar.

… sanığa ek savunma verilerek, sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 165. maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesini suçunu oluşturup oluşturmayacağının tartışılması gerekirken, sanık hakkında hırsızlık suçundan beraat kararı verilmesi …

Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 11.05.2026 tarihli, 2024/4211 E., 2026/8865 K.

Hırsızlık suçundan mahkûm edilen sanık hakkında, adli sicilindeki önceki suç eşyasının satın alınması mahkûmiyeti tekerrüre esas alınmıştı. Daire, bu önceki hükümden sonra 7188 sayılı Kanunla suçun uzlaştırma kapsamına alındığını belirterek, tekerrür uygulanmadan önce o dosyada uyarlama yargılaması yapılması gerektiğine hükmetmiş ve kararı bu yönden bozmuştur. Karar, uzlaştırma kapsamının sonradan genişlemesinin kesinleşmiş eski hükümleri de etkileyebileceğini gösterir.

… hükümden sonra 24.10.2019 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 165/1. maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında …

Sık Sorulan Sorular

Çalıntı mal almanın cezası kaç yıl?

TCK 165’e göre suçtan elde edildiğini bilerek eşya satın alan veya kabul eden kişiye altı aydan üç yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası verilir. Hapis ve para cezası birlikte uygulanır. Sonuç ceza iki yıl veya altındaysa erteleme ya da HAGB gündeme gelebilir.

Çalıntı olduğunu bilmeden aldığım eşya için ceza alır mıyım?

Eşyanın suçtan geldiğini bilmiyorsanız ve bunu öngörmeniz için bir sebep de yoksa hayır; suç yalnız kastla işlenir. Ancak eşyanın suç eşyası olabileceğini öngörüp yine de almak olası kast sayılır ve ceza üçte birden yarıya kadar indirilerek verilir (TCK 21/2). Ancak mahkeme bilmeyi ödenen bedel, satıcının kimliği ve alımın koşulları gibi olgulardan çıkarır. Piyasa değerinin çok altında, belgesiz ve satıcıyı tanımadan yapılan alımlarda “bilmiyordum” savunması tek başına yeterli görülmeyebilir.

Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunda uzlaşma var mı?

Evet, suç CMK 253/1-b-9 gereği uzlaştırma kapsamındadır. Savcılık dava açmadan önce eşyanın sahibiyle uzlaştırma girişiminde bulunur. Uzlaşma sağlanıp edim yerine getirilirse dava açılmaz.

Çalıntı telefon alan kişi tutuklanır mı?

Tutuklama hukuken mümkündür, çünkü cezanın üst sınırı tutuklama yasağının uygulandığı iki yılı aşar. Ancak suç katalog suç değildir; kaçma veya delil karartma şüphesi somut olgularla gösterilmedikçe tutuklama yerine adli kontrol tercih edilir.

Çalıntı malı satın alan kişi şikâyet geri alınırsa kurtulur mu?

Hayır, suç şikâyete bağlı değildir ve şikâyetten vazgeçme davayı düşürmez. Davayı sona erdiren yol uzlaşmadır; eşyanın sahibiyle uzlaşma sağlanırsa soruşturma aşamasında kovuşturmaya yer olmadığı, kovuşturma aşamasında düşme kararı verilir.

Kaynaklar: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (mevzuat.gov.tr), 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu. Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Av. Umur Yıldırım
Av. Umur Yıldırım Kurucu Avukat İnceleyen: Av. Yakup Yıkılmaz, Kurucu Avukat
Profili görüntüleyin
Benzer

Makaleler

Yeni madde açıklamalarından ve mevzuat güncellemelerinden ilk siz haberdar olun.