TCK 206 Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçu ve Cezası

KANUN MADDELERİ206TCK 206 Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan …

TCK 206 Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçu ve Cezası

Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçu, resmi bir belgeyi düzenlemeye yetkili kamu görevlisine gerçeğe aykırı beyanda bulunulmasıyla işlenen ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 206. maddesinde düzenlenen bir suçtur. Cezası üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır; maddede nitelikli hâl yoktur. Öğretide ve kanun gerekçesinde “fikri sahtecilik” olarak adlandırılır, uygulamada ise “resmi makama yalan beyan” ya da “memura yalan beyan” diye anılmaktadır. Suç CMK 100/3’teki katalogda yer almaz. Şikâyete bağlı değildir; ihbar, kurum yazısı ya da başka bir dosyada ortaya çıkan çelişki üzerine resen soruşturulur.

Kısa Cevap

TCK 206’ya göre suç, beyanın doğruluğunu ispat edecek nitelikteki resmi belgeyi düzenlemeye yetkili kamu görevlisine bilerek yalan beyanda bulunulması ve belgenin bu beyana dayanılarak düzenlenmesiyle oluşur. Ceza üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Suç şikâyete bağlı değildir, uzlaştırma ve önödeme kapsamında yer almaz; seri muhakeme usulü (CMK 250) ise uygulanabilir. Üst sınır iki yıl olduğundan tutuklama yasağı vardır (CMK 100/4). Davaya asliye ceza mahkemesi bakar, dava zamanaşımı sekiz yıldır. Ceza seçimlik olduğundan doğrudan adli para cezası verilebilir; hapis seçilirse erteleme ve HAGB yolu açıktır.

Kanun Metni

Kaynak: mevzuat.gov.tr

Bir cümleye tıklayın, ilgili açıklamaya gidin.

(1) Bir resmi belgeyi düzenlemek yetkisine sahip olan kamu görevlisine yalan beyanda bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

Kanun Gerekçesi

Gerekçe için tıklayınız

Madde, doktrinde “fikrî sahtecilik” olarak adlandırılan bir suç tipini düzenlemektedir. Kişi, kendi beyanıyla, sahte bir resmî belgenin düzenlenmesine neden olmak hakkına sahip değildir. Kişinin açıklamaları üzerine düzenlenen resmî belgenin bu beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması suçun oluşması için gereklidir. Aksi takdirde düzenlenen belge, yapılan beyanın doğruluğunu ispat edemeyeceğinden, kişi kendi beyanı ile böyle bir belgenin düzenlenmesine etmen olmuş sayılamaz ve kendisinin bu madde uyarınca cezalandırılmasının neden ve hikmeti kalmaz. O hâlde bakılacak husus şudur: Beyanın doğruluğu düzenlenen resmî belgeyle ispat edilecek ise, madde uygulanacaktır; buna karşılık beyanı alan memur, beyanın doğruluğunu tahkik edip, buna kanaat getirdikten sonra resmî belgeyi düzenlemek durumunda ise yani resmî belge sadece kişinin beyanı üzerine değil de, memurca yapılacak inceleme sonucuna göre meydana getirilmekte ise, bu maddedeki suç oluşmaz. Nitekim, kişiyi çok geniş bir surette “doğruyu söylemek”le yükümleyen İtalyan Ceza Kanununun 483 üncü maddesi de aynı esası kabul etmiş ve İtalyan Yargıtayının yerleşmiş içtihadı da bu yönde olmuştur.

Bu nedenle, gümrük muayene memuruna, belirli bir malı ithal veya ihraç edeceği yolunda yalan beyanda bulunan kişi, bu maddedeki suçu işlemiş olmaz; zira beyanı alan gümrük muayene memuru sırf bu beyanla yetinmeyip, beyanın doğruluğunu incelemekle yükümlüdür.

Resmî belge ile doğruluğu ispat edilecek olayların ne olduğu, belgenin niteliğine göre belirir.

Hâkime, değişik olaylar karşısında, yalan beyanın niteliğine göre temel cezayı belirlemek bakımından takdir yetkisi sağlamak maksadıyla maddedeki ceza üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası olarak saptanmıştır.

Suçun Hukuki Künyesi

Künye BaşlığıAçıklama
Kanun Maddesi5237 sayılı TCK İkinci Kitap, Üçüncü Kısım (“Topluma Karşı Suçlar”), Dördüncü Bölüm (“Kamu Güvenine Karşı Suçlar”), 206. madde.
ŞikayetŞikâyete bağlı değildir; resen soruşturulur. Şikâyetten vazgeçme davayı düşürmez.
ZamanaşımıSekiz yıl (TCK 66/1-e); kesilme hâlinde en çok on iki yıl (TCK 67/4).
Tutuklama ve Adli KontrolCMK 100/3 katalogunda yoktur. Üst sınır iki yıl olduğundan tutuklama yasağı vardır (CMK 100/4); adli kontrol hâkim kararıyla uygulanabilir.
UzlaşmaCMK 253/1 listesinde yoktur; uzlaştırma uygulanmaz (adli süreçteki çocuklar için 253/1-c saklı). Önödeme (TCK 75) yoktur; seri muhakeme usulü (CMK 250/1-a-7) uygulanabilir.
Etkin PişmanlıkMaddeye özgü etkin pişmanlık hükmü bulunmamaktadır.
İndirimMaddeye özgü indirim yoktur. Teşebbüs (TCK 35), olası kast (TCK 21/2), yaş küçüklüğü (TCK 31) ve takdiri indirim (TCK 62) genel hükümlere göre uygulanır.
Memuriyete EtkisiKasten işlenen suçtan bir yıl veya daha fazla hapis cezası memuriyete engeldir (657 sayılı Kanun m.48/A-5). Aynı bentte “sahtecilik” suçları süreye bakılmaksızın engel olarak sayıldığından, belgelerde sahtecilik bölümünde yer alan bu suçtan mahkûmiyetin de bu kapsamda değerlendirilmesi riski vardır. HAGB kararı mahkûmiyet sayılmaz.
Görevli MahkemeAsliye ceza mahkemesi; fail çocuksa çocuk mahkemesi.

Suçun Şartları ve Unsurları Nelerdir?

TCK 206’daki suç dört şartın birlikte gerçekleşmesini arar: ortada bir resmi belge bulunmalı, beyan bu belgeyi düzenlemeye yetkili kamu görevlisine yapılmalı, beyan gerçeğe aykırı olmalı ve belge bu beyana dayanılarak düzenlenmelidir. Fail belgeyi kendi eliyle sahte olarak hazırlamaz; gerçeğe aykırı içeriği yetkili memurun eliyle resmi belgeye geçirtir. Belge şekil yönünden gerçektir, içerik yönünden gerçeğe aykırıdır. Bu nedenle kanun gerekçesi suçu “fikri sahtecilik” diye adlandırır.

Belirleyici ölçüt, resmi belgenin beyanın doğruluğunu ispat edici güce sahip olup olmadığıdır. Kanun gerekçesine göre belge, kişinin beyanını doğrudan ispat edecek nitelikteyse madde uygulanır; buna karşılık beyanı alan görevli beyanın doğruluğunu kendisi araştırmak ve buna göre belge düzenlemekle yükümlüyse suç oluşmaz. Gerekçe bu ayrımı gümrük örneğiyle açıklar: gümrük muayene memuruna yapılan yalan beyan, memurun malı incelemek zorunda olması nedeniyle bu suçu oluşturmaz. Tutanak, nüfus kaydı, noter düzenleme işlemi, tapu ve evlendirme işlemleri gibi belgelerde beyanın hangi kısmının belgeyle ispat edildiği somut olarak belirlenmelidir.

Beyanın yetkili görevliye yapılması da zorunludur. Belgeyi düzenleme yetkisi olmayan bir görevliye ya da özel kişiye yapılan yalan beyan bu maddeye girmez. Beyan sözlü veya yazılı olabilir; matbu bir başvuru formunu doldurup imzalamak da beyandır. Yalan beyanın belgenin ispat ettiği esaslı bir olguya ilişkin olması gerekir; belgenin ispat gücü dışında kalan, sonuca etkisiz ayrıntılardaki aykırılık suç oluşturmaz. Kamu görevlisinin beyanı kayda geçirmesiyle belge ortaya çıkar ve suç tamamlanır.

Suçun tamamlanması için düzenlenen belgenin ayrıca kullanılması ya da bir menfaat sağlanması gerekmez; kanun yalnız yalan beyana dayanılarak resmi belgenin düzenlenmesini arar. Bu yönüyle suç, sahte belgenin kullanılmasını da seçimlik hareket olarak sayan TCK 204/1’den ayrılır. Belgenin sonradan kullanılması ve bununla başka bir suçun işlenmesi, içtima kurallarına göre ayrıca değerlendirilir. Beyanın gerçeğe aykırılığı beyan anına göre belirlenir: o gün doğru olan ama sonradan değişen bir durum, örneğin adres ya da medeni hâl, yalan beyan sayılmaz.

Fail ve Mağdur

Suçu herkes işleyebilir; özgü suç değildir. Kamu görevlisi de başka bir görevliye yalan beyanda bulunarak fail olabilir. Görevli, beyanın gerçeğe aykırı olduğunu bildiği hâlde belgeyi düzenlerse durum değişir: görevli TCK 204/2’deki gerçeğe aykırı belge düzenleme suçunun faili olur. O suç özgü suç olduğundan beyanda bulunan kişi TCK 40/2 uyarınca azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilir. Suçun mağduru toplumdur; belgenin kullanılmasıyla zarar gören kişi suçtan zarar gören sıfatıyla davaya katılabilir.

Suçun Hukuki Konusu

Korunan hukuki değer, resmi belgelere duyulan kamu güvenidir. Resmi belgeler ispat aracı olarak herkes için bağlayıcı kabul edildiğinden, içeriğinin gerçeğe uygun olması toplumun ortak çıkarıdır. Maddi konu, yalan beyana dayanılarak düzenlenen resmi belgedir. Belgenin kanunen sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belge niteliğinde olması TCK 204/3’teki gibi bir artırım sebebi değildir; madde bu yönde bir ayrım yapmaz.

Manevi Unsur

Suç yalnız kastla işlenir; fail beyanının gerçeğe aykırı olduğunu ve bu beyana dayanılarak resmi belge düzenleneceğini bilmelidir. Olası kast (sonucu öngörüp kabullenme) da yeterlidir; bu hâlde temel ceza TCK 21/2 uyarınca üçte birden yarıya kadar indirilir. Suçun taksirli hâli düzenlenmemiştir. Yanlış bilgiyle, unutkanlıkla ya da görevlinin yönlendirmesiyle hatalı beyanda bulunan kişide kast yoktur (TCK 30/1). Özel bir amaç aranmaz; menfaat sağlama saiki yalnız cezanın belirlenmesinde (TCK 61) gözetilir.

Dikkat: Kolluğa ya da yargı mercilerine, hakkındaki soruşturmayı engellemek için başkasının kimlik bilgilerini vermek TCK 206’yı değil, iftira hükümlerine göre cezalandırılan TCK 268’i oluşturur. Mahkemede tanık sıfatıyla gerçeğe aykırı beyan ise yalan tanıklıktır (TCK 272). Hangi suçun oluştuğu beyanın yapıldığı sıfata ve amaca göre belirlenir.

Suçun Cezası Nedir?

TCK 206’nın cezası üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır; aşağıdaki tablo hâlleri, görevli mahkemeyi ve şikâyet ile uzlaşma durumunu gösterir.

Hâl (fıkra)CezaGörevli MahkemeŞikâyet / Uzlaşma
Temel hâl (206/1)Üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıAsliye cezaŞikâyet aranmaz / uzlaştırma yok
Olası kast (206/1, TCK 21/2)Temel cezadan üçte birden yarıya kadar indirimAsliye cezaŞikâyet aranmaz / uzlaştırma yok
Teşebbüs (206/1, TCK 35/2)Cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilirAsliye cezaŞikâyet aranmaz / uzlaştırma yok
Seri muhakeme (CMK 250/4)Savcının belirlediği cezadan yarı oranında indirimAsliye cezaŞikâyet aranmaz / uzlaştırma yok

Temel Halinin Cezası (206/1)

Hapis ile adli para cezası seçimlik olarak öngörülmüştür; hâkim önce hangisini uygulayacağını seçer. Hapis seçilirse ceza üç aydan iki yıla kadar belirlenir. Adli para cezası seçilirse gün sayısı, TCK 61/9 gereği hapsin alt sınırından az ve üst sınırından fazla olamayacağından doksan günden yedi yüz otuz güne kadar belirlenir ve bir günü 100 ile 500 TL arasında takdir edilir (TCK 52/2, 61/9). Temel ceza TCK 61/1’deki ölçütlere, özellikle beyanın düzenlenen belgedeki ağırlığına ve doğurduğu sonuca göre belirlenir. Kanun gerekçesi, alt ve üst sınır arasındaki geniş aralığın hâkime yalan beyanın niteliğine göre takdir imkânı vermek için seçildiğini açıkça belirtir.

Nitelikli Haller

Maddede nitelikli hâl öngörülmemiştir. Belgenin türü, beyanın kamu görevlisi tarafından yapılması ya da elde edilen menfaatin büyüklüğü cezayı artıran ayrı bir sebep değildir; bunlar ancak TCK 61’e göre temel cezanın alt sınırdan uzaklaştırılmasında dikkate alınır. TCK 204/3’teki yarı oranında artırım, yalnız resmi belgede sahtecilik suçuna özgüdür ve bu maddeye uygulanmaz.

İndirim Halleri

Maddeye özgü indirim yoktur. Fiili on iki ile on sekiz yaş arasında işleyen çocuk hakkında TCK 31’deki indirimler uygulanır. Failin geçmişi, sosyal ilişkileri, yargılama sürecindeki tutumu ve cezanın geleceğine etkisi gözetilerek altıda bire kadar takdiri indirim yapılabilir (TCK 62). Haksız tahrik (TCK 29) bu suçun yapısına uygun değildir.

Somut olayınızı birlikte değerlendirelim

Ceza hesabı; nitelikli hâller, artırım ve indirim nedenleriyle dosyadan dosyaya değişir.

Avukata Danışın

Suçun Özel Görünüş Biçimleri

Teşebbüs

Suç, yalan beyana dayanılarak resmi belgenin düzenlenmesiyle tamamlanır. Beyanda bulunulmuş ancak görevli şüphelenip belgeyi düzenlememişse ya da işlem tamamlanmadan durdurulmuşsa teşebbüs gündeme gelir; ceza TCK 35/2 uyarınca dörtte birden dörtte üçe kadar indirilir. Fail kendi isteğiyle beyanını düzelterek belgenin düzenlenmesini önlerse gönüllü vazgeçme (TCK 36) nedeniyle teşebbüsten dolayı cezalandırılmaz.

İştirak

Birden fazla kişinin aynı işlemde birlikte yalan beyanda bulunduğu hâllerde, örneğin aynı tespit tutanağına gerçeğe aykırı beyanla imza atanlarda, her biri TCK 37 uyarınca fail olarak sorumludur. Başkasını yalan beyana yönlendiren kişi azmettiren (TCK 38), belge veya bilgi temin ederek yardım eden kişi yardım eden (TCK 39) olarak sorumlu tutulur. Görevlinin bilerek katıldığı durumda iştirak TCK 204/2 üzerinden kurulur; bu hâlde TCK 40/2 belirleyicidir.

İçtima (Zincirleme Suç ve Diğer Halleri)

Aynı suç işleme kararıyla farklı zamanlarda yapılan yalan beyanlar sonucu birden fazla resmi belge düzenlenmişse zincirleme suç hükümleri (TCK 43/1) uygulanır ve ceza dörtte birden dörtte üçe kadar artırılır. Yalan beyanla düzenlenen belge daha sonra başka bir suçun işlenmesinde kullanılırsa, örneğin bir kurumdan haksız ödeme alınırsa, TCK 212 uyarınca her iki suçtan ayrı ayrı ceza verilir.

Komşu suçlarla sınır çoğu dosyada tartışmanın merkezidir. Resmi belgenin bizzat sahte olarak düzenlenmesi, gerçek belgenin değiştirilmesi ya da sahte belgenin kullanılması resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturur ve iki yıldan beş yıla kadar hapis gerektirir. Yalan beyan resmi değil özel bir belgeye yönelmişse özel belgede sahtecilik suçu tartışılır. Soruşturmadan kaçmak için kolluğa başkasının kimliğinin bildirilmesi ise başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçu kapsamındadır.

Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Adli Para Cezasına Çevirme

TCK 50/2 gereği, hapis ile adli para cezasının seçimlik öngörüldüğü bu suçta hâkim hapsi seçmişse bu ceza artık adli para cezasına çevrilemez. Hâkim para cezasının yeterli olduğu kanısındaysa doğrudan adli para cezasını seçer. Hapis seçilmiş ve bir yılı aşmamışsa, TCK 50/1’deki diğer seçenek yaptırımlara, örneğin kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya çevrilmesi tartışılabilir. Bir yılı aşan hapis cezası hiçbir seçenek yaptırıma çevrilemez.

Erteleme

TCK 51/1’e göre iki yıl veya daha az süreli hapis cezası ertelenebilir. Bu suçun üst sınırı iki yıl olduğundan verilebilecek her hapis cezası erteleme sınırı içindedir. Erteleme için kişinin daha önce kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapse mahkûm edilmemiş olması ve tekrar suç işlemeyeceği yönünde kanaat oluşması gerekir; denetim süresi bir yıldan üç yıla kadardır ve cezanın süresinden az olamaz (TCK 51/3).

HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması)

CMK 231/5’e göre hükmolunan ceza iki yıl veya daha az hapis ya da adli para cezası ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir; bu suçta her sonuç ceza bu sınırın içinde kalır. Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olması, yeniden suç işlemeyeceği kanaati ve varsa somut zararın giderilmesi gerekir (CMK 231/6). Denetim süresi beş yıldır (CMK 231/8); karara karşı istinaf yoluna gidilir (CMK 231/12). HAGB 7589 sayılı Kanunla aynı içerikle yeniden düzenlenmiş olup bugün de uygulanmaktadır.

Suçun Soruşturma ve Kovuşturma Aşamaları

Soruşturma, belgeyi düzenleyen kurumun suç duyurusuyla, belgenin kullanıldığı başka bir dosyadaki çelişkinin fark edilmesiyle ya da zarar gören kişinin şikâyetiyle başlar. Tipik deliller yalan beyanın yer aldığı başvuru formu, tutanak veya işlem dosyası, belgeyi düzenleyen görevlinin ifadesi, kurum kayıtları ve beyanın aksini gösteren belgelerdir; imzanın sanığa ait olduğu tartışılıyorsa grafoloji incelemesi yaptırılır. Savcılık soruşturma sonunda kamu davasının açılmasını beş yıl süreyle erteleyebilir (CMK 171/2); erteleme kararı vermezse seri muhakeme usulünü (CMK 250) şüpheliye müdafii huzurunda teklif etmek zorundadır.

Seri muhakeme kabul edilmez ya da tamamlanamazsa iddianame asliye ceza mahkemesine verilir; üst sınır iki yıl olduğundan basit yargılama usulü (CMK 251/1) uygulanabilir. Yargıtay, seri muhakeme teklif edilmeden doğrudan açılan davada mahkemenin durma kararı verip dosyayı Cumhuriyet başsavcılığına göndermesi gerektiğini kabul etmiştir; künyesi aşağıda Yargıtay Kararları bölümündedir. Kovuşturmada en çok tartışılan konu, düzenlenen belgenin beyanın doğruluğunu ispat edici nitelikte olup olmadığı ve görevlinin beyanı kendisi araştırmakla yükümlü olup olmadığıdır. Bu nedenle mahkemenin belgeyi düzenleyen kurumun mevzuatını getirtmesi ve görevlinin beyanı nasıl doğruladığını tespit etmesi gerekir. Beyanın sanığa ait olduğu ve beyan anında gerçeğe aykırılığın bilindiği de ayrı ayrı ispat edilmelidir; yalnız beyan ile gerçek durum arasındaki farkın gösterilmesi kast için yeterli değildir.

Hükme karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinafa başvurulabilir (CMK 273/1); doğrudan seçilen ve on beş bin TL’yi aşmayan adli para cezası kesindir (CMK 272/3-a). Üst sınır iki yıl olduğundan bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı temyiz CMK 286/2-d gereği kapalıdır; yalnız bölge adliye mahkemesinin ilk kez kurduğu ve 272/3 dışında kalan mahkûmiyet hükmü temyiz edilebilir. Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçu için hazırlanmış savunma dilekçesi örneği, istinaf dilekçesi örneği ve temyiz dilekçesi örneği sitemizde yer alır.

Suçta Gözaltı ve Tutukluluk Halleri

CMK 91/1’e göre gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkime gönderilme için zorunlu süre hariç yirmi dört saattir; bu yol süresi on iki saati geçemez. Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan dosyalarında gözaltı istisnaidir; şüpheliler genellikle ifadeye çağrılır ya da ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakılır.

Suç CMK 100/3’teki katalog suçlardan değildir. Hapis cezasının üst sınırı iki yılı geçmediğinden ve suç vücut dokunulmazlığına karşı işlenmediğinden CMK 100/4 gereği tutuklama kararı verilemez. Bu suç yönünden azami tutukluluk süresi (CMK 102/1) bu nedenle uygulamada gündeme gelmez; tutuklama ancak birlikte yargılanan başka bir suç nedeniyle söz konusu olabilir. Yurt dışına çıkış yasağı gibi adli kontrol tedbirlerine sulh ceza hâkimi ya da mahkeme karar verir.

Uzlaşma, Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Etkin Pişmanlık ve Görevli Mahkeme

Uzlaşma Mümkün mü?

Uzlaştırma uygulanmaz. TCK 206, CMK 253/1-b’deki listede sayılmamıştır ve şikâyete bağlı olmadığından 253/1-a kapsamına da girmez. Fail adli süreçteki bir çocuksa ve suçtan zarar gören gerçek kişi ya da özel hukuk tüzel kişisiyse CMK 253/1-c uyarınca uzlaştırma gündeme gelebilir. Önödeme (TCK 75) de uygulanmaz, çünkü suç yalnız adli para cezası gerektirmez ve hapis cezasının üst sınırı altı ayı aşar.

Şikayet Süresi Ne Kadardır?

Şikâyet süresi yoktur. Suç resen soruşturulduğundan TCK 73’teki altı aylık süre uygulanmaz; kurumun ya da zarar gören kişinin şikâyetten vazgeçmesi davayı sona erdirmez.

Dava Zamanaşımı Süresi

Üst sınır beş yılı geçmediğinden dava zamanaşımı sekiz yıldır (TCK 66/1-e). Kesen işlemler varsa süre en fazla yarısı kadar uzayarak on iki yıla ulaşır (TCK 67/4). Süre, yalan beyana dayanılarak belgenin düzenlendiği günden işlemeye başlar; zincirleme suçta son belgenin düzenlendiği gün esas alınır (TCK 66/6).

Etkin Pişmanlık Hükümleri

TCK 206 için kanunda özel bir etkin pişmanlık hükmü bulunmamaktadır. Beyanın sonradan düzeltilmesi ya da belgenin iptaline çalışılması cezayı kaldırmaz; bu davranışlar TCK 62’deki takdiri indirimde ve HAGB değerlendirmesinde lehe gözetilir. Belge düzenlenmeden önce beyanın geri alınması ise gönüllü vazgeçme (TCK 36) olarak değerlendirilir.

Görevli Mahkeme Hangisidir?

Davaya asliye ceza mahkemesi bakar. 5235 sayılı Kanunun 12. maddesi ağır ceza mahkemesini on yıldan fazla hapis gerektiren suçlarla ve resmi belgede sahtecilik bakımından yalnız TCK 204/2 gibi sayılan suçlarla görevli kılar; TCK 206 bunlar arasında değildir. Fail çocuksa çocuk mahkemesi görevlidir. Hükme karşı istinaf süresi gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftadır (CMK 273/1).

Yargıtay Kararları

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 09.02.2026 tarihli, 2025/3796 E., 2026/1383 K.

Yerel mahkeme TCK 206 uyarınca sanığa hem hapis hem de adli para cezası vermişti. Yargıtay, kanun yararına bozma üzerine, maddede hapis ve adli para cezasının seçimlik olarak öngörüldüğünü, hapis tercih edildiğinde ayrıca adli para cezasına hükmedilemeyeceğini belirtti ve adli para cezasını hükümden çıkardı.

… seçenek yaptırımlardan hapis cezası tercih edildiği halde, ayrıca adli para cezasına da hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayini Kanun’a aykırı olup …

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 04.05.2026 tarihli, 2026/243 E., 2026/4980 K.

Doğrudan iddianameyle açılan TCK 206 davasında mahkeme basit yargılama usulüyle mahkûmiyet hükmü kurmuştu. Yargıtay, kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği hâllerde bu suç için seri muhakeme usulünün uygulanmasının zorunlu olduğunu, mahkemenin durma kararı verip dosyayı Cumhuriyet başsavcılığına göndermesi gerektiğini belirterek kararı kanun yararına bozdu.

… Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma evresi sonunda atılı suça yönelik kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanmasının zorunlu olduğu anlaşılmakla; durma kararı verilerek gereğinin takdir ve ifası için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi gerektiğinin gözetilmemesi Kanun’a aykırı olup …

Sık Sorulan Sorular

Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun cezası nedir?

TCK 206’ya göre ceza üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Hâkim iki cezadan birini seçer; para cezası seçilirse gün sayısı ve bir günün karşılığı ayrıca belirlenir. Suçun nitelikli hâli yoktur.

Nüfus müdürlüğüne ya da tapuya yalan beyan suç mu?

Beyana dayanılarak düzenlenen resmi belge o beyanın doğruluğunu ispat ediyorsa TCK 206’daki suç oluşabilir. Görevli beyanı kendisi araştırıp doğrulamakla yükümlüyse suç oluşmaz. Bu ayrım her belge türü için ilgili mevzuata göre yapılır.

Yalan beyan suçunda uzlaşma var mı?

Hayır, suç CMK 253’teki uzlaştırma listesinde yer almaz ve şikâyete bağlı değildir. Önödeme de uygulanmaz. Savcılık ise kamu davasının açılmasını ertelemezse seri muhakeme usulünü teklif etmek zorundadır; kabul edilirse ceza yarı oranında indirilir.

Resmi belgede yalan beyan suçu tutuklama gerektirir mi?

Hayır, hapis cezasının üst sınırı iki yıl olduğundan CMK 100/4 gereği bu suçtan tutuklama kararı verilemez. Gerektiğinde yurt dışına çıkış yasağı gibi adli kontrol tedbirleri uygulanabilir.

Resmi belgede yalan beyan suçunda zamanaşımı kaç yıl?

Dava zamanaşımı sekiz yıldır (TCK 66/1-e) ve belgenin düzenlendiği günden işlemeye başlar. Kesen işlemler varsa süre en çok on iki yıla uzar. Süre dolmuşsa dava düşer.

Yalan beyan suçu memuriyete engel mi?

Kasten işlenen bir suçtan bir yıl veya daha fazla hapis cezası memuriyete engeldir. Bu suç belgelerde sahtecilik bölümünde yer aldığından daha kısa cezaların da 657 sayılı Kanun m.48/A-5’teki sahtecilik kapsamında değerlendirilmesi riski bulunur. HAGB kararı mahkûmiyet sayılmadığından bu sonucu doğurmaz.

Kaynaklar: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (mevzuat.gov.tr), 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu. Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Av. Umur Yıldırım
Av. Umur Yıldırım Kurucu Avukat Ankara 1 Nolu Barosu — Sicil No: 30381 — Kaydı doğrula
Profili görüntüleyin
Benzer

Makaleler

Yeni madde açıklamalarından ve mevzuat güncellemelerinden ilk siz haberdar olun.