Zimmet suçu, görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş olan ya da koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin veya başkasının zimmetine geçiren kamu görevlisinin işlediği ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 247. maddesinde düzenlenen bir suçtur. Temel hâlde beş yıldan on iki yıla kadar hapis cezası öngörülür; zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında artırılır ve yedi yıl altı aydan on sekiz yıla kadar hapse ulaşır. Uygulamada temel hâl “basit zimmet”, hileli hâl “nitelikli zimmet” ya da “hileli zimmet”, malın geçici kullanılıp iade edilmesi hâli ise “kullanma zimmeti” olarak anılmaktadır. Suç CMK 100/3’teki katalog suçlar arasında yer almaz. Şikâyete bağlı değildir; Cumhuriyet başsavcılığı resen soruşturur ve 3628 sayılı Kanunun 17. maddesi gereği soruşturma için 4483 sayılı Kanuna göre izin aranmaz.
Kısa Cevap
TCK 247’ye göre kamu görevlisi, görevi gereği elinde bulunan ya da korumakla yükümlü olduğu malı kendi malıymış gibi tasarruf ederek kendisinin veya başkasının zimmetine geçirdiğinde suç tamamlanır. Ceza temel hâlde beş yıldan on iki yıla, hileli zimmette yedi yıl altı aydan on sekiz yıla kadar hapistir; mal geçici olarak kullanılıp iade edilmek üzere alınmışsa ceza yarısına kadar indirilebilir. Suç şikâyete bağlı değildir, uzlaştırma ve önödeme uygulanmaz; üst sınır tutuklama yasağının sınırını aştığından şartları varsa tutuklama mümkündür ve dava ağır ceza mahkemesinde görülür. Zararın soruşturma başlamadan tamamen giderilmesi cezayı üçte iki, kovuşturma başlamadan gönüllü giderilmesi yarı, hükümden önce giderilmesi üçte bir oranında indirir (TCK 248). HAGB ve erteleme ancak bu indirimlerle sonuç ceza iki yıl veya altına inerse, adli para cezasına çevirme ise bir yıl veya altına inerse gündeme gelir.
Kanun Metni
Kaynak: mevzuat.gov.trBir cümleye tıklayın, ilgili açıklamaya gidin.
(3) Zimmet suçunun, malın geçici bir süre kullanıldıktan sonra iade edilmek üzere işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilebilir.
Kanun Gerekçesi
Gerekçe için tıklayınız
Kamu görevlisi, bu görevi dolayısıyla zilyedliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu mallar üzerinde ancak görevinin gerektirdiği şekilde tasarrufta bulunabilir. Madde metninde, kamu görevlisinin bu mallar üzerinde görevinin gerekleriyle bağdaşmayan bir surette tasarrufta bulunması, bu malları kendisinin veya başkasının zimmetine geçirmesi suç olarak tanımlanmıştır.
Zimmet suçunun konusu, taşınır veya taşınmaz maldır. Bu malın zilyedliğinin kamu görevlisine devredilmiş olması veya kamu görevlisinin bu mal üzerinde koruma ve gözetim yükümlülüğünün bulunması gerekir. Bu malın mülkiyetinin devlete, herhangi bir kamu kurumuna ya da herhangi bir kişiye ait olması arasında fark bulunmamaktadır.
Zimmet suçunun oluşabilmesi için, suç konusu malın zimmete geçirilmesi gerekir. Zimmete geçirme, suç konusu mal üzerinde malikmiş gibi tasarrufta bulunmayı ifade eder. Bu tasarruflar, suç konusu şeyin mal edinilmesi, amacı dışında kullanılması, tüketilmesi şeklinde olabileceği gibi, bir başkasına satılması, verilmesi şeklinde de gerçekleşebilir. Zimmete geçirme olgusu, icraî bir davranışla gerçekleşebileceği gibi, ihmalî bir davranışla da gerçekleştirilebilir. Zimmet suçunun oluşabilmesi için, suç konusu malın kamu görevlisinin şahsının veya bir başkasının zimmetine geçirilmiş olması arasında fark bulunmamaktadır.
Zimmet suçunun faili, kamu görevlisidir. Kişinin kamu görevlisi olup olmadığını belirlerken, ifa ettiği görevin niteliği göz önünde bulundurulmak gerekir.
Maddenin ikinci fıkrasında, suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi hâlinde, verilecek cezanın artırılması öngörülmüştür.
Zimmet suçunda, suç konusu mal kamu görevlisinin zilyedliğinde veya koruma ve gözetim sorumluluğunda olduğu için, bunun zimmete geçirilmesi için herhangi bir kişinin aldatılmış olması gerekmez. Burada hile, sadece zimmet olgusunun sonradan anlaşılmasının önüne geçilmek amacıyla gerçekleştirilmektedir. Bu bakımdan, zimmet suçundaki hile, suçun delillerini gizlemeye yönelik bir davranıştır.
Maddenin son fıkrasında, kullanma zimmetine ilişkin hükme yer verilmiştir. Bu hükümde, zimmet suçunun, malın geçici bir süre kullanıldıktan sonra iade edilmek üzere işlenmesi hâlinde, verilecek cezada indirim yapılması öngörülmüştür.
Suç konusu mal üzerinde malikin bulunabileceği tasarruflarla zimmet olgusu ortaya çıktığına göre; kullanmanın malikin bulunabileceği tasarruf niteliğinde olup olmadığına bakmak gerekir. Bu nedenle, her bir kullanmanın, ilgili somut olayın koşulları göz önünde bulundurularak yapılacak bir değerlendirmeyle, zimmeti oluşturup oluşturmadığının belirlenmesi gerekir. Bu bakımdan, kullanmanın salt belli bir süreyle sınırlı olması, zimmetin oluşumuna engel değildir.
Suçun Hukuki Künyesi
| Künye Başlığı | Açıklama |
|---|---|
| Kanun Maddesi | Zimmet, 5237 sayılı TCK’nın İkinci Kitap Dördüncü Kısmında, “Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar” başlıklı Birinci Bölümde, 247. maddede düzenlenmiştir. Etkin pişmanlık 248, denetim görevinin ihmali 251. maddededir. |
| Şikayet | Şikâyete bağlı değildir; kurumun ya da zarar görenin vazgeçmesi soruşturmayı veya davayı düşürmez. İlgili kamu kurumu yazılı başvuruyla davaya katılabilir (3628 m.18). |
| Zamanaşımı | 247/1, 247/2 ve 247/3’te on beş yıl (TCK 66/1-d); hileli zimmetin üst sınırı on sekiz yıl olduğundan süre değişmez. |
| Tutuklama ve Adli Kontrol | CMK 100/3 katalogunda yoktur; tutuklama için kaçma veya delil karartma şüphesi somut olgularla gösterilmelidir. Adli kontrol ve şüpheli ya da sanığın malvarlığına el koyma (CMK 128/2-a-14) uygulanabilir. |
| Uzlaşma | CMK 253 kapsamında değildir; uzlaştırma ve önödeme uygulanmaz. |
| Etkin Pişmanlık | TCK 248: soruşturmadan önce aynen iade veya tam tazminde üçte iki, kovuşturmadan önce gönüllü iade veya tam tazminde yarı, hükümden önce üçte bir indirim. |
| İndirim | Kullanma zimmetinde yarıya kadar (TCK 247/3); malın değeri azsa üçte birden yarıya kadar (TCK 249); yaş küçüklüğü (TCK 31) ve altıda bire kadar takdiri indirim (TCK 62). |
| Memuriyete Etkisi | Zimmet, 657 sayılı Kanun m.48/A-5’te ayrıca sayılan suçlardandır; ceza süresine bakılmaksızın zimmetten mahkûmiyet memuriyete engeldir. Görev yetkisinin kötüye kullanılması nedeniyle TCK 53/5 uyarınca ayrıca hak yoksunluğuna hükmolunur. |
| Görevli Mahkeme | 247/1-3: ağır ceza mahkemesi (5235 m.12; üst sınır on yılı aşar) · suça sürüklenen çocukta çocuk ağır ceza mahkemesi. |
Suçun Şartları ve Unsurları Nelerdir?
TCK 247/1’e göre zimmet suçunun oluşması için dört şart birlikte aranır: failin kamu görevlisi olması, malın zilyetliğinin göreviyle bağlantılı olarak ona devredilmiş ya da malın koruma ve gözetiminin ona ait olması, malın zimmete geçirilmesi ve kast. Zimmete geçirme, kamu görevlisinin mal üzerinde malikmiş gibi tasarrufta bulunmasıdır. Kasadaki parayı kendi hesabına aktarmak, ambardaki malı satmak, tahsil edilen harcı yatırmamak ya da kurum aracını özel işlerde sürekli kullanmak bu tasarrufun tipik örnekleridir. Ceza Genel Kurulu da zimmete geçirmeyi malikmiş gibi tasarruf olarak tanımlamaktadır.
Mal ile görev arasındaki bağ suçun belkemiğidir. Malın kamu görevlisinin eline görevi gereği geçmiş olması gerekir; görevle ilgisi olmadan, örneğin bir iş arkadaşının masasından alınan para zimmet değil hırsızlık konusu olur. Malın mülkiyetinin devlete, bir kamu kurumuna ya da özel bir kişiye ait olması fark etmez; icra dairesine yatırılan ya da adli emanete alınan para da görevlinin zilyetliğine görevi nedeniyle girdiği için zimmetin konusu olabilir. Fiil icrai bir davranışla işlenebileceği gibi, tahsil edilen paranın kasaya hiç girilmemesi örneğinde olduğu gibi ihmali davranışla da işlenebilir.
Uygulamada en çok tartışılan nokta, kayıtlardaki açığın zimmetten mi yoksa hesap hatası, kayıt dışı satış ya da usulsüz ama kişisel çıkar sağlamayan bir işlemden mi kaynaklandığıdır. Açığın varlığı tek başına zimmeti kanıtlamaz; açığın sanığın tasarrufuna geçtiği, kasa sayım tutanakları, devir teslim belgeleri ve bilirkişi incelemesiyle ortaya konmalıdır. Kamu görevlisinin görevine aykırı davranarak bir menfaat sağlaması ama malın zilyetliğine sahip olmaması hâlinde ise görevi kötüye kullanma suçu gündeme gelir.
Fail ve Mağdur
Zimmet özgü bir suçtur ve yalnız kamu görevlisi tarafından işlenebilir. TCK 6/1-c’ye göre kamu görevlisi, kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişidir; belirleyici olan kadro türü değil, yürütülen faaliyetin kamusal niteliğidir. Bu nedenle sözleşmeli personel, geçici görevli, köylere hizmet götürme birliği başkanı ya da kanunla kamu görevlisi sayılan kuruluş çalışanları da fail olabilir. Fail kamu görevlisi değilse aynı fiil, mal kendisine hizmet ilişkisi nedeniyle teslim edilmişse güveni kötüye kullanma suçunun nitelikli hâlini (TCK 155/2) oluşturabilir. Banka yönetici ve mensuplarının zimmeti ise 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 160. maddesinde ayrıca ve daha ağır cezayla düzenlenmiştir.
Suçun mağduru, malı zimmete geçirilen kamu kurumu ve genel olarak toplumdur; mal özel bir kişiye aitse o kişi de suçtan doğrudan zarar görür. Kurum katılan sıfatıyla davaya katılabilir ve hükmü kanun yoluna taşıyabilir. Malın değerinin az olması suçun oluşmasına engel değildir; ancak zimmet konusu malın değeri azsa ceza TCK 249 uyarınca üçte birden yarıya kadar indirilir. Değerin azlığı derecesine varmayan hâllerde değer, TCK 61 uyarınca temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınır.
Suçun Hukuki Konusu
Korunan hukuki değer, kamu idaresinin dürüst ve güvenilir işleyişi ile kamu görevlisine görevi nedeniyle bırakılan mallar üzerindeki güvendir. Suç aynı zamanda kamunun ve kişilerin malvarlığını korur. Maddi konu taşınır veya taşınmaz maldır; para, kıymetli evrak, akaryakıt, ilaç, demirbaş eşya ve hizmet aracı uygulamada en sık görülen örneklerdir.
Manevi Unsur
Zimmet yalnız kastla işlenir; fail malın görevi nedeniyle elinde bulunduğunu bilmeli ve onu kendi ya da başkası yararına mal edinme iradesiyle hareket etmelidir. Olası kast (sonucu öngörüp kabullenme) TCK 21/2 kapsamında tartışılabilir. Taksirli zimmet kanunda düzenlenmediğinden ihmal sonucu doğan kasa açığı TCK 22/1 gereği bu suçu oluşturmaz; denetimle yükümlü kamu görevlisinin ihmali ise TCK 251/2’de ayrı bir suç olarak üç aydan üç yıla kadar hapisle cezalandırılır. Zimmete kasten göz yuman denetim görevlisi ise TCK 251/1 gereği müşterek fail olarak sorumlu tutulur.
Dikkat: Kamu görevlisinin kurum parasını mevzuata aykırı biçimde harcaması ya da hak etmediği bir ödemeyi alması her zaman zimmet değildir. Ödemenin sehven yapıldığı savunması aksi kanıtlanamıyorsa ve iddianame yalnız usulsüz ödemeyi anlatıyorsa Ceza Genel Kurulu eylemi görevi kötüye kullanma olarak nitelendirebilmektedir; nitelendirme farkı cezayı ve zamanaşımını doğrudan değiştirir.
Suçun Cezası Nedir?
TCK 247 temel hâlde beş yıldan on iki yıla kadar hapis öngörür; aşağıdaki tablo her hâlin cezasını, görevli mahkemesini ve şikâyet ile uzlaşma durumunu gösterir.
| Hâl (fıkra) | Ceza | Görevli Mahkeme | Şikâyet / Uzlaşma |
|---|---|---|---|
| Basit zimmet (247/1) | Beş yıldan on iki yıla kadar hapis | Ağır ceza | Şikâyet aranmaz / uzlaştırma yok |
| Hileli (nitelikli) zimmet (247/2) | Temel ceza yarı oranında artırılır: yedi yıl altı aydan on sekiz yıla kadar hapis | Ağır ceza | Şikâyet aranmaz / uzlaştırma yok |
| Kullanma zimmeti (247/3) | Verilecek ceza yarı oranına kadar indirilebilir | Ağır ceza | Şikâyet aranmaz / uzlaştırma yok |
| Etkin pişmanlık (248) | Soruşturmadan önce üçte iki, kovuşturmadan önce yarı, hükümden önce üçte bir indirim | Ağır ceza | Şikâyet aranmaz / uzlaştırma yok |
| Teşebbüs (35) | Cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir | Ağır ceza | Şikâyet aranmaz / uzlaştırma yok |
Temel Halinin Cezası (247/1)
Basit zimmetin cezası beş yıldan on iki yıla kadar hapistir; adli para cezası öngörülmemiştir. Hâkim temel cezayı TCK 61/1’deki ölçütlere, özellikle zimmete geçirilen malın değerine, fiilin süresine ve failin kusurunun ağırlığına göre belirler; alt sınırdan uzaklaşılması somut gerekçe gerektirir. Aynı görev süresi içinde farklı zamanlarda tekrarlanan zimmet eylemlerinde zincirleme suç hükmü (TCK 43/1) uygulanır ve ceza dörtte birden dörtte üçe kadar artırılır. Mahkûmiyet hâlinde TCK 53’teki hak yoksunlukları ve görev yetkisinin kötüye kullanılması nedeniyle 53/5’teki ek yasak da hükme bağlanır.
Nitelikli Haller (247/2)
Maddenin tek nitelikli hâli, suçun zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesidir. Burada hile, bir kimseyi aldatmak için değil, zimmetin sonradan anlaşılmasını önlemek için yapılır: sahte tahsilat ya da reddiyat makbuzu düzenlemek, kayıtları tahrif etmek, kasa mevcudunu sahte belgeyle doğrulamak gibi. Hile, basit bir araştırma ve kaba bir incelemeyle ortaya çıkarılamayacak nitelikte olmalıdır. Yargıtay, sahte belgelerin denetim başlayıp açık tespit edildikten sonra açığı kapatmak için düzenlendiği olayda zimmetin hileli davranışlarla işlendiğinin kabul edilemeyeceğine karar vermiştir. Hileli davranış sahte belgeyle yapılmışsa TCK 212 gereği sahtecilikten de ayrıca ceza verilir.
İndirim Halleri (247/3, 248)
Kullanma zimmetinde fail malı kalıcı olarak mal edinmek için değil, geçici süre kullanıp iade etmek üzere alır; ceza yarı oranına kadar indirilebilir. Kullanmanın salt kısa sürmesi zimmeti ortadan kaldırmaz, iade iradesinin baştan var olduğu somut olgularla gösterilmelidir. TCK 248’deki etkin pişmanlık ise iade ya da tazminin zamanına göre üç kademeli indirim sağlar ve zararın tamamen giderilmesi şarttır; kısmi ödeme bu indirimi doğurmaz. Fiili işlediği sırada on beş yaşını doldurmuş ama on sekiz yaşını doldurmamış kişide yaş küçüklüğü indirimi (TCK 31) ve her hâlde altıda bire kadar takdiri indirim (TCK 62) uygulanabilir.
Somut olayınızı birlikte değerlendirelim
Ceza hesabı; nitelikli hâller, artırım ve indirim nedenleriyle dosyadan dosyaya değişir.
Suçun Özel Görünüş Biçimleri
Teşebbüs
Zimmet bir netice suçudur ve mal üzerinde malikmiş gibi tasarrufun başladığı anda tamamlanır. Mal zaten failin zilyetliğinde bulunduğundan teşebbüs aşaması dardır; tahsil edilen paranın kayda girmemesi için hazırlanan işlemin kurum içi kontrolde tespit edilip para kasadan hiç çıkmadan engellenmesi gibi istisnai durumlarda gündeme gelir. Teşebbüste ceza TCK 35/2’ye göre dörtte birden dörtte üçe kadar indirilir.
İştirak
Zimmet özgü suç olduğundan yalnız kamu görevlisi fail olabilir. Kamu görevlisi olmayan kişi, örneğin zimmete geçirilen parayı hesabına alan yakın ya da sahte fatura düzenleyen tedarikçi, TCK 40/2 uyarınca azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulur. Birden fazla kamu görevlisinin birlikte hareket ettiği olaylarda her biri müşterek fail olabilir. Zimmete kasten göz yuman denetim görevlisi de TCK 251/1’e göre müşterek fail sayılır.
İçtima (Zincirleme Suç ve Diğer Halleri)
Zimmet, TCK 43/3’te sayılan istisnalar arasında olmadığından aynı suç işleme kararıyla farklı zamanlarda tekrarlanan eylemler zincirleme suç oluşturur; uygulamada aylar ya da yıllar süren zimmet eylemleri çoğu kez bu yolla tek suç olarak cezalandırılır. Hileli davranış resmi belgede sahtecilikle gerçekleşmişse TCK 212 gereği hem sahtecilik hem zimmet için ayrı ceza verilir.
Komşu suçlarla sınır önemlidir. Kamu görevlisinin görevinin sağladığı nüfuzu kullanarak kişiyi menfaat sağlamaya icbar etmesi irtikap (TCK 250), işin yapılması için anlaşma yoluyla menfaat alması rüşvet suçu (TCK 252) oluşturur. Görevi kötüye kullanma (TCK 257) ise “kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında” uygulanan tali bir normdur; zimmetin unsurları gerçekleşmişse 257 uygulanmaz, mal üzerinde malikmiş gibi tasarruf ispatlanamazsa eylem 257’ye kayabilir.
Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
Adli Para Cezasına Çevirme
TCK 50/1 ve 49/2’ye göre yalnız bir yıl veya daha az süreli hapis cezası adli para cezasına ya da diğer seçenek yaptırımlara çevrilebilir. Zimmetin alt sınırı beş yıl olduğundan çevirme, ancak 247/3, 248 ve 62 indirimlerinin birlikte uygulanmasıyla sonuç ceza bir yıl veya altına inerse mümkündür. Hileli zimmette bu sınıra inmek pratikte mümkün olmaz. TCK 50/1-b’deki zararın giderilmesi seçeneği de ayrıca değerlendirilebilir.
Erteleme
TCK 51/1’e göre iki yıl veya daha az hapis cezası ertelenebilir; fiili on sekiz yaşından küçükken ya da altmış beş yaşını bitirmişken işleyen için sınır üç yıldır. Temel hâlde alt sınırdan verilen beş yıllık ceza, soruşturmadan önceki etkin pişmanlıkla üçte iki oranında indirilirse bir yıl sekiz aya iner ve erteleme, kişinin daha önce kasıtlı suçtan üç aydan fazla hapse mahkûm olmaması ve olumlu kanaat şartıyla mümkün hâle gelir. Mahkeme ertelemeyi zararın tamamen giderilmesi koşuluna bağlayabilir (TCK 51/2).
HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması)
CMK 231/5’e göre hükmolunan ceza iki yıl veya daha az hapis ise HAGB kararı verilebilir. Zimmette bu sınır yalnız etkin pişmanlık ve diğer indirimlerle aşağı inilen hâllerde gündeme gelir. CMK 231/6-c’ye göre kamunun uğradığı zararın aynen iade ya da tazmin yoluyla tamamen giderilmesi de ayrıca şarttır; bu şart zimmette çoğu dosyanın sonucunu belirler. Denetim süresi beş yıldır, karara karşı istinaf yoluna gidilir (CMK 231/8, 231/12); HAGB 7589 sayılı Kanunla aynı içerikle yeniden düzenlenmiş olup bugün de uygulanmaktadır.
Suçun Soruşturma ve Kovuşturma Aşamaları
Zimmet soruşturması çoğunlukla kurum içi teftiş, Sayıştay denetimi, kasa sayımı ya da ihbarla başlar; 3628 sayılı Kanunun 18. maddesine göre ihbarlar doğrudan Cumhuriyet başsavcılığına yapılır ve delil elde eden müfettiş evrakı savcılığa iletir. Soruşturma için 4483 sayılı Kanun uyarınca izin aranmaz; bu kuralın istisnası 3628 sayılı Kanunun 17. maddesinin ikinci fıkrasında sayılan müsteşar, vali ve kaymakamlardır. Tipik deliller teftiş ve soruşturma raporları, kasa sayım ve devir teslim tutanakları, banka hesap hareketleri, muhasebe kayıtları, tahsilat ve reddiyat makbuzları ile bilirkişi raporudur. Malvarlığına el koyma (CMK 128) ve kurumun zararının tespiti bu aşamada yapılır.
Yeterli şüphe varsa iddianame ağır ceza mahkemesine verilir ve zarar gören kurum katılan olarak davaya dahil olabilir. Kovuşturmada en çok tartışılan konu bilirkişi raporudur: açığın miktarı, hangi dönemde ve kimin görev süresinde oluştuğu, sayım tutanağının bulunup bulunmadığı ve raporlar arasındaki çelişkiler, sanığın sorumluluğunu belirler. Yargıtay, kayıtlar arasındaki farktan doğan iddialarda fiili kasa durumunu gösterir tespit yapılmadan ve savunmadaki itirazlar araştırılmadan kurulan hükümleri eksik inceleme gerekçesiyle bozmaktadır.
Hükme karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinafa (CMK 273/1), bölge adliye mahkemesi kararına karşı da tebliğden itibaren iki hafta içinde temyize (CMK 291/1) başvurulabilir; beş yıl veya daha az hapis cezasına ilişkin istinafın esastan reddi kararları CMK 286/2-a gereği temyiz edilemez. Zimmet suçu için hazırlanmış savunma dilekçesi örneği, istinaf dilekçesi örneği ve temyiz dilekçesi örneği sitemizde yer alır.
Suçta Gözaltı ve Tutukluluk Halleri
CMK 91/1’e göre gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkime gönderilme için zorunlu süre hariç yirmi dört saattir; bu yol süresi on iki saati geçemez. Toplu olarak işlenen suçlarda Cumhuriyet savcısı süreyi her defasında bir günü geçmemek üzere üç gün uzatabilir (CMK 91/3); birden fazla görevlinin birlikte soruşturulduğu kurum içi zimmet dosyalarında bu uzatma gündeme gelebilir.
Zimmet CMK 100/3’teki katalog suçlardan değildir; tutuklama için kaçma veya delil karartma şüphesini gösteren somut olgular aranır. Üst sınır iki yılı aştığından CMK 100/4’teki tutuklama yasağı uygulanmaz. Dava ağır ceza mahkemesinin görevine girdiğinden azami tutukluluk soruşturmada bir yıl, kovuşturmada iki yıldır; zorunlu hâllerde uzatmalarla toplam en çok beş yıla çıkabilir (CMK 102/2, 102/4). Uygulamada yurt dışına çıkış yasağı, düzenli imza ve güvence yatırma gibi adli kontrol tedbirleri (CMK 109/3-a, b, f) daha sık tercih edilir; adli kontrole hâkim karar verir.
Uzlaşma, Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Etkin Pişmanlık ve Görevli Mahkeme
Uzlaşma Mümkün mü?
Uzlaştırma mümkün değildir. TCK 247, CMK 253/1-b’deki listede sayılmamıştır ve şikâyete bağlı olmadığından 253/1-a kapsamına da girmez; önödeme (TCK 75) de uygulanmaz. Kurumun zararının ödenmesi davayı düşürmez, yalnız TCK 248’e göre cezada indirim sebebi olur.
Şikayet Süresi Ne Kadardır?
Şikâyet süresi yoktur. Suç resen soruşturulduğundan TCK 73’teki altı aylık süre uygulanmaz; kurum ya da yöneticisinin şikâyetten vazgeçmesi soruşturmayı veya davayı sona erdirmez.
Dava Zamanaşımı Süresi
Basit zimmette üst sınır on iki yıl olduğundan dava zamanaşımı on beş yıldır (TCK 66/1-d). Hileli zimmette üst sınır on sekiz yıla çıksa da yirmi yılın altında kaldığından süre yine on beş yıldır; TCK 66/3 gereği dosyadaki delillere göre nitelikli hâl dikkate alınır. Kesen işlemler varsa süre en fazla yarısı kadar uzar (TCK 67/4). Eylem yargılama sonunda görevi kötüye kullanma olarak nitelendirilirse 257/1’in üst sınırına göre sekiz yıllık süre uygulanır ve dava düşebilir.
Etkin Pişmanlık Hükümleri
TCK 248 üç kademe öngörür. Soruşturma başlamadan önce malın aynen iadesi ya da zararın tamamen tazmini hâlinde ceza üçte iki, kovuşturma başlamadan önce gönüllü iade veya tazmin hâlinde yarı, hükümden önce gerçekleşen etkin pişmanlıkta üçte bir oranında indirilir. Tazmin tam olmalıdır; kısmi ödeme indirime yol açmaz. Paranın icra takibiyle zorla tahsil edilmesi gönüllülük şartını karşılamaz. İade, soruşturma başladıktan sonra ama kovuşturmadan önce yapılmışsa uygulanacak oran üçte bir değil yarıdır.
Görevli Mahkeme Hangisidir?
5235 sayılı Kanunun 12. maddesi on yıldan fazla hapis gerektiren suçlarda ağır ceza mahkemesini görevli kılar. Zimmetin üst sınırı on iki yıl olduğundan bütün fıkralarda ağır ceza mahkemesi görevlidir; 247/3’teki indirim hâkimin takdirine bırakıldığından görevi değiştirmez. Fail çocuksa dava çocuk ağır ceza mahkemesinde görülür. Görevleri veya sıfatları nedeniyle özel soruşturma ve kovuşturma usulüne tabi olanlar (ör. hâkim ve savcılar) için ilgili kanun hükümleri saklıdır (3628 sayılı Kanunun 17. maddesinin son fıkrası).
Yargıtay Kararları
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 25.06.2025 tarihli, 2024/198 E., 2025/286 K.
Köylere hizmet götürme birliği başkanı olan kaymakam ile yazı işleri müdürü, yapılan toplantı sayısından fazla huzur hakkı aldıkları gerekçesiyle zimmetten mahkûm edilmişti. Ceza Genel Kurulu, zimmete geçirmenin mal üzerinde malikmiş gibi tasarruf olduğunu açıkladıktan sonra, ödemenin sehven yapıldığı savunmasının aksinin kanıtlanamadığını ve iddianamenin yalnız haksız huzur hakkı alındığını anlattığını belirterek eylemi oy çokluğuyla görevi kötüye kullanma olarak nitelendirmiş, hükmü ayrıca usulüne uygun açılmış bir sahtecilik davası bulunmadığı gerekçesiyle de bozmuştur.
… Zimmete geçirme, suç konusu mal üzerinde malikmiş gibi tasarrufta bulunmayı ifade eder. …
… fazladan toplantı ücreti ve huzur hakkı alınmasının sehven gerçekleştiği yönündeki sanık savunmalarının aksine kanıtlanamaması ve iddianame içeriğinde birlikten maaş alınmasıyla ilgili bir anlatımda bulunulmayıp yalnızca haksız yere huzur hakkı ücreti alındığının belirtilmesi karşısında; sanıkların eylemlerinin görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabul edilmelidir. …
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, 01.07.2026 tarihli, 2024/3739 E., 2026/7390 K.
Kooperatifte stok açığı bulunan sanık hakkında ilk derece mahkemesi hileli zimmet kabul ederek cezayı 247/2 uyarınca artırmıştı. Daire, açığın olağan teftiş ve stok sayımıyla basit bir incelemeyle ortaya çıktığını, ortaklar adına düzenlenen belgelerin ise açık tespit edildikten sonra onu kapatmak için hazırlandığını belirterek hileli davranışın kabul edilemeyeceğine karar vermiş; 248/2 indirimindeki hesap hatasını da ayrı bozma sebebi yapmıştır.
… kooperatif ortakları adına düzenlenen belgelerin ise esasen müfettişçe denetime başlanıp stok noksanlığının tespit edilmesinden sonra, ortaya çıkmış bulunan açığın kapatılmasına yönelik olarak tanzim edildiği, bu itibarla zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlendiğinin kabulünün mümkün olmadığı …
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, 25.11.2025 tarihli, 2022/7409 E., 2025/13603 K.
Zincirleme nitelikli zimmetten mahkûm edilen ve zimmete konu para ile altının tamamını tazmin etmeyen sanık hakkında yerel mahkeme TCK 248’i uygulamıştı. Daire, etkin pişmanlık için malın aynen iadesi ya da zararın tamamen tazmininin şart olduğunu belirterek bu uygulamayı bozma sebebi saymış; temel cezanın belirlenmesi ve TCK 53/5’teki yasaklama yönünden de hükmü bozmuştur.
… etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için zimmete geçirilen malın aynen iade edilmesi veya uğranılan zararın tamamen tazmin edilmesinin gerektiği halde, zimmete konu miktarın tamamını tazmin etmeyen sanık hakkında yasal şartları oluşmamasına rağmen 5237 sayılı Kanun’un 248. maddesindeki etkin pişmanlık hükmünün uygulanması, …
Sık Sorulan Sorular
Zimmet suçunun cezası kaç yıl?
Basit zimmetin cezası beş yıldan on iki yıla kadar hapistir. Zimmetin açığa çıkmasını önlemek için hileli davranış kullanılmışsa ceza yarı oranında artırılır ve yedi yıl altı aydan on sekiz yıla kadar hapse ulaşır. Malın geçici kullanılıp iade edilmek üzere alındığı kullanma zimmetinde ceza yarısına kadar indirilebilir.
Zimmete geçirilen para geri ödenirse ceza düşer mi?
Ceza düşmez, ancak TCK 248’e göre indirilir. Soruşturma başlamadan tamamen iade veya tazminde üçte iki, kovuşturma başlamadan gönüllü iadede yarı, hükümden önce iadede üçte bir indirim yapılır. Kısmi ödeme ya da icra yoluyla tahsil bu indirimi sağlamaz.
Kamu görevlisi olmayan biri zimmet suçu işleyebilir mi?
Fail olarak işleyemez; zimmet yalnız kamu görevlisinin işleyebileceği özgü bir suçtur. Kamu görevlisi olmayan kişi zimmete azmettiren ya da yardım eden olarak sorumlu tutulabilir. Özel şirket çalışanının kendisine teslim edilen parayı mal edinmesi ise güveni kötüye kullanma suçunu oluşturabilir.
Zimmet suçunda tutuklama olur mu?
Tutuklama mümkündür, çünkü suçun üst sınırı tutuklama yasağının uygulandığı iki yılı aşar. Bununla birlikte zimmet katalog suç olmadığından kaçma veya delil karartma şüphesi somut olgularla gösterilmelidir; uygulamada adli kontrol tedbirleri sıkça tercih edilir.
Zimmet davasına hangi mahkeme bakar?
Basit, hileli ve kullanma zimmetinin tamamına ağır ceza mahkemesi bakar, çünkü suçun üst sınırı on yılı aşar. Fail çocuksa dava çocuk ağır ceza mahkemesinde görülür.
Zimmetten HAGB veya erteleme alınabilir mi?
Alt sınır beş yıl olduğundan doğrudan alınamaz. Etkin pişmanlık, kullanma zimmeti ve takdiri indirimlerle sonuç ceza iki yıl veya altına inerse HAGB ve erteleme değerlendirilebilir; HAGB için kamunun zararının tamamen giderilmiş olması ayrıca şarttır.