TCK 116 Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçu ve Cezası

KANUN MADDELERİ116TCK 116 Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçu v…

TCK 116 Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçu ve Cezası

Konut dokunulmazlığının ihlali suçu, bir kimsenin konutuna ya da konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak girmek veya rızayla girdikten sonra oradan çıkmamak suretiyle işlenen ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 116. maddesinde düzenlenen bir suçtur. Temel hâlde altı aydan iki yıla kadar hapis cezası öngörülür; fiil cebir veya tehdit kullanılarak ya da gece vakti işlenirse ceza bir yıldan üç yıla kadar hapistir ve TCK 119’daki silahla ya da birden fazla kişiyle birlikte işleme gibi hâllerde bu ceza bir kat artırılır. Uygulamada ve halk arasında “haneye tecavüz”, “izinsiz eve girme”, iş yerleri bakımından ise “iş yeri dokunulmazlığının ihlali” gibi adlarla anılmaktadır. Suç, CMK 100/3’teki katalog suçlar arasında yer almaz. Birinci ve ikinci fıkradaki hâller şikâyete bağlıdır; dördüncü fıkradaki hâl ile TCK 119 kapsamındaki nitelikli hâller Cumhuriyet başsavcılığınca resen soruşturulur.

Kısa Cevap

TCK 116’ya göre başkasının konutuna, eklentisine ya da izinle girilen bir iş yerine rızaya aykırı olarak giren veya çıkması istendiği hâlde çıkmayan kişi cezalandırılır. Ceza konutta altı aydan iki yıla kadar hapis, iş yerinde altı aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası, cebir, tehdit ya da gece vakti işlenmesinde bir yıldan üç yıla kadar hapistir; TCK 119’daki hâllerde bu cezalar bir kat artırılır. 116/1 ve 116/2 şikâyete bağlıdır ve şikâyet süresi altı aydır; maddenin bütün fıkraları uzlaştırma kapsamındadır, ancak TCK 119’daki nitelikli hâllerde uzlaştırma yapılmaz. Birinci ve ikinci fıkrada tutuklama yasağı uygulanır, dördüncü fıkra ve TCK 119 hâllerinde ise tutuklama mümkündür. Sonuç ceza iki yıl veya altında kalırsa HAGB ve erteleme, bir yıl veya altında kalırsa adli para cezasına çevirme gündeme gelir; davaya her hâlde asliye ceza mahkemesi bakar.

Kanun Metni

Kaynak: mevzuat.gov.tr

Bir cümleye tıklayın, ilgili açıklamaya gidin.

(1) Bir kimsenin konutuna, konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak giren veya rıza ile girdikten sonra buradan çıkmayan kişi, mağdurun şikayeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Birinci fıkra kapsamına giren fiillerin, açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olan yerler dışında kalan işyerleri ve eklentileri hakkında işlenmesi hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine altı aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.

(3) Evlilik birliğinde aile bireylerinden ya da konutun veya işyerinin birden fazla kişi tarafından ortak kullanılması durumunda, bu kişilerden birinin rızası varsa, yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz. Ancak bunun için rıza açıklamasının meşru bir amaca yönelik olması gerekir.

(4) Fiilin, cebir veya tehdit kullanılmak suretiyle ya da gece vakti işlenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Kanun Gerekçesi

Gerekçe için tıklayınız

Madde, Anayasanın 21 inci maddesinde güvence altına alınan konut dokunulmazlığını ihlâl fiillerini suç olarak tanımlamaktadır. Konut dokunulmazlığının ihlâli, kişinin kendisine özgü barış ve sükununu ve yuvasındaki yaşamının sulh ve selametle cereyanı için varolması gerekli güvenlik duygusunun sarsılmasını ifade etmektedir.

Bireylere karşı işlenen ve aynı zamanda onların muhtaç oldukları güvenlik ve sükunu ihlâl eyleyen bu fiillerin, hürriyete karşı işlenen suçlar arasında bir suç olarak tanımlanması uygun görülmüştür.

Maddenin birinci fıkrasında konut dokunulmazlığını ihlâl suçunun temel şekli düzenlenmiştir. Buna göre; bir kimsenin konutuna, konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak girilmesi veya rıza ile girildikten sonra buradan çıkılmaması konut dokunulmazlığını ihlâl suçunun temel şeklini oluşturmaktadır. Bu suç, herkes tarafından işlenebilir. Bu suç, icraî bir davranışla işlenebileceği gibi, ihmali davranışla da işlenebilir. Başkasının konutuna veya konutun eklentilerine rıza ile girdikten sonra, çıkmama hâlinde, konut dokunulmazlığı ihmali davranışla ihlâl edilmektedir.

Konut dokunulmazlığını ihlâl suçunun oluşabilmesi için, yetkili kişinin konuta girme konusunda rızasının olmaması gerekir. Konut sahibinin konuta girildiğinden haberdar olmaması, aynı zamanda rızasının da olmaması anlamına gelir. Bu nedenle, konuta gizlice veya hileyle girilmiş olması hâlinde, bu suç oluşur. Sahibinin rızasına dayalı olarak konuta girildikten sonra, bu rızanın geri alınması hâlinde konutun terk

edilmesi gerekir. Aksi takdirde söz konusu suç oluşur. Belirtilen nedenlerle, konut sahibinin rızasının olmaması, bu suçun bir unsurunu oluşturmaktadır.

Konut dokunulmazlığını ihlâl suçunun hukuka aykırılık vasfını ortadan kaldıran rızanın, hukuken geçerli rıza olması gerekir. Kişinin konuta girme konusunda rıza açıklamaya yetkili olmasının yanı sıra, açıklanan rızanın da örneğin hile dolayısıyla sakatlanmamış olması gerekir.

Maddenin ikinci fıkrası, söz konusu suçun hukuka aykırılık vasfını ortadan kaldıran rıza ile ilgili bazı durumlara ilişkin hükümler içermektedir. Buna göre, evlilik birliğinde aile bireylerinden birinin rızasının olması, söz konusu suça ilişkin hukuka aykırılık vasfını ortadan kaldırır. Keza, konutun birden fazla kişi tarafından ortak kullanılması durumunda bu kişilerden birinin konuta girme konusunda rıza göstermesi, fiilin hukuka uygun hâle getirir. Ancak bu hâllerde konuta girişin hukuka uygun sayılabilmesi için, rıza açıklamasının meşru bir amaca yönelik olması gerekir. Bu bakımdan örneğin, konuttaki teknik bir arızanın tamiri için, diğerinin bilgisi olmaksızın, eşlerden birinin tamircinin konuta girmesine rıza göstermesi hâlinde, bu rıza geçerli bir rıza olarak kabul edilmelidir. Buna karşılık, eşlerden birinin bir başkasını zina yapmak üzere konuta kabul etmesi durumunda, bu kişinin konuta girmesine gösterilen rızanın, geçerli bir rıza olarak kabul edilmesi imkânsızdır ve bu durumda diğer eşe karşı işlenmiş konut dokunulmazlığını ihlâl suçu söz konusudur.

Maddeye göre, girilen veya çıkılmayan yerin bir konut veya bunun eklentisi olması gerekir.

Konut dokunulmazlığını ihlâl suçunun soruşturma ve kovuşturması mağdurun şikâyetine bağlı kılınmıştır.

Maddenin üçüncü fıkrası suçun konusu bakımından farklı bir hüküm içermektedir. Buna göre, birinci fıkrada tanımlanan fiillerin, açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olan yerler dışında kalan işyerleri ve eklentileri hakkında işlenmesi, ayrı bir suç olarak tanımlanmıştır.

Bu fıkranın uygulanmasında, birinci fıkrada söz konusu olan koşullar aranacaktır. Niteliği itibarıyla açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi alışılmış (mutat) olan yerler dışında kalan yerlere rıza olmaksızın girilmesi bu suçu oluşturacaktır. Avukatlık bürosu ve özel muayenehane, bu gibi izinle girilmesi gereken yerlere örnek olarak gösterilebilir. Keza, herkesin herhangi bir koşulu yerine getirmeksizin girebileceği yerlere, söz gelimi süper marketlere, dükkânlara, mağazalara halka açık olmadıkları zamanlarda, meselâ mesai saatleri dışında rıza hilafına girilmesi hâlinde de bu suç oluşacaktır. Ancak, halka açık oldukları sırada girildiği takdirde suç oluşmayacaktır. Zira hak sahipleri bu gibi yerlere isteyenin girmesi hususunda daha başlangıçta rızalarını örtülü olarak açıklamış sayılırlar.

Dördüncü fıkrada, bu madde kapsamında tanımlanan suçların cebir veya tehdit kullanılarak ya da gece vakti işlenmesi, cezanın artırılmasını gerektiren nitelikli hâller olarak belirlenmiştir.

Burada söz konusu olan cebir, kasten yaralama suçunun daha az cezayı gerektiren hâli olarak düşünülmelidir. Bu nedenle, kullanılan cebir kişide basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçünün ötesinde bir etki meydana getirmiş ise, hem konut dokunulmazlığını ihlâl suçundan hem de kasten yaralama suçundan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur.

Suçun Hukuki Künyesi

Künye BaşlığıAçıklama
Kanun MaddesiKonut dokunulmazlığının ihlali, 5237 sayılı TCK’nın İkinci Kitabında “Kişilere Karşı Suçlar” kısmının “Hürriyete Karşı Suçlar” bölümünde, 116. maddede düzenlenmiştir. Bölümdeki suçlar için ortak nitelikli hâller TCK 119’dadır.
Şikayet116/1 ve 116/2: şikâyete bağlı, fiili ve faili öğrenmeden itibaren altı ay (TCK 73/1) · 116/4 ve TCK 119 hâlleri: resen soruşturulur · hırsızlık amacıyla girilmişse şikâyet aranmaz (TCK 142/4).
Zamanaşımı116/1, 116/2 ve 116/4: sekiz yıl (TCK 66/1-e) · 116/4 ile birlikte TCK 119 artırımı uygulanıyorsa üst sınır altı yıl olduğundan on beş yıl (TCK 66/1-d).
Tutuklama ve Adli Kontrol116/1 ve 116/2: üst sınır iki yılı geçmediğinden tutuklama yasağı (CMK 100/4) · 116/4 ve 116/1’de TCK 119 artırımı: katalog dışı, CMK 100/1-2’deki somut tutuklama nedeni aranır · her hâlde adli kontrol uygulanabilir.
Uzlaşma116/1, 116/2 ve 116/4: uzlaştırma kapsamında (CMK 253/1-b-4) · TCK 119 hâlleri: uzlaştırma yok · uzlaştırma dışı bir suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmişse uzlaştırma yok (CMK 253/3).
Etkin PişmanlıkKanunda bu suça özgü etkin pişmanlık hükmü bulunmamaktadır.
İndirimMaddeye özgü indirim yoktur; teşebbüs (TCK 35), haksız tahrik (TCK 29), yaş küçüklüğü (TCK 31) ve takdiri indirim (TCK 62) genel hükümlere göre uygulanır.
Memuriyete EtkisiSuç, 657 sayılı Kanun m.48/A-5’te ayrıca sayılan suçlar arasında değildir; kasten işlendiğinden bir yıl veya daha fazla hapis cezasına mahkûmiyet memuriyete engeldir. HAGB kararı CMK 231/5 uyarınca hukuki sonuç doğurmaz.
Görevli MahkemeBütün fıkralarda ve TCK 119 artırımında asliye ceza mahkemesi · suça sürüklenen çocukta çocuk mahkemesi.

Suçun Şartları ve Unsurları Nelerdir?

TCK 116/1 iki seçimlik hareket öngörür ve bunlardan birinin gerçekleşmesi suçun oluşması için yeterlidir. Birincisi, konuta ya da eklentisine hak sahibinin rızasına aykırı olarak girmektir; konut sahibinin girişten hiç haberdar olmaması da rızanın bulunmadığı anlamına gelir, bu nedenle gizlice ya da hileyle girmek suçu oluşturur. İkincisi, rızayla girdikten sonra rıza geri alındığı hâlde konutu terk etmemektir. Bu ikinci hâl ihmali davranışla işlenir: misafir olarak eve alınan kişinin çıkması açıkça istendiği hâlde evde kalmaya devam etmesi buna örnektir.

Suçun konusu konut ve eklentileridir. Konut, kişinin sürekli ya da geçici olarak barındığı ve özel yaşamını sürdürdüğü kapalı yerdir; ev ve daire dışında yazlık, otel odası ya da öğrenci yurdu odası da bu kapsamda değerlendirilir. Eklenti, konutla bağlantılı ve onun kullanımına tahsis edilmiş, çevrilmiş alanlardır: bahçe, avlu, garaj, kömürlük ve depo tipik örneklerdir. Apartmanlarda bina girişi, merdiven boşluğu ve bodrum gibi ortak alanların durumu, konutla bağlantısı ve dışarıya kapalı olup olmadığı gözetilerek somut olayda belirlenir.

İkinci fıkra aynı hareketleri iş yerleri için ayrı bir suç olarak tanımlar, ancak yalnız “açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olan yerler dışında kalan” iş yerlerini korur. Avukatlık bürosu, özel muayenehane, şirket yönetim katı, atölye ya da lokanta mutfağı izinle girilen yerlerdir. Mağaza, market, kahvehane gibi halka açık iş yerlerine açık oldukları saatlerde girmek suç değildir; kapalıyken girmek ya da sahibinin çıkma uyarısına rağmen içeride kalmak ise 116/2’yi oluşturur. Maddenin üçüncü fıkrası, evlilik birliğinde aile bireylerinden ya da konutu veya iş yerini birlikte kullananlardan birinin rızasını yeterli sayar, ancak bu rızanın meşru bir amaca yönelik olmasını şart koşar.

Fail ve Mağdur

Fail herkes olabilir; suç özgü suç değildir. Konutun maliki de fail olabilir: kiraya verdiği dairede oturan kiracının rızası olmadan daireye giren ev sahibi, mülkiyet hakkına dayanarak suçtan kurtulamaz, çünkü kira süresince konutta oturma ve onu koruma hakkı kiracıya aittir. Kamu görevlisi de fail olabilir; arama kararı ya da kanuni bir yetki olmadan, görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak konuta giren görevli bakımından TCK 119/1-e’deki artırım gündeme gelir.

Mağdur, konutta ya da iş yerinde hak sahibi sıfatıyla bulunan, girişe izin verme ya da girişi yasaklama yetkisine sahip kişidir. Konutu birden fazla kişi kullanıyorsa her biri mağdurdur ve TCK 116/3 burada devreye girer. Eşlerden birinin rızası, ev tamiri için ustanın içeri alınması gibi meşru bir amaca yönelikse geçerlidir; diğer eşin açıkça ya da zımnen kabul etmeyeceği bir amaca yönelikse suçun oluşmasını engellemez. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, eşinin rızasıyla gece saatlerinde konuta giren sanık bakımından bu rızanın meşru bir amaca yönelmediğini kabul ederek gece vakti konut dokunulmazlığının ihlali suçunun oluştuğuna karar vermiştir (künyesi aşağıda Yargıtay Kararları bölümündedir).

Suçun Hukuki Konusu

Korunan hukuki değer, Anayasa’nın 21. maddesinde güvence altına alınan konut dokunulmazlığıdır. Kişinin kendi yaşam alanında huzur içinde, başkalarının müdahalesinden uzak yaşama özgürlüğü korunur. Suçun maddi konusu, girilen ya da terk edilmeyen konut, eklenti veya iş yeridir.

Manevi Unsur

Suç yalnız kastla işlenebilir; fail, girdiği yerin başkasına ait bir konut ya da iş yeri olduğunu ve hak sahibinin girişe rıza göstermediğini bilerek hareket etmelidir. Olası kast (sonucu öngörüp kabullenme) yeterlidir. Taksirli hâli kanunda düzenlenmediğinden cezalandırılmaz (TCK 22/1). Apartmandaki benzer bir daireyi kendi evi sanarak açık kapıdan içeri giren kişide, bu yanılgı somut olarak gösterilirse TCK 30/1 uyarınca kast bulunmaz; yanılgı iradi sarhoşluktan kaynaklanıyorsa TCK 34/2 karşısında bu değerlendirme tartışmalıdır. Failin saiki suçun oluşmasını etkilemez; alacak tahsil etmek, eşyasını geri almak ya da konuşmak için girmek de kural olarak suçu oluşturur.

Dikkat: Boşanma sürecinde ortak konuttan ayrılan eşin eve dönmesi, kiracıyı çıkarmak isteyen ev sahibinin kilidi değiştirerek daireye girmesi ve miras kalan evde paydaşlar arasındaki girişler bu suçta en çok tartışılan durumlardır. Bu olaylarda konutta kimin fiilen oturduğu, girişe kimin yetkili olduğu ve TCK 116/3’teki birlikte kullanım ilişkisinin sürüp sürmediği somut olarak araştırılır.

Suçun Cezası Nedir?

TCK 116 üç ayrı ceza aralığı öngörür ve TCK 119/1 bu aralıkları bir kat artırır; aşağıdaki tablo her hâlin cezasını, görevli mahkemeyi ve şikâyet ile uzlaştırma durumunu birlikte gösterir.

Hâl (fıkra)CezaGörevli MahkemeŞikâyet / Uzlaşma
Konuta veya eklentisine girme, çıkmama (116/1)Altı aydan iki yıla kadar hapisAsliye cezaŞikâyete bağlı / uzlaştırma var
İzinle girilen iş yerine girme, çıkmama (116/2)Altı aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasıAsliye cezaŞikâyete bağlı / uzlaştırma var
Cebir, tehdit veya gece vakti (116/4)Bir yıldan üç yıla kadar hapisAsliye cezaResen / uzlaştırma var
Silahla, tanınmaz hâlde, birlikte, örgüt gücüyle ya da nüfuzla (TCK 119/1)İlgili fıkranın cezası bir kat artırılır; 116/1’de iki yıldan dört yıla, 116/4’te iki yıldan altı yıla kadar hapisAsliye cezaResen / uzlaştırma yok
Teşebbüs (TCK 35/2)Tamamlanmış hâlin cezasından dörtte birden dörtte üçe kadar indirimAsliye cezaİlgili fıkraya göre

Temel Halinin Cezası (116/1)

Konuta ya da eklentisine rızaya aykırı girme veya çıkmamanın cezası altı aydan iki yıla kadar hapistir; adli para cezası seçimlik olarak öngörülmemiştir. Hâkim temel cezayı TCK 61/1’deki ölçütlere, özellikle girişin biçimine, konutta kalınan süreye, mağdurun içeride bulunup bulunmadığına ve failin amacına göre bu aralıkta belirler. Mahkûmiyet hâlinde TCK 53’teki hak yoksunlukları kanuni sonuç olarak uygulanır.

Nitelikli Haller (116/4 ve TCK 119)

Dördüncü fıkra, fiilin cebir veya tehdit kullanılarak ya da gece vakti işlenmesini cezayı bir yıldan üç yıla çıkaran nitelikli hâl sayar. Gece vakti, TCK 6/1-e’ye göre güneşin batmasından bir saat sonra başlayıp doğmasından bir saat öncesine kadar süren zamandır. Kanun gerekçesi, buradaki cebrin basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde kalan yaralamayı karşıladığını, bu ölçüyü aşan yaralamada ayrıca kasten yaralama suçundan ceza verileceğini belirtir. Kapı ya da pencere kırılarak girilmesi ayrıca mala zarar verme suçunu gündeme getirir.

TCK 119/1, konut dokunulmazlığının ihlali suçunun silahla, kişinin kendisini tanınmayacak hâle koyması suretiyle, birden fazla kişi tarafından birlikte, var olan ya da var sayılan suç örgütlerinin korkutucu gücünden yararlanılarak ya da kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılarak işlenmesinde cezanın bir kat artırılmasını öngörür. Birlikte işleme hâli için faillerin müşterek fail olarak suçun icrasına katılması yeterlidir; Ceza Genel Kurulu, içeri giren failin yanında dışarıda gözcülük yapan failin de bu artırımdan sorumlu olduğunu kabul etmiştir. TCK 119/2’ye göre suç sırasında kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâlleri gerçekleşirse kasten yaralama hükümleri ayrıca uygulanır.

İndirim Halleri

Maddede özel bir indirim sebebi yoktur. Mağdurun önceki haksız bir davranışının yarattığı hiddetle konuta girilmişse haksız tahrik (TCK 29) uyarınca ceza dörtte birden dörtte üçe kadar indirilebilir. Suça sürüklenen çocuklarda TCK 31’deki yaş küçüklüğü indirimleri uygulanır. Failin geçmişi, pişmanlığı ve cezanın geleceği üzerindeki etkisi gözetilerek altıda bire kadar takdiri indirim yapılabilir (TCK 62).

Somut olayınızı birlikte değerlendirelim

Ceza hesabı; nitelikli hâller, artırım ve indirim nedenleriyle dosyadan dosyaya değişir.

Avukata Danışın

Suçun Özel Görünüş Biçimleri

Teşebbüs

Teşebbüs mümkündür. Konuta girmek için kapı kilidini zorlarken ya da pencereden içeri uzanırken yakalanan failin hareketi, girme gerçekleşmediği için teşebbüs aşamasında kalabilir ve ceza TCK 35/2’ye göre dörtte birden dörtte üçe kadar indirilir. Çıkmama hâlinde ise teşebbüs pratikte düşünülmez; hak sahibinin çıkma isteğine rağmen konutta kalınmasıyla suç tamamlanır.

İştirak

Suç birden fazla kişi tarafından iştirak hâlinde işlenebilir; azmettirme ve yardım etme TCK 38 ve 39’a göre cezalandırılır. Birlikte işleme artırımı (TCK 119/1-c) yalnız müşterek failler için uygulanır; Ceza Genel Kurulu, suça azmettiren ya da yardım eden sıfatıyla katılınmasında bu artırımın yapılamayacağını, ancak suçun icrasına beraberce ve doğrudan katılan faillerin hepsinin içeri girmesinin de gerekmediğini açıklamıştır (künyesi aşağıda Yargıtay Kararları bölümündedir).

İçtima (Zincirleme Suç ve Diğer Halleri)

Suç kesintisiz bir suçtur; failin konutta kaldığı süre boyunca tek suç işlenir ve zamanaşımı çıkışla başlar (TCK 66/6). Aynı suç işleme kararının icrası kapsamında aynı mağdurun konutuna değişik zamanlarda birden fazla girilmesi hâlinde zincirleme suç hükümleri (TCK 43/1) uygulanır; konut dokunulmazlığının ihlali TCK 43/3’teki istisnalar arasında sayılmamıştır.

Konuta girilerek başka bir suç işlenmesi hâlinde kural gerçek içtimadır. Hırsızlık suçu için konuta girilmişse fail hem hırsızlıktan hem konut dokunulmazlığının ihlalinden ayrı ayrı cezalandırılır; TCK 142/4 bu durumda konut dokunulmazlığının ihlali için şikâyet aranmayacağını açıkça düzenler. Bina içinde muhafaza edilen eşyanın çalınması ayrıca nitelikli hırsızlık hükmünü gündeme getirir. Kapı, kilit ya da cam kırılmışsa mala zarar verme suçundan, içeride mağdura yönelik söz ya da davranışlar varsa tehdit suçundan ayrıca hüküm kurulur. Tehdidin konuta girmenin aracı olarak kullanıldığı olaylarda ise 116/4’teki nitelikli hâl ile tehdit suçu arasındaki ilişki somut olayda değerlendirilir.

Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Adli Para Cezasına Çevirme

TCK 50/1 ve 49/2’ye göre bir yıl veya daha az süreli hapis cezası adli para cezasına ya da diğer seçenek yaptırımlara çevrilebilir. 116/1’de alt sınır altı ay olduğundan bir yıla kadar belirlenen cezalar çevrilebilir. 116/2’de hapis ve adli para cezası seçimlik olduğundan hâkim baştan adli para cezası verebilir; hapis seçerse bu ceza artık paraya çevrilemez (TCK 50/2). 116/4’te alt sınır bir yıl olduğundan çevirme, ancak cezanın bir yılda kalması ya da indirimlerle bunun altına inmesi hâlinde mümkündür.

Erteleme

TCK 51/1’e göre iki yıl veya daha az hapis cezası ertelenebilir; fiili on sekiz yaşından küçükken ya da altmış beş yaşını bitirmişken işleyen için sınır üç yıldır. 116/1, 116/2 ve 116/4’te bu sınır içinde kalan cezalar ertelenebilir. 116/4’te TCK 119 artırımıyla alt sınır iki yıla çıktığından erteleme ancak alt sınırdan ceza verilmesi ya da indirim yapılması şartıyla mümkündür.

HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması)

CMK 231/5’e göre hükmolunan ceza iki yıl veya daha az hapis ya da adli para cezası ise HAGB kararı verilebilir; sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmaması, yeniden suç işlemeyeceği kanaatinin oluşması ve varsa zararın giderilmesi gerekir (CMK 231/6). Denetim süresi beş yıldır ve karara karşı istinaf yoluna gidilir (CMK 231/8, 231/12). HAGB, 7589 sayılı Kanunla aynı içerikle yeniden düzenlenmiş olup bugün de uygulanmaktadır. CMK 231/5’in ikinci cümlesi uzlaşmaya ilişkin hükümleri saklı tuttuğundan uzlaştırmalı hâllerde önce uzlaştırma yoluna gidilir.

Suçun Soruşturma ve Kovuşturma Aşamaları

Soruşturma 116/1 ve 116/2’de mağdurun şikâyetiyle, 116/4 ve TCK 119 hâllerinde ise ihbar ya da kolluğun olaya müdahalesiyle resen başlar. Kolluk olay yeri tutanağını düzenler; kapı, kilit ve pencerelerdeki zorlama izleri fotoğraflanır, gerekirse parmak izi alınır. Apartman ve sokak kameraları, alarm sistemi kayıtları ve HTS kayıtları failin olay saatinde konutta bulunup bulunmadığını göstermek için toplanır. Uzlaştırma kapsamındaki hâllerde savcılık dosyayı uzlaştırma bürosuna gönderir; edim derhâl yerine getirilirse kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir (CMK 253/19).

Uzlaştırma sonuçsuz kalırsa ya da uygulanamıyorsa iddianame asliye ceza mahkemesine verilir. Üst sınırı iki yılı geçmeyen 116/1 ve 116/2’de mahkeme, şartları varsa basit yargılama usulünü uygulayabilir; bu usulde mahkûmiyet hâlinde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir (CMK 251/1, 251/3). Kovuşturmada en çok tartışılan konu rızadır: failin içeri davet edilip edilmediği, rızanın sonradan geri alınıp alınmadığı ve birlikte kullanım hâlinde rızanın meşru bir amaca yönelip yönelmediği tanık anlatımları, mesaj kayıtları ve olay saatiyle birlikte değerlendirilir. Gece vakti iddiasında olayın kesin saati, cebir iddiasında ise adli muayene raporu belirleyicidir.

Hükme karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinafa (CMK 273/1), bölge adliye mahkemesi kararına karşı da şartları varsa aynı sürede temyize başvurulabilir (CMK 291/1). Sonuç olarak on beş bin Türk lirası dahil adli para cezasına mahkûmiyet hükümleri istinaf edilemez (CMK 272/3-a); üst sınırı iki yılı geçmeyen 116/1 ve 116/2’ye ilişkin bölge adliye mahkemesi kararları ise kural olarak temyiz edilemez (CMK 286/2-d). Konut dokunulmazlığının ihlali suçu için hazırlanmış savunma dilekçesi örneği, istinaf dilekçesi örneği ve temyiz dilekçesi örneği sitemizde yer alır.

Suçta Gözaltı ve Tutukluluk Halleri

CMK 91/1’e göre gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkime gönderilme için zorunlu süre hariç yirmi dört saattir; bu yol süresi on iki saati geçemez.

116/1 ve 116/2’de üst sınır iki yılı geçmediğinden ve suç vücut dokunulmazlığına karşı işlenmediğinden tutuklama kararı verilemez (CMK 100/4). 116/4’te ve 116/1’de TCK 119 artırımı uygulanan hâllerde bu yasak kalkar; ancak suç CMK 100/3’teki katalogda yer almadığından kaçma ya da delil karartma şüphesi somut olgularla gösterilmelidir. Azami tutukluluk süresi asliye ceza mahkemesinin görevine giren bu suçta soruşturmada altı ay, kovuşturmada bir yıl olup zorunlu hâllerde altı ay uzatılabilir (CMK 102/4, 102/1). Tutuklama yerine mağdurun konutuna yaklaşmama, imza yükümlülüğü ya da yurt dışına çıkış yasağı gibi adli kontrol tedbirlerine (CMK 109/3) hâkim karar verir.

Uzlaşma, Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Etkin Pişmanlık ve Görevli Mahkeme

Uzlaşma Mümkün mü?

116/1, 116/2 ve 116/4’te uzlaştırma mümkündür; konut dokunulmazlığının ihlali, şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın CMK 253/1-b-4’te sayılmıştır. TCK 119’daki nitelikli hâllerde ise uzlaştırma yapılmaz: Ceza Genel Kurulu, kanun koyucunun listede yalnız 116. maddeyi gösterip 119. maddeyi göstermediğini, bunun bilinçli bir tercih olduğunu kabul etmiştir. Suç uzlaştırma kapsamında olmayan başka bir suçla, örneğin nitelikli hırsızlıkla birlikte aynı mağdura karşı işlenmişse uzlaştırma uygulanmaz (CMK 253/3). Önödeme (TCK 75) uzlaştırma kapsamındaki ve üst sınırı altı ayı aşan bu suçta uygulanmaz.

Şikayet Süresi Ne Kadardır?

116/1 ve 116/2’de şikâyet süresi, fiili ve faili öğrenmeden itibaren altı aydır (TCK 73/1). Şikâyetten vazgeçme, hüküm kesinleşinceye kadar davayı düşürür, ancak vazgeçmeyi kabul etmeyen sanığı etkilemez (TCK 73/4, 73/6). Dördüncü fıkra metninde şikâyet şartı öngörülmemiştir; gece vakti ya da cebir veya tehditle işlenen fiil ile TCK 119 hâlleri resen soruşturulur. Hırsızlık amacıyla girilen olaylarda da şikâyet aranmaz (TCK 142/4).

Dava Zamanaşımı Süresi

Dava zamanaşımı, üst sınırları beş yılı geçmeyen 116/1, 116/2 ve 116/4’te sekiz yıldır (TCK 66/1-e). 116/1 ve 116/2’ye TCK 119 artırımı uygulandığında da üst sınır beş yılı aşmadığından süre değişmez. 116/4’e TCK 119 artırımı uygulandığında üst sınır altı yıla çıktığından süre on beş yıldır (TCK 66/1-d); dosyadaki delillere göre nitelikli hâller zamanaşımında baştan gözetilir (TCK 66/3). Kesen işlemler varsa süre en fazla yarısı kadar uzar (TCK 67/4); fiili on iki ile on sekiz yaş arasında işleyenler için süreler TCK 66/2’ye göre kısalır.

Etkin Pişmanlık Hükümleri

Kanunda konut dokunulmazlığının ihlaline özgü etkin pişmanlık hükmü bulunmamaktadır. Failin kırdığı kapıyı onarması ya da mağdurdan özür dilemesi uzlaştırmada edim olarak, HAGB’deki zararın giderilmesi şartında ve TCK 62 kapsamında takdiri indirim sebebi olarak değerlendirilebilir.

Görevli Mahkeme Hangisidir?

5235 sayılı Kanunun 12. maddesi ağır ceza mahkemesini on yıldan fazla hapis gerektiren suçlarla ve sayılan bazı suçlarla görevlendirir; konut dokunulmazlığının ihlali bu suçlar arasında yer almaz ve TCK 119 artırımıyla da üst sınır altı yılı geçmez. Bu nedenle bütün fıkralarda asliye ceza mahkemesi görevlidir. Suça sürüklenen çocuklar hakkında dava çocuk mahkemesinde görülür.

Yargıtay Kararları

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 09.07.2020 tarihli, 2018/578 E., 2020/363 K.

Katılan gece işten döndüğünde kapının içeriden zincirlendiğini ve eşiyle birlikte daha önce tanımadığı sanığı evde bulmuştur. Yerel mahkeme eşin rızasına dayanarak beraat kararında direnmiş, Ceza Genel Kurulu ise eşin rızasının meşru bir amaca yönelmediğini, sanığın çelişkili savunmasına itibar edilemeyeceğini belirterek gece vakti konut dokunulmazlığının ihlali suçunun oluştuğunu kabul etmiş ve hükmü bozmuştur. Karar, TCK 116/3’teki rızanın diğer hak sahiplerinin varsayılan iradesiyle birlikte değerlendirildiğini gösterir.

… rıza açıklamaya ehil hak sahibinin gösterdiği rızanın, diğer hak sahipleri tarafından zımnen ya da açıkça kabul edilmeyeceği anlaşılıyor yahut varsayılan bir rızasızlık durumu söz konusu ise konut dokunulmazlığı suçu oluşacaktır. …

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 31.05.2023 tarihli, 2020/175 E., 2023/325 K.

Gece hırsızlık amacıyla bir iş yerinin penceresini birlikte zorlayan iki sanıktan biri içeri girmiş, diğeri dışarıda gözcülük yapmıştır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı fiziki birliktelik bulunmadığından TCK 119/1-c’nin uygulanamayacağını ileri sürmüş, Ceza Genel Kurulu ise her iki sanığın da suçun işlenişi üzerinde ortak hâkimiyet kuran asli fail olduğunu kabul ederek itirazı oy çokluğuyla reddetmiştir. Karar, birlikte işleme artırımında bütün faillerin konuta girmesinin aranmadığını açıklar.

… suçun icra hareketlerine beraberce ve doğrudan katılmaları yeterli olup suçun birlikte işlenmesi koşulunun sağlanması bakımından sanıklarının tamamının içeriye girmeleri gerekmediği gibi mağdurun olay yerinde sanıkları görmesinin de zorunlu olmadığı …

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 20.12.2023 tarihli, 2022/183 E., 2023/675 K.

İnceleme dışı sanıkla birlikte, boş komşu iş yerinin duvarını delerek şikâyetçinin iş yerine giren sanık bakımından uyuşmazlık, eylemin uzlaştırma kapsamında olup olmadığıdır. Ceza Genel Kurulu, birden fazla kişiyle birlikte işlenen iş yeri dokunulmazlığının ihlalinin şikâyete tabi olmadığını ve CMK 253/1-b-4’ün yalnız TCK 116’yı gösterdiğini belirterek TCK 119 hâllerinin uzlaştırma kapsamı dışında kaldığına oy birliğiyle karar vermiştir.

… Tercih edilen bu düzenleme şekli ile TCK’nın 119. maddesindeki hâllerin gerçekleşmesi durumunda konut veya iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçunun uzlaşma kapsamında olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. …

Sık Sorulan Sorular

Konut dokunulmazlığının ihlali suçunun cezası kaç yıl?

Konuta ya da eklentisine rızaya aykırı girme veya çıkmamanın cezası altı aydan iki yıla kadar hapistir. İzinle girilen iş yerlerinde ceza altı aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası, cebir, tehdit ya da gece vakti işlenmesinde bir yıldan üç yıla kadar hapistir. Silahla ya da birden fazla kişiyle birlikte işlenmesi gibi TCK 119 hâllerinde bu cezalar bir kat artırılır.

Ev sahibi kiracının evine izinsiz girerse suç olur mu?

Evet. Kira süresince konutta oturma ve girişe izin verme hakkı kiracıya aittir; ev sahibinin mülkiyeti bu hakkı ortadan kaldırmaz. Kiracının rızası olmadan daireye giren ev sahibi hakkında TCK 116/1 uygulanır; tahliye için başvurulacak yol hukuk mahkemesi ya da icra takibidir.

Konut dokunulmazlığının ihlalinde uzlaşma var mı?

116/1, 116/2 ve 116/4’te uzlaştırma vardır ve savcılık dosyayı önce uzlaştırmaya gönderir. Suç silahla, birden fazla kişiyle birlikte ya da TCK 119’daki diğer hâllerle işlenmişse uzlaştırma yapılmaz. Nitelikli hırsızlık gibi uzlaştırma dışı bir suçla birlikte işlenmesi hâlinde de uzlaştırma uygulanmaz.

Şikâyet süresi geçtikten sonra dava açılabilir mi?

116/1 ve 116/2’de şikâyet süresi fiili ve faili öğrenmeden itibaren altı aydır; bu süre geçtikten sonra soruşturma yapılamaz. Gece vakti, cebir veya tehditle, TCK 119 hâlleriyle ya da hırsızlık amacıyla girilen olaylarda ise şikâyet aranmaz ve savcılık süreye bağlı olmaksızın resen soruşturur.

Konut dokunulmazlığının ihlalinden tutuklanır mı?

116/1 ve 116/2’de üst sınır iki yılı geçmediğinden tutuklama yasaktır. Gece vakti, cebir veya tehditle işlenen 116/4’te ve TCK 119 artırımı uygulanan hâllerde tutuklama mümkündür, ancak somut bir tutuklama nedeni gösterilmelidir.

Konut dokunulmazlığının ihlali davasına hangi mahkeme bakar?

Bütün fıkralarda ve TCK 119 artırımı uygulansa bile asliye ceza mahkemesi bakar. Fail çocuksa dava çocuk mahkemesinde görülür.

Kaynaklar: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (mevzuat.gov.tr), 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu. Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Av. Umur Yıldırım
Av. Umur Yıldırım Kurucu Avukat İnceleyen: Av. Yakup Yıkılmaz, Kurucu Avukat
Profili görüntüleyin
Benzer

Makaleler

Yeni madde açıklamalarından ve mevzuat güncellemelerinden ilk siz haberdar olun.