Hakkı olmayan yere tecavüz suçu, bir hakka dayanmaksızın başkasına ait taşınmaz malı veya eklentilerini malikmiş gibi işgal etmek, sınırlarını değiştirmek ya da bozmak, hak sahibinin taşınmazdan yararlanmasını engellemek, köy tüzel kişiliğine ait mera ve harman yeri gibi yerleri zapt etmek veya suların mecrasını değiştirmekle işlenen ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 154. maddesinde düzenlenen bir suçtur. Üç fıkrada da ceza altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezasıdır; hapis ile para cezası birlikte verilir. Uygulamada “arazi işgali”, “tarla işgali”, “sınır tecavüzü”, “mera işgali” ve “su yolunu değiştirme” gibi adlarla anılmaktadır. Suç CMK 100/3’teki katalogda yer almaz. Birinci fıkra suçtan zarar görenin şikâyetine bağlıdır; köy ortak malları (154/2) ve su mecrası (154/3) hâllerinde şikâyet aranmaz, soruşturma resen yapılır.
Kısa Cevap
TCK 154’e göre başkasının taşınmazını malikmiş gibi işgal eden, sınırlarını değiştiren veya hak sahibinin yararlanmasını engelleyen kişiye altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezası verilir; köy merası, harman yeri, yol ve sulak gibi yerleri bilerek zapt eden ya da suların mecrasını değiştiren kişi de aynı cezayı alır. Birinci fıkra şikâyete bağlıdır ve şikâyet altı ay içinde yapılmalıdır; bu fıkrada uzlaştırma zorunludur. İkinci ve üçüncü fıkralar resen soruşturulur, uzlaştırma yoktur, seri muhakeme usulü uygulanabilir. Tutuklama yasağı bulunmasa da tutuklama istisnaidir. Davaya asliye ceza mahkemesi bakar, dava zamanaşımı sekiz yıldır ve işgal sona erdiğinde işlemeye başlar. Hapis cezası bir yılı aşmıyorsa çevrilebilir; iki yılı aşmayan cezada erteleme ve HAGB şartlarına göre mümkündür.
Kanun Metni
Kaynak: mevzuat.gov.trBir cümleye tıklayın, ilgili açıklamaya gidin.
(2) Köy tüzel kişiliğine ait olduğunu veya öteden beri köylünün ortak yararlanmasına terk edilmiş bulunduğunu bilerek mera, harman yeri, yol ve sulak gibi taşınmaz malları kısmen veya tamamen zapt eden, bunlar üzerinde tasarrufta bulunan veya sürüp eken kimse hakkında birinci fıkrada yazılı cezalar uygulanır.
(3) Kamuya veya özel kişilere ait suların mecrasını değiştiren kimse hakkında birinci fıkrada yazılı cezalar uygulanır.
Kanun Gerekçesi
Gerekçe için tıklayınız
Maddeyle, bir hakka dayanmaksızın başkasına ait taşınmaz malın veya eklentilerinin kısmen veya tamamen işgal edilmesi, taşınmazın sınırlarının değiştirilmesi veya bozulması yahut herhangi bir suretle hak sahibinin malından kısmen veya tamamen yararlanmasına engel olunması cezalandırılmıştır.
Maddenin ikinci fıkrasında köy tüzel kişiliğine ait olan harman yeri, yol ve sulak gibi taşınmaz malların kısmen veya tamamen zaptolunması veya bunlara tasarruf edilmesi veya bunların sürüp ekilmesi cezalandırılmıştır. Aynı fiiller, öteden beri köylünün ortak yararlanmasına terkedilmiş, bahis konusu yerler hakkında işlendiğinde de keza suç oluşacaktır.
Maddenin üçüncü fıkrasında suların mecrasını değiştirmek suç hâline getirilmiştir. Suların kamuya ait olması veya özel nitelikte bulunması önemli değildir.
Suçun Hukuki Künyesi
| Künye Başlığı | Açıklama |
|---|---|
| Kanun Maddesi | Hakkı olmayan yere tecavüz, 5237 sayılı TCK’nın İkinci Kitap İkinci Kısmında (“Kişilere Karşı Suçlar”), “Malvarlığına Karşı Suçlar” başlıklı Onuncu Bölümde, 154. maddede düzenlenmiştir. |
| Şikayet | 154/1: şikâyete bağlı (altı ay, TCK 73) · 154/2-3: şikâyet aranmaz, resen soruşturulur. |
| Zamanaşımı | 154/1-2-3: sekiz yıl (TCK 66/1-e); kesintisiz suç olduğundan işgalin sona erdiği günden başlar (TCK 66/6); kesilme hâlinde en çok on iki yıl (TCK 67/4). |
| Tutuklama ve Adli Kontrol | CMK 100/3 katalogunda yoktur. Üst sınır iki yılı aştığından CMK 100/4’teki tutuklama yasağı uygulanmaz; tutuklama için somut kaçma veya delil karartma şüphesi ve ölçülülük gerekir. Adli kontrole hâkim karar verir. |
| Uzlaşma | 154/1: uzlaştırma uygulanır (CMK 253/1-a) · 154/2-3: uzlaştırma yok; seri muhakeme usulü kapsamındadır (CMK 250/1-a-1). Üç fıkrada da önödeme yoktur. |
| Etkin Pişmanlık | Kanunda bu suça özgü etkin pişmanlık hükmü bulunmamaktadır; TCK 168’deki etkin pişmanlık bu suçu kapsamaz. |
| İndirim | Maddeye özgü indirim yoktur. Teşebbüs (TCK 35), yaş küçüklüğü (TCK 31), altıda bire kadar takdiri indirim (TCK 62) ve 154/2-3’te seri muhakemede yarı oranında indirim (CMK 250/4) uygulanabilir. |
| Memuriyete Etkisi | Suç 657 sayılı Kanun m.48/A-5’te ayrıca sayılmamıştır; kasten işlendiğinden yalnız bir yıl veya daha fazla hapis cezasına mahkûmiyet memuriyete engel oluşturur. |
| Görevli Mahkeme | 154/1-2-3: asliye ceza mahkemesi; fail çocuksa çocuk mahkemesi. |
Suçun Şartları ve Unsurları Nelerdir?
TCK 154/1’deki suçun oluşması için konunun başkasına ait bir taşınmaz mal veya eklentisi olması, failin bir hakka dayanmaması ve kanunda sayılan seçimlik hareketlerden birini yapması gerekir. İlk hareket taşınmazı malikmiş gibi tamamen veya kısmen işgal etmektir: başkasının tarlasını sürüp ekmek, arsaya çit çekip kullanmak, bahçeye yapı kurmak ya da boş daireye yerleşmek bu kapsamdadır. İkinci hareket sınırları değiştirmek veya bozmaktır; sınır taşının yerini değiştirmek, tel örgüyü komşu parsele kaydırmak örnektir. Üçüncü hareket ise hak sahibinin taşınmazdan kısmen de olsa yararlanmasına engel olmaktır; geçit yolunu kapatmak ya da tarlaya girişi engellemek bu hareketi oluşturur.
İkinci fıkra köy tüzel kişiliğine ait olduğunu veya öteden beri köylünün ortak yararlanmasına terk edildiğini bilerek mera, harman yeri, yol ve sulak gibi taşınmazları zapt etmeyi, bunlar üzerinde tasarrufta bulunmayı ya da sürüp ekmeyi cezalandırır. Yerin bu niteliği tapu kaydı, mera tahsis kararı ya da tahsis yoksa keşifte mahalli bilirkişilerin anlatımıyla belirlenmelidir. Üçüncü fıkra kamuya veya özel kişilere ait suların mecrasını değiştirmeyi cezalandırır; resmî gerekçeye göre suyun kamuya ya da özel kişiye ait olması önemli değildir.
“Bir hakka dayanmaksızın” unsuru uygulamada en çok tartışılan şarttır. Kira, intifa, irtifak veya ortaklık gibi bir hukuki ilişkiyle başlayan kullanım kural olarak suç değildir; kira süresi bittiği hâlde taşınmazı boşaltmayan kiracının durumu tahliye davası veya icra yoluyla çözülen hukuki bir uyuşmazlıktır. Paylı mülkiyette taşınmaz fiilen bölüşülmemiş ve paydaşlar arasında bir kullanım düzeni kurulmamışsa paydaşlardan birinin taşınmazı kullanması kural olarak işgal sayılmaz; fiili taksim veya kullanım anlaşması varsa diğer paydaşa bırakılan bölümün işgali suç oluşturabilir. Sınırın gerçekte nereden geçtiği, kadastro paftası üzerinde fen bilirkişisiyle yapılan keşif olmadan belirlenemez.
Fail ve Mağdur
Suçu herkes işleyebilir; özgü suç değildir. Taşınmazın maliki kendi taşınmazı bakımından fail olamaz, çünkü kanun “başkasına ait” taşınmazı arar; paydaş ise diğer paydaşa bırakılmış bölüm bakımından fail olabilir. Mağdur ve şikâyet hakkı sahibi, taşınmazın maliki ile taşınmaz üzerinde ayni veya kişisel hak sahibi olup yararlanması engellenen kişidir. Hazineye veya belediyeye ait taşınmazların işgali de birinci fıkra kapsamındadır; bu durumda şikâyeti ilgili idare yapar. İkinci fıkrada mağdur köy tüzel kişiliği ve köylülerdir. Orman alanlarının işgali ise 6831 sayılı Orman Kanunu m.93’teki özel suç kapsamında değerlendirilir.
Suçun Hukuki Konusu
Korunan hukuki değer taşınmaz üzerindeki mülkiyet ve zilyetlik hakkıdır; hak sahibinin taşınmazdan barış içinde yararlanması güvence altına alınır. Maddi konu taşınmaz mal ile eklentileridir: tarla, arsa, bağ, bahçe, bina, avlu ve depo olabilir. İkinci fıkrada maddi konu köyün ortak malları, üçüncü fıkrada su mecrasıdır. Taşınır mallar bu suçun konusu olamaz; taşınmaz üzerindeki ağaç veya ürünün alınması hırsızlık, zarar verilmesi mala zarar verme suçu yönünden ayrıca incelenir.
Manevi Unsur
Suç yalnız kastla işlenir. Fail, taşınmazın başkasına ait olduğunu ve bir hakka dayanmadan hareket ettiğini bilmeli, işgal etmeyi ya da sınırı değiştirmeyi istemelidir. İkinci fıkrada kanun “bilerek” ifadesini kullandığından, failin yerin köy ortak malı olduğunu bildiğinin ayrıca gösterilmesi gerekir. Taksirli hâli düzenlenmemiştir (TCK 22/1). Tapu sınırının belirsiz olduğu, failin yeri kendi parseli sandığı durumlarda TCK 30/1’deki hata hükmü gereği kast bulunmaz.
Dikkat: Kişinin konutuna veya konutun eklentisine rıza dışı girilmesi bu suçu değil, konut dokunulmazlığının ihlali suçunu oluşturur. Konut niteliği taşımayan arsa, tarla veya boş bina işgalinde ise TCK 154 uygulanır; hak sahibi ayrıca 3091 sayılı Kanun uyarınca valilik veya kaymakamlığa başvurarak tecavüzün idari yoldan önlenmesini isteyebilir.
Suçun Cezası Nedir?
TCK 154’ün üç fıkrasında da ceza altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezasıdır; aşağıdaki tablo her hâlin cezasını, görevli mahkemesini ve şikâyet ile uzlaşma durumunu gösterir.
| Hâl (fıkra) | Ceza | Görevli Mahkeme | Şikâyet / Uzlaşma |
|---|---|---|---|
| Taşınmazı işgal, sınırı değiştirme veya yararlanmayı engelleme (154/1) | Altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezası | Asliye ceza | Şikâyete bağlı / uzlaştırma var |
| Köy ortak mallarını zapt, tasarruf veya sürüp ekme (154/2) | Birinci fıkradaki cezalar | Asliye ceza | Şikâyet aranmaz / uzlaştırma yok, seri muhakeme var |
| Suların mecrasını değiştirme (154/3) | Birinci fıkradaki cezalar | Asliye ceza | Şikâyet aranmaz / uzlaştırma yok, seri muhakeme var |
| Teşebbüs (154, 35/2) | Verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir | Asliye ceza | İlgili fıkraya göre |
Temel Halinin Cezası (154/1)
Birinci fıkrada hapis ve adli para cezası birlikte öngörülmüştür; hâkim ikisine de hükmetmek zorundadır. Hapis altı aydan üç yıla kadar belirlenir; adli para cezası beş günden bin güne kadar gün sayısı belirlenip bir günü 100 ile 500 TL arasında takdir edilerek hesaplanır (TCK 52/1, 52/2). Temel ceza TCK 61/1’deki ölçütlere, özellikle işgal edilen alanın büyüklüğüne, işgalin süresine ve hak sahibinin uğradığı zarara göre belirlenir.
Nitelikli Haller
Maddede cezayı artıran nitelikli hâl öngörülmemiştir. İkinci ve üçüncü fıkralar, birinci fıkradaki cezaya atıf yapan bağımsız suç tipleridir; bunlar şikâyet ve uzlaştırma bakımından birinci fıkradan ayrılır ama cezaları aynıdır. Aynı hak sahibine karşı farklı zamanlarda tekrarlanan işgallerde zincirleme suç hükmü (TCK 43/1) uygulanabilir.
İndirim Halleri
Maddeye özgü indirim yoktur. Fiili on beş ile on sekiz yaş arasında işleyen kişide ceza TCK 31/3’e göre indirilir. Failin geçmişi, yargılamadaki tutumu, işgali sona erdirmesi ve cezanın geleceğine etkisi gözetilerek altıda bire kadar takdiri indirim yapılabilir (TCK 62). İkinci ve üçüncü fıkralarda seri muhakeme usulü uygulanırsa savcının belirlediği cezadan yarı oranında indirim yapılır (CMK 250/4).
Somut olayınızı birlikte değerlendirelim
Ceza hesabı; nitelikli hâller, artırım ve indirim nedenleriyle dosyadan dosyaya değişir.
Suçun Özel Görünüş Biçimleri
Teşebbüs
Suç, işgalin, sınır değişikliğinin ya da engellemenin gerçekleşmesiyle tamamlanır. Teşebbüs mümkündür: başkasının tarlasını sürmek üzere traktörle girmişken durdurulan ya da sınır taşını sökmeye başlamışken yakalanan kişi hakkında TCK 35/2 uyarınca ceza dörtte birden dörtte üçe kadar indirilir. İşgal fiilen başlamışsa suç tamamlanmış sayılır ve işgal sürdükçe devam eder.
İştirak
Tarlayı birlikte süren aile bireyleri, işgali yöneten kişi ve işgal için iş makinesi gönderen kişi TCK 37-39 kapsamında birlikte sorumlu olabilir. Her birinin işgale katılımı ve kastı ayrı gösterilmelidir; aynı hanede yaşamak ya da taşınmazdan yararlanan ailenin bir üyesi olmak tek başına iştirak için yeterli değildir. Şikâyetten iştirak hâlinde işleyenlerden biri için vazgeçme diğerlerini de kapsar (TCK 73/5).
İçtima (Zincirleme Suç ve Diğer Halleri)
İşgal kesintisiz bir suçtur: işgal sürdüğü sürece tek suç vardır ve suç, işgal sona erdiğinde ya da hukuki kesinti oluştuğunda tamamlanır. Uygulamada iddianamenin düzenlenmesi hukuki kesinti kabul edilir; iddianameden sonra süren işgal yeni bir suç olarak ayrıca soruşturulabilir. Taşınmaz tahliye edildikten sonra aynı kişiye karşı aynı suç işleme kararıyla yeniden işgal edilmesi zincirleme suç (TCK 43/1) olarak değerlendirilebilir.
Komşu suçlarla ilişki sık tartışılır. İşgal sırasında çit, ağaç veya ürünün tahrip edilmesi ayrıca mala zarar verme suçunu oluşturur ve iki suç ayrı ayrı cezalandırılır. Başkasının arsasına ruhsatsız bina yapılmışsa işgalin yanında imar kirliliğine neden olma suçu da değerlendirilir. Orman alanlarında ise genel hüküm olan TCK 154 değil, 6831 sayılı Kanun m.93’teki özel hüküm uygulanır.
Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
Adli Para Cezasına Çevirme
TCK 50/1 ve 49/2’ye göre bir yıl veya daha az süreli hapis cezası adli para cezasına ya da diğer seçenek yaptırımlara çevrilebilir. TCK 154’te alt sınırdan veya alt sınıra yakın verilen hapis cezası bu sınırın altında kaldığından çevrilebilir; çevrilen miktar, fıkrada ayrıca öngörülen adli para cezasıyla birlikte infaz edilir. Bir yılı aşan hapis cezası çevrilemez.
Erteleme
TCK 51/1’e göre iki yıl veya daha az hapis cezası ertelenebilir; fiili on sekiz yaşından küçükken ya da altmış beş yaşını bitirmişken işleyen için sınır üç yıldır. Erteleme yalnız hapis cezası içindir; hapisle birlikte hükmolunan adli para cezası ertelenemez. Yargıtay Ceza Genel Kurulu da adli para cezasını erteleme dışında bırakan istinaf kararını hapis cezasını artırmayan bir karar saymış ve temyiz edilemeyeceğini kabul etmiştir; künyesi aşağıda Yargıtay Kararları bölümündedir. Kişinin daha önce kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapse mahkûm edilmemiş olması ve tekrar suç işlemeyeceği kanaati gerekir.
HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması)
CMK 231/5’e göre hükmolunan ceza iki yıl veya daha az hapis ya da adli para cezası ise HAGB kararı verilebilir. CMK 231/6-c zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin yoluyla giderilmesini aradığından, bu suçta işgalin sona erdirilmesi ve taşınmazın eski hâline getirilmesi kararı doğrudan etkiler. Denetim süresi beş yıldır (CMK 231/8), karara karşı istinaf yoluna gidilir (CMK 231/12). HAGB 7589 sayılı Kanunla aynı içerikle yeniden düzenlenmiş olup bugün de uygulanmaktadır.
Suçun Soruşturma ve Kovuşturma Aşamaları
Birinci fıkrada soruşturma hak sahibinin şikâyetiyle, ikinci ve üçüncü fıkralarda muhtarlığın, köylülerin veya idarenin ihbarı üzerine resen başlar. Tipik deliller tapu kaydı ve kadastro paftası, mera tahsis kararı, fen bilirkişisi ile yapılan keşif ve aplikasyon krokisi, mahalli bilirkişi ve tanık anlatımları, jandarma tespit tutanağı, fotoğraflar ve geçmiş yıllara ait hava fotoğraflarıdır. Birinci fıkrada dava açılmadan önce uzlaştırma denenmek zorundadır; ikinci ve üçüncü fıkralarda savcı kamu davasının açılmasını erteleyebilir (CMK 171/2) ya da seri muhakeme usulünü teklif edebilir (CMK 250/3).
İddianame asliye ceza mahkemesine verilir; üst sınır iki yılı aştığından basit yargılama usulü uygulanmaz. Kovuşturmada en çok tartışılan konu, işgal edilen yerin gerçekten başkasına ait olup olmadığı ve sınırın nereden geçtiğidir; keşif yapılmadan ve tapu kaydı getirtilmeden kurulan hüküm eksik araştırma nedeniyle bozulur. Mülkiyet veya sınır uyuşmazlığı hukuk mahkemesinde görülüyorsa ceza mahkemesi bunu bekletici sorun yapabilir (CMK 218/1).
Hükme karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinafa başvurulabilir (CMK 273/1); hapis ve adli para cezası birlikte verildiğinden mahkûmiyet hükmü CMK 272/3’teki kesinlik sınırına girmez. Bölge adliye mahkemesinin beş yıl veya daha az hapis ile adli para cezasına ilişkin istinafı esastan reddeden kararı temyiz edilemez (CMK 286/2-a). Hakkı olmayan yere tecavüz suçu için hazırlanmış savunma dilekçesi örneği, istinaf dilekçesi örneği ve temyiz dilekçesi örneği sitemizde yer alır.
Suçta Gözaltı ve Tutukluluk Halleri
CMK 91/1’e göre gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkime gönderilme için zorunlu süre hariç yirmi dört saattir; bu yol süresi on iki saati geçemez. Taşınmaz işgali dosyalarında gözaltı istisnaidir; şüpheliler genellikle ifadeye çağrılır ve ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakılır.
Suç CMK 100/3’teki katalog suçlardan değildir. Üst sınır üç yıl olduğundan CMK 100/4’teki tutuklama yasağı uygulanmaz; tutuklama için kuvvetli suç şüphesinin yanında somut kaçma veya delil karartma şüphesi ve ölçülülük gerekir, bu suçta tutuklama nadirdir. Azami tutukluluk soruşturmada altı ay, kovuşturmada bir yıl olup zorunlu hâllerde altı ay uzatılabilir (CMK 102/1, 102/4). Adli kontrole hâkim karar verir.
Uzlaşma, Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Etkin Pişmanlık ve Görevli Mahkeme
Uzlaşma Mümkün mü?
154/1’de uzlaştırma uygulanır, çünkü fıkra şikâyete bağlıdır (CMK 253/1-a). Uzlaştırmacının teklifine yedi gün içinde cevap verilmezse teklif reddedilmiş sayılır (CMK 253/4); edim derhal yerine getirilirse kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir, ileri tarihli veya taksitli edimde kamu davasının açılması ertelenir (CMK 253/19). 154/2 ve 154/3’te uzlaştırma kural olarak yoktur; bu fıkralar şikâyete bağlı değildir ve 253/1-b listesinde sayılmamıştır. Ancak fail adli süreçteki bir çocuksa ve suçtan zarar gören gerçek ya da özel hukuk tüzel kişisiyse, örneğin özel kişiye ait suyun mecrası değiştirilmişse, üst sınır üç yılı geçmediğinden CMK 253/1-c uyarınca uzlaştırma uygulanır. Üst sınır altı ayı aştığından üç fıkrada da önödeme (TCK 75) uygulanmaz.
Şikayet Süresi Ne Kadardır?
154/1’de şikâyet süresi, hak sahibinin fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği günden itibaren altı aydır (TCK 73/1, 73/2). İşgal kesintisiz suç olduğundan, işgalin devam ettiği dosyalarda sürenin başlangıcı ayrıca tartışılır; bu nedenle şikâyetin gecikmeden yapılması güvenli yoldur. Şikâyetten vazgeçme davayı düşürür, ancak vazgeçmeyi kabul etmeyen sanığı etkilemez (TCK 73/4, 73/6). 154/2 ve 154/3’te şikâyet süresi yoktur.
Dava Zamanaşımı Süresi
Üç fıkranın üst sınırı beş yılı geçmediğinden dava zamanaşımı sekiz yıldır (TCK 66/1-e). Kesintisiz suçlarda süre kesintinin gerçekleştiği günden, zincirleme suçta son suçun işlendiği günden başlar (TCK 66/6); işgal sürdükçe zamanaşımı işlemez. Kesen işlemler varsa süre en fazla yarısı kadar uzayarak on iki yıla ulaşır (TCK 67/4).
Etkin Pişmanlık Hükümleri
Kanunda hakkı olmayan yere tecavüz suçuna özgü etkin pişmanlık hükmü bulunmamaktadır. TCK 168 yalnız orada sayılan malvarlığı suçları için öngörülmüştür ve TCK 154’ü kapsamaz. Taşınmazın tahliye edilmesi ve zararın giderilmesi cezayı kaldırmaz; bu davranışlar uzlaştırmada, TCK 62 kapsamında ve HAGB değerlendirmesinde sanık lehine gözetilir.
Görevli Mahkeme Hangisidir?
Üç fıkrada da asliye ceza mahkemesi görevlidir. 5235 sayılı Kanunun 12. maddesi ağır ceza mahkemesini on yıldan fazla hapis gerektiren suçlarla ve sayılan suçlarla görevli kılar; TCK 154 bunlar arasında değildir. Fail çocuksa çocuk mahkemesi görevlidir. Hükme karşı istinaf süresi gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftadır (CMK 273/1).
Yargıtay Kararları
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 24.12.2025 tarihli, 2024/150 E., 2025/608 K.
İlk derece mahkemesi hakkı olmayan yere tecavüz suçundan sanığa beş ay hapis ve adli para cezası vermiş ve iki cezanın birlikte ertelenmesine karar vermişti; bölge adliye mahkemesi erteleme ibaresini yalnız hapis cezasıyla sınırlayarak istinaf başvurusunu esastan reddetmişti. Ceza Genel Kurulu, adli para cezasının erteleme dışında bırakılmasının hapis cezasını artırmadığını, kanun koyucunun adli para cezasındaki artışa temyiz yeteneği tanımadığını belirterek bölge adliye mahkemesi kararının kesin olduğuna ve temyiz isteminin reddine karar vermiştir. Karar, bu suçta temyiz yolunun ne kadar dar olduğunu gösterir.
… Hakkı olmayan yere tecavüz suçundan sanık hakkında hükmolunan 5 ay hapis ve 80 TL adli para cezasının her iki yaptırım yönünden ertelenmesine karar veren İlk Derece Mahkemesi hükmündeki “cezasının ertelenmesi” ibaresini “hapis cezasının ertelenmesi” şeklinde düzelterek adli para cezasını erteleme dışı bırakıp istinaf başvurusunu esastan reddeden ve beş yıldan az netice hapis cezasını artırmayan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kesin olduğu kabul edilmelidir. …
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 24.01.2024 tarihli, 2022/178 E., 2024/24 K.
Sanık, köy ortak malı niteliğindeki yere yönelik eylemi nedeniyle TCK 154/2 delaletiyle 154/1 uyarınca hapis ve adli para cezasına mahkûm edilmiş, hapis cezası seçenek tedbire çevrilmişti. Ceza Genel Kurulu, Anayasa Mahkemesinin kovuşturma evresine geçilmiş dosyalarda seri muhakemeyi engelleyen geçiş hükmünü iptal etmesi üzerine, bu suçta seri muhakeme usulünün uygulanması bakımından sanığın durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmiş ve bunu ayrı bir bozma nedeni olarak eklemiştir. Kararda ayrıca seçenek yaptırımın sanık lehine kazanılmış hak oluşturduğu ve hangi bende çevrileceğinin yeniden takdir edilebileceği tartışılmıştır.
… hakkı olmayan yere tecavüz suçuna ilişkin olarak seri muhakeme usulünün uygulanması bakımından sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğunun kabulü gerekmektedir. …
Sık Sorulan Sorular
Hakkı olmayan yere tecavüz cezası kaç yıl?
TCK 154’e göre ceza altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezasıdır. Aynı ceza köy merasının zapt edilmesi ve suların mecrasının değiştirilmesi için de uygulanır. Hapis cezası bir yılı aşmıyorsa çevrilebilir, iki yılı aşmıyorsa erteleme ve HAGB değerlendirilir.
Tarla işgali için şikâyet süresi ne kadar?
Başkasının tarlasının işgalinde şikâyet süresi, fiili ve faili öğrenmeden itibaren altı aydır (TCK 73). İşgal devam ettiği sürece suç da devam ettiğinden sürenin başlangıcı somut olaya göre değerlendirilir; şikâyetin gecikmeden yapılması önerilir. Köy merası ve su mecrası hâllerinde şikâyet aranmaz.
Hisseli tarlayı kullanmak hakkı olmayan yere tecavüz olur mu?
Taşınmaz paydaşlar arasında fiilen bölüşülmemiş ve bir kullanım düzeni kurulmamışsa paydaşlardan birinin kullanması kural olarak bu suçu oluşturmaz. Uyuşmazlık ortaklığın giderilmesi, kullanım düzeni veya ecrimisil davasıyla çözülür. Fiili taksim varsa diğer paydaşın bölümünün işgali suç oluşturabilir.
Kiracı evden çıkmazsa hakkı olmayan yere tecavüz olur mu?
Kural olarak hayır, kiracının kullanımı bir sözleşmeye dayanarak başladığından kira süresi bittikten sonra çıkmaması hukuki bir uyuşmazlıktır. Ev sahibi tahliye davası açmalı ya da icra yoluyla tahliye istemelidir. Konuta zorla girilmesi ise konut dokunulmazlığının ihlali suçu yönünden ayrıca değerlendirilir.
Hakkı olmayan yere tecavüz suçunda uzlaşma var mı?
Birinci fıkradaki işgal, sınır değiştirme ve engelleme hâllerinde uzlaştırma zorunludur; uzlaşma sağlanırsa dava açılmaz. Köy ortak mallarının zapt edilmesi ve su mecrasının değiştirilmesi hâllerinde uzlaştırma yoktur. Bu iki hâlde savcı seri muhakeme usulünü teklif edebilir.