TCK 83 Kasten Öldürmenin İhmali Davranışla İşlenmesi Suçu ve Cezası

KANUN MADDELERİ83TCK 83 Kasten Öldürmenin İhmali Davranışla İş…

TCK 83 Kasten Öldürmenin İhmali Davranışla İşlenmesi Suçu ve Cezası

Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi, kişinin hukuken yükümlü olduğu belli bir icrai davranışı gerçekleştirmemesi sonucunda bir insanın ölümüne sebebiyet vermesi hâlinde ortaya çıkan ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 83. maddesinde düzenlenen bir suçtur. Bu suçta ceza, ihmalin ağırlığına göre ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine onbeş yıldan yirmi yıla kadar, diğer hâllerde ise on yıldan onbeş yıla kadar hapis olarak belirlenebileceği gibi hiçbir indirim yapılmaksızın kasten öldürme suçunun cezasına da hükmedilebilir. Uygulamada ve halk arasında “ihmal suretiyle öldürme”, “yapmama yoluyla adam öldürme” veya “bakım yükümlüsünün ölüme sebep olması” gibi adlarla anılmaktadır. Suç, kasten öldürme kapsamında değerlendirildiğinden CMK m.100/3’te sayılan katalog suçlar arasında yer alır ve kuvvetli suç şüphesinin bulunması hâlinde tutuklama tedbirine başvurulması mümkündür. Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi suçu şikayete tabi olmayıp Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen soruşturulur.

Kısa Cevap

Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi TCK 83. maddede düzenlenmiştir. Kişinin kanundan veya sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü ya da önceki tehlikeli davranışı nedeniyle ölümü önleme görevi varken bu görevi yerine getirmemesi hâlinde suç oluşur. Ceza, ağırlaştırılmış müebbet yerine yirmi yıldan yirmibeş yıla, müebbet yerine onbeş yıldan yirmi yıla, diğer hâllerde on yıldan onbeş yıla kadar hapis olabileceği gibi cezada hiç indirim yapılmayabilir. Suç şikayete bağlı değildir, uzlaştırma kapsamında değildir ve katalog suç olması nedeniyle tutuklama tedbiri uygulanabilir. Hükmedilen ceza adli para cezasına çevrilemez, ertelenemez ve HAGB kararı verilemez.

Kanun Metni

Kaynak: mevzuat.gov.tr

Bir cümleye tıklayın, ilgili açıklamaya gidin.

(1) Kişinin yükümlü olduğu belli bir icrai davranışı gerçekleştirmemesi dolayısıyla meydana gelen ölüm neticesinden sorumlu tutulabilmesi için, bu neticenin oluşumuna sebebiyet veren yükümlülük ihmalinin icrai davranışa eşdeğer olması gerekir.

(2) İhmali ve icrai davranışın eşdeğer kabul edilebilmesi için, kişinin;

  1. Belli bir icrai davranışta bulunmak hususunda kanuni düzenlemelerden veya sözleşmeden kaynaklanan bir yükümlülüğünün bulunması,
  2. Önceden gerçekleştirdiği davranışın başkalarının hayatı ile ilgili olarak tehlikeli bir durum oluşturması,

gerekir.

(3) Belli bir yükümlülüğün ihmali ile ölüme neden olan kişi hakkında, temel ceza olarak, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine onbeş yıldan yirmi yıla kadar, diğer hallerde ise on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunabileceği gibi, cezada indirim de yapılmayabilir.

Kanun Gerekçesi

Gerekçe için tıklayınız

Madde metninde kasten öldürme suçunun ihmali davranışla işlenmesi düzenlenmiştir.

İhmal, kişiye belli bir icrai davranışta bulunma yükümlülüğünün yüklendiği hâllerde, bu yükümlülüğe uygun davranılmamasıdır. Belli bir icrai davranışta bulunma yükümlülüğüne aykırı olarak bu davranışın gerçekleştirilmemesi sonucunda, bir insan ölmüş olabilir. Örneğin, bir sağlık kuruluşunda görev yapan tabip, durumu acil olan bir hastaya müdahale etmez ve sonuçta hasta ölür.

İhmali davranışla sebebiyet verilen ölüm neticesinden dolayı sorumlu tutulabilmek için, neticeyi önlemek hususunda soyut bir ahlaki yükümlülüğün varlığı yeterli değildir; bu hususta hukukî bir yükümlülüğün varlığı gereklidir.

Neticeyi önleme yükümlülüğü, bazı durumlarda koruma ve gözetim yükümlülüğüne dayanmaktadır. Bu yükümlülüğün kaynağı önce kanundur. Kişilere belli durumlarda belli bir yönde icraî davranışta bulunma konusunda kanunla yükümlülük yüklenmektedir. Örneğin velayet ilişkisinin gereği olarak ana ve babanın çocukları üzerinde koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunmaktadır. (22.11.2001 tarih ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, madde 335 vd.). Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi, başlı başına bir haksızlık ifade etmektedir.

Koruma ve gözetim yükümlülüğünün iradî biçimde üstlenilmesi, neticeyi önleme yükümlülüğünün ikinci bir kaynağını oluşturmaktadır. Bir başka ifadeyle, koruma ve gözetim yükümlülüğü, bir sözleşme ilişkisinden kaynaklanabilir.

Bu konudaki üçüncü grubu, öngelen tehlikeli fiilden kaynaklanan neticeyi önleme yükümlülüğü oluşturmaktadır. Örneğin, taksirle bir trafik kazasına neden olan kişi, kaza sonucunda yaralanan kişilerin bir an önce tedavi edilmelerini sağlama konusunda bir yükümlülük altına girmektedir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi sonucunda yaralı kişinin ölmesi hâlinde, bu neticeden dolayı kazaya sebebiyet veren kişiyi de sorumlu tutmak gerekir.

Kasten öldürme suçu gibi, kanunî tanımında belli bir fiilin icrasının yanı sıra bir neticeye de unsur olarak yer verilmiş olan suçlarda, söz konusu netice, ihmali bir davranışla da gerçekleştirilebilir. Bu itibarla, bir sağlık kuruluşunda görev yapan tabibin, durumu acil olan bir hastaya müdahale etmemesi sonucunda hastanın ölmesi hâlinde; ihmali davranışla öldürme suçunun işlendiğini kabul etmek gerekir. Ancak, ihmali davranışla öldürme suçu, kasten işlenebileceği gibi taksirle de işlenebilir. Belli bir yönde icrai davranışta bulunma yükümlülüğü altında bulunan kişi, bu yükümlülüğün gereği olan icrai davranışta bulunmaması sonucunda bir insanın ölebileceğini öngörmüş ise, olası kastla işlenmiş olan öldürme suçunun oluştuğunu kabul etmek gerekir. Buna karşılık, belli bir yönde icrai davranışta bulunma yükümlülüğü altında bulunan kişi, bu yükümlülüğe aykırı davrandığının bilincinde olduğu hâlde, bunun sonucunda bir insanın ölebileceğini objektif özen yükümlülüğüne aykırı olarak öngörmemiş ise; taksirle işlenmiş öldürme suçundan dolayı sorumlu tutulmak gerekir.

Maddenin ikinci fıkrasında, kasten öldürme suçunun ihmali davranışla işlenmesi hâlinde, suçun icrai davranışla işlenmesine nazaran temel cezada indirim yapılmasına ilişkin olarak mahkemeye takdir yetkisi tanınmıştır.

Suçun Hukuki Künyesi

Künye BaşlığıAçıklama
Kanun MaddesiKasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi, 5237 sayılı TCK’nın “Hayata Karşı Suçlar” bölümünde yer alan 83. maddede düzenlenmiştir.
ŞikayetSuç şikayete tabi olmayıp Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen soruşturulur.
ZamanaşımıAğırlaştırılmış müebbet hapsi gerektiren hâllerde otuz yıl, müebbet hapsi gerektiren hâllerde yirmibeş yıl, süreli hapis öngörülen hâllerde yirmi yıldır.
Tutuklama ve Adli KontrolKasten öldürme kapsamında katalog suçlardan olduğundan kuvvetli suç şüphesi hâlinde tutuklama nedeni var sayılabilir; koşullara göre adli kontrol tedbiri de uygulanabilir.
UzlaşmaSuç, uzlaştırma kapsamında değildir.
Etkin PişmanlıkKanunda bu suça özgü etkin pişmanlık hükmü bulunmamaktadır.
İndirimTCK m.83/3 uyarınca mahkemenin takdirine bağlı özel indirim ile TCK m.29 haksız tahrik ve m.62 takdiri indirim uygulanabilir.
Memuriyete EtkisiMahkumiyet, 657 sayılı Kanun m.48’deki şartlar sağlanamayacağından memuriyete engel olur ve mevcut memuriyeti sona erdirir.
Görevli MahkemeGörevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir.

Suçun Şartları ve Unsurları Nelerdir?

Bu suçun oluşabilmesi için her şeyden önce bir ölüm neticesinin meydana gelmesi ve bu neticenin failin hareketsiz kalmasıyla bağlantılı olması gerekir. Failin hareketsiz kalması tek başına yeterli değildir; failin hukuken belli bir icrai davranışta bulunma yükümlülüğü altında olması, yani “garantör” konumunda bulunması şarttır. Kanun koyucu bu yükümlülüğün kaynaklarını sınırlı biçimde saymıştır: kanuni düzenlemelerden doğan yükümlülük, sözleşmeden doğan yükümlülük ve failin önceden gerçekleştirdiği davranışın başkalarının hayatı bakımından tehlikeli bir durum yaratmış olması.

İkinci temel şart, ihmalin icrai davranışa eşdeğer olmasıdır. Eşdeğerlik, failin hareketsiz kalmasının ölüm neticesini doğurma bakımından aktif bir öldürme hareketiyle aynı ağırlıkta görülebilmesini ifade eder. Bu değerlendirme yapılırken failin müdahale imkanının bulunup bulunmadığı, müdahale etseydi ölümün önlenip önlenemeyeceği ve failin mağdur üzerindeki koruma görevinin yoğunluğu birlikte gözetilir.

Üçüncü olarak nedensellik bağının kurulması gerekir. İhmal suçlarında nedensellik, farazi nedensellik ölçütüyle belirlenir; failin yükümlü olduğu davranışı yerine getirmesi hâlinde ölümün gerçekleşmeyeceğinin yüksek ihtimalle ortaya konması aranır. Beklenen müdahale yapılsaydı dahi ölümün kaçınılmaz olduğu hâllerde bu suçtan sorumluluk doğmaz.

Fail ve Mağdur

Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi bir özgü suçtur; suçun faili ancak ölümü önleme konusunda hukuki yükümlülük altında bulunan kişi olabilir. Velayet ilişkisi nedeniyle anne ve baba, vesayet ilişkisi nedeniyle vasi, bakım sözleşmesi nedeniyle bakıcı, sağlık hizmeti sunma yükümlülüğü nedeniyle hekim ve sağlık personeli, iş güvenliği mevzuatı gereği işveren bu konumdaki tipik faillerdir. Ölümü önleme yükümlülüğü bulunmayan bir kişi, ölüm olayına seyirci kalsa dahi bu suçun faili olamaz; böyle bir kişinin sorumluluğu ancak yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçu kapsamında değerlendirilebilir.

Suçun mağduru yaşayan her insandır. Uygulamada mağdurlar çoğunlukla kendi başına yaşamını sürdüremeyecek durumdaki bebekler, küçük çocuklar, ileri yaştaki kişiler, hastalar ve engelli bireylerdir. Mağdurun failin koruma ve gözetimi altında bulunması, eşdeğerlik değerlendirmesini failin aleyhine güçlendiren bir unsurdur.

Suçun Hukuki Konusu

Suçla korunan hukuki değer, insanın yaşam hakkıdır. Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan yaşam hakkı, devlete yalnızca öldürmeme değil, aynı zamanda ölümü önleme yönünde pozitif yükümlülükler de yükler. Kanun koyucu bu anlayışın uzantısı olarak, belli kişilere yüklediği koruma görevinin ihlalini aktif öldürme fiiliyle aynı düzlemde cezalandırmıştır. Suçun maddi konusu ise, ölüm neticesinin üzerinde gerçekleştiği insan bedenidir.

Manevi Unsur

Bu suç yalnızca kastla işlenebilir. Fail, ölümü önleme yükümlülüğü altında olduğunu bilmeli, müdahale etmemesi hâlinde ölümün gerçekleşebileceğini öngörmeli ve buna rağmen hareketsiz kalmalıdır. Failin ölüm neticesini doğrudan istemesi hâlinde doğrudan kast, neticeyi öngörüp kabullenmesi hâlinde olası kast söz konusu olur ve olası kast durumunda TCK m.21/2 uyarınca ayrıca indirim uygulanır.

Dikkat: Failin ölüm neticesini öngörmemekle birlikte objektif özen yükümlülüğüne aykırı davranmış olması hâlinde bu suç değil, taksirle öldürme suçu oluşur. Kast ile taksir arasındaki bu sınır, cezanın ağırlığı bakımından belirleyici olduğundan soruşturma ve kovuşturmada en çok tartışılan noktadır.

Suçun Cezası Nedir?

Suçun HaliÖngörülen Ceza
Müebbet Hapsi Gerektiren Hâllerde (TCK 81 temel hâl)Müebbet hapis cezası yerine onbeş yıldan yirmi yıla kadar hapis cezasına hükmolunabilir (TCK 83/3).
Diğer HâllerdeKasten öldürmenin süreli hapis gerektiren diğer hâllerinde on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunabilir (TCK 83/3).
Ağırlaştırılmış Müebbeti Gerektiren HâllerdeAğırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunabilir (TCK 83/3).
İndirim Yapılmaması HâliMahkeme takdir yetkisini kullanarak hiç indirim yapmayabilir; bu hâlde TCK 81 veya 82’deki ceza aynen uygulanır (TCK 83/3).
Olası Kastla İşlenmesiAğırlaştırılmış müebbet yerine müebbet, müebbet yerine yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar hapis, diğer hâllerde temel ceza üçte birden yarısına kadar indirilir (TCK 21/2).
Teşebbüs HâlindeÖlüm neticesi gerçekleşmediğinden bu suça teşebbüs mümkün değildir; fiil duruma göre kasten yaralama veya terk suçu kapsamında değerlendirilir.
İndirim HalleriTCK 29 haksız tahrik ile TCK 62 takdiri indirim uygulanabilir; takdiri indirim oranı altıda birdir.

Temel Halinin Cezası (83/3)

Bu suç bağımsız bir ceza öngörmez; kasten öldürme suçunun cezası esas alınarak mahkemeye indirim yapma konusunda takdir yetkisi tanır. Fiil, kasten öldürmenin temel hâline karşılık geliyorsa yani TCK 81 kapsamında müebbet hapsi gerektiriyorsa, ihmali davranış nedeniyle onbeş yıldan yirmi yıla kadar hapis cezasına hükmolunabilir. Nitelikli hâllerin bulunmadığı ve mahkemenin indirimi uygun gördüğü olaylarda uygulanacak aralık budur.

Kanun metninde geçen “diğer hâller” ifadesi, kasten öldürmenin süreli hapis cezasını gerektiren görünümlerini kapsar. Örneğin haksız tahrik gibi bir nedenle cezanın süreli hapse dönüştüğü durumlarda bu fıkra uyarınca on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası belirlenebilir.

Nitelikli Haller (83/3)

Bu suçun kendine özgü nitelikli hâlleri bulunmamakla birlikte, fiilin TCK 82’de sayılan nitelikli hâllerden birine uyması durumunda ceza aralığı yükselir. Öldürmenin tasarlanarak, canavarca hisle veya eziyet çektirerek, üstsoy veya altsoydan birine ya da eşe karşı, çocuğa veya kendisini savunamayacak durumdaki kişiye karşı işlenmesi hâlinde kural olarak ağırlaştırılmış müebbet hapis gerekir. Bu durumda ihmali davranış nedeniyle yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunabilir.

Uygulamada en sık karşılaşılan görünüm, anne veya babanın çocuğuna karşı koruma yükümlülüğünü ihlal etmesidir. Bu hâlde hem altsoya karşı işlenme hem de çocuğa karşı işlenme nitelikli hâlleri aynı anda gündeme gelebilir ve mahkemenin indirim yapmama yönündeki takdirini güçlendirir.

İndirim Halleri (83/3)

Maddenin en dikkat çekici yönü, indirimin zorunlu değil ihtiyari olmasıdır. Mahkeme, ihmalin ağırlığını, failin koruma yükümlülüğünün yoğunluğunu, müdahale imkanının kolaylığını ve failin kastının derecesini değerlendirerek indirim yapmayabilir. Örneğin failin ölümü kolayca önleyebilecekken tamamen kayıtsız kalması hâlinde indirim uygulanmaması olağandır.

Bu özel indirimin yanında genel hükümlerden kaynaklanan indirimler de gündeme gelebilir. Fiilin haksız bir fiilin yarattığı hiddet altında işlenmesi hâlinde haksız tahrik indirimi, failin geçmişi ve yargılamadaki pişmanlığını gösteren davranışları nedeniyle altıda bire kadar takdiri indirim uygulanabilir. Yaş küçüklüğü ve akıl hastalığı da sonuç cezayı etkileyen kişisel nedenlerdir.

Somut olayınızı birlikte değerlendirelim

Ceza hesabı; nitelikli hâller, artırım ve indirim nedenleriyle dosyadan dosyaya değişir.

Avukata Danışın

Suçun Özel Görünüş Biçimleri

Teşebbüs

Bu suç bir netice suçudur ve ölüm gerçekleşmedikçe tamamlanmış sayılmaz. İhmali davranışla işlenen suçlarda icra hareketlerinin bölünmesi kavramsal olarak mümkün olmadığından, öğretide teşebbüsün ancak çok sınırlı hâllerde kabul edilebileceği belirtilmektedir. Failin müdahale etmemesine rağmen üçüncü kişilerin araya girmesiyle ölümün önlendiği olaylarda, fiil kural olarak bu suça teşebbüs değil, koşulları varsa kasten yaralama veya terk suçu kapsamında değerlendirilir.

Failin sonradan pişman olup müdahale etmesi ve ölümü önlemesi hâlinde ise gönüllü vazgeçme hükümleri uygulanabilir. Bu durumda fail, o ana kadar gerçekleşen kısım bağımsız bir suç oluşturuyorsa yalnızca o suçtan sorumlu tutulur.

İştirak

Suç özgü suç niteliği taşıdığından, ölümü önleme yükümlülüğü bulunmayan kişiler bu suçun faili olamaz; ancak azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilirler. Örneğin çocuğuna müdahale etmek isteyen anneyi engelleyen ya da müdahale etmemeye ikna eden kişi, yükümlülük sahibi olmasa dahi iştirak hükümlerine göre cezalandırılır.

Aynı mağdur üzerinde birden fazla kişinin koruma yükümlülüğü bulunması hâlinde her fail kendi yükümlülüğü ve kastı bakımından ayrı ayrı değerlendirilir. Anne ve babanın birlikte hareketsiz kaldığı olaylarda her ikisi de müşterek fail olarak sorumlu tutulabilir; ancak birinin kastı diğerinden farklıysa sorumluluk statüleri de farklılaşır.

İçtima (Zincirleme Suç ve Diğer Halleri)

Kasten öldürme suçlarında zincirleme suç hükümleri uygulanmaz; bu kural ihmali davranışla işlenen görünümü için de geçerlidir. Tek bir ihmal davranışıyla birden fazla kişinin ölümüne sebebiyet verilmesi hâlinde, mağdur sayısınca suç oluşur ve gerçek içtima kuralları uygulanarak her bir ölüm için ayrı ceza belirlenir.

Failin hareketsiz kalması aynı zamanda terk veya yardım yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçunu da oluşturabilir. Bu hâllerde ölüm neticesi gerçekleştiği için fail yalnızca bu maddedeki suçtan sorumlu tutulur; daha hafif olan suçlar ayrıca cezalandırılmaz. Buna karşılık ihmal süreci içinde ayrıca eziyet veya kötü muamele gibi bağımsız bir suç işlenmişse, bu suçtan ayrıca cezaya hükmedilir.

Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Adli Para Cezasına Çevirme

Hapis cezasının adli para cezasına çevrilebilmesi için cezanın bir yıl veya daha az süreli, yani kısa süreli hapis cezası olması gerekir. Bu suçta öngörülen ceza aralıklarının en alt sınırı dahi on yıl olduğundan, hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi hukuken mümkün değildir.

Erteleme

Hapis cezasının ertelenmesi, iki yıl veya daha az süreli hapis cezaları bakımından söz konusu olabilir. Bu suçtan hükmedilen ceza her hâlükârda bu sınırın çok üzerinde kaldığından erteleme kararı verilemez. Yaş küçüklüğü gibi indirimler uygulansa bile sonuç cezanın erteleme sınırına inmesi pratikte mümkün görünmemektedir.

HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması)

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi için hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması gerekir. Bu suçta öngörülen ceza miktarları söz konusu eşiğin çok üzerinde bulunduğundan HAGB kararı verilmesi mümkün değildir. Ayrıca HAGB kararı verilmesi hâlinde beş yıllık denetim süresi uygulanacak olup, bu kurumun uygulanabildiği suçlarda denetim süresi bu şekilde belirlenir.

Suçun Soruşturma ve Kovuşturma Aşamaları

Suç şikayete bağlı olmadığından soruşturma, ölüm olayının öğrenilmesiyle birlikte Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen başlatılır. Soruşturmanın merkezinde ölüm nedeninin belirlenmesi yer alır; bu nedenle ölü muayenesi ve otopsi işlemleri yapılır, Adli Tıp Kurumu raporu alınır. Ayrıca failin hukuki yükümlülüğünün kaynağı araştırılır; nüfus kayıtları, bakım veya hizmet sözleşmeleri, görev tanımları ve nöbet çizelgeleri dosyaya kazandırılır.

Soruşturmada belirlenmesi gereken kritik nokta, failin müdahale etmesi hâlinde ölümün önlenip önlenemeyeceğidir. Bu husus genellikle bilirkişi ve uzman raporlarıyla aydınlatılır. Yeterli şüpheye ulaşılması hâlinde iddianame düzenlenir ve dosya ağır ceza mahkemesinde kovuşturma aşamasına taşınır; kovuşturmada kast ile taksir ayrımı ve eşdeğerlik değerlendirmesi yargılamanın esasını oluşturur.

Soruşturma ve kovuşturmada savunmanın nasıl kurulacağını kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi suçu savunma dilekçesi örneğinde görebilirsiniz.

Suçta Gözaltı ve Tutukluluk Halleri

Yakalanan şüpheli, Cumhuriyet savcısının kararıyla gözaltına alınabilir. Gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren yirmidört saati geçemez; toplu olarak işlenen suçlarda savcının yazılı emriyle her defasında bir günü geçmemek üzere üç gün süreyle uzatılabilir.

Fiil kasten öldürme kapsamında değerlendirildiğinden katalog suçlar arasında yer alır ve kuvvetli suç şüphesinin varlığı hâlinde tutuklama nedeni var sayılabilir. Soruşturma evresinde şüphelinin tutukluluk hâli en geç otuzar günlük süreler itibarıyla incelenir. Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde tutukluluk süresi en çok iki yıl olup, zorunlu hâllerde gerekçe gösterilerek uzatılabilir ve uzatma süresi toplam üç yılı geçemez.

Uzlaşma, Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Etkin Pişmanlık ve Görevli Mahkeme

Uzlaşma Mümkün mü?

Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi, hayata karşı işlenen ve şikayete tabi olmayan bir suç olduğundan uzlaştırma kapsamında değildir. Ölenin yakınlarının şikayetçi olmaması veya davadan feragat etmesi kamu davasının düşmesi sonucunu doğurmaz.

Şikayet Süresi Ne Kadardır?

Suç şikayete tabi olmadığından herhangi bir şikayet süresi söz konusu değildir. Fiil, dava zamanaşımı süresi içinde her zaman resen soruşturulabilir; şikayetten vazgeçme yargılamayı sona erdirmez ve yalnızca delil değeri bakımından değerlendirilir.

Dava Zamanaşımı Süresi

Dava zamanaşımı süresi, somut olayda uygulanacak ceza türüne göre belirlenir. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren hâllerde otuz yıl, müebbet hapis cezasını gerektiren hâllerde yirmibeş yıl, süreli hapis cezasını gerektiren hâllerde ise yirmi yıldır. Zamanaşımını kesen işlemlerin varlığı hâlinde süre yeniden işlemeye başlar; ancak kesilme hâlinde süre, kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar.

Etkin Pişmanlık Hükümleri

Kanunda bu suça özgü bir etkin pişmanlık düzenlemesi bulunmamaktadır. Failin ölümden sonra gösterdiği pişmanlık, cezayı ortadan kaldıran veya özel olarak indiren bir neden oluşturmaz; ancak yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları takdiri indirim kapsamında değerlendirilebilir. Ayrıca failin süreç içinde müdahale ederek ölümü önlemesi hâlinde gönüllü vazgeçme hükümleri gündeme gelir.

Görevli Mahkeme Hangisidir?

Öngörülen ceza miktarları gözetildiğinde bu suçta görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesi olup, ihmali davranışla işlenen suçlarda failin yükümlülüğünü yerine getirmesi gereken yer esas alınır. Hükme karşı istinaf kanun yoluna gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde başvurulabilir; bunun için istinaf dilekçesi örneğinden yararlanabilirsiniz. Bölge adliye mahkemesinin kararına karşı da tebliğden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna gidilir; temyiz dilekçesi örneği bu aşama için hazırlanmıştır.

Sık Sorulan Sorular

Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesinin cezası kaç yıldır?

Ceza, fiilin karşılık geldiği kasten öldürme hâline göre değişir. Ağırlaştırılmış müebbet hapsi gerektiren hâllerde yirmi yıldan yirmibeş yıla, müebbet hapsi gerektiren hâllerde onbeş yıldan yirmi yıla, diğer hâllerde on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunabilir. Mahkeme ihmalin ağırlığına göre hiç indirim yapmayarak doğrudan müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına da hükmedebilir.

Hangi durumlarda bir kişi ölümü önlemekle yükümlü sayılır?

Kanun, yükümlülüğün üç kaynağını saymıştır. Birincisi kanuni düzenlemelerden doğan yükümlülük olup velayet, vesayet ve iş sağlığı mevzuatından kaynaklanan görevler bu kapsamdadır. İkincisi sözleşmeden doğan yükümlülüktür; bakıcı, cankurtaran veya özel hemşire bu konumdadır. Üçüncüsü ise failin önceden gerçekleştirdiği davranışın başkalarının hayatı bakımından tehlikeli bir durum oluşturmasıdır.

Ölüm olayına seyirci kalan herkes bu suçtan yargılanır mı?

Hayır. Bu suç özgü suç olduğundan yalnızca ölümü önleme konusunda hukuki yükümlülüğü bulunan kişiler fail olabilir. Yükümlülüğü bulunmayan bir kişinin yardım etmemesi bu suçu oluşturmaz; böyle bir davranış koşulları varsa yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçu kapsamında değerlendirilir ve çok daha hafif bir yaptırıma tabidir.

İhmali davranışla öldürme ile taksirle öldürme arasındaki fark nedir?

Ayrım manevi unsurda düğümlenir. Fail, hareketsiz kalması hâlinde ölümün gerçekleşebileceğini öngörüp buna rağmen kayıtsız kalmışsa kast bulunur ve bu suç oluşur. Buna karşılık fail, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmakla birlikte ölüm neticesini hiç öngörmemişse taksirle öldürme suçu gündeme gelir ve ceza çok daha hafiftir.

İhmali davranışla kasten öldürmeden tutuklanır mı ve ceza ertelenir mi?

Fiil kasten öldürme kapsamında katalog suçlardan sayıldığından kuvvetli suç şüphesi hâlinde tutuklama tedbirine başvurulması mümkündür. Hükmedilen ceza en az on yıl olduğundan adli para cezasına çevrilemez, ertelenemez ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.

Kaynaklar: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (mevzuat.gov.tr), 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu. Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Av. Umur Yıldırım
Av. Umur Yıldırım Kurucu Avukat İnceleyen: Av. Yakup Yıkılmaz, Kurucu Avukat
Profili görüntüleyin
Benzer

Makaleler

Yeni madde açıklamalarından ve mevzuat güncellemelerinden ilk siz haberdar olun.