Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu, kasten yaralama fiilinin mağdurda kalıcı ya da ağır bir sonuç doğurduğu hâlleri kapsar ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 87. maddesinde düzenlenmiştir. Kanun, yaralama için TCK 86’ya göre belirlenen cezayı netice türüne göre bir kat, iki kat ya da yarısına kadar artırır; yaralama ölüme yol açmışsa on yıldan on sekiz yıla kadar hapis öngörür. Uygulamada “ağır yaralama”, “kalıcı hasarlı yaralama”, “yüzde sabit iz” ya da “yaralama sonucu ölüm” gibi adlarla anılır. Suç, CMK 100/3’teki katalog suçlar arasında sayılmıştır. Şikâyete bağlı değildir ve Cumhuriyet başsavcılığınca resen soruşturulur.
Kısa Cevap
TCK 87, kasten yaralamanın organ işlevinde sürekli zayıflama, yüzde sabit iz, hayati tehlike, kemik kırığı ya da ölüm gibi ağır bir netice doğurması hâlinde uygulanır. Ceza, TCK 86/1 kapsamındaki yaralamada 87/1 için en az dört, 87/2 için en az altı yıl; 86/3’teki nitelikli hâllerle birlikte en az altı ve dokuz yıl hapistir. Ölüm hâlinde ceza 86/1’e göre on ila on dört, 86/3’e göre on dört ila on sekiz yıldır. Suç şikâyete bağlı değildir, uzlaştırma kapsamında yer almaz, katalog suç olduğundan tutuklama nedeni var sayılabilir. HAGB ve erteleme yalnız sonuç ceza iki yıl veya altına indiğinde, adli para cezasına çevirme bir yıl veya altına indiğinde mümkündür; bu da çoğu hâlde ancak haksız tahrik ya da yaş küçüklüğü gibi ek indirimlerle olur. Görevli mahkeme fıkraya ve kanuni üst sınıra göre asliye ceza ya da ağır ceza mahkemesidir.
Kanun Metni
Kaynak: mevzuat.gov.trBir cümleye tıklayın, ilgili açıklamaya gidin.
(1) Kasten yaralama fiili, mağdurun;
- Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,
- Konuşmasında sürekli zorluğa,
- Yüzünde sabit ize,
- Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,
- Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına, Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, bir kat artırılır. Ancak, verilecek ceza, birinci fıkraya giren hallerde dört yıldan, üçüncü fıkraya giren hallerde altı yıldan az olamaz.
(2) Kasten yaralama fiili, mağdurun;
- İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine,
- Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,
- Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına,
- Yüzünün sürekli değişikliğine,
- Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun düşmesine, Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, iki kat artırılır. Ancak, verilecek ceza, birinci fıkraya giren hallerde altı yıldan, üçüncü fıkraya giren hallerde dokuz yıldan az olamaz.
(3) Kasten yaralamanın vücutta kemik kırılmasına veya çıkığına neden olması halinde, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre, yarısına kadar artırılır.
(4) Kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelmişse, yukarıdaki maddenin birinci fıkrasına giren hallerde on yıldan ondört yıla kadar, üçüncü fıkrasına giren hallerde ise ondört yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Kanun Gerekçesi
Gerekçe için tıklayınız
Madde metninde kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâlleri belirlenmiştir.
Birinci fıkranın (a) bendinde, kasten yaralama suçunun mağdurun duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olması, bu suçun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâli olarak öngörülmüştür. Bunun için duyu veya organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olunmalıdır. Vücutta çift olarak bulunan organlardan birinin işlevini tamamen yitirmesi hâlinde, diğer organ fonksiyon görmeye devam edebilir. Bu durumda dahi, organın işlevinin zayıflaması değil, ikinci fıkraya göre işlevin yitirilmesi söz konusudur. Çünkü, bent metninde duyu veya organlardan birinin işlevinden söz edilmiştir.
Keza, kasten yaralamanın mağdurun konuşmasında sürekli zorluğa neden olması, (b) bendinde bu suçun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâli olarak öngörülmüştür. Bu hükmün uygulanabilmesi için, konuşma yeteneğinin tamamen yitirilmesi değil, konuşma yeteneğinin kullanılmasında güçlükle karşılaşılması gerekir. Aksi takdirde ikinci fıkra hükmü uygulanır.
Fıkranın (c) bendine göre, kasten yaralama suçunun yüzde sabit ize neden olması, bu suçtan dolayı daha ağır bir ceza ile cezalandırılmayı gerektirmektedir. Burada geçen yüz deyimi, çehre karşılığında kullanılmıştır ve kişinin boyun ve kulakları dahil, başın ön kısmını ifade eder. Yüzde sabit iz, yaralama sonucu yüzde meydana gelen daimî, sürekli izlerdir. Ancak bu izler yüzün sürekli değişikliği hâlinden farklıdır. Sabit iz yüzü değiştirmemekte ve mağduru öteden beri tanıyanlarda, kişiliği bakımından herhangi bir duraksamaya neden olmamaktadır. İkinci fıkrada söz konusu edilen yüzde sürekli değişiklik hâlinde ise, bunun tam tersi söz konusudur; yüzüne kezzap atılmış bulunan kişinin durumu buna örnek teşkil eder.
Fıkranın (d) bendine göre, kasten yaralamanın kişinin hayatını tehlikeye sokan bir duruma neden olması, bu suçtan dolayı daha ağır bir ceza ile cezalandırılmayı gerektirmektedir. Kasten yaralamanın hayati tehlikeye sebebiyet verip vermediğinin tespiti, tıbbi bir değerlendirmeyi gerekli kılmaktadır.
Fıkranın (e) bendinde, kasten yaralamanın gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına neden olması hâli düzenlenmiştir.
Maddenin ikinci fıkrasında, kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış diğer hâlleri belirlenmiştir.
Fıkranın (a) bendinde kasten yaralama sonucunda mağdurun iyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesi hâlinde, suçun temel şekline nazaran verilecek cezanın artırılması öngörülmüştür.
(b) bendinde ise, duyu veya organlardan birinin işlevinin yitirilmesi hâlinde cezanın artırılması öngörülmüştür. İşlevin zayıflamasıyla yitirilmesi arasındaki farka ilişkin açıklama için birinci fıkranın gerekçesine bakılmalıdır.
Fıkranın (c) bendinde, kasten yaralama sonucunda mağdurun konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolması hâli düzenlenmiştir.
(d) bendinde yüzünün sürekli değişikliğe uğraması hâli öngörülmüştür. Bu hususa ilişkin açıklama için birinci fıkranın gerekçesine bakılmalıdır.
Nihayet (e) bendinde, kasten yaralama suçunun gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun düşmesine neden olunması hâli düzenlenmiştir.
Maddenin üçüncü fıkrasında kasten yaralamanın vücutta kemik kırılmasına neden olması hâline ilişkin düzenleme yapılmıştır. Bu itibarla, kırığın mağdurun hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre, fail hakkında fıkrada belirtilen oranlarda cezaya hükmolunacaktır.
Dördüncü fıkrada, kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelmiş olması hâline ilişkin hükme yer verilmiştir. Neticesi sebebiyle ağırlaşmış bu kasten yaralama hâllerinde, failin bu ağır neticeden sorumlu tutulabilmesi için, Genel Hükümler Kitabında yer alan netice sebebiyle ağırlaşmış suçlara ilişkin hükümler, burada da geçerlidir.
Suçun Hukuki Künyesi
| Künye Başlığı | Açıklama |
|---|---|
| Kanun Maddesi | 5237 sayılı TCK İkinci Kitap, “Kişilere Karşı Suçlar” kısmının “Vücut Dokunulmazlığına Karşı Suçlar” bölümünde, 87. maddede düzenlenmiştir; 86. maddedeki kasten yaralamanın ağırlaşmış neticelerini kapsar. |
| Şikayet | Şikâyete bağlı değildir; mağdurun şikâyetten vazgeçmesi soruşturmayı ya da davayı düşürmez. |
| Zamanaşımı | 87/3 (86/1 ile): sekiz yıl · 87/1, 87/2, 87/4 ve 86/3 ile birlikte 87/3: on beş yıl (TCK 66/1-d, e). |
| Tutuklama ve Adli Kontrol | Bütün fıkralar CMK 100/3-a-4’teki katalogda yer alır; tutuklama nedeni var sayılabilir, ancak ölçülülük ve kuvvetli şüphe aranır. Adli kontrol (CMK 109) uygulanabilir. |
| Uzlaşma | Yoktur; CMK 253/1-b listesi yalnız 86 (3. fıkra hariç) ve 88’i sayar, 87’yi saymaz. |
| Etkin Pişmanlık | Kanunda bu suça özgü etkin pişmanlık hükmü bulunmamaktadır. |
| İndirim | Maddeye özgü indirim yoktur; haksız tahrik (TCK 29), yaş küçüklüğü (TCK 31), ihmali davranış (TCK 88) ve takdiri indirim (TCK 62) genel hükümlere göre uygulanır. |
| Memuriyete Etkisi | Kasıtlı suç olduğundan bir yıl veya daha fazla hapis cezasına mahkûmiyet, 657 sayılı Kanun m.48/A-5 uyarınca memuriyete engeldir. |
| Görevli Mahkeme | 86/1 ile 87/1, 87/2 ve 87/3: asliye ceza · 86/3 ile 87/1 ve 87/3: asliye ceza (86/3-f ile 87/1: ağır ceza) · 86/3 ile 87/2: ağır ceza · 87/4: ağır ceza. |
Suçun Şartları ve Unsurları Nelerdir?
TCK 87’nin uygulanması için önce TCK 86’daki kasten yaralama suçunun bütün unsurlarıyla gerçekleşmesi, ardından bu yaralamadan maddede sayılan ağır neticelerden birinin doğması gerekir. Fail mağdurun vücuduna acı vermeyi ya da sağlığını bozmayı bilerek ve isteyerek hareket eder; fıkralarda sayılan sonuç ise bu kastın dışında kalan, fakat hareketle nedensellik bağı bulunan bir neticedir. Birinci fıkrada duyu veya organ işlevinin sürekli zayıflaması, konuşmada sürekli zorluk, yüzde sabit iz, yaşamı tehlikeye sokan durum ve gebe kadında erken doğum; ikinci fıkrada iyileşmesi olanaksız hastalık veya bitkisel hayat, işlevin yitirilmesi, konuşma ya da çocuk yapma yeteneğinin kaybı, yüzün sürekli değişikliği ve çocuğun düşmesi sayılmıştır.
Üçüncü fıkra kemik kırığı veya çıkığını, dördüncü fıkra ölümü düzenler. Neticenin varlığı ve ağırlığı tıbbi bir sorudur; kesin adli rapor, iyileşme süreci tamamlandıktan sonra mağdurun muayenesiyle ve gerekirse Adli Tıp Kurumunun ilgili ihtisas kurulundan alınır. Yüzde sabit iz ile yüzün sürekli değişikliği arasındaki fark, izin kişiyi öteden beri tanıyanlarda tanınmazlık yaratıp yaratmadığına göre belirlenir: sabit iz yüzü değiştirmez, sürekli değişiklik kişinin görünümünü başkalaştırır.
Dördüncü fıkra için yaralamanın TCK 86/1 ya da 86/1 ile birlikte 86/3 kapsamında kalması, yani basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek ağırlıkta olması aranır. Ceza Genel Kurulu, 86/2’deki hafif yaralamalarda ölüm meydana gelse bile 87/4’ün uygulanamayacağını açıkça belirtmiştir; böyle bir olayda failin ölüm bakımından sorumluluğu taksirle öldürme hükümleri çerçevesinde tartışılır. Ölüm ile yaralama arasındaki nedensellik bağı otopsi raporuyla ortaya konur; mağdurun önceden var olan hastalığı ya da tıbbi müdahaledeki hata bağı koparıp koparmadığı ayrıca değerlendirilir.
Fail ve Mağdur
Fail herkes olabilir; suç özgü suç değildir. Mağdur, yaşayan her insandır. Birinci ve ikinci fıkranın (e) bentlerinde mağdur gebe kadındır; çocuğun vaktinden önce doğması ya da düşmesi neticesinden sorumluluk için failin gebeliği bilmesi ya da en azından bilebilecek durumda olması gerekir.
Mağdurun üstsoy, altsoy, eş, boşanılan eş ya da kardeş olması, kendisini savunamayacak durumda bulunması veya silah kullanılması gibi 86/3 hâlleri, 87’deki artırımın üzerine uygulandığı temel cezayı ve asgari sınırları değiştirir. Bu nedenle mağdurla fail arasındaki ilişki ve kullanılan alet, hem cezayı hem görevli mahkemeyi belirleyen ilk sorudur. TCK 86 kasten yaralama suçu sayfasında bu nitelikli hâller ayrıntılı olarak anlatılmıştır.
Suçun Hukuki Konusu
Korunan hukuki değer, kişinin vücut dokunulmazlığı, beden ve ruh sağlığıdır; 87/4’te ayrıca yaşam hakkı, (e) bentlerinde doğmamış çocuğun hayatı da korunur. Suçun maddi konusu mağdurun bedenidir. Kanun koyucu, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunda cezayı netice ağırlaştıkça kademeli olarak yükseltmiştir.
Manevi Unsur
Temel fiil olan yaralama yalnız kastla işlenir; olası kast (sonucu öngörüp kabullenme) da yeterlidir ve TCK 21/2 gereği temel cezada indirim yapılır. Ağır netice bakımından ise TCK 23 uygulanır: failin bu sonuçtan sorumlu tutulabilmesi için en azından taksirle hareket etmiş olması gerekir. Öngörülemeyen, olağan dışı bir gelişmeyle ortaya çıkan netice faile yüklenemez.
Uygulamada en zor ayrım, 87 ile kasten öldürmeye teşebbüs (TCK 81, 35) ve 87/4 ile kasten öldürme suçu arasındadır. Yargıtay kastın yönünü taraflar arasındaki husumet, kullanılan aletin niteliği, darbe sayısı ve şiddeti, yaraların yeri, hedef seçme imkânı ve failin eylemine kendiliğinden mi yoksa bir engel yüzünden mi son verdiği gibi ölçütlerle belirler.
Dikkat: Hayati organlara yakın bölgeye ateşli silahla birden fazla atış, adli raporda “yaşamı tehlikeye sokan durum” bulunsa bile 87/1-d’ye değil öldürmeye teşebbüse gidebilir. Savunma, failin olay öncesi ve sonrası davranışlarını, atış mesafesini ve eylemi kendi isteğiyle bırakıp bırakmadığını somut delille ortaya koymalıdır.
Suçun Cezası Nedir?
TCK 87’de ceza, TCK 86’ya göre bulunan cezanın netice türüne göre artırılmasıyla belirlenir; ölüm hâlinde ise doğrudan on ila on sekiz yıllık aralık öngörülmüştür. Aşağıdaki tablo her hâlin cezasını, görevli mahkemesini ve şikâyet ile uzlaşma durumunu gösterir.
| Hâl (fıkra) | Ceza | Görevli Mahkeme | Şikâyet / Uzlaşma |
|---|---|---|---|
| Sürekli zayıflama, sabit iz, hayati tehlike vb. (86/1 ile 87/1) | 86/1 cezası bir kat artırılır; en az dört yıl (üst sınır altı yıl) | Asliye ceza | Şikâyet aranmaz / uzlaştırma yok |
| Aynı neticeler, 86/3 nitelikli hâlle (87/1) | 86/3’e göre artırılmış ceza bir kat artırılır; en az altı yıl (üst sınır dokuz yıl; 86/3-f ile on iki yıl) | Asliye ceza (86/3-f ile ağır ceza) | Şikâyet aranmaz / uzlaştırma yok |
| İşlev kaybı, bitkisel hayat, yüzün sürekli değişikliği vb. (86/1 ile 87/2) | 86/1 cezası iki kat artırılır; en az altı yıl (üst sınır dokuz yıl) | Asliye ceza | Şikâyet aranmaz / uzlaştırma yok |
| Aynı neticeler, 86/3 nitelikli hâlle (87/2) | 86/3’e göre artırılmış ceza iki kat artırılır; en az dokuz yıl (üst sınır on üç yıl altı ay) | Ağır ceza | Şikâyet aranmaz / uzlaştırma yok |
| Kemik kırığı veya çıkığı (87/3) | 86’ya göre belirlenen ceza, kırığın hayat fonksiyonlarına etkisine göre yarısına kadar artırılır | Asliye ceza | Şikâyet aranmaz / uzlaştırma yok |
| Yaralama sonucu ölüm, 86/1 kapsamında (87/4) | On yıldan on dört yıla kadar hapis | Ağır ceza | Şikâyet aranmaz / uzlaştırma yok |
| Yaralama sonucu ölüm, 86/3 kapsamında (87/4) | On dört yıldan on sekiz yıla kadar hapis | Ağır ceza | Şikâyet aranmaz / uzlaştırma yok |
Temel Halinin Cezası (87/1)
Birinci fıkrada TCK 86’ya göre belirlenen ceza bir kat artırılır, yani iki katına çıkar. TCK 86/1’deki bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası bu artırımla üç ila altı yıla ulaşır; ancak kanun, sonuç cezanın 86/1 hâllerinde dört yıldan, 86/3 hâllerinde altı yıldan az olamayacağını ayrıca öngörmüştür. Hâkim önce TCK 61/1’deki ölçütlerle 86’ya göre temel cezayı belirler, ardından 86/3 artırımını, en son 87 artırımını uygular ve bulunan ceza asgari sınırın altındaysa onu asgari sınıra yükseltir.
Nitelikli Haller (87/2-4)
İkinci fıkrada sayılan, kalıcılığı ve ağırlığı daha yüksek neticelerde 86’ya göre belirlenen ceza iki kat artırılır, yani üç katına çıkar. Bu fıkrada asgari sınır 86/1 hâllerinde altı yıl, 86/3 hâllerinde dokuz yıldır. Üçüncü fıkrada kemik kırığı veya çıkığı hâlinde ceza, kırık ya da çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre yarısına kadar artırılır; artırım oranı adli raporda belirtilen derece dikkate alınarak gerekçeli biçimde belirlenir.
Dördüncü fıkra, yaralama sonucunda ölüm meydana gelmesi hâlinde artırım yöntemini bırakıp bağımsız bir ceza aralığı öngörür: 86/1 kapsamındaki yaralamada on ila on dört yıl, 86/3 kapsamındaki yaralamada on dört ila on sekiz yıl hapis. 87/2-d (yüzün sürekli değişikliği) nedeniyle verilen süreli hapiste koşullu salıverilme oranı yarı değil üçte ikidir (5275 sayılı Kanun m.107/2-b).
İndirim Halleri
Maddede özel bir indirim sebebi yoktur. Haksız bir fiilin yarattığı hiddet veya şiddetli elem altında işlenen yaralamada ceza dörtte birden dörtte üçe kadar indirilir (TCK 29); ihmali davranışla işlenen yaralamada TCK 88/1 gereği üçte ikiye kadar indirim yapılabilir. Fail on beş ile on sekiz yaş arasındaysa TCK 31/3’teki üçte bir indirim kural olarak uygulanır. Ancak 18.8.2026 tarihinde yürürlüğe giren 7593 sayılı Kanunla değişen TCK 31/4’e göre, 87/2 ve 87/4’teki suçları işleyen bu yaş grubundaki çocuklar hakkında, kusurun ağırlığı ve işleniş şekli gibi ölçütlere göre bu indirim uygulanmayabilir; bu tarihten önceki fiillerde lehe olan eski hüküm uygulanır. Takdiri indirim (TCK 62) sonuç cezanın altıda birine kadardır.
Somut olayınızı birlikte değerlendirelim
Ceza hesabı; nitelikli hâller, artırım ve indirim nedenleriyle dosyadan dosyaya değişir.
Suçun Özel Görünüş Biçimleri
TCK 87 neticesi sebebiyle ağırlaşmış bir suç tipi olduğundan teşebbüs, iştirak ve içtima kuralları ağır neticenin failin kastı dışında kalmasına göre uygulanır. Zincirleme suç hükmü ise TCK 43/3 gereği kasten yaralamada hiç uygulanmaz.
Teşebbüs
Ağır netice failin kastına dahil olmadığından 87’ye teşebbüs kural olarak düşünülmez. Netice gerçekleşmemişse fail yalnız oluşan yaralamadan, yani 86’dan sorumludur. Fail öldürmek istemiş ama mağdur ağır biçimde yaralanıp kurtulmuşsa artık 87 değil, kasten öldürmeye teşebbüs söz konusudur. Öldürme kastıyla başlayan eylemden gönüllü vazgeçen ya da kendi çabasıyla ölümü önleyen fail TCK 36 gereği teşebbüsten cezalandırılmaz; tamamlanan kısım esasen 87’yi oluşturuyorsa bu suçtan cezalandırılır. Ceza Genel Kurulu bu sonucu 112’yi arayıp yardım çağıran sanık için kabul etmiştir.
İştirak
Birlikte yaralayan kişilerin her biri müşterek fail olarak (TCK 37/1) ağır neticeden sorumludur; yeter ki her biri bakımından netice öngörülebilir olsun. Azmettiren de işlenen suçun cezasıyla cezalandırılır (TCK 38/1). Yardım edende ceza yarı oranında indirilir ve sekiz yılı geçemez (TCK 39/1).
İçtima (Zincirleme Suç ve Diğer Halleri)
TCK 43/3 gereği zincirleme suç hükmü kasten yaralamada uygulanmaz; bu nedenle aynı mağdura farklı zamanlarda gerçekleştirilen ve her biri ayrı ağır netice doğuran yaralamalar ayrı ayrı cezalandırılır. Ruhsatsız silahla işlenen yaralamada 6136 sayılı Kanuna aykırılık ayrı suçtur. Yağma sırasında kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâllerinden biri gerçekleşirse TCK 149/2 gereği kasten yaralama hükümleri ayrıca uygulanır.
Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
TCK 87’de asgari cezalar dört yıl ve üzeri olduğundan APC’ye çevirme, erteleme ve HAGB kural olarak 87/3 dışında ancak ek indirimlerle gündeme gelir. Her kurum, indirimlerden sonra bulunan sonuç cezaya bakar.
Adli Para Cezasına Çevirme
TCK 50/1’e göre yalnız bir yıl veya daha az süreli hapis cezası adli para cezasına ya da diğer seçenek yaptırımlara çevrilebilir. 87/1, 87/2 ve 87/4’te asgari cezalar bu sınırın çok üstündedir; çevirme ancak haksız tahrik ya da yaş küçüklüğü gibi indirimlerle sonuç ceza bir yılın altına inerse mümkündür. 87/3’te 86/1’in alt sınırına küçük bir artırım yapılmışsa bile takdiri indirim tek başına cezayı bir yılın altına indirmez; ek bir indirim gerekir.
Erteleme
Erteleme, iki yıl veya daha az hapis cezasında (fiili on sekiz yaşından küçükken ya da altmış beş yaşını bitirmişken işleyende üç yıl) ve TCK 51/1’deki şartlar varsa mümkündür. 87/3’te 86/1’in alt sınırına yakın belirlenen ceza takdiri indirimle iki yılın altına inebileceğinden erteleme değerlendirilebilir. 87/1 ve 87/2’de ise haksız tahrik veya yaş küçüklüğü gibi bir indirim olmadıkça iki yıl sınırına inilemez.
HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması)
HAGB, sonuç ceza iki yıl veya daha az hapis olduğunda ve CMK 231/6’daki şartlar (kasıtlı suçtan önceki mahkûmiyet olmaması, yeniden suç işlemeyeceği kanaati, zararın giderilmesi) varsa uygulanabilir. 87/3’te ceza alt sınıra yakın belirlenip takdiri indirim yapılırsa bu sınır yakalanabilir; 87/1 ve 87/2’de ek indirim gerekir, 87/4’te bu sınıra ancak birden fazla indirimin birleştiği istisnai hâllerde inilebilir. Karar verilirse sanık beş yıl denetim süresine tabi tutulur (CMK 231/8).
Suçun Soruşturma ve Kovuşturma Aşamaları
Hastaneye başvuru ya da kolluk bildirimiyle öğrenilen her yaralama olayında Cumhuriyet başsavcılığı resen soruşturma başlatır; neticenin ağırlığı ilk geçici raporda değil, kesin raporda belli olur. Soruşturmada mağdurun ilk müdahale kayıtları, radyoloji görüntüleri, iyileşme sonrası muayene ve Adli Tıp Kurumu raporu, olay yeri inceleme ve kamera kayıtları, kullanılan aletin kriminal incelemesi, tanık beyanları ve gerektiğinde HTS kayıtları toplanır.
İddianame, ulaşılan kanuni üst sınıra göre asliye ceza ya da ağır ceza mahkemesine verilir. Kovuşturmada en çok tartışılan delil adli rapordur: yüzde izin sabit olup olmadığı, hayati tehlikenin gerçekten bulunup bulunmadığı, kırığın hayat fonksiyonlarına etki derecesi ve rapor ile tıbbi belgeler arasındaki çelişkiler Adli Tıp Kurumundan alınacak raporla giderilmelidir. Mahkeme yüzdeki izi ayrıca duruşmada gözlemleyip tutanağa geçirebilir. Alt sınırı beş yılı aşan hâllerde (87/1’de 86/3 ile, 87/2 ve 87/4) müdafi bulunmayan sanığa istemi aranmaksızın müdafi atanır (CMK 150/3).
Hükme karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinafa, bölge adliye mahkemesi kararına karşı da yine iki hafta içinde, CMK 286/2’deki sınırlar saklı kalmak üzere temyize başvurulabilir; beş yıl veya daha az hapis cezasına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi temyiz edilemez. Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu için hazırlanmış savunma dilekçesi örneği, istinaf dilekçesi örneği ve temyiz dilekçesi örneği sitemizde yer alır.
Suçta Gözaltı ve Tutukluluk Halleri
CMK 91/1’e göre gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkime gönderilme için zorunlu süre hariç yirmi dört saattir ve bu yol süresi on iki saati geçemez. Toplu olarak işlenen suçlarda Cumhuriyet savcısı süreyi her defasında bir günü geçmemek üzere üç gün uzatabilir (CMK 91/3).
TCK 87, CMK 100/3-a-4’te “neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama (madde 87)” olarak sayıldığından kuvvetli şüphe varsa tutuklama nedeni var sayılabilir; üst sınır iki yılı aştığı için tutuklama yasağı (CMK 100/4) uygulanmaz. Azami tutukluluk süresi asliye cezanın görevine giren hâllerde soruşturmada altı ay, kovuşturmada bir yıl olup zorunlu hâllerde altı ay uzatılabilir (CMK 102/1, 102/4). Ağır cezanın görevine giren 87/4 ve 86/3 ile 87/2 hâllerinde soruşturmada bir yıl, kovuşturmada iki yıl ve uzatmalarla toplam en çok beş yıldır (CMK 102/2). Tutuklama yerine yurt dışına çıkış yasağı, imza yükümlülüğü, silah teslimi ya da mağdura yaklaşmama gibi adli kontrol tedbirlerine (CMK 109/3) hâkim karar verir.
Uzlaşma, Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Etkin Pişmanlık ve Görevli Mahkeme
Uzlaşma Mümkün mü?
Uzlaştırma mümkün değildir. CMK 253/1-b-1 kasten yaralamadan yalnız 86’yı (üçüncü fıkra hariç) ve 88’i sayar; TCK 87 listede yer almaz ve suç şikâyete bağlı olmadığından 253/1-a kapsamına da girmez. Fail suça sürüklenen çocuk olsa bile 87’deki üst sınırlar üç yılı aştığından 253/1-c yolu da kapalıdır. Önödeme (TCK 75) de uygulanmaz.
Şikayet Süresi Ne Kadardır?
Şikâyet süresi yoktur. Suç resen soruşturulduğundan TCK 73’teki altı aylık süre işlemez; mağdurun şikâyetten vazgeçmesi ya da sanıkla barışması davayı düşürmez.
Dava Zamanaşımı Süresi
Dava zamanaşımı, ulaşılan kanuni üst sınıra göre belirlenir. 86/1 ile birlikte 87/3’te üst sınır beş yılı geçmediğinden süre sekiz yıldır (TCK 66/1-e). 87/1, 87/2 ve 87/4’te ve 86/3 ile birlikte 87/3’te üst sınır beş yıldan fazla, yirmi yıldan az olduğundan süre on beş yıldır (TCK 66/1-d). Kesen işlemler varsa süre en fazla yarısı kadar uzar (TCK 67/4); fiili on iki ile on sekiz yaş arasında işleyenlerde süreler TCK 66/2’ye göre kısalır.
Etkin Pişmanlık Hükümleri
Kanunda neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçuna özgü etkin pişmanlık hükmü bulunmamaktadır. Failin olaydan sonra ambulans çağırması, mağdurun tedavi giderlerini karşılaması ya da özür dilemesi özel bir indirim doğurmaz; bu davranışlar TCK 62 kapsamında takdiri indirim sebebi sayılabilir. Öldürme kastıyla başlayan eylemlerde ise aynı davranış TCK 36’daki gönüllü vazgeçme yönünden önem taşır.
Görevli Mahkeme Hangisidir?
5235 sayılı Kanunun 12. maddesi ağır ceza mahkemesini on yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlarda görevli kılar; 11. madde gereği diğer hâllere asliye ceza mahkemesi bakar. 87/1, 87/2 ve 87/3 ile 86/1 birlikte uygulandığında üst sınır dokuz yılı geçmediğinden asliye ceza görevlidir. 86/3 ile 87/2’de üst sınır on üç yıl altı aya, 86/3-f ile 87/1’de on iki yıla çıktığından ve 87/4’te üst sınır on dört ya da on sekiz yıl olduğundan ağır ceza mahkemesi görevlidir. Dava öldürmeye teşebbüsten ağır cezada açılıp yargılama sonunda 87 kabul edilirse CMK 6/1 gereği görevsizlik kararı verilmez. Fail suça sürüklenen çocuksa çocuk mahkemesi ya da çocuk ağır ceza mahkemesi görevlidir. Hükme karşı istinaf süresi gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftadır (CMK 273/1).
Yargıtay Kararları
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 08.09.2026 tarihli, 2026/3328 E., 2026/5172 K.
Sanık, silahla yaraladığı mağdurun yüzünde sabit iz kalması nedeniyle 86/1, 86/3-e ve 87/1-c uyarınca altı yıl hapis cezası almış, istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Temyizde savunma, raporlarda yaralanmanın basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir olarak nitelendirildiğini ve yüzde sabit iz kalmadığını ileri sürmüştür. Daire, yüzde sabit ize ilişkin adli raporu yeterli bulmuş, bu neticenin basit tıbbi müdahaleyle giderilmesinin mümkün olmadığını belirterek meşru savunma, haksız tahrik ve takdiri indirim itirazlarıyla birlikte temyizi reddetmiştir.
… hükme esas alınan yüzde sabit ize dair adlî raporun yeterli olduğu, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama niteliğindeki yüzde sabit izin Dairemiz uygulamalarına göre basit tıbbi müdahale ile giderilmesinin mümkün bulunmadığı …
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 22.04.2026 tarihli, 2023/604 E., 2026/257 K.
Sanık, eşinin işten ayrılıp kendisini terk etmesinden sorumlu tuttuğu katılanın bulunduğu iş yerine pompalı tüfekle gelip iki ayağına birer el ateş etmiş; katılanda hayati tehlike, ağır derecede kemik kırığı ve organ işlevinde sürekli zayıflama oluşmuştur. Bölge adliye mahkemesi eylemi 87/1 kapsamında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama sayıp direnmiştir. Ceza Genel Kurulu önce 87/4’ün şartlarını sayıp 86/2’deki hafif yaralamalarda bu fıkranın uygulanamayacağını açıklamış, ardından husumet, silahın niteliği, atış sayısı ve hedef alınan bölgeye bakarak eylemin öldürmeye teşebbüs olduğuna oy çokluğuyla karar vermiştir.
… Anılan maddenin 2. fıkrasında karşılığını bulan basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde meydana gelen yaralamalarda 87. maddenin 4. fıkrası uygulanamayacaktır. …
… Kullanılan silahın öldürmeye elverişli olması, sanığın tüfeğini birden fazla kez ateşlemesi, katılandaki yara yerlerinden hareketle hedef alınan vücut bölgeleri ve buna bağlı olarak meydana gelen zararın ağırlığı da dikkate alındığında; sanığın katılanı öldürme kastı ile hareket ettiği ve eyleminin teşebbüs aşamasında kalan kasten öldürme suçunu oluşturduğu kabul edilmelidir. …
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 08.04.2026 tarihli, 2024/440 E., 2026/215 K.
Boşandığı eşini tabancayla karnından vurup yaşamını tehlikeye sokan sanık, olay yerinden ayrıldıktan kısa süre sonra 112’yi arayarak adresi bildirmiş ve ambulans istemiştir. Bölge adliye mahkemesi gönüllü vazgeçme hükmünü uygulayıp sanığı tamamlanan kısım olan neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamadan cezalandırmıştır. Ceza Genel Kurulu, sanığın başka birinin daha önce ihbarda bulunduğunu bilmesinin beklenemeyeceğini, aktif bir çaba gösterdiğini kabul ederek Başsavcılığın itirazını reddetmiştir.
… Dolayısıyla sanığın suçun icra hareketlerinden gönüllü olarak vazgeçmesi ve bu yönde aktif bir davranış sergilemesi karşısında teşebbüsten cezalandırılamayacağı, açıklanan nedenle de hakkında TCK’nın 36. maddesinde düzenlenen gönüllü vazgeçme hükümlerinin uygulanmasında ve eyleminin tamamlanan kısmı itibarıyla oluşan neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan cezalandırılmasında isabetsizlik bulunmadığı kabul edilmelidir. …
Sık Sorulan Sorular
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama cezası kaç yıl?
Ceza neticeye göre değişir. TCK 86/1 kapsamındaki yaralamada 87/1 için en az dört, 87/2 için en az altı yıl hapis verilir; silah kullanılması gibi 86/3 hâllerinde bu sınırlar altı ve dokuz yıla çıkar. Yaralama ölümle sonuçlanmışsa ceza on ila on dört, 86/3 hâllerinde on dört ila on sekiz yıldır.
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamada uzlaşma var mı?
Yoktur. CMK 253/1-b listesinde kasten yaralamadan yalnız 86 (üçüncü fıkra hariç) ve 88 sayılmıştır. Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu şikâyete de bağlı olmadığından uzlaştırma ve önödeme uygulanmaz; mağdurun şikâyetten vazgeçmesi davayı düşürmez.
Yüzde sabit iz kalırsa ceza ne olur?
Yüzde sabit iz 87/1-c kapsamındadır ve 86’ya göre belirlenen ceza bir kat artırılır; ceza 86/1 hâllerinde dört, 86/3 hâllerinde altı yıldan az olamaz. İz kişinin görünümünü başkalaştıracak düzeydeyse yüzün sürekli değişikliği (87/2-d) söz konusu olur ve ceza iki kat artırılır. İzin niteliği adli raporla ve gerektiğinde hâkimin gözlemiyle belirlenir.
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamada tutuklama olur mu?
Olabilir. TCK 87, CMK 100/3’teki katalog suçlar arasında yer aldığından kuvvetli şüphe varsa tutuklama nedeni var sayılabilir. Adli kontrol yeterliyse ölçülülük gereği tutuklama yoluna gidilmez.
Yaralama sonucu ölümle kasten öldürme arasındaki fark nedir?
Fark failin kastındadır. Fail yalnız yaralamak isteyip ölüme en az taksirle neden olmuşsa 87/4, öldürmek istemişse TCK 81 ve 82 uygulanır. Kastın yönü husumet, kullanılan alet, darbe sayısı ve yeri ile failin olay sonrası davranışlarından çıkarılır.