İntihara yönlendirme suçu, bir kimseyi intihara azmettirmek, teşvik etmek, intihar kararını kuvvetlendirmek ya da intiharına herhangi bir şekilde yardım etmek suretiyle işlenen ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 84. maddesinde düzenlenen bir suçtur. Temel hâlde iki yıldan beş yıla kadar, intiharın gerçekleşmesi hâlinde dört yıldan on yıla kadar hapis cezası öngörülür; cebir veya tehditle intihara mecbur etme hâlinde ise fail doğrudan kasten öldürme suçundan sorumlu tutulur. Uygulamada ve halk arasında “intihara teşvik”, “intihara azmettirme” ve “intihara yardım” gibi adlarla anılmaktadır. Maddenin ilk üç fıkrasındaki hâller CMK 100/3’teki katalog suçlar arasında yer almaz; dördüncü fıkradaki fiil kasten öldürme sayıldığından katalog kapsamına girer. Suç şikâyete bağlı değildir ve Cumhuriyet başsavcılığınca resen soruşturulur.
Kısa Cevap
TCK 84’e göre bir kişinin intihar kararına manevi ya da maddi katkıda bulunan kimse cezalandırılır; mağdurun intihar etmesi suçun oluşması için şart değildir. Ceza temel hâlde iki yıldan beş yıla, intihar gerçekleşirse dört yıldan on yıla, başkalarını alenen teşvikte üç yıldan sekiz yıla kadar hapistir. Algılama yeteneği gelişmemiş kişiyi intihara sevk eden ya da kişiyi cebir veya tehditle intihara mecbur eden, kasten öldürmenin cezasıyla cezalandırılır. Suç şikâyete bağlı değildir, uzlaştırma kapsamında bulunmaz ve tutuklama yasağının sınırını aştığından tutuklama mümkündür. HAGB yalnız sonuç cezanın iki yıl veya altında kaldığı hâllerde, erteleme iki yıl (fiili on sekiz yaşından küçükken ya da altmış beş yaşını bitirmişken işleyende üç yıl) veya altında kaldığı hâllerde, adli para cezasına çevirme ise bir yıl veya altında kaldığı hâllerde gündeme gelir; ilk üç fıkrada asliye ceza, dördüncü fıkrada ağır ceza mahkemesi görevlidir.
Kanun Metni
Kaynak: mevzuat.gov.trBir cümleye tıklayın, ilgili açıklamaya gidin.
(2) İntiharın gerçekleşmesi durumunda, kişi dört yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Başkalarını intihara alenen teşvik eden kişi, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(4) İşlediği fiilin anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan veya ortadan kaldırılan kişileri intihara sevk edenlerle cebir veya tehdit kullanmak suretiyle kişileri intihara mecbur edenler, kasten öldürme suçundan sorumlu tutulurlar.
Kanun Gerekçesi
Gerekçe için tıklayınız
Maddenin birinci fıkrasında bir başkasını intihara azmettirme, teşvik etme, başkasının intihar kararını kuvvetlendirme ya da başkasının intiharına herhangi bir şekilde yardım etme fiilleri, seçimlik hareketli bir suç olarak tanımlanmaktadır.
Canlı türü olarak insan, hayatını sürdürme konusunda bir içgüdüye sahiptir. Ancak, algılama yeteneğinin olmaması nedeniyle veya yakalandığı hastalıktan kaynaklanan acı ve ızdırabın etkisiyle kişide hayatını sona erdirmeye yönelik bir eğilim ortaya çıkabilir ve bunu bir irade açıklamasıyla ortaya koyabilir. Belirtmek gerekir ki, kişinin bu şartlar altında hayatını sona erdirme yönündeki iradesinin hukukî geçerliliği söz konusu değildir. Başka bir deyişle, belirtilen durumlarda hukuken muteber bir iradeden söz etmek mümkün değildir.
Ahlaken tasvip edilmeyen bir tasarruf olan intihar veya intihara teşebbüs olgusu, bizatihi cezalandırılabilir bir davranış niteliği taşımamaktadır. Buna karşılık, bir başkasını intihara azmettiren, teşvik eden, başkasının intihar kararını kuvvetlendiren ya da başkasının intiharına herhangi bir şekilde yardım eden kişinin bu fiilleri cezalandırılabilir niteliktedir.
Başlı başına cezalandırılabilir bir fiil olarak intihara yardım, esas itibarıyla icraî davranışla gerçekleştirilebilir. Ancak, intiharı önleme konusunda hukukî yükümlülük altında bulunan kişinin, bir intihar olgusuyla karşı karşıya olmasına rağmen, bu intihar girişimini engellememesi, bu girişim karşısında kayıtsız davranması; intihara ihmali davranışla yardım olarak nitelendirilmek gerekir. Ancak, bunun için, kişinin intiharı önleme konusunda hukukî bir yükümlülüğünün olması gerekir.
Maddenin ikinci fıkrasında, intihara teşvik veya yardım suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâli düzenlenmiştir. İntihara teşvik veya yardımın cezalandırılabilmesi için, kişinin intihar etmesi şart değildir. Teşvik veya yardım sonucunda intiharın gerçekleşmesi durumunda, söz konusu fıkraya göre cezanın artırılması gerekmektedir.
Üçüncü fıkrada, başkalarını intihara alenen teşvik edilmesi, ayrı bir suç olarak tanımlanmıştır. Bu suçun oluşabilmesi için, belli bir kişinin muhatap alınması gerekmemektedir. Aleniyet için aranan temel ölçüt, fiilin, gerçekleştiği koşullar itibarıyla belirli olmayan ve birden fazla kişiler tarafından algılanabilir olmasıdır. Keza, aleniyetin basın ve yayın yoluyla gerçekleşmesi durumunda artırma oranı ayrıca düzenlenmektedir.
Maddenin son fıkrasında, işlediği fiilin anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan veya ortadan kaldırılan kişileri intihara sevk edenlerle, cebir veya tehdit kullanmak suretiyle kişileri intihara mecbur edenler, kasten öldürme suçundan sorumlu tutulacağı kabul edilmiştir. Aslında, bu durumda kasten öldürme suçu, mağdurun kendisinin araç olarak kullanılması suretiyle, yani dolaylı faillik şeklinde işlenmektedir.
Suçun Hukuki Künyesi
| Künye Başlığı | Açıklama |
|---|---|
| Kanun Maddesi | İntihara yönlendirme, 5237 sayılı TCK’nın İkinci Kitabında “Kişilere Karşı Suçlar” kısmının “Hayata Karşı Suçlar” bölümünde, 84. maddede düzenlenmiştir. Madde başlığı 5377 sayılı Kanunla “İntihar” iken “İntihara yönlendirme” olarak değiştirilmiştir. |
| Şikayet | Şikâyete bağlı değildir; Cumhuriyet başsavcılığı resen soruşturur, ölenin yakınlarının vazgeçmesi davayı düşürmez. |
| Zamanaşımı | Birinci fıkrada sekiz yıl, ikinci ve üçüncü fıkralarda on beş yıl; dördüncü fıkrada kasten öldürmenin gerektirdiği cezaya göre yirmi beş ya da otuz yıl (TCK 66/1). |
| Tutuklama ve Adli Kontrol | 84/1-3 katalog suç değildir; tutuklama için CMK 100/1-2’deki kaçma veya delil karartma şüphesi somut olgularla gösterilmelidir. 84/4 kasten öldürme olduğundan katalog kapsamındadır. Koşullara göre adli kontrol uygulanabilir. |
| Uzlaşma | CMK 253/1 listesinde yer almadığından ve şikâyete bağlı olmadığından uzlaştırma yoktur; önödeme de uygulanmaz. |
| Etkin Pişmanlık | Kanunda bu suça özgü etkin pişmanlık hükmü bulunmamaktadır. |
| İndirim | Maddeye özgü indirim yoktur; teşebbüs (TCK 35), yaş küçüklüğü (TCK 31) ve takdiri indirim (TCK 62) genel hükümlere göre uygulanır. |
| Memuriyete Etkisi | Kasıtlı bir suç olduğundan bir yıl veya daha fazla hapis cezasına mahkûmiyet, 657 sayılı Kanun m.48/A-5 uyarınca memuriyete engeldir. |
| Görevli Mahkeme | 84/1, 84/2 ve 84/3’te asliye ceza mahkemesi; 84/4 kapsamındaki kasten öldürme hâlinde ağır ceza mahkemesi; suça sürüklenen çocukta çocuk mahkemesi ya da çocuk ağır ceza mahkemesi. |
Suçun Şartları ve Unsurları Nelerdir?
TCK 84/1 dört seçimlik hareket sayar ve bunlardan birinin gerçekleşmesi suçun oluşması için yeterlidir. Azmettirme, aklında hiç intihar düşüncesi olmayan kişide bu düşünceyi doğurup karar verdirmektir. Teşvik, intiharı düşünen ama henüz karar vermemiş kişiyi karara yöneltmektir. Kararı kuvvetlendirme, intihara karar vermiş kişiyi kararını uygulamaya motive etmektir. Yardım ise intiharı fiilen kolaylaştıran her türlü katkıdır; silah, ilaç ya da ip vermek maddi, intiharın yöntemini göstermek manevi yardımdır.
Suçun en önemli sınırı, ölümü doğuran son hareketin mağdurun kendisi tarafından ve kendi iradesiyle yapılmasıdır. Mağdurun isteği üzerine altındaki sandalyeyi çeken, zehri ağzına döken ya da ipi sıkan kişi artık yardım eden değil, öldüren kişidir ve TCK 81’deki kasten öldürme suçundan sorumlu olur. Rıza bu sonucu değiştirmez; TCK 26/2 yalnız kişinin mutlak surette tasarruf edebileceği haklarda ceza verilmemesini öngörür ve yaşam hakkı bu nitelikte değildir.
Birinci fıkradaki suç bir tehlike suçu olarak kurgulanmıştır. Mağdur hiç girişimde bulunmasa ya da girişimi sonuçsuz kalsa da hareket tamamlandığında suç oluşur. İntihar gerçekleşirse 84/2’deki ağır ceza uygulanır; burada failin hareketi ile intihar arasında nedensellik bağı aranır. Mağdurun intihar kararını failden bağımsız ve önceden verilmiş nedenlerle aldığı, failin sözlerinin bu karara etki etmediği olaylarda nedensellik tartışması dosyanın merkezine oturur.
Fail ve Mağdur
Fail herkes olabilir; suç özgü suç değildir. Yardım hareketi kural olarak icrai davranışla işlenir. İhmal yoluyla yardım ise ancak intiharı önleme konusunda hukuki yükümlülüğü bulunan kişi için düşünülebilir; anne-baba, vasi ya da bakım sözleşmesiyle bu görevi üstlenen kişi bu konumdadır. Benzer yükümlülük kurgusu kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi hükmünde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.
Mağdur, kendi hayatına son verme kararını verebilecek algılama yeteneğine sahip bir insan olmalıdır. Mağdurun çocuk olması tek başına dördüncü fıkrayı uygulatmaz; belirleyici olan, yaşı, akıl hastalığı, uyuşturucu veya alkol etkisi gibi bir nedenle mağdurun fiilin anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin gelişmemiş ya da ortadan kalkmış olmasıdır. Bu yetenek varsa çocuk mağdurda da 84/1-2 uygulanır; nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulu, on yedi yaşındaki mağdurun intiharında eylemi 84/1-2 kapsamında değerlendirmiştir (künyesi aşağıda Yargıtay Kararları bölümündedir). Üçüncü fıkrada mağdur belli bir kişi değildir; “başkaları” ifadesi, mesajın belirsiz ve birden fazla kişiye ulaşmasını anlatır.
Suçun Hukuki Konusu
Korunan hukuki değer insan hayatıdır. İntihar ve intihara teşebbüs Türk hukukunda suç değildir; bu nedenle intihara katılan kişiyi iştirak hükümleriyle cezalandırmak, TCK 40’taki bağlılık kuralı gereği mümkün olmazdı. Kanun koyucu bu boşluğu kapatmak için intihara yönlendirmeyi bağımsız bir suç olarak tanımlamıştır. Suçun maddi konusu, hayatı tehlikeye giren ya da sona eren mağdurun bedenidir.
Manevi Unsur
Suç yalnız kastla işlenir; fail, sözünün ya da yardımının mağdurun intiharına yöneldiğini bilmeli ve istemelidir. Taksirli hâli kanunda düzenlenmediğinden TCK 22/1 gereği cezalandırılmaz. Bir silahı, alanın intihar edeceğini bilmeden emanet eden kişide yardım kastı yoktur. Kendi intihar düşüncelerini karşı tarafa yazan, onu ikna etme amacı taşımayan kişide de kast kurulamaz. İkinci fıkradaki ağırlaşmış netice için TCK 23 gereği en azından taksir aranır.
Dikkat: Öfke anında söylenen “git öl” türü sözler tek başına suçu oluşturmaz. Sözün mağdurun ruh hâli, aradaki ilişki ve sözden sonraki gelişmelerle birlikte intihar kararına etki edecek nitelik ve ağırlıkta olup olmadığı somut olayda değerlendirilir. Söz sistematik şiddet ve tehditle birleşip mağdurun iradesini ortadan kaldırıyorsa mesele artık 84/4’tür.
Suçun Cezası Nedir?
TCK 84 dört ayrı ceza aralığı öngörür; aşağıdaki tablo her hâlin cezasını madde ve fıkrasıyla gösterir.
| Suçun Hali | Öngörülen Ceza |
|---|---|
| Temel Hal | İki yıldan beş yıla kadar hapis (TCK 84/1). |
| İntiharın Gerçekleşmesi | Dört yıldan on yıla kadar hapis (TCK 84/2). |
| Başkalarını Alenen Teşvik | Üç yıldan sekiz yıla kadar hapis (TCK 84/3). |
| Algılama Yeteneği Olmayanı Sevk ya da Cebir veya Tehditle Mecbur Etme | Kasten öldürme cezası: müebbet hapis (TCK 81); TCK 82’deki nitelikli hâllerden biri varsa ağırlaştırılmış müebbet hapis (TCK 84/4). |
| 84/4’te Teşebbüs | Ağırlaştırılmış müebbet yerine on dört yıldan yirmi bir yıla, müebbet yerine on yıldan on sekiz yıla kadar hapis (TCK 35/2); 7550 sayılı Kanunla yapılan bu artırımdan önce işlenen suçlarda lehe olan eski sınırlar, on üç yıldan yirmi yıla ve dokuz yıldan on beş yıla kadar hapis uygulanır. |
| İndirim Halleri | Yaş küçüklüğü (TCK 31) ve altıda bire kadar takdiri indirim (TCK 62). |
Temel Halinin Cezası (84/1)
Temel hâlde ceza iki yıldan beş yıla kadar hapistir ve adli para cezası seçimlik olarak öngörülmemiştir. Hâkim temel cezayı TCK 61/1’deki ölçütlere, özellikle hareketin yoğunluğuna, mağdurun durumuna ve failin kusurunun ağırlığına göre bu aralıkta belirler. Alt sınırdan uzaklaşılması gerekçe gösterilmesini gerektirir. Mahkûmiyet hâlinde TCK 53’teki hak yoksunlukları kanuni sonuç olarak uygulanır.
Nitelikli Haller (84/2-4)
İkinci fıkra, intiharın gerçekleşmesini cezayı dört yıldan on yıla çıkaran ağırlaşmış netice olarak düzenler. Mağdurun intihara girişip ağır yaralanarak kurtulduğu olaylarda ikinci fıkra uygulanmaz, ceza birinci fıkradan belirlenir. Üçüncü fıkra, belirli bir kişiyi değil toplumu hedef alan alenen teşviki üç yıldan sekiz yıla kadar hapisle cezalandırır; sosyal medyada intiharı özendiren içerik paylaşımı ve intihara yönelten çevrim içi “oyunlar” bu fıkranın tipik uygulama alanı olarak gösterilir. Fıkranın basın ve yayın yoluyla artırımı öngören ikinci cümlesi 5377 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmıştır.
Dördüncü fıkra iki ayrı hâli kasten öldürme sayar: fiilin anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş ya da ortadan kaldırılmış kişiyi intihara sevk etmek ve cebir veya tehditle kişiyi intihara mecbur etmek. Bu hâlde mağdur, failin elinde bir araç gibi kullanılmaktadır; ceza TCK 81’e göre müebbet hapistir. Yargıtay, fıkranın yollamasıyla TCK 82’deki nitelikli hâllerin de uygulanacağını kabul etmektedir; mağdurun çocuk ya da failin altsoyu olması ağırlaştırılmış müebbet hapsi gerektirir. Cebir veya tehdidin sıradan bir baskı değil, mağdurun iradesini ortadan kaldırmaya ve ona intihar dışında çıkış bırakmamaya elverişli yoğunlukta olması aranır.
İndirim Halleri
Maddede özel bir indirim sebebi yoktur. Haksız tahrik (TCK 29) bu suçta nadiren gündeme gelir, çünkü intihara yönlendiren hareket genellikle ani bir öfkeyle değil süreç içinde gerçekleşir. Fiili işlediği sırada on iki ile on beş yaş arasındaki ceza sorumluluğu bulunan çocukta ceza yarı, on beş ile on sekiz yaş arasında üçte bir oranında indirilir (TCK 31/2-3). Failin geçmişi, pişmanlığı ve cezanın geleceğine etkisi gözetilerek altıda bire kadar takdiri indirim yapılabilir (TCK 62); uygulamada 84/2’de alt sınırdan belirlenen dört yıllık cezanın bu indirimle üç yıl dört aya indirildiği görülmektedir.
Somut olayınızı birlikte değerlendirelim
Ceza hesabı; nitelikli hâller, artırım ve indirim nedenleriyle dosyadan dosyaya değişir.
Suçun Özel Görünüş Biçimleri
Teşebbüs
Birinci fıkranın yapısı nedeniyle mağdurun intihara girişmemesi ya da kurtulması teşebbüs değil, tamamlanmış 84/1 suçudur. Teşebbüsün mümkün olup olmadığı öğretide tartışmalıdır; azmettiren mesajın ya da yardım için hazırlanan aracın mağdura hiç ulaşmadığı istisnai olaylarda gündeme gelebilir. Dördüncü fıkrada ise mağdur cebir veya tehditle intihara zorlanıp hayatta kalırsa kasten öldürmeye teşebbüs oluşur ve ceza TCK 35/2’ye göre meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına bakılarak belirlenir. Mağdurun hayatını kurtaran müdahaleyi bizzat failin yapması hâlinde TCK 36’daki gönüllü vazgeçme değerlendirilir.
İştirak
Suç birden fazla kişi tarafından birlikte işlenebilir; mağdura aynı evde, aynı süreçte birlikte baskı kuran aile bireyleri müşterek fail olarak sorumlu tutulabilir. İntihara yönlendirmeye azmettirme ve yardım da TCK 38 ve 39 kapsamında mümkündür. İntihar eden kişinin intihardan önce başka birini öldürdüğü olaylarda, onu öldürmeye yönlendiren kişinin sorumluluğu ayrıca ve kasten öldürmeye iştirak hükümlerine göre değerlendirilir.
İçtima (Zincirleme Suç ve Diğer Halleri)
Aynı mağdura yönelik ve aynı süreçte gerçekleşen azmettirme, kuvvetlendirme ve yardım hareketleri seçimlik hareketli suçun yapısı gereği tek suç oluşturur. TCK 43/3 kasten öldürme ve kasten yaralamayı zincirleme suç dışında tutar; 84/4’teki kasten öldürme hâlinde zincirleme suç uygulanmaz, 84/1-3 ise bu istisnada sayılmamıştır. Farklı mağdurlara karşı ayrı fiillerle işlenen suçlarda gerçek içtima kuralları uygulanır.
Yönlendirme sürecinde mağdura karşı ayrıca kasten yaralama, tehdit, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ya da eziyet suçları işlenmişse bu suçlardan ayrı hüküm kurulması gündeme gelir. 84/4’te ise cebir veya tehdit suçun unsurudur; Yargıtay bu hâlin teşebbüs aşamasında kalmasında mağdurdaki yaralanmaların niteliğini teşebbüs cezasının belirlenmesinde esas almaktadır. Kendini idare edemeyecek durumdaki kişiye yardım etmemek TCK 98’deki ayrı ve daha hafif bir suçtur. Mağdurun intihar etmeyip dikkatsizlik sonucu öldüğü olaylarda ise taksirle öldürme suçu gündeme gelir.
Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
Adli Para Cezasına Çevirme
TCK 50/1 ve 49/2’ye göre yalnız bir yıl veya daha az süreli, yani kısa süreli hapis cezası adli para cezasına ya da diğer seçenek yaptırımlara çevrilebilir. Temel hâlde alt sınır iki yıl olduğundan çevirme, ancak yaş küçüklüğü gibi indirimlerle sonuç ceza bir yıl ya da altına inerse mümkündür. İkinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarda çevirme pratikte söz konusu olmaz.
Erteleme
TCK 51/1’e göre iki yıl veya daha az hapis cezası ertelenebilir; fiili on sekiz yaşından küçükken ya da altmış beş yaşını bitirmişken işleyen için sınır üç yıldır. Temel hâlde alt sınırdan iki yıl verilmesi ya da takdiri indirimle cezanın bir yıl sekiz aya inmesi hâlinde erteleme, daha önce kasıtlı suçtan üç aydan fazla hapse mahkûm olmamak ve mahkemede olumlu kanaat oluşması şartıyla mümkündür. İntiharın gerçekleştiği hâlde alt sınır dört yıl olduğundan erteleme kural olarak verilemez; ancak fiili on beş ile on sekiz yaş arasında işleyen çocukta yaş küçüklüğü indirimiyle ceza üç yıllık sınırın altında kalabileceğinden erteleme gündeme gelebilir.
HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması)
CMK 231/5’e göre hükmolunan ceza iki yıl veya daha az hapis ise HAGB kararı verilebilir; sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmaması, yeniden suç işlemeyeceği kanaatinin oluşması ve varsa suçtan doğan zararın giderilmesi gerekir (CMK 231/6). Temel hâlde iki yıl ve altında kalan cezalarda bu yol açıktır; denetim süresi beş yıldır ve karara karşı istinaf yoluna gidilir (CMK 231/8, 231/12). HAGB, 7589 sayılı Kanunla aynı içerikle yeniden düzenlenmiş olup bugün de uygulanmaktadır.
Suçun Soruşturma ve Kovuşturma Aşamaları
Ölüm ya da intihara teşebbüs olayının öğrenilmesiyle Cumhuriyet başsavcılığı resen soruşturma başlatır. İlk iş ölümün gerçekten intihar olup olmadığının belirlenmesidir: ölü muayenesi ve otopsi, atış mesafesi ve atış artığı incelemesi, toksikoloji raporu ve gerekirse Adli Tıp Kurumundan yaranın kişinin kendisi tarafından oluşturulup oluşturulamayacağına dair rapor alınır. Ardından mağdurun son günleri incelenir; telefon ve sosyal medya yazışmaları, HTS kayıtları, intihar notu, psikiyatrik tedavi geçmişi ve yakınların tanıklığı toplanır. Mağdur kadın ya da çocuksa Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 6284 sayılı Kanunun 20/2. maddesi uyarınca davaya katılabilir ve bu katılma hakkı gözetilmeden kurulan hükümler Yargıtay’ca bozulmaktadır.
Yeterli şüphe varsa iddianame, 84/1-3 için asliye ceza, 84/4 için ağır ceza mahkemesine verilir. Kovuşturmada en çok tartışılan konu, sanığın sözleri ve davranışları ile mağdurun intihar kararı arasındaki bağdır: yazışmaların tamamı bağlamıyla okunur, mağdurun önceki intihar girişimleri ve kişisel sorunları değerlendirilir. İddianame 84/4’ten açılmışsa ikinci kritik soru, cebir veya tehdidin mağdurun iradesini ortadan kaldıracak yoğunluğa ulaşıp ulaşmadığıdır. Şüphe hâlinde Yargıtay, sanık lehine sonuca giderek eylemi 84/4 yerine 84/2 kapsamında değerlendirmektedir.
Hükme karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinafa, bölge adliye mahkemesi kararına karşı da yine iki hafta içinde, CMK 286/2’deki sınırlar saklı kalmak üzere temyize başvurulabilir. İntihara yönlendirme suçu için hazırlanmış savunma dilekçesi örneği, istinaf dilekçesi örneği ve temyiz dilekçesi örneği sitemizde yer alır.
Suçta Gözaltı ve Tutukluluk Halleri
CMK 91/1’e göre gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkime gönderilme için zorunlu süre hariç yirmi dört saattir; bu yol süresi on iki saati geçemez. Toplu olarak işlenen suçlarda Cumhuriyet savcısı süreyi her defasında bir günü geçmemek üzere üç gün uzatabilir (CMK 91/3). Aile bireylerinin birlikte yargılandığı olaylarda üç veya daha fazla şüpheli bulunuyorsa bu uzatma gündeme gelebilir.
Tutuklama yasağı (CMK 100/4) üst sınırı iki yılı geçmeyen suçlar için öngörüldüğünden bu suçta uygulanmaz. Ancak 84/1-3 katalog suç olmadığından tutuklama nedeni var sayılmaz; kaçma veya delil karartma şüphesi somut olgularla gösterilmelidir. Azami tutukluluk süresi asliye cezanın görevine giren işlerde soruşturmada altı ay, kovuşturmada bir yıl olup zorunlu hâllerde altı ay uzatılabilir (CMK 102/1, 102/4). 84/4’te soruşturmada bir yıl, kovuşturmada iki yıl ve uzatmalarla toplam en çok beş yıl uygulanır (CMK 102/2). Tutuklama yerine yurt dışına çıkış yasağı, imza yükümlülüğü ya da belirlenen yerlere gitmeme gibi adli kontrol tedbirlerine (CMK 109/3) hâkim karar verir.
Uzlaşma, Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Etkin Pişmanlık ve Görevli Mahkeme
Uzlaşma Mümkün mü?
Uzlaştırma mümkün değildir. CMK 253/1-b’deki listede TCK 84 sayılmamıştır ve suç şikâyete bağlı olmadığından 253/1-a kapsamına da girmez. Suça sürüklenen çocuklar için öngörülen üç yıllık üst sınır (253/1-c) da aşıldığından çocuk failde de uzlaştırma yapılmaz; önödeme (TCK 75) ise üst sınırı altı ayı aşan bu suçta uygulanamaz.
Şikayet Süresi Ne Kadardır?
Şikâyet süresi yoktur. Suç resen soruşturulduğundan TCK 73’teki altı aylık süre uygulanmaz; yakınların şikâyetten vazgeçmesi ya da sanıkla barışması soruşturmayı veya davayı sona erdirmez.
Dava Zamanaşımı Süresi
Dava zamanaşımı fıkraya göre değişir. Üst sınırı beş yıl olan 84/1’de süre sekiz yıldır (TCK 66/1-e). Üst sınırı on ve sekiz yıl olan 84/2 ve 84/3’te süre on beş yıldır (TCK 66/1-d). 84/4’te müebbet hapsi gerektiren hâlde yirmi beş, ağırlaştırılmış müebbet hapsi gerektiren hâlde otuz yıldır. Kesen işlemler varsa süre en fazla yarısı kadar uzar (TCK 67/4); fiili on iki ile on sekiz yaş arasında işleyenler için süreler TCK 66/2’ye göre kısalır.
Etkin Pişmanlık Hükümleri
Kanunda intihara yönlendirmeye özgü etkin pişmanlık hükmü bulunmamaktadır. Failin intihardan sonra yardım çağırması ya da mağdurun hastaneye ulaştırılmasını sağlaması özel bir indirim doğurmaz; bu davranışlar TCK 62 kapsamında takdiri indirim sebebi olarak ya da 84/4’teki teşebbüs hâlinde gönüllü vazgeçme yönünden değerlendirilebilir.
Görevli Mahkeme Hangisidir?
5235 sayılı Kanunun 12. maddesi ağır ceza mahkemesini on yıldan fazla hapis gerektiren suçlarda görevli kılar. 84/1, 84/2 ve 84/3’ün üst sınırı on yılı geçmediğinden bu fıkralarda asliye ceza mahkemesi, 84/4 kasten öldürme sayıldığından ağır ceza mahkemesi görevlidir. Dava 84/4’ten ağır cezada açılıp yargılama sonunda 84/2 kabul edilirse CMK 6/1 gereği görevsizlik kararı verilmez, hükmü ağır ceza mahkemesi kurar. Hükme karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulur (CMK 273/1).
Yargıtay Kararları
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 10.05.2022 tarihli, 2019/455 E., 2022/319 K.
Ağabeyinin dövdüğü ve “Bu ilacı iç, öl” diyerek tarım ilacı verdiği kız kardeşinin, sanığın yanında olmadığı bir anda ilacı içip öldüğü olayda yerel mahkeme 84/4 yollamasıyla nitelikli kasten öldürmeden mahkûmiyet kurmuştu. Ceza Genel Kurulu, intihar fiili ya da intihar edenin iradesi üzerinde hâkimiyet kuranın kasten öldürmeden sorumlu olacağını açıklamış; ancak hafif yaralanmalar ve dosyadaki diğer delillerle mağdurun intihara zorlandığı kesin olarak kanıtlanamadığından eylemin 84/1-2 kapsamında intihara azmettirme olduğuna oy çokluğuyla karar vermiştir.
… Bu itibarla bir başkasının intihar fiili veya intihar edenin iradesi üzerinde hâkimiyet kuran kişilerin, artık intihara yönlendirme suçundan değil, kasten öldürme suçunun doğrudan veya dolaylı faili olarak cezalandırılmaları gerekmektedir. …
… sanık …’ın maktulü intihara zorlamak amacıyla onu darbettiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller bulunmaması nedeniyle sanığın eyleminin TCK’nın 84/1-2. maddesi kapsamında intihara azmettirme suçunu oluşturduğu kabul edilmelidir. …
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 29.12.2025 tarihli, 2025/7009 E., 2025/9704 K.
Mağdurun cebir veya tehditle intihara mecbur edildiği ancak hayatta kaldığı olayda sanıklar, 84/4 yollamasıyla nitelikli kasten öldürmeye teşebbüsten mahkûm edilmiştir. Daire suç vasfını doğru bulmuş, gönüllü vazgeçme ve işlenemez suç savunmalarını reddetmiştir. Buna karşılık mağdurun yaralanmalarının niteliği Adli Tıp Kurumundan alınacak raporla belirlenmeden teşebbüs cezasının en alt sınırdan tayin edilmesini eksik inceleme sayarak hükmü bozmuş, katılan Bakanlık lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesini de ayrı bozma sebebi yapmıştır. Karar, teşebbüste cezanın meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre belirlenmesi gerektiğini gösterir.
… sanıkların mağdura yönelik eylemine uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, mağdurdan sanıklara yönelen ve haksız tahrik teşkil eden söz veya davranışın bulunmadığı, somut olayda gönüllü vazgeçme ve işlenemez suç hükümlerinin uygulanmasına ilişkin yasal koşulların oluşmadığı …
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 16.02.2026 tarihli, 2024/3139 E., 2026/896 K.
Sanık, intihara karar vermiş arkadaşına gönderdiği mesajlarda, duygusal ilişki yaşadığı kadını da öldürmesini önermiş; arkadaşı önce kadını öldürmüş, ardından intihar etmiştir. Daire, bu suçtan verilen beraatin istinafta esastan reddine ilişkin kararın CMK 286/2-g gereği temyiz edilemeyeceğine karar vermiştir. Öldürme bakımından ise sanığın sözlerinden önce failde öldürme fikri bulunmadığını, bu nedenle sanığın yardım eden değil azmettiren olduğunu kabul ederek hükmü oy çokluğuyla bozmuştur.
… müntehir …’ın maktule yönelik eylemini gerçekleştirmeye sanık …’in söylemleri ile karar verdiği, sanığın söylemlerinden önce müntehir …’ta maktulü öldürme yönünde bir fikir bulunmadığı anlaşıldığından sanık …’in azmettiren konumunda bulunduğu kabul edilerek …
Sık Sorulan Sorular
İntihara yönlendirme suçunun cezası kaç yıl?
Temel hâlde iki yıldan beş yıla, intihar gerçekleşirse dört yıldan on yıla, başkalarını alenen teşvikte üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Algılama yeteneği olmayan kişiyi intihara sevk eden ya da cebir veya tehditle intihara mecbur eden ise kasten öldürmenin cezası olan müebbet ya da ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılır.
Kişi intihar etmezse yine suç oluşur mu?
Evet. Azmettirme, teşvik, kararı kuvvetlendirme ya da yardım hareketi tamamlandığında suç oluşur ve ceza birinci fıkradan, iki yıldan beş yıla kadar hapis olarak belirlenir. İntiharın gerçekleşmesi yalnız cezayı ağırlaştırır.
“Git kendini öldür” demek intihara yönlendirme suçu mu?
Sözün tek başına suç sayılması için mağdurun intihar kararına etki edecek nitelik ve ağırlıkta olması gerekir; mahkeme sözü aradaki ilişki, mağdurun ruh hâli ve sonraki gelişmelerle birlikte değerlendirir. Söz, darp ve ölüm tehdidiyle birleşip mağdurun iradesini ortadan kaldırıyorsa fiil 84/4 kapsamında kasten öldürme olarak nitelendirilebilir.
İntihara yönlendirme suçunda uzlaşma var mı?
Hayır. Suç CMK 253’teki uzlaştırma listesinde yer almaz ve şikâyete bağlı değildir. Ölenin yakınlarının şikâyetçi olmaması ya da şikâyetten vazgeçmesi de davayı sona erdirmez.
İntihara yönlendirmeden tutuklanır mı?
Tutuklama mümkündür, çünkü suçun üst sınırı tutuklama yasağının uygulandığı iki yılı aşar. Bununla birlikte 84/1-3 katalog suç olmadığından kaçma veya delil karartma şüphesi somut olgularla gösterilmelidir; 84/4 ise kasten öldürme olarak katalog kapsamındadır.
Bu davaya hangi mahkeme bakar?
Birinci, ikinci ve üçüncü fıkralardaki hâllere asliye ceza mahkemesi, dördüncü fıkradaki kasten öldürme hâline ağır ceza mahkemesi bakar. Fail çocuksa dava çocuk mahkemesinde ya da çocuk ağır ceza mahkemesinde görülür.